kraliçe dölleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kraliçe dölleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.05.2013

ANA ARI YAPAY DÖLLEME, Artificial insemination of queen bees


Bu yıl 3. suni tohumlama çalışmamızı bu akşam yaptık. Planlarımızı yaptığımızda Muhteşem abide gelecekti, son anda çalışmaya katılamayacağını söyledi, hep birlikte olsaydık çok iyi olurdu ama kısmet böyleymiş, kısmet olmazsa sopa bile yenmiyor...

Bu ülkemizde gene bir ilk çalışma oldu, suni tohumlama çalışmasını arabada yaptık. 220 Volt elektirik işini inventör (akım çeviricisi) ile hallettik, 12 volt akımı 220 ye çevirdik, araç sürekli çalıştı, kaloriferi sürekli açık tuttuk, içerisi fırın gibiydi.

İlk tur sperm için dün 90 erkek kafeslemiştim, yetmeyeceğini biliyordum, yedek kafesleri bulamadım, Fransız arıcı Celine Gobin erkeleri 50 tane alın der, erkek arılar kovan ortamından ayrıldıklarında kısa süre sonra hareketleri yavaşlayıp ölürler. Ben son erkeğin spermini aldığımda kafeste hiç bir erkek arı ölmedi, işin ne kadar seri yapıldığı ayrıca sıcaklığın önemini ortaya çıktı.

Erkekler bittikten sonra ikinci iğne için tekrar damızlık erkeklerin bulunduğu özel kovandan erkekler aldı.

Suni tohumlamanın en önemli ayağı, erkek arılardan sperm toplamaktır.Bu işi oldukça iyi yapıyorum, erkek arıdan anlarım::))
 Uzun zamandan beri Sadri abiyle görüşmedik yaklaşık iki ay filan oldu. Sadri abi çalışmalarımız esnasında sana iyi bir mikroskop lazım dedi durdu. Kullandığımız mikroskop tam bu işe göre değil ama işimizi görüyor.
Aletimiz ise oldukça kaba ve parçalar aşırı sert, ben alıştım.
Bunları niye yazdın diyecek olursanız, ülkemizde acayip işler olmakta.
Sadri abinin yaptığı suni tohumlamaya bir kurum süper diyor, bir başka kurum ise kusurlar bulup, alman Şchleyin altini tercih ediyoruz diyenler olmuş, isimleri önemli değil, bunlar bilim adamlarımız. Bir alet yapılmış, kusuru varsa benim bildiğim Sadri abinin halledemeyeceği sorun yok. Bir hoca bu iyi dediğinde onu sevmeyen başka hoca kötü diyebilir, hocalarda birbirine düşmüş ne günlere kaldık...........
Senin ülkende dünyada 8-10 çeşitdi olan bir alet yapılabiliyor ve sen bunu beğenmeyip yabancıyı tercih ederim diyorsan yazıklar olsun.

Ülkemnizde ellerinde her imkan olanlar bu güne kadar neler yapmış bir bakmak lazım, sonuçta kimin aleti olursa olsun bu aletler kendi başına dölleme yapmıyor......
Biz ne kazma (kaba)aletle çalışıp neler yaptık ortada.
Neyse gene kısa keseyim bu bölümü:((


Çalışma ekiple yapıldığında daha rahat oluyorsun, Aydıncık'ta iki tur dölleme yaptım, gözünü dört açacaksın, ana arıya karbon veriyoruz, verdiğimiz gazı ayarlayan detektör veya vana gene bu işe uygun değil, akvaryumcuların kullandığı karbon vanasını kullanmaktayız. Dolayısı ile karbon bazen kendi kendine kapanıyor bazende fazla veriyor, bir dengesizlik var yani. Bunlar ise bizim başarımızı gölgeleyemiyor, ne kadar sorun varsa hepsini geçmişiz.
Sadri abi karbon ayarını sürekli yaptı.Dölleme yaptığımız zaman bir kişiyi narkoza ayırmak zorundayız, yoksa toplama aletle böyle oluyor işte.
Sonuçta bu işleri yapıyoruz diyenlerin bu işleri yaptığını zannetmiyorum, bu benim tahminim tabiki,...

