Arı bakanı face sayfam...
Haftalık gönderi erişimi 10 bin civarlarındadır...
Bu rakamlar için oldukça iyi diyen arkadaşlarım var.
https://www.facebook.com/aribakani
İçerik olarak ülkemizde böyle bir sayfa olduğunu sanmıyorum, tamamen kendi yaptıklarımızı buradan paylaşmak güzel.
Bir sürü boş sayfa var, oradan bir şey al, buradan bir şey al, birde beğenmeye davet ediyorlar, bakıyorsun davet edene ait bir şey bulamıyorsun, yani kimse kendisi olamıyor, aynı Çin gibi taklit sunumlar.
Gerçi Çin taklit sunum yaparken bile bir şeyi kopyalayıp ortaya bir ürün koyuyor.
Facede bir başka olumsuz hadise ise arkadaşlık istekleri sürüyle, bazısını hiç onaylamam,bazılarını onaylarsın, bir bakmışın filan kişi seni şu guruba ekledi...
Yav bismillah, demedik daha...
İlk işim beni guruba ekleyen kişiyi kenara ayırıyorum, yoksa sonradan bulamıyorum karışmasın, arkadaşlıktan çıkartıp, birde engelledim mi rahatlarım, sonrada guruptan ayrılırım.
Benimde sayfam var bir sefer listemdekilere davet yolladım kabul eden oldu etmeyen oldu, ısrar etmenin bir anlamı var mı yok...
İnsanlar ile uğraşmak zor, sizin boş vaktiniz olabilir ve kendinize iş arayabilirsiniz, herkesi kendiniz gibi zannetmeyin.
Gereksiz yorum, şaklabanlıklara kesinlikle karşıyım ve hemen listeden atıp engelliyorum.
En son engellediğim kişi ile aramızda geçen iletiler.
Ali bey ben filan yerdeyim, arımız filan acayip saldırgan verim alamıyoruz, sizin arınız burada olur mu, arkadaşlar olmaz diyor...
Şimdi buna aslında cevap vermemem gerekiyordu eşeklik edip cevap verdim, dedim ki bu kafayla sen veya senin gibiler arıcılık yapamaz. zaten böyleleri de, bana göre arıcı olamaz. Bizim arıda sizin orada olmaz dedim.
Gelen cevap, zaten ben arıcı değilim...
(Arıcı değil, bilmediğin ve istemediği yok, peki bu beğenmediğin arı sizin orada oluyormuydu da aldın)
İyi konu kapandı dedim kendi kendime...
Akşama yeni bir ileti daha, siz ne biçim bakansınız, bu nasıl üslup falan filan.
İlk yapmam gerekeni en sonunda yaptım,sil iletileri, engelle, oh be...
Biz bu güne kadar yaptığımız işleri kimseye sormadık, başta ana arıları yıllar öncesi temin ederken binlerce yuro harcadık.
Suni tohumlama aleti yaptıracağız her usta numune istedi gösteremedik ama alet sonunda yapıldı.
Suni tohumlama yapmaya kalktık, kime gideceksin, ülkende bu işi bilirim diyenlerin eğitip ortaya çıkardığı kimse yok...
Benim 2009 yılında bir oksalik asit uygulayışım var, 5 kovan ölmedi ama süründü, arıları oksalik asitle duş aldırtmıştım.
Adam iki ana arı alıp denemiyor, turşu satan eşeklerin ağzına bakıp, bilmiş bilmiş sorular soruyor.
Bu kadarmı birilerine bağlılık olur, bu insanları ben birilerinin kölesi olarak görmeye başladım.
Adam sayfamızda ana arı siparişi ve istekleri yapıyor, ana arı isteyecek olanlar, "Ali Türk ana arı satışı" diye Google de arattığınızda zaten açıklama orada var, buralarda bu işleri sulandırmanın anlamı yok. Başkaları böyle şeylere can atabilir ama beni başkaları ile kıyaslamayın.
Bazısı mesaj atıyor, numaram bu çağrı at ben seni ararım, sanki biz aramasını bilmiyoruz.
Herkes bir alem, ben başta olmak üzere...
Adamlar, lüpçüler yani, en basit şeyleri bile birisine soracak. İnternet denen bir şey var bir aratın okuyun. Araştırmalar biter bir yerde tıkanırsın sonra tıkandığın yeri anlamak için soru sorulabilir. Boş bir kafa ile benzinliğe yanaşıp fulle der gibi soru sorulmamalı...
