polenli çıta oluşturmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polenli çıta oluşturmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.04.2019

ANA ARI ÜRETİM HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR, KIZLAR BİR KAÇ GÜNE DOĞMAYA BAŞLAR...


İşler iyice hızlandı yeni bir sezona daha girdik.
İki hafta izin almıştım Milasta bir tur suni tohumlama yaptım alt yapıyı Salih Güngör hazırladı ben erkekleri götürmüştüm oldukça başarılı bir çalışma yaptık iki kayıp verdik gerisi oldu.
Gebzede ise havalar yeni ısınmaya başladı nisan ayının beşinde bu metrolara arı silkelemiştik hafta sonu ilk kutuları böldük memeleri dağıttım.

Arıcılığa kazandırdığım ekipmanlardan biriside bu metro dediğimiz çok sayılı minik çıtalı kovandır. Videosunu çekerken aklıma geldi arıcılığa ekipman adına buluş ve ekipman kazandıramayanlar yıllardır koloni yönetimi anlatırlar :)
Herkes yaptığı işin çobanıdır, adam aslında çobanlığı anlatıyor ama adına koloni yönetimi diyor :)

Arıcılığa kazandırdıklarımız ekipman ve kolaylıklar konusunda Allaha şükür bu konuda tekiz, buna ülkemizdeki bilimcileride dahil. Bilimcilerimizin buluş ve ekipman üretimi malisef yok, yazdıkları kitaplar yabancı yayınlardan alıntı ömür böyle geçmiş adamların havalarından da geçilmiyor :)
                                              
 Bu siteme geçmeden bir kutuya yaklaşık bir çıta arı döküyorduk. Kutuda açık kapalı yavru yok kuru petekte çaresiz bekleyen arılar umutları olmadığından diye zannediyorum arının büyük bölümü ölüyordu.
Bu sistemde aynı kovan böler gibi kutuya arı bölüyoruz. Yavru var azda olsa bal var kek bölümünde en az 15 gün yetecek kek var. Arıların yaşama bağlanması için gerekenler var yani.
                                     
Hafta sonu kutuların bir kısmını doldurduk.

Doldurduğumuz kutuların çıkmak üzere olan ana arı memeleri verildi.
İlk kutuları araziye dağıttık. Hedefim aldığımız siparişleri zamanında vermek.
Bir tararftanda hala metrolara arı koyuyoruz Gebze bir haftadır ısındı bir hafta önce buz gibi havalar vardı.


Biraz geç kalmıştım akşam üzeri arının birisi beni yedi maske olmasına rağmen bu yılın en çok iğnesini yedim. Şu an tüm kovanlarımda ruşetlerimde takviye verilen birer çıta Muğla arısı var onlarda gerekeni yapıyorlar bir ay sonrası ancak ömürleri biter :(
F1 kutularını bir haftaya kadar doldurup sezon sonuna kadar kutuları faliyette tutmaya çalışacağım.  Ağırlık ise damızlık üretiminde olacak.
Erkek arılarda verilen şuruba yumuluyor bunu ilk defa gördüm, normalde bal yerken görünüyordu.
Arılarda varroa mücadelesi atlanmamalı, varroa görünmüyor kanatsız arı görünmüyor ama bir tur ilaç verdim polen tuzaklarına varroa düşmeye başladı ikinci turu vereceğim. Varroa mücadelesine başladığım zaman bir hafta ara ile üç turu bitiriyorum yoksa mücadele eksik kalıyor.
Ana arı üretiminde başlatıcı 5-6 çıtalık arıya 100 civarında meme veriyorum büyük bölümü tutar. Meme ile çıta arasındaki boşluk bir parmak yani 1 veya 1.5 cm olmalı.
Tutan memeleri bitiricilere dağıtıyorum.


