Co2 gazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Co2 gazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.06.2013

ARICILIK VE İLK YARDIM

 Haziran olsun yaz ayları arıcılar açısından oldukça sorunlu geçen nişan düğün sünnet etkinliklerinin en çok olduğu zamandır, arıcıların ise bir hafta sonları olur, onlarıda etkinliklerde geçirdimi işler arap saçına dönebiliyor. Sonuçta hepsi olmalı hayatın bir parçası, hiç bir şey planlandığı gibi olmuyor.
   Geçen hafta sonu Bursa'daydık. Aynı gün geri dönmemize rağmen hafta sonu gümledi.
Pazaertesi ise uygulamaya girecek ana arılar vardı, mesayi sonu koştura koştura arılıga vardım, 10 tane ana topladım hava kararmaya başlıyordu, hemen tezgahı kararmadan kurmak için arabaya geçtik.

  Suni tohumlama işlerinin en sevmediğim tarafaı şu masanın kurulup toplanması, en az 1 saatinizi götürüyor. Yaptığımız işte önemli damızlıklarımızın yedekleri alınmalı. Masa hazır ve kullanılır pozisyona geldiğinde erkek arıları getiripdirek sperm toplanabilir.
 Yanımda Dr.İsmail abini arılıktan getirdiğim toplanmış erkeklerin spermlerini aldım.




 Arılıkta yetiştirdiğimiz saf erkekleri kafese alıyoruz, bu sistem çok iyi. Eskiden tek tek erkek topluyorduk, şimdi tahliye musluğunu açıp erkek arı kafesini yapıştırıyoruz, içeriden fırlayan erkek kafeste işi çok kısaltıyor.
 Yeterli sayıya ulaşıldımı kefesi kapatıp tahliyeyide kapatmak gerekiyor erkek arı kaybolmaması gerekiyor.


 Erkek arıların uçuşu bittiğinde tahliyeyi açtığınızda dışkılma için erkekler gidip geri dönüyorlar. Normal şartlarda bu katlı ruşetten erkek arılar dışarıya gitdemezler, alt kattın üstünde ana arı ızgarası var, altan çıkamazlar, gündüz üst kapagıda açmamak gerekiyor, açtıgınızda tüm erkekleri kaçırırsınız sabah erken akşam geç saatlerde beslemek için açılırsa sıkıntı olmaz. Yani sabah erken akşam çok geç saatlerde erkek arılar uçmazlar.





Gebze'den götürdüğüm erkek arılarla arılıktaki erkeklerin spermlerini aynı iğnede araya boşluk bırakarak topladım. Hem birbirine karıştırmadım, hemde iğneyi sök yeni iğne tak süreyi olumlu kullanmak adına bu benim ilk uygulamam, bana görede ilk ben yaptım::)))

   Pazartesi planlanan iş bitmedi, vakit çok geç olmuştu gece yarısı eve döndük. Salı günü İlhami abide olmadığı için tek başıma kalan ana arılara uygulama yaptım. Tek başına sperm almak işi oldukça uzatıyor, bir kişi sperm alınırken erkekleri yandan verirse iş çok çabuklaşıyor. Tek başına seri olamıyorsun dikkatli çalışmaz iseniz cam iğne ucunu kısa sürede kurutup tıkatıyorsunuz.



Tabi bu işleri yapmadan önce arabayı dezenfekte ettirdim hijyen çok önemli::))
Bu iş labaraturvarda olur diye bir yerlerini yırtanlar, şimdi benimle yarış halinde her yerde bu iş olur demeye başladılar::))
Araba muayeneye girecekti, içini dışını bir yıkatayım dedim, yıkamacı soruyor abi niye fotoçektin diye, dedim sen anlamazsın::))
Hijyen önemli beya::))

