ağaç budama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağaç budama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.02.2018

ARICILIK VE ŞUBAT 2018

 2018 Yılının ilk damızlığı teslim edildi :)
2017 Yılında tohumlanmıştı.
Enes aradı baba birisi damızlık istiyor yolda geliyormuş, dedim şimdi nasıl arı açacağız en azından ana arıyı görmek lazım. Karşıdakiler siz ne derseniz bize uyar, görmedende alırız. Neredelermiş dedim İstanbuldan Ankaraya gidiyorlarmış, Gebze diye Gerede'ye varmışlar şimdi geri dönüyorlar...
Dedim bunlar akşamı bulur bir saat sonra geldiler haberi geldi.
Gebze'de buluştuk bu kadar kısa sürede nasıl geldiniz dedim otobanda 200 yaptık dediler, Allahım herkese akıl fikir vir :)

Arı uçuşu yoktu iki damızlık açtık güçlü olanı alayım dedi Ömer bey, 61 numara Sincan'a gitti.

Ömer bey arıcılığı sizlerin videolarından öğrendim, geçen yıl iki kovandan 30 kovan arı yaptım dedi, bu bizide sollamış görünüyor tek sıkıntı arıların saldırgan olmasıymış inşallah bu sorunda anaları değiştirdiğinde halledecek.

Ömer beyin arkadaşı, biz sizi arı bakanı olarak tanıyorduk aslında sen arıların cumhurbaşkanısın espirisi yaptı.

Ömer beyin arkadaşının çektiği video...

Allah damızlığınızı hayırlı uğurlu etsin, yolunuz açık olsun, hayırlı yolculuklar deyip uğurladık arı sevdalılarını...

 Hafta sonu pazar gününe bir arkadaşımıza yardım sözü verdik. Budama yapılacakmış. Bir araştırdım ki budama vakti geçiyor ve kendi işimiz dururken başkasına yardıma gidiyoruz. Hemen cumartesi gününü kendi bahçemiz için ayırdık. Tek sıkıntı birader öğleye kadar çalışıyor sabahtan gidemiyoruz.
 Gebze'de arı malzemeleri de satan bir yer vardı gittim gübre ve toprak düzenleyici aldım.
 Tohumları görünce bahar ve ekim dikim işleri aklıma geldi, bu yıl kış henüz yok bahar kapıya dayandı görünüyor, şubatın sonu ve martta neler olur bilmem.


 Son yıllarda toprak düzenleyiciler çıktı, gübreden daha faydalı olduğunu söyleyenler var. Topraktaki vitamin ve minerallerin bitkilerce kolay alınmasını sağlıyormuş, Toprağı havalandırıp kabartıyor. Bizde fidanların dibine Ziraat mühendisinin dediği ölçülerde gübre ve toprak düzenleyici aldık.

 Şeftali budandıktan sonra makas yarası ve diğer mantar hastalıkları için göz taşı ile korumaya alınıyormuş. Hep duyardım borda bulamacı diye, ilk defa borda bulamacı için malzeme alındı. Yapımı kolay ve çok ucuz bi koruyucu malzeme. Göz taşının kilosu 8 lira, kirecin üç kilosu 4 lira.
Borda bulamacı hazırlarken kesinlikle metal kap ve alet kullanılmıyor, plastık kova veya fıçılar, karışımı karıştırırken ağaç çıta veya dal, karışımı ayrı ayrı eritip birleştirikende kirecin üstüne göz taşı dökülüyormuş bu sıralamaya kesinlikle uyulması isteniyor.
%2 Lik borda bulamacı için 200 g göz taşı 200 g yanmış kireç gerekiyor. 100 Litre için 2 kilo göz taşı bakır sülfat, 2 kilo yanmış kireç, yanmamış kireç kullanılacak ise kireç bir kilo olacakmış.



