hünnap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hünnap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.08.2014

ARICILIK İŞİ BİTER Mİ...

 24 Ağustos 2014 tarihinde Gebze Kadıllı Mah. pürenlerin çoz azı açmış, açmayan oran ise %95...
 Pürenden polen toplamış bir işçi arı.
 Pürenden polen toplamış bir işçi arı.
 Arılıkta ortalıkta duran bazı maddeler kavan çıkışını kapatabiliyor... Karton, köpük veya poşette bu işi yapabiliyor....
İstesen böyle girişi kapatamazsın...
Arılar giriş kapanınca köpüğü kemirmişler...
Sıcaklardan bunalan bazı arıları bayıltıyoruz, karbon gazı acayip bir soğutucudur, karşınızdakine direk basınçlı verdiğinizde -70 derece üzerinde donmalara sebep olur.
Cazibemize dayanamayıp bayılanlar var, bu sıcaklarda...
İş kazası geçirip ölen işçi arı. Dikene saplanmış ve ölmüş...
Bizde bu dikene sıyırma dikeni denir, kıtlık zamanları, hayvanlara yazdan biçip kışın saman olarak yıllarca yedirilmiş...
 Balkondaki hünnap çok çiçeklendi ama meyve tutmadı, zannedersem fazla sulamadan kaynaklandı...
3-5 Tane hünnap tutmuş...
Gelelim ürün yarışmalarına....
 Trakya Hasanbey kavunu, en sevdiğim kavundur, çekirdeklerini Darıcaya ekmiştim, kavunlar büyümeye devam ediyor...
  Trakya Hasanbey kavunu, en sevdiğim kavundur, çekirdeklerini Darıcaya ekmiştim, kavunlar büyümeye devam ediyor...

 Kelek...
Kavunun küçüğüne kelek denir, büyüyüp ergenleştiğinde kavun olur...
Kelek çok lezzetli, hele birde dalından kopartıp kıtır kıtır sa...
Pazarda kelek oluyor ama koparıldıktan sonra karşımıza kaç günde geliyor belli değil, zaten  ilk kopartıldığında-ki tazeliği olmuyor...
Karpuzlarda yata yata büyüyorlar :v
 Ana arı üretimini sonlandırıyorum, terkler durdu ama bir an önce işleri azaltmam lazım, oğlan işe girince tek başıma acayip dağıldım. Sabah 06:00 da evden çıkıp 21:00 da en erken evime giriyorum. Ana arı işi bittiğinde iş azalır.
İşlerin yolunda olduğu gözlerde petek asılıyor..
3 Bölmeli ruşetlerimin iki gözündeki ana arıyı alıp, bir göze toplayacağım...
İşlerin yolunda olduğu gözlerde petek asılıyor..
3 Bölmeli ruşetlerimin iki gözündeki ana arıyı alıp, bir göze toplayacağım...
Birleştirmeler başladı...
Petek takılmış gözlere atılmış günlük yumurtalar...
Günlük arı yumurtası...
Taze...
 Bir kaç günde gelen polen rengi değişti, bir kaç gün öncesi tek renk polen geliyordu...
 Polen...
Bir kaç günde gelen polen rengi değişti, bir kaç gün öncesi tek renk polen geliyordu...
 Erkek arılar.
Damızlık erkek arılarda diyebiliriz. özel yetiştiriliyorlar...
Erkek arı üretimi basit bir şey değildir, arıcılıkta beni en çok zorlayan işlerden birisidir....
Tabi sıradan erkek değil, istediğimiz arıdan erkek üretimi bahsediyoruz...
 Bir yerden ana arı üretimi için yumurta temin etmiştim. Gelen yumurtalı petek el kadar yoktu, sanki yumurtayı sayıp yollamış...
14 tane transfer yapabildim.
Memeler kapanınca başına bir iş gelmesin diye bigudi denilen kafesle kafesledim.
Bir memeyi açık bırakmıştım, açık meme bozulmuş, durup dururken tek meme niye bozulsun diye bir inceleme yaptımki erkek bölümünde bir meme kaçırmışız...
Memeleri kafeslemeseydim yaptığım onca plan mahvolacaktı...
Bu hikayenin tamamı iş tamamlandıktan sonra paylaşayım...