Hafta içi kargodan aradılar abi sana ev yollamışlar diye...
Yaya olarak gitmiştim baktım elle götürülecek bir şey değil, biraderi aradım kargoya bir gel diye.
İki kutunun birisi bizim kalfanın, şimdi bizim kalfa acemi kutuyla çalışamaz ben bunları bir çalışmaya alıştırayım, sonra gerekenler yapılır.
Evin çatısını kaldırıyorsun, strafor bir kapak var...
Kapağı kaldırıyorsun...
İçeride dört yöne çalışan minik ana arı kutuları...
Bana çok ufak geldi ama uzun zamandır araştırıyordu orijinal ölçülerdeymiş.
Almanlar bu kutuyu bir seferliğine ana arı yetiştirmek için adalara götürüyordu.
Felaket bir işçilik var, her kutuda 4 cam var, dört tahta parçası var, her kutunun dört kanalı var, varda var, sayı arttığında bunların çarpımı ortaya acayip sayı çıkartır yap yap bitmez, zannedersem 130 kutu yapılmış, bize ikisi geldi.
Birde bana bu sisteme geç diyor, bıktım malzeme yapmaktan...
Bana göre ufak ve besleme sorunu çok olacak, orijinalinde besleme üsttendi, bizimki alttan yapmış.
Aşüre kabından yemlik...
Daha önce bu boyutta kutular yapmıştı, bunlar üstten beslemeli. Öbür kutunun bu kutu neredeyse iki misli.
Hediye yollayan bizim Trakyalı Şenol Civelek...
Ağa bu kutulardan kimsede yok, resimlerini de yayınlamıyorum diyordu :)
Sen yayınlama, delinin birisi yayınlar :P
Allah kendisinden razı olsun sanal aleme girdiğimizde tanışıp dost olduk, aşağı yukarı aynı kafadayız :)
Keşke deneyip seri üretim yapsaydı diyorum inşallah yanılıyorumdur...
Beslemede her kutu çıkartılıp cam açılacak ve kek konulup kutuya yerleşecek...
Hediyeler için teşekürler, can dostum...
31 Ocak 2016.
Darıcadaki arıları bir dolaştım, şurup verdikten sonra havalar soğumuştu. 16 Ocak günü verilen şurup daha yeni bitirilmiş, üstteki resimde yavru etrafındaki yeni çekilmiş şurupları görebilirsiniz...
Güzel yumurta atılmış ve yeni sökülmüş arılar vardı.
Bu sene Darıca'da sarıcalar bitmeden bahar geldi.Polen getiren bir arı ve içeri girmeye çalışan bir sarıca arı...
Gene pazar günü darıcadaki yedek ana arı kutularına göz attım, yavru devam ediyor, resimde polenle gelmiş arıda vardı.
Bundan sonra yavru artacaktır diye düşünüyorum ısınma başladı, soğuma olsa da yiyecek varsa arılar gaz kesmeyecektir.
Bir başka kutu, bunda da yavru vardı...
Pelitli arılar burada yarı salkımdaydı, bir iki kovan açtım azda olsa yavru vardı, çalışan arılar polen getiriyordu...
Ana arı kutularının not fayansları otlar arasında kayboluyor. Kovalara doldurup bir ağaç dibine döküyorum hepsi bir arada olursa kaybolma şansı azalıyor.
Pelitliden başka yerlere gittim, eş dost bahçelerine dağıtılan damızlıklarım var. Ne kadar çok değişik mekan o kadar bana göre iyi.
Uzun zamandır gidememiştim, gitsen mekan sahipleri olmuyor dolayısı ile bazı bahçelere ben bile giremiyorum.
10 derecede körüksüz açıp,kontrol ettim baktım durumlar iyi arabada şurup vardı gidip aldım tekrardan gene körüksüz açtım arılar süperdi, buradaki ağırlık Kırşahinler (lisanslının kızları)vardı...
Şuruplukları doldurdum, ertesi gün 17 derece sıcaklık var. İnvert şurup uzun süre bozulmuyor.Arılar boğulmasın diyede önlemlerimizi aldık, zaten bu güçteki arı anası varsa boğulmaz.
Bu zamana bir arı bile önemli ve işçi arılar çok kıymetli...
Mevcutlar güzel, uzun süre görmeyince merak ediyorsunuz...
