arıcılık. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.07.2012

ARICILIKTA KULLANILAN BAZI APARATLAR

İlhami Tezcan abim.

Elimizdeki ana arı suni tohumlama cihazının lamba sorunu nihayet çözüldü. İki yıl içinde bir sürü lamba kullandık, en son kullandığımız lambayı kullanırken masaya bantla sabitli yorduk. Bu gene sorun oluyordu, parçayı kaynakla puntalatmak istedim, çok enteresan bir bilgiye ulaştım. Krom malzeme kesinlikle paslanmaz, krom malzemeye demir kaynattığınızda, krom kanser oluyormuş, zaman içinde paslanmaya başlıyor yani demirleşiyor, onun için punta atmayıp İlhami abi delik delip lambamızı sabitledik.

Artık aletin kendi tezgahına vidayla sabitlendi. 220 volt, 1.3 wat led lamba. Bu lambayı bulana kadar kaç elektronikçi gezdiğimi hatırlamıyorum. Bir sürü lamba kullandık bu çok süper. Zaten bu işin orijinal led soğuk ışık lambası 1 wat tır.Bu led lamba biraz daha güçlü.

Lamba düzgün olmadığında sizin konsantrenizi acayip bozuyor ve zincirleme hatalar yapabiliyorsunuz.Yağışlı bir havada farların iyi göstermediğini düşünün ve araba kullanın, ona benzer bir durum.

Bu led lambada çok meraklı şimdide nereden bakıyor::))

Muhteşem abim tarafından hediye edilen bir çevirici. Yani araba çakmağından aldığınız 12 volt enerjiyi 220 volta dönüştürüyor. Yani 20 vatlık tasaruf ampuller inden en az 6 tane aynı anda yakabiliyorsunuz. Bana zaten o kadarı lazım değil, 1.3 vat lambayı yakması bazı işleri istediğin yerde yapmamızı sağladı. Bu Muhteşem abime hasta olmamak eldemi, ama ustalık belgesi yok::))

Hafta içi Yalova Çınarcık'a bağlı Esen köy'den Reyhan Şeref misafirimdi, bölme yaptığı arılarına ana arı temini yapıp hemen geri döndü.Bir kavanozda bal getirmiş süper, kendisine teşekür ediyorum.

Ana arı toplarken ilginç bulduğum bir manzara, hani domates salatalık satanlar çiçeği burnunda derler ya, yumurtası bununda şeyinde::))

Bu sene banamı öyle geliyor bilemiyorum, Temmuz ayı çok sıcak, cumartesi bir türlü arılığa gidemedik.Birazda işlerden bıktım diyebilirim, koş babam koş,bereket Enes beklediğimin çok üstünde çalışıyor. Bazı malzemelerde eksiklik vardı onları temin edelim, hemde biraz arazi olalım diye Alemdağ yoluna düştük. Larva kaşığı dendimi, Çin kaşığı üzerine kaşık tanımam. Yalınız kaşıkları kendim seçersem. Kaşıkların ucu çok esnek olmalı, bahsettiğim kaşıkla görmenize bile gerek yoktur, daldırın çıkartın ve çanaklara koyun, 30 memeye transfer yapılıp kovana verilmesi 3 dakikayı geçmez. Eskide çok zor temin edilen Janter ekipmanlarından bu yıl 300 meme almıştım, öncekilerde vardı, gene bazen yetmiyor, biraz daha takviye alındı.

Arı evi sahibi Ercan Bektaş ile bazı konularda görüş alışverişinde bulunduk. Arı evi arıcılık malzemeleri üretimi yapan, bunları toptan ve perakende satan bir yer. Bazı arıcılık firmalarında bayisi. Bazen adres veya telefon soruluyor, İnternet te yok, gerekte duymuyoruz dedi::)) Gerek duymuyorsun ama senin telefonun için beni rahatsız edenler var, en azından bir blog açalım ve adres ve telefonuna ulaşılsın. Kabul etti ve bir günlük açtık. Arı Evi

Bu sırada çaylar içildi, ne zaman çay bitti anlamadım, bu sefer Türk kahvesi tamam onuda içelim bari dedik, peşinden yemek borcumuda ödemek istiyorum dedi, hiç kırarmıyım böyle borç ödeyenleri, kırmam tabi hadi gidelim.

