13.08.2025

ARI ISLAHI

 Yıllarca ıslah konusunda bilgiler aradım aradığım bilgileri bir türlü bulamadım. Yüz numarayı üreten Rus bir ıslahçı vardı bir şeyler sordum biraz cevap verdi sonra vermedi. Bir daha kendisine ulaşamadık. Ondan öğrendiğim Slovenya’dan gelen Karniol arısının erkeklerini kullanmamak oldu. Gerçekten de Sloven erkekleri kullandığımız Damızlıklar zıplıyordu.


 Islah ile alakalı bilimsel yayınlarımız yok en ünlü bilimcimiz bu işin duayeni benim diyordu ama ortada bir şey bırakmadan göçüp gitti, onun talebeleri de genelde aynı yolu izliyor.



Arı ıslahının çok zor olduğunu yıllarca söylediler bizde yedik çünkü bilmiyorduk.



Geçenlerde Almanya’da arıcılık yapan Zülküf’e sordum bu işleri nasıl yapıyorlar.

Abi ben bildiklerimi çoğu kişiye anlattım saklanacak bir şey yok dedi. Ülkemizde bu sistemi bilenler var ama kimseyle paylaşmazlar.


Yöntem çok basit aslında. Biz yıllarca yanlış yapmışız. Bize verilen bilgiler F1 arının annesinin kopyası gibi yada aynı kanı taşıyor erkekleri saf denildi. Aslında annedeki erkekle kızındaki erkek aynı değil. Bir türlü bu olayı çözememiştik.



Zülküf Martin Perna ile olan konuşmalarını bana anlattı. Zaten adamın arılığında 15 damızlığı varmış başka yerlerde var mı bilmiyoruz tabi. Bu 15 damızlık içinden seçim yapıyor bundan ana arı üretilecek, bu damızlıklardan erkek üretimi için en sakin arıyı  seçiyormuş. Zaten hepsi seçilmiş damızlık ama bunların içinden bile en sakinleri gene seçiliyor.

Asıl püf nokta ise burada.

Atıyorum 49 numaralı damızlıktan üretim yaptık.

7 veya 8 li guruplar üretiliyor bunlar ya izole bölgede yada suni tohumlama olacaklar. Bu guruplar her manga diyelim yani yedili guruplar farklı yerlerde olamayacak, yani7 li bir gurubun tamamı aynı şartlarda aynı arılıkta olacak. Atıyorum yedisi de Gebzede olacak diğer yedisi Ankara’da olacak ve gözlemlenecek bir yıl sonra bu yedili gurubun içinden en iyi birinci ve ikinci seçilecek. guruplar içinde birinci ve ikinci bizim damızlığımız olacak. Her gurupta bu yapıldığında süper bir damızlık serisi olacak elimizde.



Suni tohumlamada Zülküf F1 kullanılmamalı dedi. Martin pernadan aldığı bilgiler o yöndeymiş.
F1 ler doğada çiftleştiği için çok sakin erkeklere denk gelip sakinlikte bizi yanıltabilirmiş. Kullanacağımız erkeklerde ya izole bölgede çiftleşecek yada suni tohumlanmış olmalı bunların geneline kontrollü çiftleşme deniliyor.

Bu bilgileri öğrenir öğrenmez tüm f1 erkelerini serbest bıraktım.

Arılığımda her zaman en az 20 den fazla damızlığım olur kovanlarda. Her damızlığın yedeği yedeğin yedeği derken bir sürü damızlık atıl beklemek zorunda. Bunlar içinden beş tanesinin erkeklerini hapsettim ve artık damızlık arılarımın erkeklerini kullanmaya başladım. Bu bilgileri çok geç öğrenmiş bulunuyorum bilenler var ama kimseye söylemiyor. Bu yıl mayıs başı hariç kullanılan tüm erkek arılar elimdeki damızlıkların erkekleri idi.

