23.05.2016

ARICILIK MAYIS AYININ SON ÇEYREĞİNDEYİZ, HAVALAR BİR TÜRLÜ ISINMADI...

Geçtiğimiz hafta içi hazır damızlıkların teslimi bitti. Bursadan Ümit İnce ile Sinop'tan Hakan Yenice ile yapılan telefon görüşmeleri karıştı, Sinop ile görüşüp, Bursa daki Ümit beye akraban niye gelmedi diye sorunca iş ortaya çıktı.
Ümit bey ben kendim geleceğim sizinle de tanışmak istiyorum deyince buyur gel dedim.
Bu resim çekilirken akşam ezanı okunuyordu cuma günü.
Bu damızlık bir arı kışın kar varken bile açarım, aşırı sakindi. Sürekli açmamın nedeni de geçen yıldan beri bu kraliçe değiştirilmek isteniyor bende sürekli engelliyorum.
Buradan damızlık ve sakinlik konusuna az değinmek lazım, mesela Kırşahinler biraz serttir, Slovenya damızlıklarıda Kırşahin sertliğinde. Avusturya damızlıkları en sakini, bir sürü karniol var Avusturyadan gelenler skleanır ve oldukça sakinler, birde bu sakinlik çaprazlanan başka karniollardan kaynaklanıyor yada sertleşiyor. Bu konuda tam bilgilere ulaşamadım ama bazı yayınlarda şununla şunu kesinlikle çaprazlamayın diyorlar demek ki bazı şeyler ters tepiyor.
Ümit gözünden iğneyi yedi birde arılar vucuduna sardı. Kovan başında ben varım bana bir tane bile gelmemesi ilginç oldu. Nazar etti diyeceğim genelde o durumlarda arı sahibine sarar :)
Ümit'in arıcı olmayan bacanağı gülüyor . Beni niye sokmuyorlar diye...
Bu damızlık arılarda, Erzincan, Mersin ve Samsuna gittiler. Bazı kişiler gelemiyor akrabalarına aldırıyor o şekilde hallediliyor. Bizim için en iyisi kişinin kendi alması, akşam üzeri kapatıp alıp gitmesi. Zaman problemi olunca bizim arılık dışında zaman harcamamız hiç iyi olmuyor.
Bizim Mirili Fatih Avusturya'dan damızlıklar almıştı.Bursa'da nikah işlemlerine gitmiştim dönüşte o damızlığın yumurtalı çıtalar getirmiştim. Gelen damızlıklar Avusturyadaki arıcılık kriterlerine göre lisans almış testlerden geçmiş. Gekörk adında lisansları var. Bir sürü testten geçip bu linsları alıyorlar. Sakinlik bal verimi hastalıklara ve varroaya direnç gibi...
Bunları yazarken takılmadan edemiyorum, bu arılara 900 avro vermeye ne gerek vardı, arılıklarımızda bir sürü en iyi arı dediğimiz bizimkilere göre süper damızlıklar var :))
19 Mayıs bayramını bu Gekörk lisanslı çıtırlar ile geçirdim.
Bu görüntü 19 mayısta başlayan işlemin 20 mayısa sarkmış hali çünkü bu resimi aldığımda saat gece 1 olmuştu.
Yapılan işin listesi, kızlardan birisini kaçırdım bulamadım. Bir tanesi sobanın üzerindeki güğümün kapağına koymuştum biraz ısınsın diye hangi ara güğüm kapağını kapadım hatırlamıyorum dağıtımda arıyorum sıralamadaki 8 numarayı bir türlü bulamadım acaba yoldamı düşürdüm diye gece otların arasında kafes aradım bulamadım, ertesi gün güğüm içinde yüzen kafesi görünce iş anlaşıldı :(

