ana arı dölleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ana arı dölleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.05.2019

ARICILIK VE İŞLER BİRBİRİNİ KOVALIYOR YARDIRIYORUZ...

 Bu yıl sıcaklar gelmek bilmedi gitti. Bir gün oh ısındık diyoruz ertesi gün acayip soğuyor. Çalışmalar devam ediyor, ana arıların kıçını bekliyoruz :)
Bu hafta sonu çiftleşip dönenler vardı.
F1 ler çiftleşip gelmeye başladılar kaç fire veririz bilmem arı kuşu sesleri ve geçişleri var.
 Ramazanın ilk günü ertesi gün meme var ve biz iftardan önce kutuya metrolardan arı bölüyoruz.  Sağ olsun Bilal yardım etti başım çatlıyor diyordu, iş bitimi benimde kafa ağrısı arttı iftarı ilaç ile açıp yattım yarım saat sonra kalkıp yemek yedim.
 İşler acayip birbirini kovalamakta. Bir taraftan f1 üretimi bir taraftan damızlık üretimi, bir taraftan erkek üretim ve takip hepsinin bir noktada buluşması ve buna dayanmak gerekiyor.
 Ramazanın ilk günü akşamı iftardan 20 daikak önce kutuları bitirdik ertesi gün 50 civarı meme verdim gene iftardan önce tabi :)
 Bazen kovanlarda böcek iskeleti buluyoruz genelde anasız kovanlara girer zannedersem bu kelebek kendisine kovan arıyordu :)
 Hafta içi önceden suni tohumlamaya ayırdığımız bölmeler bir bakıyorsun zamanı gelmiş. İş çok olunca takipte zor oluyor.
Şu an itibari ile henüz bıkkınlık vermedi sezon ilerledimi bayağı sıkıcı oluyor, devamlı oturup mikrokopa bakmak adamı acayip yoruyor. Bir taraftan kamburun çıkıyor.
 Yan yana iki kovan ve gittikleri çiçekler, sanki farklı bölgedeler...
 Yan yana iki kovan bu kadar mı farklı çalışır.
 Erken ilk baharda Yasmin damızlık bitmiş durumda yakalamıştım. Kışa 4 çıta filan girmişti 6 çıta çakılı balı vardı bir avuç kalmıştı durumda bulmuştum. Hemen bahçedeki ana arı kutularından birisinden yavrulu çıta aldım arısı o yavruyu ancak sarmıştı. şu an kutuyu doldurdu iki sefer kutuyla Milas'a gidip geldi.
Bu yıl ilk transfer Yasmin'den yapıldı kutuyu kontrol ediyordum bir çıtaya boydan boya yumurta basmış alıp anasız kovana verdim ertesi gün çatlayanlar süt içinde kalmıştı.
Damızlık çok olunca bazı damızlıklardan transfer yapamadım, emmi ve kırşahine sıra gelmedi ağırlık lisanslı ve slovenlerde.
 Yabani çilekler olmaya başladı.
 Arılıkta yaptığım iftarda hepsini yedim :)
 2018 Yılının eylül ayı 20 sinde yaptığım yapraklı kalem aşıları yıl içinde tutmuştu. Uyandılar sonra soğuklardan etkilendiler kışa girmişlerdi. Bu yıl filizlendiler alttaki aşının bir tarafını inekler otlarken kırmışlar.
 Bu aşının bir tarafı Niğde armudu bir tarafı deveci armudu idi. Niğde tarafı uçmuş oldu.
Üstteki birinci resimdeki aşı bu, şu an bir metre süğün var inekler gene zarar vermesin diye çalı ile sardım etrafına gelen yolları kapadım.
 Milastan aldığım domateslerden birisinde çiçek vardı, çiçeği dökmedi ilk domatesim  :)
 Bu hafta sonu biraz daha domates ektim Bekir abiden pembe domates aldım.
 Fide çıkana kadar dayanamıyorsun ordan üç tane burdan dört tane derken 30 domates fidesi ekmişim. Önceden eklenlerin yaprakları büzüşmeye başladı. Minicik yaprak bitleri ve sinekler.
 Büyüklüğü parmaktaki izden daha küçük.
 Çok büyütünce ancak görebiliyorsun şeklini şemalini acayip zarar veriyorlar. Tavsiye edilen ilaçları yaptım. 50 Kök domatesimiz var derdimize bak, bu işi yapanlara Allah yardım etsin artık ilaçsız hiç bir şey olmuyor.
 Kavun salatalık ve karpuz ektim bu yıl birazda fasülye ekeceğim domateslerin arasında geçinirmi bilmem.
Trakyadan getirdiğimiz japon kavunu acayip tatlıydı, hasanbey kavunu geçen sene burada olmadı yaprakları kurudu bir sürü kavun açıkta kaldı saman gibi tatsız tuzsuz.
 Alıca çok benzeyen bir çalı türüne alıç aşıladım.Tomurcuklar oluşmaya başladı sanki kalemler besleniyor sonucu merak ediyorum.
Geçmişte meşeye yaptığım kestane aşıları 5-6 cm filiz verip kurumuştu.
Bu yıl ilk defa dilçikli aşı denedim yabani armuda filizlendi.
 Arılıkta ilk iftar 13 mayıs akşamı yapıldı.20 küsürlük bir seri var ayın 3-4-5-6-7 doğum günleri. Ayın 3-4- ve beşinde doğan anaları bir gün önce bayıltmıştım. Akşam larva transferide vardı. Mecburen arılıkta kaldım. Sobayı yaktım çoban odasında çayımı demledim erkekleri kafese almıştım iftardan sonra işe giriştim.
 Kafesli erkekleri getirdim sperm topladım doz yetmedi karanlıkta gidip kovanı açıp tekrar erkek topladım iğne dolduğunda iki erkek artmıştı onlarıda ana arı kutu içine saldım.
 Erkekler halledildikten sonra kızları getirdim.
Kızlarda sıraya alındı.
 Sırası gelenin nikahları sorunsuz kıyıldı.
Kızları bölmelerine verip arabaya geldiğimde saat 23 olmuş.

