Suni tohumlama...
Yapay Dölleme...
Aletli tohumlama...
Kraliçe, ana arı aletli tohumlama...
Bir zamanlar bu konulara ne kadar yabancıydık.
Şimdi ise bu iş bize çocuk oyuncağı gibi oldu, neler yaptığımızı bir özetlemek istiyorum, 3 yıldır bu işlerle ilgili çalışmalarımız oldu, sıfırdan %100 varan başarılar elde ettik.
Bu yazıyı yayınladıktan sonra söyle bir düşündüm, bu işlerin başlangıcı 2009 yılı, şimdi 2013 yılı sonuna doğru gidiyoruz aradam geçen süre ise 5 yıl.
Yani 5 yıl üzerinde çalıştıktan sonra bu yazıyı yazabildim ve suni tohumla ile ilgili bloğumda paylaştım. Zaten 2009 yılından bu güne kadar neler yapılmış peyder pey çalışmalardan bölümler vardı ama suni tohumlaması yapacak birisine yarayacak fazla bilgi yoktu, şimdi ne biliyorsak hepsini yazıp ilgilenenlere sunmuşuz.
http://anaarisunitohumla.blogspot.com/2013/08/sun-i-tohumlama-kralice-yapay-dolleme.html
Döllenecek ana arının daha doğmadan kayıtlarını yapıyoruz, kimin kızı ve kimin erkeğinin spermi verilecek kesinlikle kayıt ediyoruz, edilmeli de yoksa soylar karışır. Sıra numaraları daha ana arı doğar doğmaz not edilmeli ve kafeslerinde önceden gene numaralandırılması gerekir, kafesleri elinize alıp oradan ayrıldığınızda hangisi hangi bölmenin bilmeniz mümkün değildir. Bayıltılan ana arıları bazı arıcılar inkibilatör denilen içerisi istenilen sıcaklığa göre ayarlı kapta tutuyorlar. Suni tohumlamanın en büyük kurallarından birisi ortam sıcaklığı 25 derece altında olmayacak.
Ana arı doğdu, bir kaç gün doğduğu bölmede gezinmesine izin veriyoruz, doğduğu gün kafeslediğimizde sonradan kabullenmiyorlar, ana arının kokusuna bölme alışmalı ve yeni doğan anayı sahiplenmeli, sonra kafese alınmalı.
Ana arı doğduktan sonra 8-9-10. gün tohumlamaya alınıyor, makalelerimiz-de 6. gün ana arı cinsel olarak olgunlaşır ibaresi var bana göre bu yanlış. Bu 8-9-10. günü Almanya'da 25 yıldır suni tohumlama yapan, ana arı üreticisi Emmi'ye sorduk en ideal günün 8.9.10. gün olduğunu söyledi, bizde uygulamaları bu günlere aldık başarımız dahada arttı. 6. Gün döllediğimiz arının organında yeterli esneklik ve sululuk yok, bunu gözlemlerime dayanarak yazıyorum. yeterli esneklik olmadığında genelde yırtılma oluyor ve ertesi gün ana arı ölüyor.
Tohumlamaya girecek ana arı bir gün öncesinden 5 dakika karbon gazı ile (Co2) bayıltıyoruz. Bu bayıltma ana arıyı yaşlandırıp olgunlaştırdığı söyleniyor. Bayıltılıp döllenen ana arı 4 günde yumurtaya başlıyor, bayıltmadan yaptığınız döllemede ana arı en erken 8. gün yumurtaya başlıyor.
Ana arının üretiminden döllenecegi güne kadar geçen evrelerini Fransız arıcı, Celine Gobin sitesinde paylaşmış, sizde göz atmak isterseniz linki tıklayınız.
Dölleme yapılacağı zaman aletin kurulup hazırlanması ve steril hale getirilmesi gerekiyor. Dezenfektan olarak, fizyolojik serum, zefiran, alkol,tuz ruhu ve formik asit kullanıyorum.
Zefiranlı su ile tüm görünür yerleri siliyorum,cımbız ve kancayı bu suya sokuyorum daha sonra serum ile duruluyoruz.
Cam iğne içini formik asit çekip bekletiyorum kurumları eritiyor. Gene iğne içine tuz ruhu çekip bekletiyorum, sonrasında alkol ile can iğnenin içini temizlemeye çalışıyoruz, en son olarak bol miktarda antibiyotik karışımlı serum ile durulayıp, sperm toplamaya geçmeden alete tuttuyoruz.
İğne içini temizleyip dezenfekte etmek zor, formik asit ve tuz ruhu kullanmak bizim fikrimizdir. Yakarak temizlemeye çalıştık içeride yanık kurumları oluştu ve en güzeli tuz ruhu ile iğne içini tuz ruhu ve formik asidi kullanıp, iğne içinde kurum oluşmasını engelleyip yok ettik.
Bu işin literatüründe iğne saf su ile düdüklü tencerede 10 dakika kaynatılması vardır, biz henüz iğneleri kaynatamadık çalışma ortamlarımız hiç bir zaman laboratuvar ortamı olmamıştır.
Bu işlemlerden sonra şırınganın hazırlanmasına geçiliyor, şırınga içi antibiyotik karışımlı serum ile dolduruluyor. İğneyi taktıktan sonra yeniden şırıngadaki serumu dışarı iğneden boşaltıp iğne içinin tam steril olmasını sağlıyoruz. Yeniden şırınganın yarısına kadar antibiyotikli serum çekip, şırıngayı alete monte ediyoruz. Şırınga içinde ve iğne içinde hava olmamalı. En son işlem olarak iğne şırıngaya takılı ve iğne içinde serum kalmayacak şekilde hava doldurup, alkol alevinden geçiriyoruz, en son steril etme işlemi bitmiş oluyor, iğne soğuduktan sonra şırınga piston unu çevirip haznede ki serumu iğneye dolduruyoruz.Artık sperm toplamaya geçilebilir.
