18 08 2014

ARICILIK DEVAM EDİYOR, AĞUSTOS AYININ YARISI BİTTİ...

Bünyamin Polat, kekçi...
Bu hafta içi kek yaptırmak için hazırlık yaptım. Bir türlü Bünyamin ile buluşmayı ayarlayamadık. Benim istedim zaman o olmaz diyor onun dediği saatte ben olmaz diyorum ve sabahın körüne anlaştık, birisi sabahın körü olmaz yazmış...
O zaman gündüzün köründe buluştuk.
Sabah saat 06:10 da dükkan açıldı...
2 Çuval şekerin pudra haline getirilmesi 40 dakika civarı.
Kanana konulmuş şekere bal dökülüyor...
Karma işlemi 10 dakikada biti...
Saat 07:10 da Sultanbeyli'den ayrıldım, bir saatte 100 kilo şeker çekildi, kek karıldı poşetlendi  ve ben yolla çıktım, 08:30 da belediyede mesai başlıyor...

Şu an tüm işler bana kaldı, sabah genel olarak 06:00 gibi evden çıkıyorum, akşam ise 21:00 dan sonra öve dönüş oluyor. En yoğun son bir ay kaldı sonrasında ana arı üretimi devreden çıkınca, gerisi kolay olur.

Bahçe işlerimizde bizimle yarışacak olanlar...
Demek ki bunca yıl bizi tanımamışlar....
Bizimle yarışanları keleğe getiririm :))
Kelekler çıtır çıtır....
Sadece kelekmi....
Arılık civarına ektiğimiz kestaneler, yapraklarını döktüler yeniden yeşeriyorlar, bu yıl içinde bazısı üç bahar yaşadı...
Bahçeden patatessssss.....
Tohumluğa ayırdığım pembe domatesler dalında çürümeye başladı bende kopartıp bir yerde beklemeye aldım.
Dizlerimi çöküp domateslerle boy verdim, genede yetişemedim uçlarına, keşke dizlerimi kırmasaymışım...
Birazda hayal ürünü yazılar yazayım, bunları uyanıklar yemez amma saflar kesin yer. Yukarıdaki çıta anne kafkas baba karniol ve buda kızlarının çıtası....
Bir başka çalışma daha var, karniol ana arıya kafkas baba...
Bunca iş arasında bunlara geçmişte ve gelecekte zaman ayırmak zorundayım, nasılsa hayal beleş at atabildiğin kadar....
Biz ilk defa 2008 yılında karniol f1 ile tanıştık, iyiki tanışmışız...
2009 yılına karniolsuz çıktık, Oktay bey dediki hemen bendeki karniolu kovanı ile al götür...
2009 da yeniden damızlık temin edildi ertesi sene gene sorunlar yaşadık bunun sonu yoktu...
Dışa bağımlısın paran olsa bile hemen alamıyorsun alsan getirmesi sorun....
2009 Yılında suni tohumlamaya kafayı taktım 2011 yılında başarıya ulaştık, yayınlarımızı takip edenler bilirler.
Link burada.
http://bengittim.blogspot.com/2011/08/aricilik-ana-ari-suni-dolleme-ve-saf.html

