Önce dünyadaki arılara ve bizdekilere bakarsak arada uçurumlar olduğunu görürüz.Dünyadaki gelişmiş ülkeler kullanacakları arıları itina ile seçip ıslah ettikten sonra kullanmaktadır.Islah edilmiş arılar arıcılara neler kazandırır dersek.Öncelikle rahat çalışma sağlıyor.Arılar o kadar sakin ki maskesiz bir çok işinizi yapabiliyorsunuz. Yüksek verim alınabiliyor.Yüksek verimin alınabilmesi için yüksek mevcut gerekiyor.Islah edilmiş arılar yüksek mevcutları olduğu halde oğul eğilimleri sıfıra yakın oluyor.Islahta hastalıklara dayanıklı arılar seçiliyor.Ayrıca bu bahsettiğimiz arılar çabuk gelişiyor.
Ülkemizdeki arılara bakacak olursak,her tip arı mevcut.Her tip derken yukarda ki özellikleri tek tek bünyesinde barındırıyor ve bunları bir arıda toplayamıyoruz.Tüm özellikleri bir araya getirmek ise genetik ıslahla alakalıdır ve uzun yılar süren çalışmalar gerekli.Arı ırklarını tek tek ele aldığımızda,Kafkas arısı çok iyi bal topladığı halde hızlı gelişen bir arı değildir.Bazı bölgelerde kendi kendine hayatta kalması zordur.Mutlaka müdahale gereklidir yaşatmak için.Hızlı gelişemediği için oğulda veremez çünkü arı hiçbir dönem sıkışmıyor ki.Muğla arısı çok hızlı gelişip,çok oğula meyilli bir arıdır.Ayrıca sakin bir arı değildir,devamlı arılıkta sizi ziyarette bulunur.Trakya bölgemizdeki yerli arılar karniyol özelliği taşımaktadır.Fakat gezginci arıcılık Trakya bölgemizde de yerli ırkın melezleşip ne olduğu belli olmayan arıların doğmasına neden olmuştur.Birde Trakya yöresinde sepet arıcılığı arıları oğla meylettirmektedir.Diğer bölgemizdeki arılarda yukarda bahsettiğim olumsuzlukları bünyelerinde az çok barındırmaktadır.
Benim en son gözlemlerim şudur,karniyol arısıyla ,Muğla arısı birbirine çok yakın.O kadar ortak özellikleri var ki.Islah edilse karniyol arısına hiç gerek yoktur.Olumsuzlukları hırçın olması,oğul meyilinin çok olmasıdır bana göre.Bu iki iyi olmayan özellik bu arıyı değersizleştiriyor.Çok hızlı gelişen bir arı.Karniyolda çok hızlı gelişen,sakin ve oğul vermemesi arının değerini artırıyor.İnşallah ben ilerde kafamdakileri yapabilirsem idealimdeki arı,karniyolla Kafkas arısının karışımıdır.Bunları birbirine monte edebilirsek dünyada bana göre bu arıdan daha iyi özellikli arı bulunmaz.Doktorum Muhteşem ağabeyimin dediği gibi hayal nasılsa beleş,en iyisini düşünmeli.
Dünyadaki arıcılara bakacak olursak ,tabi ki gelişmiş ülkelerdekilere.Her ülkenin yöresine göre arıcıların yapacakları işlerin bir şablonu var.Kim nerede ne zaman ne yapacak bellidir.İlaçlamalar zamanında ve herkes aynı anda yapıyor.Bal hasadından sonra arılar gelecek sene için hemen kekle beslemeye alınıyor.Sonbahar gelmeden arıları kekle uzun süre besleyip mevcudu doruğa çıkarılıp.Birden yoğun invert şuruplamasına geçilir .Kısa sürede tüm petekleri şurupla bloke edilen kovanda anaarının işinede son vermek sizin elinizdedir.Anaarı ne kadar yumurta atmaya çalışsa da artık yavru alanı bulamayıp mecbur kışlama moduna geçecektir.
