arı nakli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arı nakli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.04.2013

ARICILIK VE NAKİL

 Aydıncıktan pazar akşamı ayrıldık, benim arabayı kamyona aldırabilmek için arıları üç sefer aktardık, arkadaşlar o kadar uğraştık ki anlatamam, ben olsaydım çoktan pes ederdim, inat edip arabayı kamyona yüklediler.

 Konya Akşehir'de Mustafa Doğan kardeşimi ziyaret ettik, kısa bir mola verildi. Bizlere kızıyor gelmeden niye haber etmediniz, ne olacaktı haber etseydik::))
Akşehir kebabı ikram edecekmiş ti, tüh diyoruz ama iş işten geçti..::))
 Afyon Çay'da Mehmet Surucu sürücü abimiz elinde somun ve haşhaşlı ekmeklerle minik bir paketi takas etti::))


Gebze'ye geldik, bu seferde benim arabayı yola indirecek rampa bulamadı, sanayinin içinde dört dönüyorum olmadı bir kaç yeri aradım gene olmadı, bu esnada bizim telefon santrala döndü, baktım olmuyor kapattım::))



Gebze'de Cemil usta yardıma geldi, maskesi varken kulağından sokuldu, gece birde topuktan yedi::))
Köydeyiz, bu seferde araba arılığa çıkmadı, hemen muhtarı aradık bana traktör yolla, bayağı uğraştan sonra 4-5 turda aktarmalı nakil bitti.
En az 500-600 adet kutu veya kovan musluğu açacaksınız akşam olmuş hava kararmış, siz bitmişiniz, telefon kapalı olmasına rağmen öbür telefondan bizimkiler soruyor ne oldu ne yaptın::)) Zaten öbür telefonda kayıtlı olmayanlara bakmam, sonuçta muslukları açtık ve gece 10 da evime geldim, bir güm öncesi gece birde yola çıkılmıştı, yola çıkmadan yolculuk hazırlıkları üç gün sürmüştü, bu kadar uzun bir tempoya dayanmak çok zor, çok şükür hepsi geçti, ve Gebze'deyiz, en kısa sürede işleri ve sevkleri yoluna koymam lazım...

23.11.2012

GEZGİNCİ ARICILIK

2012 Yılı içindeki en zahmetli arı naklini yaşadık. Bu kadar terslik üst üste nasıl geldi anlamak imkansız. Arılara gidilen tarla, nakilden üç gün önce sürülmüş, yol kapandı. Yandan bir yerden başka yol buldum, ben minibüsle girip çıkmama rağmen kamyon oradan arılara ulaşamadı. Traktör çağırdık, kanyonu çekemedi, bu sefer köye römork takmaya gitti. Ben başka yerdeki arıları minibüsle taşırken dolu malzemelerle boşlar arabaya karışık yüklenmeye başlanmış bu bile büyük sorun oldu. Arılar ile kamyon arasında 400-500 metre mesafe var, 4 tur yaptık, traktöre yükle getir kamyona aktar, tekrar başa dön. 2 Saatte yüklenmesi gereken kamyon, 6 saatte yüklendi. Yola çıktığımızda saat gece 12 olmuştu.
 
İlhami abi ve benim bazı arılar yola hazır. İlhami abim son rötuşları yapıyor.
 
 Arı yükleme işi bittiğinde herkes dağılmıştı. Ben ise dağılmaya devam edecektim::)) Dünya yol var ve orada ruşetlere kovanlardan bal verilecek, bazı ruşetlere arı takviyesi yapacağım.
 
 Bir kovandan arı çıktı hemen indirip, arabanın yanından uzaklaştırdık., Birde gece gece canımızı yakmayalım dedik.  En son hareket etmeden, İlhami abiye, bu kovan sana hediyem olsun, koy taksiye götür::)) İlhami abi biraz çamur bulup, operasyon yapıyor. Kısa sürede işlem tamam. Otobana girmeden bir yerde yemek yiyoruz, bana yatarmısın dediler zaten dökülüyorum, bu nasıl soru? Kamyonun üst yatağa bir uzandım, bir ara sabah olmak üzere sis duman yerler kırağı. Burası neresi dedim, Afyon Bolvadin, ortalık içeriden görüldüğü kadarıyla buz gibiydi. Kahvaltı için Afyon Çay çıkışında Jant Osman'ın yerindeyiz. Ne ararsanız var, kontur, yağ filtresi, mazot filtresi, zeytinyağı, şalgam, çorba çeşitleri, adam tam Jant yani::)) Afyon Çay'dan sonra güzergahta Konya Akşehir var. Mustafa Doğan geçerken ayak üstü görüşürüz diyordu, tam ayak üstü oldu.
 
