22.09.2017

ARICILIK VE SON YILLARIN EN SICAK EYLÜL AYI...

 2017 Eylül ayı oldukça sıkıntılı geçiyor. Geçmişte 15 derece üstüne çıkmayan eylül ayı gördüm bu senede yaktı, 33-35 dereceleri gördük eylül ayında.
Sıcaklarda planlar tutmuyor, arı bölüp kutuları sonlandırmak lazım arı bölmek o kadar zormu zor...
Mayıs ayında, Enes Emin tarafından bölünen bir çıta arılar anasını verilen memeden çıkartıp şimdi ruşetleri doldurdular. Ruşetleri bile bölmeye başladık.
Arılar o kadar birbirine sarkıyorki anlatamam. Yağmalar en üst seviyede, kutu terklerini kanat keserek sıfıra düşürdük, arı terk etse bile anasız olunca dolaşıp geri geliyorlar.
Arılığa ziyarete gelen arkadaşlarımız, fantazi peşinde :)
Oktay, Şenol kadar şanslı değildi, alnından öpüldü :)
Bir sezonu geride bıraktık, istediğimiz bölmeleri normalde bir kaç günde yapmalıydık yapamadık. Bölme yapmaya devam ediyoruz bir çıta bölme yapıp arıyı başka yere alıyoruz analı kutuyuda böldüğümüz arıya ilave edip birleştireceğiz. Hem kutudaki arılar telef olmaz hemde ana arı kabul edilme aşamasında belli bir taraftara sahip olur.
 Bir çok noktada arılarımız var, dolayısı ile hepsine ulaşmak bazen aylar alıyor, ulaşıyorsun müdahale için ilaç veya başka şeylere ihtiyaç oluyor bir kaldımı bir daha ne zaman uğranır bilinmez.
Bu noktadaki kovanlara varroa ciddi manada zarar vermiş, mücadelede biraz geç kalınmış. Sabah arı uçuşu başlamadan kovanları ziyaret ederseniz musluklara gece getirilip bırakılan sakat arılartı ve çöpleri görmek mümkün. İşe giden arılar bu çöpleri uzaklara bırakır siz fark edemezsiniz.

Varroa mağduru bir işçi doğmadan ölmüş.
Varroa mücadelesinde fulimetril etken madde kullanıyorum.
Bir çok kişi bu etken maddenin kendisini arıyor, bu maddenin safı ilaç firmalarında vardır. Etken maddeyi arayacağına, bu etken madde nelerde var arasa sorun kalmayacak. Baytikol, Ba-tick, ilaçların  fulimetril içeriklisi aynı dozda ve %1 çözeltili olarak satılmakta. Aynı etken maddeden hazırlanmış varroa ilaçları çeşit çeşit isimler ile satılıyor.
Yapmış olduğumuz çalışmanın videosu alt linkte, anlamayanlar hazır ilaç kullansınlar.
https://www.youtube.com/watch?v=d9SEPe6Gmd4
 Arı kuşları geri dönüşe geçtiler, ölürken bile pes etmeyen bir kuş.
 Başına ne geldi bilinmez ama arı hala ağzında ölmüş :(:(
 Arılar incirlere sarıyor, sonbaharda arılar meyvelerden geçinme derdine düşüyor.

 Bu resim 17 eylülde çekildi. Bir aşı filizi üç günde bu kadar değişirmi şaşırmamak imkansız, alttaki resim 20 eylülde çekildi.
Alttan mumların içinden patlayan filiz ilk filizi geçecek görünüyor. Üç gün öncesi ne kadar ufak görünüyor.
 20 Temmuzda alınan can eriği kalemi ve yaprakları.
Buda yaprakları kesilmiş hali.
 Bunlar aşılarımız...
Bu aşının son hali altta 17 eylül resmi.

Yazın ortasında yapraklı kalemlerden yarma aşı yapılır mı? bunları geçen sene denedim, bu sene tekrar sağlamasını yaptım yazın yapraklı kalemlerin yapraklarını keserek yaptığım aşılar tutuyor, insanlığa hayırlı olsun.
Bu yıl iki minik bahçem vardı. Birisi hastalandı, hastalıkların kaynağı ise köyden bir abim istemem dememe rağmen sırık verdi sırıklar ile hastalıkları bahçeye taşıdık. Kırmızı örümcek ve yeşil kurt oluştur. O sırıkları kullanmadığım 50 metre ilerideki bahçede bu hastalıklar yok. Hastalıklı bir sezon yaşadınız ise hastalıkların barındığı sırıkları yakın ertesi seneye hastalıkları taşımayın.

