bal hasadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bal hasadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.08.2018

BAL HASADI, SOKMAYAN ARI İLE ÇALIŞMAK GÜZEL...

 2018 Yılı Trakya bal hasadını yaptık. Bu yıl temmuz ayında sanki mayıs yağmurları yağdı, iki günde bir aşırı yağış oldu, arılar bala bir türlü yüklenemedi.
 Her yağış bal akışını bir kaç gün etkiler.
İki günde 40 kovandan bal aldım maske kullanmadım, suratımdan bir arı soktu, iki üç tanede elimden iğne yedim sıkıştırdığım arılardan.
Videoları sırası ile yayınlayacağım 7-8 video çektik.
 Izgarasız arılarda katlarda bile yavru vardı. Bu senede böyle geçti.


Bal hasadı videolarından birisi, arının altınada baktık. Genelde seri çalışan birisiyim balı alıp alt kata girip kapamamız 3.5 dakika sürmüş :)
 Arılığa gitmeden Sultanköy'e uğradık. Muhtar Kani abiyle görüştük, bir kaç senedir görüşememiştik. Bize çay, kavun karpuz ikramında bulundu.
Bu kavun Japontopatan kovunu imiş. Sultanköylü bir abimiz tohumunu Japonyadan getirmiş ve etrafa dağıtmış kavun acayip aromalı ve tatlı, bende tohumunu aldım. İkramlarından dolayı Kani abime teşekürler.
 Bal sağım çadırındayız, Saim abi bize yardımcı oldu.
 İlk gün benim arıları hallettik.
 Akşam üzeri Tekirdağ sahilindeki Kumbağ plajındaydık. Bir saat filan yüzdük, dışarısı serin deniz daha sıcaktı.
 Denizde resim alamadık ama Nizami abi hatırlattı anı olarak dönüşte resim aldım. Resmdekiler, Mustafa Uyar, Bilal Kabak ve Nizami Uyar.
 Mustafa makinede işi götürdü, makineye biz hiç bakmadık.
 Malzeme olarak Saim abinin sır teknesini kullandık.
 Kestanede bal almamıştık güzel bir aroma çıktı ballarda.
 Tıka basa bal dolu kovan yoktu, üç kat arı bile kovanları doldurmamış.




 Boş zamanlarında Mustafa sır almayada yardım etti.
 Gündüzlüden Remzi abi, biz çalışırken bana arı yemi aldı, sonbaharda artık şurup işi ile uğraşmayayım dedim.
 İkinci gün sağım bitti ve arıları hazırlayıp arabaya yükledik. Trakyadan dönüşe geçtiğimizde akşam 9:30 du, yani 21:30. Ben 12.15 de Mollafenariye geldim, kamyon gece 2 de geldi. İndir kovanları aç, Nizami abiyi köyüne bıraktığımda gece 3:30 olmuştu, Nizami abi bırakmadı bu saatte yola gidilmez hemen bir yatak hazırlattı gece Yağcılarda kaldım, ertesi gün 8 de kalktım haşat olmuşuz akşama kadar serseri gibiydim.
 Bu sene başka planlarım var inşallah sezon devam edecek :)

 Yazın yapraklı kalemlerden yaptığım aşılar, filizlenmeye başladılar.
 Yaprakları kesip direk yarma aşı yapıyorum.
Temmuz, ağustos ve eylül ayında bu aşılar tutuyor. Aynı yılın filizini aşıda kullanıyorum.
 Arıların önüne karpuz ektim, her taraf karpuz oldu.
 Bu karpuzlar bizim eski karpuzlardan iri çekirdekli, memleketten getirmiştim çekirdekleri. Birisi manyak büyüyor.
 İki çeşit sivri biber yetiştiriyordum birisi normal sivri birisi kıl sivri ikisinden tohum aldım. Acı biberim nihayet çiçeğe durdu :)
 Tam olacakken domatesler çürüdü.
Hiç ilaç kullanmamıştım, dünya domates çöp oldu.
 Şile ilçe tarımdan Kerem bey, tüm hatları topluyor. Lisanslı kızlarda da verdik bakalım.
 Kerem bey aynı zamanda akademisyen, eğitimini devam ettiriyor, bu gibi kişilerin başarılı olması kolay çünkü saha çalışmaları var, sadece diploma peşinde değil. Ülkemizde ehliyet alıp araba sürmesini bilmeyen akademisyen sayısı çok fazla.
 Arıların tamamına yarı yarıya su katılmış, iki şurupluk yem verdim.
Arılar yarı yarıya inceltilmiş şurubu beklediğimden geç aldılar.
İlk karpuzu kopardım, tam olmamış ama tadı güzel...

