kestane püskülü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kestane püskülü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.06.2018

ARICILIK, 2018 KESTANE SEZONU BAŞLADI...

 Haziran ayının başında kestane için arı Şileye arı götürdük. Taşıma işinde beni istemediler, acayip bozuldum. Kendinizi atıl hissediyorsunuz...
Arı taşıyanlar gece beşte evlerine döndüler ben 12 de yattım :)
 Ketane resimlerini Bilal çekmiş.
 Ertesi gün sabah erkenden biz Pamukovaya gittik. Bahçeden kiraz aldık...
 Kirazın kasası 50 lira.
 Pamukovadaki üzümlere hasta oldum, bizimde bağımız var ama verim çok düşük. Bu bağda dönümden 2.5 ton üzüm çıkıyor. Bizimde iki dönüm bağımız var çıkan üzüm bir ton kesinlikle gelmez.
 Tarımda sistemler önemli, bu bağda son sistemler kullanılıyor.

 Asmaların  her tarafından üzüm fışkırıyor...

 Sonra bahçelerdeki işleri bitirip geriye döndük.
 Zeki abi şeftalileri ölçüyor.
 Bir hafta sonra bıraktığımız arıları kontrole gittik, güzel kokuyordu kovanlar, Bilal'de kendisini arı zannetti...
 Bizim bulunduğumuz yere yağmur yağmamış 10 km civarımıza yüksek oranda yağmur yağmış.
 Açacak olan kestaneler var...
Kovanlardaki koku süperdi inşallah sonuda iyi olur, başlangıç iyi.
İftarın birisini kızlar ile birlikte yaptık kestane kokusu eşliğinde.

7.06.2016

ARICILIK...

 Bahar bir türlü gelmedi derken, kendimizi haziran ayında bulduk.
Haziran ayının ilk uygulaması yapıldı, artık damızlıkları yedeklemeye geçtik. Bundan sonra stoklarımızda hazır ana arı olacak.
Şu an 10 civarı damızlık teslim için hazırlar yavru kapadılar. Bunların gönderilecek ruşetlere aktarılması ve bir kaç gün sorunsuz burada çalışması sonra yolcu edilmesi gerekiyor.
 Bu yılın ilk depolanmış spermi kullanıldı. Sperm hazır olduğunda tohumlama daha kolay çünkü işin üçte ikisi sperm toplamada. Bu çalışmalarda kullanılan hatlar erkek ve dişide bilinmeli ve kayıtları alınmalı.

 Bahçedeki domatesler, bizim çobanın ablası ramazan boyu gelmeyeceğim dedi, tam bakım sırası mukabele varmış...
 Geçen yıl aşıladığım dut bu yıl meyve verdi, bizim çoban 15 yıldır aşılı dut vermedi diyordu...
Bu yıl bir kaç dalına farklı dutlar aşılayacağım.
 Bu yıl kestaneler erken açtı yıllardır ilk defa böyle oldu. Her yıl erkendi geçti derken haziran ayının 10 nundan önce açmayan kestane haziran başında açmış.
İlhami abi yer için şileye gitti yer için izin aldı bizim arı koyacağımız yere başkası temizleyip arı koymuş...
Ormanda başka uygun bir yer bulup buraya koyalım dedik.

