arıcı harun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcı harun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.08.2019

ARICILIK VE AĞUSTOS AYINA GİRDİK

 Temmuz 2019 biterken yoğun bir tohumlama çalışması yaptık.
Planlar tutmadı Mücahit hazırladığı ana arıları ve erkekleri getirecek tohumlanan analar geri gidecekti.
Yağışlar yüzünden ana arı doğum takibi ve kafesleme yapılamadığı için iş bana düştü. Önceki yayında yazmıştım 44 kutuyu suni tohumlamaya ayırdım ve Mücahit elinde kalan erkekleri ruşetle getirdi.
Bir hafta izin almıştım işleri bitiremeyince bir hafta daha izin ekledik, şu an küçülmeye başladık, bazı kutuları birleştirmeye başladım, kutu sayısı azalmaya başladı. F1 üretimi beni çok kasıyor seneye daha az f1 üretimi yapacağım ağırlık damızlık üretiminde olacak, inşallah seneye gaza gelmem.
44 Kutudan 39 tanesi tohumlamaya girdi, hepsi sorunsuz geçti son kontrolde bazıları yumurtaya girmişti bazıları yaşıyor yumurta yok, bir kutuda ana arıyı bulamadım aradan geçen süre bu gün itibari ile 10. gün oldu.
 Yabani armutlara yaptığım aşılardan Mücahitte nasiplendi.
 İşe başlamadan bir yemek yedik sonra bir sünnet vardı ona uğradık sonra arılığa gelip suni tohumlama işine giriştik.
Resul Saray müdür beyin oğlu arıcılığa merak salmış arıcılık öğrenmeye geldi işi bıraktı, babasınada bana kendi işlerini yaptırıyor arıcılık öğretmeye niyeti yok demiş :)
Sende hiç arıcılık öğrenecek göz var mı ki :)))
Son çalışmada önceden alıp sakladığımız spermleri kullandık acayip rahat oldu. Bu konuda ayrı bir yayını suni tohumlama blogumdan yapacağım bilgiler orada toplansın. 27 gün beklemiş sperm kullanmıştık peşinden 43 gün bekleyen sperm kullandım, resim ve videolarını yayınlayacağım.
 Damızlıkta takip ve kayıt önemli, yüzü bitirdik, ikinci yüze farklı apolet kullandım. Bir önceki turda metal apolet kullanmıştım buna plastik apolet.
Yüzden, yüzkırka çok çabuk geldik, hız felakettir diyorlardı kaza yapmazsanız sorun olmuyor :)
 Bıldırcınlar bir kaç gün kovanda kaldı, hemen kafes yapmaya karar verdim. Gündüzden teli aldım bir gecede kafesi bitirip arabaya attım ertesi gün bıldırcınlar rahatladı.
 Kafesin iskeleti üzerinde katlı mı yapsam diye bayağı düşündüm ama ilk plan uygulandı.
 33 Cm Yükseklik, 50 cm derinlik, 150 cm de genişlik. Yumurtaları bazen doksana bırakıyorlar alması çok zor oluyor.
 Gece yarısı kafes bitti.
 İşin garip tarafı bıldırcınlar sıkışırken yumurtluyorlardı kafes aldım yumurta kesildi.
 Bıldırcını aldığım kişiyi aradım yer değişikliği yem değişikliği bir sürü şey saydı. Şu an yumurta yemi, civciv yemi ve buğday karıştırıp veriyorum, birde granür bıldırcın yemi aldım yarına gelir ...
 Yemlenirken çok yem israfı oluyor Muhteşem abi peynir kutusunu gösterdi bende uyguladım yemi sıçratamıyorlar.
 yemin içine çakıl koydum ağırlık yapsın devirmesinler diye hemde gagalarını törpülesinler.


 3-4 günde 30 yumurta aldım şimdi günde bir yumurta bir yerde bir tersklik var. 14 Dişi 6 erkek var kafeste acaba erkek azmı geliyor :)
 Arılıkta sabah kavaltısı...
Geç kaldığınızda acayip sıcak basıyor sabahın erken saatlerinde arılıkta olursanız yarım günlük iş yapıyorsunuz, sıcaklar başladımı iş bitiyor taaa akşama kadar bir şey istesenizde olmuyor.
Karpuzu yan bostandan yürüttüm bir türlü kıyamadım hala duruyor kesemedim :)
Artık ürettiğimiz bıldırcın yumurtalarından tüketebiliriz...
Erkeklerden birisi işi abartmış yumurtanın yarısı yok...