Bir kaç çeşit damızlık temini yapıldı ama en iyiler Emmi'nin Damızlıklarıydı...
Eminin damızlıkları ise karniol Sklenar...
Bir arı bir bölgede 5 yıl yaşarsa ekotip oluyor, bilimsel makaleler böyle, bizim arılarda Gebze ekotipi oldular...
Hayal kurmaya devam ederken bazı arkadaşlar Yasmiz denilen bayanın arılarından damızlıklar getirdiler, bende bunu öğrendim, yumurtasından temin ettim. Yasminin arıları ise karniol Troiseck.
Karniol arıları 4 hat etrafında toplanıp daha sonra bir sürü guruplara ayrılıyor....
Temin ettiğim yumurtalardan ürettiğim ana arıların babalarını elimizde olan Sklenar erkekleri ile birleştirdim.
İki ayrı hat, bir ana arıda toplandı...
Üst ve alttaki resimlerde bu iki hattın kapalı yavruları...
Yazının başında belirttim bakın bunlar tamamen hayal ürünü inanmayın...
Egomu tatmin etmek için böyle hayal ürünü yazılar ve resimler paylaşıyorum....
İsteyen yer istemeyen yemez...
Sklenar hattını biliyoruz ülkemizde 5-6 yıldır kullanılıyor verim sakinlik konusunda sıkıntı yok, Troiseck ise bu yıldan sonra test edilecek....
Darıcada bize komşu bir arılık var, bizim arılarımızdan arılıkda diyebiliriz. Komşunun bir arısı vardı, oğul çıktıkça İlhami abi komşuya senden çıkmıştır diye haber vere vere bir hal oldu.Bizim katlı kovanlar boşalıyor haberimiz yok...
Nasıl espri ama....
Kendi işimiz az geliyor yollarımızı gözetleyip yolumuzu kesenler olabiliyor, bal nasıl alınır bir kez arıcı bal hasadını izlemesi lazım gerisini kendisi artık halleder.
Balları aldık, kovanların katlarını indirdik, kovan içini düzenledim ama yeniden bir düzene gidilmeli, kovanların hepsine kek ver dedim bir ara kovanları bir değelemem lazım....
Bal kemerleri iyi...Bu durumda şurup verilirse yavru alanı daralır, kek vermek lazımki çıtalar bloke olmadan yavru faliyeti artsın...
Bu arılıktan çıktım bir başka komşu birde benim arıya bakıver demez mi, baktım, katta daha 4 çıtaya arı basmamış, 20 gün sonra beni çağır balını alalım dedim ve geçtik kendi işimize....
Aynı gün akşamı bardakları İlhami abi ile doldurduk, şu bile acayip zaman alıyor, bir değil iki değil, 300 bardağa su doldursan bıkarsın...
İki gün içinde tüm ana arı kutu ve gözlerini kekledim...
Tüm işler bana kalınca acayip bir yardırma başladı, sabah 06:00 gibi evden çıkıyorum 21:00 den sonra eve giriyorum, günler kısaldı işler yetişmiyor, fireler arttı ve ana arı sezonunun son bir ayı diyebilirim.
Cuma akşamı iş çıkışı mesai arkadaşımla Darıca'dayız...
Salih Katı...
Müdürlükte arıcılığa merak saranlar var...

Darıcada ertesi gün verilecek hazır ana arıları topladım...
Cumartesi gün sabah sabah gene bir tek, terkler tek olmuyor, birisi terk ediyorsa, mutlaka başka birinide yoldan çıkartıyor. Bir anası kutuyu hemen götürüp dolaştıkları yere silkeledim, arılar kutuya yöneliyor, bu güvercin çekmek gibi bir şey aynı mantıkla oğul veya terki bir tarafa çekiyorsunuz...
Kutuyu yerine götürdüm, iki ana arı vardı, birisini alıp bir anasız kutuya saldım gitti....
Mitat abi cumartesi sabah ana arılarını almaya geldi, hepsi hazır değildi bir kaç tanesini birlikte topladık.
2011 Yılında aldığım analardan birisi hala sağ diyor....
Böyle müşteri olursa biz ne yeriz....
Mitat abi ve Bedri Akdoğan'nın ana arıları...
Hayırlı olsun.
Bu günlerde renksiz polen akımı var...
Cumartesi yazın en sıcak günü imiş, öyle dendi.
Acayip bunaltıcıydı, öğleye doğru arılıkta adım atılamaz duruma gelince dedim şu öğlen sıcağını değerlendireyim.
Yola çıktım Ercan Bektaşı aradım nerelerdesin geliyorum diye, abi buyur gel, Pınarhisar'dayım dedi ::((
Biraz ana arı meme kafesi (bigudi) alacaktım hemde hoş beş ederdik...
Bitkisel varroa solisyonunu tanıtım için konferanslar veriliyormuş, cumartesiyimi buldun otur dükkanında....
Rotayı Ovacığa çevirdim hala malzemelerin hepsini almadık.
Direkte asılı duran pantolana kuş yuva yapmış, yavrular çıkmış ve şu an kira vermeden evi terk etmişler  :))
Dana önce bir başka pantolonun cebine yuva yapan bir kuş vardı, bunlar iyice sapıttılar....
Geçen yıl arılıkta ramazan ayında yemek yapıyorduk, bir poşette patates kalmış...
Patates acayip olmuş....
En ilginç olanı ise mandıradaki kapalı alanda, raflı bir dolap vardı. Rafında duran bir patates yeşermiş, dallar kökler salmış ve rafta minik minik patatesler üretmiş...
Ara sıra yağmur suyu almış olmalı...
Hayret etmemek imkansız, her canlının birinci görevi soyunu yaşatabilmek veya sürdürmek için çalışıyor. Bu patateste tüm olumsuzluklara rağmen geride minik yavrularını bırakıp ölmüş...
Eski arılığımda bulunan malzemeleri alırken eşek arısı trafiği vardı yerini buldum ve sonuç ortada...
En son kraliçe fırladı yakalayıp icabına baktım...
Daha iki tur daha atarız tüm malzemeleri getirmek için...
İki tanede arılıktan sepet getirdim, sepet anası üreteyim bari...

