kanatsız ana arı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanatsız ana arı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.07.2014

ARICILIK RAMAZAN AYINDA ÇEKİLMİYOR...

 Bu ve alttaki resim Yasmin Swinz analarından aldığım yumurtalardan ürettiğim yeni Gebze'li kızlarım. Bir önceki tur yavruyu kapadı, torunlarını bile ürettik.Yavru kapaması süper.
 Suni tohumlama çalışmalarına 2009 yılında başlamışız, aradan geçen 5 yılda ancak oturdu, 2013 ağustosunda tohumlama işini zirveye çıkartmıştık. Bir sürü detay sizi başarısız yapabiliyor, en ufak detay atlanmamalı. Yaptığım son çalışmada 19 adet ana arıdan 2 kayıp verdim 17 tanesi yumurtaya girdi, bunlardan ikisinin beklemiş spermli olması dahada sevindirici...
Gene çok ilginç bir çalışma,ana arı kutuları kontrol edilirken bir varroa maduru ana arı çıktı karşımıza. O zamanlarda suni tohumlama yaptığımıza kimse inanmıyordu, bu olayı hemen değerlendirdik...
Kanatsız ana arı çiftleşmek için uçması lazımdı, uçması imkansız biz uçurduk ve yumurta başladı yavru kapadı...
Sonra sıra numarasını taktık çünkü festival vardı orada mini akvaryum kovanda gösteriye çıktık...
Beykoz Akbaba köyü kestane balı festivaline gittik. Bu arıyı festival günü sonunda Pınarhisar'lı Ali Osman Çalık abimize hediye ettik gitmiştti...
Sadri abi son çalışmalarda bazı eksiklikler hissetmiş ki 12 voltu 220 ye çevirmeye gerek yok diye bana direk 12 vol ile çalışan led lamba yollamış...
Hemde aletin neresine istersen tuttur basit bir tasarım gibi gözüksede çalışmada acayip kolaylık sağlar bu mandal, Sadri abim ellerine sağlık....
Suni tohumlama lambası.
Yanında birde suni tohumlama enjektörü, iğne dolduğunda iğne değiştirmek oldukça zahmetli, hemen şırınga değiştireceğiz....
 Başlıkta belirttiğim gibi Ramazan ayında istenilen performansla çalışılamıyor. Mesai sonrası çok acil bir kaç ana arı alınabiliyor, hafta içi hazır anaları tespit edip hafta sonu yata kalka ana arı topluyoruz....
Akşamları iftarı arılık civarında yapıp evime 9 ila 10 arasında girmekteyim...
Zaman çok kıymetli ve boş geçen zamanın kesinlikle telafisi ana arı üretiminde yok....
2011 Kızımın videosu  

2011 Yılında bu konuyla alakalı haberimiz...

Bazı haberlere sevinir bazı haberlerede üzülürsünüz, bu ana arının yedeklendiğine üzüldüm, 4 sene yaşadı bunada şükür ama....
http://bengittim.blogspot.com.tr/2011/08/aricilik-ana-ari-suni-dolleme-ve-saf.html


2011 Yılında tohumladığım ana arı, mayıs 2014 tarihinde yaşıyordu, hemen yumurtalarını getirip yedeklemesileri yapılmıştı .Bir ay öncesi ana arının yedeklendiği haberi geldi. , anası gibi kapkara kızları, buda onlardan birisi...
Tohumladığım ana arıların içinde en uzun yaşayanı 2011 deki tohumlanan ana arıydı, bakalım kızlarıda uzun ömürlü olacakmı. Kızlarını kullananlar özellikle bunu çok met etmişlerdi.
Sıcaklar bastırdığında ruşetlerde sorun başlıyor, birde arılar bu alanda biz kışlayamayız diye düşünüyorlar, baharda terk olmazken sonbaharda terkler neden zirve yapsın ki...
Hafta sonu ana arı ruşet kapaklarının büyük bölümünün kapak altına strafor yapıştırdım, üsten vuran sıcaklar terkleri tetikliyor.
Poşetli olmasına rağmen akan kek, kapak altında strafor yoksa üstten vuran sıcak içerisini olumsuz etkiliyor.