Bu arada ilk sırada olanların damızlıkları hazır yavru kapayanlar hatta sökülenler bile olmuş bunları bile kafese alıp kargolamam lazım. Damızlık sahiplerine haber verdim bölmelerinizi yapın dedim.  Bir kaç gün içinde damızlıkları ellerinde olur bu siparişler mayıs sonu diye alınmıştı ana arı hazırsa bende durması zarardır. Bir an önce sahibine ulaşmalı. Bu arada ramazanın bir haftası bitti, ramazan sonu daha rahat çalışırım inşallah.

22.04.2019

ARICILIK MİLASTAN DÖNÜŞ VE ANA ARI ÜRETİMİ...





Milas maceramız bitti, son 40-50 yılın en soğuk kışını gene buldum. Normal şartlarda eğe daha sıcak oluyormuş, bu yıl bir türlü ısınmadı. Eyvah eyvah dizisinde bir bölümde lan oğlum Hüseyin belayı çeken bir tarafın var diyordu, bizde tüm olumsuzlukları buluyoruz :)
Salih bizi yolcu ederken üzgündü usta haftaya bir daha gel diyor sanki kapı komşusuyuz, oraya kaç vilayet geçerek geliniyor :)
Resimdeki begovinler acayip nazlı bitki geldi bana önceki getirdiğim çiçeklerini dökmüştü, sonradan iki tane daha getirdim onlarda dökülmeye başladı, hava değişikliği veya üşümeye hiç gelmiyorlar... Salihin demesine göre 15 güne kadar yeniden açacaklarmış...

Milasta bir tur suni tohumlama yaptık. Salih işin büyük bölümünü hazırlamıştı bize penaltı atışı kaldıydı hepsi gol oldu :)
Bir ara Salih düşünürken dedim sanki senimi bayılttık ne düşünüyorsun gülüştük...
Kafamda erkeklerden sperm çıkacak mı vardı, çok iyi beslemişim süper sperm topladım neredeyse her erkekten bir mikron sperm aldım.
 14 Ana arı tohumladık.
Salih izlerken ne oldu diyordu diyorum bitti :)
İlk yıllar ara verdiğimde yeniden başladığında bocalama oluyordu, sanki dün bırakmışım gibi devam ediyorum inşallah.
Geneli lisanslı olmak üzere 4 ayrı damızlıktan kızların nikahları kıyıldı.
İşi bitirdiğimizde gece 12 olmuştu.
Tohumlanan ana arının sperma kesesine spermin geçmesi 48 saat, yabnlış olmasın diye suzan Cobey'in videosuna bir kez daha göz attım evet 48 saatti.
Tohumlama yapılan ana arıları iki gün oynatma malıydım, yapılacak işte olmayınca Dalamandaki kızkardeşimi ziyarete gitti.
 Dalamana vardığımda aşırı yağmur vardı, milasta ise dolu yağıyor haberi geldi bu nasıl bahar :)
Yeğenlerim Bilal Ve Mustafa ile erik topladık.
Gebzede yoğun bir erkek üretimi ve doğumu var.

