Bu hafta sonu bazı kovanları aktarmam gerekiyordu bazı bölmeleri de strafor ruşetlere aldım.
Son bir tur daha varro mücadelesi yapıp, kışın oksalik aside kadar varroa mücadelesine son verilecek.
Yavru durumları devam ediyor güzel polen geliyor, şu ana kadar iki şurup verildi, stoklar için daha şurup işine başlamadım.
Yavru durumları bizim yöremizde yıl sonuna kadar devam eder.
Genel durum stoklar konusunda iyi. Bazı bölmeleri arada kaçırmamak gerekiyor bir bakıyorsun sıfır stok olabiliyor.
En az iki tur daha yavru çıkacaktır yıl sonuna kadar.
Tüm bölme ve kovanlara Sadri abinin keklerini verdim, arılar bu kek çabuk tüketemiyor, adı üstünde kek arıyı ne kadar çok oyalarsa bizim için kardır. Arılar uzun süre işler yolunda olduğunu düşünerek yavruya devam edecek, bizde genç nüfusla kışa girip, sağlıklı bir şekilde bahara çıkacağız inşallah.
Hafta içi Gebzeli arıcı Bilal yardıma gelmişti, birlikte şuruplamıştık arıları.
Hafta sonu cumartesi günüde geldiler.
Recep abiyide alıp gelmiş. Arılıkta kalifiye eleman bulmak acayip güzel oluyor.
Kutuları toparlayıp, istiflemek gerekiyordu, bana kalsaydı bir hafta sürünürdü. Kısa sürede hepsini elden geçirip istifleyip sıkıştırdık.
Kışa giren kutuların içinde petekli kutular ayrılmalı baharda ilk petekli kutular kullanılmalı sona kalırsa kutular ve petekler duman olur, ağ kurdu gecikmelere bayılır.
Kutular istiflenirken alt giriş sürgüsü kesinlikle kapatılmalı, yoksa minik fareler kutuda kışlıyor, inekler sıcak yeri bulunda kutulardan öbür kutuya tünel açıyor. Baharın bir bakıyorsunuz açık kalmış kutuların her tarafı delik, rahatlık batıyor :)
Arılıklar artık kontrol altına alındı, bundan sonra sadece besleme işi kaldı.
Bizim yandaki çiftliğin sahibi (çoban) güya yardım ediyordu, balları toparlayıp götürdü. Bir türlü evlenemedi, çoban diyorsunuz, çobana karımı gelir diyor, mecburen çiftlik sahibi diyoruz artık :)
Gitti güzelim ballar.
Bu ballarıda artık kışlatmıyorum bahara kadar küfleniyorlar. Bölmelerin yan tarafına koyuyorum, arılar balı yataklarına çekiyor, hemde keklemiş gibi oluyor, yandan takviye iyi oluyor.
Eylül ayında yaptığım yarma kalem aşıları da filizlenmeye başladı.
Demek ki yazın yarma kalem aşısı oluyormuş :)
Bazı filizlenmeyen kalemleri dün tepeden kestim kalemler yeşil demek ki besleniyorlar yoksa 15-20 gün kalem yeşil olmamalıydı.
Muşmulalar bu yıl güzel, ava gittiğimizde de yabani muşmula var görünüyor, geçen yıl yabanilerde yoktu.
Ağustos ayında yaptığım yarma kalem aşısı.
Aiştainin bir sözü vardı, yanlış yapmayan hiç deney yapmamıştır gibi bir söz işte.
Bizde yarma aşı baharın yapılır. Hiç kimse başka zaman yarma aşıyı denememiş demek ki.
Ağustosta mürdüm eriği yapraklarını döktü erikte çok güzel tatlı bir erik, çoğaltmak istiyordum. Ormandaki gövem eriklerinin üçüne aşıladım, birisi tuttu, ikisi tutmadı, üçüde tutmasaydı tutmaz diyerek bu işi bırakacaktım, çünkü böyle bir örnek yoktu. Eylül ayında yarma kalem aşıladım gene tuttu, şimdi ekim ayında yapacağım bakalım onlarda tutacak mı.
Bir başka düşüncem ise filiz yapraklı ise yapraklarını kopartıp uyku moduna sokarak her dönem bu yarma aşı yapıla bilir tezim var onuda deneyeceğim inşallah.
Pazar günü ava ayırdım, uzun yıllar av işlerine ara vermiştim. Ben çok aktif ve hareketli birisiyim kış geldiğinde kilo almaya başladım, av felaket efor ve hareket istiyor.
