15 12 2014

ARICILIK, ANA ARI SİPARİŞLERİ...

2015 Yılı ana arı siparişlerini almaya başladım.
Siparişleri daha geç almayı düşünüyordum, sürekli liste ne zaman oluşacak, başladı mı gibi sorular sıklaşmaya başladı, bazı kişilerde para yatırınca işler karıştı. Arıcılar dünyanın en dedikoducu kişileri desem inanmazsınız. Bu dedi kodu meselesinde kadınlar yanımızda yaya kalır, kadınların adı çıkmış...
Arıcının birisi bir iş yapsın, dünyanın öbür ucundan bana ulaşıyor :)
Dolayısı ile benim sipariş listesine giren başkasına bunu söylüyor...
Bu konuda bekleyenlerde bize dönüyordu...
Bazıları bize ulaşamıyormuş, böyle sağda solda laf yapanlar vardı, buyurun ulaşın bakayım, lafla peynir gemisi yürümüyor.
2010 Yılında ilk defa ana arı satacağım dediğimde kıştan ne siparişler vardı, lafta 10 bana 20 bana gibi, 50 -100 diyenler bile olmuştu,baharda böyle diyenlerin hiç birisi ortada yoktu...

Şimdi sipariş verecek kişiler ön ödeme yapacak yoksa listeye almıyorum, ciddi kişilerle ciddi olmayanlar anında eleniyor...

Ana arı siparişi vermek isteyenler, blogun yanındaki ana arı resmini tıklarsa sipariş verecekleri sayfaya götürecek.
Üstteki resmide o sayfaya yönlendirdim...
Alttaki linkte sipariş vereceğiniz sayfa ...
arıbakani@gmail adresine talebinizi iletiyorsunuz.


Bu sisteme geçmem iyi oldu, günlük 50-60 telefon görüşmesi yapıyordum, karşımdaki kim, neler konuştuk arada kaynıyordu. Bu sistemde kimlerle ne yazışmışız kayıt altında, para yatırdığı tarih kayıtlı, benim verdiğim bilgiler kayıtlı...

Bu yıl Gebze üretim yapacağım, dolayısı ile mayıs ayı başı ilk üretim çıkacaktır, mevsim iyi gider bahar erken gelirse bu tarih erkene alınacak ama ben şimdiye kadar yaşadığım tecrübeler, mevsime güvenmeyip, en son tarihi karşı tarafa söz olarak verdim.
2010 Yılında  nisan ayında üretim yapmıştım ama o yıl bahar erken gelmişti...
Dolayısı ile Ali Türk arısı kullanmak için sipariş vermek isteyenler, liste oluşmaya başladı, şu an ilk üretim mayıs başına ve içine talepler alınıyor.

Bu arı bizde olumu diyenlere peşinen söylüyorum olmaz. Bu soruları soranlar kendi bölge arılarını kullanacaklar.
Bu arı bizim bölgede olur mu diyenler ya arıcı değildir yada birilerinin ağzına bakan kişilerdir...
Arıcıyım diyen kişi kendi kararlarını alabilen  ve aldığı kararları uygulayan, kişilere arıcı denir...
Bir arıcılık tanımı daha çıktı :))
Bizi yıllarca bilim adamıyım diyenler kekledi ve hala kandırmaya devam edenler var...

Yoğun bir hafta sonu daha geride kaldı, gelelim hafta sonu neler yapılmış...


Özel arılarım da sorunu olanlar vardı. Sorun bazı nikah işleri kurban bayramına sarkmıştı, dolayısı ile bölmeler zayıf kaldı. Bu bölmeler ana arılar doğmadan bölünüyor, ana arı doğacak, tohumlamaya girecek yumurtaya başlayacak bu süreçte dışarıdan yavru veremiyorsunuz, yoksa ana arı kesilir. Tohumlamadan sonra en erken 4 en geç 10 gün sonra yumurta atılıyor ve acayip zayıflama oluyor.