17.08.2017

ARICILIK VE BAL HASATLARI

 Ağustos ayına ballı girdik. Önce kendi ballarımızı hasat etmiştik, bu hafta Yusuf Şimşak arılığında bal hasadı yaptık.
 Salih hocam benim ekipteydi, öğleden sonraki çalışmada aramızdan ayrıldı, eksikliği acayip hissedildi.
 Bu yıl iyi kış iyi bahar ve iyi bal oldu. Saydıklarım birbirine bağlandığında bal zaten kaçınılmaz olur.
 Allah bereket versin bende böyle bir kaç çıtayı benim arabaya koydum, Yusuf sağım konteynerde desede ben arabaya sağacağım çıtaları götürmüşüm :)
 Maşallah demekten başka söz bulamıyorum.
 Yıllar süren mücadelemizden sonra Yusuf bey ızgaranın önemini anlamış ama gene bana en az 7-8 tane üst katta ana arı ve yavru denk geldi. Yavru demek zorraki alt kata girmek demektir. Yavru olmadığında genelde altlara girmedim. Yusuf bana tek katlarıda yokla dedi bende elimle yokluyorum ve bunda bal yok deyip geçtim, Salih hoca şunu yoklamadın dedi, gidip hemen elimle ağırlık yoklaması yapmışım :)
 Zavallı sırcı, Yusuf beyin abisi, demişki ben götürü çalışırım 500 çırtanın sırrını alır sonra çalışmam :)
Sen o işe bir gir sonrası kolay :)
İş bitene kadar 1000 çıtanuın sırrını aldırmışlar garibime.
Ben ballar alınır alınmaz, kayış attım Pelitliye oradanda Şile'ye gittim.
 Her taraf bal doldu maşallah, içeridekiler içeride bal koyacak yer kalmadı diye feryat etsede dinlemedik, bala boğduk onları :)
 Nefis bahar kestane ve balsra balları karışımı.
 Bal hasadı oldukça rahat geçti, ben maske giyinmedim bir kaç kez surat maskemi taktım. Yanımızda çalışan Suriyeli Mahirler vardı :)
Onlardan birisi gaza gelip soyundu, öğleden sonra aşırı gaz yedi ve benden önce gidip körüksüz kovan açınca ormanda yardırıyor du :)
 Güzel bir gündü, hasadımızda bereketli olur inşallah. Yusuf beye ve tüm çalışanlardan Allah razı olsun. İş ikindi vakti gibi bitti tabi bal hasadı, bal sağımı ise gece yarısını bulmuş...
 Darıcaya çoktan beri inmiyordum, bizim İlhami ustayı bastım haracımızı aldık :)
 Varmı Goca usta hep kendin yemek...
 Bahçede böğürtleğenlerden nasiplendim...

 Beykozdan ayrıldıktan sonra Şile Sarıkavak köyüne gittik. Yaklaşık 20 kilşi gelecekti, toplamda 17 kişi geldi.

Yemek işini acayip abartmışız 5 kilo et, 5 kilo dana ciğeri, 2 kilo kasap sucuğu, iki koli yumurta, bir kasa domates, bir kasa patlıcan, patates, mısır, kavun karpuz kolalar sodalar...

Sonuç etten iki Niğde tava yaptık hepimiz doyduk, pişirilen ciğerler ekmek arası olarak katılımcılara dağıtıldı evlere gitti.
Gene sucuklar kişi başı bölünüp evlere götürüldü.
Sadece patates yetmedi, közde çok güzel oldu.







Paşanın eğitim devam ediyor, birlikte derede yüzdük, bir kaç kez terliğimi uzağa attım akarın tersine gidip getirdi. Bıldırcın görmesi lazımdı bıldırcın gösterdik :)






 Közde içi oyularak yumurta doldurulan domatesler...



Cigeri yapan bizim 7 numaralı bilader, dağıtan bizim 3 numara bilader, 7 numaraya ciğer kalmamış :)
 Bizim çiftlik ağası bu sıra tavuk işine sardı, ileride yumurta ağası olabilir.

 Elimdeki yedeklenen spermler bitti, sadece 3 doz kaldı onlarıda kullanıp nikah işlerini bitiriyorum, hedefim 200 idi ama 170 civarında kaldım. Zaman ilerledikçe saklanan erkeklerden sperm her geçen güz az çıkıyor.
Polen yoksa arıya ne verirsen ver işler yolunda gitmiyor.
 Her yıl daha iyi oluyorum, bu yıl tamamen damızlıklara odaklandım, ramazan sezonun tam ortasına denk geldi ramazanda işler planlandığı gibi gitmiyor. Yurt dışında suni tohumlamacıları okudum 100-150 arası derlerdi, dışarıdan iş basit görünebilir ama içine girdiğinizde bir sürü detay sizi bekler, bir detayı atlamak başarısız olmak demektir.
Bizden önce suni tohumlama yoktu bizim peşimizden bir sürü takipçi çıktı zaman içinde onlarda işi oturtacaklar inşallah.
Bu kalemden yarma aşı olurmu denedim oldu. Geçen sene yaprağını döken bir kalemi aşılamıştım oradan yola çıkarak bu yıl bu uygulamayı geliştirdim.
Filizin yapraklarını kesiyorum, filiz uykuya sokulular.

Bu kalemi yarma aşıda kullanıyorum.
Bir çok aşı yaptım, genelde hepsi canlı ama domateslerin içinde sürekli sulanan aşı filiz verdi...
Bu yöntem ile aşı için gelecek yılı beklemeden hemen aşı yapılabilecek. Bu buluş tabiki bana ait, ilk  ben yaptım :)