Antibiyotiğin görevi nedir?
Ana arıya müdahale sırasında çizilme veya yaralanma olur ise enfeksiyon kapmaması içindir, Dr.Muhteşem abime sordum, böyle izah etmişti...
Tüm dezenfektan işlemleri bitti, şırınga hazırlandı ve sperm toplama işlemine geçiyoruz.
Erkek arıların üretimi bilindik soyu belli olan bir hattan olmalı, git arılığa istediğin kovandan erkek topla bu ancak antrenman için olur.
Saf anaç veya f1 ana arının erkekleri saftır.
Erkek üretiminde istediğimiz koloni seçilir, erkek çıtaları verilir ve aşırı beslemeye tabi tutulur, aşırı besleme kek ve şurup ile yapılır, kenardaki boş çıtalarda genelde erkek gözlü petekler örülür, petek örülürken ana arı tarafından ziyaret edilir ve yumurta atılır. Besleme kesilir ise mevsim geçmiş ise bu yumurtaların erkek olmasına işçi arılar izin vermezler, onun için beslemeye devam edilir yada anasız koloniye bu yumurtalı çıta taşınır.
Erkek arıların doğmadan ve doğduktan sonraki aşamaları oldukça önemli. Varroa mücadelesi iyi yapılmalı, yoksa bir sürü kanatsız sakat erkek arı doğuyor. Damızlığa kullanılacak erkek arılar sağlıklı olmalı.
Erkeklerinde yumurtadan itibaren kayıtları tutulmalı ki, doğmaya başladıklarında özel istediklerinde çıkamayacakları altı ana arı ızgaralı kovan veya ruşetlere alınmalı ve beslemeye tabi tutulmalı.
Erker arılar doğduktan 14 gün sonrası ergen olabiliyorlarmış. Erkek arı besleme işini ben yapamadım ama günlük taze polen ve bal şurubu ile yapılmakta, ben polen vermiyorum ama polenli çıta veriyorum, bal şurubu vermeyip normal şeker şurubu ile beslemekteyim. Bir yazıda okumuştum doğal yolda ergenleşen erkek arıların her birinde 1 mikro litre spermi oluyormuş, özel beslemeye tabi tutulan erkek arıların1.25 mikro litre spermi olduğu yazılmakta, bunu kendi tecrübelerimizle gördük, beslenen 10 erkek arıdan çok rahat bir doz, 10 mikro litre sperm alınabiliyor, beslemeye tabi tutulmayan 20 erkekten ancak 10 mikron sperm alınabiliyor, bunları yaşadık.
Erkek arı nasıl yetiştirilir ve beslenir Celine Gobin'nin web sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Erkek arı nasıl yetiştirilir beslenir ve spermi alınır. Sperm nasıl saklanır gibi...
20 Günlükten yaşlı erkekleri kullanmayın deniyor ama henüz bu kurala uyamadık.
Yukarıdaki resimde önceden özel ruşet kovanda beslenip bir gün öncesi kafeslenmiş erkek arıların, anasız kovandan alıp sperm alma işlemine geçiyoruz.
Erkek yetiştirdiğiniz kolonide, olgun veya ergen erkek arıların bulundukları yer kovanın iki taraftan da en dış çıtalarındakiler.
Yani 10 çıtalık bir koloni düşünün, erkek toplamak için birinci ve onuncu çıtayı çekip üzerindeki erkekleri toplayacağız. Orta sıralardan aldığınız erkekler ergen değildir ve spermleri yoktur. Ergen olmayan erkeklerde çevreyi tanıma uçuşuna çıkarlar, dışarıdan gelip kovanlara giren erkeklerin hepside ergen erkekler değildir. Yani arıların sardığı çıtaların en sonunda bulunan erkekler ergen oluyor ve orta çıtalara bu erkekler nedendir bilmiyorum girmiyorlar.
Alet ve şırınga ve mikroskop şırın ga ucuna göre ayarlanmış durumda. Kafeste erkek arılarımız geldi. Bu işlemler sırasında ortam sıcaklı 25 derece olmalı. Hatta laboratuvar ortamınız var ise erkek arıların içinde uçabileceği, içerisinin lambalarla 25 derece ısıtıldığı özel bir dolaba ihtiyacınız var demektir. Biz başlarda bu dolabı yaptık ama sonradan seri şekilde sperm toplayabiliyorsanız, dolaba gerek kalmıyor. Yani 50 erkek arı getirdik, sperm toplamaya başladık ve 50 erkek ölmeden işlem bitti ise dolaba gerek yok, işi uzattığınızda erkek arılar ölüyorlar, sıcak dolapta biraz daha uzun süre yaşayabiliyorlar.
Ergen erkekleri anlamanın diğer bir yolu onu öldürmeye kalktığınızda veya kafasını kopardığınızda karnı taş gibi katılaşır. Ergen olmayan erkek arıların karnı ölseler de yumuşacık oluyor.
Ergen erkeğin önce spermini almak için organlarının dışarı çıkartılması gerekiyor buda iki aşamalıdır. Birinci aşamada arının belinden arka tarafa doğru iç organlarını kapsayan bir baskı yapılıyor, önce turuncu renkli kanca gibi parçaları çıkıyor, baskıya devam ettiğinizde sperm olan parça dışarıya fırlamakta.
Sperm mukus tabakasının üzerinde çok ince pembe renkli bir tabakadır. Mukus tabakası beyazdır ve iğneye temas ettiğinde iğneyi tıkar, ayrıca mukusu çekip ana arıya enjekte ederseniz ana arıyı öldürdüğü söyleniyor.
