beykoz akbaba köyü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beykoz akbaba köyü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.12.2011

BEYKOZ AKBABA KÖYÜ, GELENEKSEL KESTANE BALI FESTİVALİ

3.Geleneksel Beykoz Akbaba Köyü Kestane Balı Arıcılık Konferansı ve ana arı kursu sertifika dağıtım töreni Akbaba Köyü'nde yapıldı.

Konferansın açılış ve misafirlere hoş geldiniz konuşmalarını Beykoz İlçe Taraım Müdürümüz, Sayın İbrahim Özdemir ile İstanbul arıcılar birlik başkanı Sayın Onur Çilenk yaptılar.



Ali Kandemir hocamızda bazı konulara değindi.



Bizi kırmayarak Ordudan kalkıp gelen, Ordu arıcılık enstitüsü Müdürü Feyzullah Konak sunumda bulundu. Konuşmasının ana başlıkları ise dünyada arıcılıkta gelinen son noktalar, damızlık ve suni tohumlama konusu ağırlıktaydı.

Seminerde konuşmacı olarak Ana Arı Yetiştiriciliği Eğitimini tarafımıza veren Ordu Arıcılık Enstitüsü Müdürü Sayın Feyzullah Konak katıldı.


Feyzullah Konak hocamız, yurt dışından yeni getişrtilmiş yeni bir alet oldugunu bunu İstanbul'a getirip görmemizi istiyordu. Fiyatlar felaket uçuk. Feyzullah hocamızın Masada kurmaya çalıştıgı alet 5 bin avroya gelmiş. Bu alette bazı işler mıknatıs yardımıyla tutturulmuş, aslındas mıknatıs bu işe girince benimde aklıma acayip şeyler geldi. Mıknatısları kafanıza göre ayarladığınızda millerin gidip geleceği kanallara bile bana göre gerek yok. Bu masadakilerin acayip kopya yetenekleri var::))

Her şeye bir alternatif anında bulabiliyorlar. Sunitohumlama aletinin temelinin atılmasında Zafer anlayışlı abimizin emeklerinide unutmamak gerekiyor, arkadaşı Nazmi abiye beni o götürmüştü. Bir iş başladımı biter diyorlardı gerçekten öyle oldu.

Suni tohumlama aletlerimiz, eskiden numunelik bir tane göremiyorduk, şimdi sürüyle, bir kaç modeli var.


Feyzullah bey aleti kurup incelememiz için masada bıraktı. Sırf bunun için yanında bu kadar malzemeyi getirmiş, birde geri götürdü, kendisine ayrıca teşekür ediyoruz.





Peşinden Sadri abi yapılan işleri Feyzullah hocamıza sırasıyla tanıttı. En önemli parça ise dijital mikroskoptu. Bu mikroskop suni tohumlamada kullanılmasa bile, bu işin egitiminde oradaki minicik görüntüyü dev ekranlara veya bilgisayar, leptoplara aktarabiliyor.


Anında bir adet mikroskop Sadri Demircioğlu abimiz tarafından Feyzullah hocamıza hediye edildi.


Dijital mikroskoptan leptopa aktarılmış bir görüntüyü fotoladım. Bu mikroskopla çalışma imkanımız olmadı ama bana göre daha rahatlanacak, Muhteşem abi ise taktı, hala bu üç boyut göstermiyor diyor. Yaz bir gelsin kaç boyut gösteriyor bakacağız::))





Feyzullah hocamız aletlerin ne zaman biteceği konusunda Sadri abiden bilgi aldı, aletleri bir çok kişi bekliyormuş.

Hocamızı hava limanına ben bıraktım, ayrılırken son sözleri, suni tohumlama ve yapılan işler için çok büyük iş başardınız oldu.


Zafer abi prosüdürleri yerine getirmeye çalışıyor, arıcı olacakmış::))

Üye olabilmek için bir dosya almış eksik varmı? Onur başkan tarafından bakılıyor.


Törenimize bende hala oğlumu davet etmiştim. Kendisi Beykoz Belediyesinde Veteriner Hekim, Nuh Baştürk.


Konferans sırasında yemek arası verildi. Bir ara baktım masamıza birisi geldi, sizi takip ediyorum filan dedi. Sonrasında bizim kalfayla kaynatıyorlardı. Resimdekiler Zaim Asat Gebze Hakimi, Nuh Baştürk Beykoz Belediyesi veterineri, ben Gebze belediyesi çalışanı, Dr.Muhteşem Turunç emekli arıcı, Mustafa Kemal Alkoç Beykozlu arıcı, Sadri Demircioğlu Kablocu, Saim Ahmet Gürel ise pazarlamacı, memleketler ve meslekler ne kadar farklı ve aynı karedeyiz.