İnşallah hafta sonuna Akşehir'de olacağız.
Bazı arıcı dostlarımla buluşuyoruz.
arıcılık sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10.10.2016
30.11.2015
ARICILIK,KASIM AYIDA, PASTIRMA YAZIDA BİTTİ...
Kasım ayının son haftası pastırma yazınında sonu oldu...
Darıcadaki bölmelere 25 kasım akşamı invert şurup yaptım.İki kova şurubu kuyuda soğutup aynı akşam bölmelere dağıttım çünkü hafta sonuna hava oldukça soğuyacaktı.
28 Kasım cumartesi varroa mücadelesi için darıcaya uğradığımda bazı bölmeler hala şurupları çekememişti. Yani havalar soğudu. Tek tük 12 derecede polen taşıyan arılar vardı. Sonuç olarak kanaatim bölmelerin yüklemeleri havalar düzelene kadar yeterli olacak.
Bu bölmelere kısa sürede 4 çuval şeker verildi ve ilk başlarda çok az başlayan şuruplama sonradan sorunlu ve az şurubu bile bitiremeyenler aralardan çıkartılıp diğerlerine verilen şurup artılırdı.
Bu resimler 25 kasım akşamı şurup verirken gece çekildiler.
Hafta sonu arı açacak hava sıcaklığı yoktu.
İşler sıkışık olduğu dönemlerde bölünen arıların ancak şurubuyla uğraşıldı ve sorunlu olanlarına destek yapıldı.
Bölüp kutudaki arıyla birleştirirken ana arılar kafese alınmıştı. Bir çok bölmede kafesleri alamadım, hala kafesler çıta arasında duruyor.
Mevsim olarak arı açma zamanı değil.
Verilen şurubu bölme alıyorsa o bölmeyi açıp karıştırmanın anlamı yok, bu bölmede işler yolunda deyip geçiyoruz.
Bazı acemi arıcılar kovanı açtıklarında anayı göremediklerini soru olarak forumda ve sorularda belirtiyorlar. Arıcı ana arı görecek diye bir şey yok, çıtada yumurta açık kapalı yavru varsa ana arı vardır, anayı görsen ne olacak.
Bakın yukarıda yazdım, bölme 18 ekimde yapılmış, kasım ayı bitiyor bazı bölmeleri açıp ana arı birleşirken kesildimi veya kabul edildimi diye bakmamışım. Anasız koloni zaten verilen şurubu alamaz, ne kadar şurupluğa parçalar koysanızda bazıları boğulur.
Peteklerde ağarma olmaz.
Peteklerde alınan şurupla ağarma oluyorsa o bölme veya koloniyi karıştırmaya gerek yok, şurubu bas geç öbür bölmeye...
Bir yılın daha sonu görünüyor.Bu gün 30 kasım ve yarın son aya gireceğiz.
Arı seri güzel günler zor, şubat 15 şe kadarda havalar düzelmez. Aralarda bir kaç güzel gün olur onları iyi değerlendirmek lazım.
Artık bahara yapılacak olan işlerin hazırlık ve planları ile avunacağız...
Hafta içi yardım istediler ağaç yüksek ve hurmadan yıkılıyormuş, gittikki uçta kalanlardan başka hurma kalmamış.
Zeki usta ile gerekli yardımı yaptık.
Olmuşların icabına hemen oracıkta bakıldı.
Ağacı yükten kurtarıp geri geldik. Evde olgunlaşmayı bekleyen Trabzon hurmaları...
Fasoncular iyi gidiyor verdiğim fidelere iyi bakıyorlar.
Bazıları minicik terlikle kıvırcık ölçümü yapıyor. Böyle 46 numara botla bir ölçüm yap diyeceğim çamur hazır, diyeceği benim ayağım küçük nereden 46 numara bot bulayım :))
Düz marul fideleri yeni fasoncular bekliyor.
Yüzlerce marul fidesi var.
Bu bahar iki kovada 13 çilek fidanı vardı, darıcada bunu araziye ektik.
13 Fide, öyle çoğalmış sanki orman gibi olmuş, yüzlerce çilek fidanı oluşmuş bunları bir hizaya getirmek lazım.
Pelitliye iki sıra çilek ikimi için hazırlık yaptık, bizim 3 nolu birader bahçıvan, ben toprak nasıl kazılır bilmiyorum :)
Cumartesi bu arada tüm bölmeler varroa mücadelesinden geçti. Körükle amitraz içerikli etken madde veridi.
