arıcılıkta kek kullanımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılıkta kek kullanımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.03.2016

ARICILIK, 2016 MART AYIDA 15 OLDU...

Facedeki arı bakanı sayfamın günlük ortalama 10 bin civarında haftalık gönderi erişimi vardı. Bir ay filan önce buradan paylaşmıştım. Anladım ki bir çok kişi sayfayı bilmiyormuş sayfa birden haftalık 20 bin gönderi erişimine erişir duruma geldi. Derken tırmanışa geçti, en son durum ise haftalık gönderi erişimi 100 binin üstüne çıktı.
Blogumun günlük tıklanması 1000 ile 1500 arası.
Yutuptaki videolarımın aylık toplamada tıklanması 80 ile 100 bin sayısına ulaştı. 1500 üzeri abonesi var.

Bunca yayına rağmen insanlar zannedersem tıkladıkları şeyleri okumuyor, çok acayip sorular gelmeye devam ediyor.
Bazen ağır kelime kullanmak istemiyorum ama böyle sorumu olur diyorsunuz.
Soru soranlar gooleye sorsalar cevapları var.
Neyse mevsim hızla ilerliyor.
Takvim olarak 14 Mart ama eski hesaplara göre 1 mart tayız yarın.
Sanki ben geldim der gibi ortalık iyice soğudu ve yağışıda beraberinde getirdi.
Hain mart diyesim var :)
Bu yazıları yazarken ayağımın altında ısıtılmış mermer var...
30 Numaralı Kırşahin...
Damızlık arıların teslimi devam ediyor, kıştan bahara çıkan damızlık için ayrı ödeme yapanlar oldu. Bahara çıkmış damızlıklar 1000 lira 2 çıta arısıyla teslim ediliyor. Henüz ödeme yapıp almayanlar var, bir yerdende ürünü teslim edip borçtan kurtulmak istiyorsunuz.
2016 Yılı için 2015 den beri sipariş verenler var. Mevsim şuana kadar oldukça iyi gitti, kısa süre bir bozulma var ama ne kadar sürecek bakacağız. 2016 Damızlık arı fiyatı ise tohumlanan ana arı yavru kapadığında  kutusuyla nİsan sonu veya mayıs başı teslim edilecek fiyatı ise 500 liradır.
Siparişler için (aribakani@gmail.com) adresine mail atılacak. Bu arı bizde olur mu, bize uyar mı diyenlere cevap vermiyorum. Sizin oralar Avusturya alplerinden dahamı soğuk, Alman ikliminden dahamı berbat, hiç Slovenya koşullarını araştırdınız mı?
Bu sistemde damızlık arıyı alan hemen ana arı üretimine geçer, bir ana arıyı kabul ettirmek neredeyse bir haftadır, birde attığı yumurta 3 gün sonra larva olacak en az 10 gün işler yolunda giderse beklemeniz gerekir.
Olumsuzlukları düşünmek bile kahredici, birincisi kestirmek ikincisi ise damızlık diye alınan arı erkek atmaya başlıyor.
Geçen yıl 2 damızlık arım bazı kişilerde öldü. Bunu öyle kullandılar ki beni yerden yere vurdular, Allahta onların belasını verdi.Gönderdikleri anaların büyük kısmı kesildi, kabul edilenlerin bir çoğu ise erkek attı, işin garip tarafı bizim iki ana için ortalığı yıkanlarda tık yok, taa o zaman yazmıştım, birisini kınarsanız kınadığınız şeyler başınıza gelmeden ölmezsiniz diyordu peygamber...

Birde bizim damızlığı kestiren abilerden birisine 3 sefer yumurtalı çıta yolladım peşinden de az sperm verilen bir ana arı vardı, sperm artmıştı, 3 mm sperm kaldı vakit geç erkek bulma şansımız yok boşa gitmesin diye verdiğim kraliçe işçi kapayınca o abimize bununla işini gör diye yollamıştım. Yani bize güvenen kişileri ortada bırakmadık

