Şemsettin Uzel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şemsettin Uzel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.11.2014

ARICILIK VE ÇITA BAL HASADI....


Pazar akşam üzeri, güneş battı batıyor...
Şemsettin Uzel beyin arılarının balını aldım...
İlk defa böyle arıcı gördüm ben bal alıyorum o komşulara çıta bal vermeye gitti :)
 Sırlanmış ballar.

Şemsettin abi oldukça mutlu, bu yıl arıcılığa yeni başladı.
Benden arı aldığında bu kovanlardan ne kadar bal alırım demişti...
Kendisi kuyumcu, döviz bürosu var aynı zamanda inşaatlar yapıyor...
Böyle birisi arıcılık yapmamalı, o zaman demiştim ki sıfır çekebilirsin...
Şu an oldukça mutlu...
 Şemsettin abiye gitmeden önce Zaim abini bahçedeyim,arıların bakımı ve bazı işler var hallettim.
Enginarları tekledim, seneye çok iyi verim vermeliler...
 Güçlü olan yerinde kaldı, zayıf kopartılıp başka yere ekildi.Diplerine yanmış gübre koyup doldurdum...
Bu sıra Zaim abi bahçeyi iyice astı. Kayın babası hasta, onunla uğraşıyor, Allah yardımcısı olsun.
Bu mevsimde hala dalında çilek var. Geçenlerde bizim serayı gören hakim abim bende çilekleri kapatsam mı demeye başlamıştı...
 Açıkta çilek olduğuna göre, kapatılmış alanda Darıcada yıl boyu çilek alınabilir diye düşünüyorum, bakacağız sonuçlara...
Son kokar üzümleri topladım. dokunuyorsun taneler dökülüyordu...
Bazı şeyler düşünüyorum ve uygulamaya koydum bakalım olacak mı. Bu işin orijinal toprağını bulamadım. Özel toprağı oluyormuş, bazı dönemler bataklıklardan çıkartılıyor dedi fideci atmadıysa...
 Gelecek senenin dikenli salatalık tohumlarının ikinci postası da kurudu paketledik baharı bekleyecekler...
Kabukları çıkartmak için kestane böyle çizilmeli...
Bu arada her kestanenin kabuğu çıkmıyor, Düzce kestanesi süper...
Tavada az ısıtıyorsunuz, açılmaya başladı mı kabukları sıcağı sıcağına soyacaksınız...
Tam pişmeden...
 Hafta içi iki sefer kestane tatlısı yaptım. Birinci tur kayınçomundu...
Biraz fazla pişti, ertesi gün kendime yaptım.
Artık ketane şekeri nasıl yapılır tam öğrendim.
Kabukları soyulmuş kestaneler, 10 dakikada suyla pişecek.
 10 Dakika sonra kıvam süper, biraz daha pişse dağılacak...
Yan tarafta hazırlanmış ve kaynamaya devam eden şurup, pişmiş kestane üzerine dökülüyor...
 Azda şurupla kaynayan kestanelere biraz vanilya katıyoruz ve kapatıyoruz...
Sonrası size kalmış....
 32 Numaralı kızım yazın bir dostuma hediye gitmişti...
Anaç arı...

Kara kızlar, halis Ali Türk arısı. :D
Bir başka kızım daha bu ana arıda iki ayrı hat mevcut...
Bir yerlere tırmanıp çıktığınızda bazı şeyler çocuk oyuncağı oluyor...