Ben bu bilgileri paylaşmaya karar verdim ama Zülküfe soracağım paylaş derse paylaşacağım. Zülküf ile görüştüm paylaşabilirsin dedi ve yazı şablonu vardı biraz daha açıklama yaptım.



Bir başka yanlış bilgi vardı bazıları tek arıyla ana tohumlanır diyordu o yanlış damızlığın karakterlerini tek erkek ile bir kraliçede toplamak imkansız. Bir damızlığın erkekleri kullanılacak Buda damızlık diye tüm damızlıklar karma yapmadan tek damızlığın erkeleri kullanılacakmış.
Bir başka bilgi internette yıllar önce araştırmalar yapar iken acayip şey öğrendim adam arıcı filan değil meraktan ana arı suni tohumlama kursuna gidiyor tatilde. Anılarını yazmış sabah sperm topladık, öğleden sonra tohumlama yaptık bunun nedeni bir kaç saat bekleyen sperm tamamen birbirine karışıyormuş. Bir cam iğne duruma göre 50 ila 70 erkekten toplanan sperm ile dolar. Bu sperm beklediğinde ana arıya tüm erkeklerden sperm gitme durumu var.



Bu bilgilerden sonra ortaya çıkan sonuç, en iyi damızlıktan üretim yapılsa bile yedi kraliçede aynı huyda olmuyor. Bir ve iki tanesi diğerlerinden sakinlik olarak öne çıkıyor muhtemelen verim konusunda aynı durum var.



Adamlar böyle çalıştıkları için gözlemler sonucu çok üst düzey damızlıkları kimseye vermiyor kendisinde bırakıyor.

Zülküf bu durumu kağıt oyununa benzetiyor, en iyisi As oluyor ikinci ise papaz. Damızlıkçılar kesinlikle elindeki ası papazı kimseye vermez diyor hatta kızı bile vermezler…



Şu bilgilerin arıcılık camiasındaki bilimciler tarafından tabana anlatılması yapılmadı belki de adamların böyle bir derdi hiç olmadı. Böyle dertleri olmadığı için belki de bilgileri yok.



Ülke olarak bu güne kadar bitirilmiş bir arı ıslahımız olmamış. Aslında sistem ne kadar basit. Bir başlanılsa devamlı üstüne koyularak ilerlenir.
Zülküf beye bilgileri için sonsuz teşekürler.

25.12.2024

OKSALİK ASİT PÜKÜRTME

 Varroa mücadelesinde artık kimyasal ilaçlar ile yüksek sayıda varroa öldüremiyoruz. Nedeni zamanla varroalar direnç geliştirdi. Kimyasal ilaçların dozunun artırılması ise arıya varroadan daha çok zarar vermesi. Geçmişte çok kullandığımız flumeril ile bir doz varroayı ölmüyor, yapılan testlerde on doz ilaç varroayı öldürür hale gelmiş. Bu oran arı için çok zararlı olur. Bir başka kimyasal ise amitraz buda zamanla varroalara tesirsiz kalmaya başladı.

Siz kimyasallar ile varroa mücadelesini bitirdiniz işlem tamam arıyı kışa sokabilirim içim rahat dediğinizde yanılıyorsunuz.

   Bu yıl içim rahat etmedi bildiğim ama yazın bir kaç kez oğul için kullandığım %3 oksalik asit püskürtmeyi denemek geldi sonbaharda.
Oksalik asit püskürtme bir litre suya 30 gr oksalik ekleyip arılı çıta başı 3 veya 4 ml püskürtülür. Açık yavrulara gelmemesi için dik değilde yatay püskürtülürse açık yavru gözlerine asitli su girmemiş olur.
 Denemeler hiç bir zaman arılığın tamamına yarısına yapılmaz. 140 Civarında arım var içlerinden 10 tane seçip uygulama yaptım.

İlk gün genelde az döküldü bazı kovanlarda düşmedi ikici gün dökülmede artış oldu ilk üç günde önemsiz dediğim dökülmeler arttı. İlerleyen günlerde on kovan içinde üç kovan öne çıktı. Döküm 7 ve 8. gün iyice doruk yaptı 10 gün düşen varroaları not alıp videosunu yayınladım. Hem uygulanışını hemde sonuçlarını.

