6 07 2015

ARICILIK VE SOKMAYAN ARI...

Kırşehirli kızların 2 tanesi hariç bazıları yavru kapadı, bazıları yumurtaya başladı bazıları bölmelerinde kayboldu. Bazılarının kızları bile doğdu...
Beklemiş sperm kullanılmıştı bu çalışmada.
Bir ana arıda erkek kapadı...
Benim sperm saklarken hatalarım olabilir.
Genel anlamda başarı oranı ise %60
Bir gün bekleyen spermlerde daha yüksek başarı var, bir hafta bekletilmiş spermle tohumlanan analarda tutma sayısı daha az oldu.
Sonuçta bu konularda hiç bir eğitim almadık, okuya okuya gelinen nokta bu...
Yarım çıta gözler en zayıf bölmelerde durum, beş bölmeden birisi yumurtaya girdi, iki ana arı zaman içinde kayboldu, iki ana arı hala yaşıyor yumurta yok bu hafta sonu ikinci kez bayıltıldılar...
Gazozlarına ilaç koydum yani :)
Ramazan dolayısı ile en güzel zamanı pas geçtik, yeni nikah işlemleri bayramdan sonraya bırakıldı.

 Siz ne önlem alırsanız alın bazen alınan önlemler ters tepebiliyor.
Alttaki özel arı bir yere gönderildi, arısı paketi hazırlarken fazla geldi gibime gelmişti.
Ana arı kendi arısıyla olmasına rağmen yolda bir şey olmasın diye kafese almıştım.
Paketin sadece altında havalandırma vardı.
Kafeste çıtaların üstünde...
Sonuç kafes içindeki işçi ve arılar tavanda sıcaktan ölmüşler...
Haber gelir gelmez hemen başka damızlık yolladım.
 Ana arı sağ salim varmış, aradan bir gün geçmeşti durumu sormak için aradığımda ana arı dolaşıyor dediler....
Bir günde kek bölümü açılır mı, bizim arıcı açar, ya buda ölseydi geçti içimden.
Geçenlerde Fatihin Avusturya'dan temin ettiği anaçlardan birisi hediye gelmişti, bir hafta kek bölümünü açmadım, bu işin şakası yok ki...

 Konya'ya arı yollamıştık, geriye kiraz geldi...
Perşembe günü Mustafa Doğan aradı abi sana kargo yolluyorum...
Cuma mesai bitmek üzere hala kargo gelmedi.
Firmayı aradım bana mobil aracın numarasını verin, kargo arabasına ulaşayım, yok olmaz dediler.Size paketinizi biz teslim ederiz.
Siz paketi teslim edeceksiniz ama mesai bitiyor yarında tatil, mobil araçlar şubeye ne zaman dönerler sordum.
18:00ile 18:30 arası dediler, mecburen mesai bitimi kargoya gittim. Araç gelmedi dediler, oralarda kıvranıyorum arılıkta bir sürü iş var.
Dolanırken benim ruşetle karşılaştım, dedim benim paket araçta diyorsunuz işte burada duruyor, onlarda inanamadı, baktılar doğru diyorum paketi aldık.
Meşhur Akşehir kirazı doluydu ruşet kovan.
 Mustafa her yıl bize kiraz yolluyor Allah razı olsun...
 Kirazlar süper, Maşallah acayip iriler.
 Bizim yardımcı 5 gündür yok, gözüne dal çarmış ve gözde çizik var, daha kaç gün gelmeyecek belli değil.
Dolayısı ile yardırmaya devam.
Cumartesi acil meme dağıtımı vardı.
Günün memelerini çıtalardan topladım,dağıtıma gireceğim.
Kovanların birisinde 23 Haziran yazıyor, tarih ise 4 temmuz...
3 Temmuzda buradaki memeler dağıtılmalıydı...
Hemen kovana daldım, bir ana arı çıkmış, iki memeyi bozmuş...
Şanslıydım 27 meme kurtarıldı, önce bu memeleri dağıttım hatta dağıtım sırasında bir ana arı daha doğdu.
 Bir gün geç kaldığınızda felaket oluyor, 10 günlük emekler anında yok olur. Bereket iyi sıyırdık...
 Bu doğan arılar ilk başta yazdığım Kırşehirlilerin kızları.
Tohumlamdıktan sonra 4-5-6 gün sonra yumurtaya giren ana arıların larvaları olduğunda hemen transfere almıştım.