 Öğleye kadar boş durmadım, en azından bahçeye vardığımzıda tüm malzemeler hazır olsun diye borda bulamacını Gezede hazırladım.
Bahçeye vardığımda hani şok oldum derler ya, bayağı bir şaşırdım.
Bahçeyi bize veren kişi fidan dikecek içinde taze fasulye ekecekti, fasulyeye verilen suyla fidanlarda sulanıp gelişecekti. Bizim fidanlar boğulmuş iki metre üstünde sırıklara sarılan fasulye fidanları bana göre gölgede bırakmış. Fasülye toplayanlar sırık tarafına giden filizlerin neredeyse hepsini kırmış. :( ...
Adamın kendi fidanlarına baktım, kendi fidanları da aynı, kendi malına bakmayan başkasının malına bakar mı...
 Şeftali 50-60 cm den dışa 3-4-5 dal bırakılarak şekilleniyor, yüksekten  yapılan taçlamalar ürün kaybına ve ağacın yaşlanmasına neden oluyormuş.
 Bazı fidanlarda aşı altından filizler çıkmış, bu piç dalların alınması gerekiyordu, üst ve alt resimde farklı iki fidanda piç dallar oluşmuş. Piç dallar aşıyı ikiye katlamış. Bu aşı olmayan dallar zamanında kesilseydi, aşı güçlenirdi, tüm güç aşı olamayan dala gitmiş.
 Aşılı fidanlar, dikildikten sonra aşı harici filizler kesinlikle kopartılmalı. Üst resimde aşı olmayan filiz aşıyı boğmuş.
 Budamadan sonra borda bulamacımızı süzerek  pompaya doldurdum.
 Bizim şeftali fideleri başka şeftali fideleri ile karşılaştırıldığında hiç iki yaşında gibi görünmüyor :)
 Arkadaşımız Pala, Salim Dil, tüm kamış sırıkları söktü.
 Birader bu konularda oldukça uzman, kendisi park bahçelerde yıllardır çalışıyor, çapa yaparken bana tur bindirdi :)
 Pala işi halletmiş, mola zamanı.

 Fidanlara gübre ve toprak düzenleyici verdik, hiç anlamadığımız şey, ağacada gübremi verilir diyorduk şimdi fidana gübre virdik :)



 Yan tarafımızda hala sırıklar duruyor, arasında oranında şeftali ekili.

 Bazı fidanlar kendisini kurtarmış.
 İş bitimi azık açılıyor bu arada akşam ezanı okunuyordu...
Birader yanmış, Niğde gazozuyla serinledi :)
 Cumartesi Osmaneli, pazar günü Pamukova dayız...
 Zeki usta gitmeden benim bahçede şeftali çok az 5 bilemedin 6 tane ya var ya yoktur dediydi.
 Bahçeye vardık ben şeftali budayacağım, sıra bitti öbür sıra başladı, Zeki abi bu nasıl beş tane dedim, saydım 37 taneydi.
 Hüsamettin bey ilaç atıyor.
 Maliyeci abimiz, bahçeden çıkacak ürünün vergisini kürekle hesap ederkene :)
 Marangoz abimiz budama yaparken, işi iyice ilerletip ağaçların tepesinden inmedi.
Yaklaşık 50 civarında ayva bir kaç armut ve kiraz ağacı vardı.
 Akşam üzeri işler bittiğinde yağmur başladı ve geri dönüşe geçildi.
Muammer abiye mart ayımı geliyor diye takılıyorduk kendisi eve rapor vermekle meşguldü :)

9.02.2014

ARICI MUHTEŞEM USTAYI ZİYARET, 9 ŞUBAT 2014, ARICILIK GEZİLERİ...

Hafta sonu Muhteşem abiye davetli idik.
Gitmeden sordum enginar fidesi lazım mı? diye... Ses tonu iyi değildi, gene köstebek iki enginarı götürmüş dedi...
Daha önceden lazım olacağını düşünüp bir yerde beklettiğim enginarlardan bir kısmını söktüm. Bu iş kabak tadı verdi ama yarışmak için rakip lazım....
Artık şüphelenmeye başladım, sanki köstebek beslemek için enginar yetiştiriyor.
Önce yemek hazırlıklarına başladık. Düz düz patateste kasis ve çukur buldu...
Menüde eşkıya kebabı var. Yapımını bilmiyoruz, hazırlıklar devam ediyor.
Krom çelikten yapılmış özel tavaya patatesler, soğanlar, biberler domatesler sıra ile dizildi.
Tavuk göğsünden yarıldı. Çarmıha gerildi, yağlı güreş yapacakmış gibi sıvı yağ ile her tarafı yağlandı. İşlemin bu kısmı tamam. Birazdan üzerine teneke geçirip, pişirme işine girişilecek.
Teneke üzerine ağırlık koyduk. Ve tenekenin dört tarafından odunları ateşledik.

