sele zeytini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sele zeytini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.11.2014

ARICILIK, KASIM AYINA GİRDİK...



Düğünler, dernekler hayatın vazgeçilmezi...
Dünya var olduğu müddetçe devam edecek...
Arıcılık işleri bitti diyemem ama artık bayağı bir hafifledi, baharı bekliyoruz.
Mesai arkadaşım Kadir Ustanın hafta sonu, oğlunun düğününe katıldım.
Ortadaki kişi ise geçmişte bana çok iyilikleri olan tamirci Mustafa abinin kardeşi Bilal. 90 Lı yıllarda bir minibüsüm vardı bmc motorlu fort minibüs. Sanayide işi bilmeyen ustaların eline düşmüştüm, neredeyse tüm tamircilerle akraba olmuştuk...
Bir çıkma parça anım vardır hala birbirimizi gördük mü ilk o aklımıza gelir.
Benim külüstüre bir parça lazım, yenisi çok pahalı, bende çıkma parça arıyorum. Mustafa abiye durumu ilettim abi temiz bir çıkma parça var mı diye.
Cevap temiz olsa niye çıkma olsun, demişti.
O gün bu gün Bilal beni gördüğünde çıma bal ister.
Balın çıkmasımı olur dediğimde, bal kovandan çıkmıkıyor mu der...
Resimdeki 3. Kişi ise bizim Cemil ustanın akrabası marangozdur ve hepsinde arıcılık var.

Düğün kemençe ile yapıldı, kemençeci ise Kadir beyin düğününü çalmış, şimdi oğlunun düğününü çalıyor, kısmet olursa torunun düğününe de gel bari dedim... :)
Kemençeci üç kuşak düğünü çalsın.
Sallama horonla düğün başladı kazasız belasız sonlandı, gençlere uzun ömür ve mutluluklar diliyorum.
Köpük kutuların birleştirilmesi.
Cumartesi günü Darıca'daydım, arılıklar arası gidip gelen ruşetler var hem birleştirme yapıyorum hemde yer unutturma çalışmaları devam ediyor.
3 Ruşet zır aç çıktı, sanırım yağmalanmışlar. Onları akşam kapatıp başka yere götürdüm.
Bir tur daha şurup verilme kararı aldık.Bu işe pazar gününü ayırdık.
Bahçede yapılacak başka işler vardı onları halletim.
Çilek fideleri çoğaldıkça başka saksıya alıyorum, şu an itibari ile 10 saksı oldular, seneye balkonda çilek yetiştirmeyi düşünüyorum.10 Saksı bir evin çilek ihtiyacını çok rahat karşılar. Başarılı olursak herkes için bu konuda örnek olacağız...
Çilekler ha bire ayrık gibi kol atıyor, fide lazım olduğu için izin veriyoruz, meyve bekliyorsanız bunlara izin verilmeyecek...
Arıcılar olarak toplumda üreticilik sınıfındayız, tamamen tüketici olmadığımıza göre, bir şeyler üretmenin yollarını bulmalıyız.
Üreticilik konusunda oldukça ileri düzeydeyim.Bir çok konuda çalışmalarımız var.En çok hoşuma gidende suni tohumlama için gerekli olan aletin üretimine sebep oluşum...
Bu aletin kullanımı ve üretilenler....
Darıcada hala dalında olmasını beklediğimiz karpuzlar var.
İki tanesini cumartesi kopardım, küçük olanı kırıp yedim, eskiden bıçakmı vardı.
Cumartesi gününün büyük bölümü kıvırcık ekmekle geçti...
Baştan ip çekmedik, zikzak olmuş, sonra ip çekip hızaya getirdik.
Kıvırcık ekimi tamam, yapılması gereken işlemler var, bu konuda bir yarışmacı ikna edip yarışa soktuk, Allah sonunu hayır etsin diyorum ama kazanan ben olacağım, o yarışçı üç beş kıvırcıkla oynasın bakalım...
Bu yıl ekilip gelecek seneye hazır olacak baklalar çıktılar...
Bakla resmi.
Enginardaki ihtişama bakın.
Enginar fidesi verdik bazı yarışmacılara, hep çamur, yarışı kaybettim diyeceğine, tüm kemirgenler beni buldu diye mazeretler, mazeretler....
Cumartesi günü böyle geçti.
Bol bol toprakla oynadım arı uçuşu yoktu genel kontrollerin dışında kovan içlerini karıştırmadım.

