Avcılar tatbikata gidiyor...
2000 Rakımdayız.
Sabah herkes donuyor,kahvaltı hazır közde çay hazır.
Av sezonu açıldığında bir sürü dengesiz bilip bilmeden yorumlar yapıyor.
Tüm mahlukat insan oğlunun emrine verilmiştir ve sınırlar belirlenmiş. Dünyada cansız bir şey yoktur, cansız diye baktığınız dağ taş aslında canlı. Maddenin en küçük parçası atom değil mi? Atomun etrafında donen elektrotların hızından haberiniz var mı? Hava yada atmosfer dediğimiz boşluktan iletişim sesleri nasıl gelip gidiyor, resim video yolluyoruz görmediğimiz kablolardan haberiniz var mı? Dalından kopardığınız elma armutta bir canlıdır ve insanlığa sunulmuştur. Arının balını niye alıyorsun elinden yazık değil mi? senin için mi yaptı o balları?
Av helaldir, helal bir şeyi, sıradan birisinin kalkıp eleştirmesi doğru değildir, helal olanları kim helal etmişse o haram olduğunu bildirir, son peygamber bunları bildirdi başka peygamber gelmeyeceğine göre helal haram konusu kapanmıştır.
Avı avlayan yiyebilir, isterse başkalarına verebilir gene isterse satar geçimini yapar, yediğiniz balıklar avlanarak size sunuluyor balıklar için niye kimse bir şey demiyor, onlar canlı değil mi?
Kasaptan aldığımız etler, bir canlıya kıyılarak kasaba gelmedi mi?
En büyük sorunumuz kişiler ilk önce kendilerinden hesaba çekilecek, adam kendisini sanki kurtarmış başkalarını kurtarmaya çalışıyor...
Av helal dedik bununda elbet kuralları var.
Yavrulama dönemlerinde av yapılmaz, avın nesli tüketilmez, katliam yapılmaz.
Av helal edildiğinde zenginler avlanmasın denmemiş, zaten helal ve haram inanan herkes içindir.
Biz savaşçı bir milletiz, avcılık bu duyguyu ayakta tutar. Ben 50 yaş üstü birisiyim, 20-25 yaşındaki gençler arazide ve dağda benim yarım kadar yürüyemiyor. Bu direnç yıllardır bizde niye var, zor arazi koşullarında yıllarca gezdiğimizden vardır. Avcılar her zaman hazır kıta askerdir, hemen silah altına alınabilirler. Sürekli antrenman yapıyorlar. Ordu niye eğitim ve tatbikat yapar, avcılar kendileri gönüllü tatbikat yapmaktadır.
Gaybı Allah bilir, okuduğum eserlerde, önümüzdeki 15 sene içinde büyük savaşların işaretleri var.
Etrafımızdaki ülkeler yanıyor, dinamik olmalıyız.
Durup dururken bu yazıyı yazmadım, sabah bir baktım facede bizim av resminin altına birisi döşenmiş yazık değil mi falan filan...
Bazıları listemde çok adam var diye övünür ben adam atıp engellemekten bıktım.
Av sadece avda bir şeyler vurmak değildir. Biz 10 sefer ava gidiyorsak bunu 7-8 seferinde hiç bir şey vurmadan geri geliyoruz.
Av ile ilgili peygamberimizin söylediklerine bir bakalım neler demiş.
Cevat Akşit Hocamızın yorumları.
Bir başka hocanın av hakkındaki açıklamaları.
Bir başka hocanın av hakkındaki açıklamaları.
Avdaki genel hüküm avın telef edilmemesi, yani israf edilmemesi gerekiyor. Bazıları ihtiyacı olan avlanır zenginler avlanamaz demekte bu yanlıştır. Bir konuda helal haram hükmü verildiğinde bu geneli kapsar, zengin avlanamaz diye bir hüküm bulunmuyor.
