arıcılık ve sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık ve sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.11.2016

ARICILIK VE BÖLĞEMİZDE KIŞLAMA HAZIRLIKLARI

 Mevsim sonbahar ve kışa hazırlıklar devam ediyor. Yaklaşık 50-60 kutuyu bu yıl kışlamaya sokuyoruz. Her kutu ilk turda 4 yavrulu çıta demektir. Yavrulu çıtaları alıp aynı kutu ve arıya bir tur daha yavru bastırdığınızda bir kutudan 8 yavrulu çıta temin ederseniz.Bunu 3 turada çıkartabilirsiniz yaklaşık 10-15 günde kutu başı 12 yavrulu çıta aldığınızda her yavru bir ana arı kutusuna verilir ve arıları başka kovanlardan temin edilirse kısa sürede bir sürü kutu arılandırılmış olacak inşallah.
Geçmişte bir kutuya bir çıta arı silkeledik hayrını göremedik, kutuda kabarmış petek yok,yavru yok silkelenen arı çaresizlik ve umutsuzluktan ölüyordu, bu sistemde arıların yaşam nedenleri var.  50 Kutu kışlattığımızda bir turda 200 yavru çıta alınacak, ayrıca bu kutuların anaları da stepne olacak, bahardaki ilk bölmelerde kullanılıp atılacaklar.
 Sürekli kek ile oyaladığımız arılara bu hafta şurup verdik, bazıları gidecek yer olmayınca yemliğe petek örmeye başladı.
 Uzun zamandır Ovacıktaki arılara gidemiyordum, bu hafta sonu sıradan bir elden geçirdik. Bir kovan bide ruşet anasız çıktı, kapatıp Pelitliye aldık.
Verdiğimiz şurubu alamayan veya geç alan bölmelere anasız arıları verdik, tabi bu işlemi yaparken ana arıyı kafese alıyoruz.
Besleme işide bitti, bir kaç sorunlu ve stoku iyi olmayan bölme Darıcaya alınacak, İlhami abim onları halleder. Darıca bölgemizde Gölcük'ten sonra en sıcak ilçedir.
Üst resimde arıların etrafındaki açık ballar arılar silkelendiğinde su gibi döküldü, acaba pürenmi diye tadına baktım zehir gibi acıydı, koca yemişten arılar bal çekiyor.
 Bu yıl koca yemişler erken açtılar, hala açmayanlar var, bazıları çiçek açıp geçtiler.
 Açmemiş bir koca yemiş salkımları.
 Koca yemişlerde farklı renklerde oluyor, genelde beyaz açarken bazıları pembe oluyor.
 Meyveler ve çiçekler nadir bitkilerden birisi, limon portakallarda meyve çiçek bir arada görülebilir.
 Bal alan bir arı çiçeğe yumulmuş...
 Meyve ve açmayan çiçek salkımları.
 Beyaz çiçek açmış koca yemiş.
 Bu yıl yabani muşmulalar da meyve çok, avda hem yiyor hemde toplayıp eve getiriyorum.
Yapmış olduğum incir göz aşısı, çok nazlandılar ama sonunda sürğünleri büyüdü.
Mollafenariden Bilal lavanta çelikleri verdi ormana ektim bakalım tutacaklar mı. Lavantalar çeliklerden çoğaltılıyormuş...
Pazar günü Şile'de çulluk avındaydık.
Köpeğimiz Drahthaar, Vilma üç yaşında biz acemi diyorduk ama ustaların hafta sonu paylaşımına bakınca 20 de 8 diyenler vardı, 10 da sıfır çekenler vardı, bunlar usta, biz çulluk avında hem avcı olarak acemiyiz, hemde köpeğimizin ilk çulluk avıydı, 10 kuş bulduk 4 tanesini vurduk.
 Çulluklardan ikisini Tayfun vurdu, ikisinide ben vurdum, yanımızdakiler bana ballısın diyordu :)
Tayfun Şile Sarıkavak'lı, onların meradaydık.
Günün anısı, ilk çulluk avım. Sinan koç ve Tayfun Alboğa.
:)
Yemekten önceki av...
Yemek sonrası herkesin performans nedense düşüyor.
Bir tanede akşama doğru çulluk aldık.
Yemekte ızgara şile palamutu vardı.
Akşam üzeri dökülmeye başladık, üşüyenler yorgunluktan uyuyanlar, acayip soğuk olmaya başladı.
Hemen ateş yaktım...
Birisi sınır taşını agaçları arasına oturmak için taşımış galiba, ağaçta taşı kucaklamış bırakmıyor.
Şile Sarıkavak köyünde gün batımı...

5.10.2016

ARICILIK VE EKİM TOPARLANMA ZAMANI...

