15.11.2017

ARICILIK VE AVCILIK KASIM AYINDAYIZ...

Kasım ayına girdik ve çulluklar azda olsa gelmeye devam ediyorlar. Bu hafta uzun gagalılar ile görüşmüş olduk. Sinan Koç çulluk avcısı, acayip mutlu oldu :)
 Bu hafta sonu Gebze'de sıgırlık merasındaydık. Yıllardır arı koymuyorum. Bir ara arıyı pürene buraya getiriyorduk. Sığırlıkta hala açık püren vardı.
Bu arılık kış buyu burada kalacak görünüyor plakalara göre İstanbuldan bir arıcı. Arılar çok sıkışık konmuş, aslında arılar yola doğru dizilse daha güzel olur  böyle birbirine girmezdi diye düşündüm.
 Güzel bir baraka yapmışlar, yan tarafta kümes yeri vardı.
 Ocakları oldukça ilginç sanki demirci körüğü gibi.
 Bu arıcının masasında yemek yedik ve tüpünde cay demledik.
 Şu an arılar kocayemişe çelışıyor.
 Daha önce arı koyduğum yerin alt tarafına Yörük Halil'in çadırı çökmüş.
 Yörük Halil asfalta daha yakın bir yere yeni mekan tutmuş buraları terk etmiş.
 sığırlıktaki açık pürenler.
 Bir çoğu yanmış ama son soğuklar geldiğinde püren kalmaz.

 Bir başka arılık daha bu arılıkta çok sönen kovan vardı, boşlar arka tarafa alınmış.
 İşin ilginç yanı tüm kovanların muslukları kapalı kattan çıkış verilmiş. Bu kovanlar izmit plakalıydı.
 Sehbalarda sönen kovanlar arka tarafa yığılmış şimdiden oldukça yüksek kayıp var.
Arıcılık takip istiyor hiç bir zaman saldım çayıra mevlam kayıra dememek lazım. Basit detaylar  arı kayıplarına neden oluyor. Bazende basit detaylar arıyı kurtarmakta.
 Tavşanlı merasındaki incirlerden bu haftada incir yedik. Hala ağaçta olğunlaşmayan incirler var ama havanın soğumasıyla artık olgunlaşmaları zor görünüyor.
 Bu incirden iki sene öncesi kalemler almıştım hem çelikleme yaptım hemde yarma aşıda kullandım.
Kalem aşılarıda çeliklemelerde ikinci yılda meyve verdiler. Aşılarda hala olgunlaşmayan incir var.
 Bu incirlerden ortalama üç ay incir yeniyor.
 Beyaz incir siyah kadar uzun incir vermiyordu bu yıl buda üç aydır incir vermekte.
Avda yemekler şimdilik evden gitmeye devam ediyor.
Darıcada İlhami abinin çaydanlık sarıca arı tuzağı :)
İmzikten giren arılar şuruba düşüyor bir daha çıkamıyorlar.
Geçtiğimiz hafta sonu kışlayacak ana arı kutularını Darıcaya aldık.
Ortalıkta bir minik bir ruşet duruyor bir kontrol ettim damızlıklardan birisi sürünüyor balı kalmamış.
Acayip bir soru, arıya zehir içirsek olmaz mı, dene bir gör bizde öğrenelim.
Bahsedilen zehirin etken maddesi flumetrin, sadece arıya minicik oranı temas ettiğinde öldürüyor. Kovana verilen miktar 0.3,5 bu binde 3.5 oluyor. Bu oranı aştığınızda erkek arıları hemen öldürüyor, bazı işçi arılarıda öldürmekte. Bu şahıs neyin kafasını yaşıyor bilmem, zehirin arıya içirilmesini nasıl düşündü veya bunu düşünürken ne içti bilmem...
Hemen damızlığı bir ruşete almam lazımdı. Bir bölmenin anasını öldürüp damızlığı kafese aldım ve anasını öldürdüğüm ruşete verdim.
Seneye bu işleri sezon içinde yapmam lazım sezon bittikten sonra ruşete almak çok zor oluyor, birde ruşete aldığım damızlıklara kutu terkleri gidip girmeye çalışıyor, sonuçta damızlık kaybı yaşıyorum.
 Arılarda polen geliyor yavru durumu azalmaya başladı.
 14 Kasım günü bu arılara koyu şurup verdim, bir tur daha verilirmi bilmem kasım ayının 20 sinden sonra yeni bir soğuk dalgası geliyor artık pastırma sıcakları zor gibi :)

