Arıcılık ve tarumar olan işler yumağı....
Yukarıdaki damızlık bir kraliçenin kapanmış yavrulu çıtası.
Damızlık teslimatlarında sıkıntı oluyor. En büyük sorunumuz zamandı, şimdilerde dermansızlık ta buna eklendi.
Yaz gelmedi gelmedi derken ortalık yandı kavruldu...
Damızlık nakilleri için yeni kutu yapmalıydım, ruşetler ile çok sorun yaşadık. Paket iyice küçüldü, kapak olayını bitirdim, kapak koyduğunuzda paket her taraftan büyüyordu.
Son yaptığım paylaşımlar bana göre iyi değil yav haber yapalımda hafta boş geçmesin babındaydı.
Hani derlerya kişi yedisinde neyse yetmişinde de odur diye. Can çıkarmış huy çıkmazmış...
Gerçekten zamanla yarışıyoruz ve bazen zamanınız olsa bile sizin gücünüzün dışında kalan bir sürü iş olmakta.
Yapılan işi ilk önce yapan beğenmeli, gerisi önemli değil.
Mesai bitiyor, doğru arılığa, yaklaşık 2 saat çalışacaksınız. Acil ne varsa o yapılmalı, meme dağıtımı, larva transferi, gidecek anaların toplanması, gene gidecek damızlıkların kutudan bu paketlere alınması, çıtalarının plastiklere zımbalanması derken bir bakmışınız iftar olmuş.Suni tohumlama olabiliyor, o zaman arılıkta iftar ediyorum, bu yıl daha evde iftar etmedim.
Bazen gün içi iş yetişmeyecek ise sabah 5 ten sonra arılığa gidersin serin serin en az 3 saat çalışırsın.
Bu hafta tüm damızlıkların teslimi biter inşallah. Zaten F1 ana arı işi bu günlerde boşta, bu gün sipariş verene ertesi gün yollanıyor, kestane balı hasadına kadar böyle gider sonra bir patlama yapar, daha sonra ayçiçek balından sonra gene bir aşırı yüklenme olur, derken sezon biter.
İlk defa nikah işlemlerinde uzun iğne kullandım, 8 doz alıyor ama şırınganın direk daha yukarı kalkmadığı için iğnenin bir kısmını şırınga içine soktum. Yoksa iğne ana arıdan ileriye geçiyor.
Bizi ramazan ayında en çok zorlayan nikah işlemleridir.
Damızlık siparişleri bitti artık yedeklemeye geçmeliyiz ama bu ay bir bitsin bakalım diyoruz gene bir tur daha bu ay içine nikah işi sıkıştıracağız.
Bu yıl ilk defa tohumlamaya girecek ana arıları tartmaya başladım. Yabancı yayınlarda kural 150 mgr dan aşağı olanlar tohumlanma yapılmaz yazıyordu.
Şu ana kadar tohumlamaya gelen analardan hiç küçük ana arı çıkmadı. Adam damızlık arısı gelmiş ilk cümlesi ana arı niye küçük, küçük olduğunu nereden anladın.Arı bir beslensin yumurtaya bir girsin kışın ana arı büyük mü oluyor, yumurta kesen ana arı küçülmüyor mu...
Bazende kendimi atölyede imalatta bulurum. Kafamda tasarladığım şeylerin toparlanması atölyede oluyor.
Buna benze kare ruşetlerim vardı. 6 Çıta alıyordu, bunlar 5 çıta alıyor, kapakta iptal edilince enden en az 7 cm küçüldü, boydanda aynı eski çıtaları kullanmama rağmen, 5 cm küçüldü kapak bu kadar kabalaştırıyor yani.
Bu tür paketlerin günlerce yolda kalması, güçlü arıları öldürüyor. 10 Mm uç ile 5 delik deldim, sanki delik parayla sonradan kendime kızıyorum niye 10 delik delmedik sanki...
Üç beş tanesi artık monte edildi, bundan sonrakilerde inşallah havalandırma biraz daha artırılacak.
Paketler gayet sağlam oldu, bunu karşındakini inandırmak zorundasın ve her türlü risk bana ait diyorum.
2 Tabaka malzemeden 25 ruşet çıktı.
Tutula bilmesi için üstten az çıkıntı kuşak attım. 8 Mm malzeme kullanıyorsun iki tarafta b,rbuçuk santimden fazla çıkıntıya sebep oluyor.
İlk deneme aktarması yapıldı.
Arı ruşette ne kadar çok ise riskte o kadar fazlalaşıyor. Az arı ile nakil en sağlıklısı.
İlk aktarımda el kadar çıtalar yarım çıtaya zımbayla tutturuluyor.
Yola hazır olanlar böyle sabitleniyor, tüm çıtalar blok haline geliyor, sağa sola ileri geri hareket olursa bile birlikte olur, biz hiç bir yere hareket etmemesi için böyle sabitliyoruz.
Gebzede çalışma yaptığım yerde kışın toprağa soktuğumuz incir çelikleride dikkatimi çekti, 11 çelikten 10 tanesi tutmuş. Bu siyah incir 2-3 ay sürekli meyvesi bitmiyordu. Tavşanlı merasında taş ocaklarının içinde kalmış bir ağacın fideleri.
Bahçede ilk salataları kopardım.
