ana arı yedekleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ana arı yedekleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.10.2014

KESİNTİSİZ ARICILIK DEVAM EDİYOR, SEZON BİR TÜRLÜ BİTMEDİ...

Bayramda kaç kişi arılığa gitti bilmiyorum ama ben arılıktaydım...
Arılarla bayramlaşma...
Bayramda arılıkta körük yaktım. Uygulama görecek ana arılar vardı, onları uyuttum, bayılan bayılana :)
Bu işlere karar verip başlattığınızda erkekler için önceki tarih en az 40 gün, ana arılar için 20 gün öncesi tarih başlıyor.Olayın ortak noktası, gidip bayramın birinci güne denk gelmişti bir gün erteleyerek işlemi bitirdim...
Arılıkta dolaşırken bu böcekleri gördüm kümelenmişler dertleri nedir anlayamadım...
Arılıktaki bayıltma işinden sonra kurbana geri döndüm.
Kesim alanında kurbanı paylaşacaktık, son anda Darıcaya taşındık. Taşınmakla iyi yapmışız, evden yemekler çay servisi hiç eksik edilmedi.
Ekibimiz iyi heres kafa dengi, tantana gırgır bir kurbanı daha geride bıraktık.

Kurban etini pay edenleri uyardım hakkımı yerseniz sırat köprüsünde hakkımı alırım espirisine herkes güldü...
En son etleri parçaladığımız alan yıkanıp temizlendi mıntıka temizliği yapıldı. Helalleştik ayrıldık...
Eve geldiğimde iyi bir uyku çektim.Birinci günü bitirdik....
İkinci bayram gene arılıktayım, önceki gün bayılan kızların nikah töreni var...
Yılın son nikah töreniydi...
Bu yıl bekletilmiş zavazingo kullanımını başardım...
Bu seferki bana göre en uzun süre bekletileni, sonuçları acayip merak etmekteyim...
Yasminin arılaından temin edilen yumurtalardan ana arı üretmiştim. O ana arılardan erkek üretimide yaptım, birinci tur erkleri gümlettim, ikinci tur erkeklerinde ömrü bu günlere yetmeyecekti, devreye B planı girdi...
Bayılan ana arıların ayılma aşaması, genelde tam ayılma 5 dakikayı geçiyor.
Bu kızlar yumurta atarsa çok iyi olacak, ana ve baba aynı hattı yakalayacağım, bu yıl bunu kafaya taktım, olmazsa seneye istediğim kadar üretme şansım var ama taktık bir kere...
Geçen hafta nikahı kıyılanlardan yumurtaya başlayanlar var...
Yumurta başladımı, polen gelişi hızlanıyor...
Baharda ürettiğim damızlıklardan birisi, sürekli değiştirilmek isteniyordu. Ben engel oldum, onlar sürekli tek meme yaptı, ben böldüm, defalarca süpersüde memeleri kesip meme isteyen kutulara monte etim.En sonunda beni atlatıp, yeni ana arıyı dünyaya getirmişler. İşin garip tarafı yeni ana arıda çiftleşip gelmiş yumyurtaya başlamış, ikiside aynı çıtada geziyorlar. Analı kızlı ekip :)


