13.03.2018

KARNİOL ARISI, KARNİYOL ARISI, KARNİOL DAMIZLIK, KARNİOL SUNİ TOHUMLAMA

KARNİYOLCU
Üstteki link bana ait ve karniol anaların resimlerini buradan bir çok kişi çalıp, benim resimler ile arı ve ana arı sattı ve hala satıyor...

Yıllar su gibi geçip gitti. Bazen maziye göz attığımda bazı şeylere hala anlam veremiyorum.
2008 Yılında karniol f1 ile tanışmamıza Mehmet Yüksel sebep olmuştur. 2008 Yılında bizlere 14 adet karniol F1 göndermişti, anaların parasını da Muhteşem abim ödemişti. Üç tanesini bana hediye eti, üç tanesini sattı gerisi tanıdıklarımıza hediye edilmişti. Biz gelen arıları damızlık biliyorduk F1 nedir saf nedir bilmiyorduk...
İlk gelen arıların görüntü ve haberi alt linkte.
https://bengittim.blogspot.com.tr/2015/01/karniol-ana-ari-saf-karniyol-ana-ari.html

Sonrasında karniol savaşları başlamıştı.
Sanki arıcıların çok yakınlarına küfretmiştik. İnanılmaz bir direnç vardı. Bu işe bilimciyim diyenlerde çanak tutuyordu.
İşin garip tarafı ise savunulan ve isim konulan arılar yoktu.....
Anadolu arısı, yok efendim bölge arısı yok ekotip arı saçmalıkları aldı başını gitti.
Bu ülkede 30 yılı aşkın kafkas arısı resmi damızlık olarak kullanılmakta. 30 Yıldır ülkenin her tarafına giden kafkas arısı tüm arıları melezledi dolayısı ile kafkas arısının alt türlerine bizim arıcılar isim koyuyor. İsim konan arıların safları varmı diye kimse sormuyor. İsimli arıların damızlıkları olmalı tescil edilmeli.

Ülkemize kafkas arısı getirilirken niye ses çıkartılmadı. Bu gün arınıza sahip çıkın diyenler geçmişte susanlar değilmiydi. Arı bilimciler niçin cesur olamıyor, böyle bir sürü soru var kafamda. Hep çevir gazı yanmasın devam ediyoruz...


Yaklaşık 10 yıl içinde taşlar yerine oturdu, eskiden bir yerlerini yırtanlar bile istemedikleri arıları kullanmak zorunda kaldılar.
Arıcılık niçin yapılır, bal, polen arı sütü üretimi için dersek. En yüksek balı karniol yapıyor, daha sıcak bölgelerde en yüksek balı İtalyan arısı yapıyor. En yüksek arı sütünü İtalyan ve Karniol arısı yapar. Gene en çok poleni hızlı gelişen İtalyan ve karniol arısı getirir. Siz efendim ben Akdeniz veya Eğe arısından arı sütü üreteceğim dediğinizde bir hafta sonra koloni yalancıya kaçar ve üretim biter. Kafkas arısı ise soğuk iklim arısıdır, bölgesinde bal üretimi iyi polen ve arı sütü konusunda yetersiz. Polen ve arı sütü için aşırı nüfusa ihtiyaç var ve kafkas geç gelişen bir arıdır. Bu işleri arıcılar çözdü ama bu işin duayeniyim diyen bilimciler henüz çözemedi.


Yapmış olduğumuz çalışmalarda bayağı badireler atlattık. 2011 Yılında TRT'nin bu toprağın sesi programına kaltılmıştım, karşımızdaki prof, o kadar egoluyduki programda beni konuşturmadı ama kafkas Türkiye'de her yerde olmaz dedi,buna örnek olarakta ben Ankarada yaşıyorum, İzmire gidersem oraya alışmam lazım gibi laflar edip, sonrada kafkas kötü arı değil diye kıvırmaya çalıştı. Program öncesi kendi aramızdaki söyleşide suni tohumlama yaptığımı kendisine anlatmıştım, efendim yapamazsın, sen kimsin falan filan, program içindede sürekli aba altından sopa gösterdi. Olay burada kalmadı beni bazı yerlere şikayet etti ve arılığımdan numune alındı, alınan numunelere bu arı karniol raporu alınabilseydi arılığım itlaf edilecekti. Sonradan öğrendim, bizim numuneler bir yere gitmiş, orasıda ülkemizde bu arı şu ırktır diyebilecek kurum yok diye rapor vermişler ve konu kapandı. Bu olaydan sonra oyunu kurallara göre oynadık, başka seçeneğimiz yoktu, dinozorlardan kendimizi koruduk...
Bu hadise içimizde kalmıştı, bu gün yazıya döktüm...
Arıcılarla uğraşırken arka planda başka işlerde oldu, hatta bir tv proğramda sadece adımı vermemiş ama tarif sendin diyen arkadaşlarım vardı, bizi vatan haini ilan etmişler.
Gülermisin ağlarmısın, bir taraftan üzülüyorsun, bir taraftan sevin, ülkende arıya isim koyacak yer ve bilimci yok.