Bu arıyı kafese alıp, dışarıdan arı verdim birbirlerini kırdılar. Bu sefer arı böldüm bir kaç gün anasız beklettim gene ana arıyı kafese aldım ve birleştirdim. Hafta sonu durumu kontrol etmek için kovanı açtım. Ana arı kafesten çıkartılmış ama iki tane kapalı meme vardı onları bozdum.

Yıllardır kendi damızlıklarımı kendim üretip nikahlarını kıyıyorum :)
Damızlık konusu çok detaylı ve kapsamlı bir konu. Geçen sene 4 damızlıkla bahara çıkmıştım, her sene oranda katlama oluyor. Bu yıl ise arkadaşlarıma verdiklerim hariç, 15 damızlık ile kışa girdim, sorunsuz yollarına devam ediyorlar, ikisi zayıftı arı takviyeleri yapıldı.

Bu özel arılardan 10 tanesi baharda 2 çıta arısıyla satılacaktır, kabul ettiremem sorununu oradan kaldıracağım... 
F1 leri kestirenler oluyor, safı kestirenlerin hallerini düşünemiyorum...

Geçmişte biz bunları yaşadık başkaları bu duruma düşmesin diye özel arı işini garanti olacak şekliyle sonlanacak.

Pelitlide bulunan ana arı kutularını Darıca'ya aldım.
Darıca da bazı arılarda yavru devam ediyor, dolayısı ile köpüklerin kışlaması darıcada daha iyi olur diye pelitliden kaldırdım. 15 Kutu faaliyette idi biri yağmalanmış,
 geriye kaldı 14...
Yıl boyu arı ve arıcılık taşınmaları bitmedi gitti.
Arka planda ise 5 bin civarında göz içeren viyol kaplar var, kanola ekilecek...
Cumartesi pek arı uçuşu yoktu, biraz etraftaki çalılarla uğraşıldı...
Cumartesi pazar toplam iki saat çalışmamışımdır bir sürü yer temizlendi..
Bu yeni açılan sıraya 30 kovan sığar.
Eldiven kullanmama rağmen elim delik deşik olmuş...
Darıcada ilk ektiğim kanolalar yapraklanmaya başladı...
Bunlar 2 bin kök civarında. 7 Viyole ekmiştim.
Geçen hafta 14 viyol kaba ekim yapmıştım, onlarda çimlenmeye başlamış.
Üzerlerini pazar akşamı açtık...
Seramızdaki kıvırcıklar havaya bayıldılar...
Sera konusunda bizimle yarışacak yeni yarışçılar aranıyor...
Kıvırcıklar şahlandı...
Bu arada seramızda acayip delikler oluştu, terleme kesildi...
Kıvırcıklardan sonra ektiğim soğanlar yenilmeye başlanıldı...
Pazar günü hava yazdan kalmaydı.
Arılar kocayemiş çiçeklerinde nektar topluyordu...
Kocayemiş çok kademeli çiçek açıyor, meyve tutanlar var salkımlar da, açmış olan çiçekler var açacak olan tomurcuklar da var...
Bunları izlemek acayip düşündürücü, taa emdiğiniz güne kadar uzanıyorsunuz...
Hayatı bir geri sarmak, bebekliğinizi hatırlamak iyi oluyor...
Enikler annelerini yakaladıkları yerde yumuluyordu...
Pazar günü Ovacık'tayım, bazı işlerimiz vardı. Ovacığa girdim araba par edecek yer yok dedim ne oluyor...
Mevlit varmış, Gebze'nin eski köyleri, şimdi Gebze nin mahallesi oldu. Köylerde adettir düğün mevlit veya bir cemiyet varsa tüm köylere haber verilir, köylülerde cemiyetlere iştirak ediyor.
Resimdeki tatlının adı zerde...
Yemekten sonra, zerde ikram edilir. Benim memleketimde ise yemekten sonra helva verilir mesala...
Anlayacağınız yemek beleşe geldi, pintilerle geze geze, bana bir haller oldu Allah sonumu hayır eylesin...
Gene özel arılarında birisini, Hüseyin abiden hediye ruşete aktardım. Ful bir çıta arısı var, bakalım sonuç ne olacak, bitişiğinde bundan güçlü başka arılarda var.
Sonra Zaim abini yazlığın yolunu tuttum...
Kara kovanı yeni yerine götürmeye çalışıyoruz, iki metre daha bekçiyle taşıdık...
Bahçedeki çilekler soğuklara inat, çiçek açıyor...
Meyvesini olduranlar vardı, kıyamayıp bunlardan yedim...
Olmak üzere çileklerde var yoldalar...
Yoğun bir hafta sonunu daha geride bıraktık...