Eskiden tohumlanan arıya bakardım yaşıyor mu? diye, artık 5-6 gün sonra kontrol etmeye başladım.
6-7 Senedir bu işler ile uğraşıyoruz hala sorunlar çıkıyor hala çözemediğimiz noktalar var.
Her yıl pratikler katlanıyor ama eksikler bitmiyor, bu yılki kadar hiç işlem yapmamıştım, devamıda gelecek, 2 ay sonra iste sende yapamıyorsun. Kışlayacak damızlık yedekleme hedefindeyiz.Bu haftadan sonra kenarda isteyene damızlığımız var demeyi umuyorum inşallah.
Akşamları erkelerin uçuşu bittiğinde damızlık erkekler dışkılama uçuşuna bırakılıyor.
Gene Bursa'dan getirdiğim erkeler. Serdar üretmişti, iki çıta erkek almıştım birisi Kırşahin birisi Avusturya erkekleri...
Bazı işlemlerde karma bazı işlemlerde ayrı erkeler nikaha çağrıldı.
Erkek üretimi başka ülkelerde ayrı bir sektör...
Daha önceki çalışmalarımızda Emmiden ana arı istediğimizde erkek siparişi verdim gelmedidediğini arkadaşımız aktarırdı.
Bu çalışmada narkoza girecek kızları ikiye böldüm, bir tur önce narkozdan çıkmaması her şeyi alt üst etti. O kraliçeler tohumlansaydı yedekte damızlıklarım olacaktı, arıcılıkta 15 gün acayip kayıp...
Gelelim ana arı işlerine , bir ana arı bir aydan önce hazır olmaz. Bunu arıcı olanlar bilir. Bazı sıkıntılarımız var bazıları para ödedi ya sizi sanki esir almış gibi parasını ödediğimiz analar ne oldu, soru bu.
Ana arı hazır olsa bunu ben zaten mecbur kalmadıktan sonra bekletemem.
Kimseyi kayırmıyoruz.
Ben yeni doğmuş ana arıyı yollasam müşteri nasıl anlayacak, kutuların hepsinde ana arı var ve hazır olması demek dendiğinde arıcıyım diyenler ne anlıyor. Yani karpuz alıyorsunuz karpuz hazırsa kıpkırmızı çıkmalı, adam size hazır diye kabak karpuzu verirse bunu anlarsınız ama arıcı hazır olmayan ana arıyı anlayamaz.
Hatta yeni doğan arı daha iri olur, çiftleşip yumurtayı kesen ana arı küçülür. Ana arının hazır olduğunu anlamanın en iyi yolu ana arıyı öldürüp spermektasına bakmak lazım, cam gibi parlıyorsa çiftleşmemiş, krem renkli ise çiftleşmiştir. Dolayısı ile Allah kimseyi vicdansızların eline düşürmesin.
Ana arı üretenler size uyamaz siz ana arı aldığınız kişiye uymak zorundasınız. Şuda var güvenmediğiniz kişiden ana arı almayın. Bunları yazarken dürüst kişileride ayırt etmek lazım, herkes üçkağıtçıdır anlaşılmasın.

Geçen hafta topladığım ana arıları listeye göre sıraladım, içlerinden bir tanesi hastanede çıktı adam meşgul ben seni arayacağım dedi ve kargoya gidene kadar bekledim aramadı.
Elimde 5 tane ana arı kaldı, listeyi sıraya göre arıyorum 2 birine 3 birine gibi 5 kişiyi peşi peşine aradım olmadı hiç birine ulaşamadım ulaştığım oldu telefona bakmadı sıradaki 6. kişi telefonu açtı ona yolladım başka ne yapabilirim.
Bazı durumlarda karşı tarafta müsait olmayabiliyor.  

