medyada arıcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
medyada arıcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.10.2012

BİZE NE OLMADI Kİ



Muhteşem abinin yazıp sorduğu soruya  cevap::))
Muhteşem abimin yazısı beni sanal aleme girişimize götürdü. Neydi o günler. Muhteşem abi filan yok, başlangıçta 5-6 kişi filanız.
Ben yeni internetle tanışmışım ve 40 yaşındayım, ancak msn kullanıp, bazı sitelere girip okumaktan başka bir şey yapamıyorum. Arıcılıkta bir ikide blok var, ben defalarca uğraşmama rağmen blok kuramadım ama isimleri farkında olmadan bloke ettim, blogun ismini alıyorum gerisini tamamlayamıyorum, çünkü o zaman blogerler İngilizceydi.

O zaman sadece sanaldan tanışıyorsunuz acayip bir yardımlaşma var. İşin buralara geleceğini kimse tahmin etmiyordu. Gene bir akşam çok uğraştım, o zamanlar çeviri programları da yok. Blogu bir türlü kuramıyorum, oğlum dediki arılara gittim yaz, yazdım bana ben-gittim seçeneği verdi. Aslında arıcılıkla ilgili bir isim alınabilirdi ama bu ben-gittim seçeneğini bizim arkadaşlar arıcı blogu olarak ayarladı ve blok yayınlarına başladım. İleride bize yardım edip, bloga ayar çekenler, bizden nasıl kurtuluruz hesabı yapıp ne filmler çevirecekti.

2006 Yılında ilk blogumu, bir resmi çift yüklediğim için resmi sileyim derken, blogu silmiştim, ilk dört aylık bilgiler ve resimlerde gitti, keşke dursalardı, altlarında ne yorumlar vardı.

Muhteşem abinin dediği gibi acayip bir gelişim gösterdik, sanal arıcılar ilk olarak 2007 yılında bir kongreye katıldık. Devamında bu gurup dağılmaya başladı. İlk olarak guruptan atılan bendim, Muhteşem abide ben sonradan öğrendim, guruptan atılmam için oy kullananlardan. Birisinden niçin kurtulmak istersiniz veya yok etmeye çalışırsınız. Ben bana düşman olanlara iyilikten başka ne yapmışım hala çözemedim.

 Ben kimsenin ne anasına ne bacısına, nede kızına yan gözle bakmamışım yalan söylememişim, şerefsizlik yapmamıştım ama hakkımda bir şey söylenmeliydi, bir şeyler uydurulmalı, bula bula şunu bulmuşlar diyorlar ki bu kendisini ön plana çıkartıyor. Tek suçum gurup içinde diğerlerinden daha fazla arıcı olmam ve birçok öğrendiğimi uygulayıp, başkalarının da öğrenmesini sağlamakta, başarılı olmamdı. Hiç kimseyi tutan yok, insanlar yaptıklarıyla ön plana çıkar, benden kurtulanlar niye hala ön planana çıkmak için çabalayıp bunu niçin başaramıyor oturup düşünsünler. Ön plana çıkmak gibi derdiniz yok ise niçin çalışan birilerini harcamaya kalkıyorsunuz.

 Düşünün 2007 yılına gittiğimizde, şu an sanal arıcılar olarak bilinen gurupta larva transferini yapmayı bilen yoktu, bilen kişilerde saklıyordu, Muhteşem abi nerden nereye derken bunları da unutmamak lazım. İlk larva transferlerim tuttuğunda havalara uçmuştum, bunu bloktan paylaştım ve herkesin bu işi yapabileceğini yazmıştım, beni takip eden bir kitle vardı, sevenlerim, onların duasıyla ve iyi dilekleri sayesinde başarılı olduğumu düşünmekteyim, hiçbir eğitim almadan ana arı üretiyorduk, 2011 yılında ana arı üretim kursunda öğreniyordum hangi larvanın alınacağını.

