29.11.2018

EĞEDE ARICILIK VE KIŞ...

 Muğla'ya bir tur daha yaptım. 15 Gün öncesi benim balları yevmiyecilere sağmışlardı. İlk defa bu kadar iştahlı arılara gittim ballar bensiz tenekeye girmişti :)
Gitmişken bahara bölme yapabilirsek boş kovan ve ruşet götürdüm. Arabayı yükledim hafta içini izin aldım.
 Araba hazır yola çıkabilirim.
 Malzeme toplarken bir iki ruşet kuytularda petekle ile unutulmuş, köpük ruşetler delik deşik olmuş.
Köpük ruşetleri petekli bırakmamak lazım, ağ kurtlarının tam istediği ortam ve sıcaklık oluşuyor.
 Gebze'de bulunan yedek analarıda Muğla'ya götürdüm.
Anasız kovanlara ilaç ve bu ana arılar bir kovan demek, baharda iki çıta arı böl, al sana yeni koloni.
Susurlukta yemek yerken Sıtkı hocayı aradım nasılsın ne yapıyorsun sizin memleketten geçiyorum dedim. Hemen yolun üstündeyim bir çayımı iç dedi, 5 dakikalığına girdik 1.5 saatte çıkabildim.
 Sıtkı hocam emekli okul müdürü olaması lazım, öğretmen olduğu kesinde hala öğretmeye devam ediyor.
 Emekli olduktan sonra balıkesir zeka ve zihin sporları derneği açmış. Dernek oldukça faal satranç konusunda avrupa ve ülkemiz çapında öne çıkmış üyeleri veya şampiyonları var diyeyim, biraz salladım gibi emin değilim.
 Gençler satranç kursuna geliyor, okul ortamı gibi bir yer.
 Eskiden satranç oynuyordum son zamanlarda nedendir bilmem acayip sıkıyor insanı. Satranç kişilerin düşünme yeteneğini artırır. Bir hamle yaparken bir sürü seçeneğiniz vardır buda kişinin yaşamında alacağı kararlarda seçenekleri kullanmasını veya düşünmesini sağlar.
 Derneğin bir konusuda maket robotlar.
 Robotun zaten minisini yapıp istediğinizi yaptırdıktan sonra büyüğü nasıl olsa yapılır, bana göre bu iş çok önemli.
Dernekten ayrılıyoruz ama hala yola çıkamıyoruz, hocam beni takip et diyor o önde ben arkada, bir pazar yerine varıyoruz.
 Sıtkı hocamızın kardeşi bize bazlamalar hazırlamış.
Burası ev hanımlarının yaptıklarını satmak için Balıkesir Büyük Şehir belediyesi tarafından kurulmuş. İlk başlarda pek tutmamış ama şimdi yer bulunmaz olmuş.
 Oldukça büyük bir pazardı haftada bir gün kuruluyormuş.
Sıtkı hocam beni ana yola kadar çıkarttı ve ayrıldık. Kendisine sonsuz teşekürler.
Bir paylaşım yapmış, şıhımış üstadımız diye bayağı güldüm :)
 Malzemeleri indirip arıların yanına gittik, sıradan tüm kovanları ruşetleri elden geçirdik. Çiriş bitkisi Akdeniz'e göre erken açacak gibi her yerden çiriş otu fışkırıyor.
 Arıların önünde köklüce denen bitki çiçeklenmiş.
 Hemen ruşetin önünde polen toplayan bir arı.
 Biz arıları kontrol ederken, Konya Akşehir'den Selim geldi. Muğlalı arıcılarla birlikte bizi seyredip gülüyorlardı arabadan inerken. Muğla'da böyle bozuk havada maskesiz kovan açıp kovan inceleyemezsiniz...
 Selim usta arıcı, Mustafa Doğan'ın bendeki damızlığı teslim alamaya geldi.
Mustafa'larda 4 ayrı damızlığım var, ilginç olan damızlığı teslim ederken çıtasını çektim Selim bu sloven çıtası değil sanki lisanslı 14 çıtası dedi. Acayip oldum. Bir ay öncesi dediği arının bir başka kardeşinden yavrulu çıta vermiştim...
 Gelenlerden birisi sizi beş sene öncesine kadar takip ediyordum dedi.
Bende artık ihtiyacın kalmadı dedim acayip bir gülüşme oldu.
 Selim'leride yolcu ettik, arı karıştırmaya devam.
 Geçenlerde biri paylaşmıştı, altına yazmış Japon eşek arısı diyordu. Bu böcek genelde anasız kovanlara girer kelebek türüdür. Altına yorum attım baktım hala aynı kafada. Aynı böcek benim anasız ruşete girmiş üzerinde anasız notum ve tarihi var.
             