İğneye ilk spermi almak oldukça zordur, serum ile sperm arasında 2-3 mm lik bir hava boşluğu olmalı, serum ile sperm birbirine karımaması içindir bu hava boşluğu. Şırıngada sadece bu ara boşlukta az hava oluyor başka hava olmamalı.
Birinci erkekten spermi aldığınızda ikincisinden sperm almak daha kolaydır.
Her erkekten sperm alırken, iğne ucuna az sperm damlacığı itilir ve bu minik damlacık ile sperm kesesi temas ettiğinde hemen şırıngaya vakuma yani çekme veya emiş uygulanır kesinlikle mukus tabakasına girilmemesi gerekir. Emiş sırasında keseyi teması kesmeden az uzak tutmaya çalışırsanız daha güzel vakumluyor ve etrafta hiç sperm kalmadan alıyorsunuz. Daha iyi olur diye keseye yaklaşırsanız, mukus denilen tabakaya girip iğneyi tıkarsınız, her tıkanma sperm kaybı ve işin uzamasına neden oluyor, çok seri değilseniz erkekten erkeğe geçişlerde iğne ucunun kuruyup tıkanmaması için az miktarda serum çekmek gerekiyor.Kendinizi geliştirdiğinizde yalnız başınıza bile kafesten erkeği çıkartıp, spermini alıp yeni erkek çıkartıp yeniden sperm çekebiliyorsunuz kuruma olmuyor. İlk başlarda birisi size yan taraftan erkek hazırlasa bile iğne ucu kuruyup tıkanıyordu. İlk başlarda bu iş acayip sizi sıkar ve zorunuza gider. Ben kimsesiz bir odaya aleti kurmuştum, akşam eve giderken götürdüğüm erkeklerden sperm alırdım. Yanınızda biri olsun ses veya gürül sizin işe odaklanmanızı etkiliyordu, şimdi artık hepsi geride kaldı, şükürler olsun, Yaradana...
Sperm toplama işi suni tohumlamanın en zor ve uzun süren ayağıdır. İlk başlayanlar birer dozluk sperm toplayıp uygulamaya geçilse daha iyi olur, en ufak bir tıkanmada tıkanıklığı açayım derken tüm spermin dışarıya boşaldığı çok oldu. Sperm toplandı, artık uygulamaya geçebiliriz.
Tohumlanacak her bir ana arıya 10 mikron veya 10 mikro litre sperm verilmeli. Bu işleme geçilmeden şırınga sperm verecek konuma getirilir, iğnenin ince ucuna az serum çekip iğnede hava olmaması gerekiyor ve şu an iğne hazır. Bu esnada iğne üst bölümden ölçülür, her doz 10 mm olacak şekilde işaretlenir, bu iş için ince uçlu asetat kalemi iyi olur.
Bu resimde önemli bir detaya değinmek istiyorum. Resim 12/08/2013 Tarihinde ki uygulamada çekildi. Çok iyi beslenmiş 27 erkek arıdan 2 tanesinde sperm çıkmadı, 25 erkek arıdan alınan sperm bu kadardı (30 mm) üç doz.
Beslemediğimiz erkek kovanlarından 60 erkekten ancak bu kadar sperm zor çıkıyordu.
Uygulama sırasında yazıp çizme zor oluyor, hemen hemen tüm cep telefonlarının ses kayıt sistemi var, örnek 1 numara uygulama girdi, tohumlama bitti, telefon yanınızda diyorsunuz ki 1 numara süper oldu. 2 Numaraya tohumladık, başımızdan geçen olaylar var diyorsunuz ki 2 numarada sperm taştı, ikinciye girdim. Numara 3 çok kastı, yırtılmış olabilir gibi... 5 Numara çok güzel oldu....
Sonra bu ses kaydını elinizdeki kayıtlara yazıyorsunuz veya istediğiniz zaman bu sesli notları dinliyorsunuz, bu sistem bana ait, sesli kayıt şimdiye kadar tohumlama yapanlarda ben görmedim.
Uygulamaya geçmeden karbon ayarını yapıyoruz, saniyede bir kabarcık çıkmalı ve karbon gazı sudan geçip gelirse biraz daha ısınıyor, karbon gazı çok soğuk bir gazdır, bir zemine püskürttüğünüzde eksi 70 derece üstünde dondurma özelliği vardır bu yüzden tazyikli bir şekilde canlılara tutarsanız öldürürsünüz.
Bizim şimdiye kadar yaptığımız uygulamalarda bazen sorunlar çıktığı oldu, hala elimizde bu işe uygun manometre yok, akvaryumcuların kullandığı kronometreyi kullanıyorum bayağı yüksek miktarda gaz vermek zorundayız bir türlü ince ayar yapılamıyor.
Aynı sorun mikroskoptada var, kullandığımız mikroskop 20 kat büyütüyor ama bu işin mikroskop'u değil, saatçilerin cep telefoncuların kullandığı metal mikroskop.
Uygulama yaptığımız arılardan birisi, kırmızı noktaya gelindiğinde 10 mm veya 10 ul veya 10 mikro litre verilmiş olacak.
Tohumlama bittikten sonra ana arı narkoz yatağından alınıp, hemen kanadı kesiliyor, üzerinde sıra numarası yazılı kafese konuluyor, kafese çok az kek koyuyorsunuz arılar az keki yeyip hemen ana arıyı çıkarsınlar diye az kek konuluyor, tohumlanmış ana arılar direk verildiğinde işçiler ana arıyı hırpalayıp öldürebiliyorlar.
