
İzmitteki işlerini bitirip dönüşte buluşup hem arılık gezildi, kovan ve anaarı kutuları açıldı, Yusuf bu arının böyle direk maskesiz ve körüksüz açılmasına hasta oluyorum diyor.
8 çıta arı açıyorsunuz size bakıyor hoş geldiniz demek bile yok::))
Yerinden bir fırla, bir seferde sok be::))
Arıyı açmışız Yusuf'un yüzündeki tebessüme bakın.
Bu arılıkta bir Sadri abi kendisini kasar, bizim hain doktorda iş başı yapar ve onun o ürperen resimlerini çekip birde ifşa eder::))

Hacı abi evde yoktu, arılık işleri fazla sürmedi, konuşacak bir yer bulup hem muhabbet hemde çay kahve içip Akşamı edip ayrıldık.

Bir oltu tesbihimiz eksikti oda geldi::))
Erzurum Oltu ilçesinden bir dostumuz, telefon etti, Ali bey size hediye oltutaşı bir tesbih yolluyorum, ne olur begenmezseniz söyleyin yenisini yollayayım.
Abi o ne biçim söz öyle dedim, fakat bunu öğrenen bizim doktor abi begenme, yenisini yollasın ekibi bir tesbihlendirelim diye bana ayar vermekte, sanki zikir çekecez::))

Geçen hafta kargolardan gelen hediyeleri hasat ettim::))
Yerdeki çuval Adem yamaktan gelmişti, Tel tabanlıklı ve polen tuzaklı altlık.
Koltuktaki çuval ceviz dolu::))

Fakat her akşam düzenli olarak 3-5 tane yerseniz koloströlü düşürüyormuş. Taze kırıp yemek lazımmış.