Hayret yemekten sonra tatlılar unutulmuş ve hesdap gene tam tahsil olunamadı::))

Her şey için Arı evine teşekürler.

İlhami abinin Muğla'dan gelen arıları parçalayıp ana arılarını değiştirmiştik, bazılarında sorun oldu, hala degişim sürüyor, ana arısını değiştirdiklerimiz de sorunları kalmayanları Darıcaya teslim ettik. Kovanları kapatmak için akşamın olmasını bekledik, biz darıcaya vardığımızda İlhami abi bahçe suluyordu, hemede damlama sistemli::))

İlhami abinin bahçe bir nevi villalık yada yazlık gibi. Tüm komşuları bahçelerinde tatildeler Muğla arılar burada olursa anında arılar buradan kaldırması lazım.

Yoldan gelen arıların muslukları açıldı.

Erkek arı toplama kafesi. Kullanılacak erkek arılar zamanınız dar ise daha önceden toplanıp, anasız koloniye verilir ise bu kafeste beslerler, zaten kafesin genişliği çıta ölçüsünden biraz geniştir. Kullanılacağı zamanda bu kafesteki arılara duman verildiğinde işçiler çıkar erkekler kalır. Yan tarafında erkelerin içeri alındığı bir delik ve kapatmak için kullanılan vidalı bir tahta parçası var. Aynı zamanda ızgarada istenirse kanaldan çekip açılabilir, kızaklı.


Erkek arı yetiştirme ruşeti.

Damızlık erkek arı yetiştiriciliği gelişmiş ülkelerde ayrı bir meslektir. Yani arıcının işi erkek arı yetiştirip ergen olduklarında, suni tohumlama ile kraliçe üretenlere satmak, yada çiftleşecek bakire kraliçeler izole bölgelerde yetiştirilmiş hazır erkeklerin olduğu yerlere taşırlar. Aşağıdaki linkte adalarda bu işi yapanlar var, gelen minik ana arı çiftleştirme kutuları tek tek inceleniyor içinde bir erkek görüldüğünde tüm kutular geri çevriliyor. Bunun için ana arı kutusuna işçi arısı doldurulurken işçi arılar, ana arı ızgarasından süzülerek dolduruluyormuş.

http://www.bienenzucht.de/merkblatt%20inselbeschickung.htm

Erkek işi yapılan çalışmalarda çok önemli ve soyu kesinlikle bilinmeli. Bunun içindir ki erkek arı yetiştirenler izole bölgede değil iseler, erkek arılar hiç dışarıya bırakılmaz. İşleme tabi tutulacakları güne kadar böyle ızgaralı kovanlarda tutulur.

İzole olmayan bir yerde dışarıdan erkek topladığınızda hangi cins erkeği topladığınızı ispat etme şansınız yoktur.

Bilindiği gibi üç arının yeşil pasaportu vardır.

Birincisi erkek arılar, istedikleri kovana istedikleri gibi girip çıkarlar tabiki bu oğul ve nektar iyi iken.

İkinci arılar ise acemi yeni doğmuş arıları silkeleyin istediğiniz kovana verin herhangi bir kırılma olmaz.

Üçüncü arı ise dışarıdan bal ve polenle gelmiş arı, hangi kovana girse kabul edilir.

Hele anasız kovanlar erkeklerin her zaman ilgi gösterdikleri barınma mekanlarıdır. Anasız kovan bal ve nektar olmasa bile erkek arıları öldürmez onların kendilerine lazım olduğunu bilir.

Bunun içindir ki, erkek arılara en iyi anasız koloniler bakım yapar ve erkek yetiştiricileri, anasız koloniler oluşturup istedikleri erkekleri orada besleyip hazır hale gelmelerini sağlarlar.

26.06.2012

KESTANE BALI HASADI YAPILDI



23 Haziran 2012 günü ani bir kararla Şile'deki arıların ballarını almaya karar verdim. Güzndüz Enes ile ana arı ruşet ve kutularının işleri yapıldı. Memeler dagıtıldı larva transferleri yapıldı. İkindi üzeri, Enese arabaya boş kovan ve kat at, Şile'ye gidiyoruz::))
Kızılca köydeki arılığa vardık, arılar kolonileri yokluyordu, bu nektarın kesildiğinin göstergesi demektir.