Ana arı siparişleri aribakani@gmail.com adresinden veriliyor.
Bu konudaki en ilginç olay ise geçen hafta yaşandı. Son iki yılın alışveriş yapanlarının telefonları kayıtlı. Kayılı telefonlara genelde bakıyorum. Bir abimiz aradı ilginç bir diyalog oldu. Arayan kişi öğretmen hemde bilgisayar öğretmeni.
Konu ise verdiğim mail adresini açamıyormuş.
Abi dedim. mail bana ait sen nasıl açacaksın, kendi mail adresini aç ve oradan verdiğim adrese mesaj at. Hocamızda şok oldu, Allah sonumuzu hayırlı eylesin, belaya kaldık :)
 56 Numara Troisek anadan, Sklenar babalar tarafından oluşturuldu. 3. Yılın baharına çıktı, bu tür kraliçelere değer biçilmez.
Durumum icabı elimde zengin hatlar yelpazesi olmalı.
Arıcılık araştırma merkezlerinde bu tür arılar açık artırma ile satılmakta. Yaşı ne kadar ilerlerse değerleri artıyor. Zaten daha kısa yaşamış olsa, testleri geçememiş demektir.
 14 Numaralı kırşahin...
Arıcılık araştırma merkezinden bir arkadaşım tarafından alınan lisanslı ana arının yumurtalarından almıştık.
İnşallah bu sene aynı ananın kızlarıyla erkeklerini kullanmak nasip olur, geçen sene sadece lisanslı ananın kızlarına elimizdeki erkekleri kullanmıştık. Bazen bazı şeylere zaman ve mevsim uymuyor.
Bunu bir makine veya silah olarak düşünün.
Böyle bir makinayı veya silahı kopyalandığında bu iş için yıllarını vermiş kişilerin çalışmaları avucunuz dadır.
Bizimle geçmişte dalgasını geçenler kuyruğunu bacaklarının arasına almış köşelerine çekilmiştir.
İtliğin sonu bu olsa gerek...
15 Numaralı kırşhin
Yıllarımızı verdik ama bu tecrübeler bir yerden ödünç alınmıyor, yaşanarak edinilmeli.
Damızlık resimi paylaşıyorsun altına salakça yorumlar bırakılıyor. Adam diyorki bende bir arı var, acayip damızlık ben damızlığı buldum.
Ülkenin bilimcisi arıcısına damızlığın önemini ve nasıl olacağını öğretmeyip arıcıları kekler ise arıcı böyle saçma sapan yorum yapmasında ne yapsın.
Arınıza sahip olun diyen bilimciler var memleketimizde, ya bizimkiler çok biliyor yada arıcılıkta ileri gitmiş ve arıların kayıt ve istatistiklerini tutan, hatlar oluşturup damızlık belirleyen yabancılar keriz.
25 Numaralı kırşahin.
Mutlaka eksiklerim vardır ama en iyi damızlık sezonum 2015 oldu, yapılan tohumlama ve kışlatma olarak.
Zaten her yıl daha iyi oluyor.
Enes Eminin tohumladığı damızlıklardan biriside 3. sezona çıktı, bu yıl bu işe Furkan Emre'yi hazırlamaya  çalışacağım.
Zaman içinde F1 üretimi bitecek, artık arıcılar ile uğraşmak istemiyorum. Maske körük alan başımıza arıcı kesiliyor.
Biz ise hala arıcı olamadık, hobiciliğe devam...
Gelelim arıların durumlarına. Alt alta 5 resim aynı kovana ait. Önemli bir arı iki yıldır bu arının erkeklerini kullanıyorum. Yani damızlık erkek üretimi yapar, bu yıl üçüncü senesi olacak yani kaybetme şansım yüksek.
Yavru durumu göründüğü gibi, biz yavru paylaşırken yerimiz Gebze, adamlarda egeden akdenizden bizimle yarışıp resimler koyuyor oralar bizden çok ileride olmalıydı.
Bir kenar çıtası ve ortasında kapalı erkekler. Bazı arılar nedense her dönem erkek atabiliyor onları tespit edip korumaya almak lazım.
Bu arıya bir hafta önce az kabartılmış erkek çıtası vermiştim.
Sonucu merak ediyorum ve not almam lazım.
İki tarafa da ana arı yumurtayı döşemiş ilk atılan yumurtalar artık erkek larvası haline gelmiş.
Alt resimde larvalar görünüyor.
Gebze de bir erkek damızlıkçısı bu arının önünde.
Onunda resimleri aşağıda gelecek bir önceki yayında açıklama gene vardır.
Birde bizim paylaşımlarımız birbirinin devamı gibidir, yani başlanması devamı ve bitişi genelde vardır.
Bu arıya geçen hafta şurubu doldurup 2 kiloda kek vermiştim.
Kek konusu yanlış anlaşılacak tahminime göre Yusuf Şimşak mesaj attı niye bu mevsimde kek verilen resimi yayınladın diyor.
Aslında doğrusunu yaptı, ben böyle bir şey yaparsam kendimle çelişirim.
Elimde oldukça fazla kek var belki 100 kovana yeter. Kek verdiğim arı sayısı bu hafta itibari ile 5 tane. Kışın ise hiç bir arıya kek vermedim.
Bu arılar yeni nesillerini oluşturdu ve şu an 7-8 çıta yavruları var ve erkek yaptırmaya zorluyorum. Zorlamadan kasıt, yapay bir ortam oluşturuyorsunuz arılara sürekli iş verilmiş, kimisi kek sayesinde iyi gelir var diye petek örüyor, ana arı ise yumurtayı artırıyor ve en iyisi havalar bozduğunda arılar sürekli uğraştıkları için kötü senaryolar yapmıyor. Havalar soğuduğunda bazen arı içerideki yiyecek durumuna göre yavru söker. Bu gibi durumlarda ilk sökülecek yavrular erkeklerdir. Buna mahal vermemeye çalışıyoruz. Bu güçteki arı bakın bir haftada belkide 200 gr kek tüketmemiş.
Geçenlerde iyi bir cümle buldum,cümle Efraim Korkut hocama ait. Kek için demiş ki, arılar için kek yalancı emziktir.
Yalancı emzik çocuğa niçin verilir :)
Kek için süper bir anlatım oldu.
Bazılarına arıya kek zararlı dediğimizde savunma şu ama arı keki yedi, arı keki zaten her zaman yer...
Ama aç ise kek doyurma ürünü değil.
Bu hafta 6 yeni erkek çıtası daha arılara girildi.
Bu arıya 28 Şubatta bu kek verildi, arı 9 çıtada ve 15 günde 2 kilo kekin yarısını tüketemedi. Ama 3 sefer şurup verdim anında göçürdü.
Bu resimlerde ki erkekler bugünlerde kapanmıştır, resim eski ama kapanmak üzereydi.
Gebzedeki arıya yapılan işlemleri daha önce paylaşmıştım ve poşetle şurup veriyorum.
Bu hafta sonu bir erkek çıtası daha girdim, birde yemlik altında erkek gözü örülmüş petek var, ham peteği bitirdiğinde yemlik altına da erkek atmak zorunda kalacak.
Mevsim inşallah bu yıl erkek gelecek. Geçmiş tarihlere baktığımda 2010 yılı mart ayı sonunda ana arı memeleri kafeslemişim.
Arıların erkek yapması bence boşa değil.
Bazı yıllar ne kadar zorlasan bunu başaramıyorduk. Bu yıl arılar kendisi de erkek yapıyor, zorladığında verilen işi yerine getirmekteler.
6 Erkek gözlü petek hazırlandı ve istenilen kovanlara girildi.