 Bir arıcılık sezonu daha sona erdi. Ana arı üretim çalışmalarıma ramazan bayramından sonra bitirdim. Ramazan bayramından sonra Bursa'dan Fatih kardeşimden aldığım A Lisanslı, Uludağ arısının larvalarını almıştım, en son üretimo larvalardan oldu. Bir kısmını suni tohumlamaya soktuk bir kısmı f1 oldu bazı kişilerede bu A lisanslı analardan gitmiş oldu.

Ana arı lazım oldukça kutulardan hazır ana arıları aldım, kutu kendi başına f2 yaptı, kontrollerde yumurtaya giren f2 lerin kanatlarının ikisinide kestim.

Kurban bayramında birleştirmelere başladık, bitmedi, bayram dönüşü yağış ve soğuk havalar bastırdı. Olumsuz hava koşulları bir çok kutunun terk etmesine neden oldu, kanadı olan ana arılar tüm kutulardan terk ettiğinde arı kopartıyor.
Ortada bir terk varsa, ona uyacak çok arı oluyor. Sanki düğün var ve civardaki arılar bu düğüne iştirak ediyor ve arılar anasız ise kutusuna dönmeyip bu cemiyette kalıyorlar :)
 Bu yıl yavrulu çıtaları standart çıtaya aldığımda birleştirilmiş ruşete vermedim. Genelde kovanlara verdim kovanlar kısa sürede çıtaları örmeye başladı örülen yerlere yumurta atıldı.
Birleştirilen ruşetlerede kovanlardan sarabileceği yavrulu çıta verildi. Böylesi daha iyi oldu.
Bu yıl alt tarafa çıta zımbalamadım, üsten aşağıya tek tip örmesi daha güzel oluyor, altla üst mutlaka örülürken sorun çıkartıyordu.
Geçen yıl uyguladığımız yöntemdeki aksaklıkları bu yıl yaşamamak için bazı şeylerde değişiklik yapmış olduk.

Bir ana arı kutusuna miller mem vermişim. Miller meme verirken çıtanın birisini alıp kaln 3 çıtadan birisi çapraz bırakılır, arı aradaki boşlukları öyle bir doldurmuş ki, ana arı çıtası bir kilo gelirdi, çoban balları götürdü tabiki :)
 Ekim ayının ilk cumartesi günü tüm kutular elden geçti. 20 Kutu darıcaya götürmüştüm, yaklaşık 60 kutuda burada var. Kutuların anaları genelde f2 kışlatmayı düşünüyorum, baharda acayip yavrulu çıta ihtiyacımız oluyor. 5-10 tane daha bölme yapıp 60-70 kutuyu kışa sokacağım. Hesaplarıma göre her kutu 1 kilo kek yese 5 lira eder. Baharda her kutu iki turda 8 kutuyu doldurur yani 5 liraya baharda 8 kutu doldurmayı hedefliyorum. Mutlaka sönenler olacaktır ama büyük bölümü inşallah bahara çıkar. Hepsi sönerse kaybımız 300 liralık kek olur. Geçtiğimiz yıl bir kaç kutuyu kışlatmıştım bahara çıkmışlardı.

İşin garip tarafı kış gelmiş hala ana arı arayanlar var, bu mevsimde ana arı hem alınmaz hemde  satılmaz, tabiki bana göre.
Elimde şu an 70 üzeri yedek ana arı var, satılık değil.
 Birleştirme sonrası ortalıktaki sessizlik görüntüleri...
 İnsan işten bazen nefret ediyor, çalış çalış bitmiyor. Günlerde kısaldı, mesai sonrası çok az vaktimiz kalıyor. Dün akşam 20-25 ruşete kek verdim akşam ezanı okunmaya başladı. Normal şartlarda pelitlide aralık ayı sonuna kadar bizde yavru faaliyeti sürer, darıcada hiç kesilmez.
 Akşamları bir saatlik bir çalışma zamanımız var, ortalığı artık toparlama zamanı.
Geç vakitlerde ise besleme işi yapılacak, zayıf bölmelere alabileceği şurup verilmeli. Zayıf arının yemliğini doldurursanız bir kaç gün şurubu alamıyor, tarlacılar şurubun başında olduğunda savunma zayıflıyor ve yağma başlıyor aman dikkat.
 Gelelim flumetrin kullanımına.
Olay o kadar basit olmasına rağmen benden daha kalın kafalılar var ve olayı anlayamıyorlar.

Şimdi işi birde başka yerden anlatayım.

Bizim 5 çıtalık kovanda varroa var, varroaları öldürmek içinde para lazım, her kovana 36 kuruş yetecek, 40 kuruşta daha iyi olur, 50 kuruş verirsen tadından yenmez oluyor.

İnsulin enjektörüde 100 kuruş alıyor.

Önceleri hiç yağ katmadan enjektöre 40 kuruş ile 50 kuruş çekip kovanlara verdiğim oldu.
Aldığımız hazır flumetrilli çubuklarda sanki yağ'mı var.

