10.06.2013

ARICI DOSTLARIMLA BİR GÜN...

Zaim abinin bahçedeyim, hasat edilmiş enginarların bir kısmı...
Bizim kalfa çamur filan yaparsa diğer resimleri yayına koyacağım....
Enginar. Kalfam böyle durumlarda bir yolunu bulup bu yarıştan kendini sıyıracaktır...
Asıl meselemize döneck olur isek, hafta içi Trakyalı Şenol ile görüşmemizde hafta sonu gel bazı şeyleri yerinde gör demiştim.
Şenol uzun süredir araştırmalar yapıp suni tohumlama cihazı yapmayıplanlıyordu, ona bir Fransız sitesinde gördüğüm aleti önermiştim. Videolarda her şeyi izlemeye çalışsanızda filimile bire bir görmek rarasında çok fark oluyor.

Zaim abi ise telefon edip ne zamana geliyorsunuz, kahvaltı hazırlyacam deyip durur, dedim yolcunun hali belli olmaz sen kahvaltını yap, birde kahvaltı yaparsak burada akşamı ederiz....
Zaim abinin kovanın birisine dalıyoruz, fazlalıkları arada kendisi alıp duruyor, aldığı balın yerine birde boş çıtakoysa...
Zaim bey kendini mahkeme salonunda sandı, ona kalsak kovanda çıta bırakmayacak::))
Bal alınırken hakimler karar vermiyor beya, yavrulu çıtayı alıp, yarısını ne yapacaksın....
Burada Vize bal üreticileri birlik başkanı Şenol var, bal alınacaksa en yetkili kişi karar verir....
Evet bu arada Kırklareli Vize ilçesinde kurulan Bal üreticileri birlik başkanımız, Şenol Civelek.
Tek hatası körük kullanımıyor, onun için sıgara en büyük körük.
Şenol alınacak balları Zaim beye veriyor, götür bakalaım....
Kolonide bir düzenleme yapıp çıktık, güzel nektar geliyordu, bazı çıtaları silkelediğimizde bal aktı.
Hoş sohbet ve ikramlardan sonra Zaim abiden ayrılıyoruz. Bizim arılıga geçilecek.
Kalfa yollarda, vakit olarak öğleni bulduk, yemek yemeden bir işe el sürmeyelim diye karar alıp yemek hazırlıklarına geçildi, İlhami abi ateş yakacak.
Bizde Şenol'un yaptığı aleti incelemekye koyulduk.
Alet çok güzel olmuş, Şenol zaten tornacı ve bana göre pratik zekalı birisi ve güzel şeyler düşünüp, piyasadaki aletlere takılıp kalmayıp, kendine has acayip tasarımlar yapmış. En begendiğim özellik ise, şırıngayı hareket ettiren bölümde fireze dişli yok, degişlik bir sistemde.Ülkemizde bundan sonra bol miktarda yapay tohumlama aletleri görecegiz. Tohumlama işi ise kursla filan olmuyor, bu işe kafayı takmak gerekiyor, ehliyet nasıl araba kullanmıyorsa kurs belgeleride aynıdır, piyasada bir sürü ehliyeti olup araba sürmesini bilmeyen dolu. Gönül ise bir acayip, bu ise merak saranların bazılarınada gülüyorum...
Aletin çok detaylı resimlerini aldım, bittiğinde dölleme yaparken bütününü yayınlarız::))
Suni tohumlama aletinin Co2 tüpü benden. Teşvik pirimi olarak hediye edildi...
Nihayet kalfa gözüktü ve ızgaraya geçebiliriz.
Yemekte ise İlhami abiniye tavuk aldınız ben tavuk yemem dedi, nedense tavukları yemiyor annesinin tavukları aklına geliyor, kuzu pirzola yerken, niye annenin kuzuları aklına gelmiyo diye espiriler yaptık. Böyle düşündünmü her şeye, bir şey aklına gelir be....
Yemek bitti, Şenol ikide bir belim deyip duruyor, dedim gel arıya sokturalım birazdan ağrın kalmayacak. Üç tane arıya beline koydum, ciyak ciyak bağırıyor, bu sadece resim, videosuda var elimde, bir suni tohumlama aleti karşılığında videonun yayınlama süresini ileri tarihlere alabilirim....
Yav sen kimlerin yanındasın bir bak, bu adamların yanında adam sırtını açarmı, sağ olsun kalfan başlattığım videoyu çekti::))

Bu bilgi çok enterasan gelebilir ama gerçekten yarım saat sonra beldeki agrı yok oldu, arılara alerjisi olmayanların denemesinde fayda var, bu arada sakin kendnizi öldürmeyin.Api terapiye gelin....
Daha önce kireçleme ve romatizması olanların arı sokması sonrası bu şikayetlerinin yok olduğunu duymuştum...