 2009 Yılında suni tohumlama çalışmalarımızda kullandığımız tüpün depoziti 400 lira idi. İçindeki gaz 10-15 lira tüpün depoziti felaketparalar tutuyordu, 3 sene kullandık bitmedi::))
Şimdi aynı tüpün sıfırı 160 liraya ve depozitli degil tüp sizin oluyor, bitir getir bir günde doldurup geri veriyorlar.
Bizim Trakyalı Şenol, bir tane suni tohumala aleti yapıp bitirdi, artık uygulamalara geçiyor, abi tüp işi sende dedi bende kendisine bir tüp aldıp hediye ettim.
Kargoya bu hali ile götürdüm abi bu tüp dolumu evet abi dolu tüp gitmez, yav bana hem göndeririz filan deyip ortada bırakamazsın, kargocuyla kapışıyoruz ve çamur yapıyorum tabiki::))
O zaman saralım dedi sar tabi böyle gidermi dedim::))
Tarttık 10 kilo geldi, bana oku dedi dedim 10 kilo yazıyor, yok o 8 kilodur, demekki 8 kiloyu geçince banada geçecek, dedim benim gözlerim zaten iyi görmez 8 diyorsan 8 dir::))
Tüpü Vize'ye uçurduk, Şenol'dan dolayısı ile kurtuldum::))

 Dr.İsmail abi ara sıra telefon edip balları ne zaman alacagız deyip duruyordu veya hangi balı alacağım. Bir gün yemek saati yemege gitmeyip yazlığa gittim, kat dolmuş kalmıyordu, balları bir kısmını alıp, ruşete istifledim arılara örüpmüş ve ham çıta verdim, arı bloke olmaya başlamıştı, hemde sırlı bal blokesi.Sırlı bal.
 En sağda gene karakovan balı var, arı çıta konmayınca  baştan sona kadar dalak atmış::))
Nedir bu hobicilerden çektiğim....
Bahar balı, İsmail abi arıyı hiç besleme taratarı biri degildir, hatta arım balla beslensin diye bir sene kestane ballarını bile almayıp arısına kışın kestane balı yediren tanıdığım en cömert hobi arıcısıdır::((
Sadece bu çıta tam dolu degildi, muhtemelen geçenlerde bir çıta bal aldım diyordu alınan balın yerine konulan çıta olmalı.
2010 Yılında ürettiğim karniol F1 ana arının en sonuncusunu bu hafta kovanın dışında buldum, 2 gün öncesi son attığı erkek yumurtalarını meme besleyen kovana alıp yeniden kabarmış erkek çıtası vermiştim, yeniden yumurta atmış ise alayım diye kovanı açtım sesler hoşuma gitmedi yumurta atmamış ve kovanda bulamadım memeler başlamış kovan önüne baktım, orada yatıyordu::((
Son 3 yıl içinde bala çalışan bir arıydı bu yıl sürekli erkeklerini almıştım tam ekotip olmuştu.
Bazı yerlerde ileri geri konuşanlar oluyor benim arılarım zaten tamamen yerli arılardan oluşuyor, Ali Türk arısı.
Birisi çocugunu doğuracagı zaman Amerikaya gidip çocugu orada doğurup nufusunda Amerika oluyorsa ona ses etmeyenler, her şeyi ile burada doğup burada büyüyen arılara laga luga ediyor....
Hatta bu işi şeref meselesi yapanlar bile var, o zaman 1930 yıllardan sonra ülkeye getirilen hayvan olsun bitki olsun gerekirse bir liste yapayım.
İşin en garip tarafı ise yurt dışından 1980 li yıllarda  arı getirenlerin bu söylemleri yapması acayip ilginç, insanlar önce kendi yaptıklarına bakacaklar, ülkende ıslah yapamayıp sağa sola çamur atmayacaksın. İsmet İnönü bu ülkeye her gün içtiğimiz çay'ı yurt dışından getirmiştir, daha yakın tarihimizde ise Adnan Kahveci Kivi'yi getirmiştir, bu kişiler vatan hainimi?.................
Yada vatan hainliği bu kadar basitmi birilerin söylemiyle tabiki......


