avakoda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avakoda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.02.2015

ARICILIK VE ŞUBAT AYI, SOĞUK GEÇİYOR...

 Şubat ayını yarıladık, çiçeklere bakmayın soğuklardan haberleri yok...
Hafta içi Gebze içinde çekilmiş şeftali çiçekleri...
Büyük ihtimal çarpılacaklar gibi, soğuklar henüz bitmedi, erikler de patlamak üzere...
Otlar çöpler, bahar geldi diyor ama sıcaklar yok biraz bekleyin der gibi kendisini hissettirmemeye devam ediyor :((
Hafta sonu cumartesi biraz yağmur atıştırdı.
Evden çıkamadım, kıvranıp durdum, biraz yattım kalktım akşam zor oldu...
Allah hastalara gezip tozamayanlara acil şifalar versin...
Pazar günü gene soğuk yapılacak iş çok ama sıcakta yapılması gerekiyor. Arılıkları dolaşayım bir dedim...
 Arı uçuşu yok bir kovan yavru sökmüş gibiydi acaba açlıktanmı öldüler deyip ruşeti açtım.
 Önce çıtaların arasındaki sırlı balları gördüm elimdeki fide ekme kazığı ile biraz sır açtım...
 Arı alkımda da değil, bir ısınsaydı havalar...
 Boş boş duracağıma kanola fidesi ekmek için önceden hazırlık yapmıştım. Geçen hafta 15-20 kök fideyi çapa ile ektim bu iş sakat deyip vaz geçtim. Her fide için yeri kaz bir iki değilki...

Bir gün öncesi bu kazığı arayıp buldum, bazıları onada paramı verdin desede verdiğim para helal olsun...
İşi acayip kolaylaştırdı, 50-60 delik del, geri gel fideleri deliklere at işlem tamam...
 Kanola fideleri toprakla buluşturmaya başladım yani...
Yüzlerce fide yavaş yavaş toprakla buluşacak.
Bazı hain domdomlar fırsattan istifade edip beni keklemek istemekteler...
Bize bir çebiç al, hepsini bir günde ekelim teklifi var.
Hani bir laf vardı, bizedemi LOLO diye...
Anlayacağınız kendi göbeğimi her zaman olduğu gibi kendi keserim ben...
 İki saatte iki tava bitti, işi öğrendik gerisi kolay...
 Kanola fideleri...
Bakın yazıyorum bu işide bu şekilde ilk ben yapıyorum...
 Çomak bu işe yarıyor del, at fideyi geç...
Çapayla olacak gibi değildi...
 Kanola fidelerini bu yıl farklı tarihlerde deneyerek, haziran ve temmuz ayında çiçek nasıl alınır bulmama lazım.
Polende zorlandığımız ay, temmuz ağustos ayları...
 Yeni arıcılar var, aynı zamanda nostalji peşinde...
Kara kovanıda yapıp hazırlamış baharı bekliyor...
Kara kovana bir damacana rahatlıkla giriyor...
 Kara kovanın bitmiş hali, içine ikamet edecek arıyı bekler durur...
Çatı filanda yapılmış...
 Avakoda yemeye devam ediyoruz...
Bizim için en kolay yeme yolu olgunlaştıktan sonra üzerine bal döküyorum, ertesi gün yenilebilir oluyor. 2-3 Günde bitirmez iseniz ekşiyip bozuluyor...
 Elma sirkesi yaptım.
Sirke lazım oldu, genelde bizde sirke üzümden yapılır.
Şimdiye kadar hazır sirke aldığımı hatırlamam.
Geçenlerde sirke lazım oldu, içeriğini bir okudum, bizim bildiğimiz sirkeyle alakası yok. Tuz ve limon tuzundan başka şeylerde karıştırılıp sirke üretilmiş birde kullanma tarihi yazmışlar.
Bizim yaptığımız sirkelerin son kullanma tarihi olmaz, ne kadar beklerse o kadar keskin olur...

İntenette bir araştırma yaptım sirke nasıl yapılır ve bir kaç tarif hoşuma gitti, birkaç tarifin bazı yerlerini alıp işlemi başlattım..