Kalfam uzun süredir araziydi, hazır bulmuşken eşek sudan gelene kadar çalıştırdım. Eşek suya ne zaman gider ne zaman gelir belli degil, bu ata sözü niye söylendi onuda araştırmadım bir bakacağım.
Çalışmalarımızı bir kaç açıdan resimliyoruz ve videolar alıyoruz, yaptığımız işlerdeki hata ve aksaklıkları sonradan izleyip, aynı hatalara düşmeyişimiz bizim başarımızı hızlandırdı. Olayın içindeyken kimse ne gibi hatası var göremiyor.
Kimin kalfası beya, konsantreye bakın....
Ben ise uygulamaya yeni aldığım kancayla başladım, delikli kancayı ilk uygulamada o kadar ugraşmama rağmen kullanamadım, acayip zaman kaybına neden oldu. Hemen kancayı çıkartıp cımbızı taktım, iğneyi kısa sürede tutup ana arıyı hazır hale getirdim. Kancayla çalışmak için biraz egzersiz gerekiyor, şimdilik egzersiz yapacak zamanımız yoktu, ilerleyen çalışmalarda delikli kancayı kullanacagım.
Şenol ise çalışmaları baştan sonara türübünden izledi, aletin başına  sadece bazı şeyleri görmek için geçti, uygulama yap dememe rağmen yapmadı.Bu izledikleri hem alet için hemde kendisi için ileride çok lazım olacak.
Şenolun izlenimleri alet çok sert diyordu, bu alet ülkemizde yapılan ilk alet ve üzerinde defalarca degişimler yapıldı, hassas bir aletle hiç çalışmadığım için nasıl bilemiyorum ama bu alete ben alışığım, ve hiç zorlanmıyorum, Muhteşem abide aynı şeyleri söyledi, bendeki suni dölleme aleti daha yumuşak dedi.
Sonuçta bu aletle oldukça başarılı uygulamalar yaptık ve yapmayada devam ediyoruz, benim aletim herkesin aletini döver.......

Arılıkta olmamıza rağmen ugulama dışında arılarla ve kutularla uğraşmadık, teefonu kapattım dostlarımla güzel bir geçirdik. Bunlar benim can dostlarım, ne zaman sıkışsam her konuda yardımıma koşan böyle can dostların sayısı iki elin parmaklarını zor geçer...
Hepimiz için güzel bir gün oldu, akşam üzeri trap atışları vardı, ormanda otomatik tüfekle::))
Muhteşem abim, hasat ettiği bahar ballarından bizler için hazırladıklarını takdim etti.
En büyük kavanoz ise Zaim abiye.
Zaim abiye bal deyin acayip bir gülümseme oluşur yüzünde, ben böyle bal hastası birisini henüz tanımadım, evet Zaim bey müthiş bir bal sever....
Resimde solundaki kişi, Zaim beye iki kovan veren İbrahim bey var, kendisi inşaat sektöründe, bana diyor hani arılarım, sanki bende çok arı varda...

Zaim abi benim kütük ne zaman dolacak, acelesi yok dolar beya...
Sanki sezonmu bitti, arı koyacağız, şiparişi verdik::))
Nasipse gelir hintten yemenden, nasip degilse ne gelir elden....

Zaim abi ise balı eline alınca acayip menmun oldu, ve muhteşem abiye teşekür etti.

3.06.2013

KESTANE BALINA GÖÇ VE ARICILIK İŞLERİNE DEVAM

 Arıcılık, kısacık sihirli kelime, içine girdiğinizde devasa detaylar bulunan arıyı yönetme sanatı, arıları siz yönetemez iseniz arı sizi yönetir.
Arıcılıkta her telden işler yaparsanız, bir yerde ipin ucu kaçıyor, bazen yapılan hataların telafisi olmuyor.
Arıcılıkta her şey zamanında yapılmalı, aynı satrançtaki hamleler gibi...
Kestane nektarı başlıyor, ve biz oraya arı bırakmalıyız, bir hafta geç kalın bir işe yaramıyor.
Kestaneye giden arıların bahar ballarını almak gerekiyor. Ballı arı taşımak her açıdan risktir.
İlhami abinin bahar ballarını hasat ettik, kara çalıdan acayip nektar geliyor ama biz gitmeliyiz....


