çam balı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çam balı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.10.2018

ÇAM BALINA GÖÇ DEVAM EDİYOR...

 Bu yıl bahar için yapılan plan 15 kovanla Muğla'da kışlayıp erken oluşan erkeklerle birlikte kovanları Gebze'ye getirip ana arı üretimine erken girmek istiyordum.

Planlar o kadar değişti ki inanılmaz hale geldik.

Hedefler değişti madem arımız var balda alalım...
Madem buraya gelindi bir tur damızlık üretimi yapalım...
Madem gelip gidiyoruz az arıyla değil arıların tamamını getir, bu Salih'in teklifi :))
Sonuç iki seferde 70 parça arı şu an Bodrumda...

Ülkemizin her yerinden çam balına Muğla'ya gelmeler devam ediyor.

Cuma günü izin aldım gidecek arıların üst örtülerini değiştirdim, bir posta daha varroa için ilaç verdim akşam zaten erken oluyor ve havalar serin erken toplanıyor arılar kimseyi çağırmadım. Akşama kadar ortalıkta turlayınca yoruldum. Bilali aradım neredesin dedi yoldayım eve gidiyorum iş arıyorsan gel dedim :)
Sağ olsun arıları birlikte yükledik. Akşam 7:30 gibi yola çıktım, sabah bodruma 4:30 gibi vardım, Salihi kaldırdım arıları indirip ayrıldığımızda saat 5 ti...
 Bu sefer yalnız gittim, genelde iki saatte bir mola verdiğinizde yolculuk sorunsuz ve dinç kalıyorsunuz.
 İki seferde getirdiğim arılar 70 parça...
Bir çok kişi aracımızı soruyor, bendeki Opel Viaro, Reno trafikle hemen hemen her şeyi aynı.
Bendekinin koltuğu dikilmiyor, koltuğu katlandığında ön koltuğa dimdik yapışanı var o şekilde olanlar daha fazla kovan alır. Bendeki koltuk sadece öne yatıyor alttan bir sıra kaybediyorum, birde sıra düzenini bozuyor bir sırada oradan kayıp oluyor.
 Kovanları indirip araziye dizdiğinizde sizde şaşırıyorsunuz bu kadar kovan bu arabaya nasıl sığdı diye...
Sabaha kadar uyamadım acayip sivri sinek var arıların yanına gittim bir sıradan kontrol yapayım diye ayakta duracak hal kalmamış orada bir ağaç vardı altına bir yattım öğlen olmuş...
 Bir kaç arı açtım kovanları yokladım hepsi ağır, fazla ağarma yoktu ama tüm çıtalar ballanmış.
 Arkadaşım Salih istersen çamın dibine arıyı sokarız diyor o zamanda yavru tamamen biter polen gelmez. Bulunduğumuz yer hem ova hem çam polende geliyor çam balıda...

 Bazı çıtalarda daha çok polen vardı.
 Arı balı doldurmuş sıra geçiyor...
Yeni getirdiğim arılar aç, fazla balları yoktu, açtığım kovanlara bindirme yapınca kontrolü bıraktım, Aziz Mumcu'yu aradım. Abi ne yapıyorsun dedi bal alıyorum yardıma ihtiyacın varmı yok dedi ama ben illede yardım etmek istiyorum diye ısrar ettim :)
Arılarımın yanından ayrılıp, Aziz abiyi ziyarete gittim.
 Bal aldık, bazı kovanlarda yavru iyice düşmüş. Bal gelmeye devam ediyor, yavrulu çıtadaki balı almaz iseniz yavru çıkan yere bal doluyor ve yavru sıfırlanıyor. Balı aldıkça ana arıya yavru imkanı sunuluyor.
 Bazı kovanlar kasnakta karakovan balı yapıyordu.
 Bal Muğla'da bir haftadır gelmeye başlamış daha önceleri öylesine bal geliyordu dedi Aziz abi.

