kırşahin damızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırşahin damızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.10.2016

ARICILIK VE DAMIZLIK

Konya Akşehir'de dostlarımıza verdiğimiz damızlıkları da bir elden geçirdik.
Bazı arkadaşlarımız apoletlerimizi sordu :)
Kıyafetlerimiz özel harekatçı tanıdıklarımızın hediyesidir, apoletler onlara lazım...
Damızlık konusu ülkemizde çok geç anlaşıldı hala anlamayan var, anlamayanların yolları açık olsun.
Hiç kimseyle uğramaya niyetimiz yok herkes kendi halinden memnun.

Buradaki dostlarımız bu yıl yaşadıkları bir hadiseyi anlattılar.

Muğlalı bir arıcı zannedersem Akşehir'e gelmiş, bizim  verdiğimiz damızlıklardan larva almış, hemde bizimkilere aşılamalar yapmış.

Kendisine üretiği analardan aldığı bal oranına inanamamış aman bu damızlıklara iyi bakın seneye gene geleceğim diyor ve oran vermiş, arılarımın hepsi bundan olsaydı 500 arıdan 300 teneke bal alırdım, 100 teneke bile bal alamadan buradan ayrılmış.

Arıcılıktan anlayan zaten hemen işi çözüyor anlamayan kuru inadına ve yerli arısıyla çalışmasına devam etsin, zaten biz sınırlı üretim yapmaktayız 100 müşteri varsa 4-5 tanesine damızlık verebiliyoruz.
2010 Yılında başladığımız damızlık çalışmalarımız hala devam ediyor, bu gidişle f1 üretimini bırakıp tamamen damızlık üretimine geçmeyi düşünüyorum dostlarımda bu konuda hemfikir.

F1 ana arı alanların çoğu usta arıcılar değil ve bizleri çok üzüyorlar ve bunlarla uğraşmaktan bıkıyorsunuz.
Damızlık alan kişiler içinde gene acemiler var ama f1 de olduğu kadar sorun çıkmıyor.

Buradaki damızlıkları incelerken birisinin önüne baktım musluk boydan boya açıktı...

Neden bunun giriş daraltılmıyor dediğimde koyduğumuz karton uçmuş dediler, bu damızlık sahibinin 300 kovan arısı var, arıları şimdilik Muğla'da ve böyle bir mazeret kabul edilir mi, civarda başka arılar olsa 3-4 çıta arıya çöküp yağmalasa ne olacak. Bu kadar arısı olan bu hatayı yaparsa ne diyelim ki...
Kovan musluklarını daraltmakta en iyi malzeme sünger, basit ve istediğin kadar ayar yaparsın.

Yağma ve açlıktan arı ölürse bu arıcının kalitesini ortaya koyar, kimsenin not vermesine gerek yoktur. Arıcı yağmaya giden yolları kendisi oluşturmakta, ya kovanı açar uzun süre inceleme yapar, bu sırada dışarıdan kovana arılar dolar haberi bile olmaz.
Ya gündüz vakti arılara  şurup verir.
Yada zayıf arı verilen şurubu bitiremezse ertesi gün diğer arılar tepesine biner.
Yada kovan girişleri aşırı açıktır.
Bir başka neden arılık ta zayıf arı varsa dengelemeler yaparak, kapalı yavruları değiş tokuş ile arıyı güçlü hala getirmeli.

Resimleri Bilal çekmiş, bu resimde ana arıyı da yakalamış. Bu ana arı bir dostum tarafından hediye  Slovenya kızının kızları...

