eşek arısı mücadelesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eşek arısı mücadelesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.09.2015

ARICILIK, EYLÜL AYI TOPARLANMA ZAMANI...

Hazır kraliçe arıları toplarken böyle pozisyonlar ile karşılaşırız. Bazen cepten telefonu çıkartıp foto açılacak resim çekmeye bile zaman kalmadan yumurta düşer.
Bu sefer hem resim hem video çekecek zaman verdi...
Günler kısaldı ve mesai sonrası önceden belirlenmiş 10-15 ana arı toplamak bile araya iş karıştırırsanız mümkün olmuyor.
Bir arıcılık sezonu sonuna gelindi, kutuların büyük bölümü devreden çıkartıldı, hemen her akşam hala birleştirmeler devam ediyor...
Hafta sonları artık çok kıymetlendi, birde düğünler olmasa...

Son tur ana arıları genelde tanıdıklara veriyorum, sorun çıktığında yenisi ile değiştirmesi daha kolay oluyor.
Bazen yeni arıcı yalancıya kaçmış arıya ana arıyı kabul ettiriyor, hem ana arı hemde yalancı analar yumurta atıyor, arıcı bunun tamamının ana arı tarafından olduğunu zannediyor.Bize hata bildiriyor, aslında bölmede bizce sorun yok.
 Toplanacak ana arıları titizlikle belirleme rağmen sorunlu çıkabilir. Ana arıyı tutarken dikkat edilmeli,kafese koyarken gene dikkatli olmak gerekiyor, sapa sağlam ana arı yapılan yanlışlarla sakatlanabilir...
Ana arı hiç bir zaman adonmenlerden tutulmaz...
Bazı ana arılar yumurtaya girdiğinde yer dar ve gözlere yumurtayı saydırır...
Bunu ana arı işinden anlamayanlar yalancı ana arı zanneder.

İlk defa böyle çılğın ana arı gördüm, bir göze 9-10-11 yumurta atmış.
Bir kaç kez ruşete alayım dedim vaz geçtim.O gün kime ana arı topladıysam o kişiye gitti...

Kendi damızlıklarımı kendim ürettiğim için ana arı üretimi yaparken genelde tüm damızlıklardan larva alırım.
Hemde tohumlanmış arının ilk yumurtaları 15-20 gün yumurta bekleyen işçiler tarafından bakıldığında o kadar rahat transfer edilir ki anlatamam...
Kendi bölmelerime verdiğim f1lerde not ediliyor, anne farklı babalar farklı, sonuçlar bizim için önemli.
Yukarıdaki ana arı gözlem için bir dostuma hediye edilmiştir.

Böyle yazdığımda bazı kişiler kendilerini dostlarımın yerine koyup bize hediye yokmu der, malisef dost diyoruz, dost...
 Arıcılıkta genelde kendi yayınlarımı takip ederim.
Son bir iki aydır sürekli eşek arısı yayını sürekli ziyaret ediliyor.
Blogumun günlük degişik bilgisayarlardan tıklama oranı, haber yapılmadığında 1000 civarı, haber yeni yapılmış ise 1850 ye kadar çıkıyor.
Bu tıklamayı forum almıyor, başka bloklarım var oradan yayın yapıyorum ve faceye atıyorum gene 150 - 200 tıklama alıyor.
Bu blogun ölüsü 850-900 tıklamadan aşağıya düşmemekte. Analamadığım şeyler var.
Aşağıdaki haber 2013 de yapılmış,şu an 7 bin civarında tıklaması var. Haberin sonuna bazı önemli püf noktaları geçen not olarak yeniden ekledim.
http://bengittim.blogspot.com.tr/2013/10/esek-arisi-mucadelesi-esek-arisina-sari.html
 Basit bir yöntemle yüzlerce sarıca arı yok ediliyor.
Haftalık pet şişeler boşaltılıp yeni sarı gazoz koyuyoruz.
 Sarıca arılar sonbaharda zayıf bölmeleri bitiriyor...
Yüzme bilmeyen girmesin :)
 Bana her yerden soru gelir görüş ve öneri sorarlar.
Ben kimseye bir şey önermem.
Yayınlarımızda soruların cevapları var, okuyacaksınız.
Soru soranlar cevap alamadığında kızıyor.
Geçenlerde TÜBİTAK çalışan birisi bir sürü soru sordu, telefonunu verdi cevap vermedim ziyarete geldi, sayfamı gösterdim bak burada yüzlerce soru var ve cevap vermiyorum.
Arkadaş ve dostlarım tabiki bunları kapsamaz.
Bu paylaşım yazın yapıldı takip edenler test bile etmişler :=)