Anası ve kızı aynı çıtada geziyordu, gene bölündüler...
Ali Türk arılarının özelliklerinden birisi oğul vermeden ana arıyı işçiler beğenmiyorsa değiştiriyorlar, bu ilk değil bir sürü böyle tespit edip yayınladığımız yayınlar var....
Bu işlemin adına ana arı yedekleme deniliyor...
Köpük kutuda yumurtaya başlayan ana arıların yer sorunu var, yumurta gelmiş aynı deliklere ikinci, üçüncü yumurtalar atılmış...
Bazıları bu görüntüye yalancıya kaçmış diyebilir ama durum öyle değil....
Kutularda hazır ana arıların kanatlarını kesiyorum, kutuları yüksekten yere indirdim, tek etme girişimi olursa dışarıya çıkıp geri gelecekler çünkü kanatlar yok...
Bayram arılıkta geçti denilebilir. Kanola ekimi için yer ayarlamaya çalışıyorum. bana çok yakın bir yerin ekilebileceği konusunda güvence aldım, ben burasını sana ayarlarım dedi. Toprak ne zaman tavlanır bakacağız, traktör işini İlhami abi ayarlayacak, her şeyimiz var dedi.
Kanola ile gerekli bilgileri sanal alemden toplayamadım bir sürü olumsuz tepki sonrası, Sultanköy eski Muhtarı, Kani abiyi aradım. Abi dedim kanola ne zaman ekiliyor, dönüme ne kadar tohum atılıyor. Cevapları aldım, kanola ekim zaman eylüllü geçmemesi lazım dedi, soğuk don olursa zarar verirmiş biz Trakya-dan sıcaktayız, bir ay geç kalsak sorun olmaz sanırım. Dönüme atılan tohum ise 300 ile 350 gr mış. Ekim işi derin olmayacak şekilde tarla bir sefer sürülüp tırmık çekiliyormuş, tohum atıldıktan sonra ikinciye tırmık çekiliyormuş ekim bu şekilde olacak inşallah. Tohum çok ince seyrek düşmesi içinde gübre ile karıştırılıp ekilirse daha iyi oluyormuş, şimdiye kadar topladığım önemli noktalar bunlar.
Gelelim kanola ile ilgili sitemlerime. Kanola ile ilgili facede resim paylaştım, bir Allahın kulu çıkıp biz ektik veya kanola çok iyi sende ek diyen çıkmadı.
Ne kadar kıskanç bir milletiz anlamadım gitti.Ben bir şey yapacağım diyorsun, kimse yol göstermiyor destek olmuyor, ne kadar köstek varsa önünüze geriyorlar...
Geçenlerde bir resim vardı adam derin bir kuyuya düşmüş birisi yukarıdan elini uzatmış kurtarmaya çalışıyor güya, arka planda da merdiven var :))
Halimiz ona benzedi, yardım ediyoruz gözüküp takoz koyanlara acayip gıcık oluyorum...

Üç çıta böldüğüm arılarda acayip beyazlatma var, üçüncü dördüncü tur şuruplama yapıldı artık önümüz kış.
Bazılarına göre bu arıların tamamı ölecek...
Keşke ölecek diyenleri tanıyıp arısı bahara nasıl çıkmış bir görebilseydim...
Ölecek bölmelerden bazıları yemlik altına dalak atıyor, bende araya dördüncü çıtayı giriyorum tabiki esmer kabarmış çıta olacak bu girilen yeni çıta...
İkinci bayramın akşamı birleşen ruşetleri taşıyorum, içlerinde 5 çıtalık birde ruşet var acayip ağırlaşmış yağmacı bir arı. Kaç kutumu göçürdü bilmiyorum...
Nihayet eve dönüyoruz...
İşler hala bitmedi...

Üçüncü bayram Darıcadayım, arıların bir sırasına bakıyorsun ortalık karışıyor ve ayrılıyoruz...
Zaim abiyi aradım, abi bayramın mübarek olsun, nerelerdesin filan.Benim arılara bayramda bakarız demiştin, tamam dedik bakalım, buluştuk, biraz kızgın görünüyor :)
Nedeni ise ballar kovanda kalmış...
Hakim abimin ilacı bal, balı gördümü durum ortada, acayip mutlu oluyor...
Karakovanın balını aldık, hemen oracıkta kara kovan balı nasıl yenir videoya aldım...



24.06.2014

ARICILIK VE İLGİNÇ SEZON DEVAM EDİYOR...