Arta kalan zamanda bahçıvanlık eğitimleri aldım :)
Yaklaşık 6 metrelik iki sırt yapıldı naylonunu filan aldım, damlama sistemli çilek üretilecek.
.Yemek işini bizim Cilacı Zeki ustanın boyahanede yaptık.
Levrek balığı alıp kızarttık.
Cemil usta misafirimizdi.
Pazar günü soğuk ve yağmur vardı kendimizi arazide bulduk.
Dağ tepe gezdik, bu yıl kocayemişler güzeldi. Bazı yıllar hava yağış ve sıcaklıklardan olsa gerek, kışın kar varken çiçek açardı bu yıl çok erken açtılar.
Havalar soğudu bundan sonra koca yemişlerde bir işe yaramayacak.
Çiçeklerle birlikte meyveler.
Çiçek ile meyve bir kaç ağaçta birlikte oluyor. Turnçgillerde var, limonda kendim gördüm birde koca yemişte çiçek ve meyve aynı anda oluyor.
Derelerde salkım salkım çiçek açan başka çiçekler vardı, sanki sarmaşığa benziyor.
Bu hafta gene incir ağacını ziyaret ettim son incirleride götürdüm.
Geçenlerde çelik almıştım bizim doktor sanki çelik paraylamı yap 40-50 tane dedi, odunları sanki o taşıyor :))
Genede kırmadım 15-20 tane çelik alıp akşam bahçeye diktim.
Çelikleme ile ilgili ağaçlar nette geniş bilgi var. Oradaki yayınları okurken birisi Ankara da incir oluyor demiş şaşırdım. Ben memleketim Niğde de görmedim, duymadım ikisi de aynı iklim.
Çelikleme için aşağıda geniş bilgi var.
http://www.agaclar.net/forum/fidan-ve-fide-bitki-uretim-tohum-cimlenme-celik-asi/19244.htm
İncir ağacının son incirleri ne gitti be...
Kaç aydır incir üzerinden eksik olmadı, çok güzel kademeli bir verimi var.
Arazide ızgara vardı, bizim 7 numaları birader etleri çubuklara takmakta oldukça yetenekli...
Dağda bayırda yedikleriniz o kadar önemli değil ama hiç olmayacak yerde, közde çay acayip güzel gidiyor...
Haftaya galiba Şile daveti var, ne yapayım gidem bari.
İnsanlar duamızı alsınlar, hayır için giyiyorum yanlış anlaşılmasın...
Darıcadaki bölmelere 25 kasım akşamı invert şurup yaptım.İki kova şurubu kuyuda soğutup aynı akşam bölmelere dağıttım çünkü hafta sonuna hava oldukça soğuyacaktı.
28 Kasım cumartesi varroa mücadelesi için darıcaya uğradığımda bazı bölmeler hala şurupları çekememişti. Yani havalar soğudu. Tek tük 12 derecede polen taşıyan arılar vardı. Sonuç olarak kanaatim bölmelerin yüklemeleri havalar düzelene kadar yeterli olacak.
Bu bölmelere kısa sürede 4 çuval şeker verildi ve ilk başlarda çok az başlayan şuruplama sonradan sorunlu ve az şurubu bile bitiremeyenler aralardan çıkartılıp diğerlerine verilen şurup artılırdı.
Bu resimler 25 kasım akşamı şurup verirken gece çekildiler.
Hafta sonu arı açacak hava sıcaklığı yoktu.
İşler sıkışık olduğu dönemlerde bölünen arıların ancak şurubuyla uğraşıldı ve sorunlu olanlarına destek yapıldı.
Bölüp kutudaki arıyla birleştirirken ana arılar kafese alınmıştı. Bir çok bölmede kafesleri alamadım, hala kafesler çıta arasında duruyor.
Mevsim olarak arı açma zamanı değil.
Verilen şurubu bölme alıyorsa o bölmeyi açıp karıştırmanın anlamı yok, bu bölmede işler yolunda deyip geçiyoruz.
Bazı acemi arıcılar kovanı açtıklarında anayı göremediklerini soru olarak forumda ve sorularda belirtiyorlar. Arıcı ana arı görecek diye bir şey yok, çıtada yumurta açık kapalı yavru varsa ana arı vardır, anayı görsen ne olacak.