İnvert şuruba devam, şurup yetmediğinde hemen normal şurup yapıp invert ile harmanlayıp servis ediyorum. Bu arada şekere çuval bazında 2 lira arttı, banamı öyle geldi anlayamadım.
Spermi tükenen kraliçe arı erkek atmaya devam ediyor. Bu anayı kestirmemek lazım. Hemen başka bölmeden kapalı yavru verdim. Erkek doğmuş, doğmaya çalışanlar var. Ana arı F1 ve dolayısı ile attığı erkekler saf.
Bazı bölmelere ancak müdahale ediyoruz ve biraz geç kalmışız.
Darıcayı daha önce sıradan tek tek elden geçirmiştim.
Bu hafta ise darıcayı cuma akşamı şurupladım, diğer günler diğer arılıklara ayrıldı.
Pelitlideki arılarda genelde tek tek elden geçirildi, çıta çekmediğim arı kalmadı gibi...
Bazı bölmelere kabarmış çıta verildi.
Erkek üretiminin en kolayı yemlik altındaki örülmüş erkek gözlü peteklerdir. Bu arıyada erkek üretimi için ham çıta verildi.
Geçtiğimiz yıl plastik çıtaları köpük ruşetlere böyle almıştım. İki yarım çıtayı ucu ucuna dayayıp normal çıta gibi ruşete koyuyoruz.
Yanlarına ise standart çıta girmiştik. Buna mecburdum çünkü açık kapalı yavru vardı, şimdi durum gene aynı bu çıtaları nasıl alacağız buradan.
Bir kaç ruşete plastik yarım çıtaları toplamaktan başka çare yok gibi. Önümüzdeki günlerde ana arı kutularının metrolarına zaten bayağı bir arı silkeleriz.
Bu arada arı satın almak isteyenler var bu yıl arı satmayı düşünmüyorum.
Bu yıl mümkün olduğunca bölme sayısını artırmayı hedefliyorum, inşallah seneye 500 bölmeyle çıkma hedefim var, sayı çok uçuk ama bu işi arı satarsam yapamam ve bölmeleride yazın yaparsam süper olacak yoksa kışın arı beslemek zorunda kalıyorum.
Yaptıklarımız, yapacaklarımızın habercisidir...
Çok yakınlarım var onları zaten geri çeviremem bazı kişilere zaten kovanlarınızı getirin dedim.
Havalar ısındığında açılan arılar dalak almış, bakıyorsun dalak civarında arı yok, Hava soğudumu arı toplanıyor. Bu işler tabiki kek ile olmaz şurupla alakalı.
Komşu çoban günsüz doğan kuzuyu biberonla beslemeye çalışıyor. Bu yıl felaket sayıda kuzu atma yaşıyor. Sebebini ise bulamadılar sürekli düşük yaşanıyor. Kimisi ölü doğuyor.
Çileklerim çiçeklendi. Bu çilekler yabani, geçen yıl Adapazarından getirdiler. Ormanda olan yabani çilekler.
Yerlere ektiklerim ne oldu bilmiyorum ama saksıda kiler sağlam.
Yabani çilekler leblebiden biraz büyük olur ama çok güzel kokarlar.
Dağ çileği.
 Bu çilekler Pelitliye 12 Aralık 2015 de ekilmişti. Burada yaklaşık 100 kök var. Bu çileklerin bazısı çiçeklenmeye başladı.
Gebze ye 150 kök ektik sıra darıcada.