 Yarım çıtalarda arı kışlatmak zor, bir kaç ruşette yarım çıtada yavru var çıtayı boşa alamadım.
 Çoban hastalandı, tavuklar akşamları beni bekliyor ama içeride yumurta yok :)
Kuru kuruya yem vermeye gidiyorum :(
Trabzon hurmalarını oldurmanın püf noktası, poşete koyup içinede bir elma koymak gerekiyor. Aynı gün ağaçtan alınan hurmalar taş gibi dururken benim hurmalar olgunlaşıp patladı.
Bazı yerlerde ağaçlarda bırakıyorlar bu hurmaları. Kilosunun 3 lira altına düştüğünü görmedim, 6 liraya bile satanlar var.
 Bu mevsime geldik dikenli salatalık hala veriyor. Hibrit salatalar çok nazik, seneye hibrit salatalık ekmeyeceğim.
Kış kapıya dandı bizim acı biberler hala çiçek veriyor, rengi değişen biberi alıyorum. Bu arada kasım ayınıda yarıladık, kışa doğru gidiyoruz.

6.11.2017

ARICILIK 2017 KASIM AYINA GİRDİK.

 Havalar kasım ayına girilmesiyle birlikte bir kaç gün acayip düştü.
1 Kasım günü işyerimiz otoparkındaki arabaların camları buz kaplıydı. Bir kaç gün sonra geceler ve gündüzler yeniden ısındı.
 4 Kasım cumartesi günü arada yağmurda yağsa bayağı arı karıştırdım. Bazı kovanlarda aşırı bal vardı, bazı kovanlara balları taksim ettim.
 Ortalama 3-4 çıtalık bir arı yavruları bırakarak terk etmiş.  Bu yıl yağma faaliyeti fazla.
 Yağma ve terk olan kovan.
 Sıkıntıya girmeyecek kovanlara sırlı balları taksim ettim.
Bu hafta sonu bir dostumla telefonda sohbet ederken durumu anlattım. Bence şurup daha iyi dedi bana görede risk alınmayacak kovanlara şurup verilmez. Elimizde damızlık kovan var, buna ben sonbaharda niye şurup vereyim, şurup demek yağma olduğu dönemlerde risk demektir.

Yağmalar genelde şuruplamadan sonra olur, arı verilen şurubu gece bitiremedi ise ertesi gün sıkıntı vardır. Genelde zayıf arı yemliğe toplanır savunma azalır ve tarlacılarda şurubu çekerken hırsızlar bir taraftan kovanı boşaltmaya başlar.

Elmizde ballıçıta yoksa bile ben sobaharda damızlığa şurup vermem. Şurubu güçlü bir kovana ver alsın çıtalara koysun. Bu şuruplu çıtayı götür damızlığa yavruya bitiştir gitsin.

Sohbetin sonunda abi sen her şeyi başkasına yaptırdın dedi güldük.
 Ballı çıtalar dediğim gibi damızlıklara dağıtıldı. Sırlı ballar.



 Bir çıta ful balda bu kovana girdim. 2014 Yılında tohumladığım Yasmin damızlık. Bu ana arı  4 sezon bitirdi, bakalım 2018 baharına çıkacakmı. 4 Kasım tarihinde meme başlangıcı vardı. Zannedersem artık spermde bitmeye başladı arada erkek arılarda vardı. Hatta doğan bir erkek arı vardı kafasında da varroa var, alt resimlerde doğacak erkek var.
 4 Kasım günü sütlenmiş memeyi bozdum yavruya bir sırlı bal dayadım ve kapadım.
 Bu resimde doğmak üzere bir erkek arı var doğan erkek kafasında varroa vardı. Bir iki tur daha varroa mücadelesi yapmamız lazım.
Bu yıl işleri oğluma devrettim sayılır, ortalıkta teknik direktör gibi kafamıza göre takılıyoruz :)
 Slovenya'dan gelen 03 damızlıklardan uzatmalarda üç tane tohumlama yapmıştım, iki tanesi yoluna devam ediyor, birisi olmamıştı.
Damızlıkları bölmelere almakta geç kaldım en az 15 tane damızlık kaybı yaşadım. Bu damızlık açısından bakıldığında felaket bir kayıp. Tecrübe bazen sökmüyor, geç kalmıyacaksın...
Bölmelere aldığım damızlıklar hala kendi nufusunu değiştiremedi.
 Anasız kovanlara giren böcek, bnu sefer zayıf kovana girmiş ve ölmüş.