Bu çıtada kapalı yavru varmış, bal geldikçe yavru sökülen yer ballanmış ve çıtada artık yavru bitmiş bir kaç göz yavru kalmış.
Arıcı işi gücü bırakmış malzemelerin hatalarını gideriyor. Maskeler olsun başka malzemeler olsun malzemeyi yapanlar arıcılık yapıp bu yaptıkları malzemeleri kendileri bir kullanması lazım. Kafa maskesi ileriyi görüyorsun yürürken alt tarafı göremezsin çünkü beyaz.
Aziz abi kafa maskesinin çeneden altını kesip koyu renk tül dikmiş...
Orjinal maske ile arıcının kendisine uyarladığı maske yan yana.
Cumartesiyi bu arada yedik. Pazar günü bizim arılara baktık.
Benim arılar iyi bal çekmiş süzmek için şartlar uymadı, yeni götürdüğüm arılar zaten aç gittiler.
Benim arıların bir çıtası eski bal ile yeni bal bariz belli ve yavru alanı daralmış ve yavru çıkan yere bal basılıyor.
Hemen bir plan yapıldı, ballı çıtaları yeni gelenlere aktardık, boş çıtaları ballayanlara verdik iki taraf içinde iyi oldu, balı olmayanlar beleş balı buldular ve getirdikleri balı koyacakları yerleri zaten var. Sıkışıp bal koyacak yer bulamayanlara da zır boş esmer çıtaları verdik.
Bal çekme farkları öne çıktı. Salih kendi arısına göre hesap kitap yapıyordu.
Senin 4 çıta arının çektiği balı bende 6-7 çıta ancak çekiyor dedi.
Kovanları düzenledik...
10-15 Gün sonra bal hasadı yapılacak inşallah.
Bir kaç kovan boşa dalak asmış, kopartıp kenara köymuştum tamamen karınca sarmış. Birde bal alınırken ballara arı gelmiyordu, Aziz abinin balların üstünü hiç örtmedik.
Muğla'da arılara kek verildiğinde yavru daha çok oluyormuş bunun sebebini düşündüm sanırım buldum. Aziz abi bana bir teneke kanola balı verdi arılarına kek yaptır ve mutlaka ver dedi.
Kanola balındaki polen bana göre arıya yavru yaptırmayı artırıyor. Gene aynı durumu Muhteşem abi ile görüştük, bir arıcı arısını ayçiçek balı ile besliyormuş şuruba oranla çok yavru yapıyor dedi, bunlar yaşanmış tecrübeler.
Ülkemizin bazı yerlerine ay sonuna belki kar yağacak bazı bölgelerde ise durum bu bal hasadı var, yağmur yağarsa yeni bir bahar olacak eğede yıl başına kadar.
Konyalı birisi varmış milasta. dediğine göre 4 bin çuval şekeri kek yapıyorlarmış. Çoluk çocuk acayip çalışıyorlar.
Kanola balımız ve iki çuval şeker öğütüldü...
Bal donmuş ama eğe sıcaklarında tereyağ kıvamına gelmiş. Karılan kekleri, 800 gr, 900 gr gelecek şekilde kısa sürede poşetlediler. Keklerimizde tamam Aziz abime sonsuz teşekürler. Bu arada bizim Salih resimlerin hiç birinde yok :)
Kekler paketleniyor.

Çam balını bulan İlhami abi oldukça mutlu...
Mutluluk budur :)

26.09.2018

ARICILIK EYLÜL BİTERKEN...

 Bu yıl bir miktar arı ile Milas Bodrum arasındayız...
Bölgemizde arı geç geliştiği için sıcak bölgelerde kışlamak gerekiyor. Baharda ana ve damızlık üretimine erken başlamam gerekiyor. Hatta bir tur damızlık üretimini Muğlada yapmayı planlıyorum şartlar uyarsa.