Kara hindiba, yağışlar bir çok bitkiyi bu yıl canlı tuttu.
 Engin abinin İnebolu'dan getirdiği domatesler. Bahçesinde bilmem kaç yıllık domatesmiş, bir kaç koltuk aldım. Domatesin yanlardan veridği filizlere koltuk deniliyor, 3-4 gün suda ve serin yerde bekletirseniz filizler kökleniyor. Gene çok güneşe çıkartmadan saksıya veye pet şişeye ekip, iyice köklendiğinde bahçeye alınabilir, fide almaya gerek yok :))
İnebolu domateslerinide kopyalamış olduk.
4 Dal kopartmıştım ikisi açık bahçeye alındı.
Bitkilere fısıldayan adam İlhami Uyar...
 Bahçenin birazını gösterelim bari, gerisini görüp nazar değirenler olabilir, memlekette gudümsüz çok....
 Bunlar pazardan değil, bostandan...
Domates selfisi :))

Daha sürpriz ürünler var uyandırmayalım kimseyi...
Hafta sonu Pazar günü kepi doldurmuşum, yüz maskesi 50 ana arı aldı.
 Yola gidecekleri gün özel besleme yapılıyor, invert surup veya sulandırılmış bal veriyorum. Arı midesini doldurduğunda midesindeki besin en az 3 gün yeter deniliyor. Kek kurudu yiyemedi üç gün midesinden işi idare etsinler.
Çok şükür şu ana kadar sorun çıkmadı birde bu işi ilk defa yapmıyoruz, 4 yıldır en uzak illerimizebile ana arı yolluyorum.

Bakalım bu analardan kaç tanesi ölecek bu gün kargoladım en sıcak memleketlere gittiler. 7 Ayrı vilayet...
Kargolar teslim edilsin vilayetleri o zaman yazayım. Ana arıların bir bölümü Adana Çukurova'ya ulaştı sorunsuz. Bir kısmı da Sivas Divriğ'ge ulaştı sorun yok, iki yerde iki günlük yoldu özellikle Adana çok sıcak bir yer... Ana arı gönderiyoruz ertesi gün alanların bazısında sorun çıkıyor pakettemi sorun var, arıcıdamı bilmiyorum...