Ana arı ve arı sütü üretiminde polenli çıta olmadan bu işi yapma şansınız yok. Gene benim uygulamam olan bu yöntem ile polenli çıta oluşturmak çok basit. Topladığımız taze polenleri boş peteklere doldurup çok ince şurup püskürtüyoruz. Şurup püskürtmediğimiz zaman poleni arılar atıyor büyük bölümü dökülüyor bu detay çok önemli.

Polenleri petek gözlerine dolduruyoruz.
İnce şurup püskürtüyoruz, birazda çıtayı silkeleyip arılarınıza verdiğimiz zaman bir saat sonra çıtayı çıkartıp bakın polenleri gözlere sıkıştırılmış göreceksiniz. Video yayınlamıştım ertesi gün bakın diye bu yıl çıtayı verdiğim kovanı kısa sürede açmam gerekiyordu açtım polenler anında sıkıştırılmış gördüm gözlerde. Alt linkte yayınladığım polenli çıta videosu var.
https://www.youtube.com/watch?v=u11-e4o9XsY

Hafta arasın 23 nisan günü akşam Bursa'daki akrabam Cemal abimin kızının düğün cemiyetine gittik.Yalavadan geçerken sofi amcama uğradım arıları ölmüştü iki arı bıraktık.
Cemal abime hayırlı olsun deyip gece yarısı geri Gebze'ye döndük.
Düğünde 35 sene öncesi birlikte çalıştığımız Trakyalı Süleyman Kırtan. Yıllar sonra düğünde buluştuk eski günlere gittik, dokumacılık yapmıştık. Süleyman şu an Milli eğitimde memur olarak çalışıyormuş. Av sezonu bir açılsın ördek avına Trakya'ya gideceğiz :)
Busa'ya gider iken Yalova'daki Doğa peyzaj Ruhani abiye uğradık badem aldım. Üç tanesi 45 dedi sen 30 ver deyince 5 tane 50 olurmu dedik Kayseri'limisiniz diyor yok komşuyuz dedik :)
Teksas, Ferragnes,Ferraduel ve Vairo alacaktım Vairo yokmuş. Badem su istemeyen kurak arazilerde yetişir su verilirse daha süper olur. Bademin üretimi nedense ülkemizde ihmal edilmiş badem ihtiyacımızı Amerikadan italat yaparak karşılıyoruz.

Teksas Badem verimli bir ırk soğuklardan etkilenmiyor geç çiçekleniyor.
Ferragnes badem hastalıklara direnci fazla don olaylarına yakalanmıyor.
Ferraduel Badem tozlayıcı her yıl verim veriyor.
Vairo İspanya bademi ülkemize iyi uyum sağladığı söylenmekte gelecekte bu bademe geçilecektir diyen çok.

Yerli bademlerimiz yokmu diyenler elbette yerli süper kalite bademlerimiz var ama ülke genelini kapsayacak bademlerimiz yok.
Muğla'da Datça bademi Amerikaya ihraç ediliyor çok kaliteli badem ama bu bademi Anadolu'muzda doğuda yetiştirmek imkansız.

10 Liralık aktardan Acı Badem aldım, yüzden fazla badem çıktı paketten. Bunları üç gün suda bekletip yarısını toprağa yarısını da poşetlere ektim.
Tüm badem fidanlarının altındaki anaçlar acıbadem yada şeftalidir. Acı badem oldukça dayanıklı bir anaç olup en az 50 yıl hayatta kalıyor. Ektiğim bademlere almış olduğum bademlerden aşılama yapacağım.

Poşetlerdekilermi yerdekiler mi daha iyi gelişecek görmüş olacağım.



Kestane fidanlarını hazır ektiğimde gelişmiyor, kestaneyi ektiğimizde kendi yerinde daha iyi gelişiyor.