Mustafa bize buluşacağımız noktayı tarif etti, telefonda özellikle söyledim kahvaltı yaptık diye, sen kahvaltı hazırla doldur poşete düş yola.

  
 Mustafa Doğan ile çok kısa görüşebildik, kamyoncular vakit kaybetmeyelim dediler, kamyonda birde Çumra belediyesine portif götürüyoruz. İyi ki vakit kaybetmemişiz, yoksa arılar karanlıkta inecekti.
 
 Ben Gebze modundayım, hava soğuk, Mustafa ise Konya soğuğuna göre giyinik.
 
 Kahvaltı yaptık dememize rağmen yolda yersiniz diye kamyona veriliyor.
 
 Yolda çay içiyoruz, Mustafa'nın termostan, bu arada termos kaynadı gitti.
 
 Çumra belediyesinin kurban satış yerindeki rampada portifi indirdik. Tam kurban pazarının karşısındaki evin bahçesinde çok arı kovanı vardı. Resimde göründüğünden çok fazla arı kovanı dizili.
 
Kahvaltı sepetinden  yok yok::)) Termosta çay, yumurta haşlamış, tereyağı, bal,zeytin, kaşar peyniri.
 
 Soldaki kamyonun sahibi Anamurlu Yakup, sağdaki ise şoför, oda gene Anamurlu Muhammet. Yolda kahvaltılıklar nedeni ile öğlen yemeğine ihtiyaç duymadık. Mersin Aydıncık'a vardığımızda ise akşam üzeriydi. Hava kararırken indirme işi bitti. Arıları ve malzemeleri üst üste yığdık, burada sorun araba arı konulan yerden dönecek diye kovanları dizmedik, dönemedi ve yığılan kovanları ikinciye dağıttık. Hava karardı, arkadaşım Ekrem'in evinde verilen yemeğe geçiyoruz.

 
Yemekten sonra arıları dizip, bazısının polen çekmecesini bazısının alt havalandırma çekmecelerinin nasıl takıldığının eğitimi var.::))

 
 Resimdeki arkadaşlar arıcılığa oldukça meraklı kişilerden oluşuyor, kiminin belgesi, kiminin de sönmüş arıları ve boş kovanları var.

 
 Seneye burada bayağı bir arıcı olacak galiba.
 
 Ziraat mühendisi olan Muhammet Pak ise, çalışanlara ışık saçıyordu::)) Geleceğimiz son gün kovanları yerden kaldırma işleminde kaşının ortasından sokulup arıcılığa girmiş bulunuyor::))
Mersin Aydıncık ta kış yok gibi bir şey. Fakat ulaşım acayip zor ve zahmetli.Arılar bir gün sonrası çoştu, o paylaşımları bir sonraya bırakıyorum.

24.08.2012

ARICILIK 2012 SEZONU SONA ERİYOR, GEBZE'YE TAŞINDIK




Ramazan bayramının birinci günü, Yusuf Şimşak ile bir yerde buluşacağız. Dinlenme tesislerini geç, dinlenme tesisini fark etmez isen sağ tarafında vericilerin olduğu tepe ve rüzgar gülünden sonraki ikinci köprüde bekle aman bu sefer bari tespit ettiğimiz noktada buluşalım,aman yanlış olmasın::))

Sonuçmu gene hüsran. Sen tüm noktaları atla ve Gebze girişindeyim diye telefon et::((

Benim kayın peder tarafı Trabzon'lu ve buna benze durumlar gayet normal ne yapalım. Yusuf Şimşak'la buluşabilmek için arabayla otobana girmem gerekiyor nasılsa otobanlar beleş ya, bu bayramda girip, önce bayramlaştık, emanetlerimizi verdik, hediyelerimizi aldık ve Dilovası'nı tavaf edip evimize döndük. Dediğimiz noktada buluşsaydık toplam gidiş geliş 2 km yol yapacaktık, böyle 25 km yol yapıyoruz::))

Allahım yarabbim sen her şeyin hayırlısını ver....


