arıcı ziyareti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcı ziyareti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24.06.2013
ARICININ ZORUNLU GEZİSİ...
Haziran ayının sonu geliyor, işlerimiz oldukça yoğun, bu yoğunluk arasında bizleri düşünen dostlarımız oluyor. Bunlardan biriside Mustafa Doğan, abi bana adres ver, yav şimdi bu işlerin sırasımı::))
Muhteşem abiyi arıyorum abi ben bu akşamdan gidiyorum iyiki benim adresi vermemişin bana gelen kirazı Furkan'ın önüne koy burnundan gelene kadar yesin dedi::))
Bende madem öyle deyip kalfanın paketini serviste, doktorun hayrına servis ediverdim, bu pinti hocanın hayır hasenat yapacağı yoktu::))
Cuma günü gelen kirazlardan o kadar çok kişi yediki anlatamam...
Bir sürü kiraz, Mustafam Allah hediyeni kabul etsin ne diyeyimki...
Akşehir kirazı.
Hafta sonu Bursa'da yigenimin nişanı vardı dolayısı ile yollara düştük, kalan kirazlarda peşimizden Bursa'ya geldiler.
Benim günlük iş trafiğim sabah başlar, akşam 21:30 ile 22:00 da evime ancak girerim. Gece feribotla karşıya geçtik, 1:30 da filan teyzemin evindeydik.
Yatmamız 3:00 oldu sabah kalktık, kavaltı 11 de bitti, telefon geldi, abi herşey hazır sizi yemege götürecegim almaya geliyorum ben mirirli Fatih Allah iyiliğini versin, fazladan bir sürü çay içmiştim önceden haber verseydin midenin bir kısmını boş bırakırdık....
Eniştem Nasip, torunuyla oynuyor, bu torunu bende ilk defa görüyorum, zaten onlarda bizi görmeye geldiler. Bu sırada telefon çaldı Fatih gelmiş kaldığımız ev civarında bizi arıyor. Hemen aşağıya inip kendisiyle buluştuk.
Fatih kantarın topuzunu kaçıranlardan, abi 10 ana lazım dedi, peşinden 20,devamında 30 ve en son 40 tane olsun dedi, bizde sayıyı tamamladık abi keşke 50 tane olsaydı diye hayıflanıyor.En son yuh demek zorunda kaldım... Evet benden ana arı alanların etrafına ana arı vermeye yetişemiyorum, belli bir kapasitemiz var, dur bakalım bu sorunu nasıl çözecegiz...
Bir sürü kişi açıkta ana arı bekliyor.....
Konya Akşehir'den gelen kirazların bir kısmını Fatih'lere ayırmıştım, kirazların bir kısmıda Mudanya'ya gitti, ne bereketli kirazmış...
Fatih ise bize hediye polen ve bahar balı getirmiş, karşılıklı hedyeleşmeler bitti, evdekiler hazırlandı, Mudanya'ya yemek yemege gidiyoruz...
Bu yemegi uzun seneler olmuştu yemeyeli, eski santral garajın karşısında Divan lokantasında yerdim tabi en az 30 yıl öncesi, şimdi oralar kent meydanı olmuş, Divan lokantası hala duruyormu bilmem. İsmini bile bilmediğim yemegin şeklinden Mrili Fatih ne demek istediğimi anlamış olacakki, pilav dolması hazır dedi.
Özel içli pilavın üzerine ince iç yağı sarılıp fırında pişiriliyor.
Lezzetmi?
Süper olmuş....
Pilav dolması...
Doktorsuz bogazımdan geçmedi diyeceğim kimse inanmayacak o zaman dememek en iyisi çünkü kimse yemiyor....
Harika bir ziyafet oldu.
Gerçi baştan çorbayla başladıktı, biraz kondisyonumu bozmuş olmalıki, pilav sarmasını bitiremedim::((
Fatih ile tanışıklığımız internet ve arıcılık konusunda oldu, nereden nerelere gelindi, salep içiminden bozaya ve oradanda Türk kahvesi....
Daha biz bu iştahla çok yer ve içeriz Allah arılarımıza zeval vermesin.
Zşyafet bittimi tabiki gene bitmedi, sıra tatlılarda::))
Şu tatlılardaki güzelliğe bakın ama bende yiyecek yer kalmadı, burası lokanta degilki paket yapta yolda yiyeylim diyemedik işte yüzsüzlük olurdu ama yiyemediğim için üzgünüm::((
Fatih için bir kutu hazırladım, bundan sonra balkon veya terasta arı nasıl bakılır onbuda göreceksiniz::))
Dul horuza bir tavugu hor görenler utansın, bizde tavuk yumurta bazı durumlarda sebil olur::))
Arıları serbest bıraktık hemen çalışmaya başladılar, hadi hayırlı olsun...