 Tüm kestaneler açık değil ama bazıları açık.
 Etraf kestane kokuyordu.
 Ormanda yer bakarken boş durmadım, bayağı diken uçu toplamışım.
 Arılar gidecek ama ortada katlar yok, son üç gün felaket bir tempoda çalıştım. Katları monte ettim, boyadım, pervazlarını biçip çaktım. Sabah evden çıkıyorsun gece eve bazı günler 11-12 de gelmeye başladım.
 Arılığa giren oğlakları sepetledim kutuları dağıtacaklardı. Canlarına susamışlar sanki...
Arılıktaki sarışın, bazen gelir bazen gelmez. Geldiğinde bir şeyler kopartır.
 Cumartesi katlar bitti pazar günü bu katlara arı koyulacak, bir sürü iş aktarma yapmak.
 Darıcadaki dutların hali, ülkemizde dutlar böyle telef oluyor...
 Bir nimet bolsa değeri olmuyor, yere düşenler altın olsaydı altınında değeri olmazdı.
 Şileye gidecek arıları seçip yanındaki kovanları geriye çektik.
Tüm kovanlara akşamdan yumoş yumuşatıcı verdim ertesi gün tüm tarlacıları istediğim kovanlara topladım.
Yumoş'un kokusu arıların birbirini kırmasını önlüyor.
 Geçen yıl bu sistemi bir arkadaşa yap dedim arılar birbirini kırdı diyor. Bizim arılar niye kırmıyor anlamıyorum.
 Gebze'de kara çalış son aşamasında yakında geçer.
 Damızlık erkek arılar akşam üzeri dışkılama uçuşuna bırakılır. Arılıktan giderken kesinlikle kapatılmalı, burası ruşetin arkası önden sadece işçiler çıkabilir.

Ana arı üretiminde aksamaması gereken en önemli şey meme dağıtımı yarın yaparım beklesin diyemezsiniz, bir ana arı doğdumu tüm memeleri bozar.

Miller yöntemi ana arı üretimi için bir kaç çalışmam vardı, sonuna gelindi videoları bir ara toparlayıp yayınlayacağım.
Bu çıtada 30 dan fazla meme tutmuş. Bir amatör için 20-30 meme oldukça fazladır.
Miller yöntemi ana arı üretimi günlük yumurtalı petek kesilerek yapılır. Anasız kovana verilir, kovanda başka yavru olmaması en iyisi, çünkü başka çıtalara meme yapma durumu ortadan kalkar.
Kesinlikle bu kovanda varroa mücadelesi yapılmalıdır, yoksa başka yavrulu çıtta olmadığı için tüm varroalar bu çıtaya toplanırlar.
 Bazı memeleri çift kesmelisiniz, ayırayım derken bazen iki memede bozulabilir.
Bu çıtada 30 dan fazla meme vardı yanılmıyorsam 25 mem dağıttım 2 memeyi derin kesmeme rağmen deldim, bazı memelerde çift dağıttım.
Memeleri kutunun en son çıta bitimine koyuyorum. Janter memeleride artık bu noktadan vermeye başladım.

 Pazar akşamı arıların bir kısmını Darıcadan bir kısmını pelitliden aldık ve Şileye götürdük.
Üç gün çok yoğun geçti, katları hazırla boya pervazla, arıları aktar ve taşı. İlk defa yorulduğumu anladım, normalde yorulursun dinlen geçer bu geçmiyordu.
Arıları bıraktık ve ertesi gün ramazan ayının ilk günü olacak ve sahur var bu akşam ve biz yollardayız.
Yanımızda İlhami abinin kardeşi Nizami abide vardı yolda eve telefon etti acil fazladan yiyecek hazırla misafir geliyor diye...
Sahurun bitmesine 10 dakika vardı biz eve girdik, bir şeyler atıştırıyoruz bir yerdende ezan başladı. Dedim ezan bitene kadar devam, bir bardakta çay içtim ezan bitmeden ben doydum.

(Bu konuda herkes hem fikir değil, dolayısı ile ezan başladığında oruç başlamıştır diyenler ağırlıkta. Bir kaç yerden araştırdım bazılarına göre ezandan sonra bile daha vakit var diyenler var.
Sonuçlardan çıkanlar ise bizim birinci gün orucun sakata geldiği ve yeniden tutulması gerektiği, yani ilk günü kaza edeceksin diyenler ağırlıkta, böyle dostlar varken, biz dajha çok kaza orucu tutarız :))... )