Arıcılık sabit ve gezer olarak yapılır, bazı arıcılarda kendilerini gezdiriyor. Bunlardan biriside Yusuf Şimşak arılar sabit ama arıcı gezecek yer arıyor, memleket hasreti ve Karadeniz turuna çıkmışlar hemde bayramda.

Gittikleri yerde bir arıcı kardeşimizde demiş ki bana kutuyla ana arı getire bilirmisin, bizde olur dedik ve bu maceraları yaşadık. Evin büyügü olmaz zor, bayramın ikinci günü öğlen evden çıkabildim, üçüncü gün arılarla bayramlaştık ve çarşamba günü mesai başladı.

Birden Trakya'daki arıları getirelim nasılsa geleceğiz. Ani bir kararla Tekirdağ Sultan köye gittik.


Muhtarımız kani bey varroa mücadelesi yapacak bunuda organik asitle yapmak istiyordu. Bir yanlışlık olmasın istemedim, elimde asit var diyor, elindeki asit ile bu iş olmazdı. Laktik asit götürdüm, orada çözeltiyi hazırladık, uygulama yapılacak körük yok, nasıl kovan açılacak, 5 kişiyiz kimse sıgarada içmiyor, bazen sıgara içenleri körük olarak kullanırım::))


Kani bey bu senin arı aç, dedi bizde iki kovana laktik asit uyguladık, ve nasıl yapması gerektiğini uyğulamalı gösterdik. Uygulamalarımızın videoları var, bir kaç güne kadar toparlayıp yayınlayacağım bu sıra tam zamanı. Resimdeki ana arı karniol F1.



Kolonilerde çok bal var, daha sonbahara çok var, elinde esmer çıta varsa yavru bitimlerine gir yavru faliyetleri azalmış, gerçi yavru atacak yerde yok, son baharda bir çok arıcı bu konuda hata yapıyor, yavru arasına kesinlikle beyaz petek atmayın, nedendir bilmiyorum temmuz ayından sonra ana arı beyaz peteklere yumurta bırakmıyor, analarda esmerlere hasta demekki::))


Arıların içeri girmesini bekliyoruz hava kararmak üzere. Resmin solundaki kişi Kastamonulu arıcı Mustafa abimiz. Kendisi Sultan köye yerleşmiş. Körük götürmemiştik, Kani beyde buradaki körüğünü götürmüş, kovanr körüksüz çakılmaz, en azından bir duman verip biz geldik demek lazımdı olmadı.


Nakliyeci Nazım Çavuş


Nakliyeci Nazım Çavuş.

Aslında nakil işini öne almamızı sağladı. Bir kaç gün içinde memleketine gidecekmiş. Arı nakilleri aynı araçla olur ise resmi işlemlerde daha kolay oluyor. Nazmi abide iğne yememek için arabada bekiyor, gel bir şey olmaz desekte arıların içine girmedi, bir önceki nakilde bir sefer aşı olmuştu.


Arı soksa böyle kovan önünde oturulurmu.


Kani abi körük getirdi ama bayagı hava kararmıştı, arıları çakmadan yükledik, hiçde sorun olmamıştı, en son İlhami abinin bir kovanda kaçak oldu zaten işte bitmişti, arabaya atıp, ipleri çekip yola çıkıldı.



Asıl süpriz Gebze de arıları indirirken çıktı, arıları indirecegiz her taraf arı, nereyi tutsak sokuluyoruz, maskeler çuvaldaydı, hemen maskeleri giyindik bu seferde eldiven yok. Bu yılda yeteri kadar iğne yemiş olduk, ellerim şişti, maskenin içine gece nasıl girdiyse burnumun kemiği hala sızlıyor::((


Alt havalandırmalar filan takmak ne mümkün ertesi gün takarız deyip arıların yanından kaçtık.


Masai bitimi yeni arılığa gitmek lazımdı, düştük yollara. Oda ne Mutlu ördeklerr......



Sitemiz yöneticisi Raşit beyin yazlıktayım. Oğlu Metin beyin hobileri arasında tavuk ve ördek ayrıca akvaryum işi var, akvaryum minicik 800 litre su alıyor, geçenlerde az taşmış ev berbat::((

Bu bizim konumuz değil onu geçelim.

İnsanların üretici olmaları çevrelerinede faydalı olmaları demek oluyor, yada ben öyle anlıyorum, bilmem yanlışmı düşünüyorum.