Uzun zamandır alışverişimiz olan Salih Güngör ile görüştüm 15-20 kovan getirsem bakarmısın dedim. Abi 15-20 kovanın nesine bakılacak getir dedi :)
Bir kaç gün sonra ayarımı bozmak istedi, abi sana 150 kovanlık yer hazırladım hepsini yükle gel diyor...
İnsanın gözü aç oluyor. 15 götürecekken zaten 33 götürmüşüz.
Gebzeden 8:30 da çıktık, gece 4:30 da Milasa vardım.



 Varroa mücadelesi yapıyorum o kadar dengesiz yorumlar atılıyor saçma sapan bazıları tam geri zekalı bunu yazmak isttemezdim ama yazmadanda olmuyor. Kıldan yünden sorular, ben sadece yaptığımı paylaşıyorum anlayan bir kaç gün sonra senden Allah razı olsun diyor, zeka sorunu olanlr soru üzerine soru soruyorlar.
Yıllarca arıcıyı kerizlediler uyandırmaya çalışıyorsun adam kerizlik yapmaya devam ederse kendi haline bırakmaktan başka çare kalmıyor. Yaptığımız videoda ve uygulamada her şey çok net ve anlaşılır.
Bir gün önce yavru çürüğü ile bir video yayınladım, akşama birisi soru yazmış faceden, abi antibiyotiği nereden bulurum, ilk işim vatandaşın profiline girip engelledim ve yorumunu sildim.
Böyle soruyu akıllı adam sorar mı, daha önce yazmıştım adamlar yasak olan esrar eroini buluyor, bizimkiler satılan ilacı bana soruyor...
 İlginç yorumlardan birini bir veteriner atmıştı onunda yorumunu silip engelledim.
Veteriner arılar bu hale gelene kadar neredeydin diye sana ne benim nerede olduğumdan...
Veteriner efendi bu arılar mayıs sonu kestane balı için şileye, Şile'dende Trakya'ya ayçiçeğine gitti. Arılar baldan bala girdi, bala çalışan arıya ilaç verilmiyor, bal hasadını yaptığımız günden bir gün sonra ilk uygulamayı yapmıştık ama arılarda bu kadar varroa olmuş ne yapalım...
Kimisi sürdüğümüz ilacın fırçasına taktı, ben bir numara fırça ile de 5 numaralı fırça ile de bu işi yaparım...
Süreceğim miktarı, sonuçta göz kararı uyguluyorum.
Süleyman Çevik abi seni esefle kınıyorum, bana fırça numarası soranlara abi badana fırçası yaz diye gaz veriyorsun beya :))
 Saat 5:30 gibi arıları indirdik hava aydınlanmadan açtık. Bu kadar arı minibüse nasıl sığdı inanamıyorsun.

 Salih bizi çorbacıya götürdü, çoba içtik geri döndük arılara bir daha bakalım dedik bir baktık birisini açmayı unutmuşuz.
 Arılarım en yakın çiçeklerden işe başlamışlar :)

 Bir gün sonra Salih tüm kovanları açıp fazlalık çıtaları almış arılara birde kek vermiş. Gözümüz arkada kalmadı, Allah Razı olsun.
 Denize girmek için Bodruma gittik, sahilde çiçekten polen toplayan arı gördüm. Çiçeğin ismi öksüzoğlan'mış...
 Öksüzoğlan kadameli bir şekilde çiçek açıyor...

 Bodrumda denize girmek normal şartlarda oldukça tuzlu ama biz arı peşinde olunca hesaplı.
 Gece uyumadık deniz ne yorgunluk nede uyku bıraktı.
 Salih bu sene daha denize girmemiş :)
Yıl bitti yıl...
 Sahildeki çamlara baktık çam balı sıcaktan dışı kabuk bağlamış, Çiğ veya yağmur olmadan arı çamdan balı alamıyor.

 Bodrumda bir heykel vardı, Halikarnas balıkçısıymış... Yazar ressam gazeteciymiş...