Zaim Asat, ve mutlu olmak. 
İyiki sizlerle tanıştım iyiki beni arıcı yaptınız der...
Bu sıralar kazan kaldırmaya başladı, arıcılığı öğrenmiş boynuz kulağı geçer demeye başladı, Allahtan hayırlısı ::))
Birde tespiti var biz kitapsız arıcı imişiz, kendisi kitaplı arıcı, arıcılığı kitaptan öğreniyor yani...
Ne günlere kaldık....
Hafta içi mesayi bitimi davet etti, bir dolaşalım Savcı beyde gelecek gelirmisin dedi, ne demek efendim, uzun zamandır zaten arazi olamıyorum, bu akşam arazi olalım bari dedik...
Gebze de böyle bir çilek bahçesi yok, bu konuda Zaim abi örnek teşkil edecek.
Nefis çilekler, olanlar geriden gelenler....
Savcı beyde çileklere daldı, hakim beyin haberi yok:))
Nasıl olsa beni resimleyen yok ben sadece geziniyorum çilek filan yemem zaten....
Zaim abide çileklere bakıyor...
Birer poşet bulup çilek toplamaya başladık yağmur başladı....
Zaim abi eline aldığı çilek gurubunu bunu bir çek dedi, nasılda kademe var....
Yağmur hızlandı ve balkona kaçtık.
Peşinden yağış doluya döndü....
Bahçe kısa süreliğine beyaza büründü...
Dolu bayağı bir hasar verdi, bazı çilekleri sürgün ve meyvelerini kopartmıştı...
Doludan sonra yeniden olmuş çilekleri topladık...
Topladığımız ana arıları yola çıkmadan beslerim, kefeste bir iki damla invert şurup veriyorum, keki hiç yiyemezlerse bile midesindekiler 3 gün yeter...
5 Gün bile kargoda kalan ana arılar oldu sorun çıkmadı.
Bir ana arının hazır hala gelmesi bir ay sürüyor.
Arıcılık o kadar ilginç bir dal ki, herkes lafa geldiğinde arıcı...
Arıcıların söylediklerine değil ne yaptıklarına bakmak lazım. Bir kaç örnek vereyim daha iyi anlaşılsın...
Gönderdiğimiz ana arıyı ertesi gün kestirenler var. Bu nasıl arıcılık.
Baharda ilk posta ana arı yollamıştım bir arkadaşımıza toplamda 50 tane idiler.
6-7 kişi birleşip sipariş vermişlerdi ve Mersinden ilk posta onlara gitmişti. Gurubun içinde usta geçinen acemilerin uyarılarını dikkate almayıp, biz yıllardır ana arı kabul ettiriyoruz diye hava atıp hissesine düşenleri kestirmiş, işin garibi ona göre çırakları olan arıcılarda ana arıları bölmelere kabul ettirmişti., ustanın düştüğü hali düşünemiyorum...
Ustalık yapılan işler ile belli olur, laf veya hava atmakla olmuyor işte...
Her türlü olumsuzlukta ana arı kalitesiz veya ana arı üreten suçlanıyor...
Ana arı kesildi veya öldü diyenler hangi hataları yaptılar bilemiyoruz.
Arıcı sadece arı alıp arılığı doldurmakla olunmuyor.
Geçen sene gene bir yere ana arı verdik, Mirili Fatih aracı olmuştu, ana arıları kabul ettirememişler ve kabul edilenler gelişmemiş bir sürü itham...
Fatih bu yıl demişki bana iki bölme yap getir ben sana iki ana arı kabul ettireyim götür.
Gelen bölmeler ise vahim durumda olduğunu söyledi 3 yavrulu çıta bölme yapılmış, içeride bir çıtayı saracak arı var ve bitmedi bölmelerde ileri derecede yavru çürüğü var, bu arıcının şu an 50 kovan arısı varmış hedefi ise 200 kovan.....
Yavru hastası arı gelişir mi, adam arıcıyım diyor kovanları hasta haberi yok, ama hedef büyük...
Tüm bu olumsuzluklar sonuçta bize yansımakta, hiç kimse ben şu hatayı yaptım daha ben arıcı olamadım, ayranım ekşi diyen yok....
Bu yıl oldukça olumsuzluk yaşadık, birde bu kişilerin olumsuzlukları bize ulaşınca acayip zoruma gidiyor. Ben 4 yıldır ana arı satıyorum, 4 yıl içinde kesintisiz hala ana arı almaya devam edenler var, bir yıl ara verip ertesi sene ana arı alan var, her yıl üretimi artırıyoruz yetmiyor.
Bazı olumsuzluklar nedeni ile bir aydır sipariş almıyorduk, bundan sonra siparişleri mail yolu ile almaya başladık, telefon sadece teslimatta kullanacağım. Yoksa gün boyu telefon susmuyordu.
4 Yıllık ana arı üretimi sırasında biz ana arı ürettik kenarda bekliyor diyemedik, hiç hazır ana arı kenarda beklemiyor ve açığımız var...
Ana arı üretimi çok zor bir meslek, ana arı üretip satamayanları görünce üzülüyorum, birde indirim yapmak süreti ile kampanya yapıyorlar...
Dalak atmış bir göz ve koparttığımız peteği bir önceki haberde çıtaya tutturduğumuzu yazmıştım.
Aynı çıtanın bir kaç gün sonrası fotosu...
Ana arı yedekleme, süpersude olayı dedikleri hadise bu. Çıta ortasına bir meme yapılıyor ana arı çıkacak çiftleşecek ve eski ana arı ile yollar ayrılacak...
Damızlıklarımdan birisi Mersinde kaza geçirdi. Dışarıdan aldığımız arıları arılığa getirip parçaladık, arılar etrafı bilmedikleri için dışarı çıkanlar tüm kovanlara dağılmıştı, tabi bunların içinde birde damızlık vardı, ana arıyı yumak yapmışlar, kafese aldım bir kaç gün sonra serbest bıraktım ama o günden beri ana arıyı yedeklemeye çalışıyorlar.
Damızlığın bir tarafında iki ayak sakat, çıtadan çıtaya geçemiyor biz alıp öbür yüze koyuyoruz.
Başka kovanlardan sürekli kapalı yavru veriyoruz kendisi tek yüzde dolaşıp duruyor haftalıkta yumurta attığı çıta alınıp başlatıcıya veriliyor oradan sütlenen larvaları transfer ediliyor bakalım ne zaman kesilecek....
Geçtiğimiz yılın saflarından birisi...
Çıtadan düştüğünde filan çıtaya çıkamıyor.
İki çıtalık bir bölmede tutuyoruz, damızlıklar güçlü kovanlarda olmamalı, ne kadar az yumurta atarsa o kadar az eskirler....
Hafta sonu oldukça gergindim, en ufak bir eksiklikte muayene tekrarı gerekiyor, cumartesi araç muayenesi için ne gerekiyorsa yaptım, araba iç dış boy abdesti aldı :)
Motordan tavana kadar her tarafı yıkandı.
Muayene edenlerde de bence sorun var, geçen sene aynı aracın 10 hafif kusuru vardı, hiç tamir görmedi bu yıl çalışırken sorunları düzelmiş 5 hafif kusurla geçtik...
Her yıl arkadaşlardan set alıp muayeneye gidiliyordu bu yıl ofsayta düştük.
Birde emanet aldığımız setlerde yangın tüpü tarihi geçik oluyordu, görevli size bunu söylüyor, yangın tüpünüzün tarihi geçmiş, diyemiyorsunuz emanet aldık...
Paraya kıyıp (tabi etrafımızda kimse olmadığı için zoraki yani) yeni set aldık, eskiler derdi paranın para zamanı 30 kağıt verdik....
Allah kullanmayı nasip etmesin başkalarına da kullanmayalım inşallah....
Darıcada başlatıcı damlama sistemimiz bazılarınca alaya alınmıştı....
Ben size amatörleri göstereceğim:)))
Bitirici damlatma sistemine geçtik.
Kendisini buğday ambarında sananlar görmekteyim....
Bu kadar detay yeter sanırım....
Bahçe sahibimiz Süreyya bey ve yavruları...
Bu yıl dut ve eriğe doyduk, uzun süreden beri erik ve dut devam ediyor dahada devam edecek görünüyor....
Bahçede başka süpriz ürünlerde yetişiyor...
Hafta sonu Furkan Emre Darıcada erik topladı....
Düğün dernek işleri son gaz devam ediyor, yakın akrabalarım oyuna doymadı gitti...
Yeğenim Durmuş Kurt'a ömür boyu mutluluklar diliyorum...