17.11.2016
14.11.2016
ARICILIK VE BÖLĞEMİZDE KIŞLAMA HAZIRLIKLARI
Mevsim sonbahar ve kışa hazırlıklar devam ediyor. Yaklaşık 50-60 kutuyu bu yıl kışlamaya sokuyoruz. Her kutu ilk turda 4 yavrulu çıta demektir. Yavrulu çıtaları alıp aynı kutu ve arıya bir tur daha yavru bastırdığınızda bir kutudan 8 yavrulu çıta temin ederseniz.Bunu 3 turada çıkartabilirsiniz yaklaşık 10-15 günde kutu başı 12 yavrulu çıta aldığınızda her yavru bir ana arı kutusuna verilir ve arıları başka kovanlardan temin edilirse kısa sürede bir sürü kutu arılandırılmış olacak inşallah.
Geçmişte bir kutuya bir çıta arı silkeledik hayrını göremedik, kutuda kabarmış petek yok,yavru yok silkelenen arı çaresizlik ve umutsuzluktan ölüyordu, bu sistemde arıların yaşam nedenleri var. 50 Kutu kışlattığımızda bir turda 200 yavru çıta alınacak, ayrıca bu kutuların anaları da stepne olacak, bahardaki ilk bölmelerde kullanılıp atılacaklar.
Sürekli kek ile oyaladığımız arılara bu hafta şurup verdik, bazıları gidecek yer olmayınca yemliğe petek örmeye başladı.
Uzun zamandır Ovacıktaki arılara gidemiyordum, bu hafta sonu sıradan bir elden geçirdik. Bir kovan bide ruşet anasız çıktı, kapatıp Pelitliye aldık.
Verdiğimiz şurubu alamayan veya geç alan bölmelere anasız arıları verdik, tabi bu işlemi yaparken ana arıyı kafese alıyoruz.
Besleme işide bitti, bir kaç sorunlu ve stoku iyi olmayan bölme Darıcaya alınacak, İlhami abim onları halleder. Darıca bölgemizde Gölcük'ten sonra en sıcak ilçedir.
Üst resimde arıların etrafındaki açık ballar arılar silkelendiğinde su gibi döküldü, acaba pürenmi diye tadına baktım zehir gibi acıydı, koca yemişten arılar bal çekiyor.
Bu yıl koca yemişler erken açtılar, hala açmayanlar var, bazıları çiçek açıp geçtiler.
Açmemiş bir koca yemiş salkımları.
Koca yemişlerde farklı renklerde oluyor, genelde beyaz açarken bazıları pembe oluyor.
Meyveler ve çiçekler nadir bitkilerden birisi, limon portakallarda meyve çiçek bir arada görülebilir.
Bal alan bir arı çiçeğe yumulmuş...
Meyve ve açmayan çiçek salkımları.
Beyaz çiçek açmış koca yemiş.
Bu yıl yabani muşmulalar da meyve çok, avda hem yiyor hemde toplayıp eve getiriyorum.
Yapmış olduğum incir göz aşısı, çok nazlandılar ama sonunda sürğünleri büyüdü.
Mollafenariden Bilal lavanta çelikleri verdi ormana ektim bakalım tutacaklar mı. Lavantalar çeliklerden çoğaltılıyormuş...
Pazar günü Şile'de çulluk avındaydık.
Köpeğimiz Drahthaar, Vilma üç yaşında biz acemi diyorduk ama ustaların hafta sonu paylaşımına bakınca 20 de 8 diyenler vardı, 10 da sıfır çekenler vardı, bunlar usta, biz çulluk avında hem avcı olarak acemiyiz, hemde köpeğimizin ilk çulluk avıydı, 10 kuş bulduk 4 tanesini vurduk.
Çulluklardan ikisini Tayfun vurdu, ikisinide ben vurdum, yanımızdakiler bana ballısın diyordu :)
Tayfun Şile Sarıkavak'lı, onların meradaydık.
Yemek sonrası herkesin performans nedense düşüyor.
Bir tanede akşama doğru çulluk aldık.
Yemekte ızgara şile palamutu vardı.
Akşam üzeri dökülmeye başladık, üşüyenler yorgunluktan uyuyanlar, acayip soğuk olmaya başladı.