Elimdeki güçlü kolonileri bölmeye başladım. Seneye inşallah 100-150 adet f1 ana arılı koloni satışı planlıyorum.
Kışa 300 bölme ile girmeyi hedefledim bölmeleri bu hafta sonu yapmaya başladım...
Yardırmaya devam...
 Hafta sonu pazar günü ovacıktaki malzemeleri getirmeye gittim. Köyede gitmişken uğrayayım dedim.
Geçen sene ovacıktaki yeri bana ayarlayan Recai bana bizim ağaçta dünden beri bir oğul duruyor dedi...
Hemen gidip oğulu bir çuvala alalım sonra kovan getireyim dedim.
Uzun süre bir yerde duran oğulun ne zaman gideceği belli olmaz, salkım bir sökülmeye başlasın anında kalkıp gider...
Arkasından bakakalırsınız...

 Bahçedeki kulübenin kapısında tül varmış, hemen onu söktük ve oğulu bohçaladık...
 Kıştan yetiştirmeyi planladığımız kestanelerin ekimi devam ediyor. Hazır Ovacık'a gitmişken bir kaç zulaya kestane ektim.
Ektiğim yer ayak altı değil.
Bir baktım yanımda bir ses var, kaplumbağa geçiyor, ulen bunun yapraklarını bu yer diye fidelerin üzerini çalı çırpı ile kapadım...
Elimizle götürüp fideleri kaplumbağaya teslim etmeyelim...
 Ovacıktaki ahırda bulunan laboratuvarımı bu hafta sonu taşıdım...
Geçen sene saman ithal ediyorduk, bu yıl biçilen ekinlerin sapları hala kaç aydır tarlalarda sürünüyor, ayarlarımız bir türlü tam olmuyor.
Ayarsız milletiz vesselam...
 Eski arılıktan malzemeleri yükledim, idarelik birde ruşet ayarlamışım. Emin beni bekliyor, bohçayı açtık ve ruşete yönlendirdik.
 Uzun süre bakmama rağmen ana arıyı göremedim içim rahat etmedi, biraz toplansınlar diye mola verdik acayip sıcak var köy karpuzu yedik...

 Emin bu işe ısındı, bundan sonrası kolay, bir ara aklı başında bir kovan birde kapalı yavru götüreyim seneye bu arıcı olur :))
 Arılar toplandıktan sonra ana arıyı buldum ve rahatladım....
Emin Koçar...
Yoğun bir hafta sonu daha geride kaldı...
Arıcının işi bitermi diye sorarsanız, ancak musallaya getirdiklerinde arıcının işi bitmiş ama arı işleri devam edecektir....

20.05.2014

ARICILIK... ARI YUMURTASI...

Benzin yada yakıt yoksa araba çalışmıyor. Yol yok ise arabanız çalışsın ne olur, gitme şansınız yok. Gebze bu günlerde yok konusunda oldukça sıkıntılı. Şekerpınar ile Dilovası arası 15 km olmasına rağmen 4-5 saate süren çileli geçiş var. Yol bakım ve eklemeleri yapılacağı için otoban Gebze'ye gelmeden kapanıyor, araçlar E 5 denilen yola geçip, ancak Dilovası'nda otobana girme şansları var.
Benimde hafta sonu planlarım vardı. Düzce'ye gidip gelmeliydim. D 100 deki durumu bildiğim için feribot ile karşıya geçip, yollarda beklemeyi kısaltmayı düşündüm. 10 Dakikalık Gebze Eskihisar feribot iskelesine yarım saatte ancak ulaştım. 3 Günlük tatil nedeni ile bir çok kişi yollara düşmüş.düşmüş. Feribotlar Yalova istikametinden boş gelip, Gebze'den dolu kalkıyor, bir saatte burada sıranın bize gelmesini bekledik, yollarda saatlerce dur kalk yapanlara Allah yardım etsin.

