Her zaman olduğu gibi gene yoğun bir hafta sonu geçirdik.
Cumartesi günü Gürol abim aradı, benim ana arıları hazırla geliyorum...
Yanında arkadaşı Kemal vardı, Kemal abinin de bir kaç arısı varmış ilk defa maskesiz arılı çıta tuttu :)
Gelmeleriyle gitmeleri bir oldu desem yeridir.
Gürol abinin olayları anlatış tarzı çok içten, dinlerken anlatılanları yaşarsınız. Bir ara arılığına ayı dadanmıştı, ayı ile anlaşmışlar bir daha gelmiyormuş :)
Cumartesi ve pazar acayip sıcaktı, sadece ikram olarak soda ve su aldılar...
Ana arı kutuları toparlanmaya yavaş yavaş kutular birleşmeye ve bu yıllık sahadan çekilmeye başladılar.
Bazı kutularda eksik çıta olunca arılar yaramazlık yapıyorlar.
Hazır ana arıların bir taraftan kanadını kesiyorum terk etmesin diye.
Bu günlerde çok sıcak ve kurak bir dönemden geçiyoruz.
Kutunun birinde tohumladığımız sorunlu bir ana arı vardı, meme verdim hem ana arı duruyor, hemde yeni ana çıkmış, terk etmesin diye onunda kanatların ucundan aldım, gelin kaynana misali iyi geçiniyorlar.
İlginç görüntülerden birisi, aynı karede çok iki ana arı görmüşüzdür ama bu kadar birbirine yakın duran, şimdiye kadar ben görememiştim.
Bu görüntünün videosunu da aldım.
Gene bir eksik çıtalı kutu, boşluk tamamen petekle doldurulmuş :(
Cumartesi sözü kesilen kızların uyutulma işlemleri vardı. Mevsim olarak bu işler oldukça zor ama bir sürü erkek üreten kovanın olursa mutlaka çok olmasa bile damızlık erkek oluyor.
Bizim biraderlerden Ramazan Türk, av sezonu yaklaşıyor ve atış talimine geliyor. Gelirken yiyecek bir şeyler al, mangal yakması bizden, birde mangal ile uğraşma...
Kısa süreli bir kampanya başlattım siz malzemenizi alın mangal yakması bizden...
Av sezonu başlamadan fişek ayarları yapılıyor benim yeni tüfeğin (baikal mp 155, 89mm) gurupmanı sezon açılmadan tutturmak lazım.
Ramazan fişekleri kendisi dlduruyor, boş fişekler atışlardan toplanıyor. Çuval çuval boş kovan beleş :)
Barut, kapsül ve saçmalarımız. Fişeklerde barut ve kapsül çeşitleri atışları çok etkiliyor. Üç çeşit kapsül var, hızlı orta ve yavaş yanma sağlıyor, hızlı yanma sağlayan kapsüller şiddetli patlama olmasına neden oluyor.
Atış alanından toplanan tapalar, biraz geriden bir bant sararsanız sıfır sürenle hiç bir farkı kalmıyor.
Fişek doldurmak için raftaki alete ihtiyacınız var, eski fişekleri kalibre ediyor, sanki sıfır fişek atıyorsunuz...
En güzel sonuçlar Makina Kimyanın barutlarından alındı.
Bizim birader iyi antrenman yaptı sezon boyu av kaçırmaz.
Ayrıca tüfeğimin gurupmanı çok beğenildi.
Taptığım aşılarda nedendir bilinmez hemen meyve veriyor, dut aşılarından birisi meyvesiyle birlikte sahne almış :)
Yabanı armutları vakit buldukça aşılıyorum...
Aşılar nazik kuşlar konmasın diye çalı bağlıyorum konacak yer kalmıyor.
Pazar günü nikah işlemlerine ayrılmıştı ama gün boyu elektrikler kesikti. Genelde öğleden sonra gelirdi ama akşam 19:00 oldu hala elektrik yok.
Sonradan aklıma geldi bende invektör var, arabadan 220 alayım diye hazırlığımı yaptım, çobanın 50 metrelik kablosu vardı, onu istedim, arabadan kulübeye kadar elektriği çektim, acaba elektrik geldi mi?