Azerbeycan'dan birisi soruyor arılarıma nasıl yavru yaptırırım.Cevap vermedim, gene bir şeyler yazdı gene cevap vermedim, en son tepemi attırdı. Amerikanın gavuru olsaydık cevap yazardın demi diye yazdı...
Listeden çıkarttım birde engelledim gitti.
Ben kimsenin danışmanı değilim.
Sorulan soruları bilecek değilim.
Sorulan sorulara cevap vermek zorunda değilim.
Sezon içinde yaptıklarımı paylaşırım, hissesine düşen paylaşımdan hissesini alır.
Kimseye şunu yap, şunu kullan yazmıyorum, ben bunları yaptım diyorum.

Konuya dönelim hala sinirim geçmedi aslında, sanki adamın babasının oğluyuz ya...
Konu önemli ve ben bunu yazın paylaştım.

 Taze toplanmış polen.
Arılar polen sıkıntısı çektiklerinde tuzaklarda topladığım poleni boş örülü peteğe döküyorum.

 Poleni boş petek üzerine yayıyorum.
 Sonra üzerine şurup püskürtüp arılara veriyorum.
Bu buluş bana aittir.
Meme besleyecek kovanlara polenli çıta bulmadığım zaman ne yaparım diye aranırken deneyip bulmuştum.
Polene şurup püskürtmez iseniz polenin büyük bölümünü arılar kovan tabanına döküyor.
 Ertesi gün polenli çıtanın durumu. Arılar polen üzerindeki şurubu yalarken zaten polenide ileriye doğru depiyor, depme bizim şivemiz de sıkıştırma olarak kullanılır.
 Bu sistemi Fatih Suuçak denedim dedi, bir avuç polen koyuyorum çıtalara acayip yavru atışı oldu diyor.
Polen akımı varken buna gerek yok.
Yavru için arı sütüne gerek var arı sütü polenle oluyor.
Bu yayını yapmama rağmen, benden arıya yavru nasıl yaptırırım diyene sorana ne diyeyim.
 Bir paket yumurta düşünün hepsinin tazeliği aynıdır, ilk defa bşıma bir şey geldi, yumurta kapalıyken içeriden küflenmiş...
Tabi yumurtayı ziyan etmedim ve hayattayım :))
 küflenmiş yumurta..

Bursa da hala oğlunun düğünündeyiz.
Amca oğlu arılığa gelmiş oğul var dedi bir ruşete almış, ertesi gün geldim ruşet boş:))
Ne çıta ne bal var, kuru ruşette terk etmiş arı ne yapsın...
Bursa'da Fatih ile buluştuk acil polen lazımdı hızır gibi yetişti.
Diyorki para peşin mi, peşin dedim başladım dua etmeye:))
Mübarek duamızı aldı...
Fatihle vedalaştıktan sonra Uludağ'a çıktık...
Kara yolu ile hiç çıkmamıştım, 26 km yazıyor ama 100 km gibi geldi, dön dön....
 Bakacağa vardığımızda güneş batmıştı.
Makina ile çekim...
 Bunlarda ayfon ele çekildi...
Pazar akşamı dağdan zaten geç indik birde topçularda trafik olursa yanarım diye geceleyip pazartesi sabah namazı sonrası Gebze'ye hareket ettim. Yol akıcı feribotta sıra yoktu, 08:15 de iş başı yaptım...
 10 Eylül günü Cumaköy mahallemizde bir iş vardı tespite gittim bu resimleri çektim.
 Pürenler tek tük açmaya başlamış, hafta sonuna yeni yağmur olursa süper olacaklar.
Bazı pürenler patlamaya hazır bekliyor.
 Ciğer sarması, eskiden bulamıyordum. Gebze'de sürekli bir yerde çıkıyor...
Uzun süre belediyede tek başıma kaldım. 3 Kişi çalışıyorduk, iki kişi izine çıkınca bayağı bir ayarım kaçmıştı berekete izindekiler dönmeye başladı.
Müdürlüğümüz oldukça ilginç izinden dönenler, böyle diyet öderler...
Kadayıflı dondurma...

26.10.2013

EŞEK ARISI MÜCADELESİ, EŞEK ARISINA SARI GAZOZ...