Bakın yukarıda yazdım, bölme 18 ekimde yapılmış, kasım ayı bitiyor bazı bölmeleri açıp ana arı birleşirken kesildimi veya kabul edildimi diye bakmamışım. Anasız koloni zaten verilen şurubu alamaz, ne kadar şurupluğa parçalar koysanızda bazıları boğulur.
Peteklerde ağarma olmaz.
Peteklerde alınan şurupla ağarma oluyorsa o bölme veya koloniyi karıştırmaya gerek yok, şurubu bas geç öbür bölmeye...
Bir yılın daha sonu görünüyor.Bu gün 30 kasım ve yarın son aya gireceğiz.
Arı seri güzel günler zor, şubat 15 şe kadarda havalar düzelmez. Aralarda bir kaç güzel gün olur onları iyi değerlendirmek lazım.
Artık bahara yapılacak olan işlerin hazırlık ve planları ile avunacağız...
Hafta içi yardım istediler ağaç yüksek ve hurmadan yıkılıyormuş, gittikki uçta kalanlardan başka hurma kalmamış.
Zeki usta ile gerekli yardımı yaptık.
Olmuşların icabına hemen oracıkta bakıldı.
Ağacı yükten kurtarıp geri geldik. Evde olgunlaşmayı bekleyen Trabzon hurmaları...
Fasoncular iyi gidiyor verdiğim fidelere iyi bakıyorlar.
Bazıları minicik terlikle kıvırcık ölçümü yapıyor. Böyle 46 numara botla bir ölçüm yap diyeceğim çamur hazır, diyeceği benim ayağım küçük nereden 46 numara bot bulayım :))
Düz marul fideleri yeni fasoncular bekliyor.
Yüzlerce marul fidesi var.
Bu bahar iki kovada 13 çilek fidanı vardı, darıcada bunu araziye ektik.
13 Fide, öyle çoğalmış sanki orman gibi olmuş, yüzlerce çilek fidanı oluşmuş bunları bir hizaya getirmek lazım.
Pelitliye iki sıra çilek ikimi için hazırlık yaptık, bizim 3 nolu birader bahçıvan, ben toprak nasıl kazılır bilmiyorum :)
Cumartesi bu arada tüm bölmeler varroa mücadelesinden geçti. Körükle amitraz içerikli etken madde veridi.
Arta kalan zamanda bahçıvanlık eğitimleri aldım :)
Yaklaşık 6 metrelik iki sırt yapıldı naylonunu filan aldım, damlama sistemli çilek üretilecek.
.Yemek işini bizim Cilacı Zeki ustanın boyahanede yaptık.
Levrek balığı alıp kızarttık.
Cemil usta misafirimizdi.
Pazar günü soğuk ve yağmur vardı kendimizi arazide bulduk.
Dağ tepe gezdik, bu yıl kocayemişler güzeldi. Bazı yıllar hava yağış ve sıcaklıklardan olsa gerek, kışın kar varken çiçek açardı bu yıl çok erken açtılar.
Havalar soğudu bundan sonra koca yemişlerde bir işe yaramayacak.
Çiçeklerle birlikte meyveler.
Çiçek ile meyve bir kaç ağaçta birlikte oluyor. Turnçgillerde var, limonda kendim gördüm birde koca yemişte çiçek ve meyve aynı anda oluyor.
Derelerde salkım salkım çiçek açan başka çiçekler vardı, sanki sarmaşığa benziyor.
Bu hafta gene incir ağacını ziyaret ettim son incirleride götürdüm.
Geçenlerde çelik almıştım bizim doktor sanki çelik paraylamı yap 40-50 tane dedi, odunları sanki o taşıyor :))
Genede kırmadım 15-20 tane çelik alıp akşam bahçeye diktim.
Çelikleme ile ilgili ağaçlar nette geniş bilgi var. Oradaki yayınları okurken birisi Ankara da incir oluyor demiş şaşırdım. Ben memleketim Niğde de görmedim, duymadım ikisi de aynı iklim.
Çelikleme için aşağıda geniş bilgi var.
http://www.agaclar.net/forum/fidan-ve-fide-bitki-uretim-tohum-cimlenme-celik-asi/19244.htm
İncir ağacının son incirleri ne gitti be...
Kaç aydır incir üzerinden eksik olmadı, çok güzel kademeli bir verimi var.
Arazide ızgara vardı, bizim 7 numaları birader etleri çubuklara takmakta oldukça yetenekli...
