kalem aşıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalem aşıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.05.2016

ARICILIK İZİNLER BİTİYOR, İŞLER BİTMİYOR...

Hafta sonu Sadri abim geldi gitti.
Yakınlarımız serzenişte bulunuyor, bize keçi göster diye, Sadri abime kuzu gösterdim :)
Dostlarım keçi koyun nasıl bilmiyorlarmış gelin sizde öğrenin :))

   Bu arada 5 gün izin almıştım, hafta sonları ile  9 gün çalışma işleri yoluna koymam için yeterli diyordum yetmedi. Pazartesi telefon edip bir 5 gün daha bana izin yazın demek zorunda kaldım. Genelde izinleri 5 günlük alıyorum, bu sefer bir sefer de 10 gün gitti :(
9 Mayıs günü belediyedeyim oh be çalışmak gibisi yok, dinleniyorsunuz, izinler beni mahvediyor...
Bu yıl bahçe işleride iyi gidiyor. Sadri abi daha önce sana fide vereyim demişti, göçmenlerin Bulgaristan'dan getirdiği iki çeşit domates fidesi...
Soldaki fidelerin tek domatesi bir kilo geliyormuş...
Domates piyasası ayvayı yedi, biz bu işe el attıysak, vayki vay...
Domates fidelerim, 4-5 kişiye daha verdim bazıları tohumdan üretim yapıyor, seneye fidemizde elimizin altında olur.
Sadri abimden sperm depolamakta kullanılan uzun cam tüplerden istemiştim şu an elimdeler :)
Sadri abimin asıl ziyareti Bursa ya gitmiştik, Mirili Fatih'ten getirdiğim lisanslı karniolların  memelerinden verdim.
Öncekilere Kırşahin adını vermiştim, bu lisanslılara isim arıyorum, sonuçta artık bana geçtiklerinde yerli oluyorlar...
Ana arıların tanesi 300 avroya geldi, bunların kopyalarını alıp kaybetmemek gerekiyor.
Bu ana arıları almak için bir yıl önce müracaat ediyorsunuz parası ödeniyor ve teslim tarihini bekliyorsunuz, beklemekten başka şansınız yok.
3 Ana arıya 900 avro ödedi Fatih. Gekört lisansı verilmiş, Avusturya da.
Verimleri sakinlikleri hastalıklara direnci gibi bir sürü testten geçiyor bunların kızları ve kendileri lisans alıyor ama ana arıda yolun sonuna yaklaşıyor...

Arıcılıkta acayip şeylere imza attık, bir avuç amatör arıcı olarak yapılanlar ortada.

İşin en garip tarafı ise yabancı ülkeler arıların yedi sülalesini kayıt altına alınıyor başarılı olanlar sürekli diğer başarılı olanlar ile harmanlana harmanlana damızlık sektörü oluşuyor. Bu damızlıklar yarışmalara girip başarı belgesi, yani lisanslanıyor, Ortada bir başarı grafiği var ona uymayan elenir. Bu yabancı bilim adamları geri zekalımı acaba diyorsun.

Gelelim bizim bilimcilere adam diplomalar alıyor almadığı diploma kalmamış. Bu adam soruyorsun, buluşun varmı, yok, uluslar arası makalen varmı yok, kitap yazıyor tamamı alıntı, damızlık konusu bizimkiler için çok kolay, arılıktaki en iyi kovan damızlıktır, bunu bilimciler söylüyor. Ya bizimkiler çok biliyor yada yabancılar boşa kürek çekiyorlar...