Elmaları doğradım, suyu kaynatıp soğuttum ve elmaların üzerine dökmeden bir kaşık bal, bir çay bardağı üzüm sirkesi koyup karıştırdım...
Sonra doğranmış elmaların üzerine döktüm.Her gün tahta karıştırmak gerekiyor ben bazı günleri unuttum (bazende bidonu çalkaladım). Sonuçta 40 gün sonra elmalar sos halini aldı yani dilimler eridi.
Kokusu süper keskin fakat tadı henüz tam keskin değil...
 Tülbentten geçirip sirkeyi süzdüm...
Daha sonra kavanozuna aldım, havalar sıcak olaydı dahada çabuk olurdu.
Şimdi elimde organik elma sirkesi var desem, herkes yer, buorganik kelimesi birilerini kandırmak için sihirli kelime oldu.
Birileri sizi veya başkasını keklemek için organik kelimesini çok kullanıyor...
 Arılığın bitişiğindeki komşunun köpek ve tavuklarına bayat ekmek götürmüştüm...
 Bir sürü tavuk ve horoz, ırkları birbirine girmiş organik köy tavukları, genelde ot ile besleniyorlar.
Köy tavuk ekotip çeşitleri...
Bizden bir horuzu esirgeyenler vardı, dedim hayvan hasta yiyeyim kurtarayım...
Bize yedirmedi, geçenlerde diyorki benim horuz ölmüş, ahımı almayacan...
Tabi bunu içimden söylerim...
 Tadı tuzu olmayan balıkları ara sıra yemeye devam ediyorum :P ...
Ciğer sarması, buldum mu kaçırmam...
Ağır bir yemektir, tadı ise süper olur...

20.01.2015

AVAKADO NASIL YENİR, AVAKODA TARİFLERİ...

Mehmet Türker, avakado üreticisi ve arıcı...
Mehmet beyin sayesinde avakado ile tanıştık...
Bizlere ikram ettiği avakadoları bir sürü kişi yedi, Allah kendisinden razı olsun...
Çok ilginç bir meyve, nasıl yenileceğini bilmezseniz sade olarak tadı ve tuzu olmayan, saman gibi bir şey...
İnternette bir sürü avakoda tarifi var, bir tarfite ben yapacağım.
Alt linkte 35 ayrı tarif var ama benim tarifim başka olacak...


 Avakadolar hasat edildiklerinde olgunlaşmış değillerdir. Yani tam erginleşmemişler...

 Aldığımız avakadolar serttir ve oda sıcaklığında 3-4 günde kavun gibi yumuşuyor, yani parmağınızı basarsanız yumuşacık olduğunu göreceksiniz, olgunlaşmadan yumuşaklık olmuyor...
Elinizde fazla avakoda varsa buzdolabı meyveliğin de poşet içinde saklayıp uzun süre beklete biliyorsunuz...
Ben bir tane buzluğa attım tamamen karardı ve çöpe gitti...
Daha çabuk olgunlaşsın diyenler poşete koydukları avakadonun yanına elma koyarlarsa kısa sürede olgunlaşıyor...
Benim tarifim olgunlaşmış avakadoyu bal ile yemek...
Bu tarifi Sadri Demircioğlu abim verdi.
Bir sürü tarif içinde en kolayı ve lezzetlisi bana göre buydu...

 Olgunlaşmış avakadoyu dilimliyorum...
 Dilimlerin içini yeniden dilimliyorum...
Daha küçük parçalara ayırdığımda balın içinde kayboluyor sanki erime var, dilimleri onun için büyük yapıyorum...
Olgun avakado dilimlerini kabuğundan kaşık vasıtası ile çıkartıyorum...
 Bir bardak veya kavanoza kabuksuz avakado dilimleri dolduruluyor...
 Üzerini basacak kadar bal döküyoruz...
 Bir gün sonra yenilebiliyor...
Dadı harika oluyor...
 Avakodaya koyduğumuz bal sıvılaşıyor, sanki avakoda su salgılıyor, suyunu ister için ister ekmek banın...
Afiyet olsun....
Bizimde bu işte tuzumuz olsun, dimi yani...
En basit tarif bu... :)

3.12.2014

ARICILIK VE AVAKODA

Antalya'nın Alanya ilçesinden arıcı Mehmet...
Mehmet tam olarak kimdir ne iş yapıyor bilmediğim için soy adını yazmadım. Bu yıl benden ana ar aldı.
Bir kaç kez aradı abi Allah senden razı olsun, hayırdır diyorum abi gönderdiğin analar çok iyi çıktı :)
Yıllardır aynı işi yapıp kişilere aynı anaları yollamaktayım. Ben kendi yaptığım işi biliyorum da karşı tarafta neler oluyor başarısız olanların hataları nelerdir onu bilemiyorum.

En son aramasında gene aynı abi senden Allah razı olsun arıların süper. Pürende 4-5 Çıtalık senin anaları verdiğim kovanlarımdan kovan başı 2-3 çıta bal aldım.Kendi arılarım vardı onların gücü ise  8-9 çıta onlardan bir çıtta bile bal yapmadılar.