Bu arılar damızlık olarakta kullanabileceğiniz ana arılardır ve bana göre çok kıymetliler ama saf damızlık değillerdir.
Bu kutuya arı verip memeyi taktıktan sonra çıta vermemişiz arı boşa ikinci dalağı atmı, üstteki resmin devamı bu, ikinci dalak kopartıldı boş çıta girdim. Yavru kapanmak üzereydi kıyamadım aslında kıymak gerekiyor, ileride gene bu kutuda sorun yaşarız.
Arılığın şampiyonu şu ana kadar 3 meme verdim bakalım son memeden ana arı alacakmıyım. Bu gibi kutulara sadece meme vermiyoruz, kutu yoldan çıkmasın diye metro kovanlardan arılı ve yavrulu çıta vermekteyiz, yavru var arısı azalırsa meme besleyen kovanlardan arı takviyesi veriliyor. Yoksa yanlancıya kaçarsa düzen tutmuyor. Sonuçta iş bir ters giderse peşi peşine size iş çıkıyor.
Daha öncede propolis ile ilgili olumsuzlukları yazmıştım. Darıcada bulunan metrolardan birisi asfalt getiriyor, bildiğimiz zift. Genelde bu işi kafkas arısı çok yapar propolis diye ne bulursa kovana taşır, cam macunu boya ve zift çatlakları ve girişi daraltmakta kullanılır.
Metroyu kutulara böldüm ama öyle acayip bir malzeme her tarafa sarıyor...
Peteklerin üzeri bile ziftlenmiş.
İki çıta arasına başka çıta girdim. Bakalım bunun rengi ne olacak.
Diğer kutuların ördüğü petek bembeyaz, bu kutu peteğe de asfalt karıştırıyor.
Allah kimseye dert verip derman arattırmasın. Derdine derman bulamayanlar başka şeylerde dertlerine çare arıyor. Bu gibi durumda propolis ilaçmı, zehirmi yorum sizin.
Cumartesi günü Darıcaya indim 15 gündür darıcaya gidemedim. 3 Haftadır Ovacıktaki arılara gidemedim.
Cumartesi 11 gibi darıcada işim bitti, bahçeyi başkasına vermişler bizim tarla ortasında metrolar vardı onları kutulara aktardım ve bize ait olmayan yerleri boşalttım.
Pelitliye geldim acil memeler var onları dağıtacağım, peşinden ana arı toplanacak.
Memleri bitirene kadar hava değişti rüzgar yağmur derken ana arı toplamayı bıraktım bari dedim hazır olanları belirle geç yarına toplarsın.
Ertesi gün daha berbat oldu hava sıcaklığı 15 dereceye düştü ve gün boyu arı uçamadı yağmur yağıyor yağmurda acayip, toz gibi bir şey.
Ne durdu nede yağdı akşama kadar sürdü.
Bu arada böğürtleğen ve kara çalı çiçek açtı.
Komşu hem etrafı temizledi hemde yemek için köz peşindeydi, bizde hem ısındık hemde kurumaya çalıştık.
Amaca oğlu pikniğe gelmiş koyun kellesi vardı onu ürtüyordu...
Bu ateşe rağmen paçalarımız kurumadı.
Bir başka olumsuzluk saat 3 çe kadar cereyan kesikliği idi.
20 Numaranın kızlarına işlem yapılacaktı, kandil akşamına denk geldi ertesi güne erteledik. Bu seferde kış geri geldi ceryan yok.
Yağmur altında 2013 yılının ana arısına ait erkeleri topladım.
Bu çalışmada 2011 yılına geri dönüyoruz. 20 Numarada, erkeleririni kullandığımız ana arının soyu 2011 den üretilmişlerdi.
Ülkemize bir çok damızlık geldi bazıları çok pahalı hatta puanlamaları çok yüksek ama istenilen verimlere ulaşılamıyor.
Engin abi Düzce de benim 2011 yılında üretiğim damızlıkların kızlarını diğer kızlar bir türlü tutmadı diyor.
Engin abinin tespitlerinden birisi diğer arılar çalışmazken senin o yılki arıların çalışıyor, akşamada işi geç bırakıyor demekte.
Bu özellikler genelde karniolun seklanır hattında var, karniol hatların özelliklerini incelediğinizde bu öne çıkar.
Tohumlama oldukça zor şartlar altında yapıldı sobayı yaktım, erkek arıları yağmur altında topladım.
4 Uygulamada 2013 erkerleri kullanıldı bir tanesine Bursa'dan gelen seklanır erkekleri kullanıldı.
Hafta içine iki uygulama denk gelmişti, ana arı toplayamadım. Hafta sonuna da yağış ve soğuk girdi analar hazır alamıyorum. İnşallah bu hafta içine tüm siparişleri teslim edeceğim. Sadece toplama sorunu var.Bu hafta sonu anaları toplayıp milletin dilinden kurtulayım dedim, kurtulamadık.

16.05.2016

ARICILIK MAYIS YARI OLDU, İŞLER RAYA GİRDİ AMA HALA YETİŞEMİYORUM...

Yoğun bir haftayı bitirdim.
Bu yılın ilk tohumlanan ana arıları hazır oldular, sıraya göre haber verdim kimisi gelelim kimisi gönder kimisi akrabamız alsın dedi.

Geçtiğimiz perşembe akşamı 18 ana arıya nikah kıymam gerekiyordu, gece 23:30 da bittim. Hatunu aradım ben bu gün eve gelmiyorum dedim ara sıra rest çekmek iyidir :)) Saati gece 4 de kurup yattım. Neyse dörtte kalktım, ana arıları gece gece nikah masasına getirdim. Saat 7:30 olmuş, çoban gel bir şeyler ye dedi kahvaltı hazırmış, bir baktım 4 ana arı kaldı spermde yok, dedim kalanlar akşama halledilsin.

