çilek fidesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çilek fidesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.11.2015

ARICILIK,KASIM AYIDA, PASTIRMA YAZIDA BİTTİ...

Kasım ayının son haftası pastırma yazınında sonu oldu...
Darıcadaki bölmelere 25 kasım akşamı invert şurup yaptım.İki kova şurubu kuyuda soğutup aynı akşam bölmelere dağıttım çünkü hafta sonuna hava oldukça soğuyacaktı.
28 Kasım cumartesi varroa mücadelesi için darıcaya uğradığımda bazı bölmeler hala şurupları çekememişti. Yani havalar soğudu. Tek tük 12 derecede polen taşıyan arılar vardı. Sonuç olarak kanaatim bölmelerin yüklemeleri havalar düzelene kadar yeterli olacak.
Bu bölmelere kısa sürede 4 çuval şeker verildi ve ilk başlarda çok az başlayan şuruplama sonradan sorunlu ve az şurubu bile bitiremeyenler aralardan çıkartılıp diğerlerine verilen şurup artılırdı.
Bu resimler 25 kasım akşamı şurup verirken gece çekildiler.
Hafta sonu arı açacak hava sıcaklığı yoktu.
İşler sıkışık olduğu dönemlerde bölünen arıların ancak şurubuyla uğraşıldı ve sorunlu olanlarına destek yapıldı.
Bölüp kutudaki arıyla birleştirirken ana arılar kafese alınmıştı. Bir çok bölmede kafesleri alamadım, hala kafesler çıta arasında duruyor.
Mevsim olarak arı açma zamanı değil.
Verilen şurubu bölme alıyorsa o bölmeyi açıp karıştırmanın anlamı yok, bu bölmede işler yolunda deyip geçiyoruz.
Bazı acemi arıcılar kovanı açtıklarında anayı göremediklerini soru olarak forumda ve sorularda belirtiyorlar. Arıcı ana arı görecek diye bir şey yok, çıtada yumurta açık kapalı yavru varsa ana arı vardır, anayı görsen ne olacak.
Bakın yukarıda yazdım, bölme 18 ekimde yapılmış, kasım ayı bitiyor bazı bölmeleri açıp ana arı birleşirken kesildimi veya kabul edildimi diye bakmamışım. Anasız koloni zaten verilen şurubu alamaz, ne kadar şurupluğa parçalar koysanızda bazıları boğulur.
Peteklerde ağarma olmaz.
Peteklerde alınan şurupla ağarma oluyorsa o bölme veya koloniyi karıştırmaya gerek yok, şurubu bas geç öbür bölmeye...
Bir yılın daha sonu görünüyor.Bu gün 30 kasım ve yarın son aya gireceğiz.
Arı seri güzel günler zor, şubat 15 şe kadarda havalar düzelmez. Aralarda bir kaç güzel gün olur onları iyi değerlendirmek lazım.
Artık bahara yapılacak olan işlerin hazırlık ve planları ile avunacağız...
Hafta içi yardım istediler ağaç yüksek ve hurmadan yıkılıyormuş, gittikki uçta kalanlardan başka hurma kalmamış.
Zeki usta ile gerekli yardımı yaptık.
Olmuşların icabına hemen oracıkta bakıldı.
Ağacı yükten kurtarıp geri geldik. Evde olgunlaşmayı bekleyen Trabzon hurmaları...
Fasoncular iyi gidiyor verdiğim fidelere iyi bakıyorlar.
Bazıları minicik terlikle kıvırcık ölçümü yapıyor. Böyle 46 numara botla bir ölçüm yap diyeceğim çamur hazır, diyeceği benim ayağım küçük nereden 46 numara bot bulayım :))
Düz marul fideleri yeni fasoncular bekliyor.
Yüzlerce marul fidesi var.
Bu bahar iki kovada 13 çilek fidanı vardı, darıcada bunu araziye ektik.
13 Fide, öyle çoğalmış sanki orman gibi olmuş, yüzlerce çilek fidanı oluşmuş bunları bir hizaya getirmek lazım.
Pelitliye iki sıra çilek ikimi için hazırlık yaptık, bizim 3 nolu birader bahçıvan, ben toprak nasıl kazılır bilmiyorum :)
Cumartesi bu arada tüm bölmeler varroa mücadelesinden geçti. Körükle amitraz içerikli etken madde veridi.
Arta kalan zamanda bahçıvanlık eğitimleri aldım :)
Yaklaşık 6 metrelik iki sırt yapıldı naylonunu filan aldım, damlama sistemli çilek üretilecek.

.Yemek işini bizim Cilacı Zeki ustanın boyahanede yaptık.
Levrek balığı alıp kızarttık.
Cemil usta misafirimizdi.
Pazar günü soğuk ve yağmur vardı kendimizi arazide bulduk.
Dağ tepe gezdik, bu yıl kocayemişler güzeldi. Bazı yıllar hava yağış ve sıcaklıklardan olsa gerek, kışın kar varken çiçek açardı bu yıl çok erken açtılar.
Havalar soğudu bundan sonra koca yemişlerde bir işe yaramayacak.
 Çiçeklerle birlikte meyveler.
Çiçek ile meyve bir kaç ağaçta birlikte oluyor. Turnçgillerde var, limonda kendim gördüm birde koca yemişte çiçek ve meyve aynı anda oluyor.

Derelerde salkım salkım çiçek açan başka çiçekler vardı, sanki sarmaşığa benziyor.
Bu hafta gene incir ağacını ziyaret ettim son incirleride götürdüm.
Geçenlerde çelik almıştım bizim doktor sanki çelik paraylamı yap 40-50 tane dedi, odunları sanki o taşıyor :))
Genede kırmadım 15-20 tane çelik alıp akşam bahçeye diktim.
Çelikleme ile ilgili ağaçlar nette geniş bilgi var. Oradaki yayınları okurken birisi Ankara da incir oluyor demiş şaşırdım. Ben memleketim Niğde de görmedim, duymadım ikisi de aynı iklim.

Çelikleme için aşağıda geniş bilgi var.

http://www.agaclar.net/forum/fidan-ve-fide-bitki-uretim-tohum-cimlenme-celik-asi/19244.htm

İncir ağacının son incirleri ne gitti be...
Kaç aydır incir üzerinden eksik olmadı, çok güzel kademeli bir verimi var.
Arazide ızgara vardı, bizim 7 numaları birader etleri çubuklara takmakta oldukça yetenekli...
Dağda bayırda yedikleriniz o kadar önemli değil ama hiç olmayacak yerde, közde çay acayip güzel gidiyor...

Haftaya galiba Şile daveti var, ne yapayım gidem bari.

İnsanlar duamızı alsınlar, hayır için giyiyorum yanlış anlaşılmasın...

2.11.2014

ARICILIK, KASIM AYINA GİRDİK...



Düğünler, dernekler hayatın vazgeçilmezi...
Dünya var olduğu müddetçe devam edecek...
Arıcılık işleri bitti diyemem ama artık bayağı bir hafifledi, baharı bekliyoruz.
Mesai arkadaşım Kadir Ustanın hafta sonu, oğlunun düğününe katıldım.
Ortadaki kişi ise geçmişte bana çok iyilikleri olan tamirci Mustafa abinin kardeşi Bilal. 90 Lı yıllarda bir minibüsüm vardı bmc motorlu fort minibüs. Sanayide işi bilmeyen ustaların eline düşmüştüm, neredeyse tüm tamircilerle akraba olmuştuk...
Bir çıkma parça anım vardır hala birbirimizi gördük mü ilk o aklımıza gelir.
Benim külüstüre bir parça lazım, yenisi çok pahalı, bende çıkma parça arıyorum. Mustafa abiye durumu ilettim abi temiz bir çıkma parça var mı diye.
Cevap temiz olsa niye çıkma olsun, demişti.
O gün bu gün Bilal beni gördüğünde çıma bal ister.
Balın çıkmasımı olur dediğimde, bal kovandan çıkmıkıyor mu der...
Resimdeki 3. Kişi ise bizim Cemil ustanın akrabası marangozdur ve hepsinde arıcılık var.

Düğün kemençe ile yapıldı, kemençeci ise Kadir beyin düğününü çalmış, şimdi oğlunun düğününü çalıyor, kısmet olursa torunun düğününe de gel bari dedim... :)
Kemençeci üç kuşak düğünü çalsın.
Sallama horonla düğün başladı kazasız belasız sonlandı, gençlere uzun ömür ve mutluluklar diliyorum.
Köpük kutuların birleştirilmesi.
Cumartesi günü Darıca'daydım, arılıklar arası gidip gelen ruşetler var hem birleştirme yapıyorum hemde yer unutturma çalışmaları devam ediyor.
3 Ruşet zır aç çıktı, sanırım yağmalanmışlar. Onları akşam kapatıp başka yere götürdüm.
Bir tur daha şurup verilme kararı aldık.Bu işe pazar gününü ayırdık.
Bahçede yapılacak başka işler vardı onları halletim.
Çilek fideleri çoğaldıkça başka saksıya alıyorum, şu an itibari ile 10 saksı oldular, seneye balkonda çilek yetiştirmeyi düşünüyorum.10 Saksı bir evin çilek ihtiyacını çok rahat karşılar. Başarılı olursak herkes için bu konuda örnek olacağız...
Çilekler ha bire ayrık gibi kol atıyor, fide lazım olduğu için izin veriyoruz, meyve bekliyorsanız bunlara izin verilmeyecek...
Arıcılar olarak toplumda üreticilik sınıfındayız, tamamen tüketici olmadığımıza göre, bir şeyler üretmenin yollarını bulmalıyız.
Üreticilik konusunda oldukça ileri düzeydeyim.Bir çok konuda çalışmalarımız var.En çok hoşuma gidende suni tohumlama için gerekli olan aletin üretimine sebep oluşum...
Bu aletin kullanımı ve üretilenler....
Darıcada hala dalında olmasını beklediğimiz karpuzlar var.
İki tanesini cumartesi kopardım, küçük olanı kırıp yedim, eskiden bıçakmı vardı.
Cumartesi gününün büyük bölümü kıvırcık ekmekle geçti...
Baştan ip çekmedik, zikzak olmuş, sonra ip çekip hızaya getirdik.
Kıvırcık ekimi tamam, yapılması gereken işlemler var, bu konuda bir yarışmacı ikna edip yarışa soktuk, Allah sonunu hayır etsin diyorum ama kazanan ben olacağım, o yarışçı üç beş kıvırcıkla oynasın bakalım...
Bu yıl ekilip gelecek seneye hazır olacak baklalar çıktılar...
Bakla resmi.
Enginardaki ihtişama bakın.
Enginar fidesi verdik bazı yarışmacılara, hep çamur, yarışı kaybettim diyeceğine, tüm kemirgenler beni buldu diye mazeretler, mazeretler....
Cumartesi günü böyle geçti.
Bol bol toprakla oynadım arı uçuşu yoktu genel kontrollerin dışında kovan içlerini karıştırmadım.

2 Kasım 2014, arılara çorba kaynatıyoruz. Pazar sabahı 2 çuval şeker alıp,Darıca'ya gittim. İlhami abi daha şurup kaynamadan hastası varmış Bursa'ya arazi oldu, gene yalnızları oynuyorum.
160 litre civarı invert şurup hazırladım.Buradaki arılığa iki tur yeter. Şurubun soğumasını beklerken etrafı kolaçan ettim.
Gözlemler arıcılıkta çok önemli.
Bir kovan yavru sökmüş, yavru sökme işi soğuktan da olabilir varroadan da olabilir. Alttaki parça olmasa bu gözlemi yapmak imkansız, çünkü sökülen yavrular uçuş tahtasının dışına atılmış. Daha yakından bakıyorum....
Sökülen yavruların üzerinde bile varroa vardı. İçlerinde kanatsız olanlar vardı, arada birde varroa mücadelesi çıktı, hepsine fulimetril geçtim.
Bir tur daha geçilmeli hala kovanlarda kapalı yavru var.Darıcada yavru bitmiyor da diyebilirim. Bir iki kafkas arım var onlarda yavru yok.

Boş vaktimde zeytin topladım, sele zeytinini çok severim, bahçede bir sürü zeytin ağacı var, bakımsız zeytinler dökülüyor. Dalında mat duranlar kurtsuz, parlak olanlara bakıyorum delik var.Kışlık zeytin, sele zeytinini çok severim daha olmadan acılı acılı güzel oluyor.
Akşam üzeri hava serinledi arılar uçuşu kesti, sıradan tüm kovanlara ruşetlere şurup verdim. Kamburum çıkmış...
İş bitimi yorulsanız da mutlu oluyorsunuz...
Eve geldim, zeytinleri yıkayıp, bidona doldurup üstüne iri tuz koyup karıştırdım. Bir hafta sonraya yemeye başlarız buyurun :))
Taze sele zeytinine...

18.10.2014

ARICILIK... EKİM 2014 DE YARI OLDU...

Sonbaharda arıcılık...
Arıcılık ve ekim ayını yarı ettik bile. Gündeme geri dönüyoruz, bayramda geçti. Biz ise gündenden uzakta kaldık.Bu paylaşım bir hafta öncesinin olması lazımdı, Düzce gezimizi öne aldım.
Zamanında paylaşılmayan bilgilerin sonradan bir anlamı kalmıyor. Arıcılıkta zaman çok kıymetli...
Bu yıl bir kaç kez püren resmi çektim ama kafama göre boş bir vakit bulamadım. İlk defa güzel pürenlik alana girip resimler videolar aldım.
 Arılar nektar ve polen topluyor...
 Burası Gebze organize sanayi içinde kalan bir yer, içeride arı koyacak yer yok...
Zaten dışarıda bir yer olsadı bu pürenler çoktan süpürge olmuşlardı bile...
Pürenleri kesenlere engel olunamıyor, bu işin çıkar yolu nalburlara püren süpürgesi sattırmamak, o zaman kesenler süpürgeyi kime verecek...
 Pürenler havalar müsaade ederse bir ay daha açık kalır, soğursa kavrulabilir...
 Kısa sürede aldığım resimler içinden seçtiklerim bunlardı...

 Darıcadaki arılarda yavru durumu daha fazla. 5 Çıtalık bir kolonideki yavru durumu. 8 Çıtalık bir kovanda 5 çıta yavru vardı 2 çıtasını arısıyla bölüp aldım.
 4 Çıtalık bir ruşette 2 çıta güzel yavru vardı...
Bu kovanda yavru durumu oldukça az. Gürcistandan geçen yıl gelen bir arı vardı ondan bir tane ana arı üretmiştim, yavru çıkan yere şurubu basıyor. Bende yavrulu çıtasını alıp, ful yavru çıta verdim :)
 Gürcü arının yavru durumu. Bu arada gürcü arıdan bir kaç ana arı üreteyim diye ruşetini açtığımda ana arıyı bulamadım, geçen sene bir sürü destekle bahara çıkartmıştık...
Bir kaç ana arı üretseydim daha iyi olurdu, ne kadar değişik arı varsa bana göre erkeler açısından zenginliktir...
 Köpük kutularda toparlanmaya devam ediyor. Hala arı böle biliyorum ana arı sorunum yok.

Bazı 3 çıtalık bölmelerde üreme azaldı,araya boş esmer çıta giriyorum...
Kışa hazırız aslında...
Bal kemerleri güzelleşiyor...
 Darıcada ürettiğimiz Trakya'nın meşhur, hasabey kavunu. Çok tatlı olur içi kırmızı kabuk incedir.Dışı yeşil...
 Hasanbey kavununun dışı yeşil içi kavun içi rengi demek bu oluyor :)
 Yıllar öncesi aldığım bir çakı, bulsam bir kaç tane daha alırım.
Çatal bıçak,kaşık acayip işe yarıyor...
Ayrıla biliyorlar...
 Bu yıl Zaim abiden çok çilek yedik, bizde seneye çilek yetiştirme çalışmalarını başlattık. Bu çilekler balkonda bile yetişir.
Saksıya sığmayan çilekler kollar atıp çoğalmaya başlamışlar bile. Seneye bakalım bizi neler bekliyor...
Olmamış bir karpuz. Olduğunu karpuz sapının bitkiye bağlandığı yerden anlarız. Biz kulak deriz kaşık gibi bir parça var o kulak kuruduğunda karpuz ben oldum der. Birde bizim makas veya sındı dediğimiz sağa sola sarılan ve tutunan parça var o kurursa karpuz gene olgunlaşmıştır...

Bize bunca iş arasında başka işlerle nasıl uğraşıyorsunuz diye soranlar var.
Aynen doğru çok yoğun tempoda çalışırım. Dinlenmek için bir yere uzansam yarım saat uğraşsam uyuyamam, kıvranır dururum. Yattığım yerde şu yapılacak, şunu şöyle yapayım gibi bir sürü plan kurarım ve yatamam.
Bahçe işleri bize öğrencinin teneffüsü gibi gelir.
İşten yorulduğumuzda başka işle uğraşmak insanı dinlendiriyor, deneyin göreceksiniz...

Hafta arası Dr.İsmail abim aradı, Aliciğim bir kovanda ana arıyı göremiyorum diyor.
Yavru var mı diyorum, var desede bu durum bir kaç kez tekrarladı.

Dedim yarın arılarına bakacağım.
Gittiğimde manzara hiç hoş değildi, girişler sonuna kadar açık. Zayıf arıya sarıca arılar girip çıkıyor, tabir yerindeyse kovanın içinde cirit atıyorlardı.
 İlk çektiğim çıtada ana arıyı bulup öldürdüm, yanımda götürdüğüm 2014 ana arıyı kovana verdim. Güçlü kovandan bir çıta yavrulu arılı çıta zayıfa aktarıldı.
Kovanlar birisi aç, diğeri fena değil hemen bakkala gidip şeker, ve sarı gazoz aldım.İki kovanada şurup yaptım, sarıca tuzaklarına sarı gazoz doldurdum, bu işlem geçen hafta yapıldı yarına kontrol yapılacak bakalım durumlar ne oldu.
 Girişler daraltıldı...
 Bahçede karıncalar cevizi yuvaya taşımaya uğraşıyorlardı :)
Bir kaç ceviz kırıp, giriş civarına attım, bahçeden topladığım cevizlere, ayvalara el koydum...
Giriş daralınca zayıf arıda savunma yerini aldı....
 Kocayemişler olmaya başladı...
Ağaçlar kocayemiş meyvesinden yıkılıyor...
Bu yıl ilk defa kışa girecek bölmelere iyi bakıyorum bahara İnşallah bayağı bir arı satışı yapacağım.Şu an bölme sayımız 200 üstüne çıktı ben bittim, bölme işlemi hala bitmedi...
Bölme başına 4-5 litre koyu şurup verildi. Çıtalarda ağarma ve sırlama devam ediyor. Artık sıradan kontroller gerekiyor arada stokları olmayanları bulup onları beslemek gerekiyor.Bir çok bölme bloke olmuş araya esmer çıta giriyorum...
 Bu bölme çok kısa sürede şurubu çekiyor, resim çekeyim diye açtığımda fark ettim. Acaba yemlikte kırıkmı var dedim. Ertesi gün kontrol edilecek.
Aç arılar, kuduz gibi :))
Bölme arılarım...
Aynı güçte yan yana iki ruşet, burada şurup duruyor...
İlginç tabi ki...
Ertesi gün kontrol ettim yemlikte kırık filan yok bir yemlik daha doldurdum. Bu işler tabiki gece yapılıyor gündüz kesinlikle bu mevsimde besleme yapılmaz. Her taraf yağmacı arılar tarafından dolar ve ortalık savaş alanına döner...
Tekrar ruşeti açtım tüm arılar dizilmiş şurup çekiyordur diye hayal etmiştim ve resimlerini çekeceğim...
Yanılmışım, arılar örtüden yemliğe salkım yapıp yemliği anında boşaltıyorlar...
Az geç kalsam bu yemliği de bitireceklermiş...
Sezon bitti son rutuşları yapıyorum, havalarda soğumaya başladı, bakalım Mevla neyler, neylerse güzel eyler...