Bazıları yarı yarıya karıştırdığım yağa kafayı takmışlar.
Sonuçta 3-5 kat fazla yağ karıştırdığımda bunu nasıl ölçeceğiz, dozu ayarlamak için daha büyük enjektörlere veya damlalıklara ihtiyaç var.

Doz kelimesini porsiyon olarak anlamakta mümkün.
Dozları aşarsanız arıları zehirlersiniz arılar kovan tabanına bayılıp düşerler ve biraz sonra ölüyorlar.
Bu gibi durumlarda kovan kapakları ve örtüleri derhal açılmalı ve ilaçlar kovanlardan alınmalı. Bu hadiseler yaşanmasın diye doz doz deyip duruyoruz...

Olayı barut olarak örneklersem, avcılar fişeklerini kendileri doldurulardı en iyi dolular kendi doldurdukların olurdu.
Fişeklerde de doz ayarı barut ile yapılır, barutu az koyarsan olmaz, fazla koyarsan gene olmaz aşırı fazla koyarsan tüfeği parçalarsın, kendini yaralarsın.

Flumetrin ölçüleride 3.6 mg olarak belirlenmiş bu ölçüyü neyin içine katarsan kat, doz bu ölçü olmalı.
Gene kovanlarımda varroa var ve yağlı para veriyorum. Enjektör ile 80 kuruş çekersem bunun yarısı ilaç yarısı yağ ve ölçmesi çok kolay.

İki şekilde aynı dozu kullanıyoruz, bize zehirin miktarı lazım, 0.5 mg zehire 3-4 kat yağ karıştırıp her tarafı vıcık vıcık yağ yapmanın bir manası var mı yok, sonuçta yağ ne kadar artarsa ilaç sabit olmak zorunda dozumuz 3.6 mg 4 mg en fazla 5 mg olmalı.
Bunları nereden çıkartıyoruz diyen olursa ruhsatlı flumetrin ilacın reçetesine bakarsın, kaç sefer veriliyor ne kadar süre devam ediliyor, kalabalık arıya kaç doz verilmekte hepsi var sadece araştırıp okumak lazım.
 Yukarıdaki  ve son resimde yağsız çektiğim flumetrin oranı.


En iyisi, bu işlere karışmayıp, tıpış tıpış gideceksin ruhsatlı ilaç alıp kimseyi rahatsız etmek gerekiyor.
Bu konuda bundan sonra bir daha açıklama yapmayacağım, anlayana davul zurna saz, anlamayana sivri sinek az geliyor diye boşuna demiyorum :)

13.12.2015

ARICILIK VE ARICININ İŞLERİ HİÇ BİTER Mİ? ...

