arıcılık malzemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık malzemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.12.2017

ARICILIK EKİPMANLARI...

seyit eser arıcılık ekipmanları
 Ana arı üretim kutularında kullanılan çıtalar üzerinde yaptığımız söyleşilerde peteğin çok ince bir çıta içinde olması kontrollerde peteklerin kırılmasını engeller, kutuya bağlama yapmaz diyorduk.  Buradan yola çıkılarak hazır plastik ana arı kutusu ortaya çıktı. Seyit Eser hocamız tarafından tasarlanıp imalatı yapıldı. İnşallah ülke arıcılığına katkısı olacaktır.
Ana arı üretim çıtaları her yıl israf edilir, israf edilir derken bir türlü ana arı kutu çıtalarını istediğimiz gibi koruyup ertesi seneye çıkartamıyoruz. Bunun nedenlerinden birisi bal çıtası gibi etrafı kapalı olmadığından kaynaklanmakta. Bazen balını alsınlar diye kovan içine iliştirdiğim ballı çıtalar balları alındığında akort bozulmuş yamuk yumuk olarak geri alıyorduk.
seyit eser
 Ana arı üretim kutularının bu şekilde üretimi dünyada ilk bizde oldu. Bazı yerlerde yarım plastikler görmüştüm ama bunlardan ilk.
Çıtanın tasarlanması uzun süredir devam ediyordu ama basılması soğuklara denk geldi arıya veremedik.
seyit eser
 Buarada ballı ve kapalı yavruyuda yayınlamak isterdim, inşallah seneye. Seyit hocama teşekür ediyorum ellerine sağlık.
Bu ürün istanbuldaki arıcılık ve arı ürünleri fuarında stantta yerini alacak inşallah.
Dostuma hayırlı olsun emeklerini Allah zayi etmesin diyorum.
SEYİT ESER

3.03.2016

ARICILIK MALZEMELERİ...

İnternet alış veriş sitesinde arıcılık bölümünü incelerken bir alete denk geldim. Bu aletin ne yaptığı İngilizce  olarak yazılmış bende çeviriden anladığım kadarıyla amitraz etken madde dumanı veya buharını 10 saniye kovana verin yeterli diyordu.
Bende bir adet sipariş verdin, hayalimdeki gibi ise çok ekonomik ve seri şekilde amitraz etken maddeyi kovana verecektim.

Artık Çin elinizin altında, her türlü malzeme 20-25 gün içinde ayağınıza getirilip teslim ediliyor.
http://www.aliexpress.com/