Kendi yetiştirdiğiniz meyveler ve sebzelerin tadını pazardan aldığımız ürünlerde bulamıyoruz, buna köylerde satılanlarda dahil...
Bu gün 22 eylül kuvvetli yağmur başladı, peşinden havalar mevsim normallerine gelecek önümüzdeki bir kaç gün gene yağış görünüyor. Gerilen arıları yağışlar yumuşatır inşallah.

12.09.2017

2017 KURBAN BAYRAMI VE MEMLEKET GEZİMİZ...

Bu yıl kurbanı bayrama bir gün kala aldık. Kurbanı kestikten sonra memlekete anneme gittik. Kurbanı mazlum hoca diye birinden aldık hala neden mazlum anlamadım :)
 Ramazan bayramında köye 3 ruşet arı götürmüştüm ana arıları köyde kabul ettirmiştim. Üzerindeki notlarda 25 haziran 2017 yazıyor.
Köyden ayrılırken ortalama iki çıta arılara ikişer kilo kek koymuştum. Arılar ortalama 4 çıtaya çıkmışlar.
Kekler bitmiş.
 Bal aldığımız kovanlardan bunlara ikişer yarım ballı çıtalar verdim ve üç tur şurup verip yeniden kek verip kapadık, seneye bunlar süper arı olacaklar inşallah.
 Varroa mücadelesine fulimetril kullanıyorum, hiç varroa düşmedi bende tur sayısını artırmadım.
Yasmin f1 vardı en kuvvetli bu ama en az balda bunda vardı, buna 4 kez koyu şurup verdim.
 Ramazan bayramında götürdüğümüz dutların birinde bir dut kalmış:)
 Eylül ayında dut avucunuzda...
 Ovaya bıldırcın aramaya gittik, bir tane bıldırcın kalkmadı.
 Bizim drahtarlar eşekle oynama derdine düştüler...
Bir bostandan geçiyorduk orta boy bir kavun ile karpuz kopardık, ücretini tarladaki karpuza emanet ettik...
 Köyde evimiz mezarlığa bitişik, evin önünden köyü resimlemeye çalıştım, mezarlık okul ve cami minaresi görünmesine rağmen sizde mezarlığa köymü diyorlar diye birisi sordu. Bu resim yaklaşık 1 km çekilmesine rağmen resim karesine girmeyen eveler var birde buna ilave olarak iki mahallemiz var.
 Oban denilen mevkide bir gece konakladık. 1800 Rakım.
 Yeğenim Emre, ziraat mühendisi olacak mezuniyetine az kaldı.
Annem eczacı gibi, her ilacı bilir belli aralıklar ile ilaç içer ilaçlar olmasa ayakta duramıyormuş demesine göre, bazı saplantıları var.
 Hafta ortsı Mersin Aydıncıkta Ekrem'in kızının düğünü vardı. Niğde'de olunca gitmem gerekiyordu buradan gitmek imkansız gibi birde hafta ortası. Nasip hafta ortası olması Niğde de olmam avantaj oldu Aydıncığıda görmüş olduk. Düğün yemeklerinde keşkek vazgeçilmezlerden.
 Ekremin annesi, aynı annem gibi hiç durmuyor.
 Belediye seyyar çadır hizmeti veriyor çadır hoşuma gitti, anında kur sök.
 Bu çadırın miniği yapılsa bal sağımında süper işe yarar, tül perdedende bir kılıf diktir püfür püfür...
 Kolay kurulup sökülüyor.
 Belediye adına çalışana personel misin diye sordum, işkurdan geliyoruz dedi.
 Kara Fahri, arkadaşlarından birisine seninle hiç bir yere gitmem diyordu, anlaşılan daha önce oyuna getirmişler :)
 Aydıncık seyahatine yeğenlerim benimleydi, Selçuk ve Emre...
 Ekrem Kara. 32 sene öncesi Ordu ilinde birlikte jandarma idik.
Ekremin oğlu Kamil çok çalışkan ve olgun bir genç.
 Yeğenler Aydıncıkta denize girdiler ve akşam olmadan aynalı göl mağarasını gezdik.