Başka yerlerdeki damızlıkların birinde sorun vardı, onuda gidermeye çalışıyorum.
Bir çıta arı takviyesi ile bir şans daha verildi, toparlamaz ise yapılacak bir şey kalmıyor...
Fuardan bu yıl aldığım tek malzeme el demiri...
Bizimkiler aldığım el demiri paketini açıp anında kapışmaya başladılar, durun diyene kadar el demirleri bayağı bir uçmuş :)
Sanki yangından mal kaçırıyorlar...
El demirleri ne kadar küçük ve kullanışlı olursa o kadar iyi oluyor...
Görmemle almam bir oldu :)
Her sene bana arıcı el demiri ve körük dayanmıyor...
Geçenlerde çiçeklerden bahsediyoruz, park bahçelerde çalışan arkadaşıma ben zambak anlatmaya çalıştım.
Oda anladı, bana bir kaç gün sonra bu soğanları getirdi sonra farklı renklerde açabilir bir ay açık kalacak dedi.
Benim bildiğim zambak beyaz açar dedim ve gelenler sümbül soğanıymış...
Sümbüllerde güzel oluyor, yaklaşık 20-25 cm uzunluğunda çiçekleniyor mis gibi koyuyor ama zambak başka...
Her yıl son baharda sümbülleri söküp bir kaç ay dinlenen soğanları yeniden ekiyorsunuz...
Şimdi ekim zamanıymış ama ben kademeli ekeceğim biri sönerken, öbürü açsın ev mis gibi olsun...
İlk etapta üç saksıya ektim daha saksı ve soğanlar var,soğanları ise buzdolabı raflarına koydum...
Kıvırcık konusunda bizimle yarışanlar vardı sesleri solukları kesildi.
Bizimle zaten yarışmak akıl karı değil. Bizim kıvırcıklar bodur, kıvırcığın boduru olur mu derseniz aha burada, hiç kartlaşmaz,(bazıları kart kıvırcıkla hava ata dursun) büyüyen yaprakları sürekli topluyorsunuz :))
ana arı çiftleştirme kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ana arı çiftleştirme kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2.02.2016
1.06.2014
ANA ARI ÇİFTLEŞTİRME KUTUSU, ARICILIK EKİPMANLARI...
Ana arı çiftleştirme kutusu, bu çiftleştirme kutusu Almanya'da ada safı yetiştiren ana arıcılar tarafından kullanılır.Kutunun iki dış yüzü camdır. Kutunun iki yüzünün cam olmasının nedeni, adaya götürülen kutular incelenip içeride erkek arı var mı görmek içindir. Kutuların bir tanesinde erkek arı görülsün, tüm kutular üreticiye geri verilip adaya sokulmuyor. Bu iş bu kadar ciddi yani...
Peki durup dururken buda nereden çıktı diyebilirsiniz. bir dostumuz bana serzenişte bulundu niye bir sürü köpük kutu alıp paralar harcadın bak bu ne kadar basit ve yerde kaplamıyor ağa dedi ::))
Gerçekten çok basit bir kutu, düşünün tavla kutusunu parçalara ayırsanız bile bir sürü kutu çıkar:)
Alman Ana arı çiftleştirme kutusu.
Bu kutular yan yana konulur, zıt yönlere çalışır, birisi ileri birisi geriye.
Prototip tamam şimdi işi seriye sokmak lazım diyede not yazmış...İki senede prototip yeni ortaya çıktı bakalım seri üretime kaç yıl sonra geçer diye sesli ve yazılı düşünüyorum. Kutuyu yayımlamanın nedeni ise bir başkası bu kutuyu daha önce üretip kullanabilsin diyedir....
Bizim yaptığımız malzemeler genelde beğenilir ve hayata sokulur....
Bizim ekip çalışıyor.....
Bu paylaşım bir başka bloğumdan yaptım. 200 Ayrı bilgisayardan habere girildi. Günceller listesinde var, festen linkini paylaştım, sonuç ortada.
Yeniden birde burada paylaşayım, burasının günlük ortalaması 1000 ayrı bilgisayardan giriş yapılıyor, yeni haber olursa 1300 ile 1500 kadar çıkıyor.
Yeniden birde burada paylaşayım, burasının günlük ortalaması 1000 ayrı bilgisayardan giriş yapılıyor, yeni haber olursa 1300 ile 1500 kadar çıkıyor.