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Bayrampaşa belediyesinde çalışan Sebahattin bey ana arı almaya geldi, hafta içi çalıştığından hafta sonuna kendisini ayarlamış, sağ olsun İstanbul'daki elim ayağım oldu kendisi. Bu sene plastik çıtalarımı terminale, oradanda otobüse verip beni büyük bir yükten kurtardı, Allah razı olsun, kendisine birde buradan teşekür edeyim.
Yaban mersini fideleri, Ali Şekerli abim istemişti. Aydıncıkta bulamadık,  avukat Kerami bey getimişti Anamur'dan. Bir türlü elimiz değip  Edirne'ye yollayamadım. Bu akşam Sadri abime dedim abi bunu bir kargolar mısın  ne demek dedi, bir yükten daha kurtulduk ama Sadri abi banada bu fidelerden getireceksin, seneye söz verdik::))
 Dönüyoruz 8/5/2013 tarihi akşamına. Uygulamaya 7 ana arı aldık dolayısı ile bir iğne 5 ana arıya yetiyor.
 Bundan sonra biraz daha sayıyı artırmayı düşünmeye başladım. Nasılsa iğne değiştiriyorsun.Yada harbo şırıngaya ihtiyaç var, bir seferde daha çok sperm toplanıyor harbo şırıngalarda.
 Aletin üstünde bir türlü düzgün resim alamadık, birde alet dışında sperm fotoladık.
 Sadri abi alete ayar çekiyor, benim cımbızı son sistem hocaların beğenmediği ile değiştirelim dedi::))

Sadri abi geçen seneden bu taraf acayip kendisini geliştirmiş, bu akşam iki dölleme yaptı, hatta Muhteşem abiye dedim Sadri abime nazar değmesin süperdi. Enes ise ben sizin yanınızda çalışmam kendim yapacağım diye bol bol kedinin kasap izlediği gibi izleyip durdu, ara işlerini yaptı, İlhami abi misafiri geldiği için bu akşam arılıkta kalmadı.
 Sadri abim yürü kim tutar seni, doktora bir gaz vermişim, gelmediğine kahrolmuştur....
 Sperm verirken bir poz, cam iğne üzerine ölçüm yapıp asatat kalemiyle işaret koyuyoruz, her karaliçeye bu akşam 9 mikron sperm verdik, sınır 8 ila 10 miron olmalı. Miktarı mikroskoptan görme şansınız yok, sperme yandan bakmak gerekiyor.
Oldukça başarılı bir çalışma oldu, 4-5 gün sonra son durum belli olur, genelde 4-5. gün yumurta görüyoruz.


Bu işi ilk defa ülkemizde araba için biz yaptık, efendim bu iş laboratuvarlarda olur diyenlere gelsinnnnnnnn...::)))
Fantazi ve tarza bakın......

31.12.2012

SUNİ TOHUMLAMA ZORMU?



Dostlarım

Kalfam niye gülüyor anlamıyorum.
Ali Şekerli abim.

Mehmet yüksel


Vecdi abi hafiye gibi adamsın. 2008 yılındaki yazdığım yazıyı nerden buldun. Ben 2007 de Uludağ üniversitesinde yapılan arıcılık kongresinde, suni tohumlama işini sormuştum yetkili kişi bir sezonda 3 tane başardık demişti, yapılan bir sürü uygulamada tüm ana arıların felç olduğunu söylemişti. Yani siz bu uygulamayı bilenlerle laboratuar ortamında yapıyorsunuz ve acayip bir başarısızlık var. 2007 Yılından bu güne çok seneler geçti, sonrasında neler oldu bilmiyorum ama sonuçlar benim açımdan üzücüydü. Birilerinin yaptığı işi sen yapamıyorsan, birde her türlü imkân ve eğitime rağmen, ne denir bilmem.
Yazının tamamınıtam anlamak için altaki linki okuyup, sonra devam etmenizi tavsiye ediyorum.

Bazılarının karın ağrısı var.
Bir isi,
Bilen Yapar.
Az bilen akil verir.
Bilmeyen Elestirir.
Yapamayan Çamur Atar.


İşin garip tarafı ise biz bu işi yapıp çıtayı %100 lere çekince, işin mundar olmasıydı. Küçümsemeler, yav bunda ne var demeler. Beni küçük görenler, bu işte söz sahibi olanlara bakmalılar, şimdiye kadar ne yaptınız demeliler. Geçmişte larva transferi yapıp, yaptığı transferle konuşanlar vardı, işte ben seni seçmeseydim, sen işçi olacaktın, bak şimdi kraliçesin ve bununla övünen çapsızlar, birisi anayı ve babayı seçince ben doğaldan yanayım demeye başladı, peki doğaldan yana arıcılık yapacaksan, neden biraz sepet veya kara kovan alıp doğal arıcılığını yapmıyorsun. Doğal adamın fenni kovanda ne işi var, larva transferiyle ne işi olur, ben suni tohumlama yapınca niye çamura yatılıyor. İşin garip tarafı biz bu işlere girene kadar bu işleri kimse bilmiyordu. Şimdi akıl veren mi? ararsın, eleştiren mi? ararsın, çamur atan mı? Ararsın hepsi mevcut.
Bazı kişilerin bazı şeylere kasıtlı olaraktan kafası çalışmıyor. Bu kişiler zekalarını geri vitese takmışlar, bakın yanlış anlaşılmasın geri zekalı filan demiyorumJ

Bir sorun olduğunda birileri sorunu çözüyorsa genelde ona kimse bir şey sormaz. Ben kendim bir şeylere kafayı takmışım ve bir ekip oluşturup ülkemize suni tohumlama cihazı kazandırmışız. Bu işleri ben mi yapmam gerekiyordu diye bazen kendime soruyorum. Bu soruyu bazı arkadaşlarımda bilimcilere sordular.

