arıcılık ve yangın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık ve yangın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.08.2015

ARICILIK VE BİLİNMEYENLER...


Çakma karnioldan bal hasadı :))
Bal hasadı videoları...

Gebze'de bal hasadı.
Bir bahçeye erkek arı üretimi için bırakılmış arının balını aldım.
Şehir içinde üretilen erkekleri hapsetmiyoruz. Erkek arı lazım olduğunda öğleden sonra girişe ızgarayı koy gelen erkekleri topla.
Erkek üretimi ve bunun yaşatılması oldukça zor, bazı arılar sezon boyu erkek arılara dokunmazken bazı kovanlar bir kaç gün hava bozsun anında erkekleri kırar.
Bir resim yayınladığınızda işi olmayanlar oturup bunun üzerinden senaryolar üretip uzun süre kendilerine gündem oluştururlar.
Tarafımızdan nikahı kıyılan bir arı:)
Burada demişim ki saf yavruyu kapattı.
Arıcılıktan anlayan, burada işçi arıların rengiyle uğraşmaz.
Herhangi bir kovandan bölme yapmışım, bölmeye meme vermişim, memeden çıkan ana arı tohumlamaya girmiş ve iş başarılmış, arı yavrusunu kapatmış, bu bölmede neslin değişmesi en az 1-1,5 ay sürecektir.
Bu resimleri özellikle atıyorum, hav havlar işsiz kalmasın diye, itlerde bu resimlerden yola çıkarak ana arının çevresindeki arılarla ilgilenip günlerini geçiriyorlar. Efendim işçilerde sarı renk varmış, yok yav diyorsunuz :) bu gayet normal.

Benim çalışmalarım ve geldiğim noktayı bilen biliyor, bilmeyenlerde havlasın dursun.
Bizim arılar çakma karniol...
Satrançta iyi olmasamda uzun yıllar satranç oynamış birisiyim. Hala satranç maçlarını izliyorum, artık oyuncu olmak beni çok sıkıyor.
Geçmişte başımıza gelenler bizi bazı önlemler almaya yöneltti, aynı durumlara düşmemem gerekiyor.
Sonuçta damızlık nasıl üretilir biliyoruz.
Ülkemizde damızlık üreten yer aradığınızda tek elin parmakları dolmaz.
Almanya'da yüzlerce kişi damızlık üreticisi ve bunların listesi elimizde listeyi yayınlamayı düşünüyorum.
Karniol arısının ana vatanı ise Slovenya, Slovenya'dan Almanya ve Avusturya'ya gitmiş, hatta papaz arısı oluşturulurken karniol hattı Slovenya'dan götürülüp başka arılarla çaprazlanmış.
Slovenya'daki işletmenin yayınlarını incelediğimde hatların soy ağaçları kayıt altında.
İlerleyen zamanlarda Slovenya'daki damızlık işletmelerinin linkleri yayınlamayı düşünüyorum, fiyatlar oldukça uygun.
Hem millete uğraşacak malzeme olur, işi olmayanlar iş üretemedikleri için başkalarının yaptıklarını eleştirerek ömür çürütürler.

 Ağustos ayının 8-9. günleride Yusuf Şimşak'ın arılığında bal hasadı yaptık.
Aziz Mumcu yılların arıcısı.
Bazı itiraflarda bulundu, dediki ben yayınlanan videolara inanmıyordum böyle arımı olur diyordum.
Kendi arılarımdan ise son zamanlarda nefret ettim, arıya sövene kızardım bende sövmeye başladım hatta saldıran arıları pürmüzle yakasım var diyor.
Bu kadar yayın olmasına rağmen inanmayanlar varmış bazıları şaka yapıyor sanıyorduk bunlar arıyı hipnoz ediyor diyenler oluyordu.
Aziz Mumcu'nun 250 den fazla arısı var. Artık mesleği arıcılık, bu yıl oğullardan bıktım dedi.
Arı saldırgan, oğulcu, bu arıyla çalışırsan hem yılarsın hem verim alamazsın. Oğul veren arı tekrar oğul vermiş. Bu arıdan ne verimi alacaksın.
Aziz, akşam 20:00 de kovandan bal aldı ve dediki bizim arıları elinde eldiven, üzerinde kamuflaj ve kalın maskele bile açamazsın.