Bir başka uygulama daha, gene ana arı bayıldı kancalar kullanılarak iki taraftan V olacak şekilde açı oluşturuldu, verilecek sperm ölçülüp işaretlendi. Görüldüğü gibi çok az iğne ucunda serum var, iğne ana arıya temas ettiğinde iğneden salğı başlıyor, sperm salgılanırsa görüntüyü bozabiliyor, serum salgılanırsa görüntüde bir sorun olmuyor.Verilecek sperm iki kırmızı nokta arası ölçüldü ve 10 mm olarak işaretlendi.
Ana arıya girdik, sperm vermeye başladık, dikkat ederseniz işaretten sperm aşağı doğru ilerliyor, taşmıyor ve ana arıya verilen sperm gidiyorsa doğru yerdesiniz,zaten taşarsa ve sperm gitmiyorsa tam kanalda degilsinizdir, sperm akımına yavaş yavaş enjekteye devam edip ölçüye gelindiğinde şırınga baskısı tersine çevrilip, iğne çıktığında iğnedeki spermin boşa gitmemesi sağlanır, ve hemen çıkartılmış iğneye az serum çekilir ki, ana arı kanadı kesilip kafesle nene kadar iğne ucu kuruyup tıkanmasın.
Bu resimlerin hepsi olmasa bile bir ikisi hariç son yaptığım 12/08/2013 tarihli uygulamada çekildi. Yanlız çalıştım, 27 erkek arıdan 30 mm sperm topladım, 3 uygulama yaptım ve ilk defa bu kadar sorunsuz bir çalışma oldu..
Bir döllenmiş ana arı daha, saf anaç adayı, yumurtaya başlayıp yavru kapatmasını beklemekteyiz.
Ana arı uygulamadan çıktı, kanadını kestik, kafese aldık, kek bölümüne çok az kek koyduk ve bölmesine veriyoruz.
Alman arıcı Emmi diyor ki ben 6 gün bu bölmeyi açmam, ilk kontrolü 6 gün sonrası yapıyormuş, sorduk böyle dedi.
Ben ne kadar o bölmelere bakmayayım desem de ertesi gün mutlaka kontrol etmeden duramıyorum.
Uygulama görmüş ana arı bölmesi en az 1 hafta kek eksik etmiyoruz. Tarlacı arılar iş bulamadıklarında olmadık işlerle uğraşıyorlar.
Gene başımdan geçmiş bir hadiseyi yazayım.
21 Numaralı ana arı uygulama çok güzel geçti hiç sorun olmaması lazım, akşam kafesiyle bölmesine verdim. Ertesi gün gittim, ana arı yumak, aynı gün uygulamaya girmiş diğer analar çıtalarda dolaşıyor. Yumağın içinden ana arıyı kafese aldım, keki bu sefer fazla koydum, ertesi gün baktım gene yumak, yumakların sonu iyi olmaz. Baktım bu bölme bu anaya kafayı takmış, hemen yeni bir bölme oluşturdum tamamen soluk yeni doğmakta olanlardan oluşan, nasılsa ana arı kesilecek varsın bunlar öldürsünler demiştim. Yeni bölmeye ana arıyı kafesle verip depoya kaldırdım, dört gün sonra kutuyu dışarıya aldığımda ana arı kapalı olduğu halde yumurtaya girmişti, demek ki kontrol etmenin bazen zarardan fazla karıda oluyor...
Bir uygulamanın daha sonuna gelindi, şırınga içindeki tüm serumlu suyu cam iğneden dışarı boşaltıyorum, ne kadar yıkarsanız yıkayın cam iğne içinde sanki bir buğu tabakası var. Yukarıdaki şırınga ve iğnenin dezenfektesinde uyguladıklarımız sayesinde iğneyi pırıl pırıl hala getirebilirsiniz.
Malzemelerimizi toparlayıp çantamıza diziyoruz. Kullanılan iğneleri genelde bir başka kapta topluyorum temiz iğnelerle yan yana getirmiyoruz.
Bu iş sadece ana arı kıçına iğne sokmak değil yani...
Birde uygulama yaparken istediğim resimleri ve videoları alamıyorum, birisi uygulama yapsa ben çekim yapsam daha güzel şeyler çıkacak, video konusunda makine bu çalışma ortamına girmiyor, mikroskoptan da resim alamıyorum. Tek başınıza bu işleri yaparken işin medya bölümüne katkımızda bu kadar oluyor. Hala bu konu ile alakalı doyurucu bilgi maalesef yok, bundan dolayı bildiklerimi toparlayıp paylaşmak istedim, 3 yıldır bu iş üzerinde saha çalışmalarımız var ve kendi damızlıklarımızı yerli olarak üretmekteyiz.
Ben dilini bilmediğim, bilim adamı bile olmayan Fransız arıcı Celine Gobin'den çok şeyler öğrendim, bir türlü irtibat kurup kendisine teşekür edemedim, buradan saygılarımı sunuyorum.
Bizim bilimciler ellerine bir diploma alıp, başkalarına kariyer soruyorlar, kariyer diploma alıp hava atmak değildir, ben sana kariyerini bir sorayım madem bilimcisin, kaç buluşun var ve uluslar arası makalelerin nedir? Dimi...
Biz birilerinden faydalandık, hala eksiklerimiz var, fakat işe sıfırdan başlayacaklara bu bilgiler hazine değerinde diyebilirim. Bizlerde birilerine faydalı olabilirsek ne mutlu...
3 Yıl süren uzun bir ekip çalışması, yılmadan yıkılmadan başarıya giden yoldu, birileri bir şey yapıyorsa sizin o yapanlardan eksiğiniz nedir ki???
