arıcılık. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.05.2012

ANA ARI KABULÜ


Güçlü bir koloniye ana arı kabul ettirmeyi bide böyle denedim.

Bir kaç tur, ana arı memesi besleyen bu kolonide tarlacı işçi çok fazla ve bu ana arı kabulünde sorun oluyordu.

Çoktan beri düşünüp uyulamaya koyamadığımız bir ana arı kabul ettirme yöntemini denemeye başladım. Önce örülecek ham mumları takılı plastik çıtalarımızı boş bir kovana dizdik. Yemlik olarak 5 litrelik bir su bidonu kesildi, ped bidon.


Kutulardan yumurtaya başlamış bir ana arı alınıp, çıtalar üzerine bırakıldı, kek bölümü açıldı.


Arıları silkelemeden arılı koloni yerinden alınıp bu kovanı aldığımız koloninin yerine koyuyoruz. Koloniyi bu ham çıtalı koloniye silkeledik, işçi arıların balları polenleri ve örülmüş petekleri yok, ama anaları var::))


Şurupluk dolduruldu, arıların boğulmaması için, merdiven olarak püren dalları kullanıldı. Bu arılar Aydın'dan gelen arılar.


4.Gün koloniyi açtım ana arı kafesten çıkmış. Verdiğimiz şurubu çok hızlı çekemiyorlar, çünkü şurubu koyacak örülü petek yok. Önce petek örecekler sonra şurup koymaları gerekmekte.


Petekler kabartılmış ana arı kabul edilmiş, böyle rahat rahat dolaştığına göre.


Birde başka çıta oo yumurtalarda atılmış, maşallah. Bu arada bir kaç gün içinde petek örülüyor, tarlacı işçi bol çıtaların bir coğunda polen vardı.


Ana arı memesi beslettiğim kolonilere erkek arıda besle tirim, çünkü erkeklerin kıymetini ancak anasızlar bilir::))

Ana arının civarındaki erkeklerin çokluğuda dikkatinizi çekmiştir umarım.

Bu arada şurupluk bir türlü boşalamıyor.

Bu uygulamayı bir kaç kolonide yeniden denemek istiyorum.

23.03.2012

ARILARIN AKTARILMASI, ARICI MİSAFİR, HALİL GÜNEŞ



Bu gün 23 mart 2012 cuma. Mersin'den bir kaç gün öncesi İstanbul'a geleceklerini bildiren Halil Güneş, Mersin'e dönüşte iki koloni arı götürmek istiyorlardı. Daha önce benden temin ettiği arıların bir çok arkadaşı tarafından elinden alındığını anlattı ve damızlık olarak kullanmaya arı kalmadı dedi, bizde kendisini kıramadık.

Öyle bir zamana randevulaştık ki,işler arap saçı gibiydi, dün akşam Alemdağ daki kurs bitiminden sonra, ormandaki arılıktan iki koloni getirmiştim. Gece koloniler arabada kaldı, sabah saat 9 gibi bir yere götürüp indirip kovanları açtım.

Misafirlerim ancak cumadan sonra Gebze ye gelebildiler. Birer çay içip bir an önce işlerimizi halledip, yola devam edelim diyorlardı. Çaylar içildi ve hemen arıları aktarmak için, yan bahçeye geçtik::))

Hemen arkamızdaki yolda birde trafik kontrolü vardı::))

Maskelerde olmasa kimse orada ne yaptığımız anlamayacaktı. Hiç bir terslik olmadı.


Halil Güneş abimiz saldırgan arılardan bıktığı için olsa gerek hemen maske giyindi.


Aktarımlar bitti, koloniler arabaya alınıyor. Ayrıca kolonilerin aktarılmasını videoya aldık, tam bahar günü yeni arıcıların işine yarayacak görüntüler var.Arı aktaracaklar burada bir şeye çok iyi dikkat etmeliler, alınan çıtalar yeni kovana konulurken hiç çıta konumunu bozmayacaklar. Nasıl aldılarsa yan yana dizilecek.