En son çay faslına geçtik, bu esnada ana arıların paralarını sayıp cebe indirmişim::))
Acayip bir duygu denize bakıp balkonda çay içmek::))
Fatih her şey için Allah razı olsun, beni kesmedi ama ne yapalım bunada şükür::))
Bu esnada Serdar ve Birol Mudanya'ya geliyormuş dedik biz Bursa'ya döndük dedik ve onlarda kaldığımız ev civarında buluşup sohbet ettik. Bu sırada akşam oldu biz hala nişana gidecegiz, mecburen vedalaşıp ayrıldık.
Nişandayız, gece 24:00 gibi davetliler dagıldı. Biz yeniden yollara düşecegiz pazar günü çok çalışıp cumartesi gününün açıklarını kapatmalıyım.
Akrabalarımdan Celal Eldeş, bir kaç yıldır yüz yüze görüşmemiştik.
Gece teyzemlerini evinne bırakıp, tekrar Gebze yoluna çıktık.
Enişte çok ısrar etti kovulan bu saatte gitmez iki saatlik yol sabah gidin diye, keşke kalsaymışım....
Gece 2:30 da Gebzeye döndük. Sabah haşat bir vaziyette kalktım. Mühiş bir kırgınlık var çalışmam lazım ama gönlümden yana degil diger azalarım...
Yazlığa uğradık, çoktan beri görüşemediğim Raşit abi yazlıktaydı, bir görüşelim derken çay kahve börek çörek neye ugradığımızı şaşırdık hepsini yemişiz, yuh olsun bize.
Bu arada Raşit bey fren ayarı yaptırmalı gelecegini iyi görmüyorum, geçen sene bir kaç arısı vardı şu an 20 kovana dayanmış durumda. Bu hızla giderse seneye yüzü bulması içten bile degil....
Ayrılıyoruz..
Zaim abinin yazlığa uğradık, geçen hafta kütüge arı koymuştuk, kafesteki ana arıyı kesin kabul etmeleri lazımda kütük anasız kalmış, biz kütügü kontrol ederken Zaim abi geldi dedim akşama ana arı getirecegim ben hemen alıp geri döneyim dedi.
Benim ana arım F1 olsun diyor::))
Bakışa bakın dedim hani 333::))
Evet arıcı gülümsemesi, geldi...
Pazar günü dünya iş vardı ben o agacın altı olmadı yok burası daha iyi yok çadırda az kestireyim derken akşama kadar orada burada pinekleyip durdum. Biraz larva transferi yaptık, bahçede domatesleri sırıklara bağladım ve eve döndük hala kendime gelemedim....
Bana nazar degiyor galiba.....
30.01.2012
ARICI EĞİTİMİ VE MAĞAZİN
Bu gün ise 29 Ocak 2012 ::))
Ziyaretçi yollarda...
Bu ısrarcıların en şanslısı olarak Efraim hoca favori gibi duruyor. Hazır izindeyim bir gidip kolaçan edeyim, ekibi götürürken yollarda kaybolup zaman harcamamak için ne sıkıntılara girmekteyim. Gerçi bu arıcı milletine yaranılmaz.::((
Otobüsten indim, Efraim hocam beni karşıladı. Evlerine geçtik, ev harika. Denize sıfır, balkondan olta bile atılır denize. Arkanız orman önünüz deniz, Allah herkese böyle yuva nasip etsin. Arıcılık eğitiminden çok arıcıların bilgisayar eğitimiyle uğraşıyorum, sanki ben biliyorum da.
Genede çok şükür, İnternet ve bilgisayar kullanımında kendimi yeterli görmesem de, öğrendiklerimiz bize yetiyor. En çokta bu lap toplara alışamadım, o yetmez gibi Windows 7 kurulumu vardı. Genede bir çok şeyini çözdük. Bu kadar arıcı eğitimi yeter, gün kısa.
Resmin solundaki Ramazan Korkut eski arıcıyım dedi, dedim doktorla arıcının eskisi olmaz. Devamlı arıcısınız, devamlı doktorsunuz dur, emekli olsanız bile. Efraim abiyle geçmişte yediği bazı kazıkları konuştuk, çok üzücü. Bir sene 200 teneke balımız oldu, birisine kaptırdık, durumumda iyi değildi dedi, o zamanlar ev barkta yok kirada oturuyordum dedi. Balı alıp dolandıran hala sağmış ve hala sürünüyormuş ve alacak hala duruyor. Efraim hoca nereden nereye gelmiş. Dürüstlük gibisi var mı?
Neyse bunlar sofra başında konuşulacak şeyler değil.