Hafta sonu nikah işlemlerine kullanılacak erkekler fazla gelmişti, denemelik kafeste ne kadar kalacak diye merak ettim. 5 Gün sonra kafeste ölümler başladı bende spermlerini alıp hepsini kurtardım.
Polen için bazen tuzakları açıyoruz.
Damızlık arıların sökülen yavruları.
Mirili, Damızlık arının kapalı yavrusu.
Çıtada çaprazına bir tel var bu teli biraz gevşek bırakıyorum ve yavru altından geçiriyorum.
Aktarılan arılar bir iki gün yeni ruşetinde çalıştırıyorum, bazen arıların yeni yerde çalışmadığı oluyor, oğul verecek gibi ruşetin duvarına salkım yapıyor, yavrulu çıtaya geçmiyorlar...
Arılar teli mumla kaplayıp petek örmeye başladılarsa paket hazır demektir.
Teli kaplayan arılar...
Çıtanın ilk zımbalanma hali yukarıda var, arı çalışmaya başladığında çıta enine ve boyuna büyümeye başlıyor. Hemen bu damızlıkları yolluyoruz.
Anlatması ne kadar basit, bunu zaman içine yaydığınızda acayip zaman alıyor.
Dün akşam iki kutuyu aktardım, bir ara saate baktım iftara 15 dakika kalmış ve ben arılıkta daha çalışıyorum. Hemen en yakınımda Memiş abi var, abi geliyorum bana yemek ayarla diye telefon ediyorsun. Yemekten sonra, arılığa gelip bu ruşetleri kapatıp Gebze'ye getiriyoruz ertesi gün yolcu ediliyor.
Müşterilerimizde bazen benim arıyı filan yere götür orada bilmem nerenin otobüsüne ver diyor.
Hangi arada gidip birde otobüs bekleyelim.
Kırşahin damızlıklardan birisi.
Bu arıya isim arıyordum, bir türlü bir şey uyduramadım gitti. En son Fatih bunlar
Mirili hattı dedi, bu hattın ismi de konmuş oldu.(gekört)
Fatihin elinde bir sürü damızlık oldu ve bunlara deli paralar harcadı. Bazen yazışmaları bakıyorum bu paraya anamı olur diyenler oluyor. Bazı insanlar o kadar cahil ki...
Altının değerini sarraf bilirmiş, cahille uğraşmanın anlamı yok, o tür kişiler listemde varsa atıyorum. Yıllarca listemizde olacaksınız sonrada saçma sapan sağa sola yorum atacaksın.
Arıcılıkta damızlık mevzusu artık oturdu. Arının yedi sülalesi kayıt altında damızlıklar dünyanın her tarafında iyi paralara satılıyor. Binlerce avro para öde en iyi damızlıkları getir, adam oturduğu yerden saçmalasın buna dayanamıyorum.
Mollafenari'de bir arılık, ana arıları değişecekmiş, bir akşam yarım saatimi ayırıp bölmeleri yaptık.
Arılar acayip saldırgan diyordu 5 ayrı kovan dan bölme yapıldı neden bilmem iğne yemedim :)
Arılar saldırgan diyenler arılara ne yaptıklarını görmek lazım diyorum.
Bu yıl bal gelmeye devam ediyor.
Yazının başında dağıldım diyordum ya birazda nasıl dağılmışız bir görelim.
Yaklaşık bir buçuk aydır Ovacık'taki kalan arılara gidemedim, bu gidişle bayramdan önce gidemeyeceğim gibi.
Bu kovan ne zamandan beri açılmıyor bilmem, yemlikten sonra iki dalak atılmış ve kovan sakal yapıyordu derdin ne diye açtığımda içerisi böyleydi.
Arıyı aktardıktan sonra resim aklıma geldi.
İftar saati nereden el attıysak, normal çıtaları aktardım. Yemliği yan taraf çektim bal kırıldı, bu saatte birde bala dokunursak yeme ihtimalide var. örtüsünü örttüm, kovanı arkaya aldım. Ertesi güne bu arıların büyük bölümü aktardığım kovana gidecekler, hatta buradaki balı bile kendi arısı yağmalayabilir, bu ihtimal var.
Akşama kalan arıları ve balları da ben alırım, tabi bal kalırsa.
Kovan duvarı da bal olmuş, hemde sırlanmış.
Pilastik çıtaya çalışan ruşette dalak atmış.
Acayip bal geliyor yavru sökülen yere bal basıyorlar.
iki çıta arı ana arı vermişiz, bir daha bakılmamış, yemlik altı dolmuş ve yan tarafa geçmişler. Bu dağınıklık inşallah bayrama kadar sürecek görünüyor.
İlk defa bu yıl çalışırken yorulmaya başladım artık bünye kaldırmıyor, doktor bayram etsin yaşlandın diyecek ama her geçen gün gençleşecek halimiz yok.
Bizi en çok yoran kısım ise ana arı üretimi başlatma aşaması. Ne kadar acele edersen et, bölgemizde mayıs sonundan önce ana arı çıkmıyor. Yüzlerce transfer yapıyorsun hepsi nafile, boşa kürek çekmek insanı yıldırıyor. Zamanı geldiğinde hem memeler tutuyor hemde ana arı kaybı çok az oluyor.
Bu hafta dostlarıma özel hediyeleri gönderildi. Nikahları tarafımızca kıyılan Mirili hattı damızlık ana arılar sahiplerine hayırlı olsun inşallah.