muhteşem turunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muhteşem turunç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.01.2020

ARICILIK FUARI 2020...

Arıcılık fuarındayız 2020...
Uzun zamandır Muhteşem abiyle görüşemedik Sadri abiyle de görüşememiştik.
Fuara kendi aracımızla gidelim istediğimiz zaman gider istediğimiz zaman geri döneriz diye karar verdik.
En kolay yol tünelden geçmek kısa fuar alanına ulaşmamız bir saat sürmedi.
Tünelden geçeceğimizi duyan pinti hoca yola çıkıp bizi bekledi :)
Koşma kaçmıyoruz be yav :)

Gebze belediyemiz fuar için Gebze ziraat odasına otobüs verdi. Alana peş peşe girdik :)


Muhteşem hocamla hasret giderdik...

Fuarda ahım şahım şeyler yoktu bir tur atıp kendimizi sohbete verdik.
Yeni arkadaşımız var arıcılığa geçen sene başladı Aykut yolda bazı anılarını anlattı acayip güldük. Eşi arabada iken arabaya bir arı girmiş ve arıdan kaçmak için araçtan çıkıyor her tarafını arı sarmış :)

Alosman Çalık abimiz her etkinlikte var. Maziye uzandık 2008 yılında Pınarhisara arı götürmüştük, o zamanlar internette arıcılık yeni başlamış yeni yöntemler ana arı üretimi ve ilk karniol arıların Mehmet Yüksel'den geldiği zamandı.

Mehmet abiyle en son doktorum kalp ameliyatı olduğunda Muhteşem abinin balları sağdığımız zaman görüşmüşüz.
Yıl 2009 arşive baktım resimleri buldum altta link gelecek.
Bu arada Mehmet abinin bana melemen borcu var bir türlü ödemiyor buradan yazıyorum, borcunu ödemediği gibi birde size kuru fasulye yapayım çömlekte dedi, kabul ettik :))


Hüseyin Diner genelde tüm etkinliklere katılan birisi. Bazı projeleri var dilimiz döndüğünce uyardık.
Bilal kovana doymuyor, sonbaharda 20 şimdi bir 20 daha yeni kovan aldı, hayırlısı olsun bakalım. Arıcılıkta böyle üç kovana bakan 10 kovana bakar, 10 kovana bakan 50 kovanada bakar filan derken bir bakmışın her yer kovan olmuş. 
Kovanlar acayip güzeldi süper işçilik var. Kardeşler kovancılık Balıkesirdelermiş.

Etrafta hobiciler için arı evleri vardı bizim doktoru doldurduk yemedi, senin gibi adamın böyle arı evi filan olur :)

Bir gözlem kovanı vardı, güzel tasarım, öndeki cam öne doğru açılıyor. Menteşeler üstte yandan kilitli.

Rersmin sağındaki kişi Bülent'lerin bahçede 2008 yılında bal sağarken tanımıştım unutmuşum hatırladım :)


Bülent Kınalı :)
10 Yıl sonra görüştük sözmü bak ölmek yok 10 yıl sonra yeniden buluşuyoruz diye herkesten söz aldı :)
Temur Işık Gümüşhaneli, geçtigimiz sezon Gümüşhaneye 6 damızlık yollamıştım. Beni görmek istemiş dün kendisi ile biraz görüştük.
Pınarhisar standını fazla işgal etmiş olacağız ki Aliosman abi bizi bir ilaççıya götürüp sattı :)
Bakterici bir sürü masal anlattı yok şöyle yok böyle Muhteşem abi bir şeyler anlattı işine gelmedi. Ben bir başka konuya değindim efendim arılara bunları tamam verelim arı insan veya hayvanlar gibi uzun ömürlü değil ki. 40 Gün ömrü olan böceğe ne verirsen ver durup dururken ne bekliyoruz bilmiyorum.İnsana aşı yaparsın, ileride bir daha o veya ona benzer mikroplar için bağışıklık sistemini güçlendirirsin hayvan içinde oluyor, arı bir ayda ölüyor bunun neresinin bağışıgı güçlenecek... Yıllardır Mehmet Yüksel paylaşım yapar arılarına ilaç ve vitamin vermiyor. Bizde her yıl başka sular ilaçlar vitaminler, efendim eften püften şeyler arıcıların bir bölümü bunlara kapılıyor. Varroaya çok iyi geliyor diyor bakıyorsun ilaç ruhsatı yok. Arıcıların büyük bölümü kaz ve kendisini yolduracak birisini buluyor, yapacak bir şey yok.
Mustafa bey Pınarhisar bal birlik başkanı. Bizi ağırladılar.
2008 Yılında Pınarhisara arı götürdüğümüzde o zaman ilk larva transferileri yapılıyordu, o çadırda bede vardım dedi. Yüsükleri kendimiz yapıp yeni gelen karniollardan gelenlere larva transferi yapmıştım.

Kemal Bayraktr  abiyi, Rıdvan abiye havale ediyorum :)
Mustafa hocamızıda fuarda görmek nasip oldu, maşallahı var hala dinç, gençlere taş çıkarttırır.
Pınarhisarın standında biraz takıldık doldu taştı.
Mehmet abi ile görüşmeyeli 11 sene olmuş, 2009 yılı ağustosunda görüşmüşüz alt linkte o zamanki fotolarımız var.



