Her kapalı yavru bitimine yakın, tekrar saf karniyolun çıtalarından karışık yavrulu vermişim. Sonuçta iyi bir gözlem oldu. Birde çiftleşip yumurta atsaydı, bahara minicik alanda çıkacakmı onu görecegim.
Bir ölüm ilanı, baktım bir kaç kişi dizilmiş okuyorlardı, öleni bende gelip geçerken görmüştüm sabahları yaşlı sahibiyle gezi ve spor yaparlardı. Kader işte 18 aylıkken gitmiş, sahibide bunu yazmış, gene ilginç bir yazı gibi geldi bana.
Bunun yazılarını yazarken aklıma geçen sene Emin Benli'nin aldıgı köpek geldi. Yaklaşık 800 liraya bir köpek almışlardı, köpek hastalanınca veteriner ve tedavi kürleri filan, bizim bir arkadaşta abi ben 400 lira versinler onlara giderim demişti::))
Neden ite 800 veriyorlar ki dimi::))
Benli'lerin penceresinden bakmayınca, 800 lira ve artı masraflar çok saçma geliyor::))
Bu gün hacıda yokya, dedim öğlenleyin bir dolaşayım, kovanlara baktım, yukardaki kutuları bir gözden geçirdim. Çok şükür sorun yoktu, birde alt kısımda kalan kutulara bir göz atmak geldi içimden. Normalde işim olmadımı buraya pek inmem. Bir baktımki bir gariplik var. Salı günü gecesi çıkan fırtınada kapakların bazıları uçmuş, bazı kutuların örtü tahtalarıda uçmuş.
Fakat içime bir kuşku düştü, burada bunlar oldusa ormanda neler olduki diye. İşten bir saat izin alarak erken çıktım. Ormana vardığımda saat 17.30 du. Normade benim paydos saatim bu, bu saatte paydos edip, buraya gelmem 18.30 gelmem demekti. Hemenkovanlara göz attım bir olumsuzluk yoktu bir ateş yakıp, köz olana kadar etrafa bir göz atayım dedim.
Burada şu notuda aktarayım, benim yalancıya kaçan kovanlarda yeni uyguladığım teknik.Yalancıya kaçmış kovandaki yavrulu çıtaları kovana silkeleyip alıyorum. Sonra iki degişik kovandan birer çıta yavrulu ve arılı çıta getiriyorum. Arılı ve yavrulu çıtayı yalancıya kaçan kovana getirmeden hafif hafif silkeliyorumki tarlacılar çıtadan düşsün. Daha sonra yavrulu çıtadaki, işçi arılarla birlikte kovana bırakıyorum, bu işlemi birde başka kovandan yavrulu ve arılı çıta getirerek yapıyorum. Zaten kovandakileri kovan içine silkeleyip ellerindeki çıtayı aldıgımda içerdeki düzenlerini bozuyorum. Dışardan gelen kapalı yavrulu ve arılı çıtalarıda yan yana koyunca, yeni bir düzen kuruluyor ve içerde yalancıları besleyenlerde o kalabalığın arasında kaynayıp gidiyor. Sonuç yeni gelenler yalancıları beslemedikleri için, istenmeyen durumlar ortadan kalkmış oluyor. Bu teknigide bu sene bir kaç kovanda denedim istedigim sonuçları aldım. Normal şartlarda yalancı kovanı başka yerlere silkeleyerek bu işi çözemezsiniz, bence onlar hikaye, çünkü içerdeki arı ailesi cinciri kopmuş, benim son uygulşadığım sistemde hem zinciri bağlıyorsunuz, hemde içerdeki düzeni bozup, yalncı yumurta atanları egale ediyorsunuz. Çok arısı olanların yalancıya kaçan kovanla ugraşmamasını tavsiye ediyorum. 3-5 kovanı olanların bu yöntem işlerine yarıyabilir. Ben bu tür kovanlarla uğraşırken kendime ait teknikler uygulamalar buluyorum.
Arılıkta işim bittiğinde saat 18:20 di. Ateşi söndürüp, etrafı toparlayıp yola çıkmışım. Hava birden karamaya başladı.