2010 Yılında gelen Emmi kızları bile korunup kopyalanmakta. Suni tohumlama bunun için önemli, yoksa en kral damızlığı al, iki sene sonra vitesi boşa atarsın.
Geldiğimiz nokta tüm damızlıklar yerli oldu, kaç tur bizde üretilirken birbirine de mutlaka geçiyorlar, güzel harmanlamalar yaptık. Emmi, Yasmin, Avusturya, Sloven ve kırşahin, böyle bir kaynaktan neler yapılmaz ki. Bunların hem kendilerini ayrı, ayrı tutmak ayrıca birbirleriyle çaprazlamak biraz karışık gibi olsa da tutulan kayıtlar ile yolumuza devam ediyoruz.
Yerli damızlık konusunda kimseler elimize su dökemez.
Bağımlılık zor, geçmişte bu sıkıntıları yaşadığımız için suni tohumlama işlerine girmek zorunda kaldık, iyiki de girmişiz....
Araladığımız yoldan bir sürü arıcı geliyor, zamanla izlediğimiz yoldan belkide ileride bizleri sollayacaklar.
2006 Yılında girdiğimiz sanal alem arıcılığı, 12. yıla girerken bilimcilerimiz gerçek çalışmalar yapsaydı 2006 yılından bu tarafa 3. ıslah çalışmasına geçerlerdi ama hala bitirilmiş yeni bir ıslah projesi göremedik buna bir taraftan üzülüyorsun, bir sürü unvanı olan arı bilimcileri demek ki hallerinden memnun.
Sıradan arıcıların yaptıkları da ortada işte.
Bilimcilerin proje saçmalığı devam ediyor.
Çıtaları acayip incelemişim, sanki arıları sayıyor gibi bir görüntü var.
Burada sadece Emmi kızlarından yok, seneye inşallah onlardan da yollayıp tüm seriyi tamamlayalım inşallah.
Sloven  dediğimiz bizim yerli kız aşırı bal çekiyormuş, bizimkiler araya çıta giremedim diyor niye dedim kovan bölünmesin. :(
İki üç çıta arı bölünmez, girersin araya esmer çıtayı ertesi gün bakarsın bir olumsuzluk var mı?
Kovanda 7-8 çıta yavru varsa arı boş çıtayla bölünür. Girersin ortaya boşu, arı bu çıtaya gelmesi uzun sürerse diğer taraftakiler meme yapar anasız kaldık diye.
Genelde bir çıtayı ana arı 3 günde geçmekte, iki çıta yavru varsa araya boş çıta girsen ne olur ki zaten ana arı boş delik arıyor.
Sloven kızının kızına yavru arasına boş çıta girip, yarım kilo kek verip kapattım. Biraz yavruya zorladım bakalım ne yapacak.
Bu arılar kargoyla yolladığım birer çıta arılar, bu zaman kadar 4-5 çıta olmuşlar birde buraya herkesten sonra damızlık verildi, bizde bir damızlık var, onunla işimizi görüyoruz, sen acil olanları ver bizi en sona bırak diyen dostlarım var, paraları kıştan herkesten önce ödemişlerdi.Damızlıkları herkesten sonra aldılar ve arıların durumu bu.
2016 Yılında verdiğim damızlıklardan 4 tanesi sonradan kesildi onlar içinde bir şeyler yazmak lazım.
Damızlıklar doğal çiftleşen ana arılardan daha nazikler ve haftalık damızlıkların meme kontrolü yapılmalı.
Ben değiştirilmek istenen ana arıyı haftalık kontrollerle iki sene yaşatıyorum.
Arı ana değiştiriyor sahibi damızlık resmi çekmekle meşgul, sonra ah vah ediyorsun :(
Kışlamış damızlıklar bu konuda daha sorunsuz oluyor.
Bu arada tüm bloklar sustu. Muhteşem abimin bu konuda bir tezi var, eskiden blog yayını yapanlar arıcılığı bilmiyorlardı ama biliyoruz ayaklarını oynayıp arıcılığı öğrenip kenara çekildiler demekte. sadece ben bilmediğimi yazıyormuşum diyede bazen hayıflanır :)
Benim günlük sayfa görüntüleri ise 3 bin bazen dahada yukarılara çıkıyor, bazen 4 binleri geçtiği oluyor.

2.02.2016

ARICILIK, ŞUBAT 2016 YA GİRDİK...

Arı bakanı face sayfam...
Haftalık gönderi erişimi 10 bin civarlarındadır...
Bu rakamlar için oldukça iyi diyen arkadaşlarım var.
https://www.facebook.com/aribakani
İçerik olarak ülkemizde böyle bir sayfa olduğunu sanmıyorum, tamamen kendi yaptıklarımızı buradan  paylaşmak güzel.
Bir sürü boş sayfa var, oradan bir şey al, buradan bir şey al, birde beğenmeye davet ediyorlar, bakıyorsun davet edene ait bir şey bulamıyorsun, yani kimse kendisi olamıyor, aynı Çin gibi taklit sunumlar.
Gerçi Çin taklit sunum yaparken bile bir şeyi kopyalayıp ortaya bir ürün koyuyor.

Facede bir başka olumsuz hadise ise arkadaşlık istekleri sürüyle, bazısını hiç onaylamam,bazılarını onaylarsın, bir bakmışın filan kişi seni şu guruba ekledi...
Yav bismillah, demedik daha...
İlk işim beni guruba ekleyen kişiyi kenara ayırıyorum, yoksa sonradan bulamıyorum karışmasın, arkadaşlıktan çıkartıp, birde engelledim mi rahatlarım, sonrada guruptan ayrılırım.