Bu yıl erikler yıkılıyor, komşu bahçe sanki benim :)
Biraz domates biber patlıcan ekelim derken bahçe küçük geldi, sınırlara dayandık.
Bizim çobanın ablası, benim kafada diyeyim, ortaklaşa bahçeyi donatıyoruz. Pembesi kırmızısı, irisi ufağı çeşit çeşit domatesler nasipse yiyeceğiz. Bunları yazarken bile acayip ağzım sulandı...
Acı biber, geçenlerde tohum kaç gün ıslatılır diye bizim kalfa soryuyordu, dedimki Muhteşem abi tohumu suya atarsın boş olanlar suyun yüzünde kalır gerçek tohumlar suya çöker dedik, öyle değilmiş tohum 2 gün suda bekletilmeliymiş. İki gün suda bekleyen tohum köklenmeye başlamış, bıraksak biber verecek.
Fide yetiştirmekte sanat...
Günümüzde tohum dediğinde felaket çalışmaların olduğu bir sektör, altından daha pahalı.
Biber tohumlarını yemliklere ektim, aslında bizim yemlikler saksıları küçüğü değilmi :)
Nihayet kutu arılandırma işi bitti.
Sağ olsun İlhami abim elinden geldiğince yardımıma koşar.
Kutu arılandırmaya ne var diyenler olabilir ama ana arı memesi yoksa kutu arılandırmak boşuna. Geriden ana arı memesi geliyorsa kutuya arı koymak gerekiyor.
Zoraki meme yaptırma çalışmalarımız oldu, zamanı gelmedimi zorlamayla iş bir yerde kayış atıyor.

İlk ürettiğim 18 meme vardı dedim acil olarak bunları suni tohumlama için ayırayım bölmeler tamam, memeler verildi.
18 Memeden 9 tanesi doğmadı, hemen peşindeki memeler devreye sokuldu, sayı tamamlandı, bu seferde tohumlamaya girecek ana arılar narkozdan çıkamadı...
Siz ne kadar zorlarsanız zorlayın, iş kısmetten öteye geçmez.
Almış olduğumuz siparişleri bir an önce teslim etmek için koşturmak tayız.
Bizim sıra ne zaman gelir, daha analar çıkmadımı gibi sorular ana arıların hazır olmasına etken değildir. Zamanı gelmeden ana arı hazır olmuyor.
Son bir hafta soğuk ve yağışlı geçti, ne erkekler nede kızlar dışarıya çıkabildiler, bu ana arı üretiminde ekstra zaman kaybıdır.
Bu yıl kutuların geneli böyle dizildi, bu şekilde sanki daha az yer kaplıyorsunuz, her açıdan ana arı gidip gelecek kutu şaşırma var mı yok mu göreceğiz.
Geçmişte çok ana arı kaybı yaşamıştık.
Kutu diziliminin buna etkisi varmı merak ediyorum.
Doğmuş analarda kayıplar başladı bu şaşırmaklamı arı kuşuylamı alakalı bilmiyorum, arı kuşlarının sesini duyuyorum ama henüz civarımıza çöreklenen görmedim.
Ceviz aşılarını cemrelerden sonra yapmıştım bazıları patlamaya başladılar.
Yabani muşmulaya iri muşmula aşılamıştım, parmak kadar sapı var, fazlada özenmemiştim ama verdiğim kalem kaynamış görünüyor, birde çiçek açtı meyvesinide yeriz inşallah.
Tek sorun koyun keçi tazecik filizleri yerse...
Çalı çırpı koydum üzerine...
Bu yıl kestane kalemlerini geçen yıl tutmayan meşelere yeniden verdim.
Kalemler buzdolabında olmasına rağmen hafiften uyanmış.
Bu sene şamrel ile sarıyorum bazılarınada kalem üstünden çivi çaktım.
Üzerine poşet geçirip toprak doldurup çamur yapıp beklemeye başladık bakalım.
Yemliğe doğru uzatılan ana arı memesi...
Mirili Fatih ten aldığım yumurtalar çatladı aşılandı ve suni tohumlamaya ayrılanlar ise daha iyi beslensin diye bitirici kovanlara daha az meme vererek besletildi.
Bazı memelerde abartılı bakım var, muhtemelen en uzun memeden ana arı doğmayacak...
Hazır tutmuş memelerin bazılarınıda arılar budamış...