  Burada bir parantez açayım...
Yazımızın başlığı sokmayan arı...
Yabancı ülkelerde arıcılık çalışmaları çok eski ve çok yol almışlar ve ıslah konusunu biliyorlar ama açıklamıyorlar, yani bilinenler saklanıyor.

Bu iş Bor madenine benziyor maden çok kıymetli ama işlemesini bilmiyorsanız bir işe yaramıyor.

Ülkemizde ise arıcılarımız 2. sınıf insan yerine konuyor sanki aşağılanmış durumdalar.
Yabancı ülkelerde sıradan arıcılar yapay dölleme yapabiliyorlar, bizde ise yasak ve serbest olsa da zaten kimse yıllardır bu işe girmemiş veya bir şekilde bilgiler saklanılmış, ülkemizdeki mevcut bilgiler ile bu işi başarmak zor...

Arıcılıkta ıslah ve damızlıkların kopyaları için yapay tohumla şart...
Suni tohumlama kolay mı derseniz kolay değil ama birileri yapıyorsa bizim yapanlardan eksik tarafımız ne...
Hani bir Türk dünyaya bedeldi ne oldu bize...

Ülkemizde arıcılık adına boy gösteren akademisyenlere madem bu kadar ünlüsünüz,akademik başarılarınız nedir uluslar arası makaleleriniz ve buluşlarınız nedir sorulmuyor...

Biz minik bir ekip ile iyi işler çıkarttık.
Milliyetçiyim diyenler bile yapılan milli işleri egoları nedeni çamurların her türlüsü ile karşı karşıya kaldık.
Hala bir sürü kişi tribünden bize sataşmaya devam ediyor.
İleri geri konuşanların yıllardır laftan başka işleri olmamıştır...
Sen maç yapıyorsun adam oturmuş o gol değildi, çizgiyi geçmemişti, öncesinde faul vardı gibi saçma sapan şeylerin ardı arkası kesilmedi kesilmeyecek...
Peki siz ne yaptınız bu güne kadar, hep çene...
Ömürler birilerine dalkavukluk yapmakla bitiyor...
Yalakalık ve dalkavukluk bazılarına zor, ya bazılarına...
Biz ise çoktan atı aldık, Üsküdar'ıda geçtik siz her yerinize kına yakın...
Hani horoza sormuşlar tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurtamı tavuktan diye...
Horozun cevabı müthiş...
Ben öper bırakırım demiş...
Hiç horoz olmaya çalışan yok, tavuk olmaya o kadar çok gönüllü var ki sorma gitsin...


İki memeyi delen ana arımız bu...
O bir Kırşehirli... :)
Bor madeninden bahsediyorduk...
Almanyadan temin edilen Krşayın enstitüsünün lisanslı damızlığından ürettiğim yerli Kırşehir anaçların kızları doğmaya başladı.
Bu kızların anaları, elimizdeki önemli erkeler ile tohumlanmıştı.
İşi bilmezseniz çok kıymetli damızlığı alıp, bir iki yıl kullanıp yok olmasını çaresizlik içinde beklersiniz...
İşi bilirseniz kıymetli damızlıklar korunur kollanır ve yıllarca elinizde kalır.

Bu ana arıda meme dağıtırken doğdu.Bende direk saldım kutulardan birisine, ertesi gün baktım sorun yok dolaşıyor...