Bir festivalin daha sonuna geldik.
http://bengittim.blogspot.com/2009/08/doktor-bu-sagim-sayilmaz-bir-daha-sagim.html

2009 Yılı Ağustos ayındayız...
Arşivden...
 Muhteşem abi 2009 yılında kalp ameliyatı olmuştu ballarını almaya yardıma gitmiştik. Başak şehirli Salih abinin kayınçosu Kemal Şenol ve Mehmet abi.
11 Yıl geçmiş Trakya ağası üçbeşler :)
 İki, doktor bize yemek hazılıyor...
Dr Bülent ve Dr.Muhteşem hocalarımız köfte pişiriyorlar ve herkese eşit dağıttık dediler nasıl hesap yaptılar bilmem benim köfte sayısı fazla idi :)

Aliosman abide benimle uğraşıyor sen yeme diye.
 2009 Yılı Muhteşem abinin bal sağım ekibi.

20.02.2018

ARICI GEZİLERİ...

Resimdeki mutluluğa bakarmısınız...
Bu mutluluğun sebebi benim keçi...
Dostlar acayip hırs yapmış, biz bu anı beş yıldır bekliyorduk, hatta biriside keçiyi yedik ama keçide bizim ömrümüzü yedi demiş :)
Ben bu kadarmı pintiyim, bunlar iyice umudu kesmişler :)
Şu düşürüldüğüm hale bakın...
Allah kimseyi kimsenin eline düşürmesin...
Ayrıca Allah ne virise her şiyin hayırlısını virsin....
Dostlarımla güzel bir gün geçirdik, magazine geçmeden arılıkta bir ruşet yakaladım bu önemli onu anlatıp magazine geçeriz.

Arılığa gittiğimde mutlaka tüm kovanların önlerini dolaşırım, musluklara tek tek göz atarım, bazen daralttığınız delikler kuşlar  tarafından açılabilir, fare açabiliyor, yağma olmuşsa hemen anlarsınız.

Yusufun arılıkta arılar uçuyordu bir ruşet  çalışmıyor önündede bir kaç ölü arı vardı.
Hemen ruşeti açtım, arılar çok yavaş hareket ediyordu bal bitmiş hemen şurup istedim, yusuf ballı çıta getireyim dedi. Dedim ballı çıta olmaz, acil şurup getir. Ballı çıtayı bu arıya verdiğimizde arılar zaten uyuşuk çıtaları araladığımızda çoğu dökülecek. Şurubu üzerlerine döktüm aşırı olmamak üzere, şurubu alan kendisini ve yakınındakini hem besleyecek hemde ısıtacaktır. Hemen sobanın üstünde bir taş ısıttım ruşete koydum ruşette ısıyıda yükselttim. Biraz sonra biraz daha şurup verdim arılar gevşedi ve hareketlilik başladı ama dışarı gidemiyorlardı.
Aradan üç saat arı içeride iyice açıldı.
Artık akşam olmak üzere işi sonlandırmamız lazımdı, şimdi ballı çıtaları girebiliriz.
Boş çıtaları aldım.
 Orta çıtayı çektim ana arıyı gördüm.
Muhtemelen yavrular ölmüştür ama arıyı çıtadan ayırmak şimdilik zor ve olduğu gibi bırakıp iki tarafına ballı çıta girildi, ayrıca acil ihtiyaçlar için sulu şurubu yavrulu çıtanın iki tarafına döktüm.
Yere dökülen ve hareketsiz duran arılar vardı onu sobanın yanına götürdük arı öldü zannedersiniz ama soğuktan ölü gibi durur ısındığında hareketlenir.
Ruşeti aktarırken canlı körük kullandım :)
Yavrulu çıtanın iki tarafına ballı çıta girdik.
Ruşeti kurtardık ful bir çıta arısı kalmış. Haftaya güzel bir gün olursa yavrulu çıtayı almasını söyledim Yusuf'a.
Yavrular soğuktan ölmüştür arı yavruyu söküp atmaya çalışırken gene nüfus kaybeder.  Operasyon tamamdır, aç arılar genelde kovan önüne çıkar çok yavaş hareket ederler uyuşuk dururlar, bu gibi durumlarda izlenecek yol budur...
Yusufun arılıkta toplanamadan Gebzede toplandık Engin abi ve Müço Düzce'den geldi. İlhami abi Darıcadan geldi, Bilal Mollafenariden geldi, Zaim abi Gebze'de zaten. Gebze İsaklıya hareket ettik. Güzel muhabbet oldu.
Bol espiriler vardı, günün konusu performansa dayalı iş veya işçi memur çalıştırmaktı. Hem iyi hem kötü bir durum ortasının bulunması lazım.
Performansa dayalı sisteme göre doktor çalışmış olsaydı Muhteşem Abim Allah korusun şimdi hayatta olmayacaktı. Neden mi, kalptte 8 cm yırtık var, ameliyattan çıkma şansı %2 doktor bu riski alıp hastayı ameliyat etmez, çünkü hasta ameliyattan çıkamadığında performansa eksi puan verilecek.