 Her taraf yat dolu. Bir ay öncesi burada adım atılmazdı her taraf insan doluymuş.
 Bodrum kalesi restore ediliyor.
İlhami abinin kardeşi bana yardıma geldi, gidiş ve gelişte yedek şofördü ama nasıl oldu anlamadım gidiş gelişte sadece ben kullandım aracı.
 Daha sonra Aziz abiyi ziyaret ettik.
Kavelerimizi içip Dalaman yoluna koyulduk.
 Bir gecce kardeşimde kaldık.
Ertesi gün Gebzeye hareket ettik.
 Yılın ilk hurmasını dalamanda yedim ve alaca düşenleri topladım.
 Gökova dan dağa tırmandık acayip manzara en virajlı yerdi dik ormanı dolana dolana çıktık.

 Kışlayacak damızlıkları ruşetlere almaya başladık, bazıları kafeslere dalak örmeye başlamış...
 Kutulardaki ana arıları kontrol ediyordum yumurtaya başlayanın kanadını kesiyorum terk etmesin diye bu kutuda iki ana çıktı.
Ben hangisi yumurta atmış bilemedim, resmi paylaştım herkes bildi, alim bazı şeyleri bilirmiş cahil ise her şeyi bilir sözü aklıma geldi.
Hatta bazıları anaların kanadını niye kestin diyor bunların kanatlarıda kesilmiş değil.
 Bu sene arıların önüne kavun karpuz ekmiştim kavunlar kocaman kavun verdi kavunlar olmadan fideler kurudu. 40 Tane filan karpuz oldu irili ufaklı.
En büyük karpuzu bir kaç gün önce koparttım.
 Altatki aşı ve bu aşıyı temmuz ayında yapmıştım. Birisi filizlendi diğer kalemeler aradan iki ay geçti yeşil ama filiz vermediler baharda patlayacaklar gözüküyor.

Yazın ortasında yarma aşı.
 Niğde'den getirdiğim armut kalemleri aşıladım, 5 eylülde aşılama yapmıştım tüm kalemler canlı bu resim 20 eylülde çekildi kalemlerden birisi filizlenmeye başladı diğerler ide canlı ama filizlenme yok.
 Niğde'den getirdiğim armut kalemleri aşıladım, 5 eylülde aşılama yapmıştım tüm kalemler canlı bu resim 20 eylülde çekildi kalemlerden birisi filizlenmeye başladı diğerler ide canlı ama filizlenme yok.

 Niğde'den getirdiğim armut kalemleri aşıladım, 5 eylülde aşılama yapmıştım tüm kalemler canlı bu resim 20 eylülde çekildi kalemlerden birisi filizlenmeye başladı diğerler ide canlı ama filizlenme yok.
 Baharda yaptığım muşmula aşısı, yabani anaca iri muşmula aşılamıştım.
 Bu acı biberler çok geç oluyor taaa nisandaki fide şimdi biber döktü.
 Fidenin her tarafından biber fışkırıyor heralde geç kaldığını anladı inek...
 Drahtar yarularımız 2.5 aylık oldular, ikinci aşılarınıda yaptım...
 Drahtar yarularımız 2.5 aylık oldular, ikinci aşılarınıda yaptım...
 Drahtar yarularımız 2.5 aylık oldular, ikinci aşılarınıda yaptım...
 Pürenler açmaya başladı ama dünden itibaren acayip soğuduk hava birden 25-30 dereceden 15 dereceye düştü.
 Pürenler açmaya başladı ama dünden itibaren acayip soğuduk hava birden 25-30 dereceden 15 dereceye düştü.
 Pürenler açmaya başladı ama dünden itibaren acayip soğuduk hava birden 25-30 dereceden 15 dereceye düştü.
 Akdeniz ve Egede açan sarı ot Gebze civarında var fakat tam açmaya başlarken soğuklar başlıyor.
 Acaba başka bir bitki ilemi karıştırıyorum diye iyice inceledim aynı bitki.
 Hafta sonları av diye dağ taş geziyorum bu hafta 12 km yürümüşüz. Av yoksada mantar varmış nasipte...
 Daha öncede duymuştum bu ilaç tahıl ambarlarında veya kuru gıda depolarında böcek öldürmekte kullanılıyor.
Tahılı döktük depoya ilacı atıp bırakmıyoruz.
Tahılı hava geçirmeyecek şekilde üstten örtüyoruz ve ilaçları tahılın içine peçete veya beze sarıp bırakıyoruz, yani ilaç buharlaştığında bunun gazına maruz kalacak. Biraz araştırdım kuru incir depolarıda bu ilaç ile korunuyormuş sadece kuru incir değil kurtlanan tüm kuru gıdalar bu gaza maruz kalıyor, eski bir makale buldum orada diyor ki insanlara ve sıcak kanlılara zararsız yazıyordu. Yıllardır bu gıdaları tüketiyoruz.