2 Kasım 2014, arılara çorba kaynatıyoruz. Pazar sabahı 2 çuval şeker alıp,Darıca'ya gittim. İlhami abi daha şurup kaynamadan hastası varmış Bursa'ya arazi oldu, gene yalnızları oynuyorum.
160 litre civarı invert şurup hazırladım.Buradaki arılığa iki tur yeter. Şurubun soğumasını beklerken etrafı kolaçan ettim.
Gözlemler arıcılıkta çok önemli.
Bir kovan yavru sökmüş, yavru sökme işi soğuktan da olabilir varroadan da olabilir. Alttaki parça olmasa bu gözlemi yapmak imkansız, çünkü sökülen yavrular uçuş tahtasının dışına atılmış. Daha yakından bakıyorum....
Sökülen yavruların üzerinde bile varroa vardı. İçlerinde kanatsız olanlar vardı, arada birde varroa mücadelesi çıktı, hepsine fulimetril geçtim.
Bir tur daha geçilmeli hala kovanlarda kapalı yavru var.Darıcada yavru bitmiyor da diyebilirim. Bir iki kafkas arım var onlarda yavru yok.

Boş vaktimde zeytin topladım, sele zeytinini çok severim, bahçede bir sürü zeytin ağacı var, bakımsız zeytinler dökülüyor. Dalında mat duranlar kurtsuz, parlak olanlara bakıyorum delik var.Kışlık zeytin, sele zeytinini çok severim daha olmadan acılı acılı güzel oluyor.
Akşam üzeri hava serinledi arılar uçuşu kesti, sıradan tüm kovanlara ruşetlere şurup verdim. Kamburum çıkmış...
İş bitimi yorulsanız da mutlu oluyorsunuz...
Eve geldim, zeytinleri yıkayıp, bidona doldurup üstüne iri tuz koyup karıştırdım. Bir hafta sonraya yemeye başlarız buyurun :))
Taze sele zeytinine...