30.01.2013
PLASTİK BAL ÇERÇEVESİ, PLASTİK ÇITA
Ana arı üretim ruşetlerinde plastik çıta kullanımına geçen yıl başlamıştım. Plastik çıta büyük kolaylık ve işi fazla azaltıyor. Siz bir çıta çakana kadar en az 15-20 tanesini toplayabilirsiniz. Aynı zamanda standart derdi yok, çıtaya takılan parçalardan bir çift yedeklediğiniz de aynı parçalar numune olduğu müddetçe çıta ölçünüz hep yanı kalacaktır. Hele binlerce çıta gerektiğinde ahşapla uğraşılacak gibi değil, plastik çıta olmasa mecbur uğraşılacak.
Büyük boy çıtayı ilk olarak bizim arkadaşlarımızdan Trakyalı Şenol denedi ve çok memnun kalmıştı. Bende yeni çıta gerektiğinde plastik kullanmaya başladım.
Sabahattin Güneş, geçenlerde beni ziyaret etmişti. İnşallah ziyaret ettiğine pişman etmemişimdir::))
İstanbul Bayrampaşa da bulunan Deha plastikten aldığım malzemelerin Gebze'ye aktarılması gerekmekteydi.
Sabahatin beyi aradım dedim benim filan yerde malzemem var, bunların otogara, oradan da bana ulaşması lazım. Kendisi izindeymiş, Trakya'da olmasına rağmen, 3-4 saat içinde malzemelerin elime geçmesini sağladı. Bizimle tanışmak nasılmış öğrensin be ya, kendisine ve yardımcı olan arkadaşlarına teşekür ediyorum.
Son tur ruşetlere gerekli olan plastik yanaklı çıtalarım, Cemil ustanın atölyede toparlanıp kutu gözlerine dizilmeyi beklerler...
Deha Plastik Bizim Sadri Demirci oğlu abimizin arkadaşlarından. Zaten plastik çıta yanaklarını Sadri abi vasıtası ile tanımıştık.
Behzat bey, kolilerin içine numune çıtalarda koymuş. 16 cm, 23 cm, 24 cm, ve 25 cm boyunda plastik çıta yanakları var.
Hemen imajımı düzeltmeliyim, bu gün Hışır dayıdan soğanlı hamsi isteyip sıcağı sıcağına resimledim.::))
İlhami abi işin farkında ve bıyık altından gülüyor.
Bir kez aç kalanlar anında kazan kaldırıyor, biz doyduk diye yayın yapan yok::(((
Hele benim gibi birde arayacağınız şeyler yabancı dilse ne filimler çeviriyorum bir bilseniz. Türkçe yazdığım arama kelimelerini, yabancı dillere çevirip aramalar yaparken olmadık işlerle karşılaşmaktayım. En son suni tohumlama ilgili aramalarda tavukların suni tohumlamasını buldum, hayret edeceksiniz, horozdan süt çıkartıyorlar::))
Benim kullandığım plastik yanaklar, 24 lik yani 24 cm boyunda.
Yemek faslından sonra iş başı yapılıyor, yatmak ve durmak yok, yola devam diyoruz....
İlhami abinin de ilgisini çekti, anında toplanan çıtalar burada.
Üçlü ana arı kutularım, her göz 4 çıtalı, standart 2 çıta arı alacak kapasiteye sahipler.
İşleri planladığımız zamanda bitiremedik. Bir haftalık bir sapmayla inşallah 2013 Şubatının ilk haftasında marangozda iş kalmamış olacak. Kapakların montajı devam ediyor, çıtaların parçalarının büyük bölümü önceden hazırdı, sıra kapakların saç'lanmasına kaldı gibi. Hayret ilk defa bahara bu kadar hazır çıkmamıştım, bende kendime hayret ediyorum::))
21.01.2013
ARICILIK OCAK AYI ÇALIŞMALARIMIZ VE KOLONİ KONTROLLERİ
2013 Yılının ocak ayını geride bırakıyoruz, ocak aynın üçüncü
haftasında yaptıklarımız. Ana arı üretiminde kullanacağım ruşetlerin
montaj işi bitti muslukları takıldı, çıtaların parçaları çoktan biçilmiş
bekliyor, plastiklere takılacak, şu an sadece kapak işi kaldı. Bu ay
içerisinde, inşallah tüm işleri bitirmeyi hedefliyorum.Bu işleri
yaparken İlhami abi her konuda yardım ediyor, bu hafta sonu oğlunuda
atölyeye getirdi, Gökan tatile geldiğine pişman olmamıştır::))
Şarjlı matkaba uç almaktan bıktım, nalburun en iyisi bu dedikleri hep kötü çıktı. Bu gibi işlerde yıldız tornavida ucu kullanmak gibisi yok. Tornavideuçları, hazır uçlardan çok sağlam ve uzun oluşu bana göre avantaj dı.