Yolda, Erkan Kayayı aradım yok, bir gün öncesi İstanbul'a gitmiş. Engin Altın abimizi aradım, gitmişken onuda bir göreyim demiştim, trafik sorunu nedeni ile bu hafta Düzceye gitmedim İstanbul'dayım dedi.
Tuncay Yoldaş, Düzce arıcılar birliğinde görevli, arıcılık teknikeri.Bir gün önceden ayırttığımız hazır kekleri teslim etti.Ana arı kutularına bardak ile fondon şekeri deneyeceğim. İlerleyen günlerde ortalık kuruyacak ve kutularda terkler başlar, önlem almaya çalışıyoruz..
Birlikten ayrılıp Gümüşova'ya geçtim.
Tacettin ile bayağı bir sohbet ettik. Konu benim ile uğraşanlara geldi, abi 2-3 günde sana sataşmadan yapamayanlar var dedi...
Ben niye başkalarıyla uğraşmıyorum, çünkü bu ülkede bana rakip yok, yaptıklarımı yapanlar olsa bile ancak ikinci olurlar...
Sataşanlar ortaya bir şey koyamıyor ve sürekli bizi hedef alıp gündemde kalmaya çalışan zavallılar başka ne denir, bazen haşlıyorsun değişen bir şey yok, aynı masal devam edip gidiyor...
Adamların hayat tarzı olmuş, birilerinden nemalanmak, ben ise bir işe başlamadan şunu yapacağım diye başlayıp yoluma devam eden birisiyim....
Tacettin İstip ve abisi. Abisi arıcılık dendimi eskiden acayip kızıyordu, Taci işleri nalburda aksatıyor diye... Şimdi ise abide arıcı olmuş :))
Gümüşovanın en çok arısı olan kişisi, meslektaşım, Gümüşova belediyesinde görevli abimiz...
Tacettin abi yemek yiyelim ısrarlarını geri çevirdiğimi gören Belediyeci abimiz, sen hala belediyeci olamamışsın diye bana kızdı....
Birde böyle ufak tefek arıcılara gelip gitme, buranın en büyük arıcısı benim diye hava attı.
Bir daha ki sefere sana geliriz, davetleri genelde geri çevirmeyiz, birde ekibi toplayıp gelirsem büyük arıcılık nasılmış görürsün...
Zaten neredeyse öğlen yola çıkmıştım ne zaman akşam oldu anlamadım. Bereket Gebze dönüş yolunda sıkıntı yok...
400 Km yi geçik yol yapmışım.Gebzeye geldiğimde çoktan hava kararmıştı. Enes Emin Pelitlide yaptığı bölmeleri Darıcaya bırakacak, dedim bekle birlikte gidelim arabada kek var ruşerler var onları bizim arabaya alalım, bendeki araba ortaklarımın dı :))(kayınço)
Darıcadan döndüğümüzde saat 22:00 olmuştu.
Acayip bir gezi oldu...
Balkondaki hünnap çiçeklerini göstermeye başladı. Bakalım balkonda hünnap yetişecek mi....
Şimdilik iyi gidiyor, saksıda hünnap ve dibinde yeşil soğanlar, bir kökte domates ektim :)
Darıca'dan bir görüntü.İlhami abi rutin yurt dışı telefon görüşmelerinden birisini yapıyor.Ne konuşuyor diye Enes Emine sorduk bizim geldiğimizi anlattı diye tercüme yaptı.
Yakında bende bu konuşmaları dinleye dinleye İngilizceyi sökeceğim gibime geliyor....
Bu yıl arılıklarda acayip oğul var.
Uzun süren yağışlı havalar bu işi tetikledi, Trakya'da birinden haber aldım, 100 kovan arısı var ve günlük 100 oğul, koymaya ne yer var nede malzeme ipin ucu kaçmış...

Olumsuz havalar bu yıl bizi fena vurdu henüz bu olumsuzlukları atlatamadık. Mayıs ayının başında dagğttığımız memeler, genelde 15 gün sonrası yumurtaya girmesi gerekir. Ayın 19 zu olmuş hala yumurtaya başlamadılar, hafta sonu hiç ana arı toplamadık. Üç beş göze baktığınızda siz gerekli raporu veriyorsunuz, boşu boşuna acaba şu yumurtaya başladın mı? yok bu başladı mı diye baştan sona gitmenin anlamı yok.

İlk defa 3 günlük tatilde bir tane bile ana arı toplamadan hafta sonunu kapadık.