 Bir arılıkta bulunan arılarımı bir kaç gün önce kontrole gitmiştim, manzara hiçte iyi değildi.
Bir damızlık gümlemiş birisi ise can çekişiyordu, arılıktan ayrıldım neler yapacağımı planlamaya başladım bir sürü seçenekten sonra aşırı zayıflamış damızlığı oradan uzaklaştırıp, eşek veya sarıca arılarıyla da mücadele edip öcümü almalıydım >:( :( ???
Yazın bir köy kahvesinde görmüştüm ama üzerinde durmamıştım, bir sürü şey denedik sarıca arılardan kurtulamıyorduk.
Sarıca arılara sarı gazoz ikram etmeye karar verdim mesai bitimi soluğu arıların yanında aldım, malzemeyi önceden hazırlamıştım, üç pet şişeye sigara ile tabandan 10 cm yukarıda tek delik deliyorsunuz, sistem gayet basit ::)

Gazozları şişe tuzaklara koymaya başladım ne zaman haberiniz oldu, ben arılıkta ayrılmadan şişenin birisine düşmeye başlamışlardı.
Zayıf damızlığı oradan alıp ayrıldım aradan üç gün geçti bu gün Darıcadaki arıların işi bitince başka arılıga gittim :o
Gördüklerim beni şaşırttı...

 Üç tuzakta doluydu...
 Sistem iyi işlemiş...
Şimdiye kadar neler yapmadık ki bu sarıca arılara eşek arılarına::(
İlaçlar mı almadık, zehirler mi almadık, tavuk ciğerleriyle beslemeler mi yapmadık...

Boğulanlar aşağıda şamandıra görevi yapıyor, sarıca arılarda bu destekten yararlanıp girip gazozunu içen çekip gidiyordu, tuzakları boşaltıp, yeniden sarı gazoz ikramında bulundum.
 Üç günün sonundaki tablo buydu, bir sürü sarıca gazoz içme yarışına girip helak olmuşlar :(

Yeni tuzaklar hazır, buyurun ikram var :)
Ben toparlanıp çıkarken bir baktım, ikramları geri çevirmeyenler vardı...

Not. Eşek arısı ile mücadelede sinek ilacı kullanılabilir.
Gündüzden tespit edilen eşek arısı ve sarıca arı yuvalarına gece sinek ilacı sıkılarak imha edilmeli. Geceleyin mavi, kırmızı ışığı arılar görmüyor, bazı çakmalarda led lambalar var renkli yanıyor. Işık kullanılacaksa bu tür ışık kullanın.

Bir başka eşek arı mücadele yöntemi ise fare yapıştırıcısı.
Bir kartonun üzerine tavuk ciğeri veya balık kafaları konmadan önce fare yapıştırıcısı sürülür, sonra üzerine tavuk ciğeri, balık kafası gibi etsel ürünler konur. Eşek arısı ve sarıca arılar aynı zamanda etçil, ete gelen arılar yapıştırıcı ile yakalanır.

Bir başka yöntem, bu yöntemi egeli arıcılar çok kullanıyordu. Bir miktar kıymaya ddt ilacı karıştırıp, evcil hayvanların ulaşamayacağı yere koyuyorlar, kedi ve köpekler ulaşmamalı. İlaçlı kıymayı alan eşek arısı veya sarıca arı bunu yuvasına taşıyor, dolayısı ile hem arıları hem yuvasını imha etmiş oluyoruz. 

Ddt denilen ilaç piyasadan kaldırıldı, son zamanlarda dana burnu denilen toprakta yaşayan böceğe kullanılan ilaç kıymaya veya tavuk ciğerine az miktarda karıştırılıp eşek arılarına sunulmakta...
Kıyma ve tavuk ciğeri kurumasın diye ayçiçek yağı ile ıslatılmalı veya kaplanmalı, yağlanmalı...


2.10.2012

EKİM AYINA GİRDİK


Arılar ve püren.


 
Mevsim gelip geçti, ekim ayına girdik. Eylül ayından çekilmiş resimlerle ekim ayının ilk paylaşımını yapayım dedim.
Bu yıl geçen seneye oranla hem kurak, hemde sıcak geçiyor, sıcak olmadımı bal olmuyor, bunu bu yıl yaşadık.
 
 
Bu hafta sonu bala çalışan arıları dışarıdan kontrol ettik, arılar rahatlamış acayip bir çalışma vardı, demekki durumlar iyi.
 