Bu yıl oldukça sorunlu bir yıl oluyor, çok güçlü arılarda çok meme tutturamadık. 4 Çıtalık bir devşirme kolonisine yapılan 34 aşılamanın 30 tanesi tutmuş, arıcılıkta bir çok sorunun karşılığı yok. Varda biz bilmiyoruz demek daha doğru olur.Tutmuş ana arı memeleri.
 Göçebe bahçemde domatesler görünmeye başladı, elimde ekmek ve tuz bekliyorum kızardıklarında doyasıya yemek için.....


Köpeklerim, itlikten çıktı::)
İlk zamankşi hallerinden eser yok ışıl ışıl oldular ama hala yabaniler, şunu bir tutup mıncıklamayı o kadar istiyorumki ama çok zor, acayip atik bir hayvan...


 Bu hafta içi 3 gün boyunca ilk yardım eğitimi vardı.
Yıllardır bu eğitimleri alıyoruz, kurum süreyi geçirince serfitikalarımız iptal edildi, az bir egitimle güncellenecek kimliğimiz, sıfırdan başlayarak oluşturuldu.
Bu karmaşada 3 gün süren degişik bir ortamdaydık, oldukça neşeli geçti.
Bazı bölümlerinde arazi olmama rağmen derslere devam edenlerden olduça iyiyim::))
4 Kişi yazılıdan 100 aldı birisi benim::)))
Çocuk gibi seviniyorsunuz ba::))


İlk yardımda dünyada en iyi olan ülke İsrailmiş, bunu duyunca ben üzülüyorum, adamlar her dalda çalışıp en iyi oluyor bizde ise her şey karmaşa....

İlk yardım eğitimi belge veya puan önemli degil aslında.
Evinizdeki kazarlar ve yaralanmalarda, en yakınlarınaza nasıl faydalı olunur, basit teknikler insanı ölümden kurtarabiliyor. Çocuklar için olan bölümleri her anne bana öğrenmesi gerekiyor,i sonuçta ne nerede lazım olacak belli degil, siz gerekeni yapıp gelecek ve olacagı beklemekten başka şansınız yok.
Allah her şeyin hayırlısını versin.
İlk yardım olay yerinde bulunan kişinin hastaların durumunun daha kötüye gitmesini, mevcut imkanları kullanarak önlemek, kesinlikle ilaç kullanmadan...
2 Gün süren eğitimin üçüncü gün ayağı Darıca Farabi Devlet hastanesindeki yazılı ve sözlü sınavla sona erdi.

Hocamız Nadide hanım ise işini çok seven birisiydi. Birisi işini severek yapıyorsa bunu kesin anlıyorsunuz.

11.07.2011

ARICILIK VE RUTİN İŞLERE DEVAM

Arıcılıkta suni tohumlama.

Bu konuda çok şükür sona geldik.

Nasılsa biz yapıyoruz başkaları konuşuyor, buyurun konuşun.

Biz laf yaparken işte yapıyoruz::))

Hep lafla nereye kadar beyler....

O kadar etiket ve ünvan sahiplerimiz var, neden onlara hesaplar sormayıp, bir şeyleri sıfırdan başlayıp, finişe gelenleri neden hazmedemiyorsunuz.

Bu aynı seçimlere döndü, herkes biz şu kadar alacağız dedi, alınanlar ortada, bu seferde, seçmenin kararını begenme, sonra kalk başka şeyler mırıldan.

Başkalarının tercihine niye sayğı gösteremiyoruz, laf degil başarı istiyorum, ameleler toplanıp, indir bindir işleriyle ekip olabiliyor, tamam burada toplu bir çalışma var ama bu işi amele pazarından 3-5 kişiylede yaparsınız.

Ekip bir şey yapacaksa bu sıra dışı şey olmalı. Nasıl bir ekibiz geçtiğimiz ay tam toplanamazsakta herkes gördü.

İki sene öncesi, bu işi yapacağım demiştim, yaptım. Tabi arkamda Muhteşem bir ekiple. Buyurun sizleride bir görelim.


Küçük tüpler hızımı kesmedi, daha stressiz çalışmak için bir CO2 tüpü aldım.


Minik tüpler işi ortada bırakıyordu, bundan sonrası artık kafam rahat.