7 12 2014

GENÇ ARICILARDAN ÜMİTLİYİM....

 7 Aralık pazar...
Arılıkları dolaşıyorum.
Genç arıcılara güveniyorum, geleceğin arıcıları yolda...
Gelecek, yeni arıcılarda...
Arılarda azda olsa yavru devam ediyor...
Bu arılarda stok durumu çok iyi idi ve artık bahara kadar hiç bir şey verilmeyecek...

Ali Türk veya Gebze arısı...
Bizden ana arı isterken sizin arınız bizim bölgemize uyar mı sorusu geliyor, benim arılarım, bu soruları soranların bölgesine kesinlikle uymaz...
Hangi bölgeden olursanız olun bu soruyu soruyorsanız bu arılar sizin bölgenize uyum sağlamaz ve beni boşuna aramayınız. Bu soruları soranlar kendi bölge arılarını kullansınlar niye başka arı ararsınız ki...

Bu arılıktaki arıların durumu oldukça iyi ve artık besleme yok, çıtalar bloke olmuş durumda...
Denizli Mahallemize geçtim arıcı Bekir abi geçerken uğra kıvırcık al demişti.
Gittiğimde kıvırcık ekiyorlardı. Kıvırcıklar 30 cm aralıklarla ekiliyordu.
Bu sera kaç tane kıvırcık alıyor dedim 2200 tane dedi.
Dedim ekim bitmiş gibi ne kadar sürede ektiniz dedim, 2 saatte ekmişler.
Bunu niçin soruyorum, binlerce kanola fidesi yetişiyor, demekki bir kişi saatte 1000 fide dike biliyor :)
 Kıvırcık ekim ve yetişmesindeki püf noktaları yerinde görüp öğrendim...
 Sonra iki poşet kapıp yetişmiş kıvırcıkları toplamaya geçtik.
Biz niye kıvırcık yetiştirmeye çalışıyoruz ki :)
İki poşet kıvırcık doldurduk, birisi benim ikinci poşet İlhami abinin...