Dağda bayırda yedikleriniz o kadar önemli değil ama hiç olmayacak yerde, közde çay acayip güzel gidiyor...
Haftaya galiba Şile daveti var, ne yapayım gidem bari.
İnsanlar duamızı alsınlar, hayır için giyiyorum yanlış anlaşılmasın...
17.09.2014
ARICILIK EYLÜLDE YAPILANLAR
13 Eylül 2014 tarihinde Yusuf Şimşak'ın bal hasadı yapıldı ve bal sağımına kalamadık. Kendi arılığımda işlerim oldukça karışık.
Hala arı bölüyorum, bir taraftan kış stokları için besleme yapıyorum, İlhami abiye bile çoktan beri gidemiyorum, Darıca burnumun ucu ama..
3 Çıtalık bir bölme arı. Bazılarına göre bu arıların tamamı bu kışı çıkartamayacak, adamlar çok biliyor. Bunu diyen adamın arılarında böyle yavru var mı çok merak ediyorum...
3 Çıtalık ruşet kovanlarda, iki çıta yavru var. Büyük olasılıkla yılbaşına kadar bizde yavru devam eder.
Sonbahara girdik kışa doğru gidiyoruz.Arıların stokları hemen bir günde oluşmaz.Arılara şurup verdim hemen şimdi kekmi şurupmu vereceğiz diyenler var. Arının balı varsa kendine güveni olur ve yavruyu kesmez, kenar çıtalar boş olsa arı rahat yavru yapamaz.
Kışa yaklaştıkça bal kemerleri kalınlaşıp yavru alanı azalacak ve kışa girilecek. KovaN veya ruşetlerde tüm boş ve fazlalık çıtalar alınmalı ve arılar toparlanmalı.
Geçenlerde biriside arıları çok aşırı beslemişin yazmıştı, bir başkası arıların aç demişti. Konuşun bilmeyen sizi arıcı sansın:)
Bir çıtaya göre benim gibi birisinin arılığına veya arısına yorum yapılamaz. Benim sezon boyu en az 10 kovanda meme belenmesi yapılıyor.Bir taraftan bu kovana kapalı yavru takviyesi yapıyorsun. Meme besleyen bir kovana kesintisiz 3 gün şurup veriliyor, ver ver nereye kadar kovan bloke oluyor. Bu kovandaki bloke çıtaları bölmelere balı olmayan kovanlara servis ederiz.Yukarıdaki çıtada büyük ihtimal onlardan birisidir. Arıda eteklerdeki açık stokları yukarıya çeker altına yavru basar, bu çıta bölmede bu hala gelmiş ama bu bölmeye bu çıta geldiğinde ful şurupmuştur...
Gel şimdi bir çıtaya göre yorum yap.
Birde yaptığımız işlemleri ilk defa yapmıyoruz, yılların birikimi var.
Elimde torsek erkekleri var, fakat bir önceki yumurtaları arılar taşıdı ve zor duruma düştüm, yeniden yumurta temini yapıldı, yumurtayı gönderende bana sinir olmuştur nereden bende önemli bir damızlık var dedim diyordur...
Bu üçüncü yumurtalar, özel bir damızlıktan daha önce Yasminin kızlarının yumurtasını gene temin etmiştim kızlar rengarenkti, demekki kullanma meleziydi. Bu damızlığın kızları tek tip, zaten damızlık olarak temin edilmiş, hepsi birbirinin kopyası aynı çıkıyor.Torsek erkekler ile torsek kızları buluşturacağım. Bu seneden kopyasını kenara alıp koyayım istiyorum ...
Çatlayan yumurtalar..
İyiki gelen yumurtaları ikiye bölmüşün anasız kovanın birisi gene yumurtaları taşıdı, petek gözlerinde bir tane yumurta çatlamaz mı çatlamıyor işte, bu gibi durumlarda anladım ki tek kovana bağlanmayacaksın...
Yumurtadan kopya çıkartmak ise bizim işimiz...
Bu yıl dünya kadar el demiri kaybettik, kovanların her tarafı ot, yağış hiç kesilmedi.El demirini boya olasa boyamak daha güzel ama kırmızı bantta sarılabilir. Hatta kırmızı beyaz bant süper oluyor, bu bantıda Yusuf'un elektirikçisinden gasp ettim de denebilir, adam kabloya bant sarıyordu, dedim elinde fazla bant var mı, var dedi, iyi o zaman dedim ben bunu alıyorum :)
Beyazı var mı diye keşke sorsaydım, şimdi aklıma geldi....