Tekrar yola düştük Gebzeye geldik, benim amca oğlunun işyerinde  ve işyeri yatmaya müsait eve gidene kadar en az yarım saat geçecek dedik direk yattık ve haşat olmuşuz. 3 Saat daha ayakta kalsaydım 24 saattir ayakta olacaktım. Genede saati 8 ze kurdum kalkıp işe gideceğim :))
Saat çaldı yerimden kalkamıyorum her tarafım tutulmuş sanki...
işe gidilecek gibi değildi. Müdürümü aradım dedim ben yatıyorum bir gün izin, peşinden bir uyumuşum saat 11 de kalktım. Dinlenmedim ama artık uyku tutmuyor...
Toplanacak ana arılar vardı, zorda olsa işe başladım bir ara gene gidip yattım sonunda akşamı ettim.
Üst resimde yer bulamayan ana arı yumurta geldikten sonra aynı göze birsden fazla yumurta bırakması görülmekte. Bazı kişiler bu duruma yalancı ana arı diyor.
Hesaplarınma göre tüm sipariş ana arılar alındı. Paketleri yaptık 2 tane eksik vardı. İnşallah bu akşama mesai sonu 2 ana arı daha aldığımda bu yıl için sipariş edilen tüm ana arılar verilmiş olacak.

Ana arı siparişleri bitti ya şimdi hangi kutuyu açsak ana arı var, ana arı varken acayip kayıplar veriyorduk.

Artık stoklarda hem damızlık ana arı hemde F1 ana arı var inşallah.
 Kendimiz damızlık üretimi yaptığımız için elimizde bir sürü test edilmiş kaliteli damızlıkların harmanı var.
Yani bir ana arı üreticisi bir iki damızlıktan ana arı üretirken biz hangi damızlıktan ana arı üretelim şaşırıyoruz.
Bir tur birisinden öbür çıta öbüründen dolayısı ile gönderdiğimiz ana arılar bir damızlığa başlı değil. Meme dağıtırken genelde hangi damızlığın onuda yazıyoruz bazen damızlık notu unutuluyor.
Arıcılık dendiğinde sadece arıyı bal için çalıştırmak ve çiçek olan yere taşımak anlaşılır ama bizim için arıcılık dendiğinde malzemeleri kendimiz yapıyoruz, ana arı üretiyoruz damızlık üretimi var erkek arı üreteceksin, suni tohumlama yapacaksın. Oturduğu yerden ahkam kesenler bunları yaptıktan sonra bize laf yetiştirmeli...
Şilede arı koymak için yer bakarken hala oğlu aradı kendisi veteriner, telefonda abi trafiğe çıktım filan diyor...
Trafiğe çıktıysan benle ne alakası var derken uyandım. Birisinden 3 çıtalık bir arı almış yazılarımı takip ettiğini bilmiyordum, iyi halt ettin dedim :))
Bir önceki yayında iki kovan arı alan trafiğe çıkıyor demiştim...
Bu gün kendisine ana arı yolluyorum bölmedeki ana arıyı öldür demiştim, infaz gerçekleşmiş.
Benden habersiz bir daha trafiğe çıkmayın :))
Bu arada salı günü kendime geldim...

27.05.2013

ARICILIK VE SEZONU TAKİP, YOĞUN BİR TEMPOMUZ VAR

Geçtiğimiz hafta Yusuf Şimşak tarafından davet edildik. Nasılsa işlerin bitecegi yok bir nefes alalım::))
Uzun süredir İlhami abiyle çalışıyoruz, ne yedirip içirdiysem bir türlü yaramıyor, hazır toplanmışken işin uzmanı doktorumuza bir göstereyim diye İlhami abiyide alarak çarşamba akşamı Ümraniye'deyiz.

Muhteşem abim ise İlhami abiye yemek nasıl yenirde vucuda yarar onu öğretecek....
Yemekler yenildi, ben çok az yemek yedim diyen Muhteşem abiye bir bakın, ne bulursa silip süpürdü, İlhami abi ise tamamen aç kaldı::))
Adamı yani İlhami abiyi arada telef edecgiz::(((
Çok güzelbir kaçamak oldu, her şey süperdi.
Arıcılık sobetleri, her mekanda sarmaya devam ediyor.
Havuz çıkışı hediye dagıtımı vardı. Kalfam eski sukut füzesi karbon tüpünü iade edecek, geçmiş yıllarda 350 lira tüpe depozik vermiş kahroluyordu, birde tüp 15 kiloluk taşıması sorun oluyordu, şimdi 4 kiloluk karbon tüpü oldu.Kapaklarına matbaga sacı lazımdı kaç sefer buluştuk hep unuttuk, onuda teslim etmişim.