Varroa mücadelesinde tek etken maddeye bağlı kalmamak için kendime alternatif yöntem olurdu.
Alet pil ile çalışıyor, yukarıdan konulan etken maddeyi fanı sayesinde kovana üfleyecekti. Bu aleti yapan kişi işi yarım yapmış madem bu aleti yaptın gerisini de getirmeliydi.
Bu aleti gördüğümde aklıma geleni veya ne hayal ettiğimi yazayım.
Alette pil var, fan var, bunda birde minik ısıtıcı vardır, sıvı amitrazı ısıtıcıya veriyorsun kovana 10 saniye tutuyorsun işlem tamam, ben böyle bir alet beklemekteydim.
Alet benim hayalimdeki gibi değil.
Bahsettiğim varroa ilacı kartonu yakıp körüğe atıp 7 duman veriyoruz, o kartonu bunun üstünde yakacakmışız, o zaman niye bu alet lazım, zaten körükle işi görüyorduk.
Zaten risk almıştım, dediğim gibi çıkmaz ise 31 dolarımız çöp olur, bu aleti çöp yapmayı düşünmüyorum. Buna yağdanlık benzeri bir damlayıcı monte edersem, bir başka seçenek sprey şişeleri, damla hesabıyla sıvı amitrazı dumana çevirip kovana verebilirim, tabi dozun çok iyi ayarlanması lazım.
Örnek olarak eskiden parmak büyüklüğünde kartonlar vardı, yakılıp kavanlara sürülen, o kartona emdirilen etken madde 20 mg idi.Şimdi 20 mg etken madde kaç damlada var bunu insilün enjektöründe ölçüp sonra uygulamaya geçilmeli.
En kötü ihtimal damlalık ile ilacı damlatıp gene kullanacağım.
http://www.aliexpress.com/item/Varrojet-with-Batteries-Anti-Varroa-Sprayer-Used-for-Sprayed-Amitraz-to-Treating-Bee-Mites-Beekeeping-Tool/1676602705.html
Tasarladığım işte ısıtıcı olarak nargile tütünü kullanılabilir, arılarda biraz nikotin çeksinler :)
Bir sürü arıcılık malzemesi var bazıları bizden ucuz bazıları aşırı pahalı. En hoşuma giden ise zaman sorunu yok ise oturduğunuz yerden istediğinizi alıyorsunuz ve gelip size teslim ediyorlar. Zaten ürünlerin üzerinde kargo ücretsiz yazıyor, ücretli olanlar ne tutar bilmem. Bir başka konu ise aldığınız ürün 100 doları geçmeyecek, geçerse bizim gümrükte vergilendiriliyor, 100 dolar altına vergi yok.
http://www.aliexpress.com/wholesale?catId=0&initiative_id=AS_20160302230707&SearchText=beekeeping+equipment
Bu çanakları daha önceden almıştım. Gene Çinden arıcılık malzemeleri satan birinden alındı, 1000 tanesi 7 dolar filan, 3 bin tane aldım 65 lira tuttu ve bize 20 gün civarında teslim edildi.
Bu çanaklar eskiden Almanyadan geliyordu ve çok kıymetliydi. Şimdi bile 100 tanesi 6 Avro.
Bu malzeme kaliteli olsa ne olur olmasa ne olur, zaten iki senedir kullanıp atıyoruz, bazen arılar temizlediğinde üç kez kullandığımız oluyor bunuda aynı şekilde kullanır atarız, ana arı çıktıktan sonra işçiler memeyi temizlerse gene bir kaç kez gene kullanılır.
Çanakların tanıtım fotoğraflarından biri bu foto, sanki arı sütü üretimi yapıyorlar.
Görünüş biraz büyük gibi ama ölçüleri standarda uygun mu bilmem ama bu işi yapan bunun araştırmasını yapmıştır. Çanağın iç çapı 9.5 mm olması gerekiyor, 10 mm olsa da fark etmeyecek ilerisini arı kafasına göre ayarlıyor.
Eskiden ne paralar verirdik böyle şeylere, geçen yıl bile 3 bin civarında çanak kullandım verdiğim para 300 lira üzeridir.
Bu yıl 3 bin çanak oturduğum yerde elinize teslim 65 liraya...
Malzemenin resimlerinden biriside buydu ölçüleri vermişler.
Önceki çanaklar sert bir malzemeden, Çin den gelen bildiğimiz plastik, nasılsa ömürlük değil kullanıp attıktan sonra bence bir sağlamlığın önemi olmayacak.
Bu malzemeyi aldığım sitenin linki de alta. Açıklamada arı sütü ve kraliçe üretiminde kullanılır yazmakta.
http://www.aliexpress.com/item/1000pcs-Beekeeping-Queen-Cell-Cups-Royal-Jelly-Cups-Queen-Rearing-Equip-Station-basement-stick-beeswax-free/2043945879.html
Bizim arıcıların derdi ise bitmiyor. Ben bunları paylaştım ya hemen bana sipariş başladı. Bana da getir bana da ver gibi facede yorumlar yapılınca bu tür yorum yapanları listemden attım.
Arkadaşım ben bunu nasıl aldığımı paylaşmışım sende aynısını yap.
Biz arıcılara balık tutmasını öğretiyoruz arıcılardan bazısı ısrarla bana balık yedir diyor.
Ben binlerce kullanıyorum ve getirttim, bundan isteyenler yılda kaç tane kullanıyor ülke içinden pahalı alsan ne olur...

Biz bir işi yapmadan karar verip uygulayarak buraya geldik ve yaptığımız işlerin çoğunda soru soracak kimsemiz bile yoktu.

En basit şeylerde öküz altında buzağı arayanlar var, dün akşam yutupta birisini engelledim. İnvert şurupta efendim üç litre şuruba1 çay kaşığı dedin 9 litre şuruba  3 kaşık krem tartar demişim, bir başka videoda 70 litre şuruba 30 kaşık demişim hangisi doğru diye bana hesap soruyor.

Sanki şurubu litre litre ölçtüm, tahmini rakam söylüyoruz. İlhami abi genelde benim invert şurupları yapar, İlhami abi çay kaşığını silme doldurur ben ise tepeleme atarım, yani benim bir çay kaşığım, İlhami abinin üç çay kaşığına denk gelir. İnvert şurup bilimsel bir makale çok biliyorsanız gidin makaleyi inceleyin ve tercüme edin bizde öğrenelim.