 Gilindire mağarası, aynalı göl.
 Mağara içinde birbirinden güzel sarkıtlar oluşmuş. Akan sulardaki kireçlerin donmasından olan tartarda diyebiliriz.



Mağaranın en sonunda berrak bir su birikintisi var.
 Bizim kedi boğaz derdinde, yavruda memeyi bulmaya çalışıyor.
Bizde boğaz derdindeyiz...
Çömlekte pişen kemikli et suyunu tirit yaptık.
 Boğaz savaşı başladı hucum...
Tirit kuru yufkanın et suyu ile birleştirilmesi ile yapılır, yufka ne kuru nede hamur olacak ikisinin arasında götürmek lazım :)
 Bu yıl bağımızda üzüm azdı, geçmiş yıllar ile kıyasladığınızda üzüm yok denecek kadar az.
 Üzüm konusunu biraz araştırdım bağa biraz takviye yapmamız gerekiyor.
 Ülkemizde 1200 den fazla üzüm çeşidi varmış bunlardan 50 - 60 çeşit ön plana çıkmış durumda
 Bizim şıra üzümü dediğimiz cinsin adı emir üzümü çıktı.
 Emir üzümü, Emre'nin elinde.
 Bağda iki yere üzüm sakladım. Çubuktan koparmadan üzüm salkımı tenekeye veya bidona alınır.
 Üzeri kapatılır ve daha sonra toprak altında kalır. Kışın bunu açtığınızda bu günki gibi tap taze üzüm yersiniz. Ömrümüz olursa sonucu görürürüz.
 Kızıl üzüm dediğimiz ırk, erken olur gevrek bir üzümdür.
 Seneye bağımızda boş alanların yeniden doldurulması çalışmasını yapacağız inşallah.
Su tutucu bir madde var, 1 gram isonem kendisinin 60 katı suyu emip toprakta rutubeti koruyormuş dedikleri gibi faydalı ise bu maddeyi bağda fide ekiminde kullanacağız.

http://www.isonem.com.tr/endustriyel-kimyasallar/isonem-soil-water-trap

Yöremiz çok kurak ve ilk yıl dikilen üzüm fidanları bir seneyi atlatırsa gerisi gelir. Iso nem toprakta 4 yıl aktif kalıyor yazıyor bir yıl işe yarasa bile bizim için yeterli olur kanısındayım.
 Bağda üzüm hasadı, yani bağ bozumu.
 Bu yıl erken olmasına rağmen armutlarıda topladık, geçen yıl olgunlaşınca toplamıştık hepsi birden çökmüştü.
 Bu armut olduğunda sertlik bitiyor, yüksekten bırakın yere düştüğünde patlar ve yere yapışır bir hal almakta.
 Yöremizde güp düşen armut diye bilinir, gürpeden düştüyse size yiyecek yeri kalmaz. :)
 Üzüm çiğnendi, ve suyu çıkartıldı.
 Üzüm suyuna pekmez toprağı katılıp bir gece bekletiliyor.
 Ertesi gün topraklı üzüm suyu kazana aktarılır ve bir kaç saat kaynatılır, bu süre zarfında üzüm suyu şıraya dönüşür. Tekrar derin kazana alınıp bir kaç saat dinlendiriliyor toprak dibe çöker.
 Yayvan kazan yeniden yıkanır ve tekrar tandıra konur bu sefer dinlenmiş şıra kazana aktarılır.
 Kazandan pekmez tası ile şıra alınırken dipteki toprak kalkmaması lazım.
 Kazandan şırayı hortum ile çektim. Hiç bulanma olmadı.Her sene annemle kapışırız, nedense ikinci tura nazar değer, anne nazar değil çamur değdi diyorum, ben 50 senedir pekmez kaynatırım bu nazr der. Bie sen birde ben varım neden birinci turda nazarımız değmedi, ikinci tur bulandı, topraklı bölümdeyiz ve iyi süzemedik diyen yok, nazar de, başarısızlığı kapat. Arıcılarda bu huy fazla arıcının hiç suçu olmaz tüm olumsuzluklar arıcı hatası dışında bir iştir, nazar mesela...
 Şıramız oldukça duru pırıl pırıl maşallah deyin nazar değmesin :)
Şıra en az 2-3 saat kaynaya kaynaya pekmez olur. Yaklaşık 100 litre üzüm suyundan 25 litre civarı pekmez çıkıyor.