Artık ikna oldu ve dediki seneye tüm ana arıları değişeceğim.
Bazı şeyler yaşanırsa öğrenilirmiş, sen istediğin videoytu çek inanmayan inanmıyor.
He birde başka olay var, buradaki arılar lisanssız damızlıklardan üretildi, bazılarına göre çakma karniol oluyorlar :))
Gerçi artık yerli lisanslı Kırşahinlerim var ve bu bazılarına çok kötü oturdu...
 Çakma karniolların balları, bol miktarda video var, sadece 5-6 video Aziz mumcu bal alırken çektim.
Ömrümüz olursa kışın bol bol video olacak, bayan isimli birisi geçenlerde videoma yorum atmış, bazen izliyorum hep laf sokuşturuyorsunuz bu br arıcıya yakışıyor mu dedi :))
Bu rahatsızlık neden anlamadım, hele bir bayan söylediklerimi niye üzerine alındı bilmem engelledim gitti, belkide arıcılardan birisi takma adla yanımızda duruyordu.
Bizimle kimlerin uğraştığından habersiz olabilir...
Uğraşanları sahneye davet ediyoruz laf yapmayın, icraatlarınızı görelim diyoruz ve kitleniyorlar...


Çakma karniolların balları...
Üçkağıtçı nedir nasıl olur ben anlayamadım.
Geçenlerde bir arkadaşla konuşuyoruz. İstanbul Esenlerde, otobüsün kalkış saatini beklerken vakit geçmedi aşağıya arı malzemecilerini dolaşmaya indim dedi.
Vitrinlere baktım, dolaştım çay içmek için çay ocağına oturdum. O esnada yaşlı birisi geldi, arıcılık malzemelerine baktığına göre arıcısın evet arıcıyım dedim.
Neredensin, ana arıları nereden alıyorsun, Gebze dedim, kimden Ali Türk'ten.
Cevap karşısında donup kaldım dedi, ne dedi dedim, Ali Türk deyince tam üçkağıtçıyı bulmuşun demiş::))
Bunlarla bir gün bir yerde buluşacağız bende neler yapmışım orada göreceğim.
Adamın benimle ne alıp veremediği var bilmem artık.
Bazen ülkenin bir ucundan haber gelir şunu tanıyormusun evet tanıyorum derim bu kişi senin hakkında iyi konuşmuyor dikkat et uyarısı yapılır.
Bunu iletenler güvenilir kişiler ve adamların bana niye böyle cephe aldıklarını çözemiyorum.
Üç kağıtçılığın tanımını ben mi yanlış biliyorum başkalalarının üçkağıtçılık tanımı nedir belli değil.
Yada üç kağıtçılık iyi bir şey ben bilmiyorum...

Bu haftaki paylaşımda günlüğümüzde gene bir çok şeye değinmeden geçemedim...
Sonuçta ben yaptıklarımı paylaşıyorum, paylaşımlardan rahatsız olanlar oluyor, kendisine malzeme çıkartanlar oluyor, yıllardır böyle devam edip gidiyoruz.
Benimle kuru kuruya uğraşanların sonu iyi olmuyor, laflar bir yerde bitecek...
Ana arı üretiminde son turlar yaklaştı, dağıtıma bir kaç gün kala memeleri bozuluyor ve kapanan memeleri kafese alıp korumak zorundayız yoksa 20-25 memeden arılar size 3-5 meme veriyor.

Ana arı üretimi oldukça zor bir iş. Her ana arı kutusunun üzerinde fayans var ve yapılanlar yazılar.
Bazen ilginç şikayetler gelir, gönderdiğin analar dölsüz çıktı diye, herkes kendisini başkası gibi görüyor bunu iyice anladım, adam üçkağıtçı ise senide üçkağıtçı görüyor. Geçenlerde bir söz vardı acayip hoşuma gitti. Yalan söyleyen doğru söyleyene inanmazmış, adam yalancı karşısında doğru söyleyene niye inanmıyor, karşındakinin yalancı olduğunu düşündüğünden doğruya inanmıyor.