 Bu yıl koca yemişler erken açıp erkenden meyveye bile durdular...
 Geçen hafta felaket varroa dökülen koloniyi bu hafta yakından inceledim...
3 Çıtada yavru faaliyeti var.
Videosunuda aldım, hava soğuk olmasına rağmen sokulmadan çekimi bitirip kovanı kapattım, seneye bu arıyı dahada sakinleştireceğim.
Arının bazı huyları hoşuma gidiyor, savunması ve hijyen davranışı süper. Üzerine bir parça karton atın, ertesi güne toz ediyor...
Varroaya neden dost onu anlamadım...
 Varroa dostu kovanda bu haftaki kontrolde, 7-8 Varroa düşmüş, 6-7 tanede görmediğimiz var deyin eder 15 varroa.
 Her ihtimale karşı bir doz daha fulimetril geçtim kapalı yavru var, yeni çıkan varroalar olursa onları da yok edeyim bari...
Arılıkta bir Kafkas var, bu sene 3. yavrulu çıtayı verdim. Şimdiden bir çıtaya düştü, yavruda yapmıyor burada uçuş devam ediyor arı bitecek. Geçen sene anasını bahara zor çıkartmıştım, şimdi kızı ile uğraşıyorum...
Ballı çıtalarını aldım şurubu dayadım ne hali varsa görsün....
Gene yavru atmazsa bu sefer kek deneyeceğim belkide kışın kek verme hastalığını bu arı sayesinde kaptık...
Seradan haber soranlar var....
Kem gözlere şiş diyoruz :)
Sera sauna gibi ter atıyor...
 Cumartesi plastik çıtaya çalışan ruşetleri şurupladım...
Baharda her bir çıta bir ana arı gözü demek...
Zayıf olanlarda var durumu iyi olanlarda var, yavru devam ediyor ve sarfiyat fazla...
 Cumartesi ruşet taşıdım biraz, zayıflara ana arı kutusundan arı birleştirip yerini değiştiriyorum...
Pazar akşamı da kovan taşıdım...
Hiç iş yapmadan akşam oluyor, günler felaket kısaldı ve bu hafta sonu çok azarı uçuşu oldu...

3.06.2014

ARICILIK VE MAYIS AYI BİTTİ, HAZİRANA YAĞMURLA GİRDİK...

 Mayıs ayının son haftasının son konuğu Murat Saygı. Enes Emin'den 2 bölme koloni aldı. İlk defa maskesiz ve eldivensiz arılı çıta tutuyormuş.
Böyle hiç resmim yok dedi artıkın var....
Murat Gölcükte deniz kuvvetlerinde çalışıyor, Eskişehirli...
Biraz daha konuşsak akraba çıkacaktık.
Her yıl ava gittiğimiz ilçeden çıktı.
Şemsettin Uzel,  Gebze, Uzel kuyumculuk ve Uzel dövizin sahibi...
Bizden 6 koloni almıştı.
Arıları verdik bir hafta boyunca yağmur devam etmişti, sonrasında dediki Ali bey, kovanların ikisi iyi, 4 tanesi hiç çalışmıyor, biriside sürekli ölü atıyor dedi.
Verdiğim arılar 8 çıtadaydı, 15 gün sonrası kata çıkacak şekilde verildi.
Anlatılanları dinleyince dedim arılar açlıktan söndü, başka seçenek bulamıyorum.
Öğlen yemekte köye gidip geldik, bahçe kapısından bir girdim, arılar yerinde değil abi sen ne yaptın burada dedim, arılar geldikten sonra sehpa yaptırmış, arıları 3-4 metre karşıdan bakınca sola kaydırmış. Tüm tarlacılar sağdaki iki kovana geçmiş, kata bal çekiyorlardı...
Diğer kovanları açtım hemen arısı azalınca hasta filan olmasınlar diye baktım arı güzel sarıyor sıkıntıo yok, iki kovanın katını indirdim.
Şemsettin bey arıcı değil, ilk defa arı aldı, 60 çıtaya tel çekip mum takmış, acayip hevesli, ticaret adamı, şimdi diyor ki ben bunlardan kaç kilo bal alırım :))
Birde arıcıyım deyip arıcılıkla alakası olamayanlar var.
Soru sorup sorunları çözecek olanlar.
 Arıcılıkta soru ile pek bir yere varılamaz, nasıl doktor hastayı görmeden teşhis koyamıyorsa, arıcı görmediği arılara ne desin, birde karşınızdaki soruları aktaran ne kadar arıcı...
Geçmişte gördük adam bu kovanda 5 çıta arı var diyor açıyorsun bir çıta arı ancak var...
Artık telefonlardan nefret ediyorum. İşyerinde susmuyor, lavaboda susmuyor, camide susmuyor, genelide benimle alakası olmayan şeyler. Ben arıcılık danışmanı değilim...
Yemeğe çıkıyorsun 3 telefon gelsin yemek yemeğe vakit kalmıyor.
Arılığa gidiyorsun telefonlara bakarsan çalışamazsın, biz gece hava çalışmaya müsaitse 10 da evimize girmeye başladık.
Telefonda adımı bile sorana artık bilmiyorum diye cevap veriyorum, hiç bir şey bilmiyorum artık....