Cumartesi günü akşama doğru misafirimiz vardı. Engin Altın, kendisi kuyumcu. Hobi olarak arıcılık yapıyor tabiki şimdilik, geçenlerde arı kalmadı dediğimi duymuş olacak bana söz verdiğin arılar ne oldu diye hesap sormaya gelmiş::))
Abi söz verdiysek mesele yok, ben sözümdeyim dedim sakinledi::))
Sonrasında bizim kalfanın bal selesine gözü dikti dedik daha bitmedi, bir bitsin o zaman bakarsın.
Engin bey anladığım kadarıyla işleri çocuklara yıkıp, İstanbul'dan kaçmaya çalışıyor. Memleketi Düzce'ye gidip arıcılık yapmak için şu an alt yapı oluşturuyor, hedefi ise hobinin çok ötesinde 300 - 400 kovan düşündüğüne göre bu hobi olamaz::))
Biz çalışmaktan yorulmuştuk, iyiki geldi, işlere ara verip bayağı sohbet ettik. Arıcıların sohbeti zaten bitmez, bizimkide öyle oldu.
Bu sezon iki tane önemli ana arımı kaybettim, 7 numara köyde yağmalanmıştı Gebze'ye geldi, bir ay sonra arılar kesip kapı önüne atmışlar. 38 Nolu ana arının kolonisi, zayıflıktan karda yaptığı yavru üzerinde uyuşup kalmış ve ölmüşler, koloniyi kontrol için açtığımda bazı işçiler kıpırdıyordu ama ana arıyı ne kadar ısıttıysam olmadı, ölmüş yani.
Eskiden olsaydı, anaç arıyı kabettikmi yas olurdu ve felaket zor gelirdi elinde bir kaç tane oldumu felaket kıymetli, şimdi üzülsekte öylesine nasılsa bol yedek var.
Bu sene enginar işine girdim, bizim kalfayla bu enginar işinde yarışmayı düşünüyorum. İlhami abiden enginar fidesi istedim sağ olsun bir kova fide gelmiş.
Fideler gelmişte bunları kim ekecek, kaliteli bir amele lazım....
Bir şeyi içimden geçirmeye göreyim, ertesi gün kalfa şıp diye damladı, aranan kan işte buuu....
Yıllardır planlayıp yapamadığım bal taşıma kabı acayip ilgi görmüş durumda.
Bu bal taşıma aletinin tahtalarıda hurdacıdan alınma, en az 3-4 sene öncesinin tahtaları, en son Oktay bey filan vardı aldığımızda. Kaç yıl geçti bilmiyorum.
Ana arı ruşetlerinin kendi malzemesi zaten hurdacıdan alınmıştı, ara bölmelerini ve bölme küçük kapaklarını ise hurda laminat parkelerden yaptım. Kayınçolarda bozuk malzeme çok çöpe gidecek degerlendirdik.
Bizim kalfa yapılan yayınlarda bal selesinin kendisine kalmayacağını düşünüp, koşup gelmiş, yani zokayı yutmuş vaziyette::))
Mutlu olmak böyle bir şey, henüz başına geleceklerden habersiz....
Hafta içi anasız bir koloniyi zayıf bir koloni ile birleştirdim. Acayip rüzgar vardı, ana arıyı kafese alıyorum arı uçuşu yok denecek kadar az.
Hava serin olunca anasız arıları silkelemekte zor oluyor, ruşete yapıştılar gelmiyorlar. Gelin bakın ananız burada::))
Kalfmızı gezdirmemiz lazımdı, nereye gidelim Zaim abinin yazlığa. Öyle abilerim varki,( bunlara doktor hariç) yazlıklarının anahtarı bende olur, kalfanın bahçenin anahtarı bile alamadık::((
Bahçenin anahtarını bir alsam, horuzunan bir bayramlaşacağım...
Önce bir ziyafet çekiyoruz hafifinden, yoksa tok karına tarlada çalışılmaz.