 Salihin bu yıl benden aldığı F1 ler, ballarınıda almamış arılar baldan bloke.
 Arılık bir kaç parçaya bölündüğünde arada acayip aksaklıklar oluyor, bu bölmeler arının devamında olsa sıradan balını alırsın.
 Başka yerdeki arılara özel gitmek gerekiyor.
 Arı koyduğumuz tarlada yaban mersini vardı biraz topladım.
 Yaban mersinleri küçüktü bu yıl yağmur erken gelmedi.
 Yediveren limonmuş...

 Nisan ayında ürettiğim acı biberlerin daha çiçek açmayanı vardı onları Muğla'ya götürdüm.Acı biber tatilde :)
 Ustaya teslim ettik, şimdilik bir kendisine gelsin sonra tekrar ayırayım dedi.
 Ekim işi bitti acı biberleri seraya aldık. Bir yaşına girmelerine şurda ne kaldı :)
 Acı biberlerim serada, sadece ben değil biberler im de tatil yapıyor :)
Baharda üzerinde biberler ile iki yaşında alır geliriz bakalım ağaç gibi ikinci seneye devam edecekler mi ?
 Okaliptüsler tomucuklanmaya başlamış yakında açar dedi Salih. Aldığımız baldaki aromayı çözemedik, adı çam balı ama  püren ve keçi boynuzu karışıyor, başka çiçeklerde karışıyor, 15 gün ara ile iki sağım yapsanız iki bal aynı olmuyor.
 İkinci günü yapacağımız işler yattı. Sanki gök delindi geceden başlayan yağmur gün boyu devam etti. Salih kalan işleri ben hafta sonu yaparım sen git dedi. Ben bir fırsatını bulup kutuları sıradan kontrol ettim bazı anaların kanadı kesik değildi onları kestim. Ballarımı yükledim ver elini Gebze...

Muğlada bakım iyiydi, yetitirdiğim karpuzlardan birisini Milasta kestim :)
Milas sınırları içinde deniz ürünlerini işleyip yurt içi ve yurt dışına gönderen firma vardı. Her tür balık ve balık ürünleri, çiğ, pişmiş, konserve hemen yemek istyorsanız pişirip getiriyorlar.
 Kılıç balık market.
 Bir sürü balık ürünü vardı. Böyle bir yer ilk defa gördüm...


Milasta sivri sinekler hala çalışıyor, beni yediler, Gebze'ye geldim donuyoruz ülkemiz ne kadar iklim çeşidine sahip...

22.11.2018

ASMA AŞISI VE TÜM AŞILARDA PÜF NOKTALARI...

 Asma aşı çeşitleri, yarma kalem, yongalı göz ve filiz aşıları en çok kullanılan aşılardır.
Son zamanlarda omega denilen aşı makasları çıktı, aşı yapılacak kalem ile aşı kalemini aynı boyutta kesip birbirine geçiriyorsunuz. Genede bu sistem ticari işletmelerde kullanılıyor.

Tüm aşılarda en önemli konu sıcaklıktır, 15 derece altında aşının kaynamasına yarayan kallus maddesi oluşmuyor, hatta 15 derece altına düşerse sıcaklık kallus denilen madde üretimi duruyor.

Kallus ağaçlardaki yaralanmaları kesikleri onaran madde olarak bilinir. Hatta bazı kişiler aşı yapacakları fidanları ağaçları yaralarlar, ağaç bu işe alışsın diye. Bizim savunma sistemimiz gibi bitkilerde daha önce karşılaştıkları sorunu giderirken önceki deneyimleri unutmazlar, yani ağacında bağışıklık sistemi var.

Sıcaklık: - (Sıcaklığın, kallus dokusu oluşumu üzerine belirgin bir etkisi bulunmaktadır. - Örneğin, elma aşılarında OoC’nin altında ve 40oC’nin üzerinde kallus oluşmamaktadır. 32oC ve üzerinde kallus oluşumu yavaşlamakta, sıcaklığın artışı ile birlikte hücreler zararlanmakta ve 40oC’de hücre ölümü meydana gelmektedir. - Masa başı aşılarının yapılmasından sonra kallus oluşumu için örneğin asmalarda 24-27oC sıcaklık optimumdur. 29oC ve üzerindeki sıcaklıklar, dikim sırasında çok çabuk zararlanan yumuşak tip kallusun yoğun olarak oluşmasına neden olur. 20oC’de kallus oluşumu yavaşlar ve 15oC’nin altında neredeyse durur.)
Kallus, yaralanmış bitki dokusundan gelişen parankima hücreleri yığınıdır. Kallus, bir aşı kaynaşması sırasında anaç ve kalemin canlı hücrelerinden meydana gelir. Parankima hücrelerinin (ya da kallusun) üretimi ve birbirine bağlanması, başarılı bir aşıda anaç ve kalem arasında kallus köprüsünün meydana gelmesinde önemli aşamalardan birisini oluşturur.(kallusun bilimsel açıklaması)