Konferansta verilen araların birisinde az arazi olduk. Zaim abinin Akbaba köyüne 1 km uzaklıkta bir akrabası varmış. Bizi yolda karşıladı, hala dayı çocuklarıymış, o kadar ilginçlikler olduki, ziyarete Muhteşem abide geldi, Saim adres göstermek için geldi. Dereseki köyü'nden Hidayet abiyle Sayın Zaim Asat kardeş çocuklarıymış. Buraya kadar sorun yok, hidayet abiyle Muhteşem abi mesayi arkadaşı çıktılar. Birisi itfayiyeci, birisi hızır acil servisci ve aynı binada altlı üstlü bulunmuşlar. Bazı şeyleri kafam almıyor, benim burada ne işim var gibi?


Hidayet abi dayıma hurma yollamak istiyorum, Zaim abide babam buna çok sevinecek dedi. Bizde kendisini kırmadık, çıkıp hurmaları toplamakta bana düştü. Tabi bu olay bazı basın organlarınca çarpıtılıp başka yerlere çekilmiş, efendin birileri bahçeyi talan etti filan. Bu adamı bahçenize niye sokuyorsunuz gibi söylemlerde kulagıma gelmiyor degil.

Malın sahibi orada, kardeş çocukları orada başkalarına ne oluyor anlamıyorum, insan üzülüyor hani::((

Neyse ziyaretin kısası makbül, bahçede başka meyve sebze olmayınca geri dönmek zorunda kaldık.






Akbaba köyünden Afrikalı Cemal abimiz beni doktorumla bir çekiver dedi.






Seminer ve tören bitti, karşılıklı elimizdeki dökümanları hocamızla paylaştık. Bu konuda flaş dişkler harika iş görüyor.

Bu işlerde Bahri Işık kardeşimin çok büyük emekleri oldu, şimdi yeni bir şeylere imza atıyor, Uluslar arası bir etkinlik için çalışmalar yaptığını öğrendim. Bu tür kişilere tabiri caizmi bilemiyorum hastayım. Nasıl hizmet verebilirim diye kıvranan kaç memur vardır hiç düşündünüzmü. Keşke tüm memurlarımız Bahri Işık gibi gayretli olabilseler. Allah kendilerinden razı olsun. İlçe tarım Müdürümüz bile konuşması arasına Bahri beyin emekleri bu işte benden kat kat fazladır diye kendisine menmunuyetini belirtti.

Bizim eksikliklerimiz projeler için bir sürü fonlar var, bu fonları ülke olarak kullanamıyoruz, bu gibi fonlardan yararlanmak için projeler hazırlamak için Bahrı Işık'lara çok ihtiyacımız var.











Konferans bitti, hocamızın ağzını bir aradık aç filanmısın gibilerden, yok tokum açıkmadım desede biz yemedik. Sen aç degilsen benim suçum ne be adam::))







Hep birlikte Beykoz sosyal tesislerine gidildi, deniz manzaralı güzel bir yer ama soguk oldugu için manzaradan mahrum içeride yemek yedik.







Bu esnada olayın bir başka gizli kahramanı ise Beykoz Akbaba köyü Muhtarımızdı. Konferansın yapılacağı salonu ayarlamış, yiyecek içecek temini yapılmış, bu işler zor işlerdir kendilerine ayrıca teşekür ediyoruz.







Bir dahaki etkinliğe yeni bir sponsorda bulundu, onu başka bir yerde paylaşalım.





Zaim abi bir ara bana dediki buraya gelirken böyle dememiştin, abi ben nerden bileyim arıcıların böyle muhabbet edecegini, gidip törene katılıp belgemizi alıp ayrılacaktık, akşam oldu hala yapışık ikizler gibi ayrılamıyoz. Genede Zaim abim benim bu ortamdan sıkılmam gerekiyordu neden sıkılmadım hala anlayamamış.






Bu esnada arada kaynadı, ana arı üretimi için eğitim almıştık, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bizlere sertifika verildi.



Allah hakkımızda hayırlı etsin, tüm emeği geçenlere teşekür ediyorum.

23.12.2011

3.GELENEKSEL BEYKOZ AKBABA KÖYÜ KESTANE BALI ARICILIK KONFERANSI VE ANA ARI SERFİTİKA DAĞITIM TÖRENİ



Beykoz Akbaba köyü Bal festivali, 2010 yılından bir kesit.