Kovanlara bir daldık 13 kasa bal çıktı, bir kısmını ertesi güne bıraktık, yanımızda bu kadar boş malzeme vardı. Her açtıgımız kovana acayip bindirme oluyordu. İki kişiyle çalışınca görüntü işi olmuyor, acayip seri olmama rağmen bu serilik civarınızda yüzlerce koloni var ise pek işe yaramıyor, bir sürü işçi arı kokuyu aldımı anında her taraf arı oluyor.



Saat 17 gibi Ovacık köyünden çıkmıştık, Şileden dönüşümüz 20:30 da oldu, tekrar Ovacık köyündeyiz. Bu seferde balı süzdüğümüzde tenekemiz yoktu, bas Gebze'ye, sonuçta 21:30 da Zaim abinin yazlıkta bal süzmeye geçebildik, en son saat 24:00 da pilim bitti ayakta duramıyorum, Enes'e yatalım diyorum o çalışalım demekte oğlum yat beni hasta etme, bu iş bitmez dedim yattık.

Ertesi gün kavaltıdan sonra tekrar bal süzme işine başlandı.



Sırlı balların sırlarını sır bıçağı ile almak çok kolay ve zaman açısındn kısa.





Bal süzme işi önceden planlanmadığı için, bıçak filanda bileyleyemedim, sır bıçagı çok keskin olmalı, bunu nasıl anlasınız diye soran olur ise, gazeteyi balın sırı olarak düşünüp kesmeye çalışın ve bıçak kesiyorsa bileylidir. Bıçaktaki çapaklar bile gazeteyi kesmez ve yırtar. Geçen seneki bileyle işi bitirdik, bıçak keskin olmadıgında sırın altındaki petek gözlerini paçalar ve yatırır. Bozulmuş petek gözlerindende kazanda balı çıkartamazsınız, bu olumsuzluk sır tarağını kullanırkende olur, sır taragının arkası sır alırken petege dokunmamalı, dokunursa petek gözlerini ezer ve yatırır bal gene makinada çıkmaz.




Sır bıçağı kullanımı çok önemli, işi bildinizmi bir uçtan öbür uca bir kaç saniyede varrırsınız. Petekli balın en nefisi şu an bıçaktaki petekli baldır.

Biz bal süzün işine devam ederken Zaim abi ve aileside yazlıga geldiler, İlhami abide gelenler arasında.




Zaim abinin kızı balın nasıl süzüldüğünü merak ediyormuştu, bizede meraklı kişiler lazım. Nasıl süzüyorsunuz görebilirmiyim, tabi çalışmak kaydıyla görmek serbest::))
Resdimleri yayınlayabilirmiyim diye sordum yayınlayabilirsin dedi, ne güzel::))

Balın nasıl süzüldüğü görülmez yaşanır dedik, İlhami abi de güzel tarifler yaptı, bir kaç tur bal süzdüler.







Bir çok kişi balın nasıl süzüldüğünü bilmiyor, herkesin nasıl süzüldüğü yönünde tezleri var tabiki.








İlhami abide bal sağımının her bölümünde yer aldı, şimdi bal süzme kazanına geçti.







Balın sırınınsır taragı ile alınması en zor işlerden birisidir. Bir yüzü yapana kadar bıçakla kesin 5 çıta balın sırını açarsınız.




İlhami abiye sır nasıl alınır tarif ettim, bıçak alt çıta ve üst çıtaya yapışık olmalı, tabi bu duruş bu işe uygun degil, balın agırlıgı bıçagın üstüne olmalı, şu an bal bıçaktan tabir yerindeyse kaçıp uzaklaşır.




Sonuç güzel, hiç balın sırını koparmadan ve petek gözlerini bozmadan baştan sona gidildi.