Cuma akşamına Ankara'dan misafirim var, iki ayrı kişiye damızlık teslim edecektim, Hasan bey gelip öbür gelecek olanı da kurtardı.
Damızlıkları hazırladık, günü gelen memeler var dağıtacak yer yok onları kafesledik ve acil işler bitti, misafirler biz nikah işlerini görmek istiyoruz dedi. Erkekler zaten kafesliydi, hemen sperm topladım dört doz, ve kalan kızları nikah masasına aldık arılıktan çıkarken saat 23:00 dü ve ben iki gün sonra evime gittim.
Cumartesi pazar ise tüm kutular elden geçecek, arılık savaş alanı gibi.
2007 Yılında bir üniversitenin arıcılık etkinliğine katılmıştık, orada suni tohumlamayı sordum birisi o kadar zor ki uğraşıyoruz sezon boyu 3 tane başardık demişti.
Üniversitenin başaramadığı işe Muhteşem abimle 2009 yılında girişmiştik, sonra Sadri abide ekibe katıldı.
Yani 5 yıl öncesi hayalini bile kurulamayan ana arı suni tohumlama işine dalmıştık, bilim camiası işte bu iş laboratuvarda olur cahiller yapamaz gibi bir sürü gerekçe göstermeye başlamıştı.

Suni tohumlama alakalı bir yazı yazmıştım, yazımda bize karşı çıkanlara şu soruyu sormuştum, sizi ananız babanız laboratuvar damı yaptı, ikinci soru veterinerler inekleri niye ahırda tohumluyor, laboratuvara götürmüyorlar, ineklerin hakkı yok mu laboratuvara ...
Artık sesleri kesildi boş durmadılar,  ana arı suni tohumlamada açık varmış, 2013 yılının aralık ayında yönetmeliğe eklediler ve şartlarıda sıraladılar. Ana arı suni tohumlama yapacak kişiler, veterinerler, ziraat mühendisleri ve arıcılık yüksek okulunu bitirenler yapabilir şartı kondu.

Yurt dışında kursuna giden her arıcı suni tohumlama yapar, bizim arıcılarımızı geri zekalı yerine koydular ve bana özel kanun çıkardılar onlardan hakkımı alacağım.

Arıcılığımıza yön verenlerden birisi dünyadan ayrıldı, geçenlerde bir abim ya filan ölmüş bir arıcı ölüyor duymayan kalmıyor koca başkan ölmüş ve duyulmuyor sizce de ilginç değil mi...
Bir televizyon programında bize vatan haini demişti, aslında yurt dışından ilk ana arı getirenler kendileriydi, kafkas arısını ülkenin geneline dayadılar ve hala biz hata yapmayız inadıyla hareket etmeye devam ediliyor. Kafkas egede olmuyor, Trakya da olmuyor, güneyde olmuyor, Akdeniz de olmuyor ama damızlığımız Kafkas.
Bizim insanımız cahilde olsa vefalıdır, kendisine iyilik edenleri ömür boyu unutmaz, bazıları unutuluyor işte bu işler makam işgal etmekle olmuyor bu işler.

Gelinen nokta ise hayali bile yapılamayan işe o kadar çok kişiyi sürükledim ki...
Ben işi yapınca işle ilgilenip bizde yaparız diyen bir sürü kişi oldu bunların içinde beni sevmeyenlerde var tabi, ilham kaynağı benim ama adam bana düşman :)

2008 Yılında ilk getirdiğimiz karniol arısına herkes karşı çıkıyordu şimdi herkes karniolcu oldu işin garip tarafı ise karniyolu bizden öğrenenlerin bir kısmı gene karşımıza geçtiler...
Adamlara sayemizde ekmek parası kapısı açılmış ama bize savaş açıyorlar.

Dün İnternet bir yazı vardı defalarca okudum adam ne kadar doğru tespit yapmış...