Ben Muğlada iken Gebze'de bazı ruşetler yoldan çıkmış.
Yazık oldu bir çıta mum erimeye gitti.
Nihayet 21 Nisan itibari ile havalar ısınmaya başladı ilk larva transferlerini yaptım ilk kutular bölünmeye başlanıldı, havalartın soğuk gitmesi dolayısı ile bir haftalık izin yetmedi bir hafta daha izine ayrılıyorum. Sistemi kurup işe döneceğim inşallah.

Doğan erkekler uçuş yapıyor sanki oğul sesi var gibi.
Yoğun bir hafta olacak bu hafta metrolar dolacak, larva transferleri zirve yapacak ve bunlar işleri tetikleyecek, meme geliyorsa kutusu hazır olmalı, bir haftaya kadar Gebze'de bir tur suni tohumlama olacak.Sezon başladı, hadi hayırlısı...

22.08.2016

ARICILIK VE İŞLER BİTMİYOR...

Bu hafta sonu Balıkesirli emekli öğretmen Sıtkı Yalçın hocam damızlık arısını aldı.
Yıllardır alışverişimiz vardı ama yüz yüze görüşme bu güne nasipmiş. Kızı yeğini oğlu ve damadı ile geldiler. Geçmiş yıllarda yaşanan bir olumsuzluğu anlattı bir gün arılara bakım yaparken damadı arı sokmuş, arılıktan uzaklaşan damat maskeyi çıkartıyor sonuç komalık olmuş. Bir kaç gün yoğun bakımda kalmış aslında arıya alerjim yoktu diyor. Boyun bölgesi sokulmaları tehlikeli, beni bir sefer şah damarına yakın yerden arı sokmuştu 3-5 saniye sonra kusmaya başlamıştım. Herkesin arıcılıkta farklı hikayeleri vardır.
Misafirler bir kaç işi bir arada yaptıklarından fazla kalamadılar. önce Sıtkı bey bir sürü işi birbirine bağlayıp bana geldi. Önce kızını Bursa'daki sınava yetiştirdi, sınav sonrası oğlu yalavadaymış onu almış sonrada Gebze de beni buldu yeğeni diyorki 11 saattir yollardayız, arıcıya uyarsan 11 saat nedir ki :))