 Hafta sonu oldukça yoğun geçti...
Direkten dönen doğmaya belkide saatler kalan çıtadaki memeler...
  Bol bol meme dağıttım.
 Dağıtırken bir şey dikkatimi çekti, beslenen memelerden birisinin dip tarafı, bu memeden en fazla ana arı bir gün sonra doğar.
Dipteki arı sütünü bitirmesi imkansız.


Daha önceleri memeleri çıta ile dağıtıyordum, çıtada mutlaka arı kalıyor iş uzun sürerse çıtadaki arılar memeleri delmeye başlıyorlar.
Artık memeleri arılardan arındırıyorum tek tek kutuya doldurup sonra dağıtıma giriyoruz...
BU iki ana arı hafta sonu yeniden bayıltıldı akranlarının çocukları oldu, bunlar hala yumurtaya giremediler...
Tohumlamaya giren analardan birisi erkek kapadı, hemen kapalı yavru verdim. Bu ana ardaşu an diğerleri kadar önemli....
Erkekleri çok kıymetli.
Yeniden larva alıp bu erkekler ile birleş tire bilirsem sezon içinde asıl ana arının orijinal kopyalarından biri alınmış olur.
Üç çıtalık bir ruşet ana arıyı kabul etmiyor, kendisi meme ana yaptı bende dokunmadım. Geçenlerde F1 ana arı verdim, sonuç hüsran ana arıyı kesmiş ve 3 çıtalık ruşetteki meme sayısı felaket...
Tüm memeleri bozdum, meme nasıl beslenir ben size öğreteceğim...
 Ana arı üretenlerin ve arı sütü üretenlerin olmazsa olmazı polenli çıtaları.
Bazen polenli çıta bulamıyorsunuz buluyorsunuz aralarda yumurta veya larva oluyor, bu bizim istemediğimiz bir durumdur. Polenli çıtada yavru ve yumurta olmamalı...
Verilen memeleri bırakıp gider oradaki larvalarla ilgilenirler...
Polenli çıta bulamadığımda artık polenli çıtaları kendim oluşturuyorum.
Boş bir çıtaya taze toplanmış poleni döküyorum.
 Çıtaya dökülmüş taze polen...
 Çıtaya dökülmüş taze poleni elek eler gibi sarsıyorum. Polenler gözlere dağılıp doluyorlar, kuru kuru döküle biliyorlar azda şurup püskürtüp polenli çıta bölmede yerini alıyor...
 Bir gün sonrası polen doldurulmuş çıtamıza baktığımızda polenler gözere basılmış ve verilen larvalara bu polen kullanılarak arı sütü salgılanmış oluyor.
 Daha yakından bakıyoruz...
Bu bana ait bir buluştur, arıcılara hayırlı olsun...
Toplanan polenlerle yapay oluşturulmuş polenli çıta...
 Bizim Muhteşem hocamız bize bahçe ve bostan konusunda sataşmış...
Üç yaprak bir karpuz fidesi yayınlamıştı, kendisini uyardım ustanı hafife alma diye...
Koca karpuzu facede yayınlayınca sesi soluğu kesip tatile çıkmış...
Bu insan oğlu bir acayip, mağlubiyete dayanamıyor :))
Bereket daha kavunu görmedi....
Üzüldüğüm olaylardan birisi, 2013 de yapay tohumlanmış kafkas ana arıya karniol baba uygulanan ana arı değiştirilmiş...
Bu yıl iki sefer değiştirilmek istenmişti, birinde ben engellemiştim birisinde kendisi memeleri bozmuştu. O kadar çok ve karmaşık işlerimiz var ve ben bunları çalışırken yapan birisiyim arada bu kovanı kontrol etmeyi unuttuk ve ana arı yok başka ana arı yavru bile kapamış :((

Şimdi aklıma geldi biz çalışan birisiyiz, yaptıklarımızı ek olarak yapıyoruz.
Bazıları üç beş kovana bakamıyor, bazıları 50 kovana bakamıyor...
Allahıma şükürler olsun bizi her işe yetiştiriyor...