Dimi yani::))
Artificial insemination of queen bees etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Artificial insemination of queen bees etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16.08.2013
10.06.2013
ARICI DOSTLARIMLA BİR GÜN...
Zaim abinin bahçedeyim, hasat edilmiş enginarların bir kısmı...
Bizim kalfa çamur filan yaparsa diğer resimleri yayına koyacağım....
Enginar. Kalfam böyle durumlarda bir yolunu bulup bu yarıştan kendini sıyıracaktır...
Asıl meselemize döneck olur isek, hafta içi Trakyalı Şenol ile görüşmemizde hafta sonu gel bazı şeyleri yerinde gör demiştim.
Şenol uzun süredir araştırmalar yapıp suni tohumlama cihazı yapmayıplanlıyordu, ona bir Fransız sitesinde gördüğüm aleti önermiştim. Videolarda her şeyi izlemeye çalışsanızda filimile bire bir görmek rarasında çok fark oluyor.
Zaim abi ise telefon edip ne zamana geliyorsunuz, kahvaltı hazırlyacam deyip durur, dedim yolcunun hali belli olmaz sen kahvaltını yap, birde kahvaltı yaparsak burada akşamı ederiz....
Bal alınırken hakimler karar vermiyor beya, yavrulu çıtayı alıp, yarısını ne yapacaksın....
Burada Vize bal üreticileri birlik başkanı Şenol var, bal alınacaksa en yetkili kişi karar verir....
Evet bu arada Kırklareli Vize ilçesinde kurulan Bal üreticileri birlik başkanımız, Şenol Civelek.
Tek hatası körük kullanımıyor, onun için sıgara en büyük körük.
Şenol alınacak balları Zaim beye veriyor, götür bakalaım....
Kolonide bir düzenleme yapıp çıktık, güzel nektar geliyordu, bazı çıtaları silkelediğimizde bal aktı.
Hoş sohbet ve ikramlardan sonra Zaim abiden ayrılıyoruz. Bizim arılıga geçilecek.
Kalfa yollarda, vakit olarak öğleni bulduk, yemek yemeden bir işe el sürmeyelim diye karar alıp yemek hazırlıklarına geçildi, İlhami abi ateş yakacak.
Bizde Şenol'un yaptığı aleti incelemekye koyulduk.
Alet çok güzel olmuş, Şenol zaten tornacı ve bana göre pratik zekalı birisi ve güzel şeyler düşünüp, piyasadaki aletlere takılıp kalmayıp, kendine has acayip tasarımlar yapmış. En begendiğim özellik ise, şırıngayı hareket ettiren bölümde fireze dişli yok, degişlik bir sistemde.Ülkemizde bundan sonra bol miktarda yapay tohumlama aletleri görecegiz. Tohumlama işi ise kursla filan olmuyor, bu işe kafayı takmak gerekiyor, ehliyet nasıl araba kullanmıyorsa kurs belgeleride aynıdır, piyasada bir sürü ehliyeti olup araba sürmesini bilmeyen dolu. Gönül ise bir acayip, bu ise merak saranların bazılarınada gülüyorum...
Aletin çok detaylı resimlerini aldım, bittiğinde dölleme yaparken bütününü yayınlarız::))
Suni tohumlama aletinin Co2 tüpü benden. Teşvik pirimi olarak hediye edildi...
Nihayet kalfa gözüktü ve ızgaraya geçebiliriz.
Yemekte ise İlhami abiniye tavuk aldınız ben tavuk yemem dedi, nedense tavukları yemiyor annesinin tavukları aklına geliyor, kuzu pirzola yerken, niye annenin kuzuları aklına gelmiyo diye espiriler yaptık. Böyle düşündünmü her şeye, bir şey aklına gelir be....
Yemek bitti, Şenol ikide bir belim deyip duruyor, dedim gel arıya sokturalım birazdan ağrın kalmayacak. Üç tane arıya beline koydum, ciyak ciyak bağırıyor, bu sadece resim, videosuda var elimde, bir suni tohumlama aleti karşılığında videonun yayınlama süresini ileri tarihlere alabilirim....
Yav sen kimlerin yanındasın bir bak, bu adamların yanında adam sırtını açarmı, sağ olsun kalfan başlattığım videoyu çekti::))
Bu bilgi çok enterasan gelebilir ama gerçekten yarım saat sonra beldeki agrı yok oldu, arılara alerjisi olmayanların denemesinde fayda var, bu arada sakin kendnizi öldürmeyin.Api terapiye gelin....
Daha önce kireçleme ve romatizması olanların arı sokması sonrası bu şikayetlerinin yok olduğunu duymuştum...
Kalfam uzun süredir araziydi, hazır bulmuşken eşek sudan gelene kadar çalıştırdım. Eşek suya ne zaman gider ne zaman gelir belli degil, bu ata sözü niye söylendi onuda araştırmadım bir bakacağım.
Çalışmalarımızı bir kaç açıdan resimliyoruz ve videolar alıyoruz, yaptığımız işlerdeki hata ve aksaklıkları sonradan izleyip, aynı hatalara düşmeyişimiz bizim başarımızı hızlandırdı. Olayın içindeyken kimse ne gibi hatası var göremiyor.
Kimin kalfası beya, konsantreye bakın....
Ben ise uygulamaya yeni aldığım kancayla başladım, delikli kancayı ilk uygulamada o kadar ugraşmama rağmen kullanamadım, acayip zaman kaybına neden oldu. Hemen kancayı çıkartıp cımbızı taktım, iğneyi kısa sürede tutup ana arıyı hazır hale getirdim. Kancayla çalışmak için biraz egzersiz gerekiyor, şimdilik egzersiz yapacak zamanımız yoktu, ilerleyen çalışmalarda delikli kancayı kullanacagım.
