25 01 2015

ARICILIK GEZİLERİ, ALANYA... ARICI MEHMET TÜRKER

 Yıllardır tatil yapmamıştım, sezon başlamadan bir fırsat çıktı, değerlendirdim süper bir tatil yaptım, her şeyi ile dolu dolu geçti...
Alanya'dayım...
Akdeniz insanı aynı Akdeniz gibi sıcak ve sevecen, yada bana öyleleri denk geliyor...

Arıcılığa yeni başlayan Mehmet Türker ile buluşup ayrılana kadar zaman nasıl geçti anlayamadık...

Arıcılığa başlayan Mehmet Türker arı aldığı kişiye bana arıcılığı öğret demiş.
Ustası bu iş anlatılmakla olmaz, googleye Ali Türk yaz ve onu takip et demiş. Orada her şey var...(bu arada en ufak şeyleri sorma hastalarına duyurulur, biraz okuyun bakın okuyarak kendisini geliştiren bir arıcı Mehmet Türker)
Acayip gururlanıyorsunuz, birilerine bir şeyler verebilmek, yol göstermek oldukça sevindirici...
Boş vakitleri internette bizi araştırmakla geçmiş. Mehmet beyin hanımı olayda endişeleniyor, bu adama bir haller oldu, acaba gerçekten arıları ve arıcılarımı izliyor, sürekli tedirğinmiş gülüyoruz...
Aynı şey Muhteşem abi içinde olmuştu, bir gün Muhteşem abinin eşi Meral ablam, bana bak bir gün bu Ali Türk bayan çıkarsa karışmam diye tehdit etmiş garibimi :)
Mehmet Türker arıcılık kursuna gitmiş, kursta senin videolarını  izlettirdiler dedi, tabi bazı kişiler biz bunumu izlemek için kursa geldik gibi laflar edildiğini anlıyorum, geçmişte arı resmi bulamıyorduk şimdi video bulup bunayanlar var :)

Geçen yıl  Mehmet Türker bize ana arı siparişi verdi.
Bazı olumsuzluklar yaşadık teslimat biraz gecikti...
Ben onu, o beni tanımıyor...

Durumu bazı arıcılara anlatmış demişler internetten alışveriş mi olur, sen dolandırıldın...
Biraz gecikmelide olsa arıları yolladım bu seferde, sipariş 10 muş ben 15 yollamışım...
Ana arıları kabul ettiren Mehmet Türker kolonileri susam balına götürmüş, susamda bal hasadı yapılmış, Susama 8 Çıta giren arılar 5 çıtaya düşmüş, bu seferde 5 çıta arılarını pürene bırakmış...
Pürene 5 çıta giren arılardan 3-4 çıta püren balı almış...
Başka arılarım da var daha kuvvetli onlar pürende bal yapmadılar dedi.
2015 Yılı için bir kaç ay öncesinden 30 ana arı istemişti, inşallah mayıs ayı başı ilk üretimden ana arılarını yollayacağım.

Geçen sene yaşadığım olumsuzluklardan sonra dualarıma şunu ekledim, yarabbi beni kimselere mahcup etme...
Aslında siz ne kadar didinir yırtınırsanız Allah yardım etmedimi hepsi boş. Biz bu bölümü es geçiyoruz anlayamıyoruz.

Sohbete geri dönersek, Mehmet beyin bir tespiti var, aslında çok doğru...
10 Tane arıcının 9 tanesi çok bilmiş ve yeni bilgi kabul etmiyor dedi. Bilenler zaten öyle oluyor...
Çok bilenlere bakıyorum bal alamıyorlar arılarını söndürüyorlar...
Ana arı konusu açıldığında ise fiyat kaç para, fiyatı duyan çok pahalı deyip almıyormuş...
İşin garip tarafı ise beğenmedikleri yeni arıcı onları solluyor, bunu hazmedemiyorlar...
Şimdilerde Ali Türkün anaları nasıl diye sorup duruyorlarmış...
Bunu bu yıl Düzce de çok net gördüm.
Yerel, ekotip ve kafkas  arılarla çalışanlar kestane balında sıfır çektiler, Engin Altın benim ana arılarımı kullanıyordu, kovan başı ortalaması 14 kilo kestane balı aldı, işin garip tarafı buda yeni arıcı, sıfır çekenler çok bilen eski arıcılar ve aynı köydeler araları 500 metre...Bu 500 metreyi mera farkı var diyenler için yazdım...