 Kestaneye azda olsa arı götürmeyi düşünüyoruz, en azından onları belirlemeye çalıştık. Darıcada kuvvetli arılar oğul verip parçalandılar :(
Bazı oğullar kaçmış..
Gene oğula giden kovanlardan birisinde meme temizlerken bir şey dikkatimi çekti. Arının birisi çiçek buketi ile geziniyordu :)
herhalde doğacak analarına çiçek getirmiş. :)
Böyle bir görüntü ile ilk defa karşılaştım...
Çiçekli arı...
Hafta sonu gezimin en önemli ayaklarından birisi 2011 yılında yapay tohumladığım kraliçeyi ziyaret ettim. Bu yıl 4. yılı ve kızlarının performansını çok övüyorlardı, bir çıta yumurtasını birde erkekli çıtasını ruşete aldım. Resim ve videosunu çektim. Öldüğünde video ve resimlerini yayınlayacağım...
Arıda cins'mi olur, arı arı diyenler kendilerini kandırsınlar.Yasmin Swinz Arı ıslah merkezinin başındaki kişi.Minik çocukların ortasında arı açıyorlar.Karniol arısı, dünyanın en sakin arıları.Dünyada sıcak iklim arısı İtalyan arısından sonra kullanılan arı karnioldur.En büyük özelliklerinden birisi gittiği bölgeye en çabuk adapte olması, arının yayılmasına neden oluyor.Yoz arılar gibi değil yönetim isteyen bir arıdır karniol arısı.
Bir arkadaşım bir kaç tane bu arıların damızlıklarından getirmişti. Birisini sana vereyim diye teklif etti, ben kabul etmemiştim, baharda yumurtasını alsam yeter demiştim.
Bizimle uğraşanların en büyük sıkıntılarından birisi aslında bu, yumurtasını aldığımız ana arıyı kopyalayabiliyoruz.
Geçmişte yaptığımız işi küçümsüyorlardı, efendim ana arının kıçına iğne sokmaya ne var...
Ülkene bir bak kaç kişi bu işi başarabilmiş....
Bunu yapacağımızı, eğitim almadan ve aletimiz yokken açıklayıp yola çıkmadık mı....
Yasmin Swinz arılığında damızlık olarak kullandığı analardan birisinin, bir çıta yavrulu çıtasını da alıp Gebze'ye döndüm...
Arı işte, birde bunlara bakalım nasılmış :))

2.02.2014

ARICILIK VE GEZİLER, ŞUBAT 2014

Bu gün 2 Şubat 2014, Darıca'da arlar uçmuyordu ama biz her zaman arı açarız ve açtık....
İki hafta sonu mesaiye kalınca bir türlü arılığa gidememiştim. Bu gün bir turladım. İlhami abi bahçedeydi.
Geçenlerde bir ruşeti plastik çıtada çalışmaya başlatmıştık. Tüm ballı ve yavrulu çıtaları alınarak boş örülmüş çıtalar verilmişti. Tabi boş çıtalara çekmeleri için invert şurup vermiştik.
Ruşette 3 çıtada yavru faaliyeti var. Açmışken içerideki yemlik olarak kullanılan pet şişeyi gene invert şurup ile doldurduk.
Hani kışın arıya şurup verilmez diyenler var. Bakın kışın arının her şeyini alıp, invert şurup verdik, sonuç ortada, 3 çıta yavru faaliyeti var, invert şuruba devam, bu şurup arıları zehirliyor bilesiniz :))
Bir ham petek girmiştik, biraz kabartılmış ama havalar soğuduktan sonra arı petek örme işine ara vermiş.Havalar ısındığında zaten bir sürü yeni işçi arı doğmuş olacak ve petek örme işi hızlanacak.
Darıcada bahçelerdeki çiçeklerin ve otların durumu.
 Çekmeceleri her gittiğimde temizlerim, sıvı olan invert şurup, İlhami abi arılar uçarken çıta üstüne şurup püskürtür, fazla şurup yere akıyor, polen tuzağından da çekmeceye..
İşin garip tarafı bir sefer oksalik asit damlatma yaptık, hala varroa düşmeye devam ediyor.
Arıların petek ördüklerini buradan anlıyoruz, üretilen bazı plakaları düşürmüşler.
 Oksalik asit damlatma sisteminin en az 5 hafta etkili olduğuna pek inanasım gelmiyordu :)
Sizde aynısını düşünüyorsanız bir deneyin, gördüklerinize inanmaya başlayacaksınız.
Düşünsenize, Almanya da yazın iki tur formik asit, kışında bir tur oksalik, sezon içinde bir kaç çıta erkek arı yavrusu imha ediyorlar, varroa kontrol altında. Bizde ise arıcıların bir çoğu yıl boyu her türlü kimyasal başta olmak üzere kim ne derse yapıyor varroa kontrol dışında.
İkinci takip ettiğim kovanın çekmecesinde varroa var ama kovanda daha farklı bir çalışma vardı, sırlı ballar sökülmüş ve çıtalarda sanki temizlik var.
 Daha sonra İlhami abi ile Darıcanın sahilinde bulunan Dudayev parkına gittik. Yolda bir ağaç ördüm muhtemelen badem iyice çiçeklenmiş durum.
Sahilde bulunan hurma ağacında bir sürü hurma vardı, havalar soğuyunca olgunlaşamamış ama ağaç çok yüksek, kuşlar hurmaların tadına bakıyordu...
Sahildeki çay faslından sonra, Darıca'dan ayrıldım.