5.08.2013

ARICILIK İŞLERİ VE DOMATES AŞISI...

Katlı kovanlarımızın yavru durumları çok güzel, tek kat kuluçka ve ızgara üzerinde ballık mevcut. Bu yıl bir kaç kez yağmur yağdı ve ortam kurumadı hala arılar polen çekiyorlar. Polen olduğunda yavru sıkıntısı olmuyor, bu tempoda giden arılardan pürende Gebze de olur isek bal alırız. Kovanllardaki yavru durumu sanki baharı andırıyor.

Çalışmış olduğumuz arınında yavru konusunda payı büyük. Bal akımına bile girseniz, arıyı bloke ettirmeyin tek kuluçkalıkta 5-6 çıta yavrudan düşmez, benim gezginci arıcılıkta istediğim bir olaydır. Bir nektardan çık ötekine güçlü bir şekilde gir...

 Bir çıtada iki ana arı, ana arı yedekleme dediğimiz olay bu, kolonideki ana arıyı begenmeyen işçiler kazan kaldırıyor, oğul vermeden bir ana arı memesi yapıp, ana arıyı yedekliyor. Eski ana arı yumurtaya devam ediyor, bu süreçte yeni ana arının çiftleşip yumurtaya başlaması bekleniyor.

Ali Türk arısı. Bu arılardan istediğimiz kadar anasını babasını belirleyerek F0 üretip damızlık olarak kullanabiliyorum.

Yumurtaya devam eden ana arıyı kaderine terk etmedim, anasız bir ruşet vardı, oraya kafesleyip verdim gitti.