Böyle bir durumda ana arı ne kadar pahalı, arıcı karar vermeli.
Mehmet Türker sonuçları görünce ana arı bence pahalı değil demekte...
Zaten ağlanıp sızlananlara kimse zorla ana arı satmıyor, babanızın arısını ve anasını kullanın, sizi başka şeylere zorlayan mı var...

Geçenlerde kendi aramızda bir konuşmada Avrupa da bal ucuz ve her arıcı f1 ana arı kullanıyor, Hemde balı bizden ucuza satmaktalar ana arıyı benim sattığımdan daha pahalıya almaktalar, kaliteli bir F1 ana arı Avrupa da 30 avrodur ve dediğim gibi her arıcı kovanına f1 vermekte...


Aynı konular Adana'da Muhammet Doğan ile sohbette dile geldi.
Muhammet benim arılarımı 3 yıldır kullanıyor ve memnun.
Bir hadiseyi aktardı, geçen yıl birisi benden aldığı ana arıları kestirmiş, ertesi sene Muhammet diyor ki arılarını böl ben kabul ettireyim, sonra götür, sen bir yerde hata yapıyorsun. 5 Ana arıyı bölmelerine kabul ettiriyor ve arılarını götür demiş.
Arıları götürürkende bak hocam bu arılar zayıf bunları başka bir yerde kuvvetlendir, Akdeniz arılarının içine sokma diyor. Arıcılarımız çok biliyor ve arıları güçlü arıların içine götürüp yağmalatmış sonuç gene sıfır...
Suçlu ise benim kalitesiz ana arı üretmekteyim...

Bir bölgede birileri başarılı oluyor birileri olamıyorsa kendi arıcılığını sorgulamalı...
Şuna varım benim arılarım sizin bölgenizde olmayabilir, ama hemen yanında birisi bu işi başarıyorsa işin şekli değişiyor.
Ben yaptığım işten eminim...
Kaliteden ödün vermem, gözden kaçırdığım bilmediğim ana arılar olur onlara not düşerim f2 diye ve ana arı yollarken genelde o ana arı hediye gider ve giden kişiye de haber veririm bu arı f1 olmayabilir, f2 dir derim.

Arıcılık kavram olarak şoförlüğe çok benzemekte...
Dün cebine ehliyeti koyup yola çıkan çok iyi sürücü olabilir, yıllardır cebinde ehliyet olan arabayı yerinden kaldıramıyor...
Arıcılar başkalarını kötülemekle kendilerini geliştiremezler, hatalarını bulmak zorundalar...
Bu ana arı kalitesiz, bu arı burada olmuyor, gibi söylemler, kendinizin arıcı olmadığının aslında itirafı...
Neden, derseniz aynı arıyla yanı başınızda başarılı olunuyor bir düşümün...

Yanı başında aynı arı ile başarılı olunurken, başarısız olanlar aslında arıcı değilmişiz diye çaktırmadan bağırıyor. Başka yerde suçlu aramanıza gerek yok aynaya bir bakın nerede hata yapıyorsunuz derim...

Yaşanan olumsuzlukları topladığımızda yukarıdaki tespitler ön plana çıkıyor.

Bir gün Yusuf Şimşak ile sohbet ediyorduk. Sohbette ustası da vardı. Dediki bu sanatkardır, buna şu duvarı yap de, yapsın, sonra yaptığını yık de, kahrolur...
Sanatçıya yaptığını yıktıramazsın, aslında ticari düşünse yıkacak gene parasını alacak, yapacak gene parasını alacak dedi ve sıra bana geldi...

Sende sanatkarsın, benim sanatkar olduğumu nasıl anlıyorsun demiştim.
Dediki sen ana arı satıyorsun, müşterin  ana arıyı kestiriyor, normal şartlarda sen yenisini satman lazım ama adama nasıl kestirirsin diye kızıyorsun, buda göstermekteki sende başka şeyler var, yani sanat karsın....
Gerçekten birisi ana arılarını kestirdim dediğinde kan beynime sıçrar, acayip bozulurum, nedendir bilmiyorum, sanatlada alakası bana göre yok, bana güvenen ve alış veriş yapan birisinin başarısız olmasını hazmedemiyorum...

Uzun süre internete giremeyince çenem acayip düşmüş ama bunlar genel tespitler ve çok önemli...