Erkek arı toplamakta acayip zaman alan işlerden...
İlk defa erkek arıları toplayıp kafeste anasız kovanda kaç gün yaşar onun denemesini yapacağım, deney başladı zaten.
Damızlık erkek üretimi bu yıl çok fazla.
Hedefim havaya hakim olmak ve üretmiş olduğumuz f1 lerin doğal saflık oranını en üst düzeye çıkartmak.
Kutuları kontrol ederken bana göre yumurtaya girmesi gereken ana arı daha yeni işi pişirip gelmiş, aynı tarihli bir kaç kutuda böyle durumla karşılaşınca gerisini kontrole gerek kalmıyor...
Bekleyeceğiz...
Bazen memeyi niye bozuyorlar anlamıyorum...
Memeyi kırıp bakıyoruz içi süt dolu.
Neden meme kesildi memede ölenler olabiliyor bunu arı hissedipmi bozuyor bilmiyorum.
Artık kutularda gaza bastılar, bundan sonra sadece takip işleri var, meme aşıla dağıt ana arı topla, kutu oluşturmak ve başlatmak sıkıntılı.
İşler yolunda ise dalak atılıyor, minik kulakçık denilen petek örmeleri oluyor.
Kutuyu açtığınızda arıların davranışlarından işlerin yolunda olduğunu veya olumsuz olduğunu %95 anlıyoruz.
Gelelim ana arı işindeki prensiplerimize.
Ana arı siparişlerimiz 2015 yılında alınmaya başlanılmıştı. Yani bize 2015 yılı sonuna doğru para yatırıp hem saf hemde F1 ana arı bekleyenlerimiz var.
Öncelikle şunu belirteyim, güvenmediğiniz kişilerle alışveriş yapmayın. Birine güveniyorsanız o zaman dediklerine inanın.
Benim bir sipariş listem var ve bu listeye göre teslimat yapıyorum. Sipariş listemize ödeme yapanlar giriyor.
Siz kendinizi 2015 yılında ödeme yapanın yerine koyun, sizin hakkınızı başkasına verirsem kabul eder misiniz.
Ana arılar hazır olmaya başladılar bundan sonra her gün ana arı toplanabilir ama haftanın belli günleri gönderim yapmak gerekiyor ve toplamayı da hafta sonu yaparsak hafta içi kargolarda takılma olmaz. Acayip vakit problemimiz var.
Ana arı satışınız varmı diye hala soranlar var.
Ali Türk ana arı satışı diye internette aratırsanız sizi yönlendirecek ana arı siparişiyle alakalı sayfa linki var ama okuma yok araştırma yok acayip bir nesil var karşımızda.
Ben çinden malzeme aldım, çincemi biliyorum, ingilizcemi biliyorum, biraz araştırma ve okumak gerekiyor.
Alt linkte ana arı satışı ile alakalı bilgiler var, internette arattığınızda bu sayfa gitmelisiniz.
Arı bakanı face sayfasında alış veriş yap butonu var o butonunu tıklarsanız gene bu sayfaya yönlendirir.

http://bengittim.blogspot.com.tr/2013/11/ana-ari.html

Şu an sipariş verenler mayıs 25-30 gibi ana arı alabilir.
Bizdeki arıcılar acayip aynı yıl aldığı arıyı kestane balına yetiştirmeye çalışıyor bu imkansız.
Hem arılarımız hırçın hem bal alamıyoruz diyenler bu iş birden olmaz, bazı işler zamana yayılarak yapılır.

Bu yıl ürettiğimiz F1 ana arılarımızada numara takıyoruz. Minikte olsa ilk posta üç kişiye ana arı yollamaya bu gün başlıyorum.
Geçen yıldan 3 hafta ilerideyiz. 2015 Yılında mayıs sonuna ilk ana arılar gitmeye başlamış.
Yoğun bir sezon beni bekliyor, şu an önümde iki tur suni tohumlama var, birisi bir kaç gün içinde biriside bir kaç gün içinde doğacak analar seçilip 10-12 gün sonrasına hazırlanacak.

28.03.2016

ARICILIK VE SOĞUKLAR...