Benimde sayfam var bir sefer listemdekilere davet yolladım kabul eden oldu etmeyen oldu, ısrar etmenin bir anlamı var mı yok...
İnsanlar ile uğraşmak zor, sizin boş vaktiniz olabilir ve kendinize iş arayabilirsiniz, herkesi kendiniz gibi zannetmeyin.
Gereksiz yorum, şaklabanlıklara kesinlikle karşıyım ve hemen listeden atıp engelliyorum.

En son engellediğim kişi ile aramızda geçen iletiler.
Ali bey ben filan yerdeyim, arımız filan acayip saldırgan verim alamıyoruz, sizin arınız burada olur mu, arkadaşlar olmaz diyor...
Şimdi buna aslında cevap vermemem gerekiyordu eşeklik edip cevap verdim, dedim ki bu kafayla sen veya senin gibiler arıcılık yapamaz. zaten böyleleri de, bana göre arıcı olamaz. Bizim arıda sizin orada olmaz dedim.
Gelen cevap, zaten ben arıcı değilim...
(Arıcı değil, bilmediğin ve istemediği yok, peki bu beğenmediğin arı sizin orada oluyormuydu da aldın)
İyi konu kapandı dedim kendi kendime...
Akşama yeni bir ileti daha, siz ne biçim bakansınız, bu nasıl üslup falan filan.
İlk yapmam gerekeni en sonunda yaptım,sil iletileri, engelle, oh be...

Biz bu güne kadar yaptığımız işleri kimseye sormadık, başta ana arıları yıllar öncesi temin ederken binlerce yuro harcadık.
Suni tohumlama aleti yaptıracağız her usta numune istedi gösteremedik ama alet sonunda yapıldı.
Suni tohumlama yapmaya kalktık, kime gideceksin, ülkende bu işi bilirim diyenlerin eğitip ortaya çıkardığı kimse yok...
Benim 2009 yılında bir oksalik asit uygulayışım var, 5 kovan ölmedi ama süründü, arıları oksalik asitle duş aldırtmıştım.
Adam iki ana arı alıp denemiyor, turşu satan eşeklerin ağzına bakıp, bilmiş bilmiş sorular soruyor.
Bu kadarmı birilerine bağlılık olur, bu insanları ben birilerinin kölesi olarak görmeye başladım.


Adam sayfamızda ana arı siparişi ve istekleri yapıyor, ana arı isteyecek olanlar, "Ali Türk ana arı satışı" diye Google de arattığınızda zaten açıklama orada var, buralarda bu işleri sulandırmanın anlamı yok. Başkaları böyle şeylere can atabilir ama beni başkaları ile kıyaslamayın.
Bazısı mesaj atıyor, numaram bu çağrı at ben seni ararım, sanki biz aramasını bilmiyoruz.
Herkes bir alem, ben başta olmak üzere...

Adamlar, lüpçüler yani, en basit şeyleri bile birisine soracak. İnternet denen bir şey var bir aratın okuyun. Araştırmalar biter bir yerde tıkanırsın sonra tıkandığın yeri anlamak için soru sorulabilir. Boş bir kafa ile benzinliğe yanaşıp fulle der gibi soru sorulmamalı...
 Hafta içi kargodan aradılar abi sana ev yollamışlar diye...
Yaya olarak gitmiştim baktım elle götürülecek bir şey değil, biraderi aradım kargoya bir gel diye.
 İki kutunun birisi bizim kalfanın, şimdi bizim kalfa acemi kutuyla çalışamaz ben bunları bir çalışmaya alıştırayım, sonra gerekenler yapılır.
 Evin çatısını kaldırıyorsun, strafor bir kapak var...
Kapağı kaldırıyorsun...
 İçeride dört yöne çalışan minik ana arı kutuları...
Bana çok ufak geldi ama uzun zamandır araştırıyordu orijinal ölçülerdeymiş.
Almanlar bu kutuyu bir seferliğine ana arı yetiştirmek için adalara götürüyordu.
 Felaket bir işçilik var, her kutuda 4 cam var, dört tahta parçası var, her kutunun dört kanalı var, varda var, sayı arttığında bunların çarpımı ortaya acayip sayı çıkartır yap yap bitmez, zannedersem 130 kutu yapılmış, bize ikisi geldi.
Birde bana bu sisteme geç diyor, bıktım malzeme yapmaktan...
 Bana göre ufak ve besleme sorunu çok olacak, orijinalinde besleme üsttendi, bizimki alttan yapmış.
 Aşüre kabından yemlik...
Daha önce bu boyutta kutular yapmıştı, bunlar üstten beslemeli. Öbür kutunun bu kutu neredeyse iki misli.
Hediye yollayan bizim Trakyalı Şenol Civelek...
Ağa bu kutulardan kimsede yok, resimlerini de yayınlamıyorum diyordu :)
Sen yayınlama, delinin birisi yayınlar :P
Allah kendisinden razı olsun sanal aleme girdiğimizde tanışıp dost olduk, aşağı yukarı aynı kafadayız :)
Keşke deneyip seri üretim yapsaydı diyorum inşallah yanılıyorumdur...
Beslemede her kutu çıkartılıp cam açılacak ve kek konulup kutuya yerleşecek...
Hediyeler için teşekürler, can dostum...

