23 10 2014

ARILIKTA SON RÖTUŞLAR DEVAM EDİYOR...

Gebze Eskihisar kalesi ve Eskihisar mahallesi...
Dr İsmail abimin arılıktan görünümler...
Gebze Eskihisar kalesi...
Gebze Eski Hisar kalesi ve eski hisar feribot iskelesi...
Hafta sonu sezonun en soğuk günüydü ama arılar polen çekiyordu...
Dr.İsmail abinin arılarına dadanan sarıcalara kurduğum tuzaklar bayağı etkili oluyor. Bu tuzak nedendir bilmiyorum çok müşteri çekiyor...
Diğerleri nedense rağbet görmüyor...
Giren var ama yukarıdaki tuzağa fazla giriliyor, geçen senede aynısı olmuştu bunun sırrını henüz çözemedim, tuzaklar arası en fazla iki metre mesafe var.
dolan tuzağı boşaltıp yeniden sarı gazoz koydum yerine astım...
Bir sürü sarıca .....
Bir sarıca arı bile acayip kovana zarar veriyor, bir çoğu bir araya geldiğinde zayıf kolonileri çok rahat söndürüyorlar...
Yeni gazozda biraz yüzüp çıkmak isteyen bir sarıca arı....
Darıcaya geçiyorum, hala salatalık vermeye devam ediyor, bahçenin son turfandaları....
Bu yıl ilk defa bahçe işlerini gereği gibi yapmaya kalktık, yılların bahçıvanıyım diyen birisi vardı, diyorki seneye sizin fidelerden alacağım, uygulamaya bakmıyor, bahanesi bizim fideler iyi imiş :)
İnsülin enjektörünü rahat kullanmak için iğne bölümünü kesiyorum, bazı işlerde doz çok önemli...
Allaha şükürler olsun, kimyager gibiyiz:)
Bazen kendimize bazen başkalarına lazım oluyor, propolis çözeltisi hazırlıyorum.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=851.msg5308;topicseen#msg5308

Arıbakanı forumda propolis çözeltisi hakkında gerekli açıklama ve tarifler var.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=496.msg4026#msg4026
Hafta sonu Darıcadaki işleri bitirdikten sonra Pelitliye geldim, etrafı bu yıl hiç gezememiştim bir dolaşayım dedi. Papatyalar çiçek açmış sanki bahar gibi...

Civardaki pürenlere baktım, gezdiğim yerde fazla yok asıl püren arılığın üst tarafında burası alt tarafa düşen yerler.
Pürenler seyrek açanı var geçeni var....
Pürenleri ziyaret eden arılar vardı...
Hava rüzgarlı arı zaten tedirgin yaklaşmadan kaçıp gidiyorlar...
Son baharda püren arıların nektar ve polen kaynağı.
Pürenlerin farklı renk tonları var, eken açanı var, geç açanı var. Püren doğal bitki örtüsüdür ve her yerde olmuyor, olan yerlerde ise roman vatandaşlarımız kesip kökünü kurutuyorlar. Kesim yapılırken aralarda bırakılsa iyi olur bu hiç düşünülmüyor...
Ormanda yabani bitkilerden birisi, kuşlar için yiyecek. Bazı kişiler bunu demleyip şeker hastalığına karşı içiyorlar...
Görüntüsü süperdi, tadını pek anlayamadım....
Kuşlar yediğine göre bizede dokunmaz diye düşünüyorum.
Kocayemişler bu yıl sanki erken açmaya başladı gibime geliyor, bazı seneler kar yağar çiçek açardı, demek ki yağışları iyi alırsa erken açıyor.
Birazda koca yemiş yedim. Doğada olduğunuzda bir sürü doğal yenecek şey bulabilirsiniz...
Bir ara sofi amcaya yenen otları sayıyordum, yav ineklere ot bırakmadın diye bana kızmıştı :)
Kocayemiş çiçekleri, salkım, salkım....
Sofi amcanın yeri bu binanın altında kaldı. 15 Dönümdü bu bina devasa bir şey 38 bin metra kare kapalı alana sahip. Pelitlide dev bir arşiv oldu. İçerisi çelik kasalarla dolu...
22 Yıl bu binanın olduğu yerde arılarım kışlamış, bahara çıkmıştı, hepsi mazi oldu...
Yerlerde ölen arılar üzerinde bazı böcekler vardı, nedir anlayamadım, sanki örümcek türü bir böcek...
Gündüz arı açmak oldukça sıkıntılı, bir kaç kovan açıp ara veriyorsunuz. Ara vermelerde biraz arılıkta kuzukulağı topladım, sofi amcam görmesin...
Burada yazın 200 göz ana arı üretim gözü vardı, kademeli olarak hepsini birleştirdim ruşet kovan haline getirdim bayağı bir plastik çıtaya çalışan ruşet oluşturdum. Seneye ana arı işine girerken direk bölmeler yapmayı düşünüyorum.