2008 Yılından 2018 yılına geldiğimizde arkamızda 11 yıl bırakmışız. Biz hala savunduklarımızın arkasındayız bize karşı çıkanların alayı yamuldu, hepsi ezildi, hemen hepsi tükürdüğünü yaladı, Allah kimseyi bunların durumuna düşürmesin arkadaş arkadaşı sattı...

Suni tohumlama konusunda gene çok bilmiş bilimcilerle karşı karşıya geldik. Efendim bu işi herkes yapamaz, ayrıca hijyenik laboratuvar ortamında çalışmak lazımmış...
Ben bu işi ahırda yapacağım deyip dediklerimi kanıtladım, bu sefer bana özel kanun çıkardılar. 2013 Yılına kadar suni tohumlama yönetmeliğinde ana arı kapsam dışıymış, 2013 yılının sonunda ana arı suni tohumlama yönetmeliğine eklendi ve suni tohumlama yapacaklar, arıcılık yüksek okulunu bitirecek, veteriner olacak yada ziraat mühendisi olmalı...
Sonuçta bizi durdurmaya çalıştılar, durumu tarım bakanlığının  bölge müfettişlerinden birisine anlattım, bakın bizim insanımızı ikinci sınıf vatandaş haline getirtiyorlar Avrupa da, Amerika da bu işi sıradan arıcılar kurs belgesi alıp yapabiliyor, bizim müfettiş ise topu taca attı, kullan bir veterinerin diplomasını dedi...

Şu an itibari ile elimizde ilk gelen Emmi damızlıklardan itibaren emmisinden yasminine kadar almanyasından avusturyasına kadar, lisanslısından Sloven 03 çe kadar avrupadaki tüm damızlıkların kopyaları elimde, elimdekileri kaybetsem bile piyasaya verdiklerimden yumurta alarak aynılarını yeniden oluşturabilirim. Sadece keçilere değil arılarada çobanlık yapmaktayım:)
En çok üzüldüğüm ise herkes karniolcu oldu biz yaya kaldık :))

Sonuç bölümünde ise gelişmiş ülkelerin geliştirdiği damızlıkları suni tohumlama ile kopyalamamız yasaklandı, suni tohumlama yapamıyoruz, bene arılara nikah kıymaya başladım, çıkarttıkları yönetmeliği münasip yerlerine koysun bizim arı bilimciler. Siz bir şeyler yapmaya çalıştıkça neden bazıları rahatsız olur bir türlü anlayamadım. Suni tohumlama konusunda çok bilmişleri  susturamadım en son bir yazı yazmıştım çok etkili olmuştu. Bu bilimcilere sizi anneniz babanız laboratuvardamı yaptı demiştim, tık yok...
İnekleri niçin ahırda tohumluyorlar, onların hakkı yokmu, niçin inekler laboratuvara götürülmüyor, gene tık yok...


İkinci konu invert şuruptu...

İnvert şurup konusuda meydan muhaberelerine dönüşmüştü. Gene baş rolde bize muhalif arıcılar ve invert arılara zararlı diye fiskos yapan cüce bilimci vardı. Yapmış olduğumuz şurup tarifini bir makaleden Ali Şekerli abi tercüme ettirmişti. İNVERT ŞURUP TARİFİ

Bizimle savaşa girişinler, bilimcilerde dahil hepsinin dili lal oldu artık konuşamıyorlar. Bir kaç firma artık invert şurup üretip piyasaya vermeye başladı bir kaç yıldır kimseden tık yok. Hani şekeri suyla karıştırıp arıya verecektik, arı şurubu midesinde invert edecekti ne oldu...


Allah ne virirse her şiyin hayırlısını virsin...