Bu yılki en kapsamlı çalışmalardan birisiydi ve bekletilmiş spermde başarı oranım %60 oldu,bu yumurtaya giren sayısına göre oran oluyor. Oranda düşme olabilir döllenen arılardan birisi erkek kapadı.
Uygulama 21 Hazianda yapılmıştı, 4. gün yumurtaya başlayan oldu, 15 gün geçmiş hala yumurtaya girmeyen 2 ana arıları var.
Suni tohumlama işinde bol vakit lazım aralara sıkştırmalar ile bu kadar oluyor bide mobil yaparsanız, bu başarılar süper...

29 06 2015

ARICILIK ANA ARI ÜRETİMİ, SEZONU YARI ETTİK...


Damızlık arı satışı...
Arıcılıkta damızlığın önemi anlaşılmaya devam ediyor. Daha önce bizim bala çalışan arılarımızı kullanan İzmitli arıcı Harun özel iki çıta arılarımdan aldı.
Yıllarca ülkemizde damızlık konusu arılığındaki en iyi arıdan üret mantığı ile yürüdü, bunun nasıl boş bir şey olduğu zaman ilerledikçe ortaya çıktı.
Arıcılıkta gelişmiş ülkeler yıllar öncesinden damızlık sorunu için soy ağaçları oluşturup bir sürü hatlar oluşturmuş ve hiç kimseye oralarda arılığındaki en iyi arıdan üret demiyor.
Ülkemizde ıslah yapılmalı veya yapılmamalı konusunda bile birlik olmadığı gibi ıslah edilmiş arıda yok.
Dostlarımdan Fatih hediye bir ana arı yolladı. Kendisinden Allah razı olsun, arşivimi oldukça güçlendirdi.
Avusturya'da yaklaşık 70 yıldır damızlık üreticisi bir firmanın ana arısı.
Adamlar 70 yıldır damızlık üretimi ile uğraşıyor, bizde ise ilk ana arı üretimi 1983 lü yıllarda Amerikadan gelen kafkas arıları ile başlamış.
Kafkas arısı ile yapılan çalışmaların alt linkte bilgileri vardır merak edenler bir göz atsınlar.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=367.msg2549#msg2549
Hediye gelen ana arı yumurtaya başladı.
Saf, Sklenar ana arı...
İlginç mesajlar almaya devam ediyorum.
Mesajı okuduğumda  bir karar veririm. Kafa yapanlar oluyor, dalga geçenler oluyor, acemiyim ayakları yaparak işletmeye kalkanlar oluyor.
Arıcılığa meraklı birisi hemen 3 kovan arı alıyor ve sonrası bizim Kırşehir arısına kadar dayanmış...
Gelen mesaj altta. :)

