17 09 2014

ARICILIK EYLÜLDE YAPILANLAR

13 Eylül 2014 tarihinde Yusuf Şimşak'ın bal hasadı yapıldı ve bal sağımına kalamadık. Kendi arılığımda işlerim oldukça karışık.
Hala arı bölüyorum, bir taraftan kış stokları için besleme yapıyorum, İlhami abiye bile çoktan beri gidemiyorum, Darıca burnumun ucu ama..
3 Çıtalık bir bölme arı. Bazılarına göre bu arıların tamamı bu kışı çıkartamayacak, adamlar çok biliyor. Bunu diyen adamın arılarında böyle yavru var mı çok merak ediyorum...
3 Çıtalık ruşet kovanlarda, iki çıta yavru var. Büyük olasılıkla yılbaşına kadar bizde yavru devam eder.
Sonbahara girdik kışa doğru gidiyoruz.Arıların stokları hemen bir günde oluşmaz.Arılara şurup verdim hemen şimdi kekmi şurupmu vereceğiz diyenler var. Arının balı varsa kendine güveni olur ve yavruyu kesmez, kenar çıtalar boş olsa arı rahat yavru yapamaz.
Kışa yaklaştıkça bal kemerleri kalınlaşıp yavru alanı azalacak ve kışa girilecek. KovaN veya ruşetlerde tüm boş ve fazlalık çıtalar alınmalı ve arılar toparlanmalı.
Geçenlerde biriside arıları çok aşırı beslemişin yazmıştı, bir başkası arıların aç demişti. Konuşun bilmeyen sizi arıcı sansın:)
Bir çıtaya göre benim gibi birisinin arılığına veya arısına yorum yapılamaz. Benim sezon boyu en az 10 kovanda meme belenmesi yapılıyor.Bir taraftan bu kovana kapalı yavru takviyesi yapıyorsun. Meme besleyen bir kovana kesintisiz 3 gün şurup veriliyor, ver ver nereye kadar kovan bloke oluyor. Bu kovandaki bloke çıtaları bölmelere balı olmayan kovanlara servis ederiz.Yukarıdaki çıtada büyük ihtimal onlardan birisidir. Arıda eteklerdeki açık stokları yukarıya çeker altına yavru basar, bu çıta bölmede bu hala gelmiş ama bu bölmeye bu çıta geldiğinde ful şurupmuştur...
Gel şimdi bir çıtaya göre yorum yap.
Birde yaptığımız işlemleri ilk defa yapmıyoruz, yılların birikimi var.
Elimde torsek erkekleri var, fakat bir önceki yumurtaları arılar taşıdı ve zor duruma düştüm, yeniden yumurta temini yapıldı, yumurtayı gönderende bana sinir olmuştur nereden bende önemli bir damızlık var dedim diyordur...
Bu üçüncü yumurtalar, özel bir damızlıktan daha önce Yasminin kızlarının yumurtasını gene temin etmiştim kızlar rengarenkti, demekki kullanma meleziydi. Bu damızlığın kızları tek tip, zaten damızlık olarak temin edilmiş, hepsi birbirinin kopyası aynı çıkıyor.Torsek erkekler ile torsek kızları buluşturacağım. Bu seneden kopyasını kenara alıp koyayım istiyorum ...
Çatlayan yumurtalar..
İyiki gelen yumurtaları ikiye bölmüşün anasız kovanın birisi gene yumurtaları taşıdı, petek gözlerinde bir tane yumurta çatlamaz mı çatlamıyor işte, bu gibi durumlarda anladım ki tek kovana bağlanmayacaksın...
Bu memeleride bir başka ruşete miller olarak bıraktım.
Arıcılıkta bir çok ilk gerçekleştirdik, başkalarına geçmişte yumurta vermiştim, şimdi başka yerlerden yumurta alıyoruz:)
Yumurtadan kopya çıkartmak ise bizim işimiz...


