közde çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
közde çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.12.2016

ARICILIK VE BÖLGEMİZDE SON DURUMLAR...

Zor günlerden geçiyoruz, terör olaylarının resimlerini paylaşıp teröristlerin reklamını yapmamak gerekiyor, şerefsizlerin istediği bu ne kadar ses çıkartabiliriz onun peşindeler. Farkında olmadan şerefsizlerin değirmenine su taşımayalım.Terörist dediğimiz kişilerin arkasında bir sürü bize dost görünen devlet var aslında biz onlarla savaşıyoruz. Şehitlerimizin yakınlarını ve anılarını ortaya döküp düşmanlarımızı sevindirmemek lazım diye düşünmekteyim.
Bunu daha önce gene yazmıştım ama gene not düşeyim. Bir Albay arkadaşıma Amerikalı bir asker öldüğünde ne yapıyorlar demiştim bana demiştiki Amerikanın bir sürü askeri dünyanın her tarafında ölür, sadece bir postal resmi koyup altına ülkesi için canını feda etmiştir yazar başka hiç bir açıklama yapılmaz demişti. Oradaki haberler ile ülkemizdeki haberleri karşılaştırmak lazım...
İçimiz yanıyor, ateşin düştüğü yerdeki yangını tabi kimse bilemez, Allah yakınlarına sabırlar versin.
/////////////////////////////////////////////////
Ben ne yapıyorsam paylaşan birisiyim burasıda benim günlüğüm. Benden yardım isteyenler var, şu konuda yardımcı olur musun? şu konuda bilgi verir misin? bana ne tavsiye edersin gibi bir sürü soru ve sual tarafıma iletilmekte. Cevap vermediğinde birde sitem edip posta koyanlar oluyor.Ben yardım kuruluşu değilim, tavsiye kurumu da değilim, arıcılık forumum var, isim ve soy isimle üye olunuyor,sorusu olan oradan sorar bir sürü cevap zaten var, arıcılıkla ilgili hemen hemen tüm bilgiler var. Bu günlüğümde ne yapmış isem ay ay arşivli paylaşılmış.Arı bakanı face sayfam var yaklaşık 8 bin civarı kişi beğenmiş, hangi birisine cevap vereceksin. bir soruya cevap vermekle iş bitmiyorki, hemen peşinden 3-5 soru daha geliyor, bu işin sonu yok. Kimse kaynakları okumuyor hazır cevap bekleyenler, kaynakları okuyun, ben soruların cevaplarını bilmiyorum. Ben arıcıyım diyenler paylaşımlardan kendisine pay çıkarmalı, başka türlü arıcı kendisini geliştiremez ve başkalarının oyuncağı olur.


 Gebze Pelitlideki en zayıf arım yayının birinci resmi, yaklaşık iki çıta filan. Stok iyi değildi, Darıcaya aldım ve koyu şurup yanında birde ballı çıta verdik.
En zayıf arılar Darıcaya alındı, arılar uçtuğunda stok sorunu olan arıya şurup verip sıkıntıyı ortadan kaldırıyorum.
Bölgemizde en sıcak yer Darıca, üç yerde arımız var Ovacık en soğuk yer, sonra Pelitli ovacıktan sıcaktır, sıralamada en sıcak yer ise Darıca.
Kocaeli bölgesinde en sıcak yer ise Gölcük'tür.
Darıcada yavru olmadığı zaman nadirdir.
Ovacık ve Pelitlide yavru kesilmeye başladı. Geceleri acayip grağı düşüyor sanki kar yağmış gibi.
Hafta sonu cumartesi günü Darıcaya ayrıldı, cuma akşamından Pelitliye gidip şeker getirdim akşam invert şurup yaptım. İki zayıf arı vardı kapatıp darıcaya alındılar.
İlhami abiyle yiyecek durumu iyi olmayan kutulara invert şurup verildi.
Tüm kutularda yavru devam ediyor. Bu kutular planladığımız gibi bahara çıkar ise ana arı üretim kutularına yavrulu çıtalar dağıtılacak ve metrolara fazla iş düşmeyecek inşallah.
 Baharda ana arı üretmek için böyle bir çıtayı arısız alıp, arısını kovanlardan karşıladığımızda bir kutu iki turda bize 8 yavrulu çıta verecek.
 Birde ana arı konusunda sorular var, senin ana arı bizim burada olumu, sanki kullandığın arı sizin oraya oluyor veya oluyorsa niye başka ana arı peşindesin, böylelerinin arıcı olmadığını anlıyorum.
 Seneye daha rahat olacağım inşallah, kendimi tamamen damızlık üretimine ayırıyorum, Damızlık üretiminde, f1 üretimi gibi sürekli iş olmaz bazı günler yoğunluk olur, dolayısı ile boş vakitlerimde oğluma yardım ederim. F1 üretimini Enes Emine bıraktım.Yıllardır yaptığımız üretim talepleri karşılamıyor. F1 siparişi verecekler Enes Emin ile görüşebilir tel. 0541 672 62 26.
 Kutuları yavrudan kesmek için blokeye zorlamak lazım, yada sürekli yiyecek kon trolü yapılmalı, yavru olduğunda yiyecek çok tüketiliyor.
 Bu kutu ana arı değiştirmiş, bu saatten sonra ne yapacaksa yeni ana arıyı. Kutu kontrollerinde iki ana arı yere düştü, kovanlar kontrol edilirken aynı durum olabiliyor, kovandan çıta çekildiğinde kovan üzerinde tutulmalı.