Bu günlerde arı koyacağım...
Darıca'daki köpük kutuların nakilleri tamamlandı...
Köpük kutuların kayıtlarını fayansla sağlıyoruz, meme verilişi ana arının çıkması ve yumurtaya başlaması gibi notlar, silinmesi kolay zaten bir notu yazın öteki nota kadar güneş solduruyor, fayansın dibini bulana kadar zaten sezon biter...
Asedat  kalem kullanıyoruz, ince uçlu...
Köpük kutuların yan sanayisi biraz eksikti, yapılmış hazır iki metroya daha bu hafta sonu arı silkeledim, 3 çıta arı ruşete sığmadı, birde moralleri bozuldu sanırım. Tüm yavruları, balları alınan arılara kek verdim...

Arıların üçüncü şuruplarını verdim kış stokları için.Arı balı yoksa frene basıyor yavru yapmıyor ve dolayısı ile gelişmiyor, cebinizde para misali, yoksa boynunuz bükülüyor varsa daha değişik olmakta arınında parası bal stokları.
Yağma faaliyeti o kadar çoğaldıki açıkta bir şey bırakmaya gelmiyor her taraf arı oluyor.
Şuruplama işini akşam ezanı okunduktan sonra hazırlayıp dağıtıyorum, iki üç akşamda tüm arılık şuruplanmış oluyor bir akşamda bitmiyor kamburum çıkıyor....
Minik patateslere kıyamadım, topraksız dünyaya geldikleri için toprağa doysunlar diye bu mevsimde ektim...
Gebze ekotipi bir anaç, köpük kutuda yapay tohumlamalı ana arı olur mu diyorduk, yavruyu kapadı ve sökülmeye başladı...
Güçlü bir köpük kutu idi, kanat kesik olduğu için terkte edemiyor, sıralamadaki 20 nolu kızımız....
Meraklı olmak hiç iyi değil ama merakımızı da giderdik...
Gebze karası.Anaç arı....

10 08 2014

ARICILIK VE MÜCADELEYE DEVAM...

 Ana arı üretiminin son bahar habercileri kutu terkleri...
Bir ara kutudan ana arı alıyorduk ana arı düştümü uçtumu bilmem ana arı kayıp...
Muhteşem abi yav elli lira düşürmüşüm gibi oldum diyordu, terk eden arı değil para uçuyor hava :)
 Bir yere kondumu sorun yok, biz göremedikmi tabiki ertesi gün başka yere gidiyordur, gidene bir şey yapamayız. Mesela oğul aldı başını gidiyor ne yapabilirsiniz...
Yağmalanmış bir ruşet vardı arısı az, bir çıta kapalı yavru verdim daldaki arının anasını kafese alıp silkeledim gitti...
Cumartesi erkenden Darıcadayım...
Arıcı körüğü çok hüzünlü yanıyoru...
Ayrıca körük acemi değil bu işi biliyor, nede olsa İlhami abinin:)
Körüğü yaktım yağmur başladı...
İşler acayip yığılmış vaziyette. Yeniden yalınızım....
Darıca'daki  arıları İlhami abiye yıkacağım, biraz daha bölme yapıp sadece beslenmesi gerekiyor, İlhami abi o işi yapar..
Köyü toparlamak bir haftamı alır, iki tur besleme yaptım, kutuların çok azı kaldı ulaşamadığım...
Bir iki akşamda tüm kutular elden geçecek inşallah.
 Köpük kutulara arı lazım oldumu meme besleyen kovanlara gidip yavruyu sardırıyorum, bu tur işlem sonrası hemen hazır meme takılabilir...
Artık sezon sonu geliyor, bir ay daha devam edermi bakacağım, erkek problemi bu yıl olmadı, yanlız bu gün arı kuşu sesi duydum hiç iyi bir şey degil...
Yasminin arılarının ilk erkekleri doğdu, bir kaç güne kadar doğmayan kalmaz, hemen özel erkek yetiştirme kovanlarından birisine alındı....
Bu erkek arılar, benim için çok önemli...