Mart ayındayız, geçen hafta bir kaç günlüğüne havalar 20 derece üstüne çıktı. Kışlayan yedek ana arı kutuları vardı, bunlar artık taşma noktasına geldi. Bende iki kutuyu böldüm, yavruları alıp yerine boş çıtalar girildi.
Kovanlardan da arı takviyesi yapılıp Darıcadan çıkartıldı.
Gönderdiğim damızlıkların çıtalarında memeler olacak, bunlara o memelerden kesip vermek ama bir haftadır ne anasız kalan ruşetleri nede bu kutuları açabildim.
Havalar iyi soğudu ve yağmurlar yağdı, bazı bölgelerde kar resimleri paylaşanlar vardı, onlara bakılınca biz daha iyi durumdayız.
İki haftadır ana arı kutusunu oluşturacak metrolara arı silkeleyemedim. Artık yavaş yavaş ana arı üretimini başlatmanın zamanı geliyor. Birde bu yıl erkek arılar erken oluştu, bazı kovanlar erkeklere şiddet uygulasa da bayağı bir erkek oluştu sanki bu yıl oğul ve bal yılı olacak görünüyor, tecrübelerimiz o yönde.
Gelelim bu hafta sonuna hava 7  ile 8 derece buda en yükseği.
Cumartesi günü ilk olarak Pelitliyi dolaştım, bu yıl kaysılar yıkılıyor...
Pelitlideki çileklerimizde çiçeklenmiş.
Bu aşı zoraki yapıldı. Yandaki çoban geçen sene bizim sofi amcanın satıp gittiği yerde bir armut yemiş. Diyorki çok güzel bunu şu armuda aşıla diye bir dal getirdi. Gelen dal çiçek açmış, dedim olmaz mayısta yaprak aşısı yapalım ile bunu aşıla dedi. Bende çiçekli bölümü kesip, attan en az filizli yerden aşıları yaptım. Daha önce böyle bir sistemi Mersin aydıncıkta görmüştüm, filizlenmiş badem kalemi aşılıyorlar üzerine poşet geçirip birde içerisi havasız kalmasın diye delik deliyorlardı.
Aşı bir haftada bayağı gelişmiş filizler böyle değildi, sanki tutacaklar.
Balkonda maydanoz yetiştirilecek, daha önce meyve kasasında yapmıştık ama evde kimse olmadığında susuz kalıyordu, bu kovalarda 15 gün bile su verilmese bir şey olmayacak.
Fideci artı çeşit sayısını artırdı, maydanoz fideside satılmaya başladı.
Kıvırcıklar o kadar sık ekilmişti yan yana duranlar havasızlıktan dipten çürüme yapıyor, kıvırcık ekimi 25 cm ara ile yapılmalı ama bizim fasonculara anlatamıyorum...
Bahara çıkan damızlıklarımdan birisi daha hafta içi yolcu edildi. 27 Numaralı Kırşahin.
2010 Yılından beri kullandığımız plastik çıtalardan elimde yüzlerce var, yüzlerce kelimesi eksik gelir, binlerce demek daha iyi olacak.
2 Bin civarı bende vardı, geçtiğimiz yıl Yusuf Şimşak bin tane almıştı bu modelin, 25 cm olanı yok, bunlar 24 cm olunca Yusuf kullanmayıp bana verdi.
Plastik çıta yanaklarınız varsa istediğiniz ölçüde çıta yapmak çok kolay. Sadece ara parçalarının boyunu kesiyorsunuz o kadar.
Ben yarımçıta ile bayağı bir fireler yaşadım. Bölme çok güçlü değilse bahara çıkmış arı, havalar soğuduğunda yavru üzerine yığılıyor etraftaki stok bittiğinde bir çıta öbür tarafta bal olmasına rağmen açlıktan ölüyor.
 Sonbaharda eski durumlara düşmemek için plastik yarım çıtaları kafa kafaya verdim, yanı başlarında ise normal standart çıta vardı.
Bu sistemde arılar kıştan güçlenerek bahara çıktılar.
Her ihtimale karşı 5-6 tane  gene eski sistemde çalıştırdım ölen olmadı ama bahara zor çıktılar.
Bazı soğuk bölgelerde dadant çıta kullanılıyor o çıtaların derinliği 30 cm ve arı gelişimini çıtanın şekli ve yapısı acayip etkiliyor. Her çıtada faaliyet bölünüp parçalanmak olarak ta algılanmalı.
Plastik çıta için propolis kullanan arıya verildiğinde çıtayı her yerinden yapıştırdığı için çıtayı çıkartırken örnek sırlı balı, bu balı çatlatıyor esnemesi çok fazla oluyor.
2011 Yılında bizim Trakyalı Şenol başkana plastik çıta yollamıştı, Muhteşem abim.
Bu yıl elimdeki binlerce yarım çıtayı yeniden standart hala getireceğim yarım çıta sadece damızlık nakillerinde lazım oluyor.
Havalar soğuk olunca iki gün atölyede geçti diyebilirim.
Yapacağım kovanların kuluçkalık bölümlerinin işlemleri tamam montoj bölümü kaldı.
Kanallar açıldı.
Bizim gibi amatörler yapılacak işin tamamını gümletmemek için bir tane yapılan işin numunesini ortaya çıkartıp sonra tüp parçalara işlem yapmalı. Örnek malzeme çıktıktan sonra ölçüler belli ve hepsi aynı ölçüye göre kesilip biçilebilir.
Parçaların kanalları açılırken.