5.03.2018

ARICILIK 2018 MART AYINA GİRDİK, ALANYA'DA SON DURUM...

 2018 Yılı ana arı üretimine erken başlamak için planlar yapmıştım. Ana arı üretimi için erkek arıya ihtiyaç var erkek arı yoksa ana arıda üretilmez. Akdenizde erkekleri üretip bölgemize getirmeye karar verdik. Bir miktar istediğimiz arıyı Alanya'ya bıraktık. 13 Ocakta gitmiştik 3 Martta ziyaret edip gerekli müdahaleler yapılacak aradan geçen süre 50 gün, iki tur yavru çıkartan arılarımız 10 gün içinde üçüncü tur işçiler çıkacak.
Elimdeki çıtada çatlamış erkek yumurtaları var yarı yarıya işçi ve erkek yavrulu. Bu çıtayı silkeleyip başka zayıf arıya verdim, yanımda götürdüğüm erkek çıtalarını arılarımıza girdik. Arılarımız çok güzel gelişiyor, arkadaşım bir kaç kez şuruplamıştı, yeniden kek ve şurup verdik, artık arılarımızda kek eksik olmayacak ani hava soğuklarında içeride işlemler devam edecek.

Çok yorucu bir hafta sonu oldu, cuma akşamı Gebze'den saat 20.15de hareket etmemiz gerekiyordu, saat 21:00 de yolculuk başladı, ertesi gün saat 10 da Alanya'ya vardım. Kahvaltı falan derken öğlene kadar arıların işini bitirdik, akşam 20:00 de dönüşe geçtim, sabah 9 gibi Gebze'deydim. 36 Saatlik sürenin 28 saati yolculukla geçti, şimdilik iyiyim :)
 Ali abimizle tanıştım Alanya'da, sıkı takipçilerimizden birisiymiş, diyorki sen internette ne yayınladıysan onu yapmaya çalıştım, acayip kopyacı birisi...
Arıbakanı forumda, geçmiş yıllardaki anılarını anlattı, hayal gücü benden bile yüksek diyebilirim :)
 Bizim arılara alışık olmadıkları için herkes tam tekmil, maske eldiven :)
Diyorlarki böyle arı ile çalışmaya ne var :)
 Arıları istediğim gibi ayarlamaya çalıştım, erkek çıtaları girildi, şurulanıp kekledik.
 Resimler biraz eksik kalmış kameramanlarda iş yok, eldivenle gene iyi resim çekmişler :)
 Çıta yarı yarıya erkek ve işçi kapanacak inşallah.
Hedefimiz mayıstan önce bir tur F1 üretmek ve elimizdeki listeyi öne çekmek.
Bu işin bir başka önemli tarafı ürettiğimiz F1 ana arıların doğal saf ihtimali çok yüksek olacak. Erkekleri burada üretip Gebze'ye getirdiğimizde bizim erkek arılardan başka erkek olmayacağı için üretilen arıların doğal saf olma ihtimali çok yüksek olacak.
Bizim arıları bitirdikten sonra arkadaşın arılara baktık, tabiki maske giyerek.
 Akdeniz arılarının kuvvetlilelrinde doğmuş erkekler vardı. Arkadaşıma bir tur ana arı üretelim demiştim kendisi için anasız kovan oluşturdu fakat bir gün öncesi bu işi yaptığı için transferden vaz geçtim, anasız kovana çıta girdik, transferde sıfır çekme şansımız var en iyisi miller sistemine devam. Arının tüm yavrulu çıtaları alındı ve bizim verdiğimiz yavrulu çıtaya mahkum oldular polenli çıta verdik ve besledik. Oluşan memeleri kutulara kesip verecek.
 Oluşturduğumuz kutulara arı silkeledik, plastik ana arı kutu çıtasının en güzel yanlarından biriside parça yavruları bile değerlendiriyorsun :)
Yavrulu çıtayı kesip içine monte edebiliyorsun...
 Arabaya maskeli bindik arılıktan iyice uzaklaşınca maskeler çıkartıldı hala arı sokma tehlikesi tabiki devam ediyor :)
Ben toplamda ellerimden üç iğne yiyerek arılıktan ayrıldım.
 Alanya'daki birlik binasında ahşap ana arı kutusu vardı, yapan güzel yapmış ama akdenizde kutularda ana arı tutmak zor, çok terk olur sıcağa arı dayanmıyor çekip gidiyor. Bana göre havalandırması yetersizdi.
 Ana arı işinde kutuda kek hiç eksik olmamalı.
 Kutudaki arıları oyalamazsanız onlar başka yerlere oyalanmaya gidiyorlar :)
 Sandal açmaya başlamış alt resimlerin biride üzerinde arı ile resimledim, bazıları kocayemişe sandal diyordu, sandalla kocayemiş farklı bitkiler. Onuda görmüş oldum.
Sandal, Kocayemiş ile benzerlik var ama birbirinin aynısı değil.
 Azganlar açmaya devam ediyor.
 Kocayemişin çiçeği, üzüm salkımı gibi olur böyle dağınız olmaz.