Şenol ise çalışmaları baştan sonara türübünden izledi, aletin başına sadece bazı şeyleri görmek için geçti, uygulama yap dememe rağmen yapmadı.Bu izledikleri hem alet için hemde kendisi için ileride çok lazım olacak.
Şenolun izlenimleri alet çok sert diyordu, bu alet ülkemizde yapılan ilk alet ve üzerinde defalarca degişimler yapıldı, hassas bir aletle hiç çalışmadığım için nasıl bilemiyorum ama bu alete ben alışığım, ve hiç zorlanmıyorum, Muhteşem abide aynı şeyleri söyledi, bendeki suni dölleme aleti daha yumuşak dedi.
Sonuçta bu aletle oldukça başarılı uygulamalar yaptık ve yapmayada devam ediyoruz, benim aletim herkesin aletini döver.......
Arılıkta olmamıza rağmen ugulama dışında arılarla ve kutularla uğraşmadık, teefonu kapattım dostlarımla güzel bir geçirdik. Bunlar benim can dostlarım, ne zaman sıkışsam her konuda yardımıma koşan böyle can dostların sayısı iki elin parmaklarını zor geçer...
Hepimiz için güzel bir gün oldu, akşam üzeri trap atışları vardı, ormanda otomatik tüfekle::))
Muhteşem abim, hasat ettiği bahar ballarından bizler için hazırladıklarını takdim etti.
En büyük kavanoz ise Zaim abiye.
Zaim abiye bal deyin acayip bir gülümseme oluşur yüzünde, ben böyle bal hastası birisini henüz tanımadım, evet Zaim bey müthiş bir bal sever....
Resimde solundaki kişi, Zaim beye iki kovan veren İbrahim bey var, kendisi inşaat sektöründe, bana diyor hani arılarım, sanki bende çok arı varda...
Zaim abi benim kütük ne zaman dolacak, acelesi yok dolar beya...
Sanki sezonmu bitti, arı koyacağız, şiparişi verdik::))
Nasipse gelir hintten yemenden, nasip degilse ne gelir elden....
Zaim abi ise balı eline alınca acayip menmun oldu, ve muhteşem abiye teşekür etti.
Bizim kalfa çamur filan yaparsa diğer resimleri yayına koyacağım....
Enginar. Kalfam böyle durumlarda bir yolunu bulup bu yarıştan kendini sıyıracaktır...
Asıl meselemize döneck olur isek, hafta içi Trakyalı Şenol ile görüşmemizde hafta sonu gel bazı şeyleri yerinde gör demiştim.
Şenol uzun süredir araştırmalar yapıp suni tohumlama cihazı yapmayıplanlıyordu, ona bir Fransız sitesinde gördüğüm aleti önermiştim. Videolarda her şeyi izlemeye çalışsanızda filimile bire bir görmek rarasında çok fark oluyor.
Zaim abi ise telefon edip ne zamana geliyorsunuz, kahvaltı hazırlyacam deyip durur, dedim yolcunun hali belli olmaz sen kahvaltını yap, birde kahvaltı yaparsak burada akşamı ederiz....
Zaim abinin kovanın birisine dalıyoruz, fazlalıkları arada kendisi alıp duruyor, aldığı balın yerine birde boş çıtakoysa...
Zaim bey kendini mahkeme salonunda sandı, ona kalsak kovanda çıta bırakmayacak::))Bal alınırken hakimler karar vermiyor beya, yavrulu çıtayı alıp, yarısını ne yapacaksın....
Burada Vize bal üreticileri birlik başkanı Şenol var, bal alınacaksa en yetkili kişi karar verir....
Evet bu arada Kırklareli Vize ilçesinde kurulan Bal üreticileri birlik başkanımız, Şenol Civelek.
Tek hatası körük kullanımıyor, onun için sıgara en büyük körük.
Şenol alınacak balları Zaim beye veriyor, götür bakalaım....
Kolonide bir düzenleme yapıp çıktık, güzel nektar geliyordu, bazı çıtaları silkelediğimizde bal aktı.
Hoş sohbet ve ikramlardan sonra Zaim abiden ayrılıyoruz. Bizim arılıga geçilecek.
Kalfa yollarda, vakit olarak öğleni bulduk, yemek yemeden bir işe el sürmeyelim diye karar alıp yemek hazırlıklarına geçildi, İlhami abi ateş yakacak.
Bizde Şenol'un yaptığı aleti incelemekye koyulduk.
Alet çok güzel olmuş, Şenol zaten tornacı ve bana göre pratik zekalı birisi ve güzel şeyler düşünüp, piyasadaki aletlere takılıp kalmayıp, kendine has acayip tasarımlar yapmış. En begendiğim özellik ise, şırıngayı hareket ettiren bölümde fireze dişli yok, degişlik bir sistemde.Ülkemizde bundan sonra bol miktarda yapay tohumlama aletleri görecegiz. Tohumlama işi ise kursla filan olmuyor, bu işe kafayı takmak gerekiyor, ehliyet nasıl araba kullanmıyorsa kurs belgeleride aynıdır, piyasada bir sürü ehliyeti olup araba sürmesini bilmeyen dolu. Gönül ise bir acayip, bu ise merak saranların bazılarınada gülüyorum...
Aletin çok detaylı resimlerini aldım, bittiğinde dölleme yaparken bütününü yayınlarız::))
Suni tohumlama aletinin Co2 tüpü benden. Teşvik pirimi olarak hediye edildi...
Nihayet kalfa gözüktü ve ızgaraya geçebiliriz.
