Ufak tefek larva kalemi, çanak filan alırsam...
Yukarıdaki janter hoşuma gitti...
Almanya'dan getirttiğim 110 gözlü janteri hala kullanmadım. Nedeni başlarda bazı kişiler janter içinde ana arının ölme riski var dedi hatta janterde damızlık öldürenler oldu, geçmişte damızlık zaten zor temin ediliyordu, birde durup dururken janterde riske etmeyelim dedik ve kullanmadık...
Sonrasında kendi damızlıklarımızı üretince ve ana arı işi biraz artınca bu seferde 100 larva için 4-5 gün beklemek lazım...
Değmez dedik...
Bu janterde ise 460 göz var, nasılsa damızlıkta bol, ölürse yedek çok riske girerim, tek sıkıntım ben bir damızlıktan ana arı üretmiyorum, bir çıtaya 30 aşılama yaparım öbür çıtaya başka damızlıktan transfer yaparım, bir turda bu alet tek damızlığa bizi mahkum edecek görünüyor...
Buradaki sorun şu, masa başında söküp takması güzel, sistem işleyecek mi uygulamalarda göreceğim..
Masadaki malzemeler bir zamanlar toptancı malzemeciler de bile yoktu... :)
Gelelim janterin çalışma sistemine...
Bu siyah parçalar, üzerine yumurta atılıyor...
Minik tabak gibi görünüyorlar...
İki parçanın düz tarafları birbirine yapıştırıldığında düz bir şerit oluyor...
Bu şekilde...
Janter aletini kullandığınızda bu siyah parçalar aynı çanak yerine geçiyor ve yedekleri olmalı, bunlar ana arı üretiminde tek sefer kullanılıyor...
Arı sütü üretiminde bu parçaları defalarca kullana bilirsiniz...
Birleştirdiğiniz parçaları böyle janterin arkasına sokuyorsunuz, yada monte diyelim...
Hepsini sırayla doldurmak gerekiyor...
Tamamen dolduğunda 460 göz ediyor...
Arkadan çanakları yerine monte ettiğimizde ana arının yumurta atacağı taraftan görüntü bu şekilde.
Daha yakından bir çekim...
Diyelim buraya yumurta atıldı ve zamanı gelince çatlayıp larva oldu, komple sırasıyla söküp, ikili parçaları ayırıp bu sefer, özel çıtada bulunan delikli çanaklara gene arka taraftan monte ediliyor...
Çıtaya dizilmiş delikli memelere çanaklar böyle giriyor...
Biz arı sütü üretmeyeceğimiz için her meme bir bölmeye gideceği için siyah çanaklar yüksüklere girdiğinde arkasındaki plastiği kırmamız gerekiyor...
Yoksa memeler birbirine bağlı oluyor...
Arı sütü üretsek kırmamıza gerek yok tekrar tekrar aynı malzemeyi kullanmak gerekiyor...
Bu ana arı yüksüklerinin deliksiz olanı da var.
Yüksük çıtasına 33 tane meme sığdı.
Daha rahat olması için 30 meme takılsa daha iyi olacak, memeler arasında 1 mm kadar boşluk olursa siyah çanak veya kadehler daha kolay girecek görünüyor...
Janterin arka tarafıda kapatılmış, öbür yüzü gibi kapaktan işçiler girip çıkamazlar ama niye ana arı koyma tapası yaptılar anlamadım...
Yada tek kalıpta tüm kapaklar çıktı, ötekine işçi arı giriş çıkışı yapıldı...
Ana arı yüksüklerine aynı zamanda kafeslerde geçiyor...
Bu kafesler,tüm janter yüksüklerine veya memelerine oluyor..
Janter setinde , 460 gözlü janter kutusu,100 delikli meme ve 460 gözlük çanak ve 2 çıtalık alüminyum ve plastikten oluşturulmuş çıta aparatı mevcut.
Janter ekipmanı, Erçika plastikten temin edeilebilir....
Kendi yaptığım 3 bölmeli ana arı kutularımda yemlik hep sorun olmuştu.Akşam üzeri Hüseyin Avcı abiyi ziyaret ettim. Baktım Ersan Yorulmaz, satılmayan malzemeleri topluyor.
Dedim bunlardan bana yollarsın, dediki niye kargo verecksin al götür.
Dedim arabam yok..
Tanıdıktamı yok deyince hemen doktorun yeni arabası aklıma geldi... :)
Dedim, tanıdık var,o zaman 200 tane istiyorum...
Biraz genişmiş ama hiç önemli değil 4 çıtalık bölüme nasılsa sığdırırız...
Yıllar öncesi, Mustafa Kabaoğlu abinin bal hasadında bu sır tarağına benzeyen tarak kullanmıştım. Hatta istedim bulamamıştık, Rize'den aldım demişti.
Mustafa hocanın sır tarağı acayip keskin ve tarak incecik olmasına rağmen tele taklıyor katlanıyor yamulmuyor du.
Lazer kesimli sır bıçağı demişlerdi, kaç yıldır denk gelemedim. Bilmem artık aynı kalitemidir...
Elimizde kaç tane sır tarağı var, iki tanede bundan olsun dedik...
Tabi bir taraftanda yavaş yavaş bahar geliyor.
Sezon başladığında bazen güneş doğmadan arılığa gider acil yapılması gerekenleri yapıp sonra işbaşı yaparım...
Akşam paydostan sonra ise gündüz yapılacak işler yapılır, ana arı toplanacaktır, ana arı memesi dağıtılacaktır ve güneş batar.
Güneş battığında benim iş gene bitmez. Takarım kafa lambasını larva transferi gecede oluyor, meme besleyen arıların beslenmesi gece oluyor, bardaklara keki gece basarsın, kutulara şurubu gecede verirsin...
Ben gece 22:00 den önce evime giremem, böyle bir trafik çok uzakta değil, düşünülmesi bile beni yıldırıyor ama bunca zorluktan mecburi olarak zevk almaya çalışıyorum...
Aldığım malzemelerden biriside ana arı boyama aparatı,gerçi vardı nerelerde bilmem hiç kullanmadan kaybolmuştur...
Ana arı boyamak bizim için çok kolay.
Peki bunu niçin aldım, damızlık ana arılara numara takmak, boya yapmak kadar kolay değil. Kraliçeyi bir yere sabitleyip tutkallamak daha kolay.Elinizde pozisyonu kaçırdığınızda, düzeltene kadar numara çıkıyor kayıyor burada daha rahat numara yapışır diye bu aleti aldım.
Bu arada şubat ayının bir haftası uçup gitti önümüzdeki soğuklar geçtiğinde bir daha kolay kolay soğuk olacağını düşünmüyorum...
Soğuk olsada artık sezon başlayacak...