Düğmeye bastım lamba yandı :((
A Lisanslı kızları baş göz ettik.
Bazıları bire bir, kırşahin kopyaları olacak inşallah, bir sezon önce gelen B lisanslı erkekleri, A lisanslı kızlara verdim.
Elektrik olsaydı hepsi biterdi çok gel oldu gece gece erkek kovanını açıp erkek toplayacaksın, sonra onların sütlerini alacaksın, daha sonrada kızlara vereceksin dedim kalan dört tane ertesi günü halledilsin.
Bizde gündüz boş kalan zamanlarımızda ana arı kutularını elden geçirdik yatmak yok...
İşler bitti bitmez, bu arada arkadaşlarımız Trakyadaki arıları getirmeye gitmişlerdi. Gece 23:00 hala yükleme devam ediyordu, ben sizden haber bekliyorum diye mesaj attım, İstanbul köprüsüne gelince arayın.
Akşamdan amca oğluna demiştim kamyonu alacağım diye abi bende geleyim dedi, gece 3:30 da aradım ses seda yok gidip kamyonu aldım buluşma noktasında bekledim.
Arılar geldi, bu resmi 4:15 de almışım.
Aktarma başladı, kaçan kaçana...
Ne oldu arı çıkıyor dediler ben çıktım yukarıya dayan oğlum Ali, maskede yok.
Plastik altlıklı kovanlarımın birisinin altına bir parça gelmiş, kovan tabanı parçalanmış :(
Bizim kovanların altıda havalandırma açık, diğer kaçaklarda bu altlıklara tünemiş...
Maskesiz arılar benim araca alındı.
İndirme noktasında maskeyi giyindim, İlhami abinin oğluna baktım elinde eldiven var, Gökhan ver şunları bana.
İlhami abinin kardeşide bayağı bir iğne yedi.
Maske giyinmekle iğneden kurtulamıyorsun, ayaklarım yanıyor.
Kovanları açıp, üzerimdeki arıları temizleyip maskeyi ve eldivenleri çıkardığımda saat 5:47 imiş.
Arabayı depoya bırakıp, eve geldiğimde sabah 7 olmuş, duş mu alsam az uyusam mı, en iyisi uyu, kalkınca duş al deyip yattım bir saat sonra kalkıp duş aldım. Saat 8:30da belediyede iş başı yaptım. Hala her tarafım yanıyor...
Bu arada mesajlar gelmeye devam ediyor, benim anaları yolladın mı, damızlıklar yola çıktımı.
Ana arı işi son demlerini yaşıyor, damızlık işini bir kaç teslimatım var teslim edip damızlık işini kapatıyorum yeni siparişler 2017 deteslim edilecek ve kıştan çıkmış damızlıklar olacaklar.
Bir önceki paylaşımda soru soranlardan bıktım dedim, bu tür kişileri engelliyorum. Bazıları arıcılığa bu şekildemi katkı yapıyorsun diyenler oldu tabi onlarda engelledi.
İnsanlar sadece kendilerini düşünmekte, dinimizin ilk emri oku değil mi. Neden okumayıp soru üstüne soru soruluyor.
Civarımda 10 bin civarı kişi ekli veya takipçi, birisinin sorusunu cevapla yeni sorular sıraya giriyor. Biz kimsenin uşağı değiliz, kimseye de cevap vermek zorunluluğumuz yok. Yaptıklarımızı paylaşıyoruz, yüzlerce videomuz var, binlerce resim, yüzlerce yazımız, blokta, forumda ekli, derdi olan okuyacak...
arıların nakli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıların nakli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1.08.2016
11.07.2010
2010 YILI KESTANE BAL HASADI VE TRAKYA'YA NAKİL
2010 yılı kestane bal hasadındayız. Yer Şile Korucu köyü.