2.01.2009

01.01.2009 YILI KÜTÜGÜ AÇTIM



Yeni yılın ilk günü saat 11.30 filan,bilgisayarı açtım haberlere bakıyorum.Bir ara perdeyi kaldırıp bir balkona göz attım.İnanılır gibi değil, kütük kovan arısı uçuyor,hemen motoroloji tahminini tıkladım, sıcaklık 3,9 yazıyor.Bir yanlışlık olmasın diye Kocaeliyi tıkladım 5 falan yazıyor.Bu işte bir terslik var,arı uçmaması lazım bu derecelerde.Soğuk havalarda zaten ölüleri bile arılar kovan dışına bırakır giderler,uçabilseler uçacaklarda soğukta mecburiyetten fazla uğraşmayıp ölüleri dışarıya taşımaları yeterli görüyorlar.Kar resimlerindeki arılar uçarken dışarıda soğuk yakalamış yada çarpılmış arılardır.Ölü atacak olsalar kovanların çıkışında düşmeye başlar ölüler.Resmi inceliyorum yakında düşen bir tane arı yok,arı fırlamış ve sogukta işi bitmiş ve yere çakılmış.Tabi bu arada herkes kendisine göre yorum yapacaktır ve yapmaktada serbestir.Gelelim bizim balkona,arının uçmasına akıl erdiremedim,acaba tahminmi yanlış derken hemen hassas dereceyi getirdim.Oda içinde açtım 17 derece.Dışarıya bıraktım camın önündeki mermere ve biraz bekleyip dereceyi açtım.O kadar dışarda degişken bir hava varki,derece iniyor çıkıyor. Resmin sağında gölgem var ve kütüğün girişindeki arı kovana havalandırma yapmakta.
Balkon güneş alan bir yer,güneşin önüne gelen az bir bulut bile dereceyi bikaç derece aşağıya çekiyor.elimle gölge yapıyorum inişli çıkışlı bir sıcaklık.Bir ara 11.3 kadar çıktı.
Bende madem arılar uçuyor hemen gidip invert şurubu getirdim açmışken vereyim diye.Son şurubu doldurup,yenisini yedekleyip bidona doldurdum.
Yaklaşık 10 dakiika içindeki degişken ısılar bunlar.
Ben işlerimi bitirip,marangoza gidecektim,arıların uçmasıda kesildi, dereceyi tekrar açtım 7 ve altına gidip geliyordu saat 12 civarında.Şİmdi düşünelim hava birden ısınsada birden soğuyor,arı sıcaga aldanıp dışarı çıkar birazda fazla uzaklaşırsa ayvayı yedi,ölüm kaçınılmaz,kim bilir böyle kaç arı kovandan çıkıp geriye dönmüyordur.Heralde bunun içindirki yurt dışında kovanların altlarını açıp kovanların bu durumlarda ani gelişen ısılardan etkilenmesini ortadan kaldırıyorlar.Bunları anlamamızda zaman alıyor,sıkıştırdığımız arılarımızın yağmalanma olayları geçtikten sonra en azından musluk girişleri sonuna kadar açılmalı.
Gelelim kütügün içine,en son verdiğim şurup bitmiş vearı son şuruptan sonraki resim altta gelecek, gene ben beyaz petek örmeye devam etmiş.Bu arı petek örmeye bu sene doyamadı bakalım 2009 da nereye petek örecek.Bu esnada sökülmüş bir yavruyu dışarı atamamışlardı.Resmin alt köşesinde duruyor. Arıda iyice sıkışmış durmda eski resimlerden eser yok.
Ben kütügü açınca iki işçi arı direk,sökülmüş yavruya doğru hareket etti ve ilk etapta kaldıramadılar,daha sonra biri kovanın arkasına üç hamlede getirmeyi başardı.
Buradan dışarıya bıraktı.
Bu esnada yerde bir varoa ölüsü vardı.İşçi arılarsa sökülmüş yavruyla güreşmeye devam ediyorlar.Arılar ise eskiye oranla geriye çekilmişler ve salkımdalar uçanların oranı zaten çok düşüktü.Sıcaklık 7 cıvarına düşünce zaten uçmada kesildi.
Son verdiğim invert şurupile beslenen kütük kovan, şurup kabını peteklere yapıştırmasınlar diye uzağa koymuştum,gene patak örmüşler.Bir alttaki resim 15.12.2008 tarihinde çekildi,bu resim ise 1.1.2009 da çekildi,farka bakın.
Daha önce ki resimdeki bozukluk,şurupluğun petege dayanmasından kaynaklanmıştı.
Bu arada nihayet bu sene sele zeytinini tutturabildim.İlk aldığım posta nedense olmadı.Tekrar zeytin alıp denedim tadı şu an şahane.
Bende sele ve telis tabir edilen malzemeler yok.Onun için poşette bile sele zeytini yapabiliyorum.Poşetin içine zeytini ve iri tuzları karıştırıp koyuyorum,bir hafta sonra yenilebilir duruma geliyorlar.İki üç günde bir poşeti veya pet şişeyi sallamalı yada ters düz etmeliyiz.
KOVANIN ÖNEMİ VARMI
Hep deginecem diyorum kaynayıp gidiyor,bu konudada çok soru alan biriyim.Yüksek verim almak için ilk olarak yüksek mevcutlu arılara ihtiyacımız var.Arınız zayıf olduktan sonra altından veya gümüşten kovan yapsanız ne yazar.
Bana göre arıların verimlerinin yüksek olmasında kovan cinsinin önemi yoktur.Önemli olan mevcutlarının yüksek olmasıdır.Bazıları meil atıyor bazıları telefon ediyor, demekki bir çok kişinin kafası bu konuda karışık.Öncelikle şunu belirteyim,plastik kovan doğal degil,ikincisi organik arıcılıkta plastik kovan ve çıta kullanılması yasak.Birde size plastik kovan tavsiye edenlerin kovanlarının kaçı ağaç kovan ve dünyada kaç yerde plastik kovan kullanılıyor kendinize bunu sorun ve sonra ne kullanacaksanız kullanın karar sizindir.