Bu hafta sonu yoğun geçti demek isterdim ama planlar tutmadı.
Pazar günü Hakim abimle yazlığına gittik uzun zamandır fırsat bulamamıştım, Zaim abimde beni aramadı, arada kaynayıp gittik yani.
Bu hafta sonu arıları bir görelim dedik.
Birde kara kovan var sonbaharda balı alınacaktı oda kaldıydı.
Bu hafta tadımlık bari kara kovan balı alalım deyip giriştik kara kovana.
Arılar yarı salkım olduğu için balı alana kadar haberleri zor oldu.
Bu mevsimde bal alınır mı derseniz alınmazdı ama arının balı fazlaydı, baharın kütüğü boşaltmak lazım. Şimdilik bu kadar yeter dedik.
İşin garip tarafı Zaim abi bana bal ikram ederken, ne kadar büyük arıcıyım gör sana bile bal ikram verebiliyorum hemde kara kovan demez mi :)
Bal yeme yarışması olsa, kara kovan balı yemede birincilik hakim abimi olur, hemde kesin :))
Bende yanında kara kovan balı nasıl yenir staj görüyorum bu arada :))
Zaim abi kovanlarısıkıştırdı, kovanların yağmur almaması için örtülerini de almış.
Hava soğuktu arılar öylesine uçuyordu...
Kara kovanın ucundan acıcık aldık işte...
Çilek bitkisi o kadar arsız anlamam, ayrık otunun adı çıkmış bence. Çilek fidesinden 3-5 tanesini bir yere ekin ve suyu bulsun o sene yüzlerce fidesi oluyor her tarafa kol atıyor koldan kollar çıkartıyor. Burası Zaim abin yazlık ve duvar dibinde ormana dönen çilekler.
Zaim abi çapa motoru aldıktan sonra bahçe işlerini rahatlıkla yetiştirip her tarafı çapalaya biliyor. Ağaçların dibine yeni bir malzeme almış, ağaç diplerinde ot yetişemiyormuş...
Çilekler biraz bakımsız kalmış ama sorun Zaim abide doğal olsun diye çileklere gübre vermiyor, toprak bir yere kadar sonra oda bitiyor.
Enginarlar seneye süper verim verecekler...
Hala bu mevsimde tek tük çilek kalmıştı...
Yılın son çileklerini yedim...
Pelitliye döndük, çobana yardım edecektim ahırı büyütme çalışmaları vardı. Kafa ağrısı hafiften artmaya başladı ilaç aldım olmadı, Pelitliden ayrıldım, yolda hemde direksiyonda kusma başladı. Üstüm başım araba her taraf berbat oldu, sonuç ise kötüye bir şey olmuyor, pazar günü böylece yedik yani...
Elimde son 7 kutu var, ana arıları fireleri olabilir. Mutlakada ana arı kaybı yaşanır ne kadar çok arınız varsa risk o kadar çoğalır.
Ana arı kutularının yemlik bölümüne tamamen sırlanmış çıta veriyorum ileride stok biterse bu bölmeden alsınlar diye. Kalan boşluğa invert şurup doldurmaktayım. Kutularda ne kadar çok yavru faaliyeti olursa giderde çoğalıyor. Ana arı kutuları açlıktan en çok ölenlerin başında geliyor. Blokede etmemek lazım açta bırakmamak lazım.
Cumartesi Darıcaya gittim, arılarda uçuş yoktu, hafta içinde verdiğim şurubu da bitiremeyen ruşetler vardı artık havalar soğudu artık 14 -15 derece olana kadar şurup işine ara vermeliyim.
Arı uçuyorsa verilen şurubu alıyorsa arının da ihtiyacı varsa arı her zaman beslenebilir. Arıyı beslemek için baştan az şurup vermek lazım, şurup alınıyorsa devam edip artırılır. Arı şurubu alamıyorsa havalar 15 derece altına düşmüş ise yapılacak bir şey kalmamıştır.
18 Kasımda bölünen arılardan birisi,kafes hala çıtalar arasında duruyor, durmasında bir sakınca görmüyorum...
Soğuk havalarda şurupta zayıf arılar boğulur, yemliklere çam dalı koymak en iyisi...
Ülkemizin her yeri aynı değil bir tarafta kara kış 6-7-8 ay sürerken bazı bölgelerde arı kışa girmeden bahara çıkıyor. Yani yavru kesmeden baharı bulan yerlerde arının gideri daha fazladır. Salkıma giren 5 çıtalık bir koloni ayda tüketeceği 500-600 gr bal iken yavru devam eden kovana gider çoktur.

Pelitliye geçtim, hala arılık berbat durumda acil işleri yap gerisi kaldı....
Artık acil iş kalmadı, etrafı toparlamak lazımdı...
Ana arı kutuları toplandı, altına koyduğum laminat parçalar duruyordu, fayanslar duruyordu, onları toparladım.
Arıcının işi bitermi derseniz her zaman arıcıya iş vardır, arılıkta bitse atölye işleri başlıyor, anlayacağınız arıcı karınca gibi hiç durmamalı...
Yavru sökmüş bir arı, demek ki yavru işine son veriyorlar...
Pelitli Darıcaya göre bayağı bir soğuk, Ovacık ise dahada soğuktur...
Ana arı kutunun üzerindeki not tutma fayansları, otların içinde kaybolup gidiyorlardı, çoğunu tırmıkla buldum otların içinde...
Bizim için ana arı kutusunda önemli olan her turda benim verdiğim memeden çıkan ana arı çıkıp çiftleşip gelmeli. Onun için bu notlar çok önemli.
Baharda iki küçük kovada 13 kök çilek vardı.
İlhami abiye bunları kovadan toprağa al...
Sonuç bir sezonda 13 kök çilek fidesi belkide 1000 fide olmuş, kazmayla 4-5 yerden fide söktüm en az 100 tene çıktı.
Pelitlide çobanın bahçe boş duruyor, iki karık (garık) çilek ekelim dediydik.
Önce gübreledim, sonra damlama hortumu koydum...
Naylonu örtüp delikler açtım, her deliğe bir çilek fidanı bıraktım.
5 Metrelik karık 50 fide aldı.
Hala benim pastıma yazıma inanıp sıcak bekleyen patlıcan ve biberlerim var ...
Geceleri iyice sıcaklıklar düştü. Bir taraftan da bahara bir şey kalmadı, yıl hızla tükeniyor.
Çileklerin bir sırası dikildi...
İlk tur biraz acemilikler oluyor, öbürü daha güzel olacak...
Seneye çilek italah ve ihracat işlerimiz olur:)
Bu mevsimde çiçeklenen biberiye bitkisi, bu bitki ne zaman çiçek çakar ne zaman kapar anlamadım gitti,Biberiyede yaz kış sanki çiçek oluyor.
Bu arada aralık ayıda yarı oldu...