Çilek acayip arsız bir bitki, ayrık otunun adı çıkmış :)
Geçen yıl bahçeye 13 kök çilek ekmiştik darıcada.
Yüzlerce fide aldık, bir arkadaşa en az 100 kök vermişimdir, 100 kök pelitliye ekildi, 150 kök Gebze ye ekildi hala bahçede çilek fidesi var. Anlayacağınız 13 kök bir senede 500 fide olmuş...
Pelitlide 2 dut ağacı vardı geçen yıl aşıladım, en az 10 yıllık dut hiç vermemiş. Bende dallarını kestim yaprak aşısı yaptıydım :)
Bu yıl aşılardan önce ağaç kendisi dut çıkardı, hayret etmemek imkansız.
Zannedersem aşıyı kıskandı, madem dut veriyordun kaç yıldır, ille kolunu kanadını kesmek mi lazımdı...
Bu hafta Dr.İsmail Demir abiyide ziyaret ettim. Tavuklarına komşular artan ekmekleri getiriyor.
Tavuklara bu gözle bakmamıştım, burası 200 metreden fazla bir bahçe ortamda bir tane ot yaşatmamışlar. Her bahar içerisi ot dolu olurdu.
Dr.İsmail abi güya hobi arıcı :)
Bu kovanları geçen yıl kendisi atölyesinde yapmış.
Bu arıcıların alayında üretim hastalığı ve fazlalığı var;:))
İsmail abi doktorluğunun haricinde bir çok uğraşa sahip. Bağ bahçe işleri, ahşap ev ve kulübeler yapıyor, meyveler yetiştiriyor ve aşılıyor.
Konuşurken bir tanıdığı dut kalemi istedi hemen ağaca çıkıp kalem kesti.
İsmail doktorum çok yardımsever birisidir. Elinden gelmeyen yok gibi, ayrıca aile doktorumuz, Allah kendisinden razı olsun.
Boş kaldığımda artık çiçek yetiştirmeye başladım. Sümbüllerim süper kokuyorlar...

Enginar yetiştiricilinde ilk, köstebeklerden artık korkmayın :)
Hazır bahçeye dikilmeyi bekleyen tutmuş enginar fideleri...
Bu yıl kesin meyve vereceklerdir...
Hafta sonu bizim cilacı bilader abi bu gün kapama yapacağız telefon ettikmi gel dedi.
Sabah kahvaltısı ile saat 5 oldu hala telefon gelecek...
Pelitliden yola çıktım boyahaneye geldim ortalıkta yemek namına bir şey yok, abi bisküvi ye birazdan yapacağız diyor.
Neyse sabır diyorsun, aç aç akşamı etmişiz :))
Nihayet ateş yakıldı, dedimki bu iş böyle olmaz ben yapayım yok sen karışma dediler.
Sonrada bir yaşanmış kapama anlattılar.
Bizim 3 numaralı bilader geçen yıl ramazanda millet oruç size kapama yapayım demiş. Kimse karışmasın, televizyondan izlemiş, olaya müdahale edenlere siz karışmayın diyor, bana bırakın :)
Akşam olmuş ezan başlıyor, teneke kaldırılıyor içeride tavuk yok, yumruk kadar siyah bir şey var, hemen resimi çekmiş bizim Mustafa öbür biladere atıyor aman gelme tavuk yandı başıyın çaresine bak.
Millet aç kalmış, dolayısı ile sadece seyretmekle yetindik :)