Hemen ateş yaktım...
Birisi sınır taşını agaçları arasına oturmak için taşımış galiba, ağaçta taşı kucaklamış bırakmıyor.
Şile Sarıkavak köyünde gün batımı...
Geçmişte bir kutuya bir çıta arı silkeledik hayrını göremedik, kutuda kabarmış petek yok,yavru yok silkelenen arı çaresizlik ve umutsuzluktan ölüyordu, bu sistemde arıların yaşam nedenleri var. 50 Kutu kışlattığımızda bir turda 200 yavru çıta alınacak, ayrıca bu kutuların anaları da stepne olacak, bahardaki ilk bölmelerde kullanılıp atılacaklar.
Sürekli kek ile oyaladığımız arılara bu hafta şurup verdik, bazıları gidecek yer olmayınca yemliğe petek örmeye başladı.
Uzun zamandır Ovacıktaki arılara gidemiyordum, bu hafta sonu sıradan bir elden geçirdik. Bir kovan bide ruşet anasız çıktı, kapatıp Pelitliye aldık.
Verdiğimiz şurubu alamayan veya geç alan bölmelere anasız arıları verdik, tabi bu işlemi yaparken ana arıyı kafese alıyoruz.
Besleme işide bitti, bir kaç sorunlu ve stoku iyi olmayan bölme Darıcaya alınacak, İlhami abim onları halleder. Darıca bölgemizde Gölcük'ten sonra en sıcak ilçedir.
Üst resimde arıların etrafındaki açık ballar arılar silkelendiğinde su gibi döküldü, acaba pürenmi diye tadına baktım zehir gibi acıydı, koca yemişten arılar bal çekiyor.
Bu yıl koca yemişler erken açtılar, hala açmayanlar var, bazıları çiçek açıp geçtiler.
Açmemiş bir koca yemiş salkımları.
Koca yemişlerde farklı renklerde oluyor, genelde beyaz açarken bazıları pembe oluyor.
Meyveler ve çiçekler nadir bitkilerden birisi, limon portakallarda meyve çiçek bir arada görülebilir.
Bal alan bir arı çiçeğe yumulmuş...
Meyve ve açmayan çiçek salkımları.
Beyaz çiçek açmış koca yemiş.
Bu yıl yabani muşmulalar da meyve çok, avda hem yiyor hemde toplayıp eve getiriyorum.
Yapmış olduğum incir göz aşısı, çok nazlandılar ama sonunda sürğünleri büyüdü.
Mollafenariden Bilal lavanta çelikleri verdi ormana ektim bakalım tutacaklar mı. Lavantalar çeliklerden çoğaltılıyormuş...
Pazar günü Şile'de çulluk avındaydık.
Köpeğimiz Drahthaar, Vilma üç yaşında biz acemi diyorduk ama ustaların hafta sonu paylaşımına bakınca 20 de 8 diyenler vardı, 10 da sıfır çekenler vardı, bunlar usta, biz çulluk avında hem avcı olarak acemiyiz, hemde köpeğimizin ilk çulluk avıydı, 10 kuş bulduk 4 tanesini vurduk.
Çulluklardan ikisini Tayfun vurdu, ikisinide ben vurdum, yanımızdakiler bana ballısın diyordu :)
Tayfun Şile Sarıkavak'lı, onların meradaydık.
Günün anısı, ilk çulluk avım. Sinan koç ve Tayfun Alboğa.
:)
Yemekten önceki av...Yemek sonrası herkesin performans nedense düşüyor.
Bir tanede akşama doğru çulluk aldık.
Yemekte ızgara şile palamutu vardı.
Akşam üzeri dökülmeye başladık, üşüyenler yorgunluktan uyuyanlar, acayip soğuk olmaya başladı.
Hemen ateş yaktım...
Birisi sınır taşını agaçları arasına oturmak için taşımış galiba, ağaçta taşı kucaklamış bırakmıyor.
Şile Sarıkavak köyünde gün batımı...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


