göz aşısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
göz aşısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.08.2016

ARICILIK VE TEMMUZ AYI GERİDE KALDI...

 Her zaman olduğu gibi gene yoğun bir hafta sonu geçirdik.
Cumartesi günü Gürol abim aradı, benim ana arıları hazırla geliyorum...
Yanında arkadaşı Kemal vardı, Kemal abinin de bir kaç arısı varmış ilk defa maskesiz arılı çıta tuttu :)
 Gelmeleriyle gitmeleri bir oldu desem yeridir.
 Gürol abinin olayları anlatış tarzı çok içten, dinlerken anlatılanları yaşarsınız. Bir ara arılığına ayı dadanmıştı, ayı ile anlaşmışlar bir daha gelmiyormuş :)
 Cumartesi ve pazar acayip sıcaktı, sadece ikram olarak soda ve su aldılar...
 Ana arı kutuları toparlanmaya yavaş yavaş kutular birleşmeye ve bu yıllık sahadan çekilmeye başladılar.
Bazı kutularda eksik çıta olunca arılar yaramazlık yapıyorlar.
Hazır ana arıların bir taraftan kanadını kesiyorum terk etmesin diye.
Bu günlerde çok sıcak ve kurak bir dönemden geçiyoruz.

 Kutunun birinde tohumladığımız sorunlu bir ana arı vardı, meme verdim hem ana arı duruyor, hemde yeni ana çıkmış, terk etmesin diye onunda kanatların ucundan aldım, gelin kaynana misali iyi geçiniyorlar.
 İlginç görüntülerden birisi, aynı karede çok iki ana arı görmüşüzdür ama bu kadar birbirine yakın duran, şimdiye kadar ben görememiştim.
Bu görüntünün videosunu da aldım.
 Gene bir eksik çıtalı kutu, boşluk tamamen petekle doldurulmuş :(
 Cumartesi sözü kesilen kızların uyutulma işlemleri vardı. Mevsim olarak bu işler oldukça zor ama bir sürü erkek üreten kovanın olursa mutlaka çok olmasa bile damızlık erkek oluyor.
 Bizim biraderlerden Ramazan Türk, av sezonu yaklaşıyor ve atış talimine geliyor. Gelirken yiyecek bir şeyler al, mangal yakması bizden, birde mangal ile uğraşma...
 Kısa süreli bir kampanya başlattım siz malzemenizi alın mangal yakması bizden...
 Av sezonu başlamadan fişek ayarları yapılıyor benim yeni tüfeğin (baikal mp 155, 89mm) gurupmanı sezon açılmadan tutturmak lazım.
Ramazan fişekleri kendisi dlduruyor, boş fişekler atışlardan toplanıyor. Çuval çuval boş kovan beleş :)
 Barut, kapsül ve saçmalarımız. Fişeklerde barut ve kapsül çeşitleri atışları çok etkiliyor. Üç çeşit kapsül var, hızlı orta ve yavaş yanma sağlıyor, hızlı yanma sağlayan kapsüller şiddetli patlama olmasına neden oluyor.
 Atış alanından toplanan tapalar, biraz geriden bir bant sararsanız sıfır sürenle hiç bir farkı kalmıyor.
Fişek doldurmak için raftaki alete ihtiyacınız var, eski fişekleri kalibre ediyor, sanki sıfır fişek atıyorsunuz...
 En güzel sonuçlar Makina Kimyanın barutlarından alındı.
 Bizim birader iyi antrenman yaptı sezon boyu av kaçırmaz.
Ayrıca tüfeğimin gurupmanı çok beğenildi.
 Taptığım aşılarda nedendir bilinmez hemen meyve veriyor, dut aşılarından birisi meyvesiyle birlikte sahne almış :)
 Yabanı armutları vakit buldukça aşılıyorum...
 Aşılar nazik kuşlar konmasın diye çalı bağlıyorum konacak yer kalmıyor.