Aç olanlar civarda volta atıyor.
Güçlü bir ateş yapıldı, tavuklar kapandı,kürekle köz teneke etrafına taşındı.
Rüzgada vardı ama görüntüye göre tavuklar yanar gibi.
Aç aç ne ızdırap anlatamam, birde tavuklar yandıysa ?
Artık sabır filan kalmadı, dua ediyoruz.
Birisini 45 dakika sonra açtık fena değil ama biraz daha pişsin diye yeniden kapadık, tam bir saat sonrası tekrar açıldı acayip olmuş, zaten bu saatten sonra çiğde olsa bal gibi gitmeli...
Geçi kapama...
Sabah kahvaltısı ile güne başlayıp, akşam 19 da öğlen ve akşam yemeğini cem ettim :)
Yarabbim verdiğin nimetlere sağlık ve sıhhate ne kadar şükretsek azdır...
Resim acayip çıkmış arkamda ışık filanda yoktu ama bir anlam veremedim amma...
Üstüme nur inmiş, bu mübarek adama iyi bakın :)
Bir haftayı da böylece kapadık...

24.02.2011

ARICILIK VE PLANLAR


Arıcılık kışın arıcıların dinlendiği bir dönemde denebilir. Tabi dinlene bilirseniz.
Bu sene çok degişik hamleler yapıyoruz. Birazda şartlar böyle gerektirdi. Zamanı geldiğinde bu ruşetlerle alakalı durum hakkında daha geniş bir yazı yazmayı düşünüyorum. Bu ruşetler benim daha rahat çalışma yapmam için yaptıgım bir hamlede denebilir.
Resimdeki bizim İrfan ustamız. Cemil ustayla yaklaşık 1 senedir ortak çalışıyorlar. Ben tabiki her ikisinede ortagım::))
Boş vakit buldugumda aralara dalıp işlerimi hallediyorum. İşlerim yapılırken bir çok kişide yardım ediyor, bunlara İrfan ustayıda dahil ettik.

Bu sene kışın damacanaya soktugumuz arılar, hala invert şuruptan ölmediler.
Bu arının başına gelenlşeri Allah kimselerin başına vermesin derim , benden bunu duyan kalfam, bu arıların senden çektiği nedir diye bana kafa tutuyor::))
Olayın başı ve gelinen nokta bu.
Damacana da üç sefer taban temizlendi. En son damacanaya bir pet şişe altı koyup salkıma dayadım. Uzaklara gitmeden yiyeceklerini alsınlar diye.

Bu arada bizim kek kullanımına karşı oldugumuz lanse edilmeye çalışılıyor.
Kek kışa girmiş arıyı aşırı yorup, ömrünü bitirdigi için biz buna karşı çıktık, daha önce ben defalarca kışın kek verdim ve günler sonra yere dökülüp ölmek üzere kıvranan arıların halini sonradan anladık.
Arıya keki ne zaan verirsen ver yer.
Kışın verirseniz defalarca yazıldı çizildi, arı katı şeyi nasıl yiyecek, yedimide ömrü kısalacak.
Efendim aç arıya kek vermeyin filan deyip milleti başka şekilde yönlendirmek isteyenlar var, arı aç ise en kısa sürede doyurmak şurupla olur.
Ben yapmış oldugum yanlıştam döneli çok oldu.
Önce kütük kovan açtı ve devamlı kış boyu şuruplandı.
Peşinden karakovan gene kışı şurupla çıkardı.
Şu andada benim damacana kovanım bahara şuruppla çıkmak üzere.
Hani diyorumya, hep yazmayın, neler yapmışşınız bir paylaşın yaw. Bakın ben bir şeyler yapıp paylaşıyorum....
Lafla nereye kadar gidilecek hep birlikte görmeye devam edecegiz.
Ben hep buradayım inşallah::))
Ayrıca her türlü mahlükata iş verilir, iş bulamayanlar gene bize gelip sataşmaya çalışıyor. Zaten başka bir şey yaptıklarıda olmamıştır. Benle yapmış oldugunuzicraat ve işlerinizle yarışın ::)))
Ben hata yaptım benden sonra bizi dinleyenler olur diye kekle alakalı yazı yazıp olayı kapadık ve bir daha kışın kek kullanmadım.
Yazmış oldugum kekle alakalı yazılardan birisi alt linkte. Yazı 2008 de yazılmış biz 2011 deyiz hala eski yerinde sayanlar ne yaparsa yapsın beni bağlamıyor.