2007 Yılında ana arı üretmesini bilmeyen ben ve arkadaşlarım, yapmış olduğumuz çalışmalarla ülkemize suni tohumlama cihazı kazandırmışız.
Bununlada kalmayıp, elimizde genetik özellikleri tarafımızdan bilinen, ana arıların yedeklenmesi gene suni tohumala ile yapılmakta. 

Ben birilerinin hor gördüğü eğitimsiz biriyim. Ben 2006 yılında da aynı eğitimdeyim, bu günde aynı ilk okul diplomasına sahibim. Benim yeteneklerimi görüp hakkımda 2007 yılında, sen ileride insan kopyalamazsan bende bir şey bilmiyorum diye yorum atacaksın, şimdi çoban diyeceksin ne değişti ki?


Şu an piyasada kullanılan oksalik asit buhar aleti, bana Yunanistan’dan gelen hediye buhar aletinden esinlenilerek üretilmiştir, yani onun temelinde gene ben varım. Mehmet Yüksel bakırdan olmaz dedi, hemen malzeme kroma dönüştürüldü.Peki bana hediye gelmeden bu alet yapılmamıştı, hadi yapıldı niye önce krom yapılmadı?

Kulanmış olduğumuz arılara karşı çıkanların elinde gene güya sevmedikleri arılar var, yavaş yavaş bizimde arılarımız sakin demeye başladılar, şimdiye kadar bu açıklamalar niye yapılmıyordu.


İki yıl invert şuruba karşı çıkıp, acayip yazılar ve hmf tellarları şimdi sesiz sedasız oturanlar, gene bizi istemeyenlerdir. Bu sessizlik hayra alemet değil, zannedersem artık invert kullanıyorlar.


Yapmış olduğum işlerde başarılı oldukça karşı taraf kudurdu, her türlü pisliği yaptı ve yapmaya devam ediyor. Bakın benden kurtuldunuz, buyurun sizde kendinizi ön plana çıkarın dedim, sadece bana sataşmakla arıcılıklarını geliştirdiklerini sandılar, hala 2006 yılında kalanlar var. Bumu bilimsel arıcılığınız?


2007 Yapılan yayınlar ortadadır, ana arı üretmesini bilmiyorduk.
İnvert şurup bilmiyorduk.
Organik asitlerin nasıl kullanılacağını bilmiyorduk, Mehmet Yüksel sayesin de bunları öğrenip uygulamaya başladık.
Koloni yönetimi nedir bilmiyorduk, bir çok kişi bu konuyu Mehmet Yüksel’den öğrenmiştir. 


Saf arıyı, F1 arıyı, hibrit arıyı hala bilmeyenler var.
Saf arı yetiştirebilmek için neler yapmışım ne planlarım vardı, en son suni tohumlama aleti yapıldı ve rahatladık, özgürüz.

Beğenilmeyen çoban bunların çoğuna imza attı.

Bizi beğenmeyenlerin çalışmalarına bir göz atacak olur isek, arı yükleme ve indirme işini ballandıra ballandıra anlatıp, ekip işi olduğunu millete çakıyordu, bir gün dedimki, yav bu işe ekip lazım değil, amele pazarına gidelim, 4 adam tuttuk mu al sana ekip, kıçının üstüne oturmuştu. Bunların huyunda bu var, kendi pirelerini deve, başkasının devesini de pire yapmasını çok iyi bilirler.


Şu ana kadar elle tutulur ortaya arıcılık adına bir şey koyamamışlar, guruptan kurtulmak için attıkları kişiye bağlanıp hayatlarını devam ettirmeye ve gündemde kalmaya çalışılıyor. Sen birisiyle yollarını ayırdıysan, bir daha ondan bahseder misin? Hala bizden ayrılanlara nafaka ödemeye devam ediyorum::)) Ben çok merak ediyorum ve soruyorum bu ne perhiz ne salata turşusu diye.

Muhteşem abi bizebir şey olmadı, onlara sor size ne oldu diye::))