Hafta içi suni tohumlamaların birisine Sadri abimde katıldı. Bir senedir, hacıya kablo getirecek, nihayet hacı muradına erdi::))



Hafta içi çarşamba gün olması lazım, Sizvaslı arıcılardan Şahin ana arı almaya geldilerdi.


Aynı güm Sadri abimde misafirimdi.




Hemen anaarıları toplayıp misafirleri yolcu edip, uygulama faslına geçmiştik.


Hafta içi belediyemizin bahçesindeki lavanta çiçeklerine bir göz attım sanki başka çiçek kalmamış gibi o kadar çok arı ziyaret ediyorduki.




Damacana kovan doldu, şimdi taşmasını bekliyoruz, bir koloniyi invertle söndüremedik.


Tamamen sona dayandı, gidecek yer artıkın yok.


Geçenlerde birisi arı sogana konarmı, bal aynı sogan gibi kokuyor diyordu, hacıya dedim sabah felaket arı konuyor, krem renk polende topluyorlar dedi.


Arının soğana konduğunu da test etmiş olduk. Sogan çiçegi ve arı.


Bu arada hacı organik ürünleri yetiştirmeye başladı.




Vecdi abimin bir emaneti vardı, hafta içi onuda gönderdim, hayırlı olsun.




Muhteşem abiye burayı tarif ettim bir türlü bulamadı, burnunun dibindeki malzemeciyi.


Adresi şimdilik bende kalsın, sonra bana malzeme kalmıyor::))




Pazar günü Şiledeki arıların durumuna bir bakalım diye yollara düştük.

Yol yapımı varmış, 1 saatlik yok 3 saat sürdü. Haşat olduk, sıcak felaketti.


Körüğü çıkardım, bir arı galiba acayip iş yapmış. Daha önce bir yerde okumuştum eşek arıları, yavruları doğduklarında, taze et yemeleri gerekiyormuş. Eşek arısı bazı küçük böcekleri sokup bayıltıyor ama öldürmüyor, yavru doğana kadar taze et anestezide bekliyor, yeni doğan eşek arıları taze etlere yumuluyor.

Minicik arı neler düşünüp uyguluyor, ve bu baygın böcekleri taşıyıp ne kadar hazırlık yapıyor neslinin devamı için.



Tabi bu kadar işi birisi berbat edebiliyor, körük bana lazım::((


Yapılanları bozdugumda, örümceklerde hafiften hareket vardı, yani hala canlılar ama baygınlar.


Aslında bu eşek arısından çogaltmalı, ne kadar örümcek haşlamış.



Bu sene kestanede arılar nektarsız kalmadılar, ne hikmetse hızlı bir akım olmadı. Verilen erkek çıtalarının alayı, yavaş akımdan dolayı işçi gözü örülmüş durumda.


Akım var, bunu nerden anlıyorsunuz dediginizde, her taraf arılık, fakat koloni açtıgında, bindirme yok.
Büyük ihtimal kestane balı hasadı, haftaya yapılacak. Bu sene mevsimde acayip kayıklık var. Hala ayçiçekler açmadı. Temmuz ayının birinde eskiden Trakya'da olurduk. Ayçiçek açmadıgı için acelemiz yok ve kestane balıda ilk defa bende bu kadar olgunlaşıyor.


Hacıya dedim çalış çalış nereye kadar, hemen bizde piknik yapıyoruz. Bir seferde bir baş soganı da götürdük, yani felekten bir gün çaldık::))

Yolumuz üzerinde bir yerde mola verip, piknik yapıp Gebze'ye yetiştik.


Biz yemek yerken Şahin aradı, hafta içi gerekli olan ana arıları yetiştiremeyip, bir kısmını ertelemiştik.

Şahin ve marangoz arkadaşı, damacanayı incelediler. Damacanadan daha neler görecez dediler, dedim bu damacananın dibini çıkartıp dikin, alın size damacana kara kovan::))


Suni tohumlamada kullanılan ana arı yumurta atırma sıralı sistemleri, buna isimde bulamadım::))