Yemekte ise İlhami abiniye tavuk aldınız ben tavuk yemem dedi, nedense tavukları yemiyor annesinin tavukları aklına geliyor, kuzu pirzola yerken, niye annenin kuzuları aklına gelmiyo diye espiriler yaptık. Böyle düşündünmü her şeye, bir şey aklına gelir be....
Yemek bitti, Şenol ikide bir belim deyip duruyor, dedim gel arıya sokturalım birazdan ağrın kalmayacak. Üç tane arıya beline koydum, ciyak ciyak bağırıyor, bu sadece resim, videosuda var elimde, bir suni tohumlama aleti karşılığında videonun yayınlama süresini ileri tarihlere alabilirim....
Yav sen kimlerin yanındasın bir bak, bu adamların yanında adam sırtını açarmı, sağ olsun kalfan başlattığım videoyu çekti::))
Bu bilgi çok enterasan gelebilir ama gerçekten yarım saat sonra beldeki agrı yok oldu, arılara alerjisi olmayanların denemesinde fayda var, bu arada sakin kendnizi öldürmeyin.Api terapiye gelin....
Daha önce kireçleme ve romatizması olanların arı sokması sonrası bu şikayetlerinin yok olduğunu duymuştum...
Kalfam uzun süredir araziydi, hazır bulmuşken eşek sudan gelene kadar çalıştırdım. Eşek suya ne zaman gider ne zaman gelir belli degil, bu ata sözü niye söylendi onuda araştırmadım bir bakacağım.
Çalışmalarımızı bir kaç açıdan resimliyoruz ve videolar alıyoruz, yaptığımız işlerdeki hata ve aksaklıkları sonradan izleyip, aynı hatalara düşmeyişimiz bizim başarımızı hızlandırdı. Olayın içindeyken kimse ne gibi hatası var göremiyor.
Kimin kalfası beya, konsantreye bakın....
Ben ise uygulamaya yeni aldığım kancayla başladım, delikli kancayı ilk uygulamada o kadar ugraşmama rağmen kullanamadım, acayip zaman kaybına neden oldu. Hemen kancayı çıkartıp cımbızı taktım, iğneyi kısa sürede tutup ana arıyı hazır hale getirdim. Kancayla çalışmak için biraz egzersiz gerekiyor, şimdilik egzersiz yapacak zamanımız yoktu, ilerleyen çalışmalarda delikli kancayı kullanacagım.
Şenol ise çalışmaları baştan sonara türübünden izledi, aletin başına sadece bazı şeyleri görmek için geçti, uygulama yap dememe rağmen yapmadı.Bu izledikleri hem alet için hemde kendisi için ileride çok lazım olacak.
Şenolun izlenimleri alet çok sert diyordu, bu alet ülkemizde yapılan ilk alet ve üzerinde defalarca degişimler yapıldı, hassas bir aletle hiç çalışmadığım için nasıl bilemiyorum ama bu alete ben alışığım, ve hiç zorlanmıyorum, Muhteşem abide aynı şeyleri söyledi, bendeki suni dölleme aleti daha yumuşak dedi.
Sonuçta bu aletle oldukça başarılı uygulamalar yaptık ve yapmayada devam ediyoruz, benim aletim herkesin aletini döver.......
Arılıkta olmamıza rağmen ugulama dışında arılarla ve kutularla uğraşmadık, teefonu kapattım dostlarımla güzel bir geçirdik. Bunlar benim can dostlarım, ne zaman sıkışsam her konuda yardımıma koşan böyle can dostların sayısı iki elin parmaklarını zor geçer...
Hepimiz için güzel bir gün oldu, akşam üzeri trap atışları vardı, ormanda otomatik tüfekle::))
Muhteşem abim, hasat ettiği bahar ballarından bizler için hazırladıklarını takdim etti.
En büyük kavanoz ise Zaim abiye.
Zaim abiye bal deyin acayip bir gülümseme oluşur yüzünde, ben böyle bal hastası birisini henüz tanımadım, evet Zaim bey müthiş bir bal sever....
Resimde solundaki kişi, Zaim beye iki kovan veren İbrahim bey var, kendisi inşaat sektöründe, bana diyor hani arılarım, sanki bende çok arı varda...
Zaim abi benim kütük ne zaman dolacak, acelesi yok dolar beya...
Sanki sezonmu bitti, arı koyacağız, şiparişi verdik::))
Nasipse gelir hintten yemenden, nasip degilse ne gelir elden....
Zaim abi ise balı eline alınca acayip menmun oldu, ve muhteşem abiye teşekür etti.
8.05.2013
ANA ARI YAPAY DÖLLEME, Artificial insemination of queen bees
Bu yıl 3. suni tohumlama çalışmamızı bu akşam yaptık. Planlarımızı yaptığımızda Muhteşem abide gelecekti, son anda çalışmaya katılamayacağını söyledi, hep birlikte olsaydık çok iyi olurdu ama kısmet böyleymiş, kısmet olmazsa sopa bile yenmiyor...
Bu ülkemizde gene bir ilk çalışma oldu, suni tohumlama çalışmasını arabada yaptık. 220 Volt elektirik işini inventör (akım çeviricisi) ile hallettik, 12 volt akımı 220 ye çevirdik, araç sürekli çalıştı, kaloriferi sürekli açık tuttuk, içerisi fırın gibiydi.
İlk tur sperm için dün 90 erkek kafeslemiştim, yetmeyeceğini biliyordum, yedek kafesleri bulamadım, Fransız arıcı Celine Gobin erkeleri 50 tane alın der, erkek arılar kovan ortamından ayrıldıklarında kısa süre sonra hareketleri yavaşlayıp ölürler. Ben son erkeğin spermini aldığımda kafeste hiç bir erkek arı ölmedi, işin ne kadar seri yapıldığı ayrıca sıcaklığın önemini ortaya çıktı.
