
Bu sene işlerimizin yogunluğundan kestane bitti daha ben kestane resmini yeni çekiyorum.
Resim 20 haziran 2010 parza günü akşam üzeri iş bitimi çekildi ve yağmu yagıyordu.

Şile Korucu köyü arıcılarından Hakan ve amcası, bu seneki durumlardan pek menmun degiller. Hakanın amcası cumartesi kestaneden nektar gelişi kesildi dedi.
İkiside güvenlik görevlisi, şu an çalışmıyorlar ve ünüformalar yok.
Arılara girmeden köyde bayagı uzun çay ve sohbet faslı vardı.
Sonrasında rahmetli amcamın bir sözü vardır, belkide ata sözüdür fakat ondan duyardım hep. Lafın harmanı olmazmış.
Ne kadar konuşursan konuş vakit akar gider işeler yatar anlayacagınız bana musade deyip arılarımın yanına gittim.

Geçen haftaya oranla bal geliri yükselmiş, bir öncekki paylaşıma bakarsanız peteklerde ağarma yoktu ama balda gelmişti.

Bazı kovanlarım 20 çıtada çalışıyor, 20 çıtalık çalışamlarada ızgara koymadım. Katta geçen senenin karniyollarından bir anaarı kendisine yumurta atacak boş petek gözü arıyor. Fakat bal akımı devam ederse yumurta atacak yer bulamayacak.

Nektar akımı hızlandıgında birde arıcı arılarının başına uzun süre gitmez ise olacak olan budur. Bal geliyor ve yavru çıakan yere işçiler balı basar ve kovan bloke olur. Bu çıtanın arısını net resim almak için silkeledim. Bal daha su gibiydi dökülüyor.

Geçen haftadan vermiş oldugum erkek çıtası, arılar erkek gözü petek yapmayıp işçi gözü örmüş ve balda getirmişler.

Bu görüntüler oldugunda kovanları zaten fazla karıştırmaya gerek yoktur.
Böyle kovanların içinde örtüyü kaldırdınız simsiyah petekli kolonileriniz varsa ve petekler agarmamışsa o kovanı mutlaka detaylı kontrol etmelisiniz. İşlerin iyi gittiği bir ortamda arılıkta bir iki kovanda işler bozuksa içerde kesin sorun vardır.

Şampiyonun gücü yerinde olmasına ragmen nedense üçüncü kata çıkmadı bende ızgarasını alıp üçüncü kata çıkışı ızgarasız şekle çevirdim.

Ne kadar güzel bir görüntü, içi ise tuzaklarla dolu.
Genelde saf arılar bu gibi çiçeklerde örümcekle hasbi hal ederler.
Bizim doktorun arılar saf ve ova arısı, kestane bilmiyor, örümcek bilmiyor, bunları nasıl adam edecem anlamadım gitti.::))

Örümcekle öpüşen bir saf arı, dil bir karış dışarda ve mevta.
Hava sıcak ve mola verdiğimde etrafta olup bitenleri incelerim. İncemeler sırasında bir çok arının örümcekler tarafından katledilmiş.

Bu kırmızı örümcegi bir sefer avını yakalarken izlemiştim. Arıya dokunması yetiyor arı uyuşup kalıyor. Genelde kanat veya ayakların gövdeyle birleştigi yere temas ediyor ve arının sinir sistemini bozuyor. Uzun süre sabredilirse filimide çekilir ama bu sıralarda sabredecek zamanım yok.

Bir başka kurban, Muhteşem abinin arılar bende diyorum nereye gittide bu kovanda arı kalmadı? Hepsi örümcekle bayramlaşmaya gitmişler, ben arının kimin oldugunu dilinden anlarım::))

Geçen hafta verilmiş erkek çıtalarından birisi. Arılar hem örüp hemdebal koymuşlar, bittimi bitmedi anaarıda erkek yumurtası atmış.

Bu yumurtalar 40 gün sonra bana lazım olacaklar. Kapanan erkek çıtaları Gebze'deki anaarı üğretim istasyonuna getirilecek. Hem erkek kesilmeyecek, hemde karniyol erkekleri üretiğim için üretilmiş olan F1 karniyollar saflık oranı çok yüksek olacak. Saf olsa bile saf diyemiyoruz, bu bilimsel olarak yanlış olur, saf olsada F1 demek daha doğru bir söylemdir.

Dr.Muhteşem abimin arılarının bazılarınıda bu hemen yanımızda olan vericiler çarpmış olma ihtimali yüksek. Siz siz olun şehir arılarını gurbet ellere göndermeyin bakın buradan söylüyorum başlarına bin türlü iş gelebiliyor::))

Resimin alındığı saat akşam üzeri 17 filan hala polen geliyordu. Polen gelir ise balda geliyordur.

Ne oldu anlayamadık birden hava bir karardı, şimşekler filan derken kendimi güvenlik odasına zor atmışım. Felaket bir yagmur başladı fırtına , ormandan inenler ise hortum var diyordu. Piknikçilerde perişan oldu, sahildeki yol anında tıkanmış.

Yağmur dindi ama hava serin ve ben yaklaşık 2 saat motor üstünde yolculuk yapıp Gebze'deki evime gitmek zorundayım.
Yağmurun tam dinmesini bekler iken yakınımızdaki kestane ağaçlarından bir kaç resim alayım dedim.

Daha açması bitmemiş olan püskülerden birisi, ama yağmur artık bu püsküllerin işini bitirdi.

Kestane ağacı püşkülü, yada kestane çiçeği.

Ben resimleri alır iken ormandan gelen sular çamurlu bir şekilde derelere hucum ediyordu.
Buralarda henüz ıhlamur açmamıştı, havada bir kaç gün yagışlı gidecek gösteriyor, balların bir kısmını yeseler bile bize bal kalacaktır, bir yerse beş getirecektir ne yapalım.
Yolda motorda olan büyük boy çöp poşetlerimden giyindim, genede donmuşum,eve geldiğimde bir ara kombiyi bile açsammı diye düşümdüm, bereket hasta olmadık, bunada şükür.