http://bengittim.blogspot.com/2008/11/aricilikta-kekin-yararlarizamanisiz.html

Fakat biz geleneklerine bağlı arıcılarız. Geçmişten kopamıyoruz ve alternatiflerede karşı çıkmaya hala devam ediliyor.
Bu konuyla alakalı bir başka yazı yazmışım. Demişimki çağdaş arıcılık ve geleneklerimiz. Gene yazı 2008 yılında yazılmış.

http://bengittim.blogspot.com/2008/11/ada-aricilik-ve-bizim-geleneklerimiz.html


Biz eski geleneklerimizle devam edeceksek bilim ve teknoloji bilgisayar neyimize...



Bu sene yapmayı planladığım 200 ruşet yakında montojına başlıyoruz. Bir işe girdigimde hiç ufaktan başlayamıyorum ve bu aşırılık beni acayip yoruyor.
Bazı hobiciler ???10 kovanla başa çıkamazken, bir turda 200 ruşet yapımı ve bunların doldurulması nasıl olacak bilemiyorum::))
Heralde kalfaya ogul yakalama konusunda yeni egitim vermem lazım, yoksa bu ruşetler dolarmı yav::))
Bu oğulla alakalı ilginç bir hikaye var. Bizim Kadir Gürkan bey bakmış arılıgının etrafına bir sürü tuzak kovan konulmuş oldugunu görür.
Gitmiş tüm kovanları yerinden aşagıya atıyor, kovanların sahibi gelmiş cıngar çıkartmak istiyor. Bizim başkan diyorki bunları benim arılıga niye koydun, ogul girsin diye. Bu kadar zahmet etmene gerek yok, gel bari kovanları aktar git....
Tabi bu kibarca yazılmış hali:))

Hacı abi arılıkta vidayla monte edilecek parçaların deliklerini delmeye başladı, dünya delik delmesi lazım, hemde bu yaştan sonra::))

Bizim Cemil ustam namaza başlamadan öbür tarafla irtibata geçer::))
Tam tekbir alacaktı ki, iç işlerinden telefon geldi, donup kaldı yav. Kendisine zor getirdik ve gülme kirizine girdi.

Bu sene geçen seneye oranla işlerimiz en az 1 ay geçikecekti, bir hamlede bu işlerin aksamamsı için yapıldı.
Bu plan çoktan beri vardı bir türlü araç ayarlayamadık. En sonunda planı yürürlüğe koyduk.

Bazı önemli ve özel işler için erkek derdine düştük anlayacagınız.
Geçen seneye bakıyorum, mart ayının sonunda ilk çıkan anaarılara kafes takmışız. Anaarı üretimi için erkeklerin çıktıgını görmek lazım, bu gün yumurta atılsa, zaten erkek yumurtası atılması bizim bölgede imkansız, atılsa bile geçen seneye göre bir ay geç kalındı. Aşagıdaki link ne kadar geç kaldıgımızı zaten göstermekte. 3 Adet f1 karniol anaarılı ve güçlü kolonimi arkadaşıma erkekleri karşılıgı hediye ettim. Saf karniol erkekler acilen bana geri gönderilecekler::))
Kısmet olursa gelişmeleri paylaşacağım. Geçtiğimiz sene 2010 - 20 martta çıkan erkekleri boyamışım.::))
http://bengittim.blogspot.com/2010_03_01_archive.html

Mustafa kardeşim yolun açık olsun. İnşallah planlarımız istediğimiz gibi gelişir. Biz gereken işi yapmaya başladık gerisi Mevlaya kaldı.
Arıların gittiği yerde gece bile 10 derece sıcaklık var, gündüz gölgede 18 ila 20 derece sıcaklık var, birden içim ısında ha::))
Bu arada Gebze de donmaya devam ediyoruz. Kış geri geldi, her şeyin hayırlısı.
Bakalım Mevla neyler, neylerse güzel eyler.