Orada anlatamadım buraya yazayım, kamuda çalışan bir tanıdığım anlatmıştı, günlük su sayacı okuyorlardı, ortalama okudukları sayaç sayısı 150 aboneyi geçmiyormuş, üstlerindeki yetkili diyorki bak 4 bin lira para alıyorsunuz yapılan iş az performansınızı artırın, tanıdığım kişi dediki kendimizi zorladık 250 aboneyi okumaya başladık gene beğenmediler, bir firma teklif verip işi aldı, taşeronda ki sayaç okuyan eleman günlük 500 aboneye ulaşıyormuş ve bizim aldığımız paranın yarısında bile az maaşa bu işi yapıyorlar demişti...

Kim ne yaparsa yapsın çalışanda Allah korkusu ve kul hakkı konusunda hesap vereceğini düşünmüyorsa gereği gibi çalışmayacaktır.
Bu konu ara sıra karşılıklı nüksedip durdu, performansa karşı olanda vardı iyi diyende vardı. Örneklemeler ise içinden çıkılması zor bir yere dayanıyordu, düşünün bir müdür görevini yapmıyorsa onu görevden alamıyorsun, performans devreye girdiğinde müdür otomatikman görevden alınacak veya görevden almasınlar diye çalışmak zorunda kalacak, ortasını bulmak gerçekten zor. Hakim savcıya sen az dava sonuçlandırıyor sun dersen nasıl suçluyu suçsuzu dileyip işi hızlandıracak...
uzun süredir bazılarımız birbirini görmemişti.


Ben ormana yabani çilek ektim, yakalanmışım. Adapazarından iki yıl önce getirdiğimiz dağ çilekleri acayip arsız saksıda durmuyorlar. Her tarafa kol atıyorlar.
Mis gibi hava, aslında bu günü kaçırdık tam arı kontrol etme günüydü...
Yavaş yavaş millet acıkmaya başladı...
Keçi zamanı...

Geçmişte tavugu iki ayaklı keçi, patatesi Afyon keçisi diye yedirenler vardı aramızda :)
Gerçek keçiyi ustaları öğretmeliymiş, buyurun öğrettik....
Keçi kavurmayı duyunca üç gün öncesi diyete başlayan kalfamızda oldukça mutlu görünüyor.
Millet keçi yerken bana kuru pilav :)

Yemekten sonra çay ve çerez faslı başladı...
Üstünede İlhami abim cümbüşle müzik ziyafeti verdi...
Ülkemizdeki en teşekküllü arılık bana göre Yusuf Şimşak'ta. Ormanda güzel arı evi ve içinde balı belli ısıda tutacak bal kazanları, güzel malzeme rafları, bir çok arılıkta yoktur.



Yusuf beyin küçük kızı, tekne kazıntısı, Maşallah...
Bir günü daha yedik dönüş vakti geldi çattı...
Son zamanlarda resim çekmiyorum çekenlerden alıyoruz sağ olsunlar iyi resimler yakalamışlar...
Dostlarıma sonsuz teşekür ediyorum, sizlşer için keçi neki :) Yeter ki isteyin...

İlk denememde yaptığım aşılar 5-6 cm filiz verip kurumuştu, bu yıl yeniden palamut ağacına kestane kalemi aşılayacağım. Kabuk altına aşı yapılıyor, bu işi başaranlar var. Hatta Şile orman işletmesinin meşe ağacına kesatane aşılama için ayırdığı deneme alanı var. Birde facede bu işle uğraşan gurup var onun linkini bulup buraya koyacağım. Meşe ve kestane aynı familyadan diyor bilimciler. Bazı kişiler her meşeye olmaz uzun tohumlu olanı değilde yuvarlak tohumlu olana aşılayın diyorlar.  Bu konuda çok soru alıyorum ama meşeye kestane aşısı oluyor...

 Bir arkadaşım tarafından gönderilen 110 R asma kalemleri. Köyümüzdeki babamın bağında çok eksik var ve bağı yenilemeye başlıyoruz. Arkadaşımızın ismini vermek istemiyorum kendisine teşekürler, bir posta daha kalem yollayacak, bu kalemler Fransa'dan gelen anaçların dalları.
Bursa Fidancılıktanda 150 tane köklü 1103 Paulsen asma anacı alacağım inşallah.


Amerikan asma anacı,110R, 140 RU ve 1103 Paulsen kuraklığa en dayanıklı asma anaçlarıdır, bir videoda köklerini ene ve derine 40 metre gittiğini anlatan bir ziraat mühendisinin videosunu izledim. Dağın başına bu anaçları ekin ve istediğiniz üzümü aşılayın verim alıyorsunuz. Bu anaçların kendisi verimsizdir üzüm vermez. Alt linkte asma anaçlarının özellikleri açıklanmış resimde ise anaçların dayanım özellikleri var. Anaç listesini aynı sayfadan ekrandan resimleyerek aldım.
http://www.bodrumbaglari.com/mv.php?sayfa=detay&id=44