Ben şurup yaparken 20 dakika kaynatırım, Muhteşem abi 10 dakika sonra yeter der fazla kaynatmaz. Buradaki amaç şurubun bekleme süresince bozulmamasıdır, ben yaptığım şurubu bir ay sonra arıya verebiliyorsam şurubun invert olup olmadığı beni ilgilendirmiyor.

Listemizde 6  binden fazla arıcı veya arıcılıkla ilgilenen  yada meraklı kişi var, bunların hangisine laf yetiştireceğiz onu anlamadım gitti. Hemde bu kadar katı davranmama rağmen. Bazıları resim bazıları video bazıları günlük yaptıklarını bana rapor ediyor. Herkes başkasını kendisi gibi zannetmekte, her akşam bir merhaba dense ve ben bunlara cevap vermeye kalksam bu işin süresini hiç düşündünüz mü?...
Birisine zaten cevap versen hemen en az 3 soru daha soracaktır...
Belkide listemden attığım kişiler art niyetli değil, hatta bazıları müşterim çıkıyor ama ben bunları araştırmak zorunda değilim.

Bir başka sorun arkadaşlık istekleri oluyor, bazılarını hiç kabul etmiyorum profile bakıyorsun abuk sabuk şeyler, bazısı oyun dolu.
Kabul ettiklerimizin bazısı da sizi ilk iş olarak bir guruba eklemek oluyor.
Sanki biz guruplara katılmayı bilmiyoruz, yada bunlara soracaktık.
Bu işleri yapanları engelliyorum, bir daha ben onu görmem oda benim paylaştıkları mı görmesin.

Bazıları ise acayip çamur olmuş adamı engelliyorsun, bir bakıyorsun bloktan yorum atıyor, hemen spam işaretliyorsun bir daha yorum atarsa çöpe gidiyor görmüyorsun,bu sefer mail atıyorlar, gene spam işaretliyorsun bir daha gelen direk çöpe gitsin, bu sefer bacadan sarkıyor, bacayı tıkıyorsun, pencereden bakıyor, yav istenmediğin yerde niye olmak istiyorsun sende hiç mi yüz yok diyorsun, insan kendisini bu kadar düşürmemeli...
Zaten insan olsaydı bu kadar yüzsüz olmadı demek zorundayım.
Bunlar internete yazılacak şeymi derseniz evet yazmamam lazım ama başka türlü insanları firenleme şansınız yok. Bunca frene rağmen olanlar sizi rahatsız etmekte.

Sorun nedir biliyormusunuz.
Sorun balık tutmayı öğrenmek yerine hazır balık beklemekten kaynaklanıyor.
Sorulan soruların mutlaka bloklarda, forumlarda, kesinlikle karşılıkları vardır. Sorun okumamaktan kaynaklanıyor.

Arıcılık yanında birde Ahlak derslerine başladık Allah'tan hayırlısı...
Hani derim ya Allah ne virirse her şeyin hayırlısını virsin diye, işte öyle...

1.06.2014

ANA ARI ÇİFTLEŞTİRME KUTUSU, ARICILIK EKİPMANLARI...


Ana arı çiftleştirme kutusu, bu çiftleştirme kutusu Almanya'da ada safı yetiştiren ana arıcılar tarafından kullanılır.Kutunun iki dış yüzü camdır. Kutunun iki yüzünün cam olmasının nedeni, adaya götürülen kutular incelenip içeride erkek arı var mı görmek içindir. Kutuların bir tanesinde erkek arı görülsün, tüm kutular üreticiye geri verilip adaya sokulmuyor. Bu iş bu kadar ciddi yani...
Peki durup dururken buda nereden çıktı diyebilirsiniz. bir dostumuz bana serzenişte bulundu niye bir sürü köpük kutu alıp paralar harcadın bak bu ne kadar basit ve yerde kaplamıyor ağa dedi ::))

Gerçekten çok basit bir kutu, düşünün tavla kutusunu parçalara ayırsanız bile bir sürü kutu çıkar:)
Alman Ana arı çiftleştirme kutusu.
Bu kutular yan yana konulur, zıt yönlere çalışır, birisi ileri birisi geriye.
Prototip tamam şimdi işi seriye sokmak lazım diyede not yazmış...
İki senede prototip yeni ortaya çıktı bakalım seri üretime kaç yıl sonra geçer diye sesli ve yazılı düşünüyorum. Kutuyu yayımlamanın nedeni ise bir başkası bu kutuyu daha önce üretip kullanabilsin diyedir....