Bende biraz kestane ektim bardaklara biraz daha havalar ısınsın ormanda bazı yerlere dikeceğim.
İki yıl içinde kestaneden çıkan fidan neredeyse iki metreye ulaştı.
Hazır kestane fideleri böyle gelişmiyor.
 Sperm depolamak için aleti kurmadan  sadece şırınga tutucuyla çalışmak daha kolay. Yurt dışında bir sitede bu malzeme 50 avronun üstünde. Sadri abiye resmini atmıştım daha önce yapmıştı nerede bulamadım yeniden istedim yeniden üretip yollamış, sağ olsun.
 Bu işte hijyeni acayip ön plana çıkaranlar var bunu defalarca kanıtladım hijyen arıya temas eden yerlerde yapılmalı, öyle berbat ortamlarda çalıştık, ahırda bile tohumlama yaptık sıkıkntı olmadı.
 Toplanan sperm 17 derecede 1.5 ay saklanabiliyor. İlk depolamayı dolaba attım ama henüz ortam sıcaklığı henüz istediğimiz kadar çıkmıyor daha önceleri açıkta 15 gün beklettiğim spermleri kullanmıştım sıkıntı olmamıştı.
Yoğun bir sezon beni bekliyor, artık arılıktan 9-10 gibi çıkarım her mesai çıkışı arılığa yardırma zamanı...

30.05.2017

ARICILIK VE DAMIZLIK ...

 Bu sene damızlık çalışmalarımız erken başladı, siparişlerin çok üstünde damızlık üretmiş oldum. Sorun damızlıkları güçlendirmeye kalktığımızda zaman kaybı yaşanıyor. Ana arı güzel işçi kapamış, sorunu yok, sadece mevcut artsın diye elimizde tutuyoruz.
Gönderilecek yerlerde de sıkıntı çıkıyor. Üstteki 1 numaralı damızlık Sinop için paketlendi Enes ile gidecek araç birbirini otobanda bulamadı, Gebze'den geçecek araç gişilerden çıkıp girse sorun olmayacaktı bir kaç saat uğraşmalara rağmen paket elimizde kaldı, şu an Balıkesire yolladım. Alttaki 25 numarayı Urfa'ya paketledim gün boyu müşterime ulaşamadım, kendisi asker operasyonda olabilir telefon kapalıydı, 25 numarayı bir sonraki sıradaki kişiyi arıyorum bizim iki saf acil değil sen başkasına yolla dedi, hayda diyorsun öbür sıraya geçiyorsun derken, 25 numara Niğde'ye gitti. Bu damızlık işinin her aşaması zor, inşallah sahipleri hayır görürler.

Damızlık konusunda herkes ileri geri konuşuyor. Bazı şeylerin altını yeniden bir çizmekte fayda var.
Biz karniol arısıyla 2007/2008 yılında tanıştık biz bu arıyı getirmeden kimsenin haberi yoktu kullananlar varmış onlar kendisine Müslümandı.

Bizden sonra herkes karniolcu oldu, bizi bile beğenmeyenler türedi. Mehmet Yükseli tanımasaydım karniol diye arıyı tanımayacaktık, karniol konusunda en büyük pay, Mehmet Yüksel'in.
Bu arıyı ürettiğim için arılığım imha edilecekti ne badireler atlattık, hepsi geçti, bizde karniol üretmeyip, gebze arısı,Alitürk arısı ürettik...

Bir çok kişi ürettiği karniolu Anadolu arısı diye pazarlıyor.
Temin ettiğimiz, damızlıklarda sürekli kayıplar yaşayınca suni tohumlama yapmaya karar verdim, sağda solda alet yaptırmaya çalıştık, bunların kayıtlarının hepsi bu blokta vardır. Ben Muhteşem abimle çalışmalar yaparken Sadri abi eklibe dahil oldu. Derken uzun çalışmalar sonrasında suni tohumlama aleti yapıldı ve biz çalışmaların meyvelerini 2011 de aldık. Bizden önce bu işlerin hayali bile kurulamıyordu.
Bu konularda şu an o kadar uzman çıktıki ortalıkta kül bırakmıyor.
Toplamda 5-6 kişilik bir ekip olmasaydı, hala kocaman prof diploması olup yıllarca millete arılığınızdaki en iyi arı damızlıktır hikayelerine devam edilecekti bahsettiğim kişi bu hikayelere hala devam ediyor. Arı bilimcileri ülkemizde sanal arıcıların gerisinde kaldılar.