Uzun zamandır forumda yazmıyorum. Bu forum bana ait ama başkaları gibi konu açıp yalandan soru cevaplar ile forumu gündemde tutma diye bir gayem olmadı. Zaten konulara baktığınızda en kısa sürede en kestirmeden sorunları çözen cevaplar verilmiştir...

Yayın altına videoları atmayı düşünüyorum tabi ekleyebilirsem eski bildiklerimin çoğunu hatırlamıyorum. Her yıl alan adı ve hostinklerin parasını öderim forum açık ve tüm engeller üye olmayana bile açıktır. Zaten isimle üye olmayanları geçmişte aldığımız kararla kabul etmemiştik yabancı kullanıcıları da kabul etmiyorum yabancılardan acayip üye olmak isteyen oluyor silmekten bıktım.

Geçtiğimiz hafta Muğla'daydık.
Milastatada iki gün kaldım. 
Ali Sorucu hocamız bu uygulamayı dozunu %5 şe çıkartıp veriyordu, bir litre yede 100 gr şeker koyuyorum dedi.
Ben ise bunu doğru bulmuyorum %3 gayet etkili, şeker ise ortalığın temizlenmesi demektir. Yani şeker karıştırdığımızda solüsyona arı bunu yiyecek ortamda asit daha kısa süre kalacak yeni doğan varroalar asit ile temas edemeyecek tabi bu benim görüşüm. Asit arıların üzerinde ne kadar kalırsa etki o kadar uzar şeker konulduğunda arı solüsyonu yer ve ortamı temizler ve etkiyi kısaltmış oluruz.

Benim birinci turda üç kovn-anda ortalama 10 günde 100 adet varroa düştü. Bu biz varroa mücadelesi bitti dedikten sonra düşen varroa.
Beş gün bekledim 15. gün ikinci uygulamayı yaptım bu varroa şampiyonu üç kovandan 10 günde bu sefer 40 ila 50 adet varroa daha düştü.
Ali sorucu hocamız ile birlikte Milastaki arılara üçüncü uygulamayı yaptık hala dökülme devam ediyordu ilk iki gün sonuçlarında bir kovanda 100 den fazla varroa dökülmüştü.
Bundan sonra yazın oksalik asit pompası hep yanımızda olacak.
Kış yaklaşırken veya kışın tek uygulama yapmak gerekiyor. Geçmiş yazıları okudum arıbakanı forumda. Mehmet Yüksele geçmişte sormuşum kışın iki sefer damlatma yapsak olmaz mı diye, verilen cevap abi kış arıları erken ölür demiş.

Uygulama videom aşağıda.
Alttaki video ise ilk uygulama sonuçları.


15.03.2024

ŞANS KISMET NASİP İŞLERİ...

 İnsanların başına ne geleceği belli değil...

5-6 Aydır sesimde kısılma sanki küçük bir balgam var onu giderince düzelir gibi oluyor ama aylarca geçmedi. Pek canı tatlı biri değilim, bazı kişiler tanırım abi rengin soluk desen doktora hastaneye koşar :)

Hasta olmakta zormuş, 5 Şubat günü en erken Serik te randevu bulup gitmiştim oradaki doktor boğazıma bakıp bendeki alet yetersiz sürede çok uzamış, ameliyat gerekebilir dedi ben gene salladım. Araştırma veya üniversite hastanesine gitmen gerekir demişti. Bir ara Gebze deki doktor abimi aradım durumu ilettim burada iyi bir arkadaşım var dedi randevu için mart ortasını geçiyordu verdiği süre. Sonra bir arkadaş Akdeniz üniversitesinin linkini attı bak buradan randevu al diye...