Hafta sonu artık son ana arı memeleri dağıttım. Bu yıl erkek arı kesilmedi, hala erkek arı var, hayret etmemek imkansız. Bunun nedeni zannedersem yağışlar, kurakta erkek yetiştirmek ve erkekleri korumak çok zor oluyor.
Köpük arı kutularda zayıfların ana arısını alıp yanındaki ile birleştiriyorum. Tanıdıklardan acil ana arı isteyen olursa geri çevirmiyorum. Hazır ana arıların büyük bölümünü kendi yaptığım bölmelere kullanmaya başladım.
En son nasıl sonlandıracağız bilmem, herhalde bir güçlü kovana kat koyup araya ızgara, bu çıtaları dizip yavruların sökülmesini beklemek olacak.
Plastik çıtaya çalışan ruşetlerde ara bölmeleri alıp, üç gözü bir ruşete döndürmeye devam ediyorum.
Köpük kutuların keki hiç eksik olmamalı, ilk defa bu yıl bu kutuklarla çalıştık.Baştan biraz bocaladık ama toparlamamız sezon sonunu buldu...
Hafta sonları çok kıymetlendi. Mesai sonrası arılıkta çalışmak için yeterli zaman kalmadı. İş o kadar çok ki aslında hiç boş durmuyoryum, hiç bir şey yapmamışım gibi geliyor bana.
Bu hafta sonu daha önce görmediğim bir hadise oldu.
Bir gün önceden böldüğüm arıyı bölünen kovanın 2 metre ötesine koydum ve kapattım. Ertesi gün bölme kovanı açtım, uzun süre arılar çıkmadı, geri dönüşü düşünerek en az 3 çıta arı bölmüştüm, ne kadar geriye dönerse dönsün benim hesaplarıma göre bir çıta ful arı kalmalıydı.
Arıda bir hareketlenme oldu, birden eski kovanla sanki kontak kurdular, bölmede ne kadar arı varsa böldüğüm kovana akın etmeye başladılar, ben ne kadar girderse gitsin bir çıta arı bölmede kalır diye tahmin etmeye devam ettim. Akşam üzeri bölmeyi açtım ki üç beş arı kalmış, öbür kovanı açtım arı bölündüğü için çıta yok, örtüden aşağıya salkım yapmış. :(
Acemi arılar bile eski kovana oğul gibi göç ettiler, yeniden aynı kovana arı götürdüm ve ağızlarını kapattım bir kaç gün dursa da gene bunlar yolu biliyor götüreceğim başka arılığa...
Sonuçta arı bölüyorsun bu arı bu bölmeye yeter diyorsanız arıyı arılıktan uzağa götürmelisiniz yoksa arı rezil oluyor.
Pazar öğle yemeği için Memiş abiyi aradım abi, bir porsiyon ızgara at birazdan oradayım.
Gittiğimde bizim belediye başkanımız ilçe başkanımız ve mahalle başkanları tam kadro Memiş abinin mekandalar.
Bazıları mesayi arkadaşım bazıları akrabam oluyor. Acayip sürpriz oldu...
Memiş abinin mekan çok güzel.Hala oğlu Bayram Kurt'ta oradaydı.Ailecek gidilebilecek bir yer,ormanın içi. Piknik alanı...
Ben arılığa girince arı kuşları uzaklaşıyor demek ki bayağı tırsmışlar. Her geçen gün kalabalıklaşmaya başladılar.Yağışlar geliyor inşallah sonları olur ve bir an önce buraları terk ederler...
Birde şöyle düşünüyorum dışarıya gidip gelen arılar zaten ömrünün sonuna gelmiş, kovanda tüketici olacaklarına, arı kuşları nasiplensin diyorum...
Tabi bunlar çaresizlik söylemleri, tepemi attırmaya devam ediyorlar eyleme kalkışa bilirim....
Bir çıta arı, bir ayda ne kadar güçlendirilir. Yayınladığım videoyu görenler burada bir çıta arı bile yok diyebilir, ama arılığınızda arınız çok ise ana arı kabulünden sonra bu arıya bir ay gibi sürede ne kadar güç katarım bir görelim. Yazının başında yazdım, biz konuşmayıp yaptıklarımızı paylaşıyoruz diye...Bu video tüm arıcılar için sezon boyu çok önemlidir.