Kovanın ön ve arka parçası, 3 taraftan U şeklinde kanal açılmış şekli. Yanlara yan tahtalar üste ise çıtalar binecek.

Dolu dolu bir hafta sonu oldu...

BU işlerin arasına birde İzmite gidip geldik. Turanlar av bayisinde ayırttığımız bir tüfek vardı. Bir aydır emniyetten evrak bekliyorduk.
Rus bayikal, 2013 yılı yapımı ithalatçı ne zaman getirdi bilmiyorum.
MP 155, 89 mm fişek yatağı var.
24 gr fişekten 66 gr fişekler kadar tüm fişekler ile çalışıyor.
Sağlamlıkta bu tüfek ile yapılan test hiç bir tüfek ile yapılmadı.
Bu tüfeğin bir alt modeli olan MP 153 ile 5 günde 50 bin fişek atılmış. Üç kişi sıra ile günde 10 bin fişet atmış, yorulan oturuyor, namlu aşırı ısındığında varildeki suya sokulup soğutuluyor, bu şekilde 50 bin fişek 5 günde bitirilmiş.
Rus tüfekleri kaba ve estetikten yoksun diyorlardı bu tüfek oldukça kibar ve hafif.
Tüfeğin en önemli parçası burası. Fazlalık gazın ölçülü atılması gerekiyor. Bizim otomatiklerde gaz ayarı yok, sadece gaz çıkış delikleri var.
Bu sistemde sıkışan gaz kademeli atılmakta. Aynı tüfekle 24 gr fişekte atıyorsunuz 66 gr da atılıyor. Ayarı bu parça yapıyor ve gaz bu kalın yayı esnetiyor.
Fişek konusunda gr ne anlama gelir bir çok kişi bilmiyor. 24 gr fişek dediğimizde, bu fişekte 1.1 gr barut vardır ve barutun 20 katı saçma olmalı.
32 Gıram fişekte 1.6 gr barut, bu barutun 20 katı saçma 32 gramdır.
66 Gram fişekte 3.3 gram barut vardır, 20 katı saçma 66 gr yapar.
Birde bu barutlara kullanılan kapsüller patlamayı dahada sertleştirebilir.
Ülkemizdeki tüfekler ile 66 gr fişek atılamaz zaten o fişek bizim tüfek yataklarına tamamı girmez.
Ben çocukluğumda ava başlamıştım, başımızdan geçenler ve tecrübeleriniz size şunları söyler. Tüfeğiniz her koşulda çalışabilmeli. Etkili vuruş yapabilmeli, bazı tüfeklerde yakıcılık yoktur, av yaralı gider.Birde sağlam olmalı. Benim yerli bir otomatiğim vardı her sezon makanizmayı çalıştıran çatak kırılırdı. Kırıldımı artık tüfek çalışmıyor, defalarca değiştirdik en son yanımızda yedek çatal taşımaya başlamıştık.
Alt videodaki Tüfek baikal Mp 153.


