varroa çekmecesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
varroa çekmecesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.06.2010

2010 YILI MAYIS AYI SON HAFTASINDAN SEÇTİKLERİM

Gebze bal üreticileri birlik üyelerimizden Turan Uçar. Gebze'mizin Hüriyet mahallesinde oturmakta evinin karşısındaki tepedede arıları kışlatmakta. Bu sene çok kovan söndürmüş, 30 civarında yeniden koloni alıp evin önünde bakımlarını yapıyor, benim kendisine uğradığım günün akşamı arıları sapancaya kestane balına götürecekti.
Arılar o kadar sıkışıkki sormayın bahçede yer yok, arı işe gidebilmek için döne döne minareye çıkar gibi havalanıyor sonra istikametine devam ediyor.
Mahallede gezer iken gördüğüm kiraz ağacı. Kiraz çiçekleri açtığında arkadaşımız Mehmet Yüksel üçüncü katları arılarına veriyor. Biz kirazları yemeye başladık hala üçüncü katlar piyasada yok.
Bu arada bizimki bahar balı sağmış.
Ne gariptirki Trakya'da binlerce kovan o bölgede birakın sağım yapmayı kat bile atamadılar.
Bu ırk mevzularına karşı çıkanlara ithafmıydı neydi ondan işte olunur.
Yeni yapmış olduğum 4 çıtalık katlı ruşetlerim. Benim bu ruşetleri yapmamdaki amacım erkek arı üretimi olacaktır.
Çünkü siz ne kadar erkek arıları boyasanızda aradıgınızda bulamıyorsunuz, alıp başlarını başka kovanlara gidiyorlar.
Bazısı işe gidip geri dönmüyor yapacağımız işe gerekli olan erkek arı sayısını bulamıyorum. Bir anaarıyı döllemek için en az 10 erkekten sperm alınmalı.
Yabancı kaynaklarda yapmış olduğum araştırmalarda damızlık erkek arıları hiç dışarı bırakmıyorlar.
Anasız kovanın katında tutuluyorlar, devamlı besleniyorlar ve gerektiğinde açıp ne kadar erkek gerekiyorsa alınıyor.
Birde bu erkek hasadında kullanılan başka bir aparatımız var onuda yaptım ilerde paylaşılacaktır.
Ayrı ayrı ruşetlerde erkelerin soyunu daha iyi takip edebileceğim.
Her ruşete farklı karniyoldan bir çıta erkek arı vereceğim. Erkek arıların doğumlarından sonra 15 gün geçtimi hazır erkek areamaya gerek kalmıyor.
Mavi ve yeşil renkleri terch ettik, ama yeşile mavi karışınca cam göbegi renk çıktı.
Yaklaşık 15 gündür ormandaki arılara gidememiştim. Bu pazar arılıga uğradım ve hiç durmadan çıktım. Arılığa girip biraz oyalandınmı dünya iş çıkar.
Anaarı işleri bir acayip, kutuların bir ucundan başlayıp öbür ucundan çıkmak iki günü alıyor. Aslında pazar günü kutulardan kaçtımda desem yeridir.
Bizim taze hacıya ugradım, yolumun üstü ve turfanda sebzeler çıkmaya başlamış.


Seranın içi felaket sıcak, zaten taze hacıdan şıpır şıpır ter akıyordu::))
Salatalıklar sırık yerine ipe bağlanıyor. Bademler ise çıktır çıtır, nedense böyle yerlere hasta oluyorum.
Dalında kopar kopar ye. Çilekler hala devam ediyordu, biraz küçülmüşler ama tatları dahada güzel olmuş.

Sera işleride çok bakım ve takip isteyen işlerden birisidir. İş gördüğüm kadarıyla hiç bitmiyor. Domateszler yakında çıkarlar. Bu seranın en solundaki sırada denemelik pembe sırık domates var.
Bademlere bakın çıtır çıtır.
Doya doya götürdük.
Taze hacı haftaya bu serayı tanıyamazsın diyor. Hacı bir hafta öncesi bir kovan arı getirmişti. Larva tranferi yaptım, 22 tane tuttu aynı gün akşamı alıp bu seranın yanına aldı. Gelişmeyen arılarını köyde tutuyor ve onların analarını karniyol f1 yapacagız.
Aynı zamanda bu günlerde Turan Uçar'da bir kovan arı getirecek, onada larva transferi yapılacak.
Ormandaki arıların yanındayım. Havalandırmalar çok açık degil. Biraz çekip bırakmıştım. Bu bile çok büyük bir havalandırma oluşturuyor.
Çekmeceleri çekip kontrol ettim, belkide arılar 1 aydan fazla burada tek tük varroa düşmüş.
Varropasız bir arıcılık yok, fakat kontrol altında tutmak gerekiyor.
Kovanların dışatan önlerine bakıyorum. Bir çok kovanda daha öncede fark etmiştim erkek arıları kesmişlerdi.
Erkeklerin kesilmesi nektar kesikliklerinde ve ani hava soğumalarında olabilen bir hadisedir.
Gebze'de daha çok bal geliyor, ormanda ise hızlı bir bal akımı yok. Bal geliyor ama hızlı degil. Hızlı bal akımı olsaydı peteklerde agarma olurdu. Agarma göremedim.
Bu çıta kattan ve yavru çıkan yere bal ve polen depo ediliyor. Ormanda bulunan ve pamuklegen denilen bir bitki var çok aşırı polen vermekte. Pamukleğen çiçegi hala açık. Birde kestane balına gittiğimiz yerlerdede pamuklegen devam ediyor, zaten kestanedende aşırı polen akımı oluyor.
Bu sene çıtalar erkenden polen blokesine geçti hadisenin oldugu yer kovanın katı, hiç bir kovanın alt katına bakamadım.
Güzelim çıtayı polen ve balla bloke etmeye başlamışlar. Arıların işide bizim askeriyenin işi gibi bazı işlere akıl erdiremiyoruz. Askerliktede bir çok işi mantıkla çözemezsiniz. Bana göre olmaması gereken bir durum ama oluyor ve görüntüde ortada, yav burada emirleri kim veriyorki.
Eski çıtaları yenilemeye çalışıyorsunuz, ortaya girdiniz yesd yeni çıta polenle bloke olsun::((
Bir kovanda katta arı kalmamış giden gitmiş geride böyle bir görüntü var, memelr filan bozulmuş ama arı oğul verip kendisini bitirmiş.
Bazı kovanlarda bal kemeri büyürken anaarı bulduğu boşluklara yumurta atmaya devam ediyordu, zaten bu resimdede ana arı var.
Hacı memleketine bir gitti işler arap saçına döndü, toparlamaya çalışıyoruz ama hacının felegi şaşmış durumda tipine baksana::))
Bir daha bir yere gitmek yok, hecı ninenin sözünden çıkmasın yeter.
Zaten geçenlerde Sadri Demircioğlu abim bir laf etti kafam karıştı. Derki delikanlı adam hanımının sözünden çıkmayan adamdır bu ne biçim iş anlayan varsa beri gelsin::)))
Birde ormandan funda topragı getirdim. Başka işimiz yok gibi sırtımızda balkona toprak taşıyoruz.
Balkonda organik pembe domates, patates, patlıcan ve biber üretimine başladık::)
Bu sene işlerimiz az canımızda sıkılmasın diye belediyenin birimler arası futbol turnuvasına birim olarak katıldık.
Dün akşam imar birimini 12 - 3 yendik::))
Maçtan sonra gene arılıga gittim, degişiklik iyi oluyor.
Biraz kafamız dagılsın beyaw, hep iş hep iş olmazki::)))