Önemsediğim bir şeyi daha yazmam lazım, yazılanların tuzu biberi olsun bari.
Geçen sene Engin Altın abimize 30 ana arı verdim. Bir yıl önceki aldıklarından zaten kovan başı 14 kilo kestane balı aldı ve her yıl koloni sayısını artırıyor.
Aynı köyden iki gençte arı sayısını artırmak için çalışmaktalar. İsimlerini vermeyeceğim belki alına bilirler aslında alınmasınlar, konu çok önemli yoksa bu açıklamayı yazmazdım.

30 Adet Engin abiye ana arı gitti 8 tanede gençlere gitti.

İş yoğunluğu da var, ne zaman yolladım hatırlamıyorum gene telefon geldi, dedilerki 4 tane acil ana arı lazım. Benden ana arı alan kişiler bir terslik olmuş ise ölen ana arıyı hemen karşılamaya çalışırım çünkü bölünmüş arı var anasız bekliyor...

Hemen Engin abiyi aradım abi köye ana arı yolluyorum sende fire var mı dedim.
Engin abi dediki daha ben keklerini açmadım...
Gençlerin hatası neymiş acele etmeleri ve bunu bana karşı olanlar aleyhime kullanıyor...

Sonuçta Ali Türk'e ne kadar saldırırsanız saldırın bir şekilde yoluna büyüyerek devam ediyor.
Çıkarım için Allah'tan başkasına eğilmem, basit ve dünyalık şeyler için kişilere yalakalık da etmiyorum inşallah...
Bizi kötüleyenler ileride sizide kötüleyecek bunları hep görmekteyim...



 Mehmet beyle yemekten sonra Alanya kalesine gittik. Ülkemizdeki en büyük kalelerden birisi imiş, 6.5 km uzunluğunda surları var.
 Hem gezdik hem konuştuk, süper bir gündü.
 Resmin arkasında liman ve kızıl hisar var....
 Harika manzaralar, seyretmeye doyamıyorsunuz....
 Kale içi denilen yer, mahalle ve halen ikamet ediliyor. Bazı kişiler eski şekliyle restoreedemedikleri için yerlerini satmaktalarmış...
Alanya kalesini özel bir yayın yapıp resimleri paylaşacağım, çok ilginç ayrıntılar özel yayında sizlere sunulacak. Yolunuz düşerse buraları görmelisiniz...
 Kale içinde ilgimi çeken evlerden birisi, Amerikalı birisine aitmiş.
Her yıl Amerika'dan 20 öğrenci 15 günlüğüne buraya gelip gidiyormuş.
Alanya'dan bir aşçı yıl boyu maaş alıyor fakat 15 gün yemek pişiriyor...
Acaba diyorum gelenler niçin geliyor ve 15 gün durup gidiyor veya gelenler kimler bir sürü soru işareti oluştu bende...
 Kale girişindeki bank gemi şeklindeydi hoşuma gitti, resimledim.
Bu kale acayip stratejik bir yer. Tarihte burası hiçsavaşla alınmamış.
Birde ilginç bir şey anlatıldı, kale içinden kız almak veya vermek konusunda, düğüne yakın cingar çıkıyormuş durup dururken, bana göre batıl inanç...
Anlatılanlar ise mutlaka bu sorun yaşanıyor olması...
Mehmet bey ile günü bitirdik, ayrılırken bize bir kasa avakoda  ikram etti.
Her şey için teşekürler, Allah razı olsun...
Mehmet Türker inşallah İstanbul Feshanedeki arıcılık festivaline katılacak, sanaldaki arıcıları orada görecekmiyim diye sormakta...

21 01 2015

ARICILIK YOKLAMASI BAŞLADI, SUSMAYIN SUSTUKÇA SIRA SİZEDE GELECEK...



 Akadeniz gezisi başladı. Denetleme ikrama göre notlanacak...
Adana Sarıçam'dayım.Arıcı Muhammet Doğan 3 yıldır bizim ana arılarımızı kullanıyor.
Mahalle içinde bizim yöre arılarını bakmak imkansız diyor.
 Adana'da Adana kebap yenilir, başka bir şey istesen ayıp olur.
 İkramlar süper, bu sıra susanlar var, sustuklarında kurtulacaklarını sanıyorlar. Susanlara da sıra gelecek bizden kimse kurtulamaz mesafe tanımayanlardanız...
 Buralarda turunç limon yerine kullanılıyormuş, denedim süper...
 Arılar iş başında...
 İzzet ikramda sınır yok, Muhammet'ten nasıl kurtulacam bilemiyorum. Öğleni yedik akşam ve burada bu gece kal demeye başladı. ..
 Yolcu yolunda gerek....
Daha bir sürü yer denetlenecek....