Başka bir arılıktayım, özel kızların durumuna tam bakamadım, çünkü arılar uçamıyor hava soğuk ama buradan görünüşe göre yavru iyice artmış.
Hazır invert şuruptan, kızlara bir ziyafet çektim, şurupluklar dolduruldu. Şurubu isterlerse bir hafta bile çekmeseler bozulma olmaz, bu acayip avantajdır...
 Bazıları için kenarda tuttuğum enginar fideleri. Bu ocakta en az 20 fide var. Kayış atanlara lazım olacaktır...
Bu arada ufaktan bir enginar resmi koyayım, korkmasınlar....
Yarışa devam........
 Gelelim 1 Şubat 2014 tarihine.
Muhteşem abiyi ne zaman havuza çağırsak,abi bir programıma bakayım bu sıralar karışığım yarın haber veririm...
Kesin, hemde %100 kayış attı demektir.
Ertesi gün abi siz gidin ben gelemiyorum....
Bu cumartesi Yusuf Şimşak Yalova'ya gideceğim zamanın varsa gel dedi tamam dedim.
Muhteşem abimde yazlığına gidecekti. Usu len genede bir duyuralım ayıp olmasın dedik. Abi bende sizinle geliyorum dedi, dedim sen yazlığa gidecektin, yarın giderim sorun değil dedi.
İki dakikada tüm programlar satıldı...
Neyse cumartesi günü Gebze'ye geldi. Kahvaltı filan dedik dedi ben yaptım ayrıca diyetteyim. Bende diyorum bu adam bu kadar niye inceldi.
Yav misafirlikte diyet mi olur, kurabiyelerin bir tadına bak hele dememizle, gerisini yazmaya gerek yok resimler anlatsın...

Sen ye abim, kimse ne görür nede duyar, götür....
Gecikmeli olsa Yusuf geldi, geçik me önemli değil, diyetteki adama yazık olacaktı.
Yalova'ya gidiş nedenimizin başında, Yusuf bey birisinden tavuk almış. Öğretmen birisi boş vakitlerinde tavuk işi yapıyormuş tu. Bir sürü emek harcamış, kümesler yapmış, hafta sonları kalabilmek için konteyner koymuş. Birde bahçeye sera kurmuş, hepsi süperde... İşin garip tarafı ise yer kendisinin değil. Yer satışa çıkmış bizim hocaya yol görünmüş.

Yusuf beyin aldığı tavuklar Susek cinsi ve saf hat mış.
Her şeyde olduğu gibi tavukçulukta da saf hatlar çok önemli. Bu hat dünyada en çok yumurta veren sıralamasında en üst sıralarda imiş. Her işin kendi içinde acayip detayları oluyor.
Arazide bize hava atan bir horoz...
Her halde arazinin satıldığından ineğin haberi yok...
 Kümeslerin bir bölümü bıldırcınlara ayrılmış. Minik minik yumurtaları vardı.
 Resmin arka planında olan kahverengi bıldırcın, Japon ırkmış...
 Bizimki ise oturduğu yerden bir avuç toprak almadan kalkmayan cinsten.
 Bereket oturacak yer yoktu, serayı kaldırırdı yoksam...
 Horozların bazısı içeride, ortamda çok horoz olduğunda tavukları rahat bırakmıyormuş. Burada düzen bozulmuş, artık horozlarında durumu vahim, kimisi satılacak, kimisi düdüklüye girecek, dünya işleri....
 Folluğun olduğu bölümde müzik çalıyordu. Şu an resimde 5 yumurta yolda geliyor, durum onu gösteriyor.
 Yusuf Şimşak'ın yeni saf susekleri. Henüz 6 aylık. Önceki sahiplerinden daha iyi bakacak birisine gidiyorlar.
Yusuf bey artık, pleymut ve susek tavuk ırklar ile çalışacakmış. Her iki ırk, mutlu tavuklar serisinden:)
Tavuklar 4 koli olarak mersedesin bagajına dolduruldu.
Sonra yemek vakti....