Erkekler bittikten sonra ikinci iğne için tekrar damızlık erkeklerin bulunduğu özel kovandan erkekler aldı.
Suni tohumlamanın en önemli ayağı, erkek arılardan sperm toplamaktır.Bu işi oldukça iyi yapıyorum, erkek arıdan anlarım::))
Uzun zamandan beri Sadri abiyle görüşmedik yaklaşık iki ay filan oldu. Sadri abi çalışmalarımız esnasında sana iyi bir mikroskop lazım dedi durdu. Kullandığımız mikroskop tam bu işe göre değil ama işimizi görüyor.
Aletimiz ise oldukça kaba ve parçalar aşırı sert, ben alıştım.
Bunları niye yazdın diyecek olursanız, ülkemizde acayip işler olmakta.
Sadri abinin yaptığı suni tohumlamaya bir kurum süper diyor, bir başka kurum ise kusurlar bulup, alman Şchleyin altini tercih ediyoruz diyenler olmuş, isimleri önemli değil, bunlar bilim adamlarımız. Bir alet yapılmış, kusuru varsa benim bildiğim Sadri abinin halledemeyeceği sorun yok. Bir hoca bu iyi dediğinde onu sevmeyen başka hoca kötü diyebilir, hocalarda birbirine düşmüş ne günlere kaldık...........
Senin ülkende dünyada 8-10 çeşitdi olan bir alet yapılabiliyor ve sen bunu beğenmeyip yabancıyı tercih ederim diyorsan yazıklar olsun.
Ülkemnizde ellerinde her imkan olanlar bu güne kadar neler yapmış bir bakmak lazım, sonuçta kimin aleti olursa olsun bu aletler kendi başına dölleme yapmıyor......
Biz ne kazma (kaba)aletle çalışıp neler yaptık ortada.
Neyse gene kısa keseyim bu bölümü:((
Çalışma ekiple yapıldığında daha rahat oluyorsun, Aydıncık'ta iki tur dölleme yaptım, gözünü dört açacaksın, ana arıya karbon veriyoruz, verdiğimiz gazı ayarlayan detektör veya vana gene bu işe uygun değil, akvaryumcuların kullandığı karbon vanasını kullanmaktayız. Dolayısı ile karbon bazen kendi kendine kapanıyor bazende fazla veriyor, bir dengesizlik var yani. Bunlar ise bizim başarımızı gölgeleyemiyor, ne kadar sorun varsa hepsini geçmişiz.
Sadri abi karbon ayarını sürekli yaptı.Dölleme yaptığımız zaman bir kişiyi narkoza ayırmak zorundayız, yoksa toplama aletle böyle oluyor işte.
Sonuçta bu işleri yapıyoruz diyenlerin bu işleri yaptığını zannetmiyorum, bu benim tahminim tabiki,...
Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Bayrampaşa belediyesinde çalışan Sebahattin bey ana arı almaya geldi, hafta içi çalıştığından hafta sonuna kendisini ayarlamış, sağ olsun İstanbul'daki elim ayağım oldu kendisi. Bu sene plastik çıtalarımı terminale, oradanda otobüse verip beni büyük bir yükten kurtardı, Allah razı olsun, kendisine birde buradan teşekür edeyim.
Yaban mersini fideleri, Ali Şekerli abim istemişti. Aydıncıkta bulamadık, avukat Kerami bey getimişti Anamur'dan. Bir türlü elimiz değip Edirne'ye yollayamadım. Bu akşam Sadri abime dedim abi bunu bir kargolar mısın ne demek dedi, bir yükten daha kurtulduk ama Sadri abi banada bu fidelerden getireceksin, seneye söz verdik::))
Dönüyoruz 8/5/2013 tarihi akşamına. Uygulamaya 7 ana arı aldık dolayısı ile bir iğne 5 ana arıya yetiyor.
Bundan sonra biraz daha sayıyı artırmayı düşünmeye başladım. Nasılsa iğne değiştiriyorsun.Yada harbo şırıngaya ihtiyaç var, bir seferde daha çok sperm toplanıyor harbo şırıngalarda.
Aletin üstünde bir türlü düzgün resim alamadık, birde alet dışında sperm fotoladık.
Sadri abi alete ayar çekiyor, benim cımbızı son sistem hocaların beğenmediği ile değiştirelim dedi::))
Sadri abi geçen seneden bu taraf acayip kendisini geliştirmiş, bu akşam iki dölleme yaptı, hatta Muhteşem abiye dedim Sadri abime nazar değmesin süperdi. Enes ise ben sizin yanınızda çalışmam kendim yapacağım diye bol bol kedinin kasap izlediği gibi izleyip durdu, ara işlerini yaptı, İlhami abi misafiri geldiği için bu akşam arılıkta kalmadı.
Sadri abim yürü kim tutar seni, doktora bir gaz vermişim, gelmediğine kahrolmuştur....
Sperm verirken bir poz, cam iğne üzerine ölçüm yapıp asatat kalemiyle işaret koyuyoruz, her karaliçeye bu akşam 9 mikron sperm verdik, sınır 8 ila 10 miron olmalı. Miktarı mikroskoptan görme şansınız yok, sperme yandan bakmak gerekiyor.
Oldukça başarılı bir çalışma oldu, 4-5 gün sonra son durum belli olur, genelde 4-5. gün yumurta görüyoruz.
Bu işi ilk defa ülkemizde araba için biz yaptık, efendim bu iş laboratuvarlarda olur diyenlere gelsinnnnnnnn...::)))
Fantazi ve tarza bakın......
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)