Ülkemizdeki arıcılara bakacak olursak ,durumlarımız karışık diyebilirim.Bizden geri ülkelerde var ama biz en iyisi olmalıyız.Çünkü ülkemiz arıcılık için tam bir cennettir.Kimin ne zaman ne yaptığı belli değil.Arıcılarımız yerli yersiz her şeyi yapıyorlar.Bizde gelişmiş ülkelerdeki gibi arıcılığı bilinçli yapan yok.Zaten olsaydı hala kış salkımına hazırlanan arılara kek vermeye devam etmezdik.Kek bizim arıcılık mantığımızda her derde ilaç gibi.Bazı yerlerde gözlemlerim ise çıtalarında doğru dürüst bal olmayan kovanların üstüne iki kilo keki koy,kovanı kapat bu arı kışı çıkarır mantığı devam ediyor.Kovanlarımız hadi kışı çıkarıp bahara ulaştı ,baharda bir avuç arılar ne yapacak ki.Baharda bu bir avuç arıyı adam edeyim derken yeni bir sezonu bir çok kovan yiyor kimsenin de haberi olmuyor.Fakat bu kısır döngü devam edip duruyor,çünkü bu bizde adettendir.Kovan ne kadar çok olursa hastalığı bize çok pahalıya mal oluyor.Kovan çok bal yok.Yabancı ülkelere bakıyorsunuz ,adamın 4 kovanı var ve sabit arıcı aldığı bir seferki bal 100 kg dır.Bizde de 25-30 kovanı olan arıcılarımız arılarına kek yapmak için başka arıcılardan bal satın alırlar ne kadar acayip bir durum.Bizdeki hataların başında başıboşluk,vasıfsız anaarı kullanımı,arıların sürekli çoğaltmak için bölme ve oğul verdirme,yanlış besleme ve yanlış zamanlarda varroa mücadelesi yapmak diyebilirim.
Konuyu bir şekilde son vermek lazımda nasıl.? Şimdi bazılarımıza çok komik gelebilir,Hindistan da insanlar ineklere tapar.Bu çağda bu olurmu?Bal gibi oluyor.Bizdeki arıcılıkta böyledir.Bizde arıcılık baba ve dededen gelme usülle arıcılık yapıldığından,adet ve gelenekleri bırakmamız zor.Arıcılıkta işin mantığı ortaya çıktı,hasattan sonra arıyı kekle besle kış gelmedende petekleri koyu şurupla biloke et ve kışa gir bahara kadarda o kovana hiçbir şey yapmana gerek yoktur.Geçenlerde Kosovalı Fatih yorum atmış benim yazılarımdan birine.Diyorki Türkiye de çok saçma şeyler var.Kardeşim çok saçma şeyler var diyeceğine deki kış salkımına giren arılara kek vermeyin.Hadi bunu diyemedin deki buralarda böyle ,böyle yapıyorlar ve bahara kadarda kovanlara bir şey verilmez haber yap.Bizim arıcılığımız gelenek ve adet arıcılığıdır.İnsanlar ana baba ve dededen gördüklerini yanlış olsa bile unutmaları imkansızdır.Biz Türk’lerin eski dini Şaman izimdir.Kökü ise ta iki bin yıl öncesine dayanır.Şamanizimde nazar boncuğu sizi nazardan korur,kurşun dökme vardır sizi hastalığınızdan iyileştirir,ağaçlara çaput veya bez bağlarsınız dilek ve istekleriniz gerçekleşir.Bazı kutsal kişilerinde türbelerine mum yakılır o ne işe yarar onu unuttum.Sağlıklı kafayla bunları düşündüğünüzde ne kadar saçma dersiniz,ama gelin görün ki iki bin senedir devam ediyor ve İslam dini bunları yasaklayıp adına da demiştirki batıl inanç.Yeni öğrendiğimiz bilgiler ne kadarda doğru olsa eskilerden de kopmak olmuyor değil mi ?
Siz eski hastalıklarınıza ve batıl inançlarınıza devam edin.Arılarınız kekleyin,beklide çok yakında kış oğulları alırsınız.Yeniliklere kapınızı sakın açmayın gelenekçi arıcı kardeşlerim benim.
Not:
Arıcılık bilgi paylaşım forumu ve arıcılık bilgi merkezi.