Aman beni seneye sıraya al, 35-40 kovan daha yaptırıyorum :))

Peşinden dediki abi bu gün avokoda hasadı yaptım bana adresini ver. Dedim ki ben şimdiye kadar avokado hiç yemedim ve adresi verdim.

Biraz sonra yeni bir telefon daha abi sen hiç yemedin dedin onun için arıyorum dedi. Bu meyve değil damak zevkine göre tarifleri var, önce oda sıcaklığında olacak, sonra soyacaksın ezecen falan filan. Bende armut gibi ısırıp yemeyi hayal ediyordum.

Bir şeyi bilmeme zor. Bizim bitişik köyde yıllar öncesi gurbetten dönen birisi eve muz almış. Karısıda muz nedir bilmiyor, güzel doğramış yemek yapmış, kadın muzu kabak zannediyor ne bilsinki... Bunu anlattım acayip güldük.

Bilmemekle alakalı dayımın bir anısı var, zeytini seviyor bide dalından yiyeyim demiş, zeytini bir ısırdım zehir gibiydi demişti...

Paketi evde açtım benim Furkan hayretler içinde bana buna paramı verdin dedi...
Hayırdır ne oldu dedim bunlar tane ile satılıyor, sormuştum tanesine 7 lira demişlerdi dedi...
Bende hayret ettim internette arattım bazen tanesi 10 liraya kadar satılıyormuş...
Bu günlerde avokado nasıl hazırlanır ve yenir onu araştırıyorum.Bilmemek zor...

Bir tarafta size minnettar olup, nasıl teşekür edeceğini şaşıranlar var, öbür tarafta ise bize sövenler mevcut...




Meyveli ağaç taşlanır lafına ise kızıyorum, taşlamak ile çamur atmayı insanlar birbirine karıştırıyor.

Yıllardır bizden alış veriş yapanlarda sıkıntı yok, gerçi çamur yapanların attıkları çamurlarda bir işe yaramıyor, arıcı olmadıklarını  ele veriyorlar.

Ne havalı arıcılar tanıdık ana arı kabul ettirmekten aciz ama salına salına arıcıyım diye ortalıkta geziniyorlar...

Klavye başına geçen kendisini arıcı sanıp olmadık şeyler yazabiliyor. Arıcılık geçmiş ve bilgisi olamayanlar, genetikten, ıslahtan, f1 den saftan kan arılar hakkında ahkamlar kesiyor.

Şahsımıza kullandığımız arılara yaptığımız işlere karışanlar var.

Bendeki arılar karniol değilmiş en iyi ve gerçek karniyol bizdedir falan filan diyenler var, o zaman bize geçmişte yardımcı olanlar bizi kekledi manasıda çıkıyor, yani kandırıldık...

Madem kendinize çok güveniyorsanız, bana niye sataşıyorsun derdin nedir. Zaten benim arılarım Ali Türk arısı, Gebze yerlisi, Gebze Ekotipi diyorum :))
Karniol arısını ülkemize kim tanıttı, bunu herkes çok iyi biliyor, bize isteyen istediği çamuru atabilir, tutmuyorrrrr...


Damızlıklarımı kendim üretiyorum, kimseye bağlı değilim başkalarının şeyi ile gerdeğe girip hava atmıyorum, buda bir çok kişiye koyuyor...
İstediğim arının yumurtasından kopyasını çıkartırım, bu işleri lafla yapmadık kanıtladık...
İmkansızlıklar içinde neler başardık neler...

Geçenlerde birisi F1 tanımı yapıyordu. Efendim F1 arı kontrolsüz çiftleşirse saldırgan olurmuş...
Bu kişi buna niye gerek duydu bilmiyorum, tabiki saçmalıyor....
F1 arı zaten kontrolsüz çiftleşmeli. Kontrollü çiftleşme olursa bunun adı F1 ana arı olmaz.Kontrollü üretim nerede olur izole bölgede. Bir yerde izole bölge varsa orada üretilen ana arılar saftır adınada izole bölgede üretilmiş doğal saf ana arı denir.

Damızlık gerçek damızlık ise üretilen ana arı kontrolsüz çiftleştiğinde özelliklerinin büyük bölümü ana arıya çektiği için kiminle çiftleşirse çiftleşsin sakin olur.
Damızlık diyoruz, bu boru değil, damızlık arılıktan seçilen sıradan kovan değildir....