Arıcılık kişinin arıcı olmasıyla değer buluyor. Yılların arıcısıyım diyenler var, ne kadar arıcı tabiki bilmiyoruz. Arıcıyım diyenlerin yaptıklarına bakılmalı, yıllardır neler yapmışlar, neler ortaya koymuşlar gibi..

Hiç kimse anasından  arıcı doğmadı. İslamın ilk emri ise okudur.
Okuma yok, araştırma yok, yeniliklere karşı kapını kapa sonra dertlerine çare ara.
Telefonumuzu ana arı siparişi için verdik. Danışma hattına döndük...
Bana telefon edip fikir almak isteyenler oluyor. Ben öncelikle böyle bir danışmanlık hizmeti vermiyorum, her arıcı birliğinin danışmanı var herkes bağlı bulunduğu birliğin danışmanından bilgi almalı.Memleketimizde bir sürü hoca var onlardan fikir alabilirsiniz...
En son telefonda birisi aradı, danışmanız ya...
Abi ben sizin tüm videolarınızı izledim, sizden çok faydalandım...
Bende yağ ve tıraşı geç konuya gel dedim.
Abi benim 120 kara kovanım vardı hepsi söndü.
Şimdi fenni kovana geçtim. Senin arıların burada olur mu.
Cevabım bilmiyorum oldu. Böyle birisine nasıl cevap verilir...
Basit bir kaç soru daha sordu, gene bilmiyorum cevapları verdim telefonu kapattık.
Biraz sonra bir mesaj, sizi yanlış anlamışım...
Nasıl anlarsan anla...
Arıcı olsaydı bu kişi fazla değil 2 ana arı alıp denersin, olur mu olmaz mı görürsün...
Bizim arıcılık forumumuz var.
İsimle üye olursun, derdini yazarsın orada ben olmasam bile bir sürü usta arıcı sorulara cevap verecektir...
Forumun üstüne msn gibi çalışan bir eklenti ekledik, basit sorular forumdaki konuları sulandırmasın yukarıdan cevap verilsin diye, oraya da kimse yazmıyor...
Dert babası olduk, telefon susmuyor...
Kendi kendime kızıyorum sanamı kaldı ülke arıcılığı, milleti yıllarca uyutmuşlar bırak sende ninni söyle...
Karakter meselesi bir yerimizde durabilsek...
Telefonda malzeme isteyenmi ararsın, daha arı almamış arı alsam benim bahçede olumu diyeni ararsın, bir kovan arı alacağım kaçar çıta böleyim diyeni mi ararsın.

Ben kendimden örnek vereyim, 45 yaşında alet yok, bilgi yok, suni tohumlama yapacağız diye yola çıktık, ülkemizdeki hiç bir bilim adamından yardım almadan suni dölleme aletini sonrada tohumlamayı yaptık.
Herkesin çapı bir değil ama biraz konuşurken haddini de bilmek lazım.
Geçen birisi festen mesaj atmış abi bu dölleme işi kafamı çok kurcalıyor, şunu bana bir anlatsana...
Dedim aletin var mı yok, peki ne yapacaksın bu işte amacın nedir hedef var mı, bilmem dedi...
Benim yayınlarımı iki yılda okuduğunu söyleyen bana göre çok usta arıcılar tanıyorum. Adam oturmuş tüm yayınlarımı okumuş, yani hazırcı değil. Hala öğrenmeye çalışıyor, öbür tarafta oturup ağzını açmış armut düşsün diyenler....