Gene en erken ücretli muayene olmasına rağmen 6 gün sonrasına randevu aldım. Bir taraftan arabanın parçaları gelmiş onu halledeyim kırık far ile araç vizesi olmaz dediler bu ay içinde arabanında vizesi bitiyor. 5 Mart günü muayene olmak için Akdeniz üniversitesi kulak burun boğaz bölümündeyim. Muayene eden Prof. Dr İsmail Külahlı ameliyat olman lazım hemen şunları kapanmadan yaptır diye beni anestezi bölümüne yolladı. Kasaplık hayvan gibi ne olduğunu anlamaya çalışıyorum bir aldılar beni ayak bileklerini aç ayakkabıları çıkmasın şuraya uzan göğsünü aç kollarını sıva :)

Bir taraftan eko çekiliyor peşinden tansiyon kan alındı, ak ciğer filmi için başka yere yolladılar. Doktor abimi aradım abi bunlar ne yapıyor galiba ameliyat edecekler dedi...

Sonuçta anestezi raporu çıkmadı doktora yeniden çıktım ben memlekete gitmem lazım acil işlerim var dedim cevap senin ne yapacağın beni ilgilendirmez. Tekrar anestezi bölümüne gittim dedim ki doktorum raporu istiyor dışarıda sekreterlere ismini işlet ekrana düşsün, sekreter bölümünü hep atlıyoruz sekreter baktı abi mümkün değil yarın gel...

Tekrar doktora çıktım doktor bey ben arıcıyım ve 50 km uzaktan geldim barakada kalıyorum. yarın tekrar geleceğim raporu alıp size gösterip tekrar geri dönüp memlekete gidip geleceğim dedim. O zaman sana ameliyat tarihi vereyim dedi. Mart 11 de yatış 13 mart ameliyat, anestezi raporunu da 11 martta alırsın.

Hemen akşam üstü Gebze'ye yola çıktım arabamın parçaları değişti diğer bakımlar yapıldı, boş kovan yükleyip yeniden Antalya yolunu tuttum.

Bu gün 11 Mart ve hastaneye yatmaya gittim sonuçlar iyi olunca yatmana gerek yok ameliyat günü sabah 7 de burada ol. Sinek kaydı traş, salı akşamı 12 den sonra yemek içmek yok. İşler yolunda giderse 10 gün hiç konuşulmayacak, sonrası da meçhul

Hocaya göre olay basit, bir saatlik bir ameliyat ama alınan parça iyi huylumu kötü huylumu o ilerideki durumu belirleyecek. Tam anestezi yapılacak, rahmetli Muhteşem abim derdi ki yüz kişiyi bayılt %2 si geri gelmeme riski var. %2 acayip bir rakam, insanlar piyango bileti alıyor çıkma şansı 10 milyon da bir. Ülkemizde ortalama ölüm oranı binde altı buçuk yedi gibi. Yani bin kişiden 6veya 7 si günlük ölüyor, erkekler bir puan daha fazla ölümlerde.

İnsan ister istemez tedirgin oluyor ama ölümden kaçış yok, bu gün olmazsa yarın yarın olmaz ise öbür gün mutlaka bu iş olacak. Allah imanlı şekilde dünyadan ayrılmayı nasip etsin tüm Müslümanlara. Bu yazıyı ameliyattan iki gün sonra yayına girecek şekilde ayarladım. Belki yayında olduğunda ben hayat yayınından gitmiş olacağım. Yukarıdaki istatistiklere baktığımızda gitme şansımız oldukça yüksek. Birde bu yıl sipariş almak hiç içimden gelmedi, çok az kişi var bir şey olursa arkadaşıma listeyi vereceğim kıştan çıkanlarla hesabı kapatırlar.

Bu işi sezon sonuna bırakayım diyordum zaten ilerlemiş daha berbat olma durumu yüksek.

Akdeniz üniversitesi hastanesi süper acayip büyük yer her taraf hasta kaynıyor. İlgi alaka güzel aslında biz bazı şeyleri eksik yaptığımız için karşı taraf bıkıyor. Her bölümün sekreteri var orayı atladığında seninle ilgilenen olmuyor, sekretere gidip bilgi verdiğinde senin ismin ekrana düşüyor ve seni çağırıyorlar. Balıklama her yere dalarsan hem işleri engelliyorsun hem de boşa kürek çekiliyor.