Burada piliç horoz üretimi var, henüz onların tadına bakmadımda bir kaç sefer organik yumurtaları götürdük, Allah bakıp çekenden ve ikramda bulunanlardan ve ikramları yiyenlerden razı olsun İnşallah


Mutlu tavuklar ver horuzlar. Bu mutluluğu bulamayan dünyada o kadar insan varki. Düşünün ormanın içinde bir köy, köyün bir köşesinde villa içinde mutlumu mutlu tavuklar, bu mutluluğu seyretmek bile acayip mutluluk veriyor insanlara.



Raşit beyin yaramaz köpegi acayip şarlatan bir şey, kendisini sevdirmek için neler yapıyor.


Raşit abimize daha önce iki koloni arı vermiştik, bu kesmemiş olacakki bana iki koloni daha verin, bir gittikki yerleri filan hazırlanmış. Bu esnada bir makina aldım, henüz tam çözemedim, ilk resimleri çekiyorum salakça bişeyler yapıyordu, diyorum bu ne yapıyor, meger panoroma modundaymış, ben makinaya böyle diyorum o bana neler söylendi içnden bilmem::((




Çay kahve faslı bitti geçtik yeni arılıga, alt havandırmaları taktık, daha doğrusu Enes takmıştı::))


Bir tanesi farklıydı onu takamamış diyorki kanal daralmış, dedim onun malzemesi farklı bak bunu tak bakayım, biraz bozuldu tabi::))


Pürenler bu yıl çok geç kaldılar, heralde uzun süren kuraklık bunun nedeni, bazı pürenlerde tek tük tomurcuklar çiçekleniyor ama hemen kuruyor, yağış olmaz ise bu yıl pürenlerin çogu yanıp çiçeklenmeyecek gibi duruyor.


Hayırlısı bakalım, şu an pürene iniş yaptık, bir sezonun daha son çeyregine girmiş buluyoruz.


Enes Emin ise arılarıma sulanıyor, bir çok ruşete destek gerekiyor muş, buradan arı alma planları peşinde ama yedirmezler arılarına iyi baksaydın ne yapalım::)))

18.08.2008

PINARHİSAR'A VEDA EDTİK,HERKESE TEŞEKÜRLER.

Cuma akşamı paydostan sonra yola çıktık.Resimdeki en büyük yiğenim Yakup.Boğaz köprüsünü geçiyoruz.Yiğenim ayın 29 da teslim olacakmış,asker yani.Sülüs cebinde,inşallah hayırlısıyla gidip gelir.Pınarhisar'a gece saat 10 gibi vardık.Hacı abinin kavede çay çorba derken saat gece 1 oldu.Kimseninde yatmaya niyeti yok.

Neyse enişte yiğen ve yeni hacıyı muhtar hacıabinin bağ evine yatırdık.Ben arılarımın yanında ve çadırda yatmaya karar veridim di.Sonra Bülent'lerin bostana daldık gece saat 2 ::)))Resimdekiler Ali Osman abi ve Metin abiler.Hepside plaçkacı::))