 Bu yıl larva transferinde acayip sıkıntılar yaşadık, sulu aşılama bile yaptım tutmuyordu. Ortam müsait olduğunda kuru aşılama yapıyoruz neredeyse fire yok denecek kadar az. Zaten sulu aşılamayı ana arı üretimine ilk başladığımızda yapıyorduk.
 Çıta ile meme dağıtıyorduk oldukça sıkıntı oluyor memeyi çıkartmak için uğraş, sonra çıtayı bir yere koy, sonra yenisini yap, bu iş bile acayip zaman kaybına neden oluyordu, önce dağıtılacak memeleri bir kovaya çıkartıyoruz, verip geçiliyor...
Cemil ustanın dükkanı önündeki gül öyle güzel kokuyor ki...

 Dağıtılacak memeler çıta üzerinde arılı uzun süre kalırsa işçi arılar memeleri delip imha ediyor.
Kova içine alınan memeler üzerinde arı olanlar bölmelere ilk verilmeli, biz öyle yapıyoruz...
 Ana arı memeleri...


 Hafta sonu yağışlı ve yatacağımıza marangozda işleri halledelim diyoruz. Bizim tarafta yemek ne kadar az, ustaların önü yemek dolu...
Ziyafet üstüne düştük yani...
 Biz doyduk ustalar hala götürüyor...
Birde Cemil aç kaldım, çok acı olmuş diyor...
 Fatih Bursa'dan tahtalar getirmiş...
Diyor ki, abi marangoza iki gün tarif ettim şu kutuyu yapamadı...
Bence marangozun suçu yok, tarifte sorun olmuştur. :))
İlk yaptıklarımızın eksikliklerini ikinci turda giderdim.
 Köpük kutular bu yıl başımıza bela oldu...
Kenya modeli metro kovanlar, köpükm kutuların destek kıtaları olacak. Ballı çıtamı lazım al, yavrulu çıtamı lazım al.

İlk arı konulanlarda sorun yok yollarına devam ediyorlar.
Kenarlara yapıştırma olmadı, yalnız çıtaya taktığınız mum kısa olmalı, uzun olursa zaten kenara dayanıyor arıda üstüne devam eder.
İki farklı kenya metronun bir başka çıtası...
Hafta sonu arı taşıyacağız birde Fatih araya girdi. Yarın geleceğim dedi, bizde sabahtan bekliyoruz, akşam oldu ancak geldi...
Tabi umudumu kesmiştim gelmeyecek diye.
Geçmiş yıllarda tohumladığımız ve bu yıl yumurtaya başlayan damızlıklardan bir tane daha Bursa'ya gelin gitti...
Strafor kapağı bana gösteriyor, arı bak petek ördü diye :))
Fatihi yolcu ettik kovanları hazırlıyoruz bu seferde katlara petek yetmedi, gidip darıcadan petek getirdim.

Darıca'dan arıları Gebze'ye getireceğiz arı yüklemesi var, yağmur atıştırıyor, kısa sürede 10 çağrı atan arıcı ertesi gün otobanda bizim geçişimizi bekliyordu...
Şimdi ana arılarını aldı, abi ramazanda aynı sıkıntı olacak mı, iki ay sonra böleceği kovanların anasını düşünmeye başladı... :v
İnşallah olmaz, işleri rayına sokmaya çalışıyoruz büyük oranda sistem oturdu...
Arıları darıcadan yağmurda getirdik, gece eve geldiğimizde dizlerimize kadar çamur olmuşuz...
Ertesi gün kestaneye gidilecek arıları yükledik, tam ip çekilecek yağmur gene bir bastırdı sucuk gibi olduk, yola çıkmadan eve uğrayıp üstümüzü değiştirdik.
Cuma akşamı bu resimdeki kestane ağacının altına saat 12 vardık, arıları indirip dönüşe geçildi...
Gece yarısı 3 gibi Gebze'deydik...