 Valensiya portakallar dalında olmaya devam ediyor, bu cins mayıs ayına kadar dalında duruyor.
 Portakal çiçekleride açmaya başlamış.
 Portakal, valansiya.
 Avakadolarda çiçeklenmeye başlamış, bunlarıda arılar ziyaret etmeye başlamış.
 Ülkemizde avakado her geçen gün degeri artıyor, genelde bayanların ilgi odağı.

Zeytinlerde açmak üzereydi.
Saat 3 gibi ziyafet vardı, Ali abi yemek söyledi.
 Kebaplar, etli ekmekler, arıcılığın burasını çek severim, hatta bayılırım diyebilirim :)
Doktor kontrolünde olmamız dolayısı ile fazla yumulamadım :(
 Alanya'ya gidip geliyorum Mehmet abinin haber içinde resimi olmuyor bu sefer kendim resmini çektim. Allah kedisinden razı olsun, bu sene çok işime yaradı.
 Ali abiylede resimlendik...
 Ayrılık vakti, Ali abi sağlık sorunları nedeni ile arılarını satmış, yenden sahalara dönüyor. Acayip kararsız, kararsızlık kötüdür, iyi yada kötü bir karar vermeli ve yoluna devam etmeli...
Cips yapan usta
Akşam üzeri bir yurdun kermesi varmış tatlı yemeğe gittik aman Allahım ne kermesi, sanki panayır, yemekler kebaplar tatlılar çocuklar için oyun alanları ve bu kermes 10 gün sürüyormuş, yurt yararına, Maşallah, Allah nazarlardan korusun böyle etkinlikleri, yolcu olmam ve hava değişikliğinden dolayı hiç bir şeyin tadına bakamadım desem yalan olmaz, baklava ile kapanışı yaptık işte...
 Hafta arası Engin abinin getirdiği hurmaları ektim.
Gene Adapazarına gittiğimizde müşküle üzümü çelikleri almıştım uzun süredir suya ıslıydı onlarıda toprakla buluşturdum:
 Muğladan arkadaşım Salih Güngör, asma çelikleri yolladı, 110 R, köklenmesi en za olan anaçmış yaptığım araştırmada yapılan köklendirmelerdeki oran %20 en kralı %50 yi bulmuyor bir sürü makale buldum okudum hep oranlar düşük. Köklendirme hormonlarıda üzüme fayda sağlamıyormuş.
 Kuraklıga ve hastalığa dayanıklı amerikan anaçları, 110 R, 140 RU ve 1103Paulsenmiş.
Bir yerden 1103 Paulsen buldum ama henüz satışa sunulmadı, paulsenler hem kolay kökleniyor hemde aşı tutma oranı çok yüksek yazıyor makalelerde.
 Gelen kalemleri streçlere sardım parçalar haline getirdim. En iyi köklendirme yöntemlerinden birisi sera etkisi yapacak naylon örtü altına alıp öyle beklemek gerekiyormuş.
 20 li demetler sarıldı ve kazdığım çukura yatırıp üstünü toprakla örttüm, havalar ısındığında köklendirme işlemlerine başlayacağım.
110R amerika anaçları toprağın altında havalar ısınana kadar bekleyecekler.
 Ana arı apoletlerimiz geldi, dostum Mehmet Yüksel halletti, sağ olsun. 10 Kırmızı kart aldık, birde beşli paket aldım.
Ana arı siparişi , F1 ve F0 (F0 Suni döllenmiş, saf damızlık) için. Tel. 05416726226
Ana arı ilanımız alt linkte.
http://bengittim.blogspot.com.tr/2013/11/ana-ari.html
 Mevsim hızla yaklaşıyor...
Yorucu bir haftayı daha geride bıraktık, mevsimi beklemeye başladık...