Enes ve İlhami abi sırları aldılar, ben makinada çalıştım. Enes bir ara Yusuf abi bana iki iğne yiyince kaçmak yok diyordu gelip neler yaptıgımızı görsün dedi. Oğlum sen onu karıştırma, iş zamanı Yusuf'un akrabaları çalışmıyormuş, bal hasadı oldumu, bidonu kapan geliyor, onun için sana takıldı dedim::))




Sır taragı tarafından, sırı alınmış bal çıtası. Elimizdeki ballar bitti, boş çıtaları katlara doldurup tekrar öğlen üzeri Şileye kalan balları lamyaya gittik. Aynı anda hem balları alacağız, hemde süzülmüş çıtaları alınan balaların yerine vereceğiz...



Yolumuz üzerinde ormanın kenarında bir çeşme vardı orada mola verdik, bir şeyler atıştırıp biraz uzandık, ortalık yanıyor, insanın ormandan çıkası gelmiyor ama bu gün bu işi bitirmemiz gerekiyor.

İlhami abide sözde yardım ediyor uyan be::))



Balı alınmamış 8 kovan kalmıştı, iki tanesinde video çektik. Acayip sıcak var ve felaket arı bindirmesi vardı. Belkide bal almada rekor kırmışımdır, videonun birisinde 10 çıta balın alınması ve kata 10 boş çıtanın verilmesi 80 saniye sürmüş::)

İşe maskesiz daldım fakat devam edemedik, maskeyle çalışmak ne zormuş::))

Her tarafımızdan su çıktı, toplam yarım saat sürmemiştir ama mafolduk ve balları alıp, arılıktan uzaklaştık, kapıyı açıp içeri dalan tarlacıları bıraktım ve Gebze Ovacık köyüne döndük.




Hasat ettiğimiz balların hepsi sırlı degildi, uzun zamandır bal gelmemiş ve bal olğunlaşmaya başlamış durumda silkelediğinizde bal akmıyor, kestane balı genel olarak sırlamasını ben beklemiyorum, bir çok arıcıda beklemez zaten, sabit arıcılar kestaneden sonra olacak basra balı, yada meşe balınında bu bala karışmasını beklerler.

Hasat edilen bal 2007 yılında ki bal gibi acı keskin bir kokusu var.

İnsanların beklentileri fazla, gözü doymuyor, bunu niçin diyorum, daha fazlasını beklediğimden, yan tarafımızda bir sürü arı bizim arılarımız kadar güçlü degil, biz güçlü kovanlardan istediğimiz balı alamadık, ya zayıf koloniden bal bekleseydim halim nice olurdu, şükürler olsun, geçmişte 40 kovanla alamadğımız balı 20 kovandan fazlasıyla aldık.

Durup duruken benim ayarımı bozup, abi Trakya ya gidelim diye teklifte bulup, aklımı çelen ortalıkta şimdilik yok, halada kestane ballarını hasat etmemiş::))

19.06.2012

KESTANE BALI


Bu sene kestane erken çiçeklendi. Her sene 10-15 haziranda ancak gittiğimiz kestane balı, bu sene gittiğimiz tarihe kadar olan sürede bol bal olarak çıtalarda.

4-5 Haziran tarihlerinde Şile Kızılca köye geldik ve tarih 16 haziran görüntülere şaşırmamak elde değil, aç gelen koloniler bu kadar kısa sürede çok iyi kestane balı yaptılar. Arıların çalıştığı süre 10 gün filan, yani koloniler 10 günde bu hale geldiler. Gittiğimiz tarih belli, aldığımız görüntü tarihleri de belli. Güçlü koloniler kısa sürede neler yaparmış test edilmiş oldu.

Bal çıtadan geçen olduğu gibi bu hafta akmıyordu, hafiften sırlanma işleri başlamış.


İlk defa arılık civarına bir tur attım. Burası Kızılca köylü Mitat amcanın bahçesi, tek koluyla felaket çalışan birisiydi. Bu sene mart ayında rahmetli olmuş.

Bahçe adam boyu ot, bir kişi olmaz ise neler oluyor, bahçe zaman içinde bakılmaz ise dağ olacak.


Mitat amca sağlığında yaşlı olmasına rağmen bir tane ot bırakmazdı, kazmasını yapar, bir sürü yazlık sebze ve kışlık bakliyat buradan üretilirdi.

Bir kaç yıl içinde batmaya aday bir bahçe.