 Yazın ortasında yarma kalem aşısı olur mu, geçen yıl denedim oldu bu yıl yeniden sağlama yaptım gene tuttu. Can eriklerinde kuvvetli kalem bulmak zor, göz aşısıda yapamıyorum bu sistemde bunlara son verdik.
Bu kalemler temmuz ayının 21 de aşılandı.
 Bu sistemde yarma aşı yapacağım diye gelecek seneyi beklemiyorsunuz. Bu yıl yapılan aşı durgun kalsa bile baharda yaptığınız aşılardan daha ileride oluyor. Baharda filizlendiğinde aşı filizlenmesi değilde sanki ağaç filizlenmiş gibi bir kaç metre büyüyor. İki metreden fazla sürgün veren mürdüm eriğimi rüzğar kırdı filizleri kısaltıp yeniden kırıldığı yerden ağaca sardım.

 Bu aşıda bu yıl yaptığım mürdüm erik kalemleri, bunlardan da tutanlar oldu.

 Can eriği filizleniyor.
 22 Ağustosta böyle filizlendi, şu an yeni resim çekmedim ama filiz dahada uzadı.
 Bunlardan yola çıkarak bağımızdaki yabani armutlara eylül ayı içinde yarma kalem aşısı yaptım.
 Bu kalemleri Gebze den götürdüm erkenci bir armut çeşidi.
 Bu kalemler bahçemizdeki armutlardan, güp düşen armut.
 Yarma kalem aşı için baharı veya gelecek seneyi beklemeye gerek bana göre yok.
 Aşıları elektrik bantı ile sardım bal mumu ile izole ettim.
Ömrümüz olursa sonuçları hatta meyveleri biz yerken siz görürsünüz, yada birlikte meyve yeriz :)
Komşumuz Murat Avşar, yaylada koyunları otlatırken ziyaret ettik. Lakabı sütçüdür, takılırız hocam şıhım filan diye, duasını alır güleriz, bazıları bunu bile ciddi ciddi eleştirir :)
 Baharda bağımızdaki aşıların bağlarını çözdüğümde ileri ger konuşanlar oldu bağ şimdimi çözülür. Çözüp yeniden gevşek bağlayacaktın falan filan...
Bereket bunları yazıp çizenlerden ağaçlar daha akıllı çıktı. Aşılarda sorun yok, acayip sürgünler vermiş.
Aşı bağını çözerken bir ağaç ile en az 10 dakika uğraşmışım tüm filizleri kopartıp, sadece aşı filizini bırakmışım ağaç benimle inatlaşıp, aşı bağını yeniden gevşek bağla diye inat etmeyip bıraktığım filizi beslemiş ve aşılarda sorun yok.

Birde aşı yapmakla aşı tutmuyor, ağacın aşıya hazırlanması lazım. Tüm fazlalık dallardan kurtulup taze sürgünler oluşturulmalı ki yapılan aşı daha kolay tutsun.
 Melengiç ağacına yapılan aşıların sürğünleri fazla uzayıp yere değenler vardı.
 Taçlama yapmak için şekil lazım ama bizim bazı sürgünler güzel bazıları yere değmiş uçlarını kestim.

 Bu ağaca aşı tutmamış diye bir giriştim bir baktım bir aşı cılız tutmuş. her ihtimale karşı aşı yapılabisin diye bir kaç kalem bıraktım aşıyıda  sabitlemeye çalıştım.
 Bazı ağaçlarda yüzlerce yeni filiz oluyor hepsi temizlenmeli.

 Bu aşı baharda devam ederse aşıya bıraktığım dalları keserim.
 Sağdaki sal aşı ama çok cılız, bakalım bahara toparlayacakmı.
 Dengesiz büyüyen aşıların uçlarından aldım.
 Bu aşıyı alttaki hale getirdim.
 Seneye çıkan filizler havaya yükselsin taçlama yapalım.
 Antep fıstığı genelde ceviz gibi uçtan büyüyor armutta aynısı, en uçları aldım.