 Pazar günü nikah işlemlerine ayrılmıştı ama gün boyu elektrikler kesikti. Genelde öğleden sonra gelirdi ama akşam 19:00 oldu hala elektrik yok.
Sonradan aklıma geldi bende invektör var, arabadan 220 alayım diye hazırlığımı yaptım, çobanın 50 metrelik kablosu vardı, onu istedim, arabadan kulübeye kadar elektriği çektim, acaba elektrik geldi mi?
Düğmeye bastım lamba yandı :((
 A Lisanslı kızları baş göz ettik.
Bazıları bire bir, kırşahin kopyaları olacak inşallah, bir sezon önce gelen B lisanslı erkekleri, A lisanslı kızlara verdim.
 Elektrik olsaydı hepsi biterdi çok gel oldu gece gece erkek kovanını açıp erkek toplayacaksın, sonra onların sütlerini alacaksın, daha sonrada kızlara vereceksin dedim kalan dört tane ertesi günü halledilsin.
Bizde gündüz boş kalan zamanlarımızda ana arı kutularını elden geçirdik yatmak yok...
İşler bitti bitmez, bu arada arkadaşlarımız Trakyadaki arıları getirmeye gitmişlerdi. Gece 23:00 hala yükleme devam ediyordu, ben sizden haber bekliyorum diye mesaj attım, İstanbul köprüsüne gelince arayın.
Akşamdan amca oğluna demiştim kamyonu alacağım diye abi bende geleyim dedi, gece 3:30 da aradım ses seda yok gidip kamyonu aldım buluşma noktasında bekledim.
 Arılar geldi, bu resmi 4:15 de almışım.
Aktarma başladı, kaçan kaçana...
Ne oldu arı çıkıyor dediler ben çıktım yukarıya dayan oğlum Ali, maskede yok.
Plastik altlıklı kovanlarımın birisinin altına  bir parça gelmiş, kovan tabanı parçalanmış :(
Bizim kovanların altıda havalandırma açık, diğer kaçaklarda bu altlıklara tünemiş...
Maskesiz arılar benim araca alındı.
İndirme noktasında maskeyi giyindim, İlhami abinin oğluna baktım elinde eldiven var, Gökhan ver şunları bana.
İlhami abinin kardeşide bayağı bir iğne yedi.
Maske giyinmekle iğneden kurtulamıyorsun, ayaklarım yanıyor.
Kovanları açıp, üzerimdeki arıları temizleyip maskeyi ve eldivenleri çıkardığımda saat 5:47 imiş.
Arabayı depoya bırakıp, eve geldiğimde sabah 7 olmuş, duş mu alsam az uyusam mı, en iyisi uyu, kalkınca duş al deyip yattım bir saat sonra kalkıp duş aldım. Saat 8:30da belediyede iş başı yaptım. Hala her tarafım yanıyor...
Bu arada mesajlar gelmeye devam ediyor, benim anaları yolladın mı, damızlıklar yola çıktımı.
Ana arı işi son demlerini yaşıyor, damızlık işini bir kaç teslimatım var teslim edip damızlık işini kapatıyorum yeni siparişler 2017 deteslim edilecek ve kıştan çıkmış damızlıklar olacaklar.

Bir önceki paylaşımda soru soranlardan bıktım dedim, bu tür kişileri engelliyorum. Bazıları arıcılığa bu şekildemi katkı yapıyorsun diyenler oldu tabi onlarda engelledi.

İnsanlar sadece kendilerini düşünmekte, dinimizin ilk emri oku değil mi. Neden okumayıp soru üstüne soru soruluyor.
Civarımda 10 bin civarı kişi ekli veya takipçi, birisinin sorusunu cevapla yeni sorular sıraya giriyor. Biz kimsenin uşağı değiliz, kimseye de cevap vermek zorunluluğumuz yok. Yaptıklarımızı paylaşıyoruz, yüzlerce videomuz var, binlerce resim, yüzlerce yazımız, blokta, forumda ekli, derdi olan okuyacak...