Baharda böldüğümüz arı, bölünen arı 10 çıtayı doldurdu, bu arı ise 20 çıtada çalışıyor, bir hafta daha erken ızgara konul saymış süper olacakmıştı.Bazı çıtalarda çıkmak üzere olan yavrular var.
Hafta sonu arılıkta rahatımız kaçtı, bir tek koloni terör estirdi, iki gündür boy maskesiyle geziyorum.Bizim arıları ise balla birlikte ye bir şey demiyorlar::))
Mayıs ayının son saatlerinde Gebze'den ayrıldık. Haziran ayının ilk saatlerinde Şile Kızılca köydeydik. Benim arılık ile burası 45 km.İlk tur cuma akşamı yapıldı.
 Cumartesi günü, sıcak bir hava vardı, gök yüzü masmavi, bembeyaz bulutlar...
Beykozlu arıcı dostum Saim Ahmet Gürel, bir koloni getirdi, benim bu yıl tüm anaları değiştirelim dedi. Kovanı açıp memeleri temizleyecek, arı ile çalışırken ben eldiven kullanamıyorum, yiyorum iğneleri yapacaklarımı eldivensiz yapıyorum.Arı o kadar saldırgan ki bir koloni her tarafta peşimizde. Bir rüzgar geldi, tüm arılar nedendir bilmiyorum çekip gittiler, hayret ettik.
Şileye gidecek kovanları ayarlamaya çalıştık, bir süprüz ile karşılaştık, bir kolonide çift çıta transferin günü gene geçmiş.
Hemen çıtaları koloniden çıkardık, bir sürü doğmaya başlamış ana arı memeleri aceleyle kutulara dağıtıldı.
21 Tanede doğmuş ana arı var, koloniyi yeniden açtık, defalarca çıtalara bakmamıza rağmen 5 çıkmış ana arı bulabildik.Saim gittikten sonra bir ana arı daha buldum, onuda kafesleyip aldım, ertesi gün gittiğimde yerde bir ana arı ölüsü vardı, bir tanede çıtada gezen.21 Doğmuş anadan 7 tanesi kurtuldu, 14 kayıpla kurtardık, bir sürü bu yıl bunun gibi telef verdim.Larva transferleri 21 mayısta yapılmış, 10 gün sonra dağıtılacak diyorsun, 10 gün sonrası haziranın 1.günü oluyor. Tabi mayıs 31 çektiği için arada bir gün başınıza neler açıyor....


Gölgede öğlen yemeğini yedik, Saim ipat ile işleri takip ediyor, gelen siparişleri giriyor, firmanın sayfasına düşen siparişler hazırlanıyor.
Cumartesi akşamı gene Şile'deyiz.İstediğimiz kadar arı götüremedik. Mayıs başında yaklaşık 60 ruşetim anasız kalınca, kestaneye arı hazırlamakta çok zorlandım, hiç bala hazır arım yoktu, ilk defa derme çatma kovanlarla kestane balındayız, giden kovanlardan 3 tanesi Akdeniz arısı.
 Suni tohumlama aparatları, üstteki kanca aletteki cımbızı devre dışı ediyor.Delikli bir şey, 0.2 mm lik bir delik mevcut, ülkemizde bu deliği delecek matkap ucu bulamadım, ve Almanya'dan ana arı iğnesini tutacak kancayı istedik. Sağ olsun dostumuz bizim kahrımızı çekmeye devam ediyor. Bir enjektör iğnesi sizce ne kadar para eder::))
Evet üstteki kanca 33 avro::((
Altaki tutucu kanca ise 6 avro.
Resmini bile çekmekte acayip zorlandım, bunu adam nasıl işledi?
Biz parçaya delik delmeyi düşünüyorduk, delikli borudan yapılmış bir malzemeymiş, 33 avroyu verince malzemedeki, detayları görebiliyorsun. Bir arkadaşa telefonda izah ettim,malzeme enjektör iğnesi, bir taraftan sanki taşlanmış diye tarif ettim. Bu malzemeyi işleyebilmek için saatçi eğeleri veya dişçilerin matkapları kafamdan geçenlerdi::))
Bahsettiğim arkadaş iki gün içinde malzemeyi yapmış ve arı iğnesinde denemiş::))
Olan bizim kalfaya oldu, benim malzemelerin sponsoru kalfam dır, sağ olsun::))
Arkadaşın yaptığı kancaları görünce kahrolacaktır.
 Almanya'dan gelen ana arının iğnesini tutan orijinal iğne.Bu resim makro çekim olmasına rağmen bu şekilde gözükmüyor, birde resmi zumlayıp kestim.
Bizim suni tohumlama çalışmalarımız herkesin iştahını kabarttı.Birçok kişi çaktırmadan suni dölleme aleti yapıyor::)
Bazıları kancada takılıyor, bazıları, cam iğnede takılıyor, bazıları karbon tüpünde takılıp kalıyor....
Gelişmeler iyi yönde, bu işi de feci şekilde tetikledik.