 Metro kovanlardan birisi iyice nüfusu düşmüştü kutuya aldık.
 Balları süperdi, mis gibi çiçek kokuyordu, ilhami abi b allara kondu :)
 En az iki kilo kara kovan balı, gözümün önünde bağıra bağıra gitti :))
 Ruşet ve kutulara polen gelişi devam ediyordu.

 Darıcadaki işleri bitirdim öğleden sonra ava vakit olursa diye zaten kota almıştım, hem köpekleri gezdirip hemde kendimi gezdirmek için vakit kaldı. Açlıkta vardı :)

 Biladeri ziyaret ettim Suriye pilavı yermisin dediler, dedim oda ne...
Yanında çalışan bir Suriyeli var.
İlk bakışta şehriye veya kırık çubuk makarna gibi görünsede, bu pirinçmiş. Oldukça uzun pirinçler. İnce kıyılmış havuç ve baharatlı bir pilav, sanki bizim dolmaların içindeki tada benziyor, güzelmiş yedim pilavı...
Geçen hafta avla ilgili paylaşım yapmıştım facede, birisi altına ne hakla o kuşları vuruyorsun diyen bir geri zekalı daha çıktı.
Devletin verdiği hak sayesinde vuruyorum, tavuk alacak paran mı? yok diyor, tüfek ve ruhsata verdiğim parayla tavuk çiftliği kurarım, sana ne...
Avın canı varda tavukların hiç mi canı yok, nerede dengesiz var beni bir şekilde buluyor.Sanki kendi yediği etler ağaçta bitiyor, hıyar ağasının. Aslında daha başka şeyler geçiyor içimden bu kadarını yazıyorum...
Av arazisine girmeden bir gün öncesi devletten izin alıyoruz.
Cumartesi öğleden sonra saat üç gibi köpekleri çıkarttım...
Sahadayız, köpekler kafesten çıkınca bayram ediyorlar...
 Gezdiğimiz yerlerde koca yemişler var, çiçekler devam ediyor.
 Bu sene koca yemişler arılara yaradı uzun zamandır açık ve daha önce yazmıştım bal çekiyorlar.
Kış kapıya dayandı hala koca yemişler çiçek vermeye devam ediyor.

Avlandığımız alan içerisinde taş ocakları var. Taş ocakları doğayı mahvediyor, bir taraftan düşünüyorum bunca yol nasıl yapılır, bunca asfalta çakıllar nereden temin edilecek.
Sadece yolda kullanılmıyor çakıllar, beton santralleride ince çakıl kullanıyor, sadece çimento kendi başına bir işe yaramıyor, kum lazım çakıl lazım.
Devasa çukurlar açılıyor.
Taş ocakları aynı testere gibi görünsede hep keser gibi işletmeciye para akıtıyor. Buralardaki maçıkan malzeme işlenip satılıyor, taş ocağı faliyetini bitirdiğinde burasını doldurup devlete teslim etmesi lazım. Bu seferde harfiyat döküm sahası oluyor, bir kamyon hafriyat 80-100 liraya buralara döktürülüyor. Harfiyatçılar döküm için parayla yer bulamıyor. Oyarkende para kazan doldurukende para kazan.
Düm düz arazinin oyulmuş hali, yandan böyle görünüyor hala oyma işlemi devam ediyor.

Avda tek çulluk denk geldi onuda aldık, akşam üzeri birde ördek vurduk av bitti, kısa günde ancak bu kadar.
Hafta içi arılığa yolum düştü, sabah sabah etrafı bir gezdim her taraf buz gibiydi.
Kışın bunlarda su derdine düşmüşler demekki yavru devam ediyor, birde kek versek tarlacı arıcıların hepsini suda öldüreceğiz.
Sanki kar yağmış gibiydi ortalık ve düşen grağının miktarı...
Pazar günü Av bitimi bizimkiler bitti. Hava sıcaktı, 5 kişiydik 5 çulluk vuruldu. Yaklaşık olarak 14 km yürünmüş.
Ateşi yaktık köze patatesleri gömdük.
Ekmekleri közde kızarttık...
Közde patlıcanlar közlendi.
Barni ise kemik peşinde bıkıp usanmadan bekliyor.
Bir hafta sonu daha geride kaldı.

30.11.2015

ARICILIK,KASIM AYIDA, PASTIRMA YAZIDA BİTTİ...

Kasım ayının son haftası pastırma yazınında sonu oldu...
Darıcadaki bölmelere 25 kasım akşamı invert şurup yaptım.İki kova şurubu kuyuda soğutup aynı akşam bölmelere dağıttım çünkü hafta sonuna hava oldukça soğuyacaktı.
28 Kasım cumartesi varroa mücadelesi için darıcaya uğradığımda bazı bölmeler hala şurupları çekememişti. Yani havalar soğudu. Tek tük 12 derecede polen taşıyan arılar vardı. Sonuç olarak kanaatim bölmelerin yüklemeleri havalar düzelene kadar yeterli olacak.
Bu bölmelere kısa sürede 4 çuval şeker verildi ve ilk başlarda çok az başlayan şuruplama sonradan sorunlu ve az şurubu bile bitiremeyenler aralardan çıkartılıp diğerlerine verilen şurup artılırdı.
Bu resimler 25 kasım akşamı şurup verirken gece çekildiler.
Hafta sonu arı açacak hava sıcaklığı yoktu.
İşler sıkışık olduğu dönemlerde bölünen arıların ancak şurubuyla uğraşıldı ve sorunlu olanlarına destek yapıldı.
Bölüp kutudaki arıyla birleştirirken ana arılar kafese alınmıştı. Bir çok bölmede kafesleri alamadım, hala kafesler çıta arasında duruyor.
Mevsim olarak arı açma zamanı değil.
Verilen şurubu bölme alıyorsa o bölmeyi açıp karıştırmanın anlamı yok, bu bölmede işler yolunda deyip geçiyoruz.
Bazı acemi arıcılar kovanı açtıklarında anayı göremediklerini soru olarak forumda ve sorularda belirtiyorlar. Arıcı ana arı görecek diye bir şey yok, çıtada yumurta açık kapalı yavru varsa ana arı vardır, anayı görsen ne olacak.
Bakın yukarıda yazdım, bölme 18 ekimde yapılmış, kasım ayı bitiyor bazı bölmeleri açıp ana arı birleşirken kesildimi veya kabul edildimi diye bakmamışım. Anasız koloni zaten verilen şurubu alamaz, ne kadar şurupluğa parçalar koysanızda bazıları boğulur.
Peteklerde ağarma olmaz.
Peteklerde alınan şurupla ağarma oluyorsa o bölme veya koloniyi karıştırmaya gerek yok, şurubu bas geç öbür bölmeye...
Bir yılın daha sonu görünüyor.Bu gün 30 kasım ve yarın son aya gireceğiz.
Arı seri güzel günler zor, şubat 15 şe kadarda havalar düzelmez. Aralarda bir kaç güzel gün olur onları iyi değerlendirmek lazım.
Artık bahara yapılacak olan işlerin hazırlık ve planları ile avunacağız...
Hafta içi yardım istediler ağaç yüksek ve hurmadan yıkılıyormuş, gittikki uçta kalanlardan başka hurma kalmamış.
Zeki usta ile gerekli yardımı yaptık.
Olmuşların icabına hemen oracıkta bakıldı.
Ağacı yükten kurtarıp geri geldik. Evde olgunlaşmayı bekleyen Trabzon hurmaları...
Fasoncular iyi gidiyor verdiğim fidelere iyi bakıyorlar.
Bazıları minicik terlikle kıvırcık ölçümü yapıyor. Böyle 46 numara botla bir ölçüm yap diyeceğim çamur hazır, diyeceği benim ayağım küçük nereden 46 numara bot bulayım :))
Düz marul fideleri yeni fasoncular bekliyor.
Yüzlerce marul fidesi var.
Bu bahar iki kovada 13 çilek fidanı vardı, darıcada bunu araziye ektik.
13 Fide, öyle çoğalmış sanki orman gibi olmuş, yüzlerce çilek fidanı oluşmuş bunları bir hizaya getirmek lazım.
Pelitliye iki sıra çilek ikimi için hazırlık yaptık, bizim 3 nolu birader bahçıvan, ben toprak nasıl kazılır bilmiyorum :)
Cumartesi bu arada tüm bölmeler varroa mücadelesinden geçti. Körükle amitraz içerikli etken madde veridi.
Arta kalan zamanda bahçıvanlık eğitimleri aldım :)
Yaklaşık 6 metrelik iki sırt yapıldı naylonunu filan aldım, damlama sistemli çilek üretilecek.

.Yemek işini bizim Cilacı Zeki ustanın boyahanede yaptık.
Levrek balığı alıp kızarttık.
Cemil usta misafirimizdi.
Pazar günü soğuk ve yağmur vardı kendimizi arazide bulduk.
Dağ tepe gezdik, bu yıl kocayemişler güzeldi. Bazı yıllar hava yağış ve sıcaklıklardan olsa gerek, kışın kar varken çiçek açardı bu yıl çok erken açtılar.
Havalar soğudu bundan sonra koca yemişlerde bir işe yaramayacak.
 Çiçeklerle birlikte meyveler.
Çiçek ile meyve bir kaç ağaçta birlikte oluyor. Turnçgillerde var, limonda kendim gördüm birde koca yemişte çiçek ve meyve aynı anda oluyor.

Derelerde salkım salkım çiçek açan başka çiçekler vardı, sanki sarmaşığa benziyor.
Bu hafta gene incir ağacını ziyaret ettim son incirleride götürdüm.
Geçenlerde çelik almıştım bizim doktor sanki çelik paraylamı yap 40-50 tane dedi, odunları sanki o taşıyor :))
Genede kırmadım 15-20 tane çelik alıp akşam bahçeye diktim.
Çelikleme ile ilgili ağaçlar nette geniş bilgi var. Oradaki yayınları okurken birisi Ankara da incir oluyor demiş şaşırdım. Ben memleketim Niğde de görmedim, duymadım ikisi de aynı iklim.

Çelikleme için aşağıda geniş bilgi var.

http://www.agaclar.net/forum/fidan-ve-fide-bitki-uretim-tohum-cimlenme-celik-asi/19244.htm

İncir ağacının son incirleri ne gitti be...
Kaç aydır incir üzerinden eksik olmadı, çok güzel kademeli bir verimi var.
Arazide ızgara vardı, bizim 7 numaları birader etleri çubuklara takmakta oldukça yetenekli...
Dağda bayırda yedikleriniz o kadar önemli değil ama hiç olmayacak yerde, közde çay acayip güzel gidiyor...

Haftaya galiba Şile daveti var, ne yapayım gidem bari.

İnsanlar duamızı alsınlar, hayır için giyiyorum yanlış anlaşılmasın...