"Büyük insanlar edebiyle, küçük insanlar ihaneti ile veda eder" yazıyordu, kim yazdı bilmem ama yaşadıklarımı doğruluyor...
Gece ayrılık vakti, Hasan bey ile damızlık arıları arabaya koyarken aldığım resim ve zamana baktığımda tam 23:00 mış.
Hasan bey, YÖK bilgi işlem daire başkanlığında.
Hasan bey  ve abisi Levent beye hayırlı yolculuklar artık bende evime gideyim :)
Hasan beyle dağıtılacak memeleri kafeslemiştik ertesi gün yer açıldı memeleri dağıtayım diye çıtayı aldım bir ana arı doğmuş. Bu çıtadaki memeleri kafese almasaydık bu doğan ana arı tüm memeleri bozardı.
Arıcılar veya müşterilerim sabırsızlanıyor, aslında her kutuda ana arı var ama çiftleşip yumurtaya başlamadan alamıyoruz, yani ana arılar hazır olmalı. Bakın elimde memeler var verecek yer bulamıyorum...
Gerçek arıcılar ne demek istediğimi anlar ama yeni başlayanlara bunu anlatmakta zorlanıyorum.
İşlerin yolunda gittiği kutular böyle oluyor...
Bu ana arılar alınıyor...
Minicik dalaklar yumurtalı...
Hazır ana arı kutusu, görüntüsü.
Bu dalakta da polen stoku var.
Bazısı polen stoku yapmış.
Bir dalak az gelmiş ikinciye geçiyor :)
Kutudaki dalakları kopartıp atıyordum en azından küçüleri çıtaya ttuturdum bakalım kopmadan kalacaklar mı.
Ana arı kayıpları gene var, kutular farklı renk ve dört yöne bakıyor, burada 3 kayıp bir ana arı hazır. Normal şartlarda dört ana arının hazır olması gerekirdi.
Bu iki resimde birer kayıpla üçer ana arı alındı.

Cumartesi ana arı toplayacağım, kafeslere kek koyarken Zaim abi benim arılara gidip gelelim dedi. Arılara petekfilan verdik kat atılacakların çıtaları hazır değildi çıtaları hazırla ve şunlara kat koy dedim, sonra kara kovanda bal varmıdır diye sordu gene canı bal çekti anladığım kadarıyla.
Kapağı açtım dedim bir kap ve bıçak getir :)
Ne kadar körük verdiysem arı çekilmedi ve bal alımı kısa sürdü bir dahaki bol zamanda daha çok bal alırız dedim o esnada Zaim abinin hanımı masa hazır buyurun diyetteki adama yapılırmı bu dedim öğlen yemeğini de halletmiş olduk.
Çilekler çok güzel ama saksağanlardan çilek yiyemiyoruz. Hafif kızaranı bile parçalıyorlar sanki kırmızıya alerjileri var.
Zaim abi örtü var demişti, bende bir kaç yere ağ varsa eskide olsa işimizi görür demiştim bir türlü ağ bulamadık
Bu örtünün metresi 3 liraymış.
Çadır gibi hasvada tutacaktım baktım, ölçü almak için çileklerin üzerine serince dedim niya havaya kaldırmaya çalışıyoruz böyle kalsın. Saksağan artık ne yapar bilmem o inekler feci şekilde zeki hayvanlar vuracam yavruları vardır şimdi, sonbaharda haşlayacam onları...
Zaim abiyle geri döndük bir gün öncesi bir kovan oğul vermişti etrafı dolaştım oğul yok. Meğersem boşalan kovanın hemen arkasındaki meşeye konmuş.
Arı burada iki gün beklemiş, konduğu dal kırılmış ve solmuş.
Zaim abimde oğul alımını videoya çekti, bir salkım arıyıda o koydu ruşete.
Kırılan dal kurumaya başlamış yeşil ton ile kuruyan arasındaki fark.
Oğulun bir daldaki parçası...
Pazar akşamı kutuların sonuna geldim, bir ses var otların içinden gelmekte.
Acaba nedir diye gittiğimde sesin neden geldiğini bulmadan tam çalıların dibinde bir oğul daha vardı, bir baktım tosbağa ben haber verdim ne halin var der gibi gidiyordu :)

Cumartesi bir sıraya daldım ilk beş kutuda hazır olması gerek anaların hiç biri yoktu ve hemen o sırayı terk ettim. Gittim başka sıraya...
Pazar günü Sultan beyli den Hüseyin kardeşim geldi.
Saf arı isteyenlerden birinci sıradaydı, kendisine hafta içi haber verdim pazar gelebilirim demişti.