Yemek bitiyor, bizim ilk göz arılarımızdan biri var bir bakalım ne yapıyor.
2011 yılında üretip yapay tohumladığımız ana arımız. 2012 Yılında sürekli bu ana yı degişmeye kalktılar izin vermedim. Defalarca arıyı böldüm, felakette yavru yapıyor, asıl merakıp verdiğimiz sperm kaç yıl yetecek derdim o...
2013 Yılına gene degiştirilmek istemiyle girmiş, koloniyi açtıgımızda içeride bir başka ana arı daha vardı, pargalıyı tabiki öldürdüm.
Arıcılıkta bazı şeyleri çokmu büyüttük, yoksa bazı şeyleri bazılarımı millete dev gibi gösterdi bilemiyorum. Bizim geldiğimiz aşamada örnegim bana bir çift saf italyan arısı verin ben bunların birinden erkek yetitirdiğimde birindende kraliçe ürettiğimde, sayısız saf italyan arısı üretebilirim. üç yıl amatörce yapılan çalışmada ekip olarak felaket boyutta bilgi beceri ve yetenek sahibi oldu, bunun karşılıkları zaten alınıyor.
Koloniyi kapattık ve iş zamanı. Ben en zor olanı seçtim, semaverin suyunu doldur, ateşini yak, bardakları hazırla çayı demle çekilir gibi degil. Yav şeker neredeee....
kendime iş arıyorummmm::)))
Bizimkilerde işin kolayına kaçtılar, yazlıkta çukur açıyorlar niyetleri benimle enginar yarıştırmak::))
Çok şükür işleri bitirip Gebze'ye dönüyoruz.
Bu kadar çalışan biri mutlaka ödüllendirilmeli. O zaman gel şu bal taşıma kabını bitirelimde götür. Nasılda çalışırmış abim benim::)))
Nihayet bal taşıma selesini topladık. Dolu dolu bir hafta sonu yaşadık, işleriminde yoluna girmesi ayriyeten beni rahatlattı, belkide ilk defa bahara kenarda iş yokken çıkacağım.
Mutlu bir arıcı.
Allah herkese böyle arıcı kalfa nasip etsin.
Ben geçmişte boşunamı dua ettim, yarabbi bana herşeyin hayırlısını ver diiye::))
Şarjlı matkaba uç almaktan bıktım, nalburun en iyisi bu dedikleri hep kötü çıktı. Bu gibi işlerde yıldız tornavida ucu kullanmak gibisi yok. Tornavideuçları, hazır uçlardan çok sağlam ve uzun oluşu bana göre avantaj dı.
Cumartesi günü akşama doğru misafirimiz vardı. Engin Altın, kendisi kuyumcu. Hobi olarak arıcılık yapıyor tabiki şimdilik, geçenlerde arı kalmadı dediğimi duymuş olacak bana söz verdiğin arılar ne oldu diye hesap sormaya gelmiş::))
Abi söz verdiysek mesele yok, ben sözümdeyim dedim sakinledi::))
Sonrasında bizim kalfanın bal selesine gözü dikti dedik daha bitmedi, bir bitsin o zaman bakarsın.
Engin bey anladığım kadarıyla işleri çocuklara yıkıp, İstanbul'dan kaçmaya çalışıyor. Memleketi Düzce'ye gidip arıcılık yapmak için şu an alt yapı oluşturuyor, hedefi ise hobinin çok ötesinde 300 - 400 kovan düşündüğüne göre bu hobi olamaz::))
Biz çalışmaktan yorulmuştuk, iyiki geldi, işlere ara verip bayağı sohbet ettik. Arıcıların sohbeti zaten bitmez, bizimkide öyle oldu.
Bu sezon iki tane önemli ana arımı kaybettim, 7 numara köyde yağmalanmıştı Gebze'ye geldi, bir ay sonra arılar kesip kapı önüne atmışlar. 38 Nolu ana arının kolonisi, zayıflıktan karda yaptığı yavru üzerinde uyuşup kalmış ve ölmüşler, koloniyi kontrol için açtığımda bazı işçiler kıpırdıyordu ama ana arıyı ne kadar ısıttıysam olmadı, ölmüş yani.
Eskiden olsaydı, anaç arıyı kabettikmi yas olurdu ve felaket zor gelirdi elinde bir kaç tane oldumu felaket kıymetli, şimdi üzülsekte öylesine nasılsa bol yedek var.