Bu yıl dünya kadar el demiri kaybettik, kovanların her tarafı ot, yağış hiç kesilmedi.El demirini boya olasa boyamak daha güzel ama kırmızı bantta sarılabilir. Hatta kırmızı beyaz bant süper oluyor, bu bantıda Yusuf'un elektirikçisinden gasp ettim de denebilir, adam kabloya bant sarıyordu, dedim elinde fazla bant var mı, var dedi, iyi o zaman dedim ben bunu alıyorum :)
Beyazı var mı diye keşke sorsaydım, şimdi aklıma geldi....
Hafta sonu artık son ana arı memeleri dağıttım. Bu yıl erkek arı kesilmedi, hala erkek arı var, hayret etmemek imkansız. Bunun nedeni zannedersem yağışlar, kurakta erkek yetiştirmek ve erkekleri korumak çok zor oluyor.
Köpük arı kutularda zayıfların ana arısını alıp yanındaki ile birleştiriyorum. Tanıdıklardan acil ana arı isteyen olursa geri çevirmiyorum. Hazır ana arıların büyük bölümünü kendi yaptığım bölmelere kullanmaya başladım.
En son nasıl sonlandıracağız bilmem, herhalde bir güçlü kovana kat koyup araya ızgara, bu çıtaları dizip yavruların sökülmesini beklemek olacak.
Plastik çıtaya çalışan ruşetlerde ara bölmeleri alıp, üç gözü bir ruşete döndürmeye devam ediyorum.
Köpük kutuların keki hiç eksik olmamalı, ilk defa bu yıl bu kutuklarla çalıştık.Baştan biraz bocaladık ama toparlamamız sezon sonunu buldu...

Hafta sonları çok kıymetlendi. Mesai sonrası arılıkta çalışmak için yeterli zaman kalmadı. İş o kadar çok ki aslında hiç boş durmuyoryum, hiç bir şey yapmamışım gibi geliyor bana.

Bu hafta sonu daha önce görmediğim bir hadise oldu.
Bir gün önceden böldüğüm arıyı bölünen kovanın 2 metre ötesine koydum ve kapattım. Ertesi gün bölme kovanı açtım, uzun süre arılar çıkmadı, geri dönüşü düşünerek en az 3 çıta arı bölmüştüm, ne kadar geriye dönerse dönsün benim hesaplarıma göre bir çıta ful arı kalmalıydı.

Arıda bir hareketlenme oldu, birden eski kovanla sanki kontak kurdular, bölmede ne kadar arı varsa böldüğüm kovana akın etmeye başladılar, ben ne kadar girderse gitsin bir çıta arı bölmede kalır diye tahmin etmeye devam ettim. Akşam üzeri bölmeyi açtım ki üç beş arı kalmış, öbür kovanı açtım arı bölündüğü için çıta yok, örtüden aşağıya salkım yapmış. :(

Acemi arılar bile eski kovana oğul gibi göç ettiler, yeniden aynı kovana arı götürdüm ve ağızlarını kapattım bir kaç gün dursa da gene bunlar yolu biliyor götüreceğim başka arılığa...
Sonuçta arı bölüyorsun  bu arı bu bölmeye yeter diyorsanız arıyı arılıktan uzağa götürmelisiniz yoksa arı rezil oluyor.

Pazar öğle yemeği için Memiş abiyi aradım abi, bir porsiyon ızgara at birazdan oradayım.
Gittiğimde bizim belediye başkanımız ilçe başkanımız ve mahalle başkanları tam kadro Memiş abinin mekandalar.
Bazıları mesayi arkadaşım bazıları akrabam oluyor. Acayip sürpriz oldu...
Memiş abinin mekan çok güzel.Hala oğlu Bayram Kurt'ta oradaydı.Ailecek gidilebilecek bir yer,ormanın içi. Piknik alanı...
Tuğrul bu kadar ızgara sana çok değilmi diye yemeğime göz dikti ama yedirmedim...
Arı kuşları arılıklara çöreklenmiş vaziyette.
Ben arılığa girince arı kuşları uzaklaşıyor demek ki bayağı tırsmışlar. Her geçen gün kalabalıklaşmaya başladılar.Yağışlar geliyor inşallah sonları olur ve bir an önce buraları terk ederler...