Elimdeki damızlıklar ve gen havuzuna bir göz atalım.
Emmiden yıllar önce temin edilen damızlıklar korunuyor.
En son 2016 yılında gelen damızlığınıda 2017 de yeniden yedekledim.
Yasmin damızlıklarından temin ettiğim damız var.
B lisanslı damızlıkların yedeklemeleri yapılmıştı, B lisanslı damızlık serisi var.
A lisanslı damızlıkların yedekleri var.
A lisanslı damızlığın kızlarına B damızlığın erkeklerini verip yedeklediğim AB damızlıklarım var.
Avusturyadan gelen damızlıklardan yedeklediğim damızlıklarım var.
Slovenyadan gelen damızlıklardan yedeklediğim damızlıklar var.

Bu havuza başka ilavelerde yaptım.
AB damızlıktan ürettiğim damızlıkları gene düzce A lisanslı damızlığın erkeklerini vererek, Alisanlı ana arıya B lisanslı erkekler, bunlardan üretilene de gene A lisanslı erkekler verilerek ABxA tamamen secereleri olan arıları birleştirildi. Son kullandığım A lisanslı erkeklerin Düzcedeki başarısı çok dikkat çekici. 8 Kovan ortalama kestanede 350 kilo bal toplamış ve bu arıların en çok bal toplayan kovanın erkeklerini aldık.

Şimdi başa saralım, elimdeki bir damızlığı diğer damızlıklar ile bir çaprazlayalım. Emmi damızlık ile başlayayım.
 Emmi ana, yasmin erkek EMxYs.
Emmi Ana, B lisanslı erkek. EmxB
Emmi ana A lisanslı erkek.EmxA
Emmi ana avusturya erkekleri. EmxAv
Emmi ana, sloven erkekleri. Emx Slv
Emmi ana AB erkekleri. EmxAB
Bir damızlıktan 6 farklı hat ve bu hatların hemen hemen hepsi özel.Diğer hatlarımıda bu şekilde çaprazladığımda elimdeki hat sayısı 30 üzerine çıkıyor. Bu konularda havalara girenlere duyurulur.
Bu kaynağı ülkem arıcısına sunuyorum. Asıl anadolu arısı böyle üretilir. Ben yurt dışından damızlık almıyorum sadece yumurtası benim için yeterli, ben yerli üreticisiyim.
Muhteşem abi şu damızlık konusunu bir işle sende acayip bir havuz var demişti, bende az bir dokundum.

Karniol ve suni tohumlamada geldiğimiz nokta budur.
Suni tohumlama ne kadar önemliymiş tabloya bakılınca daha iyi anlaşılır. Geçmişte ne var ana arı kıçına iğne sokmaya diyen keçilerim vardı.