Mitat amca ile ilgili arattığımda alttaki link çıktı, Allah rahmet etsin. 2008 Yılı sezonundan ilginç kareler var.

http://bengittim.blogspot.com/2008/07/ile-bal-saimindanpinarhisara-g-ettik.html


Gebze Bal birlik başkanımız Kadir Gürkan beyin Arıcı kulubesi.


Yağcılar köyünden Saim, İlhami abide oralı, Sayim abi, arıların yanında kalıyor. Bu sene yüzümüz gülecek diye umut içinde beklemeye devam ediyor.


Toplam iki hafta bile olmadı ama arılarımız gerekeni yaptı diye düşünüyorum. 10 Günlük süreçte güzel kestane balı geldi.


B al olğunlaşmaya başlamış, geçen hafta çıtayı az yatırdığınızda nektar akıyordu.


Bazı kolonilerde sırlama faaliyetleri başlamış. Bir kaç gündür sürekli esen bir rüzgar var, bal akımının kesilmesine yol açıyor, gece rüzgar dolayısı ile çiğ düşmemekte.


Bir kaç koloni diğerlerinden geri, bunları da değerlendiriyorum, bal yapıp yatacağını tahmin ettiğim arılardan ballı çıta alıp boş kabarmış veriyorum, ballı çıtaları ise tam güçlü olmayanlarda topladım diyebilirim.


Hiç kimse bu kadar kısa sürede bunların olacağını tahmin edemezdi, hatta ben bu sene kestane balını es geçmek üzereydim, nasip oldumu oluyor.


Şile Kızılca köye iki sefer gidebildim. Toplamda 4 saat kalamadık, işlerin yogunlugu, sıradan bir kontrol yapıp, gerekli olan uygulamaları yapıp geri dönüyoruz.




Tüm koloniler sıradan açılıp son durumlarına bakıyoruz.


Çok fazla her şeyi inceleme ve tahlil etme zamanımız yok. Ne kadar şükretsek az. Bulunduğumuz köyde binlerce koloni var, her taraf arı dolu. Yer sorunu had safada ve bize bu köşe düştü.


Kovan önlerini en son budama makasıyla temizledik, yer egrelti'lik ve çalı doluydu.


Saim abinin arıları bunun yanında Kadir abinin arılar var.


Bir kovanda ızgara yoktu. Aslında ızgaralar sayılı geldi ve bir eksik sayınca böyle olduda diyebiliriz.

Bir yerdende çok iyi olmuş. Diger kovanlarla bu kovanın arasındaki farkı görmemizi sağladı.

Geçmişte bu arıya laf edenlerin hatalarından birisi ızgara kullanmasını bilmeyişleriydi.

Izgara koydum ama artık iş işten çoktan geçmiştir. İçimden gitti bir teneke kestane balı diyorum.


Bal geliyor koyacak yer yok her taraf ağartılmış, hatta sır'lanmaya başlamış ama çıtanın kemer altı yavru.


Koloni yönetiminde her ırk için olmasa da bazı ırklar için ızgara şart. Bunun göstergesi bu paylaşımlarda var, isteyen ne demek istediğimi, çok iyi anlar. Bazen musibetlerden çok iyi dersler çıkar, burada olduğu gibi. Arılıkta diğer kovanların ızgarası var ve ızgara üstünde sökülmeyen çok az yavru kalmış olabilir, çıtalar kestane balı dolu, bu kovanın katı yavru dolu::((
Yıllardır arıcılık bilgi ve tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Bunu yaparken tüm imkanları kullanmaktayız,tecrübelerimizi başta resim, video ile yapılan uygulamalar paylaşılmakta. Sadece bardağın dolu tarafını göstermiyoruz. Hatasız insan zaten yoktur, bizimde hatalarımız oluyor bunlardan biz zarar görmüş isek ama siz bu hataya düşmeyin diyoruz,isteyen uyarıları dikkate alır,isteyende istediğini yapar.




Koloni yönetimi ve ızgara kullanımı ile Ali_Turk

Koloni yönetimlerinde ızgara kullanılmalı, bazı kişilere bunları söyledim, nedense kimse kabullenemiyor, o kişiler bir daha fikirlerini gözden geçirmeli.