Ana arı üretim işinde ilginç diyaloglar oluyor.Ana arı pahalı diyenler var.
Yabancı ülkelerde f1 ana arının en ucuzu 20 avrodur, ortalaması kalite üretim bir yer ise 30 avro, 40 avroyada f1 satan işletmeler var.
Ortalama fiyatı aldığımızda 30 avro olan ana arı bizim paramızla 90 lira üzerine satılmakta. Avrupadaki arıcılar bu parayı verip kovanına f1 ana arı koya biliyor. Üstelik Avrupa birliğinde bal bizden daha ucuz.
Ülkemizde ise ne kadar ana arı ucuz ise o kadar makbul oluyor...
Ana arı olsun da nasıl olursa olsun...

Biraz yüksek fiyat duyanlar balın kilosu kaç para biliyormusunuz diye söze girip kendisini haklı çıkarmaya çalışıp kulis oluşturmaya çalışanlar var.
Sanki bilmeyenler, ana arı satıcıları ana arı almayanların kafasına silah dayamışlar ille bu fiyata ana arı alacaksın diyor zannedecek...
Kimse kimseden ana arı almak zorunda değil.
Eskiden olsaydı ana arı nasıl üreteceksin bilgi yoktu, şimdi tüm ana arı üretim teknikleri defalarca kişiler tarafından yazılıp paylaşılmış, ağlananlar ana arılarını kendileri üretsin...
Eskiden ana arı üretimi nasıl yapılır, öğreteni tehtit ediyorlardı, o günleride gördük...

Bu yıl 2014 için yazıyorum, ağustos ayıydı, birisi mail atıp abi ben ana arı almak istiyorum, parasını şimdi yatıracağım ana arıları 2015 yılının temmuz 20 sinde almak istiyorum diyen birisi var. Defalarca okudum yanlış okumuyorum arıcı 11 ay sonrasına ana arı bağlantısı yapmak istiyordu...
Bir türlü cevap yazmaya elim varmadı geçenlerde yazıştık, bana o zaman ana arı lazım önceden bağlantı yapmadan senden ana arı alınmıyor dedi. Bu mailin hatırına ne zaman istersen sana ana arı var dedim içimden:)

Bir kaç gün öncesi bir başka müşterim bununla alış verişimiz oldu. Abi ben 2015 mayıs ayında ana arı için sıraya gireceğim parasını şimdi yatırsam indirim olurmu dedi...
Cevabım, malisef indirim olmaz, seneye bindirim var dedim. Abi bindirimden kurtulmak istiyorum bu seneki fiyattan hesabına geçiyorum dedi bizde eyvallah dedik...