Kallus köprüsünün oluşumu: - Anaç ve kalemin her ikisinden 1-7 gün içerisinde parankima hücrelerinden kallus oluşumu meydana gelir. Kallus dokusunun oluşumu, kalem ve anaçta kambial bölgede, korteks, öz ya da ksilem ışınlarında bulunan zararlanmamış parankima hücrelerinin dış katmanlarındaki hücre bölünmesi ile sürdürülür. - Gerçek kambiyum dokusu, kallus yara mantar dokusunun ve kallus köprüsünün oluşumunda zannedilenden daha az rol oynar. Kallus dokusunu oluşturan bu yeni parankima hücreleri nekrotik tabakaya yakın ya da onun içerisindedir. Hemen sonra bunlar birbirine karışır, kenetlenir, anaç ve kalem arasındaki boşluğu doldurur. - Kalın anaçlar üzerine aşılanan kalemlerde (çeşit değiştirme aşılarında olduğu gibi) anaç çok miktarda kallus üretir. - Kalem ve anaç eşit kalınlıkta olduğunda ise kalem daha fazla kallus üretir. Bu sonuç polaritenin mekanizması ile açıklanmaktadır. Sürgünün proksimal ucu (sürgünün alt ucu), distal uca (sürgünün üst kısmı) göre daha fazla kallus oluşturmaktadır. - Anaç ve kalemden oluşan kallus hücrelerinin birbirine bağlanmasına birleştirici bir materyal yardımcı olmaktadır. Bu materyal pektin, karbonhidrat ve protein karışımıdır.
Makalenin  tamamı bu linkte.
https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/33564/mod_resource/content/0/A%C5%9EIYLA%20%C3%87O%C4%9EALTMA-DERS%20NOTU.pdf

Nisan sonu bu aşıları yaptım. 28/04/2018.

Bu aşıyı bu videodan öğrendim uyguladım başarılı oldum. Asma tepesi kesildiği için çok filiz veriyor diğer filizler sürekli kopartılmalı ve aşılanan göze muhtaç edilmeli. Yani bizim aşıladımız göze ağaç mahkum olsun.


Ben genelde asmaya 2 ayrı taraftan aşı yaptık, yabancı videolarda asmaları kesip tek yongalı göz aşılıyorlar.



5 Haziran 2018 deki üstteki göz aşının, son hali.
Bir başka aşı, gene 5 Haziranda çekildi.



Bu aşıda cevizde olduğu gibi alt taraflardan kesikler atılmalı, yoksa asma çektiği suyu aşıdan dışarıya verir ve aşıda kaynama olmaz.
Alt resimde kesilen yerden çıkan özsu görülüyor.
Üstteki aşı nisan sonu yapıldı, alttaki resim 6 haziranda çekildi.

12 Haziranda çekilen üstteki aşıda üzüm var. Asmaya iki aşı yapmıştım üstteki iyice atağa kalktı alttaki aşı yaprak çıkartığı gibi duruyor.
Yongalı göz aşısında diğer aşılar içinde geçerli filizler bir şekilde sabitlenmeli yoksa aşı filizi rüzgardan olabilir kuş konabilir kırılma engellenmeli.

 Bu asmaya iki aşı yapmıştım ikisi de tuttu. Rüzgar boşta olan aşı filizini kırmış.
 Bu filizi ruzgar kırmış.
Alttaki resimde öbür filiz yoluna devam ediyor.
Asmalardan çubuk veya kalem almak. Alt resmideki kalemler 2018 yılının ocak ayında alınıp, streç veya poşete sarılarak buzdolabı meyveliğinde beklettik. Lazım oldukça kalemleri alıp geri kalanını sıkıca sarıp bekletmeye devam ettim. 2018 Yılının ekim ayının başında kullanmadığım kalemleri çöpe atmak için çıkardım. Sanki ilk günkü gibi tazecikti.
 Yaklaşık 10 ay buzdolabı meyveliğinde bekletilen çubuklar hala yemyeşil.
 Kullanacağım kalemleri dolaptan aldığımda bir iki gün alt tarafından bir cm kesip suda bekletirsek kalemler su kaybı yaşamış ise bunu tamamlarlar.
 Bir hafta suda bekletirsek böyle tomurcuklanırlar.

Tomurcaklanan kalemleri poşete ektim 20 gün sonrasu bu haldeydi, bu arada yıl başına kadar yeşil kalır sonrası ne olur bilmem böyle bir denemeyi ilk defa yapıyorum sonucu bu haberin devamına eklerim bahara çıkarsa...