Cumartesi genelde marangozda geçirdik yağmur vardı, pazar gene yağmur var. Yapılması gereken işler vardı, yağmurluğu giyersin, üstünede kovanları açmaya başlayınca maske giyildi...
Acayip çalışmışım.200 Göz taranıp şuruplandı, alınacak analar tespit edildi. Ruşetlerde sıkışan arıları kovana aktardım.Bazı kovanlara kek verildi erkek yapmaya devam etsinler diye. Erkeklerin ilacı aslında yağmur, bir kurak olup ortalık kurursa erkeklerin anasını belliyorlar...
Kara çalış çiçeklendi kovanların içinin kokusu değişti..
Ortam çiçekli sanki ikici baharı yaşıyoruz, normalde Gebze'de mayıs sonu her yer kururdu.
Böğürtlen açtı.
Yağış olsada olmasada  arıcılıkta acayip sıkıntılar yaşanıyor, kestanede yağış devam ederse sıfır çekebiliriz...
Darıda'dan arıların yanına taşıdığım memeler pazar günkü kontrolde doğmaya başlamışlardı. Kovandan ve çıtadan çıkartıp 20 km taşımıştım sorun olmadı.

Yamin Swınz damızlıklarından alınan yumurtalardan kraliçeler doğmaya başladılar.
20 Tanelik seride 4 tane açık renk çıktı. Yasmin, suni tohumlama ile damızlık üretmiyor, izole alanı var bölgesindeki verimli arıları bu izole havuza atıyor. Yazmin Swins aynı zamanda Avusturya'da arı ıslahının başındaki önemli kişilerden birisidir. Islah konusunda çalışma yapanlar ise çalışmalarını hiç paylaşmıyor.
Bir başka Yasmin kızı daha...
Ana arı üretiminde yarım çıtalı ruşetlerimde çok az sorun yaşadım. Bana göre en ideal ana arı üretimi 3 gözlü ve yarım çıta alan ruşetler...
Mersinden 150 göz ruşet gözü geldi üretim devam eden 5 tane fire vermemiştir.
230 köpük kutunun 70 tanesini kaybettik bir ay içerisinde.
130 Köpük kutuya arı koyup Bursa'ya Fatihe yolladım, 130 köpük  kutunun tamamı gümledi, bir tane bile ana arı alınamadan. Fatih sıfırdan yeniden kutulara arı koyup, yeniden faaliyete geçirdi. Bir turu kaybetmek 30 gün kayıp demek...
Mersine bıraktığım 70 göz kutudan bir tur ana arı alındı, verilecek memeler kovanlarda kesildi.Geriden meme gelmediği için gene köpük kutular gümledi.
Bu örneklerden anlaşılacağı üzere köpükte ana arı üretimini hala çözemedik, yapanlar nasıl yapıyor acayip merak ediyorum.
Ana arı geriye dönmediğinde kutulara ilk başlarda kullandığımız yoz arılar anında yalancıya kaçıyor ve bir daha o kutuya yeniden arı silkelenmeden düzeltilemiyor.
Bu yıl acayip emek ve paramız boşa gitti, hedefler bir türlü tutmadı, bereket düze çıktık ama kayıplarımız büyük.
Yeğenim Mert bu hafta sonu sünnet merasimi var.
Bir darbede yeğenden, zaten işlere yetişemiyoruz, bize zoraki merasim yaptıracak...
Bunca olumsuzluk, vardır Mevlanın bir bildiği...
Biz elimizden geldiğince yırtındık ama çok çalışmakla çok kazanılmayacağını bir daha öğrendim, Mevla vermezse istediğin kadar yardır.
Her şeyin hayırlısı.
Mücadeleye devam.
Hakkımızda hayırlısı, bu demek ki...