Şimdi olaylar daha iyi anlaşılsın diye başka örnekler vereyim. Bor madeni çok kıymetli, bir işe yaraması için onun nerelerde ne nasıl kullanıldığının teknolojisini bilmen lazım, bilmiyorsan bizim Bor madenimiz çok diye aval aval bakıp durursun ve bu bir işe yaramaz. Birisi çıkıp bu Bor madenimizi ülkemiz adına işler ise ne yaparsınız.

Bir sürü yerli arımız yok oldu, yok edenlerde belli, hesabı kime sormak lazım. Hala papaz bizden arı götürdü ve bir ırk oluşturdu diye boşuna övünür durursunuz. Papaz buradan götürdüğü madeni ülkesinde işledi, sen hala övün. Aynı arı sende çok niye bir başka arı oluşmuyor, demek ki bu işler laf ile olmuyor.

Bir yere gittiniz, adresi bilmiyorsunuz. Adres sormak için tahsilli birini mi ararsınız?
O bölgedeki birçok kişi sizin bilmediğinizi biliyor, sizde prof’sunuz şimdi ne yapalım.
Galile dünya dönüyor dediğinde tüm ülkesi karşı çıktı, bak sözünden vaç geç yoksa asacağız dediklerinde, ben sözümden vaz geçsem bile dünya dönmeye devam ediyor diye cevap vermişti. Hala aynı kafada olanlar var.
Gerçi benim bir şey ispat etmeye çalıştığım yok. Bazıları benim hakkımda başka şeyler ispatlamaya çalışıyor, onlarla oynamaya bayılıyorum.


 Şimdi insanlar karşındakileri kendisi gibi sanır, çünkü o gözle bakar, birde dolmuşa bindiyseniz vay halinize. Bir örnek vereyim, bir gün Hz. peygamber bir yerde oturuyor, ebu cehil gelip senin sülalende senden daha çirkini yok diyor, peygamberde ona haddi çok aştın ama doğru söyledin diyor.
Biraz sonra Hz. Ebu Bekir gelip, peygambere diyor ki o kadar güzelsin ki, peygamber gene doğru söyledin diyor. Orada bulunanlarda bu nasıl iş, iki tarafa da aynısını diyorsun, cevap ben bir aynayım bana bakan kendisini görür demiş.

Kişilerin kendilerine göre fikirleri ve karşıtlıkları vardır, dolayısı ile fikirlerini zikrederler.

Yalancı yalancıyla olur, üç kağıtçı üçkağıtçıyı kesin bulur. Yalaka, yalakayı bulur.
Birisi hakkında bir şeyler söylemeniz için onu tanımanız gerekir. Tanımak içinde başta komşuluk edeceksin, yolculuk edeceksin ve borç verip, sonra kişi hakkında bilgi edinirsiniz. Bir de birini tanımak için etrafındakilere bakacaksın, onun içindir ki arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim derler.

Bizim ekibe karşı olanların neler yaptıklarına bakmak lazım, yıllardan beri laklaktan başka icraatları var mı? Birilerine ayar verip maşa olarak kullanıp bazılarını da peçete gibi çöpe atmışlardır, bazılarına da binmeye devam ediyorlar.

Başa dönecek olur isek gerçekten başarılması bizim açımızdan imkânsızı başardık. Alet yok, bilgi yok, danışabileceğin biri yokken, sıfırdan geldiğimiz noktaya kimse inanamıyor, isteyen istediği kadar dünya dönmüyor diyebilir:J
Kişiler bilgi ve becerilerine görüp konuşurlar, çapsızlarında dedikleri bizi oldukça eğlendiriyor, bir çoban bunları yapmaması lazımdı!!!!!
Vecdi abi kervan yoluna anlayacağın devam ediyor, elbette kervan uğurlayıcıları olacak, onlar ancak ürürler.
Hiç yazacağım yoktu, gene neler yazmışım.

2012 yılı takvimlere göre bitti.
Yarın 2013 başlıyor hayırlı olsun.

Ana arı ve yapay döllemeyle alakalı yazılarımızın tamamı alt linkte.