 Arkadaşm, arıcılığa çok meraklıyım. 3 kovan arı aldım bu yıl. Anadolu ırkı diye bir arı aldım. Sakin dedi satıcı ama 100 m2 de kim varsa sokuyorlar. Etraf bahçe,mahalle kenarı bir yerde. Sakin diye oraya koydum. Ama bugünlerde oğul veriyor, korkuma bakamıyorum, ben yeni yeni öğrenmeye çalışıyorum bu işi. Analarını Karniyol ana ile değiştir dediler. ama bugünlerde tutar mı ? Karniyol sakinmidir ? Sizin siteyi inceledim Kırşehir ırkından bahsediyosunuz, nasldır, sakin midi? Yeni ana nasıl verilir ? Sakin arı hangisidir? Bazı arkadaşlar maskesiz bakıyor, arı gayet sakin, imreniyorum arkadaş ya.... İlginize şimdiden teşekkürler....
Fatihten aldığımız yumurtalı çıtadan üretilen ve daha sonra nikahları tarafımızca kıyılan sertifikalı kızların bazıları yumurtaya girdi.
Bu yayın ister istemez damızlık ağırlıklı olacak görünüyor.
Bu yukardaki Kırşehir arısının anası, Almanya da bir arıcılık enstitüsününde üretilip test edilmiş.
Kırşayn gibi bir yazılışı vardı dedim niye uğraşırsın bu bizim Kırşehir arısı, Almanlar da benim gibi telaffuz sorunu olunca Kırşehir yazamadılar,Kirchhain yazmılar :)
Doğrusu Kırşehir olmalı, ben onları anladım.
Kırşehir arısını Almanlara sorduk, dedikki bu damızlık karniol arısına ne diyeceğiz, seklanırmı, torisekmi, pecezmi gibi...
Adamlar seklanır desek yalan olmaz ama değil, neden diyorsunuz...
Diyorlarki bu bizim kendi ürettigimiz ve testlerden geçen aynı zamanda sefitika almış ana arılardan üretilmiş çiftleşeceği zaman özel adalara götürülmüş, izole adalarda ise karniol arısının 8-10 hattının olduğu erkeklerle doğal çiftleştirilmiş yani babalar olarak karniol hatlarının hemen hepsini içinde barındırıyor...
Birde bizim Kırşehirlinin annesini nasıl çaprazladılar onu bilseydim iyice rahatlayacaktım ama söylemiyorlar, söyleseler aynısını yaparım çünkü...
Biraz fazla inceleyince bölmedeki Akdeniz arıları, namahremdir deyip analarını saklamaya kalktılar...
Kırşehir saflarımıza uzun ömürler diliyorum...
Fatihten alınan yumurtalı çıtalardan ürettiğimiz gene Kırşehir F1 leride yumurtaya girdiler...
Böyle güzel haberlerin arkasından elemanımız tarafından yapılan varroa mücadelesi ve olumsuzluk....

Aşırı dozda uygulanan fulimetril etken madde ile arıların zehirlenişi.

Yıllardır uyguluyoruz sorun yoktu, sonuçta zehir ve şakası yok, ensülin enjektörü kullanmayıp ilacı kafana göre ayarlarsanız felaketler kaçınılmaz...
Bu konuda 2008 yılında olması lazım bir yazı yazmıştım.
Aynı etken maddeyi birisi ruhsat alıp piyasaya sürer ise sorun yok siz aynı dozu bulup uygularsanız olmaz diyen bir gurup var.


Babam avcıydı bende 6-7 yaşında babamla ava gitmeye başladım.
Eskiden nerede böyle hazır fişekler...
Herkes fişeğini kendisi doldururdu, boş kapçık veya kovan bile o kadar kıymetliydi anlatamam...
Yapmanız gereken ölçüleri bilip ölçüye uyacaksınız yoksa felaket kaçınılmaz.
Babamı fişek doldururken izlerdim, sorardım her şey belli.
Babam gurbete gittiğinde annem av malzemelerini saklardı.
Ben babam gurbete gitmeden barut, saçma, kapsülleri arakladım, tüfek zaten duvarda asılı...
Babam gurbette ben 13 yaşındayım ava gitmeye karar verdim tabi annemde evde değil.
Yürüttüğüm malzemeler ile fişek doldurmam lazım ama boş kovan bulamıyorum, ne kadar aradıysam nafile. En son boş kovanların arkasındaki metalli bir parça buldum.
Dedim kapsülü buna takarım, tüfeğe de fişeğin arkasını koydum mu, eskiden dolma tüfekler nasıl doluyorsa aynen devam...
Kırma tüfeği demir bir çubuk bularak namlu ağzından doldurdum...
Ateş ettim ses az geldi, dedim barutu artırmak lazım...
Barutu biraz artırdım, yeniden doldurdum...
İki tane güvercin yan yana duruyordu ateş ettim.
Ateş ettiğim gibi kasılıp kalmışım arkadaş arkadan uzun oğlan bu ne ses deyince kendime geldim, namlu bir elimde dipçik bir elimde.
Sonradan öğrendim ki, dolma tüfeklerde sert dumansız barut kullanılamazmış, dolma tüfeklerde daha yavaş patlayan yumuşak dumanlı barut kullanılırmış, bilseydim evde yarım kiloda dumanlı barut vardı...
Neyse hani derler ya yedisinde neysen yetmişinde de aynısın diye...