Birde şöyle düşünüyorum dışarıya gidip gelen arılar zaten ömrünün sonuna gelmiş, kovanda tüketici olacaklarına, arı kuşları nasiplensin diyorum...
Tabi bunlar çaresizlik söylemleri, tepemi attırmaya devam ediyorlar eyleme kalkışa bilirim....

Bir çıta arı, bir ayda ne kadar güçlendirilir. Yayınladığım videoyu görenler burada bir çıta arı bile yok diyebilir, ama arılığınızda arınız çok ise ana arı kabulünden sonra bu arıya bir ay gibi sürede ne kadar güç katarım bir görelim. Yazının başında yazdım, biz konuşmayıp yaptıklarımızı paylaşıyoruz diye...Bu video tüm arıcılar için sezon boyu çok önemlidir.


15 09 2014

ÖZEL ARI SATIŞI VE ARICILIK İŞLERİNE DEVAM...

Hasan Alperen arıcı.
Hasan abi ile 2011 den beri alış verişimiz vardır. Alt linkte ilk tanıştığımız haber var, yıllar nasıl gelip geçiyor...
4 Yıl gelip geçmiş.Hasan abi 4 yıldır benim ana arıları kullananlardan...
Linkte bizim Bilecik ekibide var, Kadir ve Erdoğan'lar...
 http://bengittim.blogspot.com.tr/2011/06/aricilik-ve-2011-mayis-ayi-bitti.html

Ana arı üretiminde ben kendim çalıştığım için istediğim hedefleri tutturamıyorum. Az üretseniz de çok üretseniz de masraf aynı oluyor. Sayı yüksek olmalı, yoksa az üretim kar ettirmemekte. Ben bir yıl öncesi tek başıma daha çok ana arı üretmiştim bu yıl oğlumla aynı sayıyı yakalayamadım...

Çalışırken kendimi ne kadar yırtsam olmuyor ve hedef küçültüp daha az yorucu işlere yöneliyorum arı satmak gibi...

Ana arı üretimi olacak ama şimdiki gibi yırtınmayacağımı düşünüyorum tabi baharda ayarlarım bozulmaz ise...
 Özel iki çıta arı satışımızda olacak.Hasan abi seneye kendi ana arılarını kendi arısından üretmeye karar verenlerden...
Çoktan beri bendeki kutunun numunesini istiyordu, zaten ne yapmış isem büyük firmalar tarafından hepsi kopyaladı.
Hasan abiye birde 6 çıtalık kutu hediye ettim. İçinde hazır f1 ana arısıyla birlikte.
Elindeki ruşette ise özel 2 çıta arı var, 2 çıta arı alana ana arısını hediye ediyorum.2 Çıta arının fiyatı ise 500 liradır, tek çıta satışım yok....
Hasan abi eşi ile birlikte gelmişlerdi, akşam yemeğe kalmadan geri döndüler...
Yolcu yolunda gerek, ne yapalım, yemek işi başka zamana kaldı.
Hasan abiyi yolcu ettik, peşinden bir arı alıcısı daha...

Hasan abi ile müşteri gelmeden kovanı hazırlayıp, çıtalarını sabitlemiştik.
Arı müşterilerimiz o akşam bizi dinlendirdiler, her akşam koşturmaca devam ediyor...
 Yeni kalfa bu sıralar kazan kaldırdı.Aç aç verimli olamıyormuş beni düşünüyor :)
Depo boş biz su'mu yakıyoruz dedi.Bende kebapçıya götürdüm.
Ben lavaş tereyağı ve şahane peynir var onlara bakıyorum, İlhami abi,cağ kebabının birisini uçurmuş bile...