Sağımı yapacagımız barakaya dış cepe mantolaması yaptık. Tahtaların arasından arı girmesin diye, bir cepeye 2x4 metre naylon muşamba kapladık.

resimlerin yerleri karışmış, birisi temmuz üçünde.
Kestane bal hasadı yaptık ve arılar nedense sokmadılar::))

30 Çıtalık arılarımın 20 çıtalık bölümünü kuluçkalık, üstünede ızgara kullandım.
20 çıta çalışan arılarımız, bana göre bal akımlarında bloke olup, nufusları düşecek, bunuda uygulamalı olarak hem ben görecegim hemde sizlerle bunu paylşaşacağım.
Zaten resim olacakları şimdiden haber veriyor.
Bilim adamlarımızın demesine göre ülke arıcılık kaynaklarımızın onda birini kullanıyormuşuz.
Buda yıllık kovan başı 15 kilo ortalama yapıyor, demekki tüm imkanlar kullanılabilse bal ortalaması 150 kilo olacak.
Fakat bu iş için önce ekipman ve ırk seçimi çok önemli.

Yavru çıkan yerler hemen balla bloke ediliyor.
Burada önemli bir detayı hatırlatayım sagımda hiç bir kovanın en alt 10 çıtalık bölümüğne girmedim.
Tek kat kovanlarımın katlarının çivisi dahi sökülmeden Şile'den Trakya'ya gittiler.
Birde bölgenize uyan arıyla çalışın diyenler var.
Sizin bölgeniz Artvine ne kadar uyuyor bunu hiç düşündünüzmü.
Yani bölgenize uyan arı derken anlatılmak istenen nedir.
Ülkemizin iklimi demekki hep dogu karadeniz iklimi ki, her bölgeye kafkas arısı gerekiyor::))


Bu çıtaların hepsi erkek çıtasıdır.
Yani 13/6/2010 tarihinde boş çıta olarak verildi.
Sağımla çıtanın verilişi arasında 20 günlük bir süre var.
20 günlük bir sürecin 10 günden fazlası yagmurla geçmiştir bunu herkes biliyor.
Zaten 10 kişden 8 kişisi kestane balı hasatı yapamamıştır.
Mevcut arılar gelişemediği için zayıf arıyla hele böyle yağışlı geçen bir sezonda bal almak imkansızdır.

Bir çok erkek çıtası, normal işçi gözü olarak örülüp, bal doldurulmuş.

Fule yakın kapalı erkek çıtalarından 16 tanesi Gebze'deki anaarı üretme istasyonuma getirildi. Bu sene hiç erkek sıkıntısı çekmedim. Trakyaya gitmedende gene F1 karniyol arılarıma 60 civarında boş çıta verdim, mutlaka 15-20 tane kovan erkek yavru yapacaktır.

Arkadaşlarımdan birisi, abi kafkas arısı kovanlara bal doldurmuş, hiçte yavru yok diye bir haber okudum dedi.
Dedimki sormadın mı, bu nasıl iş? kovanda yavru yoksa koloni nasıl hayatına devam edecek, hiç bunu düşündünüzmü.
Sonra mevta kaldırmaya çalışırlar, kışa güçlü kolonilerle girin empozeleri yapıp, bunlar ruşetlerde kışlayan mevtacılar::))
Yeri gelmişken fıkrayıda anlatayımda belki gülen filan olur.
İki ihtiyar delikanlı bay ve bayan evlenmişler.
İlk akşam kadın odasında bekliyor eşide birazdan geliyorum diye çıkmış. Hatun bekliyor ki kocası banyodan gelsin. Kocacığım nerde kaldın falan filan derken bu konuşma bir kaç kez üsteleninde adamcağız kızmış::))
Demişki burada çuval açmıyoruz, mevta kaldırıyoruz mevta...
Dedimki sormadın mı, bu nasıl iş? kovanda yavru yoksa koloni nasıl hayatına devam edecek, hiç bunu düşündünüzmü.
Sonra mevta kaldırmaya çalışırlar, kışa güçlü kolonilerle girin empozeleri yapıp, bunlar ruşetlerde kışlayan mevtacılar::))
Yeri gelmişken fıkrayıda anlatayımda belki gülen filan olur.
İki ihtiyar delikanlı bay ve bayan evlenmişler.
İlk akşam kadın odasında bekliyor eşide birazdan geliyorum diye çıkmış. Hatun bekliyor ki kocası banyodan gelsin. Kocacığım nerde kaldın falan filan derken bu konuşma bir kaç kez üsteleninde adamcağız kızmış::))
Demişki burada çuval açmıyoruz, mevta kaldırıyoruz mevta...