Bakalım kader kısmetimizde ne var göreceğiz...


25.01.2024

ÜLKEMİZİN ÇOĞU YERİ KAR KIŞ, ANTALYADA DURUM FARKLI...

Uzun zaman oldu günlüklere ara vereli.
Son yayınlara baktım biri suni tohumlama sertifikası almıştım onu yayınlamışım, öbürü ise Allah rahmet etsin, Muhteşem abinin arılığı toparlamaya gittiğimizde yayın yapılmış.
Geçtiğimiz yıl Antalya da üretime başlamıştım mayıs sonu teslim dediğimiz damızlıkları mayısın ilk haftasında teslim etmeye başlamıştım.
Geçtiğimiz sene çok arı kaybı yaşamıştım bu yıl o duruma düşmeden Antalya ya düştük.
Ülkemizin bir çok yeri soğuk kış şartlarında henüz bol kar yağışı ülke olarak alamadık inşallah yağar.

 Yapmış olduğumuz karavanla son turu gerçekleştirdik.
İnşallah geçtiğimiz seneden daha verimli bir çalışma olur.
Erken üretim herkesin işine yarar.
Eskiden sırf yurt dışından gelen damızlıklar vardı haziran sonu veya temmuz ortası gelen damızlıklardan o yıl içi pek bir şey yapılamıyordu.

Bulunduğumuz arılıkta yaklaşık bin koloni var üç kişiye ait. Biz bunların yanında mikro işletme kalıyoruz:)

Sarmaşık şahane bir bitki.
ocak başında açmaya başlıyor, şubat sonuna kadar devam eden çiçeklenme, müthiş polen ve nektar deposu.
Manisa lalesi, bitki isimleri konusunda Milas veteriner fakültesindeki Prof. Ali Sorucu hocamdan destek alıyorum.
Manisa laleleri bir çok tonda renleri oluyormuş.

Sütleğenler çiçekte bu mevsimde ocak ayının içindeyiz. 

Bu bitkiyide bilmiyordum Ali hocam yer fesleğeni dedi. Bu bitki gebze de var, buralar dolu.


Ocak ayının 20 si ve 35 gün önce getirdiğim arılarda yavru durumları. Bir tur öncesi gelenler ise üç tur yavru söktü onlara 2 ay oldu.
Üstteki resmin ön tarafındaki boşluk larva ve yumurta arı yavru açıyor.

Yaklaşık yüz parça arıya iki seferde 2 çuval şeker invert edip verdim. Yavru civarında yiyecek kalmamış.
Bu mevsimde bu bölgede arıya kek verenler var uyarsak ta kimse alıştığının dışına çıkmıyor.
Madem arının yiyecek sorunu var ver şurubu arıyı rahatlat, seni bahara çıkartacak kış arısının ömrünü kek ile tüketme...


Şu an iki çuval şeker verildi iki çuval daha invert ettik buradaki arkadaşlar acele etme diyor. Bir çoğu şubatın beşi geçsin, bazıları ise şubat 14 dü bekliyor beslemek için. Şubat 14 zenferi sonuymuş ve biz şuruba başladık mı artık o tarihten sonra bırakmayız her gün veya iki gün arayla sürekli az az veririz diyorlar.
İki gündür burada geceler soğudu ve ilk defa dün gece kırağı düştü. 
ben iki tur daha şurup verip sonrasına bakacağım, yavru çok ve yavru civarında açık stok bulunsun.
Yani önümüzde kırı tik 3 hafta var, sonrası herkes gaza basacak...