 Geçen hafta İlhami abiye sordum abi hangi incir erken olur diye....
Bana bir ağaç gösterdi, bu erken olur diye...
Bakıyorum hareket yok bir ağaçları dolaştım, olup çürüyeni bile var...
 Bizi yanlış ağacı bekletiriyor...
 Şeytanla Ayının bir hikayesi vardı aklıma o geldi...
Ormandaki yiyecekleri baharda şeytanla ayı paylaşmış...
En erken açan ağaç kızılcık,işin garip tarafı en geç olanda kızılcıktır...
İncirler poşette bozuluyor, böyle bir ambalaj düşündüm...
 Arılarla boğuşurken böyle sürpriz misafirlerle karşılaşabiliyorum...
Minicik kirpi yavrusu...
Öyle heyecanlandı acayip nefes alışı vardı...
 Çok ilginç bir şey oldu, el çantamda bir ana arı unutmuşun,tam 8 gündür gezip durmuş. Çantanın her zamanki gözünde ana arı işaretleme kalemini bulamadım, öbür göze baktım kafes var arılar hareket ediyor.
Hemen bir iki damla su verdim, ertesi gün bir bölmeye verdim gitti, artık yolculuk riskli, Yasminin kızlarından biriydi, İzmire gidecekti arada kaynamış...
8 Gün el çantamda gezen ana arı artık kovanda...
Hafta sonunda en önemli işlerimden birisi hazır ana arıları toplamak, bu iş çok zaman alır...
Bizi arayıp acil ana arı isteyenler oluyor, bizde yıllardır acil ana arı olmaz, hesabını önceden görenlere gidiyor topladığımız ana arılar...
Zaten telefon ile siparişini bitirdim, aribakani@gmail.com  adresine meil atılacak.
Cumartesi pazar oldukça iyi çalıştım.Köpük kutularda olsun ruşetlerde olsun zayıf gözleri birleştirmeye başladım, artık yavaş yavaş toparlanma zamanı...
Çok şükür kimseye borcumuz kalmadı, bazı kişiler alacaklarının bir kısmını öbür yıla bıraktı, böyle sevenlerimiz var....
Şükürler olsun...
Pazar akşam üzeri Zaim abinin bala çalışmayan 10 çıtalık arısını bölmeye gittim. 3 Boş kovanı vardı, birde bu kovanda bana lazım olacak saf erkekler vardı, kovanı bölüp arılığıma getirdim, bir tur meme besleyip analarını kabul ettirip yerine götürülecekler...
Erkeklerin bir kısmı kapanmış, yumurta ve larvalarda var...

İşlerimiz arasında bazı çiftçilere çilek yetiştirip vereceğiz...
Sonrasını varın siz düşünün, kendime rakip oluşturuyorum gibime geliyor....
 Bizimle domates yarıştıranlar var....
Bir kaç resimde ben koyayım bakalım bahçeden bunlar.....
 Zaim abinin yazlıktan dönerken ormana daldım bir göz atayım diye. Zaten bu gün arılarda yağma eğilimi yoktu, ikindiye kadar hiç sataşma olmamıştı püren polenimi geliyor diye bakınıyordum evet zannettiğim polenler pürenden geliyor.
Hatta daha önceden açıp sönenler bile olmuş....
Bu yıl püren havalar musade ederse arılara çok iyi gelecek aylarca canlı kalacak, cünkü pürenler kuraklık görmedi...
Pürenler 15 güne kadar bayağı biraçar, en az 1-2 ay sürer...