Ben 2011 yılında üretiğim F1 arıları Muğladan gelen arılarla çiftleştirdim.
2012 Yılında Aydından Aldığım arılar ile F1 lerimi çiftleştirdim.
2013 ve 14 yıllarında ise Akdeniz arıları ile F1 ana arılarım çiftleşti.
F1 derken kim ne anlıyor bilmiyorum, F1 denilen ana arı saf değildir.
Bu arılar niye saldırgan değiller. Bazı kişiler kovanı ana arı değiştiriyor haberi yok, hala senden gelen diye konuşma yapıyor.
Yasminin videolarının birisinde arıcı veya arıcı adayları toplanmış, Yasmin'de elindeki el demirini gösterip kovanı kim açacak diyor...
Oradakilerden birisi kovanı açıyor ve adamı arı sarıyor, aynı kovana Yasmin müdahale ediyor ve arı Yasmin'i niye sarmıyor. Arıcılar kendilerindeki sorunları bir gözden geçirmeli, ben nerelerde hata yapıyorum demeli....

Bir kaç gün öncesi birisi bir video yayınladı, bu Ali Türkün arısı diye, ben seyrederken acayip rahatsız oldum,hava sıcaklığı 15 derece diyor, kovan 10 dakika açık kalır mı 10 dakika video çekeceğim diye kovan açıktı ve çıta aralarken çatırt diye ses yaptırılıyor bu arıların birisi f1 birisi f2 idi...
Benim videolarıma bakım 20 çıtalık arının balının alınması ve kapatılması 5 dakikayı zor geçer...
Uzun süre arı açık kalırsa bunun bir sınırı var arı tabiki sataşacak, her şeyin bir sınırı vardır....

Saldırgan arıyı ben şöyle tarif edeyim, açtığınızda arı maskeye saldırır, ayaklarınıza saldırır paçanızdan içeri girer, cebinize girer. Kovanı kapattıktan sonrada peşinizi en az 150-200 metre gelir. Saldırgan arıyı indirdiğiniz yerin 100-150 metre civarında dolaşamazsınız...

Bir başka karşıt gurup var onlar dahada alem.
Adam diyorki tamam ben karniol kullanacağım ama Ali Türk'ten olmasın...
Sonuçta karniolu Ali Türk sayesinde tanıdın, demek ki seni etkilemişim şimdi başka kapı arıyorsun...
Eee başka yerden olsun ama filanda duymasın, o karniola karşı ayıp olurmuş. Bu nasıl arkadaşlık ve yandaşlık anlamıyorum, resmen adilik ve yanında bulunduğu kişiye kalleşlik yapanlar var.
Adamların  karakteri bu :))
Zaten tencere yuvarlanır kapağını bulurmuş...
kendi kendilerini böyle mat ediyorlar ve bize karşı olurken içten gümlediler...
Hep çene hep çene ve karşı tarafı karalama, peki kardeşim yaptıkların nerede yok.... :)))

Bize karşı olanlar ve bizimle sorunu olanlar çene yapmayıp, ürünlerini ortaya koysunlar...

Adam hocayım diye havalı havalı geziyor, icraatın var mı ? yok, başkalarının şeyi ile övünüyor, arıcılar bunları görmeli...Sorgulamlı...

Bir ara Muhteşem abiye dedimki abi bana niye durup dururken arıcıyım diyenler sataşıyor sonuçta karşılık verdiğimde mat oluyor demiştim.
Sen popülersin adamı kimse dinlemiyor, ama sana sataşıp gündeme gelmeyi hedefliyorlar demişti...

Uzun zamandır bu tür analizler içeren yazı yazmamıştım, havlayanlar vardı dertlerini bir sorguladım bakalım ne olur...
Avakodalar arada kaynadı, Antalya'nın Alanya İlçesinden arıcı Mehmet'e teşekürler.Allah razı olsun.
İstanbul emniyetinde görevli, Ayhan da hafta arası  Gebze Belediyesine ziyaretime geldi. Bir kaç saat konuştuk. Önümüzdeki sene ana arı istiyor, geçen sene defalarca aramıştı verememiştim. Bu yıl işi sıkı tutuyor.
Birlikte Zaim abiyde ziyaret ettik.

Yıllardır kullandığım arılarımın bal hasadı videoları var.
2010 bal hasatları yayınlanmış.
2011 Yılı bal hasatları yayınlanmış.
2013 Yılı bal hasatları yayınlanmış.
2014 Bal hasadı videoları yayınına devam ediyorum.
İleri geri konuşanların iftira ve çene yapmaktan başka delilleri varmı, malisef yok...
Sadece yaptıkları, havlamaya devam....
Engin abinin bal hasadı videolarından birisi aşağıda...

Bu Yılki bal hasatlarının tamamı alt linkten izlenebilir.
  http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=884.msg5597#new

Arı bakanı forumda geçmiş yıllara ait bal hasadı videolarıda mevcut...