Yusuf Şimşak'a bir kutu hediye edildi, ekibimin tüm bireylerinde bu kutu olmalı, özel bir hediye...
İlhami abi millet sevinirken açlıktan zor ayakta duruyor.
Resim çekinirken 333 veya patates patlıcan deyin dediğimde böyle resimler alınabiliyor.
Birde ben gireyim şu mutlu arıcılar karesine...
Hafta içi yolumuz köylere düştü, arıcı Bekir abimizi ziyaret ettik, öyle bir zamanda yakaladımki sormayın, elinde çilek kasası ve ben, gerisini düşünemiyorum::)) Nerden lekelendiyse açık renk pantolon ve gömlek lekelenmiş::((
Arkadaşım Ramazan Duman, çilekleri görünce yerinde duramadı.
Bekir abimizden domates, patlıcan biber fideleri aldım. Fide işi çok önemli ve bunu bilinen bir yerden temin etmek lazım.
Hafta sonu ikinciye arabada suni tohumlama uygulaması yaptık. Birinci uygulama istediğim gibi olmasada 7 ana arıdan 4 tanesi yumurta attı, 3 tanesi belli aralıklarla yok oldular.
Bu seferki uygulamada aracın içini daha rahat kullandık, bir önceki çalışmada alan acayip daralmıştı.
Sandalyemiz bile yok kovanları oturak olarak kullandık.
Elimizdeki erkek arı kafesleri çok büyktü, yeni el kadar kafesler yaptım, bir sürü erkek arı alıyor bunlar daha kullanışlı oldular.
Bu uygulamadaki yardımcım İlhami Uyar.
Yeni kafes ve içinde 90-100 tane ergen erkek arı var.
Uygulama bitiminde bir 100 tane daha erkekten sper alıp saklamayı düşündüm.
Bizimkini aradım dedimki sayın kalfam böyle bir iş nyapacagım, sen tıp adamısın ne gibi yardımların olur.
Dediki abi ben bir solisyon biliyorum, ama beleşe olmaz ve kimseyede öğretemem, ustalık belgemi ver, sana solusyon vereyim deyince tepem attı, insan bu kadar çıkarcımı olur. Sona kendime acayip kızdım, dedim şimdiye kadar birilerine telefon ederekmi bu işleri başardın, bildiğin yoldan bir yürü deyip bildiklerimi uyguladım.
Elimde içi 1 mm çapında cam tüpler vardı, bunun ucuna daha önceden kırılan iğnelerden birisini silikon hrtumla ekledim.
Suzan Cobbey, bu sistemi harbo şırınga kullanırken uyguluyordu, bende onu yaptıklarından anladığımı yaptım.
Sperm toplandı, birde köyde düğün var, oraya yetişecegiz diye bayağı bir kendimizi kastık bu iş sakinken yapılmalı.
5 Cm sperm topladım. Bunu saklanacak tüpe çekiyoruz.

depo olacak bölüme sperm çekilip toplandı.
sonra işin en bilinmeyenine gelindi, sperm hava ile temas etmemeli,spermin bittiği yerden cam tüpü kırdım, ucuna silikon hortum takmak gerekiyor hortumun içi vazelin dolu olacak ve iki taraftan spermi kapatacak, spermle hava temas etmeyecek. Bakalım ne olacak, inşallah ilk deneme başarılı olur, dünya emek ziyan olmaz.