 Bahçe  işlerinde sona geldik, bu yıl ilk defa altın çilek ürettim. Boşu boşuna kovayla su taşımış olduk, altın kirazdan bir şey anlamadım.
 Acı biber üretmek için oldukça uğraştım diyebilirim. Nisandan bu taraf geçen süre 8 ay oldu gün olarak 180 gün geçti bizim biberler kış geldi yeni coştu.
Biber üretmekle alakalı bir yayın gördüm bazı acı biberler 150 günde üretilir yazıyordu bu süre bana dar geldi :)
 Arıların yanındaki bahçede son ürünleri topladım, kendi ürettiğim domateslerin tadı aldığımız bahçe domateslerinde yok.
 Bir mevsim daha maziye gömüldü, ömrümüz olursa seneye kaldığımız yerden devam ederiz inşallah.
 Eylül ayında Niğde'den getirdiğim üzüm çeliklerinin yapraklarını kopartıp saksılara ekmiştim. Birisi filizlendi diğerleri canlılığını koruyor bahara hepsi filizlenir inşallah.
Yaprak açmayan çelikler. Köle doyuran diye bildiğimiz iri taneli üzüm çeşidi, sofralık.
 Bahçe işlerinde bazı önemli püf noktaları vardır bunları bazılarına söylediğimde bilmiyordum ilk defa duydum diyorlar. Oldukça geniş bir kitleye ulaşıyorum bildiklerimi yazıyorum ama bu noktayı yazdığımız hatırlamıyorum.
Bazı ağaçların gövdesi bir türlü kalınlaşmaz. Bu ağaçlara baharda veya yazın bıçak atmak gerekiyor. Keskin bir bıçağı dipten dallara kadar bıçakla kesmek gerekiyor. Ağaç kısa sürede kesikten genişleyip kalınlaşıyor.
 Genelde genç ağaçları ben böyle boydan boya keserim. Bitkilerde sonuçta canlı, onlara zarar verdiğinizde kendilerine göre savunma sistemleri var. Yarayı kapatıp kendilerini tedavi ederken, yaralanmalara karşı kendilerini geliştiriyorlar.
 Boydan boya çizdiğim fidanlardan birisi.
 2016 Yılının eylül ayında bu yabani armuda aşılama yaptım kalemler tuttu ama filizlenmemişlerdi. 2017 baharında filizlendiler şu an neredeyse 2 metre filizleri var.
 Yapılan aşılamada iki kalem kullanmıştım ikiside tuttu. Seneye kalemler birleşir gibi.
 30 Eylülde yabani kiraz ağacına bilindik bir kirazdan aşılama yaptım. Bu resimler 4 Kasımda çekildi, kalemler hala canlı. Sanki filiz verecekler gibide ağarmaya başladı.
30 Eylül 2017 yarma kiraz aşılarım, takip edenler bilir bu aşıların kalemi yapraklı filizlerden oluşmuştur.
Bu aşıda ağarmış, seneye bunlardan kiraz bile yerim gibime geliyor :)
4 Kasım günü avda dalından incir yedik. Bu incirden çelikleme yaptım en az 10 fidan yetişti bazıları ikici yılında meyve verdiler. Aynı ağacın kalemlerini yarma aşıda kullandım, aşılarda ikici yıl meyveye durdular. En az 2 ay bu ağaçta bitmiyor genelde üç ay kademeli meyve veriyor.
 Hafta sonu avdayız, ekibimiz oldukça sağlam.  Hep taban eti yiyecek halimiz yok, bazen tavşan etide yemek lazım :)
Öğlen molası ve yemek hazırlıkları başlar...
Sarışın bu gün aşçımız(Tayfun Alboğa)
Yemekte neler yok ki, hepsini yazamıyorum ama çulluk, bıldırcın ve üveyikten oluşuyor.
 Yemek beklemek, zor...
Melih Kıyak, gözleriyle yemeği götürüyor...
Yemek olmaya başladı, herkes başına çöreklendi.
 Boğaz kavgası başladı, bu gençlerde büyüğe saygıda yok :)

 Güzel bir hafta sonu oldu ve son pastırma sıcakları yeniden bizlerle. Bir daha soğursa kış kapıda demektir.
 Doğada doğal istiridye mantarı buldu bizim birader.
Zannedersem mantar üreticileri, ürettikleri mantarların atıklarından  türemiş.
Benim paşa küçük kardeşi  babi ile. Paşa henüz bir yaşına girmedi ama arama tarama şimdilik süper gidiyor.
Drahtar köpekleride kıskançlık zirvede, birlikte olduklarında acayip gaz yiyorlar.
Gebzeliler derneğinde akşam akşam balığın ağzındaki yavruları, yavruluğa aldılar seyrettik. Minicik balık yavrularını ağzında günlerce başkaları yemesin diye saklayıp besliyormuş. Herkesin dünyası farklı...
Belediyede sabah kahvaltısı, simit ve bal, mesaiye devam...