Aynı ilacı bir çok arıcı peteklerin ağ kurdundan korumak için kullanıyor.
Katların arasına bez veya peçeteye tableti sarıp üstünü hava almayacak şekilde kapattığınızda ağ kurdu oluşamıyor.
Bazı kişiler büyük boy çöp poşetine 25-30 peteği koyup, peteklerin içine bir tablet ilaç koyup ağzını bağlayıp depoda uzun süre saklayabiliyor.
 Sıcak bölgelerde petek saklamak oldukça zor, arıcılar bu yöntemi bulmuşlar. Günümüzde petekler eskisinden daha değerli bal mumu 18 liradan 40 liraya fırlamıştı. Her şeye zam geliyor bakalım mumcular ne yapacaklar...
file:///C:/Users/ALI~1.TUR/AppData/Local/Temp/Aliminyum%20phosphide%20(phostoxin)'i%20k__y%20tipi%20hububat%20depolar__nda%20Oryzaephilus%20surinamensis'e%20kar____%20kullanma%20imkanlar__%20__zerinde%20ara__t__rmalar.[%2348185]-40948.pdf
Oldukça tehlikeli bir zehir peketinden çıkartıktan bir saat sonra gaz vermeye başlıyormuş...

Bir gün önce arılarda avrupa yavru çürüğü hakkında bir video paylaştım. Yayını hazırlarken birisi yorum attı, sen bu güçlü antibiyotiği yayınlıyorsun ama reçetesiz elden verilmediğini sanırım biliyorsunuz yazmış...
Zaten hiç bir antibiyotik reçetesiz satılmıyor.
Bu antibiyotiği zevk olsun diye paylaşmadım, adamın arıları hasta oluyor günden güne tüm arılar sönüyor, zaten sağlıklı kovanlara antibiyotik verdiğinde ileride hasta olur ise kurtarma şansı olmayacak.
Video derdi olanlar için paylaşılmıştır, bilmiş bilmiş artislik yapanlarla işimiz yok, yorumu silip vatandaşı engelledim.
Bazıları sırf hava olsun diye sayfamda ahkam kesmeye çalışıyor, bu sayfa bana ait ise son sozu ben söylerim veya söylemeliyim. Adam yorum atıyor cevap veriyorsun gene cevap atıyor gene atıyor ve edepsizlik yapıyor, git sayfanda ne yazarsan yaz, benim sayfamda ahkam kesemezsin...


Arılarda avrupa yavru çürüğü. Avrupa yavru çürüğü tedavi edilebilir. Aşırı yavru çürüğü olan çıtaları imha edip az yavru çürüğü olan çıtalara 2 gün ara ile en fazla 4 defa şuruplu antibiyotik püskürterek hastalıktan kurtarıyoruz. Bu videodaki antibiyotik çürümüş sümüksü yavruları katılaştırı ve arının taşıyıp atmasını sağlar. Antibiyotik tüm larvaları öldürdürür ve tedavi bitene kadar çürüyecek açık yavru bırakmaz. Hastalık olmayan kovanlara kesinlikle antibiyotik vermeyin, hasta olduklarında bu ilaç bir daha işe yaramayacaktır...