Yeni yaptığım erkek arı kafesi.
Cumartesi bayagı bir yogun geçti,pazar günü ise bizim başkan Kadir Gürkan ile Şileye gidip kestane için arı konulacak yerlere baktık.
Pazar günü Programı sabah 5:00 te kalkılacak. Kalktım. Saat 6:30 gibi Kargalı köyündeyim, Başkan ve benim usta beni bekliyorlar, saat 7:30 gibi Şile Kızılca köy ormanlarındayız.
Kestaneler püküllenmiş ama açmasına bayagı bir var gibi.
2008 Yılında gittiğimizde tanıştığımız Mitat amcanın bahçesi, Mitat amca iki sene önce öldü. Bahçe yavaş yavaş yok olmaya başlamış. Mitat amca sağ olsaydı tek koluyla burasını ekip biçerdi, bahçede domates, biber, patates, fasülye bir sürü şey ekilmiş olmalıydı.
Mitat amcanın kulube hala duruyor, ama bahçede hiç bir işlem yapılmamış, yıllar içinde bu çitlerde yıkıldığında tam orman olacak.
Telefonla konuşan benim arıcılıktaki ustam Yüksel Kaçık, gebze Kargalı köyü Orhanlı mahallesinde ikamet eder. Ustam benim için boynuz kulağı geçti diyor, biz başkaları gibi belge miyim istemiyoruz::))
Resmin sağındaki kişi ise Eskişehirli Halil amca, geçen sene hastalandı ameliyatlardan sonra yeni yeni kendine geliyor. Verdiğim ana arıları öve öve bitiremiyor.
Gebze Bal birlik Başkanımız Kadir Gürkan ise solda.Bu sene projede olmamasına rağmen, özel idareden köylere yardım götürme birliğine para aktarılmasını sağlayıp, hiç arı almayan Gebzeli arıcılara 400 kovan arı temin ettirdi.
Çalışkan bürokratlara acayip ihtiyacımız var.
Bir sürü iş arasında tarım sektörüne acayip destek veren birisi.
Kızılca köyde dönüşe geçiliyor, çay molası verdik, köydeki işleri takip eden Emin bey ile arı konulacak yerdeki sorunları görüştük, yapılmasını istediklerimizi ilettik.
Kızılca köy muhtarı Mustafa beyde bir kaç arı edinmiş, arılar acayip saldırgan diyor::))
Halil amcada saldırgan arıların çaresi yanında diye ayar veriyor...
Benim ustanın kovanları bu sıra habire oğul veriyormuş, muhtara boş kovanın varsa getir, bir oğul koyayım dedi.
Kovan arabaya konuldu, şimdide çıtaları standart mı onu kontrol ediyorlar::))
Nihayet vedalaşıp ayrılıyoruz, hedefimiz işlerin aksamamasıydı, bir an önce herkes arılığına dönmeli.
Sohbet bir türlü bitmiyor ve sonunda ayrılıyoruz.
Yol kenarlarında başka ağaçlara bakıyoruz, henüz açmış kestane püskülü yok. Aynı yollardan geri dönüp, Kadir başkanı ve Yüksel  ustayı köylerine bırakıp, arılığa geçiyordum, Zaim abinin yazlığa daldım.
Bazıları bu enginar geçen senenin diyebilir, nasılsa atılan çamurlara alıştım::)) Sonuçta bu enginar bu yılın, yarışma devam ediyor. Yazlıktan arılığa geçtim bu esnada öğlen oldu, acayip bir yorgunluk var, yatıyorum uyuyamıyorum kalkıyorum çalışamıyorum::))
Bir telefon geldi, Denizliden Serkan, Ali abi ne olursun beni kurtar diye başladı konuşmaya, yav ne oldu hayırdır, abi gene burnumdan soktular konuşamıyorum, analarımı ne zaman yollan. Herkesin derdi kendine, birde beni kurtaran olsa deyip gülmeye başlıyoruz, arılıkta olmamıza rağmen pazar günü aslında en önemli işi hallettik te,(arıların kestane yer sorunu) arılıkta çalışmayı savsakladık, bir kaç güne kadar arıların kestane balına taşınmasına geçilecek, bu arada Mersin dönüşü yapılan aşılamalardan doğan ana arılarım yumurtaya başladı, bende onları toplayıp, bazılarını kurtarmaya başlıyorum::))
Ara boşluk oluşmuştu ve aksaklık olmadan bu ana arı işi olmuyor....