 Ana arı kutularında ilginç şeyler olabiliyor.
 Zamanında çıta verilmeyince ilave dalak atmışlar.
 Bunlarda çıta arıyor...

Alıç aşılarının çoğu tutmadı henüz sorunu tam çözemedim. En kuvvetli aşı bu. Bu kalemi ağacı yarıp sıkıştırmıştım, Sarma bile sarmadım, şu an yarım metre filiz verdi.
 Reyhan bitkisini türkülerde duyardım yeni tanıştık, nane gibi yaprakları kurutulup yemeklere katılıyormuş. Kokusu fesleğene benziyor ama farklı.
10 Kök ektim bakalım yıl sonu tohumunu alabilecek miyim.
 Yaklaşık bir aydır armutları yemeye devam ediyoruz. Bazılarını poşetledim saksağanlardan korumak için.
 Armudun cinsi çok güzel memleketimede götürüp aşı yaptım, tuttular.
 Engin abiden getirdiğimiz domatesler olmaya başladı, çeri türü salkım uzun domates.

 Muğla oturak domates, tohuma ayırdım.
Buda pembe domates bunuda tohuma ayırdım çatladı kopardım bekliyor.
Bahçeden ...
Son hapsedilmiş damızlık erkekleride sağdık yaklaşık 30 ana arıya yetecek sperm yeniden dolaba atıldı.Bayramdan sonra son turda kullanıp işi ve sezonu bitireceğim inşallah.
 500 Avroluk damızlığın F1 kızları geçtiğimiz hafta sonu sahiplerini buldular.
 Erdoğan Baykan'da son anda sipariş vermişti, 6 ana arı aldı 4 tanesi 83, 2 taneside 63 oldu. 63, 83 numaranın torunu, üç A X yapmıştım. 83X100=63 Olmuştu. Sonradan 63X81 _.... ri oluşturdum. Kısa sürede 83 numaranın torunlarına 81 numaralı A Lisanslı arının erkeklerini verdim.
 Alanyadaki arkadaşım Mehmet Türkerede 83 numaranın F1 lerinden vermek istiyordum iki gün boyunca kendisine ulaşamadım, toplanmış ana arılar elinde ne kadar tutulur. Listesinde Türker soy isimli birisini buldum mesaj attım dönen olmadı. Gene listesini incelerken alanyalı birisi vardı ona mesaj attım oda dönmedi.Artık ümidimi kesip paketleri yaptım 83 numaranın f1 leri dağıttım. Mehmeti bir defa daha aradım, içimdende diyorum ana arılar kalmadıya artık ulaşırım derken telefona cevap verildi. Abi sorma kırmızı ışıkta dururken arkadan bir otobüs 6 aracı birbirine geçirmiş hanımın kaburgaları kırık iyiki emniyet kemerlerimiz takılıydı arabamız perte çıktı hastanedeyiz dedi.
Bu yılda F1 ana arı üretimi yok sattı elimizde sezon boyu liste dışına ana arı veremedim. Önceden sipariş verip ödeme yapıp listeye girenler ana arılarını alıyorlar. Abi 15 gün sonra olur demiştin evet ana arı sürekli oluyor zaten ama ödeme yapmadığın için sana ana arı veremiyorum...
F1 üretimine yetişemiyorum büyük ihtimal seneye yapmayacağım.
Mesai sonu 4-5 km yol yapıyorum arılıkta oraya git buraya git birde arılık yol geçince dağıldı bir daha toparlayamadım, bazıları bu arılık labirent gibi diyor bazıları ne kadar dağınık diyor ülkedeki en dağınık arılık olduğuna kesin inanıyorum zaten. Üç körüğüm var elimdeki yanan körüğü kaybediyorum, körük kaybolurmu kayboluyor o kadar detaylı iş varki işleri birbirine bağladığında arılığın bir ucundan öbür ucuna varıyorum başlanğıç ile bitim arası 300 metre ve düz değil :)
Bu bölmeye  ana arı verecektim hazır ana arı almaya gidiyorsunuz, kafes kek derken bazen ben buraya niye geldim di demeye başladım :)
Ülkemizde damızlık değerini anlayanların sayısı artıyor. Harun bu yıl iki ayrı hat damızlık aldı. Bazıları bu fiyata damızlıkmı olur diyor, kimseye zorla damızlık satmıyorum. Bizden ana arı alanlar zamanla ara veriyor, sonra tekrar geri dönüyor. 
Şu an kışlayacak damızlıkları bir an önce bölmelere almak için bölmeler yapmaya başladım inşallah. Zaman su gibi akıp gidiyor, elimde 30 ana arıya yetecek sperm var, onları kullanıp suni tohumlamayı bu yıl bitiriyorum. Dün hapsedilmiş erkek kovanlarının çıkışlarını açtım, kalan erkekler f1 ile çiftleşsinler.
Önümüz bayram ve boş zamanı iyi değerlendirmem lazım.