Ülkemizde arıcıların büyük bölümü hobiciler hariç genelde varroa için kendileri etken maddeleri ayarlayıp veriyorlar...

Sonuç etken madde elinizde olursa dozu da ölçe biliyorsanız sıkıntı bana göre olmaz.
Efendim yapamazsınız diyenler ise genelde ilaç satanlar...


Kovan içinde bulunan ve dışarıya kendisini atamayan arılar kovan tabanına serilmişler...
Bazı kovanlarda sanki açlık ölümleri gibi arılar petege kafasını sokup ölmüş, bazı yerlerde salkım yapılmaya çalışılmış...
Bazı kovanlarda yavru üzerleri açıldığı için kıyıda köşede ilaç verilmeyen kovanlara hemen kat atıp açıkta kalan yavruları onlara bindirdim geçici olarak.
Rahmetli Özal'ın orta direk dediği bölüm yok oldu.
Dışarıdan gelen tarlacılar ile yeni doğanlar hayatta kaldılar ve bu günlerde zincirde kopma oldu.
Acil yapılması gerenleri o akşam koştura koştura yapmaya çalıştım.

Cumartesi gene sıradan zehirlenen kovanlara müdahalede bulundum.
Sonuç meme besleyecek elimde kovan kalmadı, acilen arı lazımdı...
Öğleden sonra dört gibi Beykoz'a gitmeye karar verdim.
Bir ruşette ise neredeyse tüm arılar ölmüş çok az arı vardı.
Bu güne kadar böyle bir durumla karşılaşmamıştım benim açımdan değişik bir tecrübe oldu.
Bazı kovanlarda kovan musluğu ölülerden tıkanmış.
En önemli kayıplardan biriside 2011 yılının kopyalarında bir damızlık ölenler arasında.
Bu yıl kestane için gidip gitmemekte kararsızdım çalışırken her yere yetişemiyorsunuz.
En son Yusuf'a dedim. Sorun yok buyur gel demişti, iki sefer Yusuf'un arılığına gitmeme rağmen görüşemedik.
İkindi vakti arılığa girdik, hemen ağırlık kontrolü yaptım en hafiflerden 5 tanesini seçip parçalayıp arabaya atmak bir saat sürmüş. Akşam yedi gibi Gebze'deydik.
Kestaneden zayıflar bile katlara bal serpiştirmiş.
Ballı çıtaları oradakki arılara ilave kat koyarak verdik.
Gebze içinde ızgara koymadığım arılardan birisi acayip bal çekiyor.
Karniol arısı balı bulduğunda böyle anında depolar ve agartır. Bilmeyende acayip seker vermiş diye bilir görüntü o yönde.
Gebze de erkek üretimi için bırakılan kovanlarda acayip bal var ve akım devam ediyor.
Izgara kullandığım arıda daha güzel görüntüler var.
Pazar günü ise önceden ödemesi alınan özel arı teslimatı vardı.
Mitat Akdoğan Gebze li arıcı.
2010 Yılından beri benim ana arılarımı kullanır.
F1 lerden f2 üretirdi, bu yıl dediki kendim f1 üreteceğim.
Janterle ana arı üretiyormuştu, damızlığı jantere koymaya kıyamam bana larva transferini göster dedi gösterdik.
Kendi ana arısını üretecekler için en iyi yöntem ise miller metodu, birde gözleriniz iyi görmüyorsa larva transferi ile uğraşmaya gerek yok.
Mitat amcayı sabah sabah eğitip özel arısıyla yolcu ettim gitti...
Öğleden sonra amca oğlu Ali ziyaretçimizdi.
Stres atmaya gelmiş...

Birlikte stres attık...
Çalışmalar devam ediyor.
Ramazan ayı içinde arıcılık zor...
Ramazanın üçte birisi gitti, ömrümüz olursa ne ramazanlar bitiririz...