26.08.2015

ANTEP FISTIĞI AŞISI

Antep fıstığı.
Antep fıştığı nasıl oluştu bilmem, antep fıstığı aşılanan ağaçlar Antep fıstığı vermiyorlar örnek olarak, melengiç ağaçları farklı meyve verirken, Antep fıstığı aşılanınca antep fıstığı veriyor. Antep fıstığının meyvesini ekersenniz, Antep fıstığı vermiyor.
Portakal, limon ve greyfurta,turunç diye bilinen ağaca yapılan aşılardan yetişiyor. 
Ben aslen Niğde Bor Balcı köyündenim. Köy isimleri değişmeden köyümüzün adı Cücü idi, sonradan Balcı köyü oldu.
Köyümüzde yüzlerce melengiç ağacı vardır, melengiç ağaçları çok kurak ve 2 bin rakıma kadar en sarp kayalıklarda, tüm kuraklıklara rağmen yaşamlarını sürdürürler...
Yukarıda ilk resimde görünün resimdeki Antep fıstıkları, köyümüzdeki melengiç ağacına yapılan aşılamadan elde edilmiştir.

Bizim kendi üzüm bağımızda yabani Antep fıstıklarımızın yanında doğal yetişmiş melengiç ağaçlarımız vardı.

Defalarca aşı yapalım dememize rağmen bir türlü aşı yapamadık.
Baharda aşı yapılacak ağaç ve fidanların budanması gerekiyordu. Aşıya hazır olsun diye baharın aşı yapılacak melengiç ağaçları ile yabani Antep fıstığı fidanları budatılmıştı.
Aşılar genelde genç sürgünlere yapılı ise tutma oranları daha fazla oluyor.
Antep fıstığına göz veya yaprak aşısı dediğimiz aşı uygulandı.
Bu aşıdaki püf noktalar, kabuk odunsu kısımdan rahatlıkla ayrılıyor ise aşı zamanı demektir. Köyümüzde haziran ayı içinde daha önceleri bu aşı yapılmıştı, bu yıl fazla yağış olduğundan olsa gerek Temmuz ayının 20 sinde kabuk çok rahat daldan ayrılıyordu.
Antep fıstığı dalından seçtiğimiz gözü aldık, resimde görünen bir noktacık var, orası boş olmayacak. Gözü daldan alırken büyüme hunisi denilen  yumuşak doku orada kalacak, aşı gözünü çıkarttık, büyüme hunisi yok ise aşı tutmaz, o noktacık dışarıya filiz verecek olan bölümdür.

T Aşı ile aşılama yapılırken, aşı bıçağı ile çizik atılırken, bıçak sadece kabuğu çizmeli odunsu kısma değmemelidir.
Aldığımız gözü fazla zaman kaybetmeden aralanan kabuk altına koymalıyız.
Göz etrafı bıçak ile biraz açılabilir, bazen kabuk tam kavuşmuyor  pot yapıyor ve içeride hava kalabilir. Bu potu önlemek için göz civarındaki kabuktan az almak gerekiyor.
Yerleştirilen göz sıkıca üsten başlanarak aşağıya doğru sıkıca sarılmalı.
Aşı yapıldıktan sonra tüm fazlalık dallar budanmalı ve bir parça soluk dal bırakılmalı. Aşı tutmaz ise ağaç yoluna devam etsin ve seneye yeniden aşı yapılsın diye bu işlem yapılır.

Aşı yapıldıktan sonra fazlalık dalların kesilmesinin asıl amacı, ağaç besleyecek dalları olmadığı için aşı gözüne daha iyi bakacaktır.

Aşı yapıldıktan 3 hafta sonra aşı bağları çözülmeli
Aşı bağları çözülmez ise tutan gözler bağ tarafından boğulur ve ölür.