7.10.2012

BEYKOZ AKBABA KÖYÜ KESTANE BAL FESTİVALİ

Beykoz Akbaba köyü, 4. kestane balı festivaline büyük emekler veren.
Beykoz İlçe Tarım Müdürümüz Sayın İbrahim Özdemir. Yüksek Ziraat Mühendisi Dr.Bahri Işık ve tüm Beykoz ilçe tarım personeline, ayrıca,Beykoz Akbaba Köyü Muhtarımız Sayın Yüksel Kılıç, bu organizasyonu tüm olumsuzluklara rağmen büyük özveriyle devam ettirdikleri için teşekür ediyorum.Yerel basın Ozan Durmuş ise olayın görünmez kahramanlarından.
Festival günü arkadaşlarımızla buluşmak için Gebze'den çıktık. Akbaba köyüne vardık, bizimkiler Saim Gürel'in bahçeye postu atmışlar. Bu gün tamamen magazin takılacağım::)) Hemen gidip sponsorun yanına oturdum, ileride para lazım olursa, böyle sponsoru aramaya gerek yok nasılsa yanımızda. Sanki millete öğretmişiz gibi  çift telefonlar susmuyor::))
Bizim Zaim abi hastası olduğu için son anda festivale gelmekten vaç geçti. Yakın arkadaşını hastaneye kaldırdılar, Allah acil şifalar versin. Zaim abilerin villa yöneticisi Raşit bey, hemen üç beşleri bulmuş, kan çekiyor demek ki::))
12 Numaralı saf arımız gelin gitti, kime niyet kime kısmet derler ya aynısını yaşadım, bu aldığımız son foto, akvaryum kovanda yumurta atarken yakaladık. Bununla ilgili başka bir paylaşım yapılacak.
Festival başlıyor, bendeki alet ülkemizdeki ilk yapılan alet, nereden nereye gelinmiş bir göstereceğiz.
Çantamızdan çıkartıyoruz, meraklı gözler üzerimizde::) Utandırmayın be ya....
Bu Trakyalılara laf anlatmak lazlara laf anlatmaktan da zor, laza bir şey tarif et, mutlaka bir şey anlar, yanlış olsa bile::)) Şenol diyor ki göremiyorum, nasıl anlatayım ben sana şimdi mikroskoptan görmeyi, bak işte::)) Ben niye görüyorum::)))
Ali Şekerli abim, bu aletin 3 yıl önce alt tablası ve direklerini görmüştü o zamandan beri bir araya gelemedik. Bu Trakyalı uyanık, bakışıyla neler anladığını tahmin edebiliyorum. Ben aleti hazırladım, şırıngayı takmamıştım, hepsini görmek istedi, bende şu an şırıngayı hazırlıyorum, iyikide takmışız , kürsüye gideceğimiz hiç hesapta yoktu.
Sadri abi son gelinen noktayı gösterecek, meraklılarına. Yan yana iki dölleme aleti, benim aletim başka aletleri döver onu baştan söyleyeyim, maç sayısıda fazla::)) Sadri abinin çıkardığı alet daha acemi::)) Geliştirdiği cımbız ise dünyada yok.
Saim Gürel ve eşi stantlarında.
Suni tohumlama konusunda elimizde hiç bir şey yokken başladığımız yer ve gelinen nokta. Arka planda bir sürü saf anaçlar.
Festivale ilgi ve katılım büyük.
Ali Şekerli abim hala incelemeleri bitiremedi. Sorular sorular, yapma beya git biraz dolay, sanki imtihana tabi tutuyor::))
Şekerli abimizden kurtulduk gibi,sıra Zafer abimde,aman Zafer abi sen bu işlere bulaşma diyorum içimden. Zafer abim bu aletin temellerini atanlardan, onada ne kadar teşekür etsem azdır, tornacı Nazmi abimizide unutmuyoruz, Zafer abi Nazmi abiye beni götürüp bu işlere girişmemizi sağladı. Bir ata sözü vardır, başlanılan iş bitmiştir, bunu bu alet konusunda yaşadım, sonuçta Nazmi abi başladı, Sadri abi bitirdi, başlanılmayan işler hala başlanılacak::))
Zafer abi bizim ekibin en meşhuru, meraklılık zor, denemeler ve uygulamalardaki aksaklıklara, biliyorsunuz sakarlık deniliyor. Bir şeyi denemeden uygulamazsanız zaten sakarlıkta olmaz. Bizim ekibin huyu bir sakarlık yapmış ise aman ben bunu yaptım böyle olumsuzluk yaşadım aman siz bu çukura düşmeyin der::)) Zafer abi şu an tehlikesiz bir şekilde izliyor, sıkıntı yok, rahat olun::))
Yav kalkın beya, şimdide pinti hoca geldi, durumu iyi gözükmüyor, paraları sponsorluğa yatırdı.
Bu arada basın mensubu arkadaşlarımızı unutuyordum, hepsine sonsuz teşekürler. Akvaryum kovanda suni tohumlanmış ana aryı çekiyorlar. Bu akvaryum kovan iki saatimi aldı, karar verdim, doğru Cemil ustanın atölyeye, nasılsa malzemem var, 2 saatte hazır edildi. Güzelde olmuş, birçok kişi ilgilendiğine göre::))
Aletlerin çekimi yapılıyor.
Festivaldeki sunumların başlamasını bekliyoruz, bu esnada arıcılık forumunun yeni üyelerinden, Engin Altın yanımıza gelip ben yeni üyenizim dedi. Uzun süre sohbet ettik, sanal alemde çok yayın var, fakat yaptıklarını paylaşan yok, bu seni öne çıkarıyor dedi. Kendisi kuyumculuk yapıyor. Hobi arıcı olmasına rağmen arıcılara bir kaç soru soruyormuş, arın ne ırk ve F kaç. Bu sorulara şu ana kadar tanıdığım hiç bir arıcı cevap veremedi, bu çok önemli bir sorun, kendisi aynı zamanda avcı ve av köpekleri damızlık ve soy işlerini çok iyi biliyor, hiç ben doğal erik yiyeceğim diye dağdan erik getirip bahçesine eken gördünüz mü, bu damızlık böyle bir şey, her geçen gün önemi anlaşılmaya başlanılıyor.