Bu sene enginar işine girdim, bizim kalfayla bu enginar işinde yarışmayı düşünüyorum. İlhami abiden enginar fidesi istedim sağ olsun bir kova fide gelmiş.
Fideler gelmişte bunları kim ekecek, kaliteli bir amele lazım....
Bir şeyi içimden geçirmeye göreyim, ertesi gün kalfa şıp diye damladı, aranan kan işte buuu....
Yıllardır planlayıp yapamadığım bal taşıma kabı acayip ilgi görmüş durumda.
Bu bal taşıma aletinin tahtalarıda hurdacıdan alınma, en az 3-4 sene öncesinin tahtaları, en son Oktay bey filan vardı aldığımızda. Kaç yıl geçti bilmiyorum.
Ana arı ruşetlerinin kendi malzemesi zaten hurdacıdan alınmıştı, ara bölmelerini ve bölme küçük kapaklarını ise hurda laminat parkelerden yaptım. Kayınçolarda bozuk malzeme çok çöpe gidecek degerlendirdik.
Bizim kalfa yapılan yayınlarda bal selesinin kendisine kalmayacağını düşünüp, koşup gelmiş, yani zokayı yutmuş vaziyette::))
Mutlu olmak böyle bir şey, henüz başına geleceklerden habersiz....
Hafta içi anasız bir koloniyi zayıf bir koloni ile birleştirdim. Acayip rüzgar vardı, ana arıyı kafese alıyorum arı uçuşu yok denecek kadar az.
Hava serin olunca anasız arıları silkelemekte zor oluyor, ruşete yapıştılar gelmiyorlar. Gelin bakın ananız burada::))
Kalfmızı gezdirmemiz lazımdı, nereye gidelim Zaim abinin yazlığa. Öyle abilerim varki,( bunlara doktor hariç) yazlıklarının anahtarı bende olur, kalfanın bahçenin anahtarı bile alamadık::((
Bahçenin anahtarını bir alsam, horuzunan bir bayramlaşacağım...
Önce bir ziyafet çekiyoruz hafifinden, yoksa tok karına tarlada çalışılmaz.
Yemek bitiyor, bizim ilk göz arılarımızdan biri var bir bakalım ne yapıyor.
2011 yılında üretip yapay tohumladığımız ana arımız. 2012 Yılında sürekli bu ana yı degişmeye kalktılar izin vermedim. Defalarca arıyı böldüm, felakette yavru yapıyor, asıl merakıp verdiğimiz sperm kaç yıl yetecek derdim o...
2013 Yılına gene degiştirilmek istemiyle girmiş, koloniyi açtıgımızda içeride bir başka ana arı daha vardı, pargalıyı tabiki öldürdüm.
Arıcılıkta bazı şeyleri çokmu büyüttük, yoksa bazı şeyleri bazılarımı millete dev gibi gösterdi bilemiyorum. Bizim geldiğimiz aşamada örnegim bana bir çift saf italyan arısı verin ben bunların birinden erkek yetitirdiğimde birindende kraliçe ürettiğimde, sayısız saf italyan arısı üretebilirim. üç yıl amatörce yapılan çalışmada ekip olarak felaket boyutta bilgi beceri ve yetenek sahibi oldu, bunun karşılıkları zaten alınıyor.
Koloniyi kapattık ve iş zamanı. Ben en zor olanı seçtim, semaverin suyunu doldur, ateşini yak, bardakları hazırla çayı demle çekilir gibi degil. Yav şeker neredeee....
kendime iş arıyorummmm::)))
Bizimkilerde işin kolayına kaçtılar, yazlıkta çukur açıyorlar niyetleri benimle enginar yarıştırmak::))
Çok şükür işleri bitirip Gebze'ye dönüyoruz.
Bu kadar çalışan biri mutlaka ödüllendirilmeli. O zaman gel şu bal taşıma kabını bitirelimde götür. Nasılda çalışırmış abim benim::)))
Nihayet bal taşıma selesini topladık. Dolu dolu bir hafta sonu yaşadık, işleriminde yoluna girmesi ayriyeten beni rahatlattı, belkide ilk defa bahara kenarda iş yokken çıkacağım.
Mutlu bir arıcı.
Allah herkese böyle arıcı kalfa nasip etsin.
Ben geçmişte boşunamı dua ettim, yarabbi bana herşeyin hayırlısını ver diiye::))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