Hafta sonu genelde atölyede çalışacağımız için cuma akşamından keçileri dolaba atmıştık.
İki gün hem çalıştık hemde keçi yedik, artık keçide bıkkınlık vermeye başladı.
Bizim cilacı Mustafa oldukça hijyenik çalışır :)
Atölyede ısınmalar genelde böyle çağdaş şekilde yapılır. En çağdaş şey yılların eskitemediği yöntemlerdir.
Dışarıda yakılan odunlar içeriye alırken.
Çinlilerin çiçek aşısını görmüştüm. Bahçede iki armut var iki yıllık fideler bu yılda çiçek açmadılar.
O zaman çiçekler açmadan armutlardan aldığım çiçekli gözleri buz dolabının meyveliğin den çıkarttım.
Fidanlarda ne kadar dal varsa budadım tepelerine böyle çiçekli dal aşıladım.

Bazıları olmadık şeyleri soruyor.
Biz Çinli birinin videosunda bunu görmüştük, uygulamaya geçtik, yani bir iş yapılacaksa illa birine sormak mı lazım.
Bunu defalarca yazdım, birileri bir işi başarıyorsa sizin onlardan eksiğiniz nedir diye.
Aşıda zaman ve kalem önemli.
Geçen yıl meşelere yaptığım kestaneler 5 cm sürgün verdi ve kurudu. Sonradan yaprak aşısı yaptım gene tutmadı.
Sonradan öğrendim ki, acele etmemek lazımmış, meşeler yapraklansın dediler, birde sararken şamrel ile sarılacakmış. Yani çok sıkı sarılmalı kalemler çivi ile de çakılmalı. Bunu ne zaman öğrendim, işe giriştim olmadı ve araştırdım hatalarımı buldum. Adam daha hiç bir şey yapmamış detay peşinde dolanıyor.
Bu yıl yeniden, meşelere kestane aşıları yapacağım.
Her iş bir seferde başarılmıyor ki...
Diyelim ki aşılar tutmadı kaybımız nedir, zaten bu armut fidanları armut vermeyecek. Tutarsa armut yiyeceğiz :)
Aşıların açık kısımlarına su tut koyduk, hava ile irtibat kesilsin diye.
Enginarlar gübreyi yedi coşuyorlar. Kovaların dibinde az bir toprak var üzerine koyun gübresi doldurmuştum, acayip geliştiler yakında kovada enginar verecekler.
Enginar yetiştiriciliğinde yeni tarz veya sitil, balkonda enginarda yetişebilir :)


Hafta sonu atölyeden çıkarken, boyanmış kovanlar vardı.
İş buraya kadar getirildi, mesai saatleride değişti hafta sonuna kadar montaj ve boya işi biter aktarılacak arılar vardı direk bunlara alırım, İlhami abim polen toplayalım deyip duruyordu istediğin kadar polen toplarsın artık.
Boyahanede her taraf bana ait malzeme doldu kovulmadan az az iş yapıp yapılanı taşımak lazım.
Bu hafta havalar iyi görünüyor artık, ana arı metrolarına arı silkeleyip ufaktan transferlere başlamalıyım.
Bazıları ana arı üretimi ne zaman başlar soruyor. Erkek arılar doğmaya başladığında ana arı üretimine başlanır.
İnşallah nisan sonuna bir tur çıkar mı bunu önümüzdeki havalar belirleyecek.
Mevsim uymadıktan sonra aşılama yapsan ne olur, boşuna yapılan işi gümletirsin. Bir işin kaliteli olması için uygun ortam ve zaman şart.
Ana arı satışı için arıbakanı@gmail.com adresine mail veya mesaj atıp cevap verildiğinde şartlar uyarsa parasını yatıran sıraya girecek.
Bu sıra gene telefon susmamaya başladı galiba telefonu devreye sokup ben bakmamam gerekiyor.
http://bengittim.blogspot.com.tr/2013/11/ana-ari.html