Hala arı bölüyorum, bir taraftan kış stokları için besleme yapıyorum, İlhami abiye bile çoktan beri gidemiyorum, Darıca burnumun ucu ama..
3 Çıtalık bir bölme arı. Bazılarına göre bu arıların tamamı bu kışı çıkartamayacak, adamlar çok biliyor. Bunu diyen adamın arılarında böyle yavru var mı çok merak ediyorum...
3 Çıtalık ruşet kovanlarda, iki çıta yavru var. Büyük olasılıkla yılbaşına kadar bizde yavru devam eder.
Sonbahara girdik kışa doğru gidiyoruz.Arıların stokları hemen bir günde oluşmaz.Arılara şurup verdim hemen şimdi kekmi şurupmu vereceğiz diyenler var. Arının balı varsa kendine güveni olur ve yavruyu kesmez, kenar çıtalar boş olsa arı rahat yavru yapamaz.
Kışa yaklaştıkça bal kemerleri kalınlaşıp yavru alanı azalacak ve kışa girilecek. KovaN veya ruşetlerde tüm boş ve fazlalık çıtalar alınmalı ve arılar toparlanmalı.
Geçenlerde biriside arıları çok aşırı beslemişin yazmıştı, bir başkası arıların aç demişti. Konuşun bilmeyen sizi arıcı sansın:)
Bir çıtaya göre benim gibi birisinin arılığına veya arısına yorum yapılamaz. Benim sezon boyu en az 10 kovanda meme belenmesi yapılıyor.Bir taraftan bu kovana kapalı yavru takviyesi yapıyorsun. Meme besleyen bir kovana kesintisiz 3 gün şurup veriliyor, ver ver nereye kadar kovan bloke oluyor. Bu kovandaki bloke çıtaları bölmelere balı olmayan kovanlara servis ederiz.Yukarıdaki çıtada büyük ihtimal onlardan birisidir. Arıda eteklerdeki açık stokları yukarıya çeker altına yavru basar, bu çıta bölmede bu hala gelmiş ama bu bölmeye bu çıta geldiğinde ful şurupmuştur...
Gel şimdi bir çıtaya göre yorum yap.
Birde yaptığımız işlemleri ilk defa yapmıyoruz, yılların birikimi var.
Elimde torsek erkekleri var, fakat bir önceki yumurtaları arılar taşıdı ve zor duruma düştüm, yeniden yumurta temini yapıldı, yumurtayı gönderende bana sinir olmuştur nereden bende önemli bir damızlık var dedim diyordur...
Bu üçüncü yumurtalar, özel bir damızlıktan daha önce Yasminin kızlarının yumurtasını gene temin etmiştim kızlar rengarenkti, demekki kullanma meleziydi. Bu damızlığın kızları tek tip, zaten damızlık olarak temin edilmiş, hepsi birbirinin kopyası aynı çıkıyor.Torsek erkekler ile torsek kızları buluşturacağım. Bu seneden kopyasını kenara alıp koyayım istiyorum ...
Çatlayan yumurtalar..
İyiki gelen yumurtaları ikiye bölmüşün anasız kovanın birisi gene yumurtaları taşıdı, petek gözlerinde bir tane yumurta çatlamaz mı çatlamıyor işte, bu gibi durumlarda anladım ki tek kovana bağlanmayacaksın...
Bu memeleride bir başka ruşete miller olarak bıraktım.
Arıcılıkta bir çok ilk gerçekleştirdik, başkalarına geçmişte yumurta vermiştim, şimdi başka yerlerden yumurta alıyoruz:)Yumurtadan kopya çıkartmak ise bizim işimiz...
Bu yıl dünya kadar el demiri kaybettik, kovanların her tarafı ot, yağış hiç kesilmedi.El demirini boya olasa boyamak daha güzel ama kırmızı bantta sarılabilir. Hatta kırmızı beyaz bant süper oluyor, bu bantıda Yusuf'un elektirikçisinden gasp ettim de denebilir, adam kabloya bant sarıyordu, dedim elinde fazla bant var mı, var dedi, iyi o zaman dedim ben bunu alıyorum :)
Beyazı var mı diye keşke sorsaydım, şimdi aklıma geldi....
Hafta sonu artık son ana arı memeleri dağıttım. Bu yıl erkek arı kesilmedi, hala erkek arı var, hayret etmemek imkansız. Bunun nedeni zannedersem yağışlar, kurakta erkek yetiştirmek ve erkekleri korumak çok zor oluyor.