Bu arıları gündüz 9 gibi burada açtım, saat 2 gibi aktardık, 4 saat gibi bir sürede arı ne zaman poleni buldu derledi getirdi hayret. Ana arısını aldığım bir çiftleştirme kutusunu , dışarıda kalan tarlacı arıları toplamak için kullandı.


Bayağı bir arı geliyordu, biz ayrıldığımızda kutuya girmeye başladılar, zaten başka şansları yoktu.

Halil abileri yolcu ettik, yolunuz açık olsun, malımızdan hayır görün. Halil abinin demesine göre, benim arılardan ürettiği analardan çok isteyen varmış, işten anlayanlar bu arı farklı diyormuş, zaten işten anlayamayanlar bunu anlayamadı.





arı kolonisi aktarmak, arıcılık videosu ile Ali_Turk

Koloni aktarılırken kesinlikle çıtaların sıralaması ve yönü değişmemeli. Yani sol eliniz koloninin ön tarafındaysa, yeni kovana koyarken aynı konumda olmalı.


koloni aktarımı, bahar bakımı, arıcılık videosu ile Ali_Turk

8.03.2012

ARICILAR BAHAR İÇİN ARICILIK MALZEMESİ PEŞİNDE

Yeni ana arı çiftleştirme kutularının plastik çerçeveleri, standart çıtanın yarısı oluyor.

8 Mart 2012 akşamı Yusuf Şimşak ve akrabası Osman beni ziyaret etti. Aslında işin aslı farklı gibiydi, Kayseri'li yanında dura dura bazı şeyleri anlıyoruz yani. Yapmış olduğun yeni ana arı çiftleştirme kutularını her ne kadar en ince detayına kadar anlatıp yayınlasan, insanlar illaki bir görmek istiyor.


Yeni sezonda Yusuf ta kendi ana arılarını üreteceği kutu peşinde, biraz bu iş hem ziyaret hem ticaret gibi oldu. Yapmış olduğum yeni ruşet ve ana arı kutusuna dönüşebilen malzeme görünce dahada hoşuna gitti, 3-5 tanede ben istiyorum dedi. Yeni ruşetin her tarafını ve tüm detaylarını kontrol edip, sadece besleme konusunda sorun olabilir, onuda ben zaten başka kovanlarda halledip, balı çıta takasları yaptığımdan hiç sorun etmiyorum.


Yusuf frank tuvalet mi ne derler, gayet şık, nereye dokunsa toz oluyordu. Bir türlü kutuların başından alamadık. Cemil usta çayı zaten önceden demlemişti. Önceki ana arı kutularının çıtaları, piyasadaki köpük kutuların çıtasının iki misli büyüklükteydi.


Masaya geçiyoruz, yemek bu devirde zor be, çay buldun mu şükredeceksin. Cemil usta masayı hazırlıyor. Osman seyrediyor, İrfan ustada hazırlıklara yardımcı olmakta.


Soldaki benim eski ana arı çiftleştirme kutularından birisi. Sağ taraftaki ise yeni ruşet ve ana arı çiftleştirme kutusu oluyor.

Akşam, akşam çay ne gitti, vakit ne zaman geçti anlayamadık, Yusuflar Ümraniye, bizde evimize geçtik. makinemiz yanımızda değildi, ayfonla bir sürü resim çekmeme rağmen en güzelleri bunlardı.

24.01.2012

ARICILIK VE İKİ ANA ARILI KOVAN::))



23 Ocak 2012 günü ikinci invert şurupları verdik. Bu sene kolonilerimin bal durumları iyi olmadığı için bunu yapmam gerekiyordu. Şurada en fazla 1 ay sonrası artık bahar. Buraya kadar gelmiş kovanları söndürmek ancak açlıktan olur.

Son günlerin modası ise varroa. Kovan söndürenler bir bahane bulmalıydı, geçmişte bunları hep yaşadık, blokeden kovan söndürenler bahane bulamayıp en son, 30 km ilerideki radardan arılarımız söndü demişti.