Anıları bırakıp arılığa geri dönelim, köpük kutularda sayıyı 50 civarına düşürdüm, hazır ana arı demek baharda bir koloni demek. Tabi elimizde hazır ana arı kalırsa, bir iki bir iki ha bire hazır ana arıları eksiltmeye devam ediyorum. Hazır ana arıların kanatlarını kesmişim, kutuyu ancak kutu dışına kadar terk edip geriye dönmek zorunda kalacaklar...
Ana arısını aldığım köpük kutuların arısını zayıf plastik ruşetlere silkeleyip birleştiriyorum.
Bu plastik ruşetlerin her bir çıtası inşallah baharda bir bölme gözüne konulup ana arı üretimi yapılacak.
Hafta sonu arılık genel olarak bir toparlandı, gündüz fazla arı karıştıramıyorsun, hangi kovanı açsak yağmacı arılar üşüşüyor...
Birleşen bölmelerin ara bölmelerini boş ruşetlere dizdim.Artık kışlama moduna girdik sayılır, arılıkta aç arı var mı onu tespite çalışıyorum. Normalde genel durum stok olarak iyi ama arada gözden kaçan olabilir...
Hava zaten serindi birde yağmur bastırınca hemen Zaim abiyi aradım abi, köye gidebiliriz.
Zaim abinin boş kovanlarını arılandırıp ana arı kabul ettirmiştim onlarıda teslim ediyoruz. 5 Dakika sonra telefon geldi Zaim abinin annesi fenalaşmış...
Gelemiyorum hastaneye gidiyoruz dedi.
Ben zaten arıları kapatıp arabanın yanına taşımıştım, arıları arabaya attım istikamet Ovacık....
Arıları yerlerine koydum, hemen ateş yaktım invert şurup olana kadar arıları açıp sıkıştırdım, yemliklerini ayarladım.
İki teneke invert şurup yaptım birinci tenekeyi hemen varildeki suya koyup soğuturken ikinci tenekeyi hazırladım. İlk soğuyan şuruptan tüm arılara servis yapıldı. İkinci şurupta kaynadı hazır olunca indirip depoya aldım.
İnvert şurup olurken yapılacak iş yok, önce üzümlere sonrada çileklere daldım. Nihayet işler bitti akşamı ettim.
Hafta içi mesai sonrası arılarla çalışma zamanım yarım saate düştü.Akşam 18:00 arılıktayım, 18:30 akşam ezanı okunuyor.8-10 kovana bakamıyorsun yani. Arılıkta yer değişimleri devam ediyor. Artık sıra gezmelere geldi sayılır...
Yok mu bizi davet edecek olan bre diyoruz.... :)

18 10 2014

ARICILIK... EKİM 2014 DE YARI OLDU...

Sonbaharda arıcılık...
Arıcılık ve ekim ayını yarı ettik bile. Gündeme geri dönüyoruz, bayramda geçti. Biz ise gündenden uzakta kaldık.Bu paylaşım bir hafta öncesinin olması lazımdı, Düzce gezimizi öne aldım.
Zamanında paylaşılmayan bilgilerin sonradan bir anlamı kalmıyor. Arıcılıkta zaman çok kıymetli...
Bu yıl bir kaç kez püren resmi çektim ama kafama göre boş bir vakit bulamadım. İlk defa güzel pürenlik alana girip resimler videolar aldım.
 Arılar nektar ve polen topluyor...
 Burası Gebze organize sanayi içinde kalan bir yer, içeride arı koyacak yer yok...
Zaten dışarıda bir yer olsadı bu pürenler çoktan süpürge olmuşlardı bile...
Pürenleri kesenlere engel olunamıyor, bu işin çıkar yolu nalburlara püren süpürgesi sattırmamak, o zaman kesenler süpürgeyi kime verecek...
 Pürenler havalar müsaade ederse bir ay daha açık kalır, soğursa kavrulabilir...
 Kısa sürede aldığım resimler içinden seçtiklerim bunlardı...

 Darıcadaki arılarda yavru durumu daha fazla. 5 Çıtalık bir kolonideki yavru durumu. 8 Çıtalık bir kovanda 5 çıta yavru vardı 2 çıtasını arısıyla bölüp aldım.
 4 Çıtalık bir ruşette 2 çıta güzel yavru vardı...
Bu kovanda yavru durumu oldukça az. Gürcistandan geçen yıl gelen bir arı vardı ondan bir tane ana arı üretmiştim, yavru çıkan yere şurubu basıyor. Bende yavrulu çıtasını alıp, ful yavru çıta verdim :)
 Gürcü arının yavru durumu. Bu arada gürcü arıdan bir kaç ana arı üreteyim diye ruşetini açtığımda ana arıyı bulamadım, geçen sene bir sürü destekle bahara çıkartmıştık...
Bir kaç ana arı üretseydim daha iyi olurdu, ne kadar değişik arı varsa bana göre erkeler açısından zenginliktir...
 Köpük kutularda toparlanmaya devam ediyor. Hala arı böle biliyorum ana arı sorunum yok.