Biraz daha kısık ateşte 45 dakika pişmesi gerekiyormuş. Bu kadar zaman tenekenin başında durulmazdı.
Arıları bir karıştıralım dedik. Muhteşem kalfamız gayet ciddi bir şekilde körüğü sen al dedi....
Wawwww.
Demek ben ustayım diyorsun...
İyi dedik sen bilirsin :)
Katlı kışlayan kovanlara baktık yavru durumları başlamış. Körükçülük daha kolaymış be. Sen sadece duman sıkıyorsun, birde arada bilmişlik yaptın mı tadından yenmiyor...
Biz yılın 12 ayı arı açarız. Elimizde böyle arılar var.
Benim anlamadığım memleket karniolcu doldu, ne video ne resim var, maden söylemlerinizin arkasında durun, bir video ve resim çekmek bu kadar mı zor beya...
Bakın ne kadar sakin arılar bunlar....
Bu haftada arı karıştırdık, tüm kovanlar açılıp kapatıldı, bir iğne nasip olmaz mı? olmuyor işte....
Bu arada 45 dakikalık süreyi aşmışız, ateş yanalı bir saat olmuş....
Hemen tenekenin başına gidiyoruz.
Teneke çıkartılıyor. Nar gibi kızarmış tavuk.
En üstteki biber soğan ve domatesler kavrulmuş, alttaki patatesler lokum gibi olmuş.
Közde ekmekleri de kızarttık.
Doktor kontrolünde ne götürdük be....
Yemek sonrası çay faslı vardı.
Peşinden Yalova'dan alınmış fidanların ekimi yapıldı.
Ben enginarları ekiyordum...
Bir ara yüksel dallara ulaşamıyorum dediydi Yusuf...
Bir baktım makas bende kalmış, bahçede bir budama yaptık ki sormayın.
Kestiğimiz yerlere aşı macunu olmadığı için boya sürdük.
Seneye Muhteşem Usta, bir daha benim bahçeyi budayın size kuzu çevireceğim diyecek ama o zaman düşüneceğiz....
Götürdüğümüz enginarların ekim ve su işleri bitti. Nasıl akşam oldu anlayamadık, geri dönüşe geçildi, bereket köprüde az bir konvoy vardı. Takılmadan geçtik diyebilirim. Ümraniye'deki otoparktan arabama binip Gebze'ye 22:00  sıralarında geldim. Haşat olmuşuz...
 Pazar günü önceden planladığımız işler vardı. Köylerde biraz gezdik. Çoktan beri keçi ve oğlaklarla ilgilenmiyordum, biraz oğlak sevdim...
 Çoban olmak zor zanaat....
Mutlu oğlaklar.....
Daha sonra uzun süredir gitmediğimiz Ovacık köyüne uğradım bazı malzemelerin Darıcaya getirilmesi gerekiyordu onları arabayla Darıcaya bıraktım.
Malzemeler yüklendi, geçtik Zaim abinin yazlığa.
Mangalı yaktık, iki gündür acayip götürüyoruz, Allah'tan hayırlısı...
Hafta içi spor salonunda çok çalışmak gerekiyor, yoksa durum vahim....
Belediyeden mesai arkadaşım Mehmet Zahit Pektaş. Götür bakalım yarasın....
 Yemekten önce arılar uçuyordu, polen geliyordu, yemek sonrası hava soğudu. Kovanları açmadık. Genede kara kovanı merak ettim, Zaim abinin en riskli kovanı bu.
Duruma bakılırsa sönmedim, sönmeyeceğim diye bağırıp durur::))
Bu nasıl hafta sonu anlamadım gitti, toplamda 400 km yi geçik yol yapmışım...