Alt katlara inmek isterdim ama zamansızlık buna engel oldu diyebilirim. Toplam 40 kovandan11 teneke balım oldu.
Allah bereket versin.
Geçen sene gene aynı yerde sıfır çekmiştim. Kovanlarda kestane balının kokusu bile yoktu, şimdiki bal zehir gibi acı.

4 Temmuzda oğlumun eğlencesi vardı Gebze'ye dönmek zorunda kaldım.
5 Temmuz pazartesi resmi işlemleri tersten bir daha yapıp Şile'ye arılarımızı kaldırmaya geldik. Akşam arıları yükledik.
6 sabahı Temmuzda Tekirdağ da uyandık.
Aynı gün öğlenleyin, Gebze'ye dönüp anaarı kutularına dagıtılacak memeleri dagıtıp, akşam eve geldim, gece saat12 de tatile çıktık.
7 Temmuz sabahı balıkesir Ayvalıktaydık.
9 Temmuzda Ayvalıktan ayrılıp Bursa ve Bozüyük üstünden Kütahya'ya vardım.
Akşam 5 te Oğlumu nizamiyede bırakıp, gece 22 de evimdeydim.
10 Gündür anaarı toplamıyorduk, bu gün başladım, pazartesi sevkiyat başlıyor.
Ne maratonmuş be::))
6 sabahı Temmuzda Tekirdağ da uyandık.
Aynı gün öğlenleyin, Gebze'ye dönüp anaarı kutularına dagıtılacak memeleri dagıtıp, akşam eve geldim, gece saat12 de tatile çıktık.
7 Temmuz sabahı balıkesir Ayvalıktaydık.
9 Temmuzda Ayvalıktan ayrılıp Bursa ve Bozüyük üstünden Kütahya'ya vardım.
Akşam 5 te Oğlumu nizamiyede bırakıp, gece 22 de evimdeydim.
10 Gündür anaarı toplamıyorduk, bu gün başladım, pazartesi sevkiyat başlıyor.
Ne maratonmuş be::))

Karniyol arısının sakinliği.
Biz akşamları msn sohbetlerinde başta Mehmet Yüksel, Muhteşem abim Ali Şekerli, bazen Vecdi abide oluyor.
Konu karniyolun nasıl çalıştıgı yada nasıl kullanılacak bölümünde öne çıkan üç madde vardı.
Bunlar nelerdir.
1 Anaarıya yumurta alanı.
2 Tarlacı arıya bal ve polen alanı.
3 bir başka önemli konu ise genç arılara petek örme işi verilecek.
Bunlarda aksama olduğunda kolonide onarılması zor hasarlar oluyor.
Karniyol arısı acemi arısı degildir. Bu cümle çok önemli. Koloniyi yönetemezseniz, bu arı kafkas arısından daha çabuk kendisini bloke ediyor.
Arıcılığa yeni başlayanlar, kesinlikle kafkasla başlamalı. Kafkasla çalışıldığında kolay kolay hata yapılmaz.
Koloni ne söner nede adam olur, iki kovanı birleştirip bala yönlendirme yaparsınız::))
Almanya'da koloniye ham petek verilmese bile sezon boyu 6 tane boş çıta veriliyor. Neden veriyorlar, varroayla mücadele etmek için.
Varroa mücadelesi yapılır ikende, arıların petek işleme sorunu giderilmiş oluyor. Yani arılar 5 gr petek örecekse 3 gr örüyor ama bu iş devamlı içerde var. Bu çok önemli püf noktalarından birisidir.
Geçenlerde birisi haber yapmış ben yemlikteki erkekleri kesiyorum diye, demekki sezon boyu adamcagız yemlik olduguna göre başka işlerde yapıyor.