 Bir ağaçta iki aşı varsa birisini kesip uygun olanı bıraktım.
Buda seneye aşı olacaklardan. Yaklaşık 40 ağaçtan 8 tane aşısız kaldı. Bir kaç sene sonra fıstık verecek olanlar var.
 Erik ağacına ramazan bayramında kaysı aşılamıştım, bu kadar filizlenmiş.
Komşumuz Zeynep teyzenin bahçesinde bir melengiç vardı, ona üç göz Antep fıstığı aşılamıştım üçüde tutmuş birisini kestim bahara çıktığında tek göze bindireceğim. Burada önemli bir nokta var aynı bahçenin arka tarafında başka bir aşı tutmamış diyor ki bunu çok suladım ona hiç su vermedim. Ağacın aşıya hazırlanması ve sulanması aşı tutmada büyük önem taşıyor.
 Köyde en sevdiğim yiyeceklerden birisi sacda yapılan börektir. Tereyağ, yumurta ve peynir karılır, açılan yufkanın içine serilir ve sacda pişirilir.
 Üzümlerden çıkan pekmezler pay edilmiş, annem seninki ile Ramazanınki 2.5 litrelik şişe, diğerlerine 1,5 litre koydum, birde arkadaşlarına dağıtman için 1,5 litre daha verdim didi :)
On kardeşin 5 tanesi Gebze de.
 Bayram dönüşü sevindiğim haberlerden birisi bu oldu. Kartepede Dursun abim var, geçen yıl beni kahretti diyebilirim :)
Bir kaç yıldır karniol arısına geçmeye çalışıyor. Benden defalarca F1 aldı neredeyse hepsini kestirdi, kalan arılardan iyi bal alınca, 2016 Baharında damızlık istedi, kendi damızlıklarımdan birisini verdim. Verdiğim damızlık baharda 7 çıtaya çıkmıştı bölüp üç çıtasını verdim, üç gün sonra bir telefon Ali Bey damızlık öldü...
Benim şarteller attı abi nasıl ölür diye kızdım ve bu olayı benim açımdan bir düşünsene dedim.
Dursun abi beni dinledikten sonra dediki sende benim açımdan düşünsene çatı benim tepeme çöktü :(
Sezon içi ürettiğim damızlıklardan verdim onunda sonu iyi olmadı ama Dursun abide pes etmedi.2017 Baharında yeniden kıştan çıkmış 4 çıtalık emminin 2011 devamı bir damızlığı, 3 çıtası ile verdim. Bu sefer işler rayına oturmuş, ürettikleri analardan iyi bal almışlar, çalıştığım kişilerin başarısızlıkları beni olumsuz etkiliyor ve üzülüyorum.
Dursun Kol, bereketli olsun inşallah.
 Köye giderken Enes Emine kutulardaki hazır anaların kanatlarını kesmesini söyledim ama anladığım kadarı ile bir kulağından girip öbür kulağından çıkmış.
Köyden geldiğimde arılığa uğradım iki terk vardı, ertesi gün arılıktan Enes yanıma geldi bu gün her şey güzel arılar birbirine sataşmıyor filan dedi sevindim. Mesai çıkışı Pelitliye gittim her taraf terk. Terklerin içinden 6 tane ana arı topladım. Kanatlar kesilmiş olsaydı terkler olsa bile ana arı kutuda kalacaktı, şimdi üretimin sonuna gelinmiş bazı kutularda f2 var, f1 var gel işin içinden çık hepsi şu an f2 muamelesi görecek. Hafta sonuna 50 civarı bölme yapıp ana arıları bölmelere alıp kutuları sonlandırmayı programlıyoruz. Olumsuzluklar bunla kalsa iyi...
Geçen yıldan kalan bir topal damızlığım vardı 2016 yılında tohumlanan ilk ana arının ayağını sakatlamışlardı, onu yağmalamışlar ve yağma bir kaç gündür devam ediyormuş :(
Ana arının ölüsü yumak içindeydi ama kovan tamamen yağmalanmış. Bu kovanın 4-5 çıta stoku vardı.
Yoğun bir hafta sonu beni bekliyor, tatlı gezmenin sonu...