Bu resimdeki kutu arılıktaki en şansız kutulardan biri diyebilirim.
Kutuya 5 kez meme vermişiz ve sezon içinde tek ana arı alma imkanımız olmuş oda 16/8 de baktım ana arı yumurtaya girmiş boyayıp kanadını kestim, bu kadar şanssız kutu bakarsın birde terk eder...
Tüm kutularda böyle notlarımız vardır, memenin veriliş tarihi, ana arı varmı kontrolü, ve yumurtaya girdiği tarih, memeleri ben dağıtırsam genelde hangi damızlığın kızı onuda yazarım eleman onları genelde es geçiyordu.

Kutular üzerinde çift çakıl taşları varsa buradaki analar alınabilir işaretidir.
Tek çakıl taşı kutuda ana arı yok, meme ver anlamında, ayrıca bunlar yazılıyor yazıyı okuyana kadar taşları sayıp ne kadar hazır ana arı var, gene taşları sayıp ne kadar meme verilecek uzaktan sayıp tespit yaparsınız.
Ana arı işi arıcılıkta ayrı uzmanlık isteyen bir iş bunu bu yıl daha iyi anladım. Yılların arıcısı yanımda çalıştı ana arı işinde bizim gibi detaylara dikkat etmiyor.
En az 50 den fazla kutuyu eleman ballı çıta ile bölmüş, kutuda zaten 4 çıta var, bazen çıtanın yönü bile çok önemlidir. Alırsın çıtayı eline bir taraf sırlanmış, bir taraf ise açık bal veya şurup var, açık bölüm yavruya döndürülmeli, en azından eteklere yumurta atılır, sen sırlı çıtayı alıp kutu ortasına sokarsan kutuyu bölersin, kovanlardada,  bu işi yapamazsın.

Sezon sonu zayıf kutuları hemen yanındakilerle birleştiriyorum. Anasız kutuyu analı kutunun önüne silkelerim oğul gibi içeri giriyorlar hiç bir sıkıntı yaşamıyorum.
Anası yeni alınmış zayıf kutuyu yandaki analı ile birleştiremezsiniz.
Bu ana arı kutuya girmemek için uzun süre uçuş yaptı, işçiler peşine düştü, bir sarıca arıda ana arı peşine düştü.
En son dışarıdan bir işçi ana arıya yüklendi aşağıdan kalkan işçilerden birisi ana arıyı kutuya aldılar...
Larva transferindeki püf noktayı defalarca yazmama rağmen sorular bitmiyor.
Anasız kovandan yavrulu çıtaları alıyorsunuz, yumurtalı çıtayı verdiğinizde çatlayan larvayı işçi arılar süte boğarlar ve sulu aşılamadan daha sulu bir transfer yaparsınız.
Bu çıta ana arı yumurtaya başlamış başka yavru yok minicik kutudaki durum, bunu kovanda düşünsenize...
Larva transferinde yıllardır yazar çizeriz, detaylar atlanıyor. Bazı kişiler tutmamış memeleri tuttu diye görür bazıları ilk gün parmak gibi meme arar.
Sonuçta bir işi ne kadar çok yaparsanız o kadar birikim oluşuyor.
Çıtaya taktığım memelerden birisi düşmüş, işçi arılar düşen memeyi yatıkta olsa beslemişler.
Sezon sonu geliyor terkler yakında başlar.
Günler kısalmaya başladı, tespit edilen ana arıların kanatlarının uçlarından azıcık almaya başladım.

Zamanlar yetmiyor, önceden belirlenen hazır anaların sadece alması bile acayip vakit alıyor.
Ana arı önceden belirlenmiş işaretlenmiş kanat kesik.
Siz sadece kafese 5 işçi arı birde ana arıyı,en erken iki dakikada alıyorsunuz.
Kara Kırşahinler....
Bu lisanslı Kırşahinin kızının kızı...
Suni tohumlama ne kadar önemli görüyorsunuz.
İstediğiniz kadar lisanslı ana arı alın 1-2 yıl içinde yok olur gider, tohumlama biliyorsanız soyu devam ettirirsiniz ve bağımlılık biter.