Cımbız ile ana arının iğnesini tutarken bazen etrafındaki kasları veya dokularıda tutuyorum ve ana arıya zarar verdiğimi düşündüğüm için bu kancalardan aldık.
Kanca ise insülin enjektöründeki incecik iğne, mutlaka birilerinin bu bilgi işine yarayacaktır. Bir şeyleri kopyalamakta Çin'den sonra geliriz::))

Yeni yumurtaya başlayan ana arılar, yumurta geldi mi atacak yer bulamayınca her göze yumurta saydırır.Minik dalakta yumurtalardan nasibini almış....

Saim beyin arılarını pazar günü açtım gene bir sürü ana arı memesi vardı, temizledim açık yavru olan çıtaları aldım ve yeniden bir düzenleme yaptım ama arı felaket hırçın ellerim kütük gibi oldu.
Böyle 50 kovan olsa ve bunlara bakım yapılsa, etraftan biri geçsin ayvayı yedi, hayvan gelse kesin öldürürler, köpekler ormandan çıkamaz oldu.
Benim arılığımda Ege arılar var, Muğla ve Aydından aldığım arıların sakinleri yollarına devam ediyor, Akdeniz arısı var ve hırçınlarını hemen yok ederim, bir tane Yığılca var, bir kaç tanede kafkas f1, iki tanede İtalyan melezi, arılık süper::))
Bazıları Anadolu arısı istiyor, bundan iyisi Şam'da kayısı derler::))

2011 Yılında arılarımı Muğla arısıyla çiftleştirdim buna mecburdum ve sonucuda merak ediyordum. Neden bunu yaptım, bahar bize geç geliyor arı erkek yetiştiremiyordu, hazır erkek varsa ana arı üretimi yapılır. Sonuç ürettiğim analar sakin.
2012 Yılı ürettiğim ana arıları Aydın'dan gelen, gene ege arılarıyla çiftleştirdim durum gene aynı, arılarım sakin.
2013 Yılı ise Arılarımız Akdeniz arılarıyla çiftleşmek zorundaydı, durum  gene değişmeyecektir, damızlıklarınız sağlamsa banim görüşüm şudur, erkek arılar sakin damızlığa olumsuz etki yapamıyor. Bunu da atmıyorum yalşadıklarımı yazmaktayım....



Yaklaşık 10 çıtalık bir koloni ve bu koloniye 3 tarnsfer çıtası verecegim, bir çıta başlatıldıktan sonra alınacak, diğer 2 çıta Saim beyin, bu koloni hem başlatıcı hemde bitirici olacak 10. gün en geç memeler dağıtılacak.
3 Çıta larva transferine yapışık 3 çıta polen blokeli çıta, ayrıca hiç açık yavru olmayan bir kaç çıta kapalı yavrulu çıta.Bu koloni üç gün sürekli beslenmeli, daha sonra kek verilip 10. güne kadar arı oyalamak gerekiyor. Bazen arılar hava durumuna göre karar verip bu kadar memeyle ne işimiz olur diye memeleri bozabiliyor, kek bu işe engeldir.

Domates, biber, patlıcan bahçem, bu sene salçaya da para vermeyeceğiz::))

Bu günlerde yapraş aşısı veya göz aşısı dediğimiz aşı zamanı, yabani erikleri can erikleriyle aşılıyorum. Genç bir fidan tepesi uçuruldu.

Alttan iki göz aşısı yaptım, fidan kesildiği için çektiği su fazla gelecek ve bu gözleri beslemek zorunda kalacak, aşı tuttuğunda aşının hemen üstünden kesilir ise fidanın besleyeceği filiz sizin aşıladıklarınız olacaktır.
Pazar gününü ana arı toplamaya ayırmıştık, biz gerçi şu işi yapacağım dediğimizde bile elli türlü işe burnumuzu sokmadan edemiyoruz ya neyse.
Pazar günü erkenden işe başlayacağız ama yağmur bir yağıyor bir duruyor, bir türlü işe tam başlayamadım, git gel, yağmur duruyor çık yağıyor mandıraya dön....
Akşam oldu ve hedefin beşte birisini toplayamadım.
Bu kafesler yer tutmuyor o yönü benim çok hoşuma gidiyor, 10 tane ana arıyı bir zarfa sığdırıyorsunuz.
Çıta arısına koyduğunuzda kontrol edeyim diye çıtayı araladığınızda kapak açılıyor, bu istenmeyen bir durum, onun için bir taraftan bantlıyorum.
Toplanan ana arılar bir kişinin bile işini görmüyor, o zaman iki kişiye bölelim gitsin, Bilecik ve Nevşehir şanslı iller, hafta içi her akşam koştura koştura kutularda ana arı aramaya devam, iyi ki iki gün izin almışım ya izin almasaydım halim ne olacaktı.....
Buda saldır ve sakin arıları daha iyi anlamamızı sağlayacak video, altta::))