Bu yıl kuraklıktan dolayı pürenler çok geç açtı, son yağmur olmasaydı pürenler açmadan kavrulup gidecekti. Bir çok püren geçmeye başladı, bunada şükür ya yağmur hiç olmasaydı.
Bu resimler ana arı üretiminde kullanılan ruşetlere ait. Bir iki çıtalık arılar polen ve bal çekiyor, bakalım akım ne kadar sürecek.
Püren nektarının rengi yeşil, arkadaki ışık tam rengi görmemize engel oluyor ama yeşil renk fark ediliyor.
Enes Emin ruşetlerini kışa hazırlıyor. Anasız bir çok ruşet var, çiftleşmeye giden ana arılar kuşlara yem oluyor. Arılıkta erkek atan 3 ana arı bu hafta sonu imha edildi, bu saaten sonra atılan erkek yumurtası en erken 40 gün sonrası ne iş yapacak. Elimizde açık kapalı doğmuş erkeler mevcuttu eylülün sonuna kadar olan süreçte.
Yeni doğmuş bir ana arı, saf adaylarından şu an bakir. Sezon başı uygulamalarımız başladığından beri her ay uygulama yapıldı. Sonuçta sperm kesesini doldurduktan sonra tohumlamada kalite sorunu olmaz. Saf erkelerin olgunlaşmasına göre kendimizi ayarlıyoruz, sadece hazır sperm nasıl saklanır onu aşamadım, birde onu geçersen kışın bile ana arı üretirim::)) Ekip sezon başında toplandığında iş dagılımında bulunuldu, ya erkekleri yada anaları üretin demiştim, ekip cin gibi bütün işleri bana yıkmayı başardılar. Bunca işin arasında sistem tıkır tıkır işledi.
Yeni doğmuş ana arı kafeslendi, kafesinde olgunaşmayı bekliyor, tohumlanıp yumurtaya başlarsa saf ana arılardan birisi olacak. Yıllar sonrası o kadar rahat kışa giriyorumki anlatamam, bol saf anaçlarla acayip bi kolleksiyon, tüm hatların çaprazları alınmış, değmeyin keyfime, millet f1 bulamazken saf sürüm var...... Memlekettede acayip işler var, piç arılara deger biçemeyen enayiler bol. İsim koyanmı ararsın, bilim ve bilimsizlikten ne kadar uzak işler varsa mevcut. Arıcılıkta F kavramını anlayamayan ülkeler arıcılıkta geri kalırlar. Arım yerli diyenler, arım ekotip diyenler, yalan söylüyor, ülkemiz bir kazan olmuş kaynıyor, kepçeyi sokup çıkartan, tabaga koydugu çorbaya isin koyuyori, birisi ezo gelin diyor, kimisi mercimek, kimiside bu domates diyor aynı kazandan çıkanlara. Bunu ıspatı çok basit, benim arım yerli veya ekotip diyenler. Makalaere bakın, ekotip veya yerli denilen en az 20 bin koloni davranışı aynı olmalı, bizim arıcıların 10 kovanı olsun, onununda huyu farklı bu nasıl iş::)) Böyle yerli ekotip olurmu? tabiki olmaz onlar kendilerini ve milleti kadırmaya devam etsinler. Bir şeyleri söylerken anlamınıda bileceksin, yoksa çagın dışında kalırsın. Biz yemiyoruz, yiyenler buyursun........
Hafta içi köylerde tespitler vardı, Şükrü bey yazlık yapmış tespiti yapılıp sisteme işlendi, evin saksıları çamaşır makinası davlumbazı, oğlu bir tamir servisinde çalışınca krom davlumbazlar saksı olmuş.
Şükrü amcanın arılarıda var. Bir sürü de boş kovan, arıcılıkta ne yaptıgını bilmeyen bir yapıya sahibiz, kovan çok olsun bal önemli degil.
Eylül ayının son günü eşek arılarıyla mücadele ettik. Eşek arıları bal arılarına çok zarar veriyor.  
Eşek arıları çok ilginç böceklerdir, bunu şunun için söylüyorum, yiğidi öldür, hakını ver derler ya. Gerçekten baharda 1 (eşek arı kraliçesi) kraliçe ana arı işe başlıyor, yuvayı kuruyor,yavrulamaya başlıyor, yavrulara ilk etapta avlanıp yiyecek getiriyor, her geçen gün nufusları artıyor, son bahar geldiğinde karşınıza dev bir eşek arısı kolonisi çıkıyor. Bu böcekleri taktir etmemek elde degil ama ne yapalım. Bal arılarına felaket zarar veriyorlar, bunlarla mücadele etmedende olmuyor.
Eşek arısı kolonisi. Kolonide bir kaç giriş ve çıkış var ama burası zannedersem nizamiye girişi::))
İmha edilmiş eşek arısı kolonisi. Eşek arılarıyla çok farklı müğcadele çeşitleri var. Egeli arıcılar eskiden dtt diye satılan bir böcek ilacı vardı, kıymayla yoğurup ağaçlara asıyorlarmış, kıymayı eşek arısı hem yiyor,hemde yavrularına taşıyor, dolayısı ile koloni belki sönmüyordur ama acayip darbe vuruyorsunuz. Şimdilerde o ilaç kansorejen oldugu için yasak, aynı içerikte başka ilaçlar varmış.
Eşek arılarının boyu yaklaşık 4 cm.
Bal arısı bunun yanında sinek kalıyor, bunların çeneleride çok güçlü. Eşek arısı videosu.
Eşek arılarıyla mücadele ederken maske giyinmeme rağmen elimden sokuldum. Hem sokulduk hemde arı tarafından ısırıldık. Bu arı ısırdıgı yeride kanatabiliyor, çok güçlü bir çne var. Sokulduktan sonra şişmeye başlayan elim, bir gün sonrasına kadar şişti ve dirsegime kadar şişlik devam etti. İlaç kullanmamakta biraz inat ettim. Muhteşem abi bir ilaç al, kaşıntı azalır dedi, felaket kaşıntı yapıyor, 50 tane bal arısı soksa 10 dakika sonrası bende bir şey kalmaz, bu süründürüyoru::))
Eşek arısı sokması yaşadık.
12 Numaralı saf karniol. Dünyada böyle bir ana arı bulmanız imkansız. Dünyaya kanatsız gelmişti, varroa maduru, böyle bir ana arı ne çiftleşebilir nede yaşama şansı vardı. Biz bunu uygulamaya aldık, birde işi Enes Emin yaptı, iş olacağına varacakya, ana arı yumurtaya başladı yavru kapattı, bir kaç kez degiştirmeye kalktılar izin vermedim, kendi kızları doğmaya başladı çok az başka ırk arı var içeride, 15 güne kadar içeriye tamamen kendi kızları hakim olacaklar. Bir posta yavrusu sokuldü, ikinci posta yolda.
Dualarımda hep derimya, Allah ne virise hayırlısını virsin diye....
Allah işinizi rast getirmeyecek ise, ağustos ayında düğününüze kar yağdırır, yazınızı kışa çevirir.
Gene her şeyin hayırlısı diyoruz.....
İşler hafifledi dolayısı ile magazine zaman her geçen gün artıyor. Raşit bey yazlıkta bir kümes yapmış, görünce kümes böyle olur diyorsunuz. Sanaldan birisini tanıyorum, bir kümes yapmış, sanki F tipi ceza evi. Bununla kalsa iyi, birde tavuklar yumurta yapıp yavrum diye yumurtaya bakmadan yumurta uçmuş, böyle follukmu olur ya.
Raşit bey geçenlerde soruyor, bildiğin yerde ahlat varmı diye, bende birisini tarif ettim. İyiki herkes uzun boylu yaratılmamış, agacın alt tarafında armut uçmuş::(( Kalanları Enes Eminle topladık, olsun diye beklerken avucumuzu yalayacagız.
Agacın yükseklerinde kalanlarıda biz topladık, evde olsun, dağda olmayacak::))
Ahlat turşusu ise olmadan kurulmalı, ahlat oldumu olmuyor, cümle içinde kelimelerde acayip oturuyor.Oldu kelimesi, bu cümlede olgunlaşma anlamı taşıyor.
 
Geçenlerde bizim Trakyalı Şenol ile konuşuyoruz, birileri kutular terk etmesin diye bir şey kullanıyor dedi, yok yav ne kullanılıyor dediğimde, çıkışa ana arıçıkamayacak ızgara konuluyormuş. Ben o sistemi taaa 2009 yılında kullanıp paylaştım, ahanda haber ve link::))
İnvert şurup. Bu şurup geçmişte meydan muharebeleri yaşadı. İnvert arıya niçin verilir hala kavrayamadık. İnvert şurup kış arılarını yormamak için arıların stoguna sunulan şuruptur. Şu ana kadar en uzun süre tuttuğum invert şurup nihayet kristalize olmaya başladı. Bu şurubu 1. ayda yapıp kavanoza koyup agzını kapadım aradan 10 ay geçti, bozulma ekşime olmadı ama bizim anladığımız şekilde donmaya başladı, donmada tamamen degil, dipten yanlara doğru ortada gene donukluk yok. Bu kadar bekleme yeter hafta sonu bir arıya verecegim. Ülkemizde kışa girerken arılarına kek verenler var, arı yorulup ömrü bir kısmının bitecek, bizim arılarımız 5 çıta kışa girdimi bahara niye 5 çıta çıkamıyor. Kek artya yavru yaptırmak için verilir, maksadınız stok yaptırmaksa niye arıyı uğraştırıp duruyorsunuz ki? Kış arılarını yormayan yabancı ülkeler, 10 çıta arıyla kışa girip 10 çırtayla çıkıyorlar.