Biz hala son bahardaki kış arılarının kıymetini bilemedik. yaşlı arılarla kışa ne kadar kalabalık girerseniz girin sonunuz hüsran olacaktır. Bakıyorum adam anlatıyor 10 çıta arım iki çıta kaldı, inanasınız gelmiyor ama bu kadar arı nereye gidiyor.

Geçmişte gene görmedik mi, kışa güçlü girin tavsiyeleri yapanlar, daha sonra arıları ruşetlere aktarıp, kışın gezginci arıcılığa başlamışlardı. Sonuç hep aynı, elimizdeki arılar son bahar gelmeden yavru kesiyor, ne yaparsanız yapın arı yumurta atmıyor, kışı bu arı nasıl çıkartacak.



Bu esnada varroayı küçümsemiyorum, ama varroa arıları hemen söndürmez.

Ben bildiğim doğrumla, başkaları kendi doğrularıyla yoluna devam edecek, yapacak bir şey yok. Sonuçlara bakacağız. Şu an %60 kovan kayıplarından bahsediliyor.

Bende bu sene geçmiş senelere oranla çok kayıp verdim, 3 senede 10 kovanım sönmemiştir, bu sene 11 kovanım söndü, büyük bölümü yağmadan. geçtiğimiz sene mevsim iyi değildi, bu iyi olmayan mevsim arıcılıkta her şeye yansır, bal az olur, arı nüfusunu iyi yapamaz, yağma artar ve bunlarda kışın ortaya çıkar.


Geçenlerde birisi rutubet mevzusu soruyordu, kovan üstü iyi izole edilmemişse rutubeti önleyemezsiniz. Bakın en üst çuvalı kaldırıyorum, altında bir gazete kağıdı var, tek sayfa değil, en az 10 kattır, altında kovanı sıkıştırdığım çuval var oda iki kat ve sanki yağmur gibi tanecikler. Bu kovanın altıda elek tellidir. Ben bu rutubetten şimdiye kadar zarar görmedim. Bizim bölgemizde hava eksilere çok zor düşer, ve arı salkımda çok uzun süre kalmaz. Bu rutubet doğuda olsa arı donar ve ölür. Ben genelde baharda bu rutubetli gazeteyi yenisiyle değiştiriyorum.havalar ısındığında gazete koymam. Bu rutubet birazda verdiğimiz şuruptan artmıştır.

Kovanlarında rutubet istemeyenler ise aşağıdaki linki okuyabilirler.

http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=524.msg2692#msg2692


Ormandaki arılarda polen geliyordu. Bir kaç tanesine baktık, yumurta filanda atmışlar.


Yeni doğmuş bir işçi arı, demek ki o kar kışta hala yavru olan kovanlarım varmış. Belkide doğalı bir kaç saat bile olmamıştır.


Biz şurup vermek için açtığımız kovanlara bambus arıları dalıyordu. Bir işçi arı peşine düştü kovalıyor. Bambus arının bacağında polen var onu resimleyeceğim ama işçi arı izin vermiyor.


Bu resim fena sayılmaz, tam istediğim gibi olmasa da poleni en azından görüyoruz. Bambuslarda polen topluyor bu havalarda. Bizim işçi hala takipte.


Şurubu hissedenler şurupluğa gelmeye başladılar. Haftaya bir posta daha şurup vereceğim. Sıcak bir gün bulur isem kovanları sıradan bir kontrol edip, balı olanla olmayanları listelesem işim daha azalır. Balı olanı es geçersin, balı olmayanlara şurup verdiğinizde, işlem çabuk bitiyor.