 31 Ocak 2016.
Darıcadaki arıları bir dolaştım, şurup verdikten sonra havalar soğumuştu. 16 Ocak günü verilen şurup daha yeni bitirilmiş, üstteki resimde yavru etrafındaki yeni çekilmiş şurupları görebilirsiniz...
 Güzel yumurta atılmış ve yeni sökülmüş arılar vardı.
 Bu sene Darıca'da sarıcalar bitmeden bahar geldi.Polen getiren bir arı ve içeri girmeye çalışan bir sarıca arı...
 Gene pazar günü darıcadaki yedek ana arı kutularına göz attım, yavru devam ediyor, resimde polenle gelmiş arıda vardı.
 Bundan sonra yavru artacaktır diye düşünüyorum ısınma başladı, soğuma olsa da yiyecek varsa arılar gaz kesmeyecektir.
 Bir başka kutu, bunda da yavru vardı...
 Pelitli arılar burada yarı salkımdaydı, bir iki kovan açtım azda olsa yavru vardı, çalışan arılar polen getiriyordu...
Ana arı kutularının not fayansları otlar arasında kayboluyor. Kovalara doldurup bir ağaç dibine döküyorum hepsi bir arada olursa kaybolma şansı azalıyor.


 Pelitliden başka yerlere gittim, eş dost bahçelerine dağıtılan damızlıklarım var. Ne kadar çok değişik mekan o kadar bana göre iyi.
Uzun zamandır gidememiştim, gitsen mekan sahipleri olmuyor dolayısı ile bazı bahçelere ben bile giremiyorum.
10 derecede körüksüz açıp,kontrol ettim baktım durumlar iyi arabada şurup vardı gidip aldım tekrardan gene körüksüz açtım arılar süperdi, buradaki ağırlık Kırşahinler (lisanslının kızları)vardı...
 Şuruplukları doldurdum, ertesi gün 17 derece sıcaklık var. İnvert şurup uzun süre bozulmuyor.Arılar boğulmasın diyede önlemlerimizi aldık, zaten bu güçteki arı anası varsa boğulmaz.
 Bu zamana bir arı bile önemli ve işçi arılar çok kıymetli...
 Mevcutlar güzel, uzun süre görmeyince merak ediyorsunuz...
Başka yerlerdeki damızlıkların birinde sorun vardı, onuda gidermeye çalışıyorum.
Bir çıta arı takviyesi ile bir şans daha verildi, toparlamaz ise yapılacak bir şey kalmıyor...
 Fuardan bu yıl aldığım tek malzeme el demiri...
Bizimkiler aldığım el demiri paketini açıp anında kapışmaya başladılar, durun diyene kadar el demirleri bayağı bir uçmuş :)
Sanki yangından mal kaçırıyorlar...
 El demirleri ne kadar küçük ve kullanışlı olursa o kadar iyi oluyor...
 Görmemle almam bir oldu :)
 Her sene bana arıcı el demiri ve körük dayanmıyor...
 Geçenlerde çiçeklerden bahsediyoruz, park bahçelerde çalışan arkadaşıma ben zambak anlatmaya çalıştım.
Oda anladı, bana bir kaç gün sonra bu soğanları getirdi sonra farklı renklerde açabilir bir ay açık kalacak dedi.
Benim bildiğim zambak beyaz açar dedim ve gelenler sümbül soğanıymış...
Sümbüllerde güzel oluyor, yaklaşık 20-25 cm uzunluğunda çiçekleniyor mis gibi koyuyor ama zambak başka...
Her yıl son baharda sümbülleri söküp bir kaç ay dinlenen soğanları yeniden ekiyorsunuz...
 Şimdi ekim zamanıymış ama ben kademeli ekeceğim biri sönerken, öbürü açsın ev mis gibi olsun...
 İlk etapta üç saksıya ektim daha saksı ve soğanlar var,soğanları ise buzdolabı raflarına koydum...
Kıvırcık konusunda bizimle yarışanlar vardı sesleri solukları kesildi.
Bizimle zaten yarışmak akıl karı değil. Bizim kıvırcıklar bodur, kıvırcığın boduru olur mu derseniz aha burada, hiç kartlaşmaz,(bazıları kart kıvırcıkla hava ata dursun) büyüyen yaprakları sürekli topluyorsunuz :))