Bizim yaptığımız malzemeler genelde beğenilir ve hayata sokulur....

Bizim ekip çalışıyor.....
 Bu paylaşım bir başka bloğumdan yaptım. 200 Ayrı bilgisayardan habere girildi. Günceller listesinde var, festen linkini paylaştım, sonuç ortada.
Yeniden birde burada paylaşayım, burasının günlük ortalaması 1000 ayrı bilgisayardan giriş yapılıyor, yeni haber olursa 1300 ile 1500 kadar çıkıyor.

17.11.2013

ARI VE ARI ÜRÜNLERİ FESTİVALİ, KARTAL EKOLOJİK PAZAR

Geçen hafta içi cumartesi günü Kartaldaki arı ürünleri festivaline katılmaya bir kaç arkadaş karar vermiştik.
Öncelikle bu etkinliğin tanıtımı ve reklamı yapılmadı.Kendi aramızda bunu tartıştık, aslında Onur başkanın medya ile arası iyiydi, geçtiğimiz yıl defalarca televizyona çıktı. Asıl çıkması gereken yerde çıkmadı. Burada üretici ile tüketici birleştirildi, bir kaç gün sönük geçmesinin asıl nedeni ise pazar günleri burası dolup taşarmış. Bu etkinlik belediyeler izin verdiğinde tüm ilçelere yapılacakmış bu arıcılarımız adına çok iyi bir haber, Onur başkanı tebrik ediyorum.
Bu tür etkinlikleri yapmak oldukça zordur, onuda belirtmeden geçmeyelim.