18.04.2022

MUHTEŞEM ABİNİN ARILIK 2022 NİSAN 10

 

Muhteşem abinin vefatından sonra ilk defa yazlığına gittik. Eşi kızı ve kardeşi de ilk defa gelmişler. Acayip bir atmosfer, gönülleniyorsunuz ağlamamak için kendinizi zor tutuyorsunuz. Yolda giderken geçmişe bir göz attım ve hesap yaptım 15 yıl dostluk yapmışız. Her gün sosyal medyada bir başka anı ile karşıma çıkıyor.

Sanal aleme girdiğimizde arıcılar birbirine düşmüştü kısa süreliğine Muhteşem abimde karşımda kaldı, sonra bana geri döndü dediki seni ıslah edeceklerini söylediler baktım seni yok etmeye çalışıyorlar onları bıraktım...,

Benim yanıda yer aldığında karşı taraf acayip çirkefleşip bu doktor salak mı demişlerdi...

Muhteşem abinin bana dönüşü ise sen arıcısın karşımızdakiler arıcı değil yeni öğreniyorlar ve arıcılığı biliyormuş gibi davranıyorlar demişti dediği doğru çıktı ve öğrenen blogu bırakıp gitti bir biz kalmıştık.

Vefalı bir dosttu velhasıl kelam. Birlikte çok büyük işler çıkarttık. 

Ekibin en önemli şahısları Muhteşem abi, Zafer Anlayışlı ve Sadri demirci abimdi. Sayamadığım kadar dost ve sayamayacağımız kadar düşman edinmiştik. Her şeyin milliyetçiliği yapıldı buna arıda dahil...

Hiç kimse şu soruyu ne kendine neden arı bilimcilere sordu. Bu kadar zamandır acayip unvanlarınız var hani çalışmalarınız sonuçları bir görelim diyen çıkmadı. Proje için devlet ödenekler verdi bizimkilerde alıp yediler sonuç sıfır...

Alt linkte, 2011 yılındaki maceralarımız var resimi o yayından aldım.

http://www.aribakani.com/aricilik-ve-aycicegindeyiz/



Yazlıkta sabah ilk işimiz ağaçları budamak oldu hava ısınana kadar k işleri hallettik. İlk etapta evin suyunu açamadık ara ara umudu kesmiştik bir fiş vardı şunu bir deneyelim diyorum Cemil abi o fiş dışarıya gidiyor o değil diyor, denedim suyun bağlı olduğu sistemi bulduk.


Sonra arılara baktık 10 kovandan dokuzu yaşıyordu sonradan birisinin anasız olduğunu gördüm yandaki kovanla birleştirdim onunda videosu var daha yayınlanmmadı.
Çalışırken Muhteşem abinin kardeşi Harika ablam körük kullanıyor, ilk bakışta muhteşem abim zannediyorum burun yapısı aynı o...

Arılara Muhteşem çok önem veriyordu devam ettirmek istiyoruz dediler ve bizde gerekli işlemleri yaptık. Kat atılmaması gereken kovanlara kat verdik kanola varsa bal gelebilir arı sıkışmasın dedik.

Depoda Muhteşem abinin el demirleri diziliydi 11 tane. İkisini kullanıp aynı yerine koydum.
Arılardan biri bayağı bir saldırdı surat maskesi yetmedi. 5-6 Arı boğazımdan soktu ara verdik maske giyinip yeniden gelip saldırgan arıyı toparladık.
Yeni sistemde resimleri tersten yüklüyorsıralama karıştı, kat koyduğumuz kovanların ızgarasını da koyduk.
Yavru durumu iyiydi.
Meral able ile Harika ablaya iş bırakmaya çalıştık gerekirse yeniden gideceğiz. Yada oralardan bir dostumuzu yönlendireceğiz.
Kovanların üzerine peçete ile ilaç koyuyorduk peçeteyi arı dört beş günde yok ediyordu. Muhteşem abi bez koymuş, Furlimetril ilacı saf kullanırdı yağ karıştırmıyordu bir ara bebe yağı daha iyi tutuyor demişti.

Muhteşem abi benim doz hesaplarını yapardı bende uygulayıp video çekip ben böyle yapıyorum siz yapmayın diye yayınladırdım.