4.11.2015

ARICILIK VE 2015 KASIMINA GİRDİK...

18 Aralıkta bölünen arılarda işler yolunda. Resim 1 Kasım günü Muhteşem doktorum tarafından çekilmiştir.
Bu arada kasım ayına girdik ve ben hala bölme yapacağım elimde hala ana arısı hazır 30 dan fazla kutu var ve kutuları kışlatmak oldukça zor ve bir kovandan fazla yiyecek tüketiyorlar.

Böldüğüm arılar bir çıta görünse de ertesi gün kutudaki arılar ve anayla birleştiklerinde iki çıta arı olmaktadırlar.

30 Ekim günü hava güzeldi oldukça iyi çalıştım. Bazı bölmeler verdiğimiz kutu çıtalarını bitbirine birleştirip petek örmeye devam ediyorlardı.
Petek örmeye devam eden bir başka bölme.
Eski ruşetleri içten yapılan izole sıcacık yapıyor, bunu akşam soğukta şurup verirken elime gelen sıcaklıktan hissetmekteyim.
İşin garibi ise çocukken bu strafor köpükleri patlatır oynardık arılarda aynı durum var oynayacak yer arıyorlar.arı nerede yemliği geçip taaa bu taraftaki köpüğün boyasız yerinin tırmalayıp oyan arılar olmuş :)
Zayıf bölmelere bir su bardağı civarı şurup veriyorum. Böyle zayıf bölmenin şurupluğunu doldurduğunuzda arı şuruplukta boğulur, bir gecede şuruplu boğulmasa bile bitiremez tüm tarlacılar şuruplukta olduğunda gündüz çok rahat yağmalanır. Zayıf bölmelere gücüne göre iş ve şurup verilmeli.
Acil olarak bu bölmelere en az üç litre şurup gerekli ama birden veremiyorum. Bölme kendine gelmeye başladı bundan sonrası artık kolay olacak, birde bu bölmeleri arılıktan çıkarttık ve en az arı olan Darıcaya götürdüm. Bu mevsimde yağma çok olur.
30 Ekim günü, Ovacıktaki arıları şurupladık. Hava sıcak olmasına rağmen arılar asabiydi. Bu güzel havayı kaçırmamak için çok çırpındım cumadan sonra Ovacıktan Pelitliye döndüm, sayı fazla ve bir sürü iş var.
Şuruptan sonra ovacıktaki bölmeler coştu, yavru durumlarına bakamadım.
 30 ekimde çekilen erkek arılar.
Peliklide çoktan beri sıradan kontrol yapamamıştım.
Arıların bir ucundan girdim, hem şurup veriyorum hem ilaç koyuyorum, öbür başından çıkmaya çalışırken arada güçlü kovanlardan da arı bölmeye devam ediyorum.
Bu yıl hala erkek arılar faal. Erkek işini artık çözdük seneye dahada iyi olacak.
Erkek atan bir F1 arım.
Bir tanede temmuz ayında döllediğim ana arılardan erkek atan vardı...
Suni dölleme yapılan arıların hazır olduklarını anlamak için yavru kapaması bunun için beklenir, işçi yavru kapatırsa işlem tamam, erkek atarsa verilen sperm, sperm kesesine geçmemiştir, 24 saat içinde verilen spermin döl haznesinden sperm kesesine geçmesi gerekiyor.
Bir erkek atan plastik çıtada denk geldik. Bu resimler 30 Ekim tarihinde çekildi.
Etraftaki koca yemişler çiçek açmaya başladı, pastırma yazlarını bekliyoruz :)
Bursa'dan Fatih'ten aldığımız lisanslı ana arının kızlarını tohumlamıştık.
Şimdiye kadar hiç lisanslı ana arı kullanmamıştık. Başkalarına göre ne olduğu belli olmayan analar ile biz yıllardır destanlar yazdık.
Bunların adını, Kırşahin koydum.
Kırşahin damızlık kraliçe.
Kırşahin damızlık.
Geçmişte bizimle dalga geçenler olmuştu, ana arının kıçına iğne sokmaya ne var diye...
Bu iş bu kadar kolay ve nedense hiç iğne sokan yok...
İğne sokmasını bilirseniz böyle kıymetli hatları istediğiniz kadar kopyalarsınız.
Her işte olduğu gibi bu suni tohumlama işi  her yıl biraz daha iyi oluyor, yetenekleriniz bazen yetmiyor tecrübe çok önemli, tecrübe ile alakalı bazı yavşaklarda dalga geçiyordu bir ara...
Yani bu yavşaklara göre tecrübe diye bir şey yokmuş...
Oktay bey bir resim yollamış.
Yer, İzmir Karaburun, Yaylaköy de bir arıcı balları yolun kenarına koymuş üstüne fiyatları yazmış, alan parasını boş kavanoza koyup gidiyor...
Tezgahta para ve ballar :))
1 Kasım günü misafirim var, tanırsınız eski körükçüm :))
31 Aralıkta bölünen arıların analı kutularını arabaya yükledim ertesi gün birleştirme yapılacak.
Zımbayı aldım, zımba telini aldım, kek aldım, bir şey unutmamak lazım diye her şey alındı diyordum gece aklıma geldi, kutudaki arıları birleştirirken ana arıyı kafese almamız lazım, kek almama rağmen kafesler unutulmuş.
Kafesleri almaya gidince ertesi gün Yusuf Şimşak tarafından istenen üç ana arı aklıma geldi.
Hemen onları da kafesledim, pazartesi kargolarım...