Saf Muhtar abim.Geçen gittigimde bir yoklama çektim hemen yediydi.Artık uğraşmıyorum,yazık yav.Geçen hafta bu hacıdan ikamet istedimdi.Günlerden cumartesiydi ve dediki bu gün resmi tatil.Bende dedimki biz haftanın 7 günü memleket için nöbet tutuyoruz diyince beyenfendi kimliğinizi büroya bırakın,benim çocuk yokmu orada demeye başladı.Beni askeriyeden zannetmiş::))Büyük bir birlik var Pınarhisar'da.Numarayı öyle yediki sormayın.Bir ara bize bağ evinde melemen falan yapacaktı,diyorumki melemende varmı muhtarlıkta,diyor ki yumurtayı getirirsen yaparız.Ama jeton hala düşmeyince acayip üzüldüm,ama kızdıramıyorum ki::)) Artık bir daha yoklama çekmiyorum.Herkesin safıda beni buluyor işte.
Gece karanlıkta nefis kavunlar geldi.
Harbiden saf,hacı abiye bıçagı bir verdiler.Kavunlar bitti hala kesmeye devam ediyordu,gerçi yemesinede gerek yok.Nasıl olsa kendisi orada gene yer hacı abi,önemli olan benim yememdi.
Arılıktan bir görünüş.Akşama bu resim kalmadı tabiki.Çadırda yatmıştım,kalkıp bağ evindekileri getirmem lazım.Kavaltıda yapılacak,bir sürü işte beni bekliyor.
Bağ evine giderken bir çiftlik vardı,devamlı gelip geçerken köpekleri sorun çıkarıyorlardı.İşi çözdüm.Köpek kaçan şeyleri kovalamaya bayılıyor.Ben motorla yaklaşırken sürati düşürüyorum,köpekte saldırma gardını alıyor.::))Yürür gibi yavaş yavaş geçersen mal mal bakıyor.Onun için köpeklerin önünden motorsikletle geçerken sürati düşürün arasıra hafif hafif gaz verin.Köpek bir türlü yapacagı işe odaklanamıyor.Çiftliğin sahibi eski pehlivanlardanmış,adıda yanılmıyorsam Ali.
Bazen her türlü resim lazım oluyor.Bende dışarıdan buzağıları çekiyordum buyur içeriden çek dedi.
Bazıları poz vermek istemedi bende ısrar etmedim,daha çocuk bunlar hatta bebek diyebiliriz.Çiftlik belediye mezbahanesinin yanında.Her tür köpek mevcut.Siyah olan emen eniğin annesiymiş.Boşluk buldularmı ötekilerde dalıyordu sütçü anneye::))Ama o pozları kaçırdım.Anne bir kaçıyor ötekiler sürü halinde peşine hurra.
Bir çomar adayı yatıyor.Bakışları adamı hasta ediyor be.
Sonradan artis artis geziyordu.
Bir ara mısır tarlasına gittim.Sipariş resim vardı.Tarla çok büyük ve ben motorun üstüne çıkıp birde kollarımı kaldırarak bu kadar oldu.Uzaklaştınmı arılar gözükmüyor.Selahattin abi sendeki makinadan bende yok,idare et.
En güzel resimler bunlar.
Artık büyütüp kopyalarsın.
Bir püskülde 5-6 arı olanları yakalamaya çalıştım.Yaklaştınmı kaçıyorlardı.
Yukardaki resimlerden kestim,orjinalleri ikinci ve üçüncü resim olmalı mısırlardan.
Hacı abinin bağ evinin bahçesindeyiz.Güzel çiçekler ve çok magazin ekmegi varmıştı.Bu seneki en güzel resimlerimi çektim diyebilirim.
Bana göre nefis resimlerden biri.
İlginç bir kare.Arı ve sinek.Biri temizliğin,biri pisliğin sembolü ama aynı karedeler.İkiside çalışkan ama.Herkesin işide ayrı.
Avcı bekliyor pusuda.Bunun filmini filim sitesine attım.Ama biraz beceriksiz.
http://www.aricilikfilimleri.blogspot.com/Şu güzelliğe bakın.
Acem borusu dedikleri çiçek sanırım.Bir ara Emin Benli abi bu çiçeklerden haberler yapmıştı.Arılar çok seviyor diye bence ziyaret etme sebebleri sevme degil.
Sırf Emin abiye gıcıklık olsun diye bir çiçege 5-6 tanesi girmeye çalışıyor.Hayret ettim birde kavga ediyorlar.
Bu resim iyi olmadı ama 6 adet arı aynı çiçege girmeye çalışıyor.
Ben de çiçegin içine baktım,hiç bir şey yok,demekki gıcıklık olsun diye böyle yapıyorlar.Bu arada Emin abi nerelerdesin özlettin be kendini.
Bahçede gezmeye başladık,hacı abi geldi bizimkiler hala yatıyorlar.Hacının demesine göre bu sepet Bülent'tinmiş.Sönmüş sepet koloni,şimdide ağ kurdu ve kelebeği üretimine başlamış.
Hacı abi bu yamuklarıda çekmemi istedi.Yamuk olan sepetler gene Bülent kokuyor::))Bülent ne yapsın,işte çalışıyor,çifçilik yapıyor,arıcılık yapıyor,birde önümüzdeki hafta evlenecek::))Ayvayı yemesine az kaldı.
Hacı abinin bir çıta.Dedim yakaladım bir kazma çıtası diye seviniyordum olmadı.Bu çıtadaki petegi sepetten kesip bağlamış,bu adama kazma denirmi,bizim talebe olsaydı yemiştim onu bