koloni kontrolü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koloni kontrolü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.10.2014

ARICILIK... EKİM 2014 DE YARI OLDU...

Sonbaharda arıcılık...
Arıcılık ve ekim ayını yarı ettik bile. Gündeme geri dönüyoruz, bayramda geçti. Biz ise gündenden uzakta kaldık.Bu paylaşım bir hafta öncesinin olması lazımdı, Düzce gezimizi öne aldım.
Zamanında paylaşılmayan bilgilerin sonradan bir anlamı kalmıyor. Arıcılıkta zaman çok kıymetli...
Bu yıl bir kaç kez püren resmi çektim ama kafama göre boş bir vakit bulamadım. İlk defa güzel pürenlik alana girip resimler videolar aldım.
 Arılar nektar ve polen topluyor...
 Burası Gebze organize sanayi içinde kalan bir yer, içeride arı koyacak yer yok...
Zaten dışarıda bir yer olsadı bu pürenler çoktan süpürge olmuşlardı bile...
Pürenleri kesenlere engel olunamıyor, bu işin çıkar yolu nalburlara püren süpürgesi sattırmamak, o zaman kesenler süpürgeyi kime verecek...
 Pürenler havalar müsaade ederse bir ay daha açık kalır, soğursa kavrulabilir...
 Kısa sürede aldığım resimler içinden seçtiklerim bunlardı...

 Darıcadaki arılarda yavru durumu daha fazla. 5 Çıtalık bir kolonideki yavru durumu. 8 Çıtalık bir kovanda 5 çıta yavru vardı 2 çıtasını arısıyla bölüp aldım.
 4 Çıtalık bir ruşette 2 çıta güzel yavru vardı...
Bu kovanda yavru durumu oldukça az. Gürcistandan geçen yıl gelen bir arı vardı ondan bir tane ana arı üretmiştim, yavru çıkan yere şurubu basıyor. Bende yavrulu çıtasını alıp, ful yavru çıta verdim :)
 Gürcü arının yavru durumu. Bu arada gürcü arıdan bir kaç ana arı üreteyim diye ruşetini açtığımda ana arıyı bulamadım, geçen sene bir sürü destekle bahara çıkartmıştık...
Bir kaç ana arı üretseydim daha iyi olurdu, ne kadar değişik arı varsa bana göre erkeler açısından zenginliktir...
 Köpük kutularda toparlanmaya devam ediyor. Hala arı böle biliyorum ana arı sorunum yok.

Bazı 3 çıtalık bölmelerde üreme azaldı,araya boş esmer çıta giriyorum...
Kışa hazırız aslında...
Bal kemerleri güzelleşiyor...
 Darıcada ürettiğimiz Trakya'nın meşhur, hasabey kavunu. Çok tatlı olur içi kırmızı kabuk incedir.Dışı yeşil...
 Hasanbey kavununun dışı yeşil içi kavun içi rengi demek bu oluyor :)
 Yıllar öncesi aldığım bir çakı, bulsam bir kaç tane daha alırım.
Çatal bıçak,kaşık acayip işe yarıyor...
Ayrıla biliyorlar...
 Bu yıl Zaim abiden çok çilek yedik, bizde seneye çilek yetiştirme çalışmalarını başlattık. Bu çilekler balkonda bile yetişir.
Saksıya sığmayan çilekler kollar atıp çoğalmaya başlamışlar bile. Seneye bakalım bizi neler bekliyor...
Olmamış bir karpuz. Olduğunu karpuz sapının bitkiye bağlandığı yerden anlarız. Biz kulak deriz kaşık gibi bir parça var o kulak kuruduğunda karpuz ben oldum der. Birde bizim makas veya sındı dediğimiz sağa sola sarılan ve tutunan parça var o kurursa karpuz gene olgunlaşmıştır...

Bize bunca iş arasında başka işlerle nasıl uğraşıyorsunuz diye soranlar var.
Aynen doğru çok yoğun tempoda çalışırım. Dinlenmek için bir yere uzansam yarım saat uğraşsam uyuyamam, kıvranır dururum. Yattığım yerde şu yapılacak, şunu şöyle yapayım gibi bir sürü plan kurarım ve yatamam.
Bahçe işleri bize öğrencinin teneffüsü gibi gelir.
İşten yorulduğumuzda başka işle uğraşmak insanı dinlendiriyor, deneyin göreceksiniz...

Hafta arası Dr.İsmail abim aradı, Aliciğim bir kovanda ana arıyı göremiyorum diyor.
Yavru var mı diyorum, var desede bu durum bir kaç kez tekrarladı.

Dedim yarın arılarına bakacağım.
Gittiğimde manzara hiç hoş değildi, girişler sonuna kadar açık. Zayıf arıya sarıca arılar girip çıkıyor, tabir yerindeyse kovanın içinde cirit atıyorlardı.
 İlk çektiğim çıtada ana arıyı bulup öldürdüm, yanımda götürdüğüm 2014 ana arıyı kovana verdim. Güçlü kovandan bir çıta yavrulu arılı çıta zayıfa aktarıldı.
Kovanlar birisi aç, diğeri fena değil hemen bakkala gidip şeker, ve sarı gazoz aldım.İki kovanada şurup yaptım, sarıca tuzaklarına sarı gazoz doldurdum, bu işlem geçen hafta yapıldı yarına kontrol yapılacak bakalım durumlar ne oldu.
 Girişler daraltıldı...
 Bahçede karıncalar cevizi yuvaya taşımaya uğraşıyorlardı :)
Bir kaç ceviz kırıp, giriş civarına attım, bahçeden topladığım cevizlere, ayvalara el koydum...
Giriş daralınca zayıf arıda savunma yerini aldı....
 Kocayemişler olmaya başladı...
Ağaçlar kocayemiş meyvesinden yıkılıyor...
Bu yıl ilk defa kışa girecek bölmelere iyi bakıyorum bahara İnşallah bayağı bir arı satışı yapacağım.Şu an bölme sayımız 200 üstüne çıktı ben bittim, bölme işlemi hala bitmedi...
Bölme başına 4-5 litre koyu şurup verildi. Çıtalarda ağarma ve sırlama devam ediyor. Artık sıradan kontroller gerekiyor arada stokları olmayanları bulup onları beslemek gerekiyor.Bir çok bölme bloke olmuş araya esmer çıta giriyorum...
 Bu bölme çok kısa sürede şurubu çekiyor, resim çekeyim diye açtığımda fark ettim. Acaba yemlikte kırıkmı var dedim. Ertesi gün kontrol edilecek.
Aç arılar, kuduz gibi :))
Bölme arılarım...
Aynı güçte yan yana iki ruşet, burada şurup duruyor...
İlginç tabi ki...
Ertesi gün kontrol ettim yemlikte kırık filan yok bir yemlik daha doldurdum. Bu işler tabiki gece yapılıyor gündüz kesinlikle bu mevsimde besleme yapılmaz. Her taraf yağmacı arılar tarafından dolar ve ortalık savaş alanına döner...
Tekrar ruşeti açtım tüm arılar dizilmiş şurup çekiyordur diye hayal etmiştim ve resimlerini çekeceğim...
Yanılmışım, arılar örtüden yemliğe salkım yapıp yemliği anında boşaltıyorlar...
Az geç kalsam bu yemliği de bitireceklermiş...
Sezon bitti son rutuşları yapıyorum, havalarda soğumaya başladı, bakalım Mevla neyler, neylerse güzel eyler...

6.02.2013

ARICILIK FESTİVALİNİ BİZ ERKEN BAŞLATTIK::))


Bu gün Muhteşem abii İlhami abim ve Manolis İstanbul'u gezmişler. Mesai bitimi Gebze'ye geldiler. Hava iyi hadi arı karıştıralım, yav akşam oldu hava serin dedimsede dinleyen olmadı, aslında kalfa çok kaşındı ama misafirin yanında bir şey demedim. İyio  zaman körüğü yakın açıyorum günah benden gitti, hiç kimse maske giyinemez dedim,  yoksa açmam::))
Manos arıları inceliyor,şimdi benim kovanları açsaydık hepimiz kaçmıştık, acayip gülüşmeler::)))

Arının dilinden ve sesinden anlayanlara hasta  olurum::))


Bir başka kovana geçiyoruz. Kalfa ise uzakta duruyor güya iğne yememizi bekliyor, baktı kimseye saldırı yok.


Kulağının arkasına da arı kondu, dedim sokacak olsaydı şimdiye kadar çoktan yemiştin ama arıda iş yok.
Manosa diyor ki kovana tekme at ustayı soksun::(((



Bizim kalfa ne çamur yaptıysa tutmadı ve surat asık.....

İlhami abi körükçüyse hiç korkmam, çünkü hile hurda yapmaz, kalfaya oldum olası güvenemiyorum.....


Manos oldukça memnun görünüyor. Kendi arıları çok saldırganmış.

Eskihisar köyüne iniyoruz, kaptan köşkünde yemekteyiz. Restoranın sahibi ise İlhami abinin orta ve liseden sınıf arkadaşı Raif bey.

Yemek üstüne künefe......

Yemekten sonra İlhami abinin evine gidiyoruz.  Manolis Muhteşem abimin hediyelerini verdi.
Kahvelerimizi içtik ve suni tohumlamayla alakalı ne biliyorsak öğretmemizi isteyen Manosa anlatmaya çalıştık. Böyle gidersek bir haftaya kadar İngilizceyi sökeceğim gibi me geliyor.


Yapılacak işleri baştan sona sıraladım  ve bazı şeyleri uygulattırdım  Mesela sperm alınacak ama şimdi zamanı değil pamuğa emdirilmiş suyu çektiriyorum. Ana arının doğuşu tohumlamaya hazırlanışı, 24 saat öncesi ilk 5 dakikalık  bayıltılması ve ertesi gün spermler hazırlandıktan sonra işleme geçilecek.

Ben anlatıyorum İlhami abi çeviriyor. Manos ben anlatımı bitirdiğimde acayip teşekür etti çok güzel bir dersti dedi. Ben kendisine bunun yetmeyeceğini ve kesin bir uygulamada bulunması gerektiğini anlattım. Oldukça memnun oldu.

 Benim en önemli özelliklerimden biri, bildiğim bir şeyi karşı tarafa çok iyi anlatmam dır. Çünkü palavra sıkmıyoruz ve anlattıklarım gerçek dolayısı ile bir sürü kişiyi sürükleye biliyorum. Biz öğrendiklerimizi başkalarına öğrettikçe önümüz açıldı, Allah'ta bize bilmediklerimiz öğretmeye devam ediyor.


Sonrasında bizim kalfa müzik ziyafeti vereceğim dedi, notaları arıyor, bu nasıl mandolin ben aslında mandolin çalardım deyip durdu, elinden tamburu zor alıp, İlhami abiye verdim.
İlhami abi güzel bir canlı müzik ziyafeti çekti ve kalkmak zorunda kaldık, güzelim ortam bozuldu, nedeni bizimkinin izini bitti, hemen geliyorum hayatım filan diyerek arabaya doğru koşuyordu::))

31.08.2008

PÜREN BİR TÜRLÜ AÇAMADI,ARILAR FREN YAPTI

Hafta içi iş çıkışı arılara kek vermeye gittiğimdeki manzara.Güneş batmak üzere ve ben arılığa yeni gelebilmişim.Genelde Gebze'den arılara ulaşmam bir saat sürüyor.Kek verdiğim akşamlar burada işim saat dokuzu geçtiği oluyor.Ağustosun son perşebe ve cumma akşamından resimler var.Bazı tespitlerim vardı arada kaynadı gitti.28-29/8/2008.
Kekler önceden hazırsa bu kadar geç kalma olmuyor.
Arılarımın genelde nufusları iyi,fakat bir kovana bir çıta kapalı yavru vereyim diye bir akşam nerdeyse 10 kovan açtım.Her kovan beni şok etti.Çekiyorum yavru yok,bir daha bir daha derken yav anasızmı bu kovan.Bakıyorum kovanda sadece tek çıtada yavru var.Onuda alsan o kovana yazık olacak,10 kovandan bir yavrulu çıta alamadım.Katlıların durumu nasıl onları henüz açmadım.
Bu resimler akşamüzeri çekildi ve yukardaki resim katlı bir arıya ait.Arılar bir acayip duruyor sanki kış salkımında gibi.Kekide verdik ya acaba kabızmı oldu yoksa bağırsaklarımı düğümlendi bu ne uyuşuluk!.Sonra yeni hacınınkileri açtım onlarda aynısı,onrara kek vermemiştim .
Arılar dışardaki duruma göre gard alıyorlar.Sen ne kadar beslersen besle dışarısı çok önemli.Gece olmasına rağmende kekin kokusu duyuldumuda,ooo her taraf arı kesiyor akşam akşam.Yani arılarda kabızlık ve düğümlenme yok.Tamamen duygusallar o kadar.Duyguları şimdilik onlara yatın diyor,onlarda beklemedeler.
Katsız bir kovan,7 çıta ful arısı var.En sağdaki iki beyaz petegede basmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.Kekleri bitmeden ikiciyi yapıştırdım gitti.Kek mutlaka galip gelecek,anaarıları kandırıp yumurta atıracağım::))
Bu resime kadar olanlar yukardaki tarih,yani hafta içinden resimlerdi.Kek ve şurup işleri en geç vakitte yapılmalı.Artık mevsim onu gerektiriyor.31/8/2008 günü sabah Gebze'de kalkıp dışarıya bir baktım oh ne güzel her taraf ıslanmış.Acaba arıların orada durum ne.Kavaltıyı yapıp doğru yeni hacıya uğrayıp sığırlıktaki arılara gidilecek.
Arılıktan görüntüler yağmur burayada yağmış,azda olsa yağmur havayı serinletti.O yakıcı ağustos sıcakları sanki birden kesildi.Gölgede 30 derece üzerinde sıcaklık oluyordu.Pürenleride olumsuz etkildi. Hava çok bulutluydu gene yağarmı?.Ama yağmadı .
Yolarda yağmurdan biriken sular.İnşallah bu yağmur süper olur.
Sabahleyin hacıya uğramıştım dediydiki kolarımın sızısından bu gece yatamadım.Nedeni ise bir kamyon çıtayı sunta makınasıyla kesmeye çalışması.Dedimki abi o makinayı bir tezgaha bağla,sadece çıtaları tut ve rahatla demiştim.Tarifimi anlayıp rahat etmiş,sunta makinası tezgaha geçmiş.Akşam gittiğimde çaktırmıyordu ama acayip bir gülümseme vardı suratında.Bu arada hacı abimizin hanımı 1 haftadır hastanede,inşallah bu günlerde annemiz taburcu olacak.Allah tüm hastalarımıza acil şifalar versin.
Sığırlıga gitmeden,Seyithan abinin hafta içi soru işaretli olan kovanların anaarılarına yeniden bakıyoruz.Daha önce görememiştik.Bunu görüp resimleyememiştim,batarya bitmişti.Yavru kapatmış bir karniyol f1 melezi,doktora verdiğimiz 37 nolu anaarının son yumurtalarından işte.
Bu kovandada anaarı yok diyorduk bu günkü incelemede anaarı vardı.Buda aynı 37 nolu karniyolun tıpkısı.Siyah ,bu postadan bir açık renkli çıktı diger 9 tanesi böyle siyahtı.
Anaarıları ararken minik asistan maskesini giyinerekten koşup geldi.Ali abi bu maskeyi sen getirmiştin diye::))Ben getirmedim Selahattin amcan yolladı desemde faydasız.Selahattin abi yolun düşerse,ancak hallolur bu iş. Hacı abi uyanık ama henüz resim çekmeyi tam öğrenemedi.Kafayı kesmişsin be::))
Arılıkta bulunan kovaya yaklaşık 3 cm.Yağmur suyu vardı.Bence bu miktar süper gece birde serin ve çiğ düşmüşken yağması ayrı bir güzel.
Birde bu gün gündüz gözüyle bir kaç arı açtım.Mevcutlar iyi ama hepsi sanki salkımdalar.Acaba sendika falanmı kurdularki,grev filanmı var.
Şimdiye kadarki gördüğüm en minik anaarı.Arılar hala kendisinden büyük.Trakyada çıkmıştı,burada bir kaç gün önce yumurta atmaya başladı.Birde kapagını rüzğar uçurmuştu.Bu kovana bir kapalı yavru lazım ama yok.İçerdeki zincir bence koptu.Tüm arıları tarlacı olmuştur.Bu durumları arıcılarımız pek dikkate almıyor.Yalancıya kaçan kovanları kurtarsanız dahi,tüm arıları tarlacı oldukları için bir işe yaramazlar.Tarlacılarında ömrü 20 gün işte varın siz düşünün.Yalancıyı kurtarmak için gerekirse arılı ve kapalı yavru veriyorum ben,tabi uğraşacaksam.Aslında fazla arısı olanlar hiç uğraşmamalı.
Minik arımın larvaları.İnşallah en kısa sürede buna kapalı yavru verecem.
Girişi kontrol altına almışlar.Bu kovanın kapagı uçtugunda içi sarıca arı doluydu.Bende biraz daha daraltmıştım girişini.
Bu günlerin korkulu rüyası yağmaya çok dikkat edilmeli.Kovan muslukları mümkün olduğunca daraltılmalı.Ben katsızları bu hale getirdim.Katlı arılarım güçlü ve daraltmayada gerek görmüyorum.
Musluk daraltımı kovanın savunması güçleniyor.Hadi buraya sarıca veya yağmacı bir arı girsin.Resime dikkat edildiginde bazı kek parçacıkları atılıyor.Kek çok önceden yapılırsa hiç zayiyat olmuyor.Kimse bunlara dikkat etmiyor,kek ver bir hafta sonra git aa ne güzel yemişler.Aslında yiyen arıcının kendisi::))
Dün kendi arılarımın içinde en az iki saat kontrollerde bulundum,sadece bir kovana polenli arı girdigini gördüm.Hacı abinin kovanlarda anaarı ararken en az 5-6 arının ayagında polenle gezigini görmüştük.
Bu resimde patlamak üzere olan bir püren.Alt tarafı açmış ve geçmiş yerleride var.
Bu tam açarken sıcakların gazabına gelmiş ve yanmış püren.Artık ne olursa olsun bu püren açamaz.Değişik pürenler var,bunun aynısı fakat beyazlarıda oluyor.
Buda açmak üzere yağmuruda yedi açar artık.
Bakın ne kadar dengesizlik var.Elimde açamamış,açmış ve geçmiş püren var.Hepside aynı kökten.
Özlediğim görüntülere bir hafta sonra kavuşuruz diye düşünüyorum.
Artık sığırlıktan çıkıyorum.Yolumun üzerinde Denizli köyünde başkanım Kadir Gürkan'ın arıları var onada bir göz atacam.
Burası kondunun yeri denilen bir eski çiftlik.Uzaktan bakınca başkanım arıları artırmış diye düşünüyorum.Birde su birikintisinde araba izi gördüm telefon ettim.Dediki çiftliğin öbür başındayız ceviz bekliyoruz.Şelalenin yanına gel.
Kovanların yanına varıyorum iki çeşit kovan var.Hepsi Kadir beyin degiller.
Bu kovanlar yeni gelmiş,şelalenin yanına vardığımda anlattılar.Geldiği gün üç tanesini yağmalamışlar.Hala karışılık sürüyordu.Hepsi gidecek diye Saim abi çok korkmuş.
Kovanların tipi tanıdık geldi,megersem osman abiden almışlar.Benim kovanların modelinide ondan almıştım.Ben her tarafını aynı yapmadım.Girişlerini yandan sac parçasıyla daraltıyorsunuz bu kovanların,sürğülü saç parçaları var yandan.
Kadir beyin oldugu yere gittim oh ne güzel gölge,tam yatmalık.Bu çiftlikten 2,5-3 ton ceviz çıkıyormuş.Tabi piknikçileri durdurabilirseniz.Başkanım yav böyle bir şey olamaz diyor.Sanki milletin babası ekmiş gibi gelip cevizleri topluyorlar,ne haram bilen var nede helal.Üç kişi devriye geziyordu çiftlikte.Dün bekçi birininde kolunu kırmış,kavga çıkınca.Daha en az 15 günü var cevizlrin toplanmak için.
Su degirmenine su girişiymiş,ark buraya bağlıymıştı.Şimdi piknikçilerin çöp kutusu olmuş.
Yukardan suyun girip,buradan sıkışarak çıktığı yer.
Yan tarafta doğal bir mağara var.Burasınıda piknikçiler wc yapmışlar.

Biz beklerken tahtacı ve eski asistanım Ehmet geldiler.Sayim abide bana takılıyor.Ona baharda kovan getir arı vereyim demiştim.Benim arı duruyormu dedi,dedim duruyor.O zaman bahara iki olur dedi,bende bahara iki olacaksa ölmesinide hesapla dedim yada bire razı ol.Sonra dagıldık.Ben yeni hacının ordaki arılarıma 43 nolu kovandan polenli çıtaları seçerek almıştım.Akşam üzeri onları dağıttım.Bir sürüde arı var onları bu haberin içine almadım.Kimin oldugu belli olmayan ormana bırakıp gidilen yüzlerce ayrı ayrı arılar.Onları dolaşıp resimledim.Biz her işi resmi yapmaya çalışıyoruz,başımız ağrıyor.Buna bir çözüm bulunmalı.

NOT:
“Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu” açılmıştır. Ülkemiz arıcılığına inşallah olumlu katkılar yaparız. 01/01/2010

http://www.aribakani.com/