Bu ısrarcıların en şanslısı olarak Efraim hoca favori gibi duruyor. Hazır izindeyim bir gidip kolaçan edeyim, ekibi götürürken yollarda kaybolup zaman harcamamak için ne sıkıntılara girmekteyim. Gerçi bu arıcı milletine yaranılmaz.::((
Otobüsten indim, Efraim hocam beni karşıladı. Evlerine geçtik, ev harika. Denize sıfır, balkondan olta bile atılır denize. Arkanız orman önünüz deniz, Allah herkese böyle yuva nasip etsin. Arıcılık eğitiminden çok arıcıların bilgisayar eğitimiyle uğraşıyorum, sanki ben biliyorum da.
Genede çok şükür, İnternet ve bilgisayar kullanımında kendimi yeterli görmesem de, öğrendiklerimiz bize yetiyor. En çokta bu lap toplara alışamadım, o yetmez gibi Windows 7 kurulumu vardı. Genede bir çok şeyini çözdük. Bu kadar arıcı eğitimi yeter, gün kısa.
Resmin solundaki Ramazan Korkut eski arıcıyım dedi, dedim doktorla arıcının eskisi olmaz. Devamlı arıcısınız, devamlı doktorsunuz dur, emekli olsanız bile. Efraim abiyle geçmişte yediği bazı kazıkları konuştuk, çok üzücü. Bir sene 200 teneke balımız oldu, birisine kaptırdık, durumumda iyi değildi dedi, o zamanlar ev barkta yok kirada oturuyordum dedi. Balı alıp dolandıran hala sağmış ve hala sürünüyormuş ve alacak hala duruyor. Efraim hoca nereden nereye gelmiş. Dürüstlük gibisi var mı?
Neyse bunlar sofra başında konuşulacak şeyler değil.
Bizim ekibin vekili olmak zor, herkese vekaleten yemek yemekten başıma bir iş gelecek. Zaten arkadaşlar olmadan boğazımızdan geçmiyor....
Efraim abi ise en kısa sürede arıcıları burada görmek istiyorum diyor.
28.01.2008
ZAYBİRİN ZİYARETİ, ARILARA KEK VERİLMESİ
Not:Bu resim arıcılıkta çektiğim en uzun zamanlı resimdir. Selahattin abiyle ilk tanıştıgımız gündü. Senaryo geregi arılarımıza kek getirmişti. Kek tabiki benim kendi kekim ve poşetleinmiş şekilde arılıga gelmişti. Resim çekecegimiz zaman Selahattin abi ben yazılı poşetlen resim çekinmem reklam olmasın, bir markayla lanse edilmemeyim dedi. Bizde yazısız ve reklamsız poşet temin edip resim çekene kadar en az 15 dakika geçmiştir. Ne güzel kimsenin reklamını yapmak istemiyor. Bu hadiseler olurken yanlızda degiliz bu olaya tanıklık edenlerden biriside İlhami Uyar abidir. Şu an geldiğimiz nokta ise hiç bir markayla kendisi yan yana gelmemektedir. Ayrıca hiç bir şeyin reklamını yapmamasınıda arıcıların taktirine bırakıyorum. Bu gün geldiğimiz nokta itibari ile bu notu düşmem gerekiyordu. 25/08/2009.
Ben Selahattin güney ve İlhami Uyar.
NOT:
Bu resim çekilirkende masada duran su damacanası reklam olmasın diye kaldırılıp resim çekindik. Keşke insanlar agzından çıkanları hayatlarında uygulaya bilselerdi. Şimdilerde bana sorular geliyor birileri sanki ilaç firmalarının genel müdürü gibi davranıyor neden diye, bana bu soruların sorulmaması lazım. O işlere alet olanlara sorulacak bu sorular, hiç bir markayla yan yana gelmeyenlerle.....
Deseydi kardeşim ben arıcıyım, belli bir kariyerim ve çevrem var, bunu paraya çeviriyorum gene sorun olmazdı, ben reklam yapmıyorum diyerek yapılanları anlamak imkansız.25/08/2009.
Deseydi kardeşim ben arıcıyım, belli bir kariyerim ve çevrem var, bunu paraya çeviriyorum gene sorun olmazdı, ben reklam yapmıyorum diyerek yapılanları anlamak imkansız.25/08/2009.
Not.Selahattin Abiye ne kadar teşekür etsem azdır.Beni mahçup etti ben Zonguldak'ga gidecektim söz vermiştim bir türlü gidemedim o geldi.Ama inşallah bende kendisini ziyaret edecegim.
Bu esnada benim için kötü haber ise.Yer yaklaşık bir hafta önce satıldı hacı amcam kaporayı aldı.Anlayacagınız zaten zor şartlar altında arıcılık yapıyordum dahada zor olacak bundan sonrası.
Şubatta oğul oluyor işte seyredin.
Biz kutuyu terk eden arıları kendi çıtasına sardırırken bir bambus arısıda yiyecek peşindeydi.Selahattin abide bunu anaarı sanmayın diye espiri yapıyordu.Ben bambusu selekte etmişim::)) Dün akşam belki on seferde yükleyemedim bu filmi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