Tutmuş aşıların haricinde fidan veya ağaçtaki tüm yeni oluşan filizler yolunur, yani kopartılmalı ki tüm kuvvet tutmuş aşı gözüne gitsin.
Tutmuş göz aşıları kırılmasın diye ağaca bağlanmalı. İlk zamanlar rüzgar bile bu aşıyı kırabilir.
Bir sene sonra sadece tutmuş aşı gözü haricinde ağaçtaki tüm dallar kesilir ve sadece aşı bırakılır, yeni oluşacak filizlere izin verilmez.
Bu resimler yazın aşı yapılmış, tutan aşıları kışın resimlemiştim.

Bizim yaptığımız aşıların bazılarının tuttuğu haberi geldi.
Memleketten uzağız, anneme telefonda soruyorum bazıları 2-3 cm filiz sürdü dedi, aşı bağlarını çöz dedim, çözemiyorum kessem olur mu? dedim olur, çaresiz kalınca başka ne yapacaksın.
Aşılar konusunda oldukça çok videolar vardı, Antep fıstığı aşısında istediğim kalitede video bulamadım.
Yapmış olduğumuz aşılamada hatalarımız mutlaka vardır ama bildiğimiz kadarı ile yapılanları filme aldık, mutlaka birilerinin işine yarayacaktır.



Çekmiş olduğumuz videoları sonradan birleştirdim, görüntüler şimdiki videolardan oldukça net, iyi seyirler.

3.06.2013

KESTANE BALINA GÖÇ VE ARICILIK İŞLERİNE DEVAM

 Arıcılık, kısacık sihirli kelime, içine girdiğinizde devasa detaylar bulunan arıyı yönetme sanatı, arıları siz yönetemez iseniz arı sizi yönetir.
Arıcılıkta her telden işler yaparsanız, bir yerde ipin ucu kaçıyor, bazen yapılan hataların telafisi olmuyor.
Arıcılıkta her şey zamanında yapılmalı, aynı satrançtaki hamleler gibi...
Kestane nektarı başlıyor, ve biz oraya arı bırakmalıyız, bir hafta geç kalın bir işe yaramıyor.
Kestaneye giden arıların bahar ballarını almak gerekiyor. Ballı arı taşımak her açıdan risktir.
İlhami abinin bahar ballarını hasat ettik, kara çalıdan acayip nektar geliyor ama biz gitmeliyiz....


Baharda böldüğümüz arı, bölünen arı 10 çıtayı doldurdu, bu arı ise 20 çıtada çalışıyor, bir hafta daha erken ızgara konul saymış süper olacakmıştı.Bazı çıtalarda çıkmak üzere olan yavrular var.
Hafta sonu arılıkta rahatımız kaçtı, bir tek koloni terör estirdi, iki gündür boy maskesiyle geziyorum.Bizim arıları ise balla birlikte ye bir şey demiyorlar::))
Mayıs ayının son saatlerinde Gebze'den ayrıldık. Haziran ayının ilk saatlerinde Şile Kızılca köydeydik. Benim arılık ile burası 45 km.İlk tur cuma akşamı yapıldı.
 Cumartesi günü, sıcak bir hava vardı, gök yüzü masmavi, bembeyaz bulutlar...
Beykozlu arıcı dostum Saim Ahmet Gürel, bir koloni getirdi, benim bu yıl tüm anaları değiştirelim dedi. Kovanı açıp memeleri temizleyecek, arı ile çalışırken ben eldiven kullanamıyorum, yiyorum iğneleri yapacaklarımı eldivensiz yapıyorum.Arı o kadar saldırgan ki bir koloni her tarafta peşimizde. Bir rüzgar geldi, tüm arılar nedendir bilmiyorum çekip gittiler, hayret ettik.
Şileye gidecek kovanları ayarlamaya çalıştık, bir süprüz ile karşılaştık, bir kolonide çift çıta transferin günü gene geçmiş.
Hemen çıtaları koloniden çıkardık, bir sürü doğmaya başlamış ana arı memeleri aceleyle kutulara dağıtıldı.
21 Tanede doğmuş ana arı var, koloniyi yeniden açtık, defalarca çıtalara bakmamıza rağmen 5 çıkmış ana arı bulabildik.Saim gittikten sonra bir ana arı daha buldum, onuda kafesleyip aldım, ertesi gün gittiğimde yerde bir ana arı ölüsü vardı, bir tanede çıtada gezen.21 Doğmuş anadan 7 tanesi kurtuldu, 14 kayıpla kurtardık, bir sürü bu yıl bunun gibi telef verdim.Larva transferleri 21 mayısta yapılmış, 10 gün sonra dağıtılacak diyorsun, 10 gün sonrası haziranın 1.günü oluyor. Tabi mayıs 31 çektiği için arada bir gün başınıza neler açıyor....