Bunun adını çakal koymuştum, tam bir çakal. Bir koli plastik kafesimi kemik zannedip mafetmiş, tam vampir, ne verirsem yiyor, karpuz yer, üzüm yer, domates yer, yumurta kabuklarını yer, helvaya bayılıyor. Ben buralardan gidince eminim ayvayıda yiyecek....

Damızlıklarımdan 10 numara.

Hibrit çalışmalarından bir anaç.

Sperm ölçer iken iletki kullanıyordum, bir matbağacı, kagıttan çetvel yapmış alabilirsin dedi. Birisini kesip biçtim süper oldu, 10 mm mesafeyi, tırnak makasıyla oymuşum, kalemle işarek koyarken lazım oluyordu.Bundan daha iyi ölçek, şamda kayısı hesabına döndü::))

Keçilerin talan ettiği bahçem, bazı fidelerin sadece sapı kalmıştı.

Sap ve bir kaç yaprak ile domatesleri olan bir fide.
Koltuk denilen sürgünleri aldığımdan başka filiz verecek yeri yoktu, uzun süre buna ne yapabilirm diye düşündüm,yama aşılar yaptım olmadı. En son yarma aşı yaptım. Bu sırık domates fidesiydi, iki kalem kullandım, biri sırık biri oturak domates.

Aşıların sarımını bantla yaptım, 5 gün sonrası, bu yaz sıcaklarında kalemler kurumadı.

Bantı söküp duruma bir göz attım, görüntü güzeldi.

Birde öbür açıdan resimledim.


Yeniden aşı kurdelasıyla fazla sıkmadan sardım, 10 gündür bu şekilde yoluna devam ediyor, sonuç ne olacak bilmiyorum.
Üzerinde çalışılsa bir şeyler olacağı ise belli.

Çaresiz kalan domatese ilk aşı yapanda herhalde benim::)))

Bu arada domateslerin koltuk dediğimiz sürgünlerinden fide oluşturabiliyorsunuz. Kopardığınız koltuk filizlerini bir kaç gün suyun içinde bekletip ektiğinizde köklenip fide oluyorlar, denedim oldu.

Yerle bir olan bahçe ancak bir ayda kendine gelip ürün vermeye başladı.Dikenli salatalıklar...

Domateslerimiz agarmaya baladı bazıları kızarmaya balladılar.

Bir gün Zaim abi aradı bu akşamda size ben iftar vermek istiyorum dedi. Ne demek efendim emriniz olur dedik, arılıktamı istersiniz yazlıktamı seçimi sundu, biz yazlığı seçtik. Yazlıga vardığımızda ezan bitmişti, sofra ise hazır.Bir kaç bardak su içip basın olarak resim alayım dedim, Zaim abi salatayı ne çekiyorsun, köfteleri çek dedi::))
Salatayı gören sonra laf çakmasın::))
Yav salata yersek onu çekiyoruz, köfte yersek onu çekeriz::))
Zaim abim kesene bereket.
İftarın üstüne birde Zaim abiye kestane balı sattım, ilaç gibi geldi.

Ramazan ayının sonuna geldik,sayılır önümüz bayram.
Dün arılıkta ilhami abiyi sopa araken gördüm ne oldu dedim yılan var dedi, yerden bir şey kaptı, peşinden gittim yılan mevta.
Bu bölgenin en tehlikeli yılanı olarak bilinen yöre halkınca sokak yılanı, asıl adı engerek yılanı.

Köylülerin demesine göre bu yılan gece gezermiş. Sokaklarda gece karşılaştıkları içinde adını sokak yılanı koymuşlar.
Yılanların özelliği, birisini gördümü kaçarlar.
Bu yılan kaçmaz ve hafif geri toplanır ve size doğru fırlar.
Dilinin ucu sivri ve sert, sanki iğne olarak dilinide kullanıyor...
Engerek yılanının kuyruğu yeşil.

Dişlerini inceledik, dişten zehir geliyor.
İncecik diş ve içi boş, yaratılan her şeyin öyle bilmediğimiz özellikleri varki.

Ramazan geldi gidiyor...Yarın laf söz olmasın diye bende İlhami abiye iftar verdim. Aynı yerde İlhami abinin Muhtarıda iftar yapıyormuş, masamızda anı olsun diye resim adık ama yemek vermedik::))

İlhami abide bu kadar yemeği kim yiyecek diyor. Masadan ayrıldığımızda gereiye boş tabaklar kalmıştı:::))
Bu sıra özel iftar poroğramlarım var, bu akşamki davetlim kalfam Muhteşem beydir...