Ne kadar yese bir şey değişmiyor...
Hakkımda kalfana bakmıyorsun lafları çıktı bakın buyurun ustasına bakmayanlar, ustansınlar....
 13 Eylül 2014 Kestane balı hasadı var.Allah ne virirse her şeyin hayırlısını virsin....
Yusuf Şimşak arılığı...
Arılığı bir gezdim ben bu gün burasını bitiremem diyordum, yanıldım, bala çalışan arılar kestane balını yiyip kata 3-4 çıta yavru yapmışlar....
 Bu yıl bölünüp gelişmeyen arılar var pek inceleyemedim ama mayıs ayında 2çıta arıya hazır ana arı verilmiş hala arı yerinde sayıyor...
Yusuf ben çözemedim dedi, çözülecek gibi de değil yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında köpük ruşetler ve arılar gelişmiyor, polen sıkıntısı bu yıl hiç olmaması lazım...
Arı ırkıyla alakalı diye düşünüyorum ama en zor gelişen kafkas bile bu durumda katlaması lazımdı....
 Ben 07:30 da arılığımda yapılacak işleri halledip, 8:30 gibi Gebze'den çıktım. Saat 10:00 gibi Yusuf'un mekandayım...
Yusuf ehli keyf arıcı hala yatıyor :))
Bahçede bir misafir vardı, kayınçosu, bal hasadı yapacağız dedim adam imammış işi duyunca kahvaltıya bile kalamadı vın çekip gitti...
Bal yenecek deseydim balın faziletini anlatırdı kesin :))
Kavaltı filan derken neredeyse saat 12:00 gibi işe başlayabildik.Köydeki çalışacak kişi gelene kadar, benim kalfa İlhami Uyar,12:00 işten çıkıp bal hasadına yetişti...
 Körükçüm süper, hiç bir körükçüye İlhami abimi değişemem...
 Yusuf ile Zaim abi arasındaki ortak nokta bal sever olmaları....
Balı gördüler mi acayip mutlu oluyorlar....
Arılıkta bir kaç tane akdeniz kırması vardı bir kaç iğne yedik.Akdeniz veya İtalyan kırması arılar, kovan içindeki her çıtaya polen koyabiliyor.
Bizim basın mensubu, öğleden sonra aramıza katıldı, bir sürü video çekti, güzel resimler çekmiş, ilerleyen zamanda arşivimizden yayına konulacak.
Millet magazine ne kadar hasta yav :)
Birisi yandan çıta balı gösterip benide çek diyor...
Kovanların başında ayarımız kaçtı, birazda biz poz verelim dedik, burası son sıra, yarım saat sonra resimi neyle çekinelim dimi...
Sonbahar nektar kesilmiş biz her zaman olduğu gibi çift kot pantolon, çizme, eldiven ve kalın  maske giyinmeyi gene unutmuşuz :))
Kameramandan fazla iğne yiyen olmadı ben bir kaç iğneyle bal hasadını bitirdim.
Kara kovan balı ayırmıştım kendime arılar bulmuşlar, bana bir şey bırakmadılar....
Namkörler sizin  yükten kurtardık, sırtınızdaki balı aldık, böylemi teşekür edilir....
Arabanın camı, bal kokusunu alan arılar çılgına döndü, nedense bize dokunmadılar, çünkü onların derdi baldı, biz değil....
Hafta sonu cumartesi gününü Yusuf'a ayırmıştım. Ertesi güne yapacak çok iş olduğu için bal sağımına kalmadım. Pazar günü dinç olmalıydım, pazar yaptıklarımızıda paylaşırız bir kaç güne kadar, bazı kişiler şurup verdiğimi görüp şimdi kekmi şurupmu sorusu soruyorlar arının balı yoksa kekle stok olurmu, stok hemen bir iki günde oluşturulur mu, arıcı kışın yaklaştığını görüp arılarının bal stoklarını yaptırma başlamalı.
Pazar gününe ait resimleri seçmiştim ama çok uzun olacak diye başka paylaşıma bıraktım, acayip arı kuşu var....
Ben şimdilik resimlerini çekmeye çalışıyorum, böyle giderse tüfeği götürüp biraz kortkutmak lazım gibime geliyor....
Önümdeki ruşete çarptı, kovanlara girecek inekler...