Bazı 3 çıtalık bölmelerde üreme azaldı,araya boş esmer çıta giriyorum...
Kışa hazırız aslında...
Bal kemerleri güzelleşiyor...
 Darıcada ürettiğimiz Trakya'nın meşhur, hasabey kavunu. Çok tatlı olur içi kırmızı kabuk incedir.Dışı yeşil...
 Hasanbey kavununun dışı yeşil içi kavun içi rengi demek bu oluyor :)
 Yıllar öncesi aldığım bir çakı, bulsam bir kaç tane daha alırım.
Çatal bıçak,kaşık acayip işe yarıyor...
Ayrıla biliyorlar...
 Bu yıl Zaim abiden çok çilek yedik, bizde seneye çilek yetiştirme çalışmalarını başlattık. Bu çilekler balkonda bile yetişir.
Saksıya sığmayan çilekler kollar atıp çoğalmaya başlamışlar bile. Seneye bakalım bizi neler bekliyor...
Olmamış bir karpuz. Olduğunu karpuz sapının bitkiye bağlandığı yerden anlarız. Biz kulak deriz kaşık gibi bir parça var o kulak kuruduğunda karpuz ben oldum der. Birde bizim makas veya sındı dediğimiz sağa sola sarılan ve tutunan parça var o kurursa karpuz gene olgunlaşmıştır...

Bize bunca iş arasında başka işlerle nasıl uğraşıyorsunuz diye soranlar var.
Aynen doğru çok yoğun tempoda çalışırım. Dinlenmek için bir yere uzansam yarım saat uğraşsam uyuyamam, kıvranır dururum. Yattığım yerde şu yapılacak, şunu şöyle yapayım gibi bir sürü plan kurarım ve yatamam.
Bahçe işleri bize öğrencinin teneffüsü gibi gelir.
İşten yorulduğumuzda başka işle uğraşmak insanı dinlendiriyor, deneyin göreceksiniz...

Hafta arası Dr.İsmail abim aradı, Aliciğim bir kovanda ana arıyı göremiyorum diyor.
Yavru var mı diyorum, var desede bu durum bir kaç kez tekrarladı.

Dedim yarın arılarına bakacağım.
Gittiğimde manzara hiç hoş değildi, girişler sonuna kadar açık. Zayıf arıya sarıca arılar girip çıkıyor, tabir yerindeyse kovanın içinde cirit atıyorlardı.
 İlk çektiğim çıtada ana arıyı bulup öldürdüm, yanımda götürdüğüm 2014 ana arıyı kovana verdim. Güçlü kovandan bir çıta yavrulu arılı çıta zayıfa aktarıldı.
Kovanlar birisi aç, diğeri fena değil hemen bakkala gidip şeker, ve sarı gazoz aldım.İki kovanada şurup yaptım, sarıca tuzaklarına sarı gazoz doldurdum, bu işlem geçen hafta yapıldı yarına kontrol yapılacak bakalım durumlar ne oldu.
 Girişler daraltıldı...
 Bahçede karıncalar cevizi yuvaya taşımaya uğraşıyorlardı :)
Bir kaç ceviz kırıp, giriş civarına attım, bahçeden topladığım cevizlere, ayvalara el koydum...
Giriş daralınca zayıf arıda savunma yerini aldı....
 Kocayemişler olmaya başladı...
Ağaçlar kocayemiş meyvesinden yıkılıyor...
Bu yıl ilk defa kışa girecek bölmelere iyi bakıyorum bahara İnşallah bayağı bir arı satışı yapacağım.Şu an bölme sayımız 200 üstüne çıktı ben bittim, bölme işlemi hala bitmedi...
Bölme başına 4-5 litre koyu şurup verildi. Çıtalarda ağarma ve sırlama devam ediyor. Artık sıradan kontroller gerekiyor arada stokları olmayanları bulup onları beslemek gerekiyor.Bir çok bölme bloke olmuş araya esmer çıta giriyorum...
 Bu bölme çok kısa sürede şurubu çekiyor, resim çekeyim diye açtığımda fark ettim. Acaba yemlikte kırıkmı var dedim. Ertesi gün kontrol edilecek.
Aç arılar, kuduz gibi :))
Bölme arılarım...
Aynı güçte yan yana iki ruşet, burada şurup duruyor...
İlginç tabi ki...
Ertesi gün kontrol ettim yemlikte kırık filan yok bir yemlik daha doldurdum. Bu işler tabiki gece yapılıyor gündüz kesinlikle bu mevsimde besleme yapılmaz. Her taraf yağmacı arılar tarafından dolar ve ortalık savaş alanına döner...
Tekrar ruşeti açtım tüm arılar dizilmiş şurup çekiyordur diye hayal etmiştim ve resimlerini çekeceğim...
Yanılmışım, arılar örtüden yemliğe salkım yapıp yemliği anında boşaltıyorlar...
Az geç kalsam bu yemliği de bitireceklermiş...
Sezon bitti son rutuşları yapıyorum, havalarda soğumaya başladı, bakalım Mevla neyler, neylerse güzel eyler...