Marul işine girdik::))

Baktım serada oluyor bu işler. Bende kasalara marul ekip, arabaya taşıyorum, hazır camlı sera::))


24 Ocak 2012 günü ise ana arı kutularına şurup vermek için hacının bahçeye gittim. Hacı kayıp, şu an Konya'da. Ana arı kutularınız güçlü ve son baharda yavru faaliyeti varken bakımları yapılmış ise o kutular sönmüyor. Toplama yapılan, güçlü gibi gözüken ve yaşlı arılardan oluşan ana arı kutuları bahara çıkamıyor. Yaşlı arılardan oluşan kutu gözlerine şurup dayanmıyor, bir çoğuda açlıktan gidiyor. Normal şartlarda verilen şurupla, bir kovan bahara çok rahat çıkar, kutu çıkamıyor. Bunu da ben gene yaşlı arılara buluyorum, açlıktan sönenler de yavruda göremedim. Hadi bu kadar şurubu yok ediyorsun, karşılığında bir şeyde yapılmamış.


Bir kaçta kovan açtım, kapalı yavru var, yumurta var, larvada vardı. Hatta ana arı bazı gözlere üçer yumurta basmış. Yumurta gelince ne yapsın dimi::))


Ana arı çiftleştirme kutularının şuruplaması bitti. Son baharda bir kutu ana arı yedeklemişti. Havada müsaitti dedim acaba ne yaptılar. Son baharda zaten çıkışlara ana arı ızgarası takıyoruz, terk filan olmasın diye. Kutuda zaten yumurta atan ana arı yoksa ızgarada takılmaz. Izgara hazır ana arısı olan kutuya takılır. Yada bazı özel işlemler yapmanız gereken kutulara ana arı ızgarası takıyoruz.

Merakla açtım kutuyu, bu kutuda o kadar varroa varmış ki, kutu ana arı yedeklemek istiyor. Ana arıda çıkmıştı ben kontrol ettiğimde, düşündüm, bu arılar bunu zaten planlayarak yaptılar. Planları neydi, içerideki ana arıyı değiştirmek istiyorlar, değişimin gerçekleşmesi içinde yeni ana arı çiftleşip gelmeli ve yumurtaya başlamalı. Bu ana arının zaten varroalar sayesinde kanatları yok, uçamaz. Çıkışta kapalı dışarıya düşemez, dedim sonu ne olacak bırakmıştım. Bahara çıktık hala iki ana arı aynı çıtada dolaşmaya devam ediyor.


Karniol arılarında bu ana arı yedekleme var. Kolay kolay oğul vermiyorlar, beğenmedikleri ana arıyı değiştirmeye çalışıyorlar.Arılar sonuçta böcek, böcek plan yapar mı? yapıyor, hemde en az 1 ay ötesini düşünerek.


Varroa mağduru ana arı.Bir tarafta hazır ana arı. Bu haberin videosyu var. Gene bir işçi arının sırtında varroa vardı, video çekerken göremedim evde fark ettim. İşçi arılar ise hala yeni ana arının çiftleşip geleceğini mi düşünüyorlar bilemiyorum. Video kalitesi biraz düşük, makinem yanımda değildi, ayfonla çektim. Düzenlemek için aviye çevirdim ve en yüksek görünümleri seçmeme rağmen, istediğim gibi değil. Resimler fena değil. Burada başka bir detay yukarıda bahsettim, bu kutuda aslında varroa mağduru ama yaşıyor.








30.11.2011

ARICILIK VE KASIM SONU, SON DURUMLAR



Arıcılık ve kasım ayı bitti ve son paylaşım. 2011 Eylül ve kasım ayı acayip serin geçti. Önümüzdeki hafta sıcaklıklar nihayet yükseliyor, hatta pastırma sıcakları diyen bile var bir hafta 15derece üstüne çıksın acayip iyi olacak her yer kocayemiş. Hatta o soğuklarda kocayemişten nektar alan bambus arısı gördüm, nektar var, hava musade etmiyor. Bu resimler 26 kasım 2011 de alındı.