Köpük arı kutularda zayıfların ana arısını alıp yanındaki ile birleştiriyorum. Tanıdıklardan acil ana arı isteyen olursa geri çevirmiyorum. Hazır ana arıların büyük bölümünü kendi yaptığım bölmelere kullanmaya başladım.
En son nasıl sonlandıracağız bilmem, herhalde bir güçlü kovana kat koyup araya ızgara, bu çıtaları dizip yavruların sökülmesini beklemek olacak.
Plastik çıtaya çalışan ruşetlerde ara bölmeleri alıp, üç gözü bir ruşete döndürmeye devam ediyorum.
Köpük kutuların keki hiç eksik olmamalı, ilk defa bu yıl bu kutuklarla çalıştık.Baştan biraz bocaladık ama toparlamamız sezon sonunu buldu...
Hafta sonları çok kıymetlendi. Mesai sonrası arılıkta çalışmak için yeterli zaman kalmadı. İş o kadar çok ki aslında hiç boş durmuyoryum, hiç bir şey yapmamışım gibi geliyor bana.
Bu hafta sonu daha önce görmediğim bir hadise oldu.
Bir gün önceden böldüğüm arıyı bölünen kovanın 2 metre ötesine koydum ve kapattım. Ertesi gün bölme kovanı açtım, uzun süre arılar çıkmadı, geri dönüşü düşünerek en az 3 çıta arı bölmüştüm, ne kadar geriye dönerse dönsün benim hesaplarıma göre bir çıta ful arı kalmalıydı.
Arıda bir hareketlenme oldu, birden eski kovanla sanki kontak kurdular, bölmede ne kadar arı varsa böldüğüm kovana akın etmeye başladılar, ben ne kadar girderse gitsin bir çıta arı bölmede kalır diye tahmin etmeye devam ettim. Akşam üzeri bölmeyi açtım ki üç beş arı kalmış, öbür kovanı açtım arı bölündüğü için çıta yok, örtüden aşağıya salkım yapmış. :(
Acemi arılar bile eski kovana oğul gibi göç ettiler, yeniden aynı kovana arı götürdüm ve ağızlarını kapattım bir kaç gün dursa da gene bunlar yolu biliyor götüreceğim başka arılığa...
Sonuçta arı bölüyorsun bu arı bu bölmeye yeter diyorsanız arıyı arılıktan uzağa götürmelisiniz yoksa arı rezil oluyor.
Pazar öğle yemeği için Memiş abiyi aradım abi, bir porsiyon ızgara at birazdan oradayım.
Gittiğimde bizim belediye başkanımız ilçe başkanımız ve mahalle başkanları tam kadro Memiş abinin mekandalar.
Bazıları mesayi arkadaşım bazıları akrabam oluyor. Acayip sürpriz oldu...
Memiş abinin mekan çok güzel.Hala oğlu Bayram Kurt'ta oradaydı.Ailecek gidilebilecek bir yer,ormanın içi. Piknik alanı...
Tuğrul bu kadar ızgara sana çok değilmi diye yemeğime göz dikti ama yedirmedim...
Arı kuşları arılıklara çöreklenmiş vaziyette.Ben arılığa girince arı kuşları uzaklaşıyor demek ki bayağı tırsmışlar. Her geçen gün kalabalıklaşmaya başladılar.Yağışlar geliyor inşallah sonları olur ve bir an önce buraları terk ederler...
Birde şöyle düşünüyorum dışarıya gidip gelen arılar zaten ömrünün sonuna gelmiş, kovanda tüketici olacaklarına, arı kuşları nasiplensin diyorum...
Tabi bunlar çaresizlik söylemleri, tepemi attırmaya devam ediyorlar eyleme kalkışa bilirim....
Bir çıta arı, bir ayda ne kadar güçlendirilir. Yayınladığım videoyu görenler burada bir çıta arı bile yok diyebilir, ama arılığınızda arınız çok ise ana arı kabulünden sonra bu arıya bir ay gibi sürede ne kadar güç katarım bir görelim. Yazının başında yazdım, biz konuşmayıp yaptıklarımızı paylaşıyoruz diye...Bu video tüm arıcılar için sezon boyu çok önemlidir.
Etiketler:
ana arı memesi,
ana arı üretimi,
arı bölme,
arı kuşları,
arıcılık,
arıcılık sonbahar,
arıcılık videosu,
köpük arı kutusu,
memişin yeri,
ruşet bölme
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