Bizim arılara geçtikten sonra Sıtkı hoca rahalamış, ıski çılgın arılardan herkes bıkmıştı diyoru :)
Balıkesir şivvesini tam anlayamadım ne eğeye nede Bursa'ya benzemekte.
Bizim oralara gelirsen baharda keçi değilde süt oğlağı meşhurdur dedi birden yağlarım eridi ba...
Baharda süt oğlağını kaçırırsak birde kuzu mevzusu yaptı mest oldum :))
Sıtkı hoca ile anlaşamadığımız nokta önceden bir damızlık üzerine anlaşmıştık, gelmişken iki alayım diye tutturması oldu. Ne günlere geldik 50 kovan arısı olanları artık tek damızlık kesmiyor. Bence bir damızlık bir ilçeye yeter, çok damızlık olduğunda ne olacaksa. Benim açımdan çok damızlık önemli, üretim yaparken tüm damızlıkları kullanmaya çalışırım benden ana arı alanlara gelen damızlıklar genelde birbirinin kardeşleri değildir veya bir kaçı kardeş olsa bile farklılık çoktur bunun nedeni ise daha öncede yazdım bazı kişiler ana arı üretip satsalar bile bir iki damızlığı vardır biz ise damızlık üretebildiğimiz için sürüyle damızlığa sahibiz.
A Lisanslı kızın kızına geçen yılki B Lisanslı kızımızın kızının erkekleri verildi, Allah hayırlı uğurlu etsin. Geçen yılki B lisanslı Kırşahinleri kullananlar bal tutmasını çok beğendiler, bakalım A ile B birleşince neler olacak bende merak ediyorum.
Balıkesir'in meşhur tatlısı höşmerim, hem inek sütlü hemde koyun sütünden yapılmış, afiyetle götürdük :))
Cumartesi acayip bir hava vardı, arı bölecektim Sıtkı hocanın ziyareti araya girince bir karmaşa oldu. Durup dururken sağ bademciğim şişti diyorum bademcik durup dururken şişmez diyorlar :))
Cumartesi Sıtkı hocanın işini saymazsak tamamen yatışla geçti diyebilirim. Acayip bir halsizlik, yatıyorum olmuyor, arılara gidiyorum ortalık yanıyor böyle böyle akşam oldu.
Hafta için son çalışma Yasminin kızlarıyla bitirildi.
Aslında bal hasadı sırasında bir çıta kapalı erkek yakalamıştım,  saydım 200 den fazla doğmamış erkek vardı, hemen arıyı bölüp Gebze'ye getirdim anasız olmasına rağmen erkek yavruların büyük bölümünü söktüler manyak arılar. Anasız arı genelde erkeklere dokunmaz ama bunlar doğacak erkekleri doğmadan söktüler. Şu an doğmuş çok az erkek arı var yeterli sayı olursa suni tohumlamada kullanabilirim. Spermi alındığında larva transferi yapsan ana arı tohumlanmaya hazır olana kadar sperme bir şey olmuyor.
Arıcılıkta suni tohumlama bilenler için basit, bilmeyenlere çok zor ama bu işe başlar başlamaz başarı gelmiyor. Her yıl tecrübe ve başarınız artmakta. Tecrübe önemli, Avusturyada bir ana arının konuşması var adam diyorki suni tohumlamada ölçüyoruz biçiyoruz kurallara uymaya o kadar dikkat ediyoruz başarı düşük. İşi bilen bir yağlı arıcı geliyormuş ölçü tartı yok işe girişiyor ve bitirip gidiyormuş başarı tavan yapmakta.
5-6 Sene ülkemizde bu iş hiç bilinmezken şu an bayağı bir kitleyi bu işlere sürükledik zamanla başarı ve bu işe gönül verenlerin sayısı katlanacaktır.
20 Yıllık zımbayı kaybettim yada birisi aldı. Arıcılıkta benim acayip işime yarar, bir sürü yerde kullanırım. Ana arı yavrulu çıtaları standart çıtaya zımbalayıp kutuları birleştirmekte süper işe yarar. Rapit R23 modeli oldukça sağlam ve kullanışlı bir alettir, 13/8 mm çiviyi ağaca çakar.
Dün ruşetin birisi yandan patladı, resmen elin içine girer, önce bir naylon zımbaladım üzerinede karton delik kapandı ve bu ruşete bölme yapılabilir.
Bölmeler geçiktikçe elimizdeki hazır analar uçmaya devam ediyor. Genelde eski müşterilerimizin sorunlarını gidermeye çalışmaktayım. Yeni müşteriler riskli bizim arıyla çalışmayana yılların arıcısı da olsa bazı şeyleri anlatamıyoruz.
Balkondaki hünnap.
Bir ay sonra hünnaplar olmaya başlar, balkonda az meyve veriyor saksıda bu kadar. Balkondan alıp Zaim abinin bahçeye götürmeyi düşünmekteyim. Güzelim ağaç istediği şeyi saksıda bulamıyor.
Cumartesi hava bunaltıcı demiştim, bunaltıcı olduğunda arılarda kutusunda duramıyor. 2-3 Kutu terki vardı, kutulardaki analar yumurtaya girdiğinde kanadın birini kesiyorum fazla uzağa uçamıyor.
Olumsuzluklar bununla sınırlı değil, meme beslettiğimiz bölmelerde işleme son verilip ana arı kabul ettirdiğimizde ana arı yumurtaya girdiğinde bir kapalı yavru girerim.
Kapalı yavru almaya gitmek için yola çıkmışım ama zannedersem en az 1 aydan beri bu ruşete bir daha gelmemişim :(
İş çok olunca arada kaynayan kaynayana, ufalmam lazım diyorum bir türlü başaramıyorum.
Bu bölme meme beslediği için yiyecek sorunuda yoktur tüm çıtakar şurup blokesidir, dolayısı ile bu ruşetle işim olmaz demişim bir daha açmamışız...
Arı dalağı indirmiş, yavruyu basmış, bir tür yavru sökülmüş ikinci tur yavru kapatırken sıradan kontrolde karşımıza çıktı.
Çıtalar arasından dalağı alıp kenara koydum, oradac  kalırsa dert devam edecek, böylelikle en azından neşter vuruyorsun açık balları öbür çıtalara çekeceklerdir.
Terklerde anaları yumak olmadan yakalayıp aldım, arıları da dışarıya silkeledim, girin kardeş kardeş nasılsa anasız kaldınız.
Bu iş Zaim abilik oldu, hakim abim artık olay yeri keşfimi yapar bilemem, işin ucunda kara kovan balı var.
Geçen yıl birisine arı sattık, arıları sezon sonuna söndürdü, kovanları alıp yeniden arı koydum arılar bahara çıktılar.
Adamı aradım arılarını gel al arıların ovacıkta. Bizim müşteri alem, ben bir ay Gebzede olamayacağım sen onları besle şurupla filan. Dedimki ben kendi arılarıma gidemiyorum arılarını al...
Bir telefon görüşmemiz var seni esir alır, en son telefonu engelledim, arıcılığı bilmiyorsan yapmayacaksın, soru ile arıcılık yapılmaz. Ben yola çıkacağım şoförlük bilmiyorum, bilen birisini telefonla esir alıp marş nerede nasıl vitese takayım gaz nerede demek gibi bir şey yaşadıklarımız. Dediğim gibi bu konuşmadan 1,5 ay sonra gidebilmiştim Ovacıktaki arılara...
Hala arılarını almamılştı, bir ara bizim arkadaş dediki benim katlı arıyı senmi aldın dedim ben almadım ama alanı tahmin ediyorum, adam 4 kovan arısını almıyor arılıktaki tek katlı arıyı alıp gitmiş.