Sayın hocamız diyette, Allah sonunu hayır eylesin, diyet bitirecek kalfamı ::((
Aylar sonra kursağımıza bir şeyler düştü, ben oldu mu yerim olmadı mı yemem, diyet nedir bilmem...
Şükürler olsun, bunca nimete.
 Yemek üstüne künefe yenirmiş, öğreniyoruz  :))
Bunlar hesap kavgasında, hiç oralı olmadım, bakarsın başımıza iş alırız. Ne halleri varsa görsünler. İhale Muhteşem hocamıza kaldı, kesesine bereket. Belkide diyette olduğunu ve yediklerini yayınla mayayım diye hesap ödedi ama nafile.
 Yemek sonrası fidancıya geçiyoruz. Bu fidancı Yusuf beyin yıllardır çalıştığı Ruhani DOĞAN
Geçmişte bir kaç kez başka yerlere kazıklanmış, düşünün kiraz fidanı alıyorsunuz, bu yıl kiraz verecek, bu yıl kiraz verecek derken geriye bir bakıyorsunuz 5 yıl geçmiş ve yediğiniz kazığa mı, geçen senelere mi yanarsın. Aldığın fidanın piç çıktığına mı yanarsın...
 Her işte olduğu gibi işini düzgün yapmayan fidancılar olduğu gibi işini 4x4 yapanlarda var.
Ruhani beyden alınan fidanlar genelde ekildiği yıl bile meyve veriyormuş veya ne diyorsa tutuyormuş diyeyim.

Şu an önemli bir şeyi inceliyorlar. Ülkemize bal ormanları kurulacakmış. Bal ormanları içinde yurt dışından getirilecek bir bitki var en büyük özelliği ise 12 ay çiçekli kalıyor dedi.

Bitkinin adı Leptospermum video, bizdeki bilinen adı Çay ağacı.

Duyumlarımıza göre çok kıymetli balı oluyormuş. Fidan ithalatını Ruhani bey yapacakmış. Fidanlar geldiğinde bize de haber ver dedik.

Bu bitki bal verdiği için getiriliyor, birde polen verirse....

Lepospermum video

Ruhani bey alınan fidanları ekilecek mi diye sordu, bizimkiler evet dedi, hemen ekilmeyecekse köklere dokunulmuyor.
Bizimkiler donuyor bu arada akşam üzeri nasıl ayaz oldu.
Ben fırsattan istifade edip, Muhteşem abinin bahçeye gittiğimde bazen meyve konusunda sıfır çekebiliyorum. Ara boşlukları dolduracak, meyve fidanları aldırdım. Gelip giden olur, kuşun, kurdun hakları vardır.
Dolayısı ile hünnap oldukça ileri aylarda meyvesi olgunlaşır, birde çikolatalı hurmalardan aldırdım. Bu hurma cinsi sertken yenebiliyor içi siyan ve çekirdekli olur. Normal Trabzon hurması ermeyince yenmez, adamı boğar be...
Yusuf bir limon aldı, üzerindeki limonlara bakın, minicik fide yarım kasa limon, fazlamı attık ki...
Bir hünnapta bana aldılar sanki ekecek yerim var, bari Niğde ye yollayayım, köyüme ekilsin.
Hünnap'ları gözüm tutmadı, parmak kadar bile kalınlıkları yok, orada çalışan bayan söylediklerimi duydu::((
Bunlar kaç sene sonra meyve verecek ki demiştim...
O gördüğün fidanlar bu yıl meyveli ve meyveden yıkılıyordu demez mi, yuh bana az çeneni tut dedim, yada içinden konuş dimi :((
Canım mersedes kamyon gibi, her tarafını dolduruyoruz....
Alınan fidanları koltuk arkası ve aralara koyduk.
Tavuklarda şaşırmıştır, Allah'ım ne günlere kaldık dediler sankim...
Muhteşem abi ise gün boyu diyeti bozmadı. Zayıflığından istifade edip,bir fidanda onun kucağına koyduk, hemde saksılı:))
Bu gün nasıl geçti anlamadım, Gebze'deyiz. Tavuklara bir hava alın diye açtık, üsteki kolinin içinde bir şeymi var diye elimi attımki, bir yumurta. Bu tavuklar ne kadar verimli onuda görmüş oluyoruz, yolda bile yumurta yapmaya başlamışlar, hemen unları folluğa yetiştirin...
Güzel bir gün oldu herkese teşekürler, Allah sizlerden razı olsun, nereden beni buldunuz bilmem ki::))