30.01.2018

ARICILIK, OCAK AYI VE ARICILIK FESTİVALİ 2018

 Geçtiğimiz hafta içi İlhami abimle Şile İmrenli'ye gittik. Buz gibi havada ormanda yer aradık. Kısmetse kestane sezonuna arılarımızı koyacağımız yeri tespit edip İlçe Tarıma verdik.

 Bazı noktalarda bekleyen kar mücadele araçları vardı. Bu yıl kış görmedik kar şu gün geliyor bu gün gidiyor derken ocak ayını bitiriyoruz hatırı sayılır bir kar göremedik. Köylerde hafif beyazlık vardı ama kar yağmadı.
 İnekler bile asfalt aşığı olmuş, arabalara meydan okuyorlar :)
 İmrenli'de orman içlerinde deli yılgınların bir kısmı açmış yada açmak üzere.
 Bazı kocayemişlerde hala çiçek var, bu yıl ilk defa kocayemiş erken açtı ve arılar bu çiçeklerden faydalandılar, geçmiş yıllarda çok geç açıyordu ve arı soğukta kocayemişe gidemiyordu.


 Bu çiçekte kışa meydan okuyanlardan. Şile İmremlide inatla yaşama devam ediyordu...
 27 Ocak 2018 cumartesi adı av olup sadece gezmeye yarayan günlerden birisi.Av bu yıl yok. Alvadığımız avların büyük bölümü ülkemize başka ülkelerden göç ederek gelirler bu yıl çok az geldiler.
Önce bıldırcın gelir, sonra çulluk, ördek kaz ile devam eder. Bu yıl çok az geldiler, havalar yeniden ısınmaya başladığında gelenler geri dönüşe geçiyorlar.
Gezerken taş ocaklarından çıkan malzemenin yığıldığı yerde, yağışlardan dolayı etrafa kaymalar oluyor.
Bu kaymalarda yavru kaplumbağa çamura saplanmış, çok uğraşmış ama bir türlü kendisini kurtaramamış. Hava soğuktu yavruyu elime aldım, baktım ayaklarını sıkıştırıp kafasını gizledi. Ormana otların arasına bıraktım, dönüşte baktım bıraktığım yerde yoktu.