Çok ilginç bir sipariş daha aldım bana yeniden para verdi dediki seneye gene beni birinci sıraya yaz. Parayı aldım, sonradan aklıma geldi seneye çok var ölürmüyüz kalırmıyız dedim ölürsen helal olsun abi dedi :)
Bu paraya da ölünmez ki :)))
Hüseyinide pazar akşamı yolcu ettim, hava karardı akşam akşam bir yağmur...
Kalan damızlıklar bu hafta içi sırasına göre bazılarını ben yolluyorum bazıları gelip alacaklar.

İşçiler bir damızlığı sakatlamış demiştim o sakat ana arı erkek yumurta atıyor, bunuda yavru kapadığında anlıyorsunuz.
Miller metodu ana arı üretimiyle alakalı çalışma bitti sayılır videoları toparlamam gerekiyor. Yeni petekle bu iş olmuyor kesinlikle miller çıtası en esmer petekle yapılmalı damızlık kovana esmer çıta girin ve yumurtalar atılınca kesip çıtaya bağlayın.
Bu sistemde yaşlı larvadan ana arı üretildi şüpheleride ortadan kalkar. Günlük yumurtalı çıtalar anasız ve yavrusun bölmeye verilecek çıtanın iki tarafında polenli çıta olmalı ve arılar beslenmeli varroa mücadelesi kesinlikle ihmal edilmemeli yoksa bölmede açık yavru olmadığı için analar kanatsız doğmasın.
Bu sistemde oturacaktır inşallah. Bir kaç petek kesip bozdum ama bu peteklerin kazandırdığı sevapların, para karşılığı dünyada yok inşallah. Miller çıtası.
Baştan sona kutular iki gün içinde tarandı, bu gün sevkiyat var.
Bazı kişilere ana arılarınızı yolluyorum dediğimde ek süre istenmekte acil bir durum yok ise erteleme yapmayınız. Bu karmaşada yav benim anaları iki gün veya üç gün sonra yolla demek ne kadar doğru, ana arı üretenler size uyamaz siz ana arı üretene uymak zorundasınız.
İki üç yıl önceydi, aklıma geldi Aydıncıktan ana arı yolluyoruz oralarda ana arı işaretleme kalemi bulamadık zaten gurbetteyiz.
Müşterilerden birisi birine beni şikayet etmiş, demişki bu ana arı üretiminde malzemeden çalıyor :)
Sorun nedir analara boya sürmemişiz ve bu malzemeden çalmak olmuş.
Bu yıl tüm ana arılara numara yapıştırıyoruz,
Biraz işi uzatıyor ama boya gibi pul kaybolmuyor, ana arıyı görmek daha kolay.

Bu arada ana arı bölmeye nasıl verilir onu bir işleyelim.
 Öncelikle en garanti yöntem iki üç çıta arıyı boş bir kovana silkeleyin gidenler gitsin beş dakika sonra bu kovana üç ham çıta verin ve ağzını kapatıp serin bir yerde en az 1-2  gün beklesin. Bu sistemde ana arıyı arıların kesme şansı çok düşüktür, yavru yok yiyecek yok, ana arı yok. İki gün sonra ana arıyı verin kek ve şurup verin, kafesin kek bölümünüde açın. En garanti yöntem budur almanların kullandığı bir yöntemdir tabiki yanılmıyorsam.

İkinci yöntem arıları zayıf bölün 1-2 çıta arısı olsun bir yavrulu çıtası olsun ve yavrulu çıtada yumurta ve açık yavru en az olan çıta olmalı.
Bölmede yumurtalı çıta varsa bu bölme 7 gün sonraya ana arı yapabilir, yumurta üç günde larva olur üç dört günlük larvadanda arılar ana arı yapabilir.
Yapılması gereken, bölünen arıda bir yavrulu çıta olacak, ana arı kek bölümü 7 gün açılmayacak, bir hafta sonra gidip yavrulu çıtayı çıkartıyorsunuz arısını silkeleyip memeleri bozacaksınız, ana arı kafesinin kek bölümünü açıyoruz arıyı kek ve şurupla besliyoruz.

Arıcılar çok bilmiş oluyor biz ilk defamı ana arı kabul ettiriyoruz deyip aldıkları anaları üç gün sonra kesip bizi arayıp anaların kalitesiz diyenlere çok rastladık.

Bu arıcılığı bir biz öğrenemedik herkes yalayıp yuttu ona yanarım :)