Elimdeki hazır ana arılar kendi yapacağım bölmelere kullanılacak satılık değiller. Dostlarım söz konusu olduğunda olay başka. Yıllardır bizimle dost olan birisinin arısı ansız kaldığında tabiki ona ana arı vereceğim.
Bu ana arılar F2 ve Yusuf'a bunu ilettiğimde bu zamanda F16 ya bile razıyım dedi :))
Bu mevsimde bir ana arı bir bölme veya bir kovan demektir.
Kafes için gelmiştim, bu işi de aradan çıkardık.
Bu arada misafir gelmiş telefon ediyor neredesin diye...
Kıskanç adam yav, kalfa yaptık körükçülüğe geri döndü...
Geçenlerde körükçü veli nimet yazmıştık....
Ekim ayının son günlerinde bölünen ruşetlerin anaları ve takviye arılarını hocam taşırken...
Her ruşete bir kutu arı ve kafesle ana arı verilecek.
Kutular bir gün öncesinden kapatılıp arabaya atılmıştı, kutuların çıkışlarını açtık birazdan birleştirme işine geçilecek....
Normalde ben aynı birleştirmeyi yapacaktım ama yavrulu çıtalarıda bölmeye verme fikrini Muhteşem abim verdi.
Madem yavruları veriyoruz altına ballarıda zımbaladık gitti..
Poz virirken 333 dedi....
Menüde dana vardı...
Uzun zamandır İlhami abimlede görüşemiyorduk. Hep mesai hep mesai...
Biraz dinlen beya...
Muhteşem abim bir daha ne zaman çalışma var diye soruyor...
Bizde çalışma 12 ay 7/24 çalışma bitmez...
Köyümüzün pekmezinden kendisine ikram ettik, bu sıralar iyice kurumuş dal gibi olmuş biraz kendine gelsin...
3 Kasım akşamı, pelitliye gittim, 4-5 zayıf bölmeyi arabaya attım. Yanıma şurup alarak Darıcaya geldim.
Pazar gün birleştirilen ruşetlere gece şurup verdim.
Kış geliyor ve kızların kışı çıkarmak için odun kömüre ihtiyaçları var.
Yukarıda belirtiğim gibi bölmelerin şuruplarını az az vermek lazım, ertesi gün İlhami abi  kontrolde 3 bölme şurubu bitirememiş dedi, onlara arı takviyesi yapılmalı. Anasız kutular var, birer kutu arı kaptırdıkmı kendilerine gelirler.
Gece millet evinde otururken, güneş batalı 2 saat olmuş, ben 21:00 de Darıca'dan yeni çıkıyordum.