2011 Yılı Beykoz geleneksel kestane balı festivali bu sene yapılamadı. Bu işe emek ve gönül verenler bir konferans ve törenle yıl içinde bir etkinlik yapalım gelenek bozulmasın istemişler.

25/12/2011 Pazar günü İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Akbaba köyünde, 3. Geleneksel Beykoz Akbaba köyü kestane balı arıcılık konferansı ve ana arı üretim kursuna katılanların sertifika töreni yapılacak.
İnşallah bizde orada olacağız, etkinliğe tüm arıcılar davetlidir.





2011 Yılı haziran ayındaki kursumuzdan bazı görüntüler. Hocamız Feyzullah Konak, sunum için hazırlıklar yapıyor.
Kendisi,Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü




Ana arı kursuna katılıp belge hak edemeyen, Vecdi Küçükyılmaz, resimleri bakarken bunun burada ne işi var dedim birden.




İlk kurs akşamı dagılırken, kursiyerler hatıra fotosu çekilmişti.


İstanbul Arı yetiştiricileri birlik başkanı Onur Çilenk ve Bartınlı arıcı Erkan Kara.





Uygulama için Saim Ahmet Gürel'in arılığına gidilmişti.




Ana arı Kursunun açılması için uzun süren çalışmalar yapan ve bu işte en çok emekleri olan üç kişi.

Veteriner Bahri ışık.
İstanbul Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı, Onur Çilenk.
Beykoz İlçe Tarım Müdürü, İbrahim özdemir




Törenimize Feyzullah Konak hocamız katılacak. Davetimizi kırmadı işleri arasına İstanbul'a gelip dönmeyi sıkıştırdı.
Etkinliğin yapılacagı adres.


Beykoz Akbaba köyü kayra düğün salonu.

Tüm Arıcılar davetlidir.

30.11.2008

NERDEN BULDUK BU DOKTORU ANLAMADIMKİ?

Cumartesi gün biraz güler yüz bulmuştuya bizim doktor.Pazar günü tutturdu ben Beykoz'a gidecem yolu bilmiyorum ille gel.Tam püsküllü bela derlerya ondan işte.Yaşlı başlı adam kıracaz olmayacak,kıramadım gittim.Beykoz'da biri karşıladı,bu tip güneş gözlüklüleri görünce hep aklıma göremeyenler cemiyeti başkanları gelir.Neden derseniz onlar güneş varkende yokkende güneş gözlüklerini çıkarmazlar.Resimdeki onlardan biri degil,bize tamam geldiniz aradığınız burasıydı diye yolun ortasına diklimiş biri.Ne çekiyorsam bu tahsilli talebelerimden çekiyorum zaten,bir gün bunları aforoz edersem hiç şaşmayın.Kısa bir sohbetten sonra bir arılıga gittik.
Arılıkta oksalik asit uygulaması yapacagız.Resimdekiler,soldaki İbrahim Mumcu,ortadaki saim abim,sağdakide Aziz Mumcu.Aziz kardeşin şu an arıları Muğladaymış ve 80 teneke çam balı sağmış halada bal geliyormuş.130 kovan arısı var,daha organik asitleri yeni bu gün duydu.Neyse biz iş yapacaz,bizimkide oyun peşinde.
Gençliğimde ben böyle eşege binerdim ne olur bir çek dedi.Bende bol bol çektim bir kaç gün sonra bu günle ilgili ikinci haberde resimleri görürsünüz.İşleri hallettik ben,İbrahim ve Aziz maskesiz çalıştık.Arının biri gidip gene maskeli kazmanın birini soktu hemde iki sefer.Kazma ve ayrıntılar sonra::)))
Zaten aç gittik ziyafet var diye aç karnada çalışıp işleri bitirip yemek vakti dedik.Hemen mangal ateşlendi.
Gene daha önceden olanlar tekerrür etti.Biz aç aç duruyoruz doktor arkada malı götürüyor.Tabi objektiflere yakalanmış gene.
Balıklar pişti dedim arada bizde yeriz,belki yersin.Herkes doktora hizmet ediyor,doktor ne kadar iyide olsa çıkarlarıma dokununca iyilik kalmıyor desem ne dersiniz.Bırak birlikte yiyelim hem yolu ben gösterdim.
Balıkların üstünede Muğla yöresinden gelen petek bal vardı.Çam ve harnup karışık,adama yediriyorlar oda eliyle hala beni gösterip aman ona dikkat edin yemesin.Yiyen sen bakan biz nasıl iş anlamadımki.Aziz kardeş durumu farkettide ayrı bir kavanoz çam balı zulalamış aman bunu doktora göstermeden götür dedi .Eve getirdim birazdan yiyecez çam balı nasıl oluyor bakalım.