Gölgede öğlen yemeğini yedik, Saim ipat ile işleri takip ediyor, gelen siparişleri giriyor, firmanın sayfasına düşen siparişler hazırlanıyor.
Cumartesi akşamı gene Şile'deyiz.İstediğimiz kadar arı götüremedik. Mayıs başında yaklaşık 60 ruşetim anasız kalınca, kestaneye arı hazırlamakta çok zorlandım, hiç bala hazır arım yoktu, ilk defa derme çatma kovanlarla kestane balındayız, giden kovanlardan 3 tanesi Akdeniz arısı.
 Suni tohumlama aparatları, üstteki kanca aletteki cımbızı devre dışı ediyor.Delikli bir şey, 0.2 mm lik bir delik mevcut, ülkemizde bu deliği delecek matkap ucu bulamadım, ve Almanya'dan ana arı iğnesini tutacak kancayı istedik. Sağ olsun dostumuz bizim kahrımızı çekmeye devam ediyor. Bir enjektör iğnesi sizce ne kadar para eder::))
Evet üstteki kanca 33 avro::((
Altaki tutucu kanca ise 6 avro.
Resmini bile çekmekte acayip zorlandım, bunu adam nasıl işledi?
Biz parçaya delik delmeyi düşünüyorduk, delikli borudan yapılmış bir malzemeymiş, 33 avroyu verince malzemedeki, detayları görebiliyorsun. Bir arkadaşa telefonda izah ettim,malzeme enjektör iğnesi, bir taraftan sanki taşlanmış diye tarif ettim. Bu malzemeyi işleyebilmek için saatçi eğeleri veya dişçilerin matkapları kafamdan geçenlerdi::))
Bahsettiğim arkadaş iki gün içinde malzemeyi yapmış ve arı iğnesinde denemiş::))
Olan bizim kalfaya oldu, benim malzemelerin sponsoru kalfam dır, sağ olsun::))
Arkadaşın yaptığı kancaları görünce kahrolacaktır.
 Almanya'dan gelen ana arının iğnesini tutan orijinal iğne.Bu resim makro çekim olmasına rağmen bu şekilde gözükmüyor, birde resmi zumlayıp kestim.
Bizim suni tohumlama çalışmalarımız herkesin iştahını kabarttı.Birçok kişi çaktırmadan suni dölleme aleti yapıyor::)
Bazıları kancada takılıyor, bazıları, cam iğnede takılıyor, bazıları karbon tüpünde takılıp kalıyor....
Gelişmeler iyi yönde, bu işi de feci şekilde tetikledik.

Cımbız ile ana arının iğnesini tutarken bazen etrafındaki kasları veya dokularıda tutuyorum ve ana arıya zarar verdiğimi düşündüğüm için bu kancalardan aldık.
Kanca ise insülin enjektöründeki incecik iğne, mutlaka birilerinin bu bilgi işine yarayacaktır. Bir şeyleri kopyalamakta Çin'den sonra geliriz::))

Yeni yumurtaya başlayan ana arılar, yumurta geldi mi atacak yer bulamayınca her göze yumurta saydırır.Minik dalakta yumurtalardan nasibini almış....

Saim beyin arılarını pazar günü açtım gene bir sürü ana arı memesi vardı, temizledim açık yavru olan çıtaları aldım ve yeniden bir düzenleme yaptım ama arı felaket hırçın ellerim kütük gibi oldu.
Böyle 50 kovan olsa ve bunlara bakım yapılsa, etraftan biri geçsin ayvayı yedi, hayvan gelse kesin öldürürler, köpekler ormandan çıkamaz oldu.
Benim arılığımda Ege arılar var, Muğla ve Aydından aldığım arıların sakinleri yollarına devam ediyor, Akdeniz arısı var ve hırçınlarını hemen yok ederim, bir tane Yığılca var, bir kaç tanede kafkas f1, iki tanede İtalyan melezi, arılık süper::))
Bazıları Anadolu arısı istiyor, bundan iyisi Şam'da kayısı derler::))

2011 Yılında arılarımı Muğla arısıyla çiftleştirdim buna mecburdum ve sonucuda merak ediyordum. Neden bunu yaptım, bahar bize geç geliyor arı erkek yetiştiremiyordu, hazır erkek varsa ana arı üretimi yapılır. Sonuç ürettiğim analar sakin.
2012 Yılı ürettiğim ana arıları Aydın'dan gelen, gene ege arılarıyla çiftleştirdim durum gene aynı, arılarım sakin.
2013 Yılı ise Arılarımız Akdeniz arılarıyla çiftleşmek zorundaydı, durum  gene değişmeyecektir, damızlıklarınız sağlamsa banim görüşüm şudur, erkek arılar sakin damızlığa olumsuz etki yapamıyor. Bunu da atmıyorum yalşadıklarımı yazmaktayım....



Yaklaşık 10 çıtalık bir koloni ve bu koloniye 3 tarnsfer çıtası verecegim, bir çıta başlatıldıktan sonra alınacak, diğer 2 çıta Saim beyin, bu koloni hem başlatıcı hemde bitirici olacak 10. gün en geç memeler dağıtılacak.
3 Çıta larva transferine yapışık 3 çıta polen blokeli çıta, ayrıca hiç açık yavru olmayan bir kaç çıta kapalı yavrulu çıta.Bu koloni üç gün sürekli beslenmeli, daha sonra kek verilip 10. güne kadar arı oyalamak gerekiyor. Bazen arılar hava durumuna göre karar verip bu kadar memeyle ne işimiz olur diye memeleri bozabiliyor, kek bu işe engeldir.

Domates, biber, patlıcan bahçem, bu sene salçaya da para vermeyeceğiz::))

Bu günlerde yapraş aşısı veya göz aşısı dediğimiz aşı zamanı, yabani erikleri can erikleriyle aşılıyorum. Genç bir fidan tepesi uçuruldu.

Alttan iki göz aşısı yaptım, fidan kesildiği için çektiği su fazla gelecek ve bu gözleri beslemek zorunda kalacak, aşı tuttuğunda aşının hemen üstünden kesilir ise fidanın besleyeceği filiz sizin aşıladıklarınız olacaktır.
Pazar gününü ana arı toplamaya ayırmıştık, biz gerçi şu işi yapacağım dediğimizde bile elli türlü işe burnumuzu sokmadan edemiyoruz ya neyse.
Pazar günü erkenden işe başlayacağız ama yağmur bir yağıyor bir duruyor, bir türlü işe tam başlayamadım, git gel, yağmur duruyor çık yağıyor mandıraya dön....
Akşam oldu ve hedefin beşte birisini toplayamadım.
Bu kafesler yer tutmuyor o yönü benim çok hoşuma gidiyor, 10 tane ana arıyı bir zarfa sığdırıyorsunuz.
Çıta arısına koyduğunuzda kontrol edeyim diye çıtayı araladığınızda kapak açılıyor, bu istenmeyen bir durum, onun için bir taraftan bantlıyorum.
Toplanan ana arılar bir kişinin bile işini görmüyor, o zaman iki kişiye bölelim gitsin, Bilecik ve Nevşehir şanslı iller, hafta içi her akşam koştura koştura kutularda ana arı aramaya devam, iyi ki iki gün izin almışım ya izin almasaydım halim ne olacaktı.....
Buda saldır ve sakin arıları daha iyi anlamamızı sağlayacak video, altta::))