Bu seneki Öğretmenler günü bize 4 ilk öğretim okulu ve ilçe milli eğitimi, başkan yardımcımız ile müdürüme düştü. Bende onlarla okulları gezip kutlamalara katıldım. Bu resim acayip geldi bana ne biçim hayal gücü varsa, birde resimde arı olmasımı etkiledi bilemem. Dilara Doğrul 5/A sınıfı öğrencisine ait. Yaptıkları hoşuma gitti.



Bu seneki pürenlerin hali, hala açmaya çalışanlar var, açık var, açıp yananlar var.




Komşu arılık, bu sene çok yakınıma bir arı indirildi, muhtara söyledim abi niye izin verdin koca orman gidip başka yere koysaydı diye. Muhtarımız hemen kaldırtayım dedi, dedim artık olmaz, adam zaten atıp gitmiş, bizde bu işlerin ne zorluklarla yapılığını biliyoruz, izin verilmemiş belkide bilmeyerek indirdi diye düşündük, benim arılara 100 metre yoktur aramız.

O kadar gelip geçtim bu hafta dikkatimi çekti, kovanların birinde saç gördüm, arabayı durdurup gidip baktım. Kovan katına havalandırma konulmuş, yola giderken sürgüyü açıyorsun, bu sistemi ilk defa gördüm, güzel bir düşünce. Birazda videosunu aldım.




Zaim abinin fotojenik resimleri, 333 veya patates diyorsunuz böyle güzel fotolarınız oluyor. Birleştirdiğimiz koloniden görüntü.

Geçen hafta anasız bir kovan videosu vardı, o kovan arılıkta karıştı ve başka kovan götürmüşüz.Suç hacıya ait, bu kovan gidecek diye işaret olarak kovana taş koymuştum, taşı alıp başka kovana koymuş::((

26 Kasım cumartesi günü arılıktan anasız koloniyi alıp, zayıf koloniyle birleştirdik. Ormana giderken yanıma kek almayı unutmuşum, birleştirilen arının anasını kafese koydum, kek olmayınca yolda lokum alıp, kek yerine lokum bastım, biraz sert gibiydi. Zaim abiye dedim ki hafta içi keşiflere gider köylere. Abi köye geldiğinde bu kafesten ana arı çıkmadıysa açıver.



Zaim abiye bir şey dediysen peşini bırakmaz, dedi ki kaç gün durmalı,2-3 gün olur. Dün arıyor işten kaçta çıkıyorsun, gelip seni alacağım gidip arıya bakalım ana arı çıkmış mı?

Abi gece gece ne işimiz var filan, orada yemek filanda yeriz, bahara herhalde başka bir tiple çıkacağım.


Zaim abinin çocukluk arkadaşlarından, Nihat abide yanımızdaydı. Bu sefer 3 çeyrek emekle yemek işini kapattım, bizim kalfadan yeni bir diyet proğramı almamız gerekiyor.

Gece gece kovanı açtım ana arı çıkmış kapatıp geri geldik ana arının akıbetini hafta sonu göreceğiz.


İlginç bir fındık hikayesi.


Facede bir arkadaş devamlı soruyor, Ali bey bana ne ırkı önerirsiniz. Ben cevap vermiyorum. Aradan biraz zaman geçiyor, gene bu tür sorular, dedimki bana telefon numaranı ver. Konuştuk, dedimki sana baharda 3-4 çıtalık bir arı vereceğim, kendin gözlemle sonra karar ver. Bu seferde yav olur mu filan dedi niye olmasın ki, olmaz helalleşeceğiz, borcumu söyle paranı yollayayım, abi ne parası durup dururken filan derken, dedim seneye bir kaç kilo fındık yollarsın olur biter dedim.


O zaman adresini ver, fındığı hemen yollayacam dedi, hani derlerya çattık diye. Al sana adres, fındıklar geldi, gündüz aldım bir poşet doldurup belediyedeki mesayi arkadaşlarımada ikram edip, fındıkları test ettik.


Kendisi belki istemez diye ismini yazmıyorum. Şimdiden 2012 yılına girdik, peşin alıp hemde borçlanarak::))