 Bu sera havasız havalandırma iyi değil dedi. Havalandırma iyi olmaz ise ne olur dedim, kıvırcıklar mantar yapar ve dipten çürür ve olduğu yere çöker dedi.
Kestiğimiz kıvırcıkların yan taraflarında çürümüş ve çökmüş kıvırcıkları yerinde gördüm.
Kıvırcık ekilen seralar havadar olmalıymış.
Havalandırma olmaz ise kıvırcıklar olduğu yerde yok oluyor, dipten çürüdüğü için çürüdügünü çok geç anlıyorsunuz...
 Bir başka arılıktayım, bugün bu arılıkta şurup verdim.
 Yaklaşık 80 bölme arıya şurup verdim. Arıların stokları fena değildi ama ileride havalar soğuyacak uzun süre yağış olacak gibi raporlar var.
Bende şurup kenarda duracağına bölmelerde dursun dedim.
Bir ruşetin durumu iyi değildi, ona şurup vermedim.Versemde alamayıp yağmalanırdı.
 Bazı ruşetler oldukça iyi...
 Şurup dağıttığımı anlayanlardan biride bambus arısıydı. Boşalan pet şişelerin kapak altına sızan şurupları çekiyordu, oldukça uzun bir dili var ve doymak bilmiyor, depoyu fulledi...
 Bir başka bambus arısı elimdeki şurupları yalıyordu. Bu bambus arısı polen de toplamış.
 Bazı ruşetlerin önündeki dikenler girişleri kapatmaya başlamış...
Bu konuda en etkili alet orak, her alanda çalışır, Parmak kalınlığındaki böğürtlen dikenini bile vurduğunuzda kesiyor hemde hiç zorlanmadan.
 Pire ilacı ve battal boy...
 Köpeklerin iç parazitlerini dökecek haplar. Bu hapları konserve balıkla köpeğe yediriyorsunuz..
 2 Hapı yuttu bile...
Deriden pire ilacı verdim. Yavrularını kullanılmayan bir ahıra taşıdı. Sonrada kaşınmaya başladı. Bende Gebze deki veteriner arkadaşıma gittim oldukça ünlü bir abimiz. Basri abi bu ilaçları ver dedi uyuz mu' diye sordu dedim uyuzluk yok.
Kaşıntı geçmezse demekki uyuz o zamanda uyuz için fulimetril etken maddeli ba-tcik verilecek, 5 gram kafata sırta ve kuyruk sokumuna deriden dökülecek....
 6 Aralık cumartesi Darıca'da çalıştım.
Ektiğim çilekler çiçeklendi ve çilek bile vermeye başladı...
Havalar soğudu...
Çiçeklenme bir taraftan da devam ediyor...
Kanola çimlenmesi...
Toprağın üzerinde kalsa bile çimleniyor...
 Daha önceden çimlenenleri bu hafta naylon örtü altından açıga çıkarttım...
Yaklaşık 2 bin fide hayata şimdilik viyollerde tutunmaya çalışıyorlar,ilerleyen günlerde ormana nakledilecekler, burası sıcak iyice bir köklensinler...
 Makro çekimler...
Kanola çimlenmesi...

Kanola çimlenmesi....
 Cumartesi günü beni bayağı uğraştıran işlerden birisi yeni kanola ekimleri oldu.
14 viyole daha kanola ektim...
Her viyolde 300 göz var...
Her göze elle tohum atmaya çalışıyordum, biraz sonra kayış sıyırdı, elimle serptim gitti, sanki tohuma paramı vir dik :)
 At at bitmiyor...
 En iyisi serp gitsin....
Bir viyolu mum eritme buzdolabine koyduk bakalım o nasıl olacak...
 Binlerce kanola fidesi ekimi tamamlandı.
Tarlmız yok ne yapalım, hobi kanola ekimi böyle olur...
Ortasına kazıkları çaktım...
Üstüne naylon gerdim...
Sonuçları merak ediyorum....
Biraz daha kurtsuz zeytin topladım.
Zeytinin selesi var, salamurasını da yaptım.
İlhami abiye salamura ne zaman yenir dedim, ayvalar çiçek açınca dedi :))

 Serada son durum...
Cumartesi serada delikler açmıştım...
Hemen alt tarafımızda sera var, iki tarafı açık bizimki sauna gibi terleme bir türlü bitmiyor...
Bu kıvırcıkküflenmiş, ve çürümüş işi bilenler küf değil mantar diyor ve sebebi havasızlık...

 Bu arı arılıkta acayip çalışıyordu. Dedim galiba yağmalanıyor arada bakıyorum polenli giriyor. Girişe elimi sürdüm biraz yapışık gibi bulaşıklık var. Dedim yağmalanıyor... Kovanı açtım yağmalanma yok.
Arılıkta sıradan kontrole devam ettim bir kovan yağmalanıyordu.
Musluğunu kapattım.
Akşam üzeri yağmalanan kovanı İlhami abi ile açtık....
Çıkan bizim çok acayip çalışan kovana gitti...

 Polen gelişi güzeldi...
Birde beyaz polen geliyor onu nereden buluyor bilmem...
Ruşetlerde sorunsuz çalışıyor, bu ruşet açlıktan ölürken yakalamıştım, arısını yarısı öldü ama şu an durumu gene iyi...