 Hafta sonu acayip oldum, bademcikler şişti iştah yok, derman yok adım atamıyorsun halsizlik hat safhada birde ramazanın ilk günüydü. Şileye gidecektik pazar gününe erteledik, pazar günü daha iyiydim. Ustam Yüksel abiyle kestane yerimize baktık.
 Bu minik tepeyi düzlersek araba içeri girer, girmese bile taşırız inşallah.
 Şile Tekke imrendere civarındaki kestanelerin son hali. Kızılca köyde daha küçük sürgünler vardı.
 Kestanenin püsküllenmesine en az 10 gün var görünüyor.
Bu sene mayıs ayı özellikle geceleri dondurdu bu soğuklar kestaneyi geri bıraktırdı diye düşünüyorum.
Hafta içi Şile İlçe Tarımdan Kerem bey suni tohumlama çalışması yaptı. Erkeklerden süt çıkartıyordu :)
Kerem bey devlet senin gibi adamları değerlendirmiyor ülke olarak bu konuda çok eksiklerimiz var diyor.
Beni değerlendirip ne yapacak, yeterince bazılarına sorun oluyoruz :)
 Damızlıklara kapalı yavru takviyesi yaptık arılar bir türlü gelişmiyor.
 Gelişmiyor gözrünmesinin nedeni aşırı soğuklar, aqrkadaş mayıs sonu geldi geceleri donuyoruz.
 Verdiğimiz çıta kısa sürede aşağı doğru petek örülmeliydi. Enine genişledi ama alt teli bir türlü sarmadılar.
Başka bölmelerden yarım yavru alıp, gidecek arıyı öyle yolcu ediyorum.
 Sanki aşağıya örmeye yeminli...
Zoraki teli örmeye başlamışlar. Geçmişte bu petekler kargoda koptuğu oldu.  Ruşete aktardığımda biraz petek örülmesi iyi sonuç veriyor.
 Polenli çıta oluşturmak. Bu yöntemi bulduğum iyi oldu, polenli çıta yoksa bile oluşturuyorsunuz. Poleni dolduruyoruz üzerine az şurup püskürtüyoruz. Şurup püskürtmezseniz polenler dökülür.
 Merak ettim çıtayı bir saat sonra çıkarttım baktım, kısa sürede sıkıştırılma işlemine geçilmiş.
 Bir gün sonrası polenler gözlere tepilmiş vazıyette, kenarlarda alt resimde daha sıkışmamış polen olabiliyor.
Bu çıtayı oluşturmaktaki amacımız arı sütü üretimini kolaylaştırmak. Arı sütü olmadığında yaptığınız larva transferleri tutmuyor.
Geçen birisi bu resimlerin altına olumsuz yazılar yazdı yorumunu silip yazanıda engelledim. Efendim filan hoca poleni böyle tavsiye etmiyormuş, bana ne etmiyorsa. Bu benim saha çalışmalarım istediğimi elde ediyorsam başkasına ne olmuş.
Burada poleni çıtanın üstüne koysam, beslenecek memelerde altta arı polen ili larvalar arasında nasıl bağlantı kuracak.,
Bu sistemde arı işlediği polenden oluşturduğu arı sütünü larvalara direk aktarır, bu kadar kör olmaya gerek yokki, hocanın her dediği doğrumu...
Ramazan ayı içinde arıcılık dahada zor. Arı hazırlanacak, kestaneye taşınacak, bu arada Engin abiden son getirdiğim emi ve A lisanslı erkekler ölmeye başladı, iftardan sonra sperm depoluyorum. Oda sıcaklığında  en az 3 hafta sperm durabiliyor. Ben genelde 15 günü geçmedim. Kenarda hazır sperm olduğunda tohumlama işi %60 daha kolay olur. Siperm topla tohumlamaya geç adamın kamburu çıkar.

10.09.2015

ARICILIK, EYLÜL AYI TOPARLANMA ZAMANI...

Hazır kraliçe arıları toplarken böyle pozisyonlar ile karşılaşırız. Bazen cepten telefonu çıkartıp foto açılacak resim çekmeye bile zaman kalmadan yumurta düşer.
Bu sefer hem resim hem video çekecek zaman verdi...
Günler kısaldı ve mesai sonrası önceden belirlenmiş 10-15 ana arı toplamak bile araya iş karıştırırsanız mümkün olmuyor.
Bir arıcılık sezonu sonuna gelindi, kutuların büyük bölümü devreden çıkartıldı, hemen her akşam hala birleştirmeler devam ediyor...
Hafta sonları artık çok kıymetlendi, birde düğünler olmasa...