 Mücadele her zaman işe yarıyor, bu yavru mücadele etmeseydi onu görmem çok zor olacaktı.
İlk resimde çamurun içinde nasıl belirgin hale geliyor daha belli birde ben kendimi zor çıkarttım çamurdan. Çizme yarıya kadar çamura gömülmüş.
Hafta sonu İstanbul'dayız arıcılık fuarına pazar günü katıldık. İlk defa denizin altından arabayla geçtik.
Avrasya tünelinden ilk defa geçiş yaptık, denizin altında yolculuk yapıyorsunuz. İçinizde acayip bir duygu oluyor, sanki Hz. Musa zamanındayız :)
Deniz yarılıp sanki size yol vermiş.
Acayip rahatlık, kısa bir sürede trafiğe takılmadan asyadan avrupaya, avrupadan asyaya geçiş.
 Dostum Seyit Eser tasarladığı ana arı kutu çıtalarını tanıtıp sattığı standa vardık. Vaktimizin büyük bölümü burada geçti diyebilirim.
Fuarlarda eski tat ve heyecan yok sanki her şeye doyduk gibi...
Yenilik arıyorsun yenilik çok az, bunlardan birisi bu ana arı kutu çıtasıydı, ikincisi Hüseyin Avcı abimin yeni ana arı kutusu vardı benim gördüğüm.
 İzmitten müşterilerim vardı, üç dört yıldır benim damızlıklarımı kullanıyorlar, Allah razı olsun diyorlar. Harun ailecek hatta sülalecek arıcılık yapacaklar gibi :)
 Seyit hocamın bu sektörde ilk yılı getirdiği malzemelerin hepsini sattı. Allah kazancını bereketli etsin.
 Fuara Bilal Kabak ile gitmiştik resimlerin çoğu Bilal tarafından çekildi bazılarını aşırdım bazılarını da ben çekmişim :)
 Meraklı bayan arıcılar vardı, kursları bitmiş şimdi arı alacaklarmış.
 Rıdvan Yıldız ilede karşılaştık, fuar anısı fotomuz.
 Mustafa hocamı ana arı üretim aparatları incelerken buldum maşallah hiç değişmiyor.
 Genç ve dinamik yerinde duramayan birisi, emekli olsada...
 Fuarda yeni yapılmış bir suni tohumlama aleti gördüm, çok kibar ve güzel olmuş. Yanılmıyorsam ismi Umut Özer. Aletin mikroskop ve karbonsuz fiyatı 2500 lira olduğunu söyledi.
Aletin şırıngası kullandığım orjinal şırıngadan farklı. Bizim insanımız bazı şeyleri kolaylaştırabiliyor, Fransızların şırınga sına benziyor ama biz tasarladık dediler, şırınganın pistonu hem vidalı hemde elle çekilip itilebiliyor, iğne takmakta çok kolay görünüyor.
Ben orjinal şırıngayı serumla doldururken ve iğneyi takarken daha fazla zaman harcıyorum gibi geldi.
Alet hakkında nasıl olmuş sorusuna, alet güzel ama benim ilk alet bunun 4-5 misli büyük ve acayip sertti, önemli olan aletin başına geçen kişideki yetenek ve azimdir dedim. Bir çok kişi alet yapımına girişti, peşinden suni tohumlamaya girişenler oldu devamı gelmedi, sanki bir yerlerde takıldılar...
 Bizim bir dostumuz var, pazar günü sadece babasının düğününe gider. Bu o gün işte babasının düğünü vardı yeni kapıda :)
Bahsettiğim dostum Yusuf Şimşak, pazar günü yazlıktan bir tarafa gitmezdi, mazereti ise sadece babamın düğünü olursa pazar günü ona giderim diyordu, tanıdığımızdan beri bu bir ilk oldu ve pazar günü fuardayız. :)

 Hüseyin Avcı abimizin yeni ana arı kutusu hoşuma gitti. Arılı gönderdiğim damızlıklara 4-5 yarım çıtalı kutu yapıyordum hatta şu an biçilmiş iki tabaka malzemem var kanalları açılıp montaj yapılacak. Bu kutular bittikten sonra Hüseyin abinin kutuları hem damızlık üretiminde hemde
Bu kutuyu nakillerde kullanacağım, artık malzeme yapmaktan bıktım süper kutu olmuş. Kutunun çıtası birleştirildiğinde standart çıta haline geliyor.
 Keşke arıcılık malzemesi yapanlarda arıcı olsaydı. İşten anlamayanların yaptıkları malzemelerde sorun bitmiyor, arıcı yaptığı malzemeyi kullandığında sorun varsa gideriyor.
Bu kutulardan biraz aldım, geldiğinde daha detaylı resimlerim bu kutu resimleri Mücahit Kılıç tarafından çekildi.
Hüseyin abinin strafor kovanlarıda süper olmuş tabanda değişikliğe gitmiş, ruşetlerede kat koymuş birde 8 çıtalık taban çıkartmış, hepsi süper.
Ben fuardan hiç bir şey almayacaktım, Bilalde malzeme alacaktı. Bilal hiç bir şey almadı, benim aldığım malzemeleri dört turda arabaya taşıdık :=))
Fuar dağılmadan önce son resimler, artık bir daha nerede ve ne zaman buluşuruz bilmem, millet keçiyide unuttu :)