 Gelelim arı ve arı ürünleri festivaline. Arı evi sahibi Ercan Bektaş, malzemelerini diziyordu.
 Bizimki çocuklar gibi şendi, artık kalfalarda akıllı telefon kullanıyor... Tabiki çekemiyorum, çekebilsem bunu niye dillendireyimki :((...
 Engin abi Onur başkan ve Muhteşem abim, başkanımız hoş geldiniz dedi.
 Festival alanında bizi farketmeyen biri vardı onu enseledik, Raşit abimiz, Zaim abinin yazlıktan::))
Bizden habersiz buralarda ne gezersin beya dedik...
 Sakarya arı yetiştiricileri birliğinin balları.
 Erzincan dedikmi aklımıza Vecdi abimiz gelir, hemen gidip Erzincan Refahiyeli arıcılarla biraz sohbet ettik.
 Erzincan yöresine ait ballar...
 Şile Yeni köylü Recep Selak, Şile yöresinin kestane balların standında satışa sunmuştu.
 Şile kestane balı...
 Bir başka arıcı abimiz, bal tescili alıp belgesiyle satış yapıyordu.
 Kara kovan meraklılarına kara kovan imalatı yapan bir arıcının  standı.
 Bizim kalfanın kara kovan içindeki petekler ilgisini çekti, bende onu çektim::))
 Bu kara kovana arı konulmuş, ufak bir oğul olduğu için olsa gerek devamı gelmemiş...
 İlgimizi çeken bir başka kovan vardı, kanatlı kovan::)) Beslemesi kovanı açmadan arkadan yapılıyor.
 Kovanı açtık içi bal doluydu::))
Kanatlara ana arı ızgarası konulmuş, arı sıkıştığında kanatlara taşacak ve kara kovan balı yapacak.
 Muhteşem abim ise dıştan yemliğe kafayı taktı,sıcak soğuk önemli değil kışın bile şurup verilebilir diyor, soğuklarda kovanı herkes açamıyor...
 Yusuf Şimşak piyasada yok, dedi ki bana konumu atıver. Bir sefer iki sene öncesi bir konum paylaşmıştım ama bir türlü yapamadım. Dedim bari Ercan bu işlerden anlar, buda tam anlıyor ya,dedi ki abi sen ara, ben konumu ona anlatayım::))
Konumu anlatarak paylaştık anlayacağınız....
 Raşit abi kendisine uygun bir maske buldu, bir deneyişi vardı, eğiliyor, karate ve kungfu hareketleri yapıyor,kasılıyor.
 Sonuçta maskeyi parçalayamadı ve almak zorunda kaldı, hayırlı olsun.
 Yozgat yöresinden olması lazım bir bal standı daha.
 Kekçi Mustafa abim, artık kek işini oğluma devrettim dedi, bol bol geziyormuş arılarıda azaltmış.Yatırım yapıyorum dedi, bir kuran kursu varmış, Allah gönlüne göre versin. Bizim kalfayı da gözüne kestirdi gibime geliyor...
 Bir ara sunum başladı, konu güvenli gıda, sunumu dinlerken Yusuf ben sahilde kayboldum neredesiniz diye yeniden aradı. Ercan'ın konum anlatması bu kadar olurdu zaten.
Ben kaybolan arkadaşa yol tarif etmeye dışarı çıktım, çıkış o çıkış, bir ara baktım sunum bitmiş. Hocamız dışarıya çıkınca bir sigara yaktı....
Güvenli beslenmeyi anlamış oldum.
 Kartal belediye başkanı festival alanını gezdi, Onur başkanla görüşmeler yapıp sunum dinlemeye gitti.
Oda ne biri festival alanına düştü.
 Yusuf Şimşak ta nihayet bize katıldı. Soruyor ekip nerede dedim sunumdalar, diyor ki git onları çıkart...
 Yusuf'a dedim bak bizim başkan burada, Kadir beymi dedi evet dedim. Ekibi sonra toplarız biraz gıda konusunda aydınlansınlar..
 Arı Evi standının önünde uzun süre sohbet ettik, bu Ercan'da şeytan tüyü var, gelen oradan ayrılmıyor sanki::))
 Kadir başkanın Muğla'dan bir misafiri var.Akay Atay gözünü sepetlere dikti. Muğla yöresinde sepet yokmuş.
 Eğeye iki sepet yolladık.
 Bol bol oğul alırsınız...
 Gebze Bal üreticileri Birlik Başkanımız Kadir Gürkan. Ülkemizin değişik yörelerine ait balların tadına baktık.
 Çankırı'dan gelen bir arıcı vardı, bize çam balı diye bir bal tattırdı acayip püren balı vardı içinde. Püren balı diye çok rahat satılır. Birazda balı fazla yiyince kaç kavanoz alacaksınız demesine hem güldüm hemde üzüldüm.Bizde arıcıyız dedim. İnşallah pazar günü tüm balları satıp bitirirsiniz.
 Çankırılı arıcının üç çeşit balı vardı hepsininde farklı aromaları vardı. Çam, çam püren karışı, birde Çankırı yayla balı.
 Erzurum'dan gelen bir balcının balları...
 Bizim başkan çok iyi bal analizi yapıyor.
 Bingöl'den gelmiş kara kovan balları.
 Geçen hafta resimlerini yayınladığım arı ekmeği polen. Petek gözlerine arıların depolayıp işlemden geçirdiği polenleri peteklerden çıkartık satışa sunmuşlar. Bu ürün kesinlikle serin yerde saklanmalı.Yada dondurulduktan sonra açıkta kalsa da bir şey olmaz.
 Bingöllü arıcı festivaldeki en ilginç tezgahtı diyebilirim.
Bir kaç çeşit baharatlı bal karışımı vardı, ben hiç birisinin tadına bakmadım.
 Kadir başkan ile Onur başkan.Konu sizede yer verelim gelin balınızı satına geldi.
 Kadir beyde benim üyelerimin elinde kalmış balı yok dedi.
 Bingöllü arıcının ikramları devam ediyor.
 Bir kara kovan balı...
 Zannedersem bir ruşete kat atılmış. Arılarda kafasına göre takılmışlar.
 Bu arada sunum bitti, biz festival alanındaki kapalı mekana geçtik. Ne kadar bal yesem de üşüdüm be.
Bol bol çay eşliğinde sohbet edildi.
 Ne zaman akşam olur anlamıyorum, gene akşam ezanı başladı, biz hala kaynatmaya devam ediyoruz. Elimde çok önemli bilgiler var, sağ olsun Engin abi gerekli bilgileri farkında olmadan bana aktarmış oldu::))
Düzce de ne kestane bahçeleri varmış haberimiz yok...

Bu kalfa başıma iş açtı, sohbetin arasında ikide birtelefonu eline alıp soru sormasına hasta oldum desem ne dersiniz....
Nasrettin hocanın bir komşusu varmıştı. Bir gün koşa koşa hocaya gelmiş demişki bu gün sorunsuz biruyku çekecektim, uykularım kaçtı. Hoca demiş ki hayırdır derdin ne, adam diyorki benim komşunun eşeği kuyruksuz sıpa doğurdu uykularım kaçtı::))
Allah ne virise hayırlısını virsin.
Bana bu dünyada rahat yok mu arkadaş....
Sorunsuz bir günüm olmayacak mı?
Bizim kalfa akıllı telefon almış, uyku dünek kalmadı ::((