Arkadaşlarımızla gurup fotosu çekilnelim dediler, hadi buyurun.
Olmadı bidaha, bidaha::)) Afrikalı Cemal abimiz, paranın kaynağını biliyor, doktora yaslanmış::))
Havada şansımıza süperdi, herkesin mutlu olduğunu görüyoruz. Bizim ekip en arkada kaynatmaya devam ediyor.
Hediye dağıtımı var. Sunumu Doğuş haberin sahibi, Ozan Durmuş yapıyor.
İbrahim bey ve Bahri bey bu etkinlikte çok faaller, köy muhtarıyla kafa kafaya verip ortaya güzel şeyler koyabiliyorlar. Beykoz ilçe tarımın sadece buradakilere değil, bir çok arıcıya yardımları olmuştur, ana arı kursu düzenlendiğinde, kursa birçok vilayetten katılım oldu.
Köyün Muhtarı, Yüksel Kılınç ise acayip faal birisi, müthiş bir ev sahipliği sergiliyor, 3-4 yıldır görüyoruz.
Hiç hesapta yokken apar topar sunuma çıktık, bereket iyi sıyırmışız, kalfam ise süperdi. Bahri beyin bizde çok hakkı vardır, kendisine ne kadar teşekür etsem azdır.
Aslında bunlar iki ayrı foto, ama sunum sonrası öyle kasılmışızki,10 foto alınsa aynı poz gibi dururuz::)) Bahri kardeşimiz acayip çalışkan ve asıl mesleği sığır hayvan damızlığı, olmasına rağmen damızlık konusu ve önemini bilen birisi ve bizi bunun için acayip seviyor veya tutuyor, bu ülkeye bir şeyler verin veya versinler kim olursa olsun der hep.
Allah kendilerinden razı olsun, başarılarının devamını bekliyorum.
Arıcı muhabbetleri bitermi bitmez, gene gün bitiyor, biz konuşmaya doyamıyoruz, sevdiğimiz abilerimiz ve kardeşlerimizle.
Bazen unutuyoruz, resim lazım oluyor yok, Saim kardeşimin standını resimliyoruz.
Biz sunumdan gelirken arkadaşlarımızın bakışı ve süperdiniz diye bizi tebrik edişi, yüzlere bakın.
Yemek faslı başladı, öndeki Nedim arkadaki ise Trakyalı Şenol::)) Nedimi bir kaç kez forumdan silmişim, üye olacaklar, bizim forumda isimleriyle üye olmalı, geçmişte nikle üye olanlar oldu ama bunu istemiyorum. Arıcı niye kimliğini gizlesin ki.
En sonunda gitti bir yerde götürmeye başladı, bu seferde gidip Enes Emin e yakalandı::))
Sponsorun halini yayının sonunda göreceksiniz,şimdi güler gibi duruyor ama...
Akvaryum kovanla ilgilenen meraklılar, çocuklarına arıları anlatan bir anne.
Eski sıgara içtiğim günler getiren bir kare, sıgarayı tellemiş, birde video çekiyor::))
En sağdaki Enver Sarıoğlu Muhteşem abiyle derinlere dalmışlar gibi.
Arılar le poz veren bir meraklı, babası resim alıyor, bu bile ileride anı olacaktır, bakarsınız karşımıza arıcı olarak çıkar.
Abi kardeş arıları izliyorlar.
Arıyı bir daha nerede göreceksin:))
Bir sürü konu ve özel sohbetler oldu.
Bazen ikili görüşmeler yapıldı. Arıcılıkla ilgili bu alanda çok şey vardı, en önemlisi arıcı varsa gerisi kolay::))
Arka tarafta Muhteşem abiyle Aliosman abim bir şeyler konuşuyor, ön planda biz başka şeyler konuşuyoruz.
Arı evi, sahibi Ercan beyde  birçok konuda görüş bildirdi.
Saim Gürel bizi standında fotoya davet etti. Akvaryum kovan görüntüyü bozuyordu::))
Aliosman abi ver tutayım dedi, verdim, sağolasın ben aldığımı geri veremem dedi, bizde hayırlı olsun dedik, detayla bu konuda ayriyeten gelecek.
Güzel bir etkinliğin sonuna doğru ilerliyoruz.
Arıcıların yüzünden mutluluk akıyor::)) Festival bitti,alandan ayrılıp çay kahve içelim aç varsa yemek söyleyelim diyordu köyün muhtarı Yüksel bey. Çay içmeye başladık, bir iki derken, Bahri bey geldi, sizinle görüşmek isteyen bakanlık görevlisi var dedi ve bizi davet ettiler. Masalarına gittik, bizim hakkımızda bilgi verilmiş kendilerine. Festivalin bitimine yetişebilmişler.
Gıda Tarım  ve Hayvancılık Bakanlığı Baş müfettişlerinden, Sayın Rafettin Yılmaz. Bize çalışmalarımız hakkında sorular sordu. Anlatmaya başladık, anlattıklarımız ilgisini çekti, aleti görebilirmiyiz dedi, hemen aletin ilki olanı getirdik.
Aletin ne sıkıntılarla bu günlere kadar geçirdigi evreler ve çalışmalarımızı zevkle dinledi. Mavili olan kişi ise İstanbul İl tarım müdür yardımcısı Nazif Koca Soru üzerine sorular, süre kısa herkes birşeyler öğrenmek istiyor, biz sorunlarımızı sıralıyoruz.
Bu ilk alet, son halini ise  Sadri abim getirdi.
Kısaca aletin nasıl çalıştığını izah etmeye çalışıyorum, Rafettin bey ve Nazif Koca dikkatle izliyor ve söyledikleri şuydu,bir şeyi okumakla uygulamak arasında çok fark vardır, siz bunu uyguladınız, başarınız nedir diye sordu, soruya ise Muhteşem abim yapılan uygulamalarda artık %100 başarı sağladık cevabına gene yetkililer çok sevindi. Ayrıca hayret etmekten de geri kalmadılar, çünkü bu işte ülkemizde çok geri kalındığını ve başka ülkelerdeki durumları da kendilerine  aktardım.
Karşılıklı bilgi alışverişi çok iyi oldu.
Sadri abi aletin geldiğin son aşamayı gösteriyor.
 
Rafettin bey ve Nazif beyler daha sonra Akbaba köyünden ayrıldılar.
Tekrar biz arkadaşlarımızın yanına döndük, sohbet iyi güzelde gün bitti be::)
Zafer abi ile Enes Emin iyi sardılar.
Neler konuşuluyor merak ediyorsunuz......
Balcı Yusuf iş başında, depoyu bulduk beya::))
Hediye ballar dağıtılıyor.
Yeni bir uygulama, balcı Yusuf, bal kavanozunda üreticinin resmi var::))
Köy muhtarı Yüksel beyde hediye ballardan nasiplendi.
Baktım kalfa oralarda gel bari birazda sen nasiplen, bir daha sponsor olup, böyle ortalarda beş parasız gezmezsin dedim::))
Kısmete bakın nerelerden, nerelere............
Bu üçbeşler doyumsuz beya, kurutacaklar arabayı çekilin dedim,tipe bakın::))
Toplu bir resim daha::)) Mutlu yüzler, artık muhtarda bizden ::)))
Başımız belada gözüküyor, bu resim hayra alamet değil::)) Allah her şeyin hayırlısını versin... Dağılıyoruz, herkes evine.....
Bana gelen hediyeler vardı, onları mutfağa çıkarttık.
Bazıları biraz kalfada emanet kalmıştı, bazı eksiklikler var, paketlerde pastırma sucuk kokusu var, görüntüye bunlar yansımıyor, anlayacağınız kurda kuzu teslim edilmez.......
Tüm dostlarıma sağ olun teşekür ediyorum diyorum, ülkemizin ayrı köşelerinden ayrı ayrı hediyeler............
Mutfaktaki ilk işim, ekmeği kesip, tere yağını sürmüşüm, petek balı doldurmuşum, gerisini ne siz sorun nede ben söyleyeyim..........
Kolostrole paydos, böyle doğal beslenmek lazım::)))
Bu resimde dünya aleme ibret olsun diye yayınlıyorum, aç kalan sponsorun hali, arka planda İlhami abiyle Cemil usta gülüyor. Tüm parasını sponsorluğa yatıran adamın hali, yemek kuyruğuna girmiş, görüntü süper yaaaa... Sponsorun hali............