Forumun arıcılık mevzuatı ile ilgili bölümüne güya yazılar yazacaktı, hala yazacak.
İşleri o kadar çok ki, beni kasıtlı olarak çok bekletti. Sebeb ise sen siyasilere yakınsın::)))
Beni şikeyet et ya sürdür, yada bir eleman daha versinler diye resmi kurumda 3 çay içirdiler::))
Bu belge mevzuat yerine gelsin diye düzenlenmekte. Parasını ödediğinizde araç pırıl pırıl oluyor::))
Evraklarda nakil için 60 kovan ibaresi var. Salih ve Kemal abilerimin 15-20 kovanı vardı onlarda aynı yere geleceklerdi. Bazı özel nedenlerden dolayı onlar gelmediler. Hayırlısı olsun.

Bu arada akşama arılarımızı yükleyecez.
kaybetmez isek yeni bir bela daha bulduk, şimdi resimi görünce aklıma geldi.
Kamyonun arkasında sette, tepede 30 kovan arı var.
İki fabrikası olan birisi hobi arıcılık yapmak için almış.
Ben bu hobi işini anlamıyorum, hobi dendiğinde bir kaç tane olur.
Adam 50 kovanım var hobi arıcılık yapıyorum diyor. Geç onu geç.
Neyse Davut bey sagımda yanıma geldi, yav bizi arılar yedi balda alamadık dedi. Bana bu işi öğret diyor sanki araç deposu fulleyecez, dedim bu iş hemen olmaz çalışman lazım, çalışayım dedi, dedim ben yarın akşama gidiyorum, bu seferde kamyonu ben gönderecem beleş para filan istemem dedi, dedimki benim götürecegim aracın plakası filan ilçe tarıma verildi.
Şimdide tutturdu benim kovanların anasını degiş diye. Ben bazılarına bal sözü verdim balda çıkmadı. Merak etme dedim bizde bal var, sen arıcılığını yap, bal işine karışma::))

Kapalı kasada arılarımızı naklettik. Şile'ye arılarımızı getirdigimizde kayan kovanlardan birisinin altı delinmişti.
Tüm kovan gene bu kamyonun içine dagılmıştı.

Bu sefer daha önceleri kulladığım sistemi uyguladım. Kovanlar milim kayamadı. Sağa sola dayadığım tahtaları kovanlara keserle çaktım. Çivinin başı dışarda kalacak şekilde bıraktım gittiğimiz yerde keserle sökmeside çok basit oluyor.
Böyle bir durumla karşılaşırsanız kovanları birbirine ve kasaya dayayarak çakabilirsiniz. Kovanları ne ileri nede geri nede sağa sola kaydıramazsınız. İsterseniz tavandanda yukarı kalkmaması için parça çakılabilir.
Gece saat 11.30 da arıların yüklenmesi bitti.

Bu köydeki en yüksek balı Hakan aldı, kovan başı 10 kilo dedi. Kendisi korucu köylü ve kestane ormanının içinde. Ben en az 1 km ormana uzaktım.
Kendisi yolda içersiniz diye buzdolabından su verip bizi uğurladı.

Sabah hacı yatarken ben kalkıp bir dolaştım. En yakınımızda çok az bir ayçiçek var. Arılar hemen bulmuşlar ve ilk defa bir ayçiçekte 10 arıyı gördüm ve resimledim.
Kani beye ilgisdinden dolayı çok teşekür ediyorum. Daha tam tanışmadık fakat seneye baharda kanolaya gel demeye başladı, Allahtan hayırlısı.
İlçe Tarım görevlisi abimin ismini unuttum.En kısa sürede öğrenip yazacagım.
İlçe Tarım görevlisi abimin ismini unuttum.En kısa sürede öğrenip yazacagım.
Bu arada hep doktormu tatil yapacak.
Peşine düştüm ama izini buldum kendisini yakalayamadım.
Ben karadan gidiyorum, bizimki havadan kaçtı.
Kestane bal hasadından bir filim.
Arılar ne kadar sakin, dimi::))
Arılarımızı yolculuk için çok rahat bir şekilde hazırladık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)