Sonuç olarak adama ben arı sözü vermişim, arılar duruyor ama bal benim olması lazım. Bizim arkadaş ise ballar benim diyor çünkü katlı arısı gitmiş. Bende diyorumki benimle senin sorunun yok, sorun senin arıyı alanla anlaşacaksın :)
Zaim abi yetiş kara kovan balları gidecek :))
Arıyı bahardan beri ilk defa açtım acayip olmuş, kovana el vurulacak gibi deil, boş bir kovana aktarıp dalakları almak lazım hepsi sırlı.
Köpük kapak nasıl kırıldı başına ne geldi bilmem, ilhami abi hafta sonu ruşetlerı çıkışa getirmişti aralarında bu kapakta var :(
Bu yapıştırıcı ile köpükler kırıldığında yapıştırıyorum acayip sağlam oluyor.
Cumartesi yattık pazar ise acısını çıkartma günü, sabah 7:30 Darıcadayım...
40 Bölme yapmak için malzemeleri doldurdum ve bölmeleri yapabilmek için kendime 2 saat verdim :)
Bu yıl 13 bölme yapmıştım yarım saat sürmemişti.
Ovacıktaki arılar eşek arıları tarafından taciz edilmeye devam ediliyor.
Eşek arısı taciz sırasında işçi arılardan birisini yakalayıp kaçıyor sonrada ağaca konup yiyiyor.
Eşek arısı arı kapmada başarısız olursa bizimkiler eşek arısını yakalayıp yumak yapıp öldürüyorlar. Arılar felaket asabileşmişler, bölme işleminde maskeli çalışmak zorunda kaldım.
Malzemeleri sıralamak bile dünya zaman aldı. Köpüklere bölme yapamadım pes ettim inşallah bu akşama Pazartesi mesai bitimie bırakıldılar.
Ağaç ruşetlerin bölmesi köpüğe göre zor oluyor örtü ve zımba yapmaz isen bir yerlerden kaçak oluyor bölme de arı kalmamakta. Ortaya serdiğim bu ruşetler 4 saat sürdü, iki üç seferde mola verdim.Hava bulutlu ve gölge acayip ter fışkırıyor, iki saat direksiyonda oturduk altımız pişik olmuş, birde kilolu biri filan olsak altımıza bez bağlamak gerekecek...
4 Saat sonra 25 bölme yapmışım ve kalan 15 taneyi bıraktım, yanlız başına bu kadar...
Bu sırada saat 4 olmuş, yolda plan yapıyorum inşallah İlhami abi bahçede olur yoksa 25 ruşete 25 tur atmak gerekecek yoldan içeriye 100 metre git ve gel, 5 km yapar.
Aradım İlhami abiyi bahçedeyim çıkıyorum pendikte bir cemiyet varmış abi cemiyet kaçmaz az bekle yarım saate oradayım.
İşin aceleyse Gökhan'ıda çağır çabuk bitsin iş dedim :))
İlhami abi komşunun el arabasını almış dedim bu iş nasıl olacak bir baktım ufak bir merdiven vardı üzerine koydu gene dedim bu iş yaş...
Ben yandan yardım ettim gökan arabayı çekemedi, dedim gel buraya araba devrilmesin...
Bu kadar kolay arı taşımamıştım, İlhami abim fikrine ellerine sağlık teşekürler.