Amitraz doz ayarlarını oluşturmuştuk yoğunluktan denemeler yaptım ama sonuçlandıramamıştık, inşallah bu yıl onun üzerine biraz kafa yorup amitrazı direk nasıl kullanabiliriz çalışacağız.

İşleri bitirip ortalığı toparladık oruçluyuz ve geri dönmeliyiz.


Aykut Çelik ile gitmiştik sağ olsun kendi resmini hiç çekmemişiz.

Dönüş yolunda yanımda kimse yoktu sessiz sessiz ağladım, yazlıkta ağlayamamıştım...



26.03.2022

2022 MART AYI ÇOK SERT GEÇTİ VE YAPILANLAR

 

Mart ayının üçü ve biz Bilecik'teki bahçelere gidiyoruz.

Yalovadaki Ruhani abiyi ziyaret ettik eksik fidanları aldık. Mesai arkadaşım Nurullah Şahin ve Yahya Özdemir ile birlikteyiz.


Fidanlıktan ayrılırken toplu bir resim. Yalova Doğa Peyzaj, güvenilir bir yerdir.

Ruhani abiye hayırlı işler dedik ve yola koyulduk.
Geçtiğimiz yıl bizim bahçede kuruyan cevizlerin yerine ceviz ekmiştim yaklaşık 10 kayıp vardı 11 ceviz götürdüm yetmedi :)
Nurullahın fidanlara daldım...


Arabamız kamyon gibi her işi görüyor maşallah.


Benim bahçede 15-16 çukur açıldı Yahya olmasaydı şaftımız kaymıştı...
Bizim cevizlerin şampiyonu. Bşilcik Osmaneli Oğulpaşa Beşevler mahallesinde işimiz bitti. Şimdi Gölpazarı Türkmen köye gidiyoruz.
Bileciğin iki ilçesi acayip hava durumu farkı var. Gölpazarı soğuk otlar bile büyümemiş Osmaneli sıcaktı. Burada kar var.
Nurullahın köydeki Boş evde bir gece kaldık ertesi günü Nurullahların bahçeyi hallettik.
Sabah bahçede kar vardı öğleden sonra ince kar kalktı.
Nurullah bahçeyi yeni aldı ve bahçe girişine ne kadar meyve varsa dikti inşallah yemekte nasip olur.


Havalar Şubat ayının 20 si gibi bir soğudu yaklaşık bir ay soğuklar bitmedi arılarımız bir ay dışarıya çıkamadı. İlk uçuş 23 Martta oldu.
Son yılların en set kışlarından birisini yaşadık. Defalarca kar yağdı, geçmiş yıllarda bir iki sefer yağar kallardı.

Mart ayının sonuna gelmemize rağmen arılarımız bir tur bile yavru çıkartamadı bazı yıllar mart sonu erkekler sökülmeye başlardı.

Şubat 17 de ektiğim domates tohumları bir ay sonra bardaklarda sıkılmaya başladı. Alt iki yapraklar sararmaya başladı.

Dere kumu koyun gübresi torf ve perlit karışımlı daha geniş yere aldım inşallah nisan bitimi bahçelere ekeriz.

23 Mart günü arılar ilk defa bir ay sonra uçmaya başladı hemen polen ile gelenler oldu.
24 ve 25 Mart günü tüm arılarıma bir ay öncesi yaptığım şuruptan kalanlardan biraz daha invert şurup verdim 25 kayıbım vardı son bir aylık sürede 5 kayıp daha verdim.

Şubatta havalar soğumandan tüm arılarıma iki üç tur invert şurup vermiştim. İyiki vermişim bir ay bir daha hava musade etmedi ve arılarımız kar altında kaldı. İnşallah bundan sonrası sıcak olacak arılar iki üç gündür acayip çalışıyorlar.

Bir ata sözü vardı, Ne kadar kar o kadar bal diye. İnşallah bereketli bir yıl olacak.