Hafta içi Saim abide kızlarına kavuştu.
Köpük ruşetlerin boyası bitti.
Gökhan ve Furkan iki günde işi bitirdiler.
Rengarenk köpük ruşetler...
Son tur ana arıları arısıyla, böldüğüm arıyla birleştirmeyi hedefliyorum, kendime bayağı bir ana arı lazım olacak.
İşleri yetiştirebilmek için güneş doğumunda arılıtayım...
Kızlar kafese alınıyor, günün ilk ışıkları ile...
Ana arı işaretli, kanadı kesik, kutudan kafese en kısa 2 dakikada alınıyor.
Bazılarının çok 2 dakikası vardır bu mevsimde zaman o kadar kıymetli ki.
Meme dağılacak, transfer yapılacak, hazırlar tespit edilecek, hazır analar toplanacak ve bunlar işten arta kalan zaman diliminde yapılıyor...
Bu yıl oldukça rahatım telefon trafiği bitti.

Yusuf Şimşak bal hasadından sonra istediği siparişi bildirmişti onları hafta için hazırlamak oldukça zor oldu.Parça parçada yollamak istemedim.
Kendi damızlıklarımızı kendimiz ürettiğimiz için damızlık sayısı çok...
Genel olarak memeleri dağıtırken kimin kızı not düşüyorum, o notları kafeslerede yazmaya başladım.
Bir kişi hariç artık ana arı borcum kimseye kalmadı.
Bir kişide eylül başı yazdırmış.
Acayip rahatladım...
Ana arı varmı diyene var demeyi çok istedim şimdiye kadar olmadı,bundan sonrada sezon bitiyor.
Muhteşem abim her yıl olduğu gibi kestane balını alıp gitti...
Çoktan beri görüşemiyorduk akşam akşam iyi muhabbet oldu...
Bağa gel bostana gel, tabi hocamız bunları görmezlikten geldi :)
Salkım domateslerim...
Cuma günü saat 12 civarı arıların olduğu alanda yangın çıkmış.
Hemen yola çıktım 9 km uzaklıktayım durum nedir bilmiyorsunuz.
Kafanızda sayısız soru işaretleri...
Yeni alınmış köpük ruşetlerde arılıktaydı...
5-6 Km uzaklıktan duman görünüyordu...
Şükürler olsun ki arıların etrafı bazı yerlerinde yarım metre bazı yerlerde en uzak 2 metreye kadar yanmış.
Komşular, Kocaeli büyük şehir itfaiyesi ve Orman itfaiyesi yangına müdahale etmiş.
Bazı kutuları komşular yerinden alıp biraz daha içeri çekmişler.



Kısa sürede tepe yanmış.
Zaten her taraf barut gibi kuru ot, çoktan beri yağış yok.
Söylemlere göre civarda aklı dengesi bozuk birisi bu işleri alışkanlık haline getirmiş, doğrusunu Allah bilir.

Yangın söndürülmesine rağmen, ekipler yeniden bir yerden yangın çıkmaması için tepeyi komple ikinciye suladılar ve araziyi gezerek kontrol ettiler.

Takviye su isteniyordu.
2 Ay sonrası çiçek açacak bir kocayemiş, yanıp kavrulmuş...
Yangının dibinde arka planda kovanlarımız...
Konuşmalara biraz kulak verdim dün başka noktalarda iki orman yangını daha olmuş, yazın orman yangınları başımızın belası...
Orman işletmesi yanan alanın hesaplarını yapıyordu.Orman işletmesi görevlileri.
Jandarma nasıl oldu kim yaptı onun soruşturmasını yapıyordu.
Afetler felaket güçler olarak algılarım.
Sel sonuçta su ama önüne katıp götüremeyeceği bir şey varmı.
Yangın ne kadar küçük başlar, sonra sarmadığı yer kalmaz.
Rüzgar ne kadar basit, kaç tonu alır fırlatır...
Allah tüm afetlerden hepimizi korusun.
Yangın noktasına en yakın ana arı kutuları yerlerinden alınıp daha içerilere çekilmiş komşularım tarafından.
İç Anadolu'da geleneksel bir duamız vardı, Allah ne verirse her şeyin hayırlısını versin diye.
Komşu hakkı bunun için önemli, yüzlerce akrabanız olsa, size komşu kadar yakın olamazlar...

23.09.2013

ARICILIK VE SONBAHAR

Püren. Dün ormanı bir dolaştım, yağmur yağmasına rağmen pürenler uyanamadı ve havalar soğudu, en az 1 saat ormanda dolaşmama rağmen açmış tek bir püren görebildim.
2013 Yılı mevsim olarak iyi geçmedi, mevsim başından sonuna kadar en azından Marmara bölgesi hep kurak geçti.
Böyle bir sezonu daha önce yaşadım. Püren bu gün açar yarın açar derken kışa girmiştik. Bu saatten sonra açacak püreninde arılara faydası olmuyor, kontrollerimde arılar yavruyu kestiler, ilk defa bu yıl kovanların 4 tanesinde terk vardı.
Sıcaklıklar gündüz 20 li dereceler düştü, geceleri önümüzdeki günlerde 12 ila 13 derecelere düşüyor.
Bu yıl oldukça sıcak oldu, az bir yağışla havalar birden soğudu, bu arada eylül ayıda bitmek üzere.

Arıcılar ne yapmalı derseniz şoklanmış poleni olanlar kek ile yoğurup arıya polen ve kek sayesinde biraz daha yavru yaptırmalı. Uzun süren kuraklıklarda polen sıkıntısı oluyor, polen olmadığında yavruda olmaz. İçerideki stok polen bitene kadar bir nebze yavru devam ediyor sonra yavru duruyor.

Bana göre bu yıl bölgemizde kış arısı sorunu olacak, kış arıları olmadığında kovanlarda bal olacak ve bahara balı olan arılar, sönmüş olarak çıkacaklar...

Pürenlik alanlarda son durumlar böyle, kavruldular, açık yeşil olanlar ise baharda açan deli yılgın soluk olanlar sonbaharda açanlardı.


İlk dafa bu yıl erkenden meşelerde sap sarı olamaya başladı ve yaprakları havalarda uçuşuyor. Bu kadar erken sararım gazel dökmezlerdi, kuraklık meşeleride vurdu.

Ormanda gezerken bir açmaya çalışan pürende buydu, açarken yanmış ve bir taraftan açmaya çalışıyor ama işi bitmiş, canlılık yok, o kadar yer dolaştık, gördüğüm iki pürenden biri.



Kuraklıktan dağ taşın son hali. Sanki kış gelmiş kar bekliyouz.

Pürenler kurak olsada çam gibi yeşil kalıyorlar, meşeler ise anında kızarıyor.

Açan püren. Yolun ortası tepe bir yer suyu nerden buldu anlamadım gitti.

Cumartesi arılıkta çalışırken bir avcı geçiyordu, köpeğini bağladı niye bağladın dedim senin köpekler boğmasın, dedim bunlar enik boğmazlar sesimden tanımış, belediyede bir işi vardı yol göstermiştim işini halletmiş.
Yanıma geldi abi işlerimi hallettim sağol dedi. Sonra sana kuş vereyim mi dedi, dedimki fazlaysa ver, bir kaç arkadaş avlanmışlar geri dönüşte bana denk gelmesi iyi oldu yükünü hafiflettik::))
Ben bir kaç bıldırcın verecek diye bekliyorum poşeti bana verip gitti...
Bıldırcın avı en basit avlardan biridir desem yeridir.
Yıllar öncesi, 15-16 yaşlarındayım, Bursada Halil Bozca abim var, kendisi Yenişehir'li. Dediki hafta sonu ava gidiyoruz gelirmisin dedimki gezeyim bari geliyorum. Ben babamla 7-8 yaşındayken ava giderdim tabi şimdilerde fırsat bulamıyoruz avcılıkta acayip bir tutkudur. Neyse hafta sonu bir gurupla ava gittik.

Gurubun içinde bobinajcılık yapan Kemal abi var büyük avcı diyorlar. Ben ise tüfeksiz avcıların yanında dolaşıyorum. Kemal abi iki kuşak fişek attı birbıldırcın vuramadı, vuramadıkça hırs yaptı ne yaptıysa olmadı. Halil abide bayağı bir fişek harcadı ondada tık yok ben kuduruyorum, herkesten çok ben hırs yaptım bıldırcını nasıl vuramıyorlar diye, en son akşam üzeri Halil abinin 5 fişegi kaldı bir kaç kez tüfegi istemiştim, al dedi. Köpeksiz av yapıyoruz tarlalarda geçerken bıldırcın kalkıyor bolda bıldırcın vardı. İlk atışta bıldırcını düşürdüm, ikinci atışta gene düştü derken beşte dört yaptım fişek bitti, herkesin gözü bendeydi::))

Resimleri görünce avcılıkta iyisin gibi facede yorumlar geldi, bu anımı onun için yazdım. Bıldırcın vurmaya ne var. Bıldırcın ve arı kuşu en basit avdır, günümüzde arı kuşu vuramayan arıcılar var, onlar kendilerini götürüp Ümraniye olimpik yüzme havuzuna atsınlar.....

Bıldırcınları yoldum, içlerini temizleyip yıkadım, nasılda yağlanmışlar sonra ızgaraya dizdim. Hafta sonu oldukça güzel yedik::))


Bu resmin altına ne yazayım diye bayağı düşündüm en iyisi anladığı dilden yazmalı. Sayın Seyis,(at bakıcısı) bu ata iyi bak, yemeden içmeden kesilmesin ve hareketsiz yatmasın.....

Kışın beni bulamayacaksınız iyice beslenin aç kaldığınızda bahara çıkacak yağlarınız olsun::))

Bu yıl arı kuşlarıda kuraklıktan dolayı havalar sıcak gitdince sanki geç kaldılar. Geri dönüş için acele ediyorlar oldukça kalabalık sürüler geçiş yapıyor bazıları nedendir bilinmez, düşüp ölüyorlar, bende ölenleri toplayıp köpeklere ikram ediyorum. Çakal acayip oldu, arı kuşundan bıktı desem yeridir.

Çakal ışıl ışıl oldu, baharda çelimsiz bakımsız halsiz vaziyete idiler. Yemediği yok, her şeyi yer, dün patlıcan közlemesi verdim onuda yedi::))

Bahçe hala zindeliğini koruyor, havalar soğumaya başladı ürünlerin büyüme hızı düştü, bazı sırık domatesler 3 metre böy attı, seneye kısmet olursa kendime başka rakip bulacağım, bu yılki bahçe rakibim çok hafif kaldı....

Havaların soğumasıyla ürünlerde küçüldü. Hasada devam ediyoruz.
Arıcıların çok dikkat etmesi gereken işlerden birisi yangın. Hemen alt tarafıma bir arıcı geldi yılların arıcısı. Bu resimde yangın ormana girmek üzere olan bölüm var, bu noktada ormana sıçramaması için çok çaba harcanmış çünkü yapraklı dallarla söndürme çalışması vardı, benim arılar bunun 300 metre üstünde. Köy boş olmasına rağmen dibimize arı indirildi, yağma çok kovan açtınızmı arkanızda sürü dolaşıyor. Bu tarladan her gün iki sürü geçer anız yerle bir olmasına rağmen her yer kuruydu bu anız nasıl yanıp bu kadar büyüdü merak ediyorum. Çok ucuz atlatılmış....
Bazı kovanlar bayağı yanmış durumda. Yangın esnasında alçaktan uçan arılar büyük ihtimal yok olmuştur.
Arılığın arka tarafından görüntü. Geçenlerde bir sürü arı kuşu bu ağaca konmuşlar, benim arılıktan hareketleri görünüyor sesleride duyuluyordu, öyle güzel dalış yapıyorlarki arıyı kap ağaca kon ye yeniden dal, gidip mudahale ettim arı kuşu sürüsünü yolcu edeyim diye arılığa girince bu görüntülerle karşılaştım. Muhtarın yardımcısını aradım böyle bir durum var, ne oldu haberiniz varmı diye, dedilerki arıcı kendisi arılıkta çalışırken yanğın çıkmış bize telefon etti traktörle su taşıdık ucuz atlattık dediler.
Komşu arılıkta 100 taneden fazla arılı koloni var, inşallah bu kurak geçen sonbaharda işçi arılar fazla zarar görmemişlerdir. Yakın arılıklar arıcılar açısından iyi degil, kovanlarla istediğiniz gibi oynayamazsınız...

Ahırda yaptığımız tohumlamalardan yumurtaya giren ana arılardan birisi....
O bir saf anaç....

Bu hafta sonu Furkan Emre benimleydi. Bol bol orman havası aldı, bol miktarda atış egitimi yaptı, iki günde 3 kutu fişek bitirmiş....

Toparlanma işleri bitti sayılır kontrollerin geneli bitti, çok az müdahale edilecek ruşet ve koloni var. Kime ne yapılcak notları aldım. Ruşetlerde kontroller esnasında içeri girin eşek arılarının ölüsüyle karşılaştım. Bunları öldürüken kim bilir kaç tane işçi arı öldü, eşek arısını sarıp yumak yapıyorlar ama yumağın içinde eşek arısının çenesi giyotin gibi tuttuğu yeri kopartıyor. Havaların birden soğumasıyla birlikte sarıca ve eşek arılarına bir hal oldu, artık yoklar. Bu hafta sonu uçan eşek arısıgı gördüm ama toplasan 10 tane çıkmazdı...

Kuraklık, sıcaklık, eşek arıları ve sarıcalar arılara çok zor anlar yaşattı diyebilirim. İlk defa bu yıl kışa girmeden 4 kovanda terk var dün tespit ettiğim. Bu dört kovandan birisi arılıkta tek kafkas F1 vardı şimdi yok, başka kovanlardan daha önce yavru takviyeside yapmıştım. Bal sorunuda yoktu, köpük ruşetteydi sıcaktan olabilir ama altında oldukça büyük havalandırma vardı. Son baharda ana arı kutu terki olur bunu önlemenin imkanı yok ne yaparsanız yapın arı terki kafaya takmiş ise bir yolunu bulup terk edebiliyor, buna ana arı ızgara takmakta dahil. Çok sayıda kutu olan bir arılıkta çiftleşmesini beklediğiniz ana arı olabiliyor, böyle bir kutuya yavru veremiyorsun arı veremiyorsun, dolatyısı ile çıkışına ızgarada takamıyorsun, bu kutu terk ediyorsa, çıkışına ızgara koyduğunuz kutuda terk edebiliyor yaşadıkça neler görecegiz neler...
Oğul mevsiminde, oğullar nasıl birleşiyorsa terklerde de aynısı oluyor. Kutuya ızgara taktınızmı, işçileri terk edip, analı terke karışıyor, kutuyu açıyorsunuz işçi yok sadece ana arı içeride dolaşıyor::((

Kutuların terki degilde, kovanların terki sonbahar ve kışın arı ve arıcılar adına iyi geçmeyecegini gösteriyor.

Hafta sonu Furkan Emre bize eşlik ederken, bırldırcın yemeye eşlik etmedi, zamane çocukları bıldırcından ne anlar sucuk salam sosis desen ne olduğu belli olmayan yiyeceklere bayılıyorlar::))
Furkan'a kasap sucuğu ızgarası yaptım....


Pazar günü menüsü ızgrara bıldırcın ve sucuk, közlenmiş bahça patlıcanı, bahçadan biber domates salataya gel..........
Arıcılığın bu bölümüne bayılıyorum, her şey doğal beya....