Son tur ana arıları genelde tanıdıklara veriyorum, sorun çıktığında yenisi ile değiştirmesi daha kolay oluyor.
Bazen yeni arıcı yalancıya kaçmış arıya ana arıyı kabul ettiriyor, hem ana arı hemde yalancı analar yumurta atıyor, arıcı bunun tamamının ana arı tarafından olduğunu zannediyor.Bize hata bildiriyor, aslında bölmede bizce sorun yok.
 Toplanacak ana arıları titizlikle belirleme rağmen sorunlu çıkabilir. Ana arıyı tutarken dikkat edilmeli,kafese koyarken gene dikkatli olmak gerekiyor, sapa sağlam ana arı yapılan yanlışlarla sakatlanabilir...
Ana arı hiç bir zaman adonmenlerden tutulmaz...
Bazı ana arılar yumurtaya girdiğinde yer dar ve gözlere yumurtayı saydırır...
Bunu ana arı işinden anlamayanlar yalancı ana arı zanneder.

İlk defa böyle çılğın ana arı gördüm, bir göze 9-10-11 yumurta atmış.
Bir kaç kez ruşete alayım dedim vaz geçtim.O gün kime ana arı topladıysam o kişiye gitti...

Kendi damızlıklarımı kendim ürettiğim için ana arı üretimi yaparken genelde tüm damızlıklardan larva alırım.
Hemde tohumlanmış arının ilk yumurtaları 15-20 gün yumurta bekleyen işçiler tarafından bakıldığında o kadar rahat transfer edilir ki anlatamam...
Kendi bölmelerime verdiğim f1lerde not ediliyor, anne farklı babalar farklı, sonuçlar bizim için önemli.
Yukarıdaki ana arı gözlem için bir dostuma hediye edilmiştir.

Böyle yazdığımda bazı kişiler kendilerini dostlarımın yerine koyup bize hediye yokmu der, malisef dost diyoruz, dost...
 Arıcılıkta genelde kendi yayınlarımı takip ederim.
Son bir iki aydır sürekli eşek arısı yayını sürekli ziyaret ediliyor.
Blogumun günlük degişik bilgisayarlardan tıklama oranı, haber yapılmadığında 1000 civarı, haber yeni yapılmış ise 1850 ye kadar çıkıyor.
Bu tıklamayı forum almıyor, başka bloklarım var oradan yayın yapıyorum ve faceye atıyorum gene 150 - 200 tıklama alıyor.
Bu blogun ölüsü 850-900 tıklamadan aşağıya düşmemekte. Analamadığım şeyler var.
Aşağıdaki haber 2013 de yapılmış,şu an 7 bin civarında tıklaması var. Haberin sonuna bazı önemli püf noktaları geçen not olarak yeniden ekledim.
http://bengittim.blogspot.com.tr/2013/10/esek-arisi-mucadelesi-esek-arisina-sari.html
 Basit bir yöntemle yüzlerce sarıca arı yok ediliyor.
Haftalık pet şişeler boşaltılıp yeni sarı gazoz koyuyoruz.
 Sarıca arılar sonbaharda zayıf bölmeleri bitiriyor...
Yüzme bilmeyen girmesin :)
 Bana her yerden soru gelir görüş ve öneri sorarlar.
Ben kimseye bir şey önermem.
Yayınlarımızda soruların cevapları var, okuyacaksınız.
Soru soranlar cevap alamadığında kızıyor.
Geçenlerde TÜBİTAK çalışan birisi bir sürü soru sordu, telefonunu verdi cevap vermedim ziyarete geldi, sayfamı gösterdim bak burada yüzlerce soru var ve cevap vermiyorum.
Arkadaş ve dostlarım tabiki bunları kapsamaz.
Bu paylaşım yazın yapıldı takip edenler test bile etmişler :=)

Azerbeycan'dan birisi soruyor arılarıma nasıl yavru yaptırırım.Cevap vermedim, gene bir şeyler yazdı gene cevap vermedim, en son tepemi attırdı. Amerikanın gavuru olsaydık cevap yazardın demi diye yazdı...
Listeden çıkarttım birde engelledim gitti.
Ben kimsenin danışmanı değilim.
Sorulan soruları bilecek değilim.
Sorulan sorulara cevap vermek zorunda değilim.
Sezon içinde yaptıklarımı paylaşırım, hissesine düşen paylaşımdan hissesini alır.
Kimseye şunu yap, şunu kullan yazmıyorum, ben bunları yaptım diyorum.

Konuya dönelim hala sinirim geçmedi aslında, sanki adamın babasının oğluyuz ya...
Konu önemli ve ben bunu yazın paylaştım.

 Taze toplanmış polen.
Arılar polen sıkıntısı çektiklerinde tuzaklarda topladığım poleni boş örülü peteğe döküyorum.

 Poleni boş petek üzerine yayıyorum.
 Sonra üzerine şurup püskürtüp arılara veriyorum.
Bu buluş bana aittir.
Meme besleyecek kovanlara polenli çıta bulmadığım zaman ne yaparım diye aranırken deneyip bulmuştum.
Polene şurup püskürtmez iseniz polenin büyük bölümünü arılar kovan tabanına döküyor.
 Ertesi gün polenli çıtanın durumu. Arılar polen üzerindeki şurubu yalarken zaten polenide ileriye doğru depiyor, depme bizim şivemiz de sıkıştırma olarak kullanılır.
 Bu sistemi Fatih Suuçak denedim dedi, bir avuç polen koyuyorum çıtalara acayip yavru atışı oldu diyor.
Polen akımı varken buna gerek yok.
Yavru için arı sütüne gerek var arı sütü polenle oluyor.
Bu yayını yapmama rağmen, benden arıya yavru nasıl yaptırırım diyene sorana ne diyeyim.
 Bir paket yumurta düşünün hepsinin tazeliği aynıdır, ilk defa bşıma bir şey geldi, yumurta kapalıyken içeriden küflenmiş...
Tabi yumurtayı ziyan etmedim ve hayattayım :))
 küflenmiş yumurta..

Bursa da hala oğlunun düğünündeyiz.
Amca oğlu arılığa gelmiş oğul var dedi bir ruşete almış, ertesi gün geldim ruşet boş:))
Ne çıta ne bal var, kuru ruşette terk etmiş arı ne yapsın...
Bursa'da Fatih ile buluştuk acil polen lazımdı hızır gibi yetişti.
Diyorki para peşin mi, peşin dedim başladım dua etmeye:))
Mübarek duamızı aldı...
Fatihle vedalaştıktan sonra Uludağ'a çıktık...
Kara yolu ile hiç çıkmamıştım, 26 km yazıyor ama 100 km gibi geldi, dön dön....
 Bakacağa vardığımızda güneş batmıştı.
Makina ile çekim...
 Bunlarda ayfon ele çekildi...
Pazar akşamı dağdan zaten geç indik birde topçularda trafik olursa yanarım diye geceleyip pazartesi sabah namazı sonrası Gebze'ye hareket ettim. Yol akıcı feribotta sıra yoktu, 08:15 de iş başı yaptım...
 10 Eylül günü Cumaköy mahallemizde bir iş vardı tespite gittim bu resimleri çektim.
 Pürenler tek tük açmaya başlamış, hafta sonuna yeni yağmur olursa süper olacaklar.
Bazı pürenler patlamaya hazır bekliyor.
 Ciğer sarması, eskiden bulamıyordum. Gebze'de sürekli bir yerde çıkıyor...
Uzun süre belediyede tek başıma kaldım. 3 Kişi çalışıyorduk, iki kişi izine çıkınca bayağı bir ayarım kaçmıştı berekete izindekiler dönmeye başladı.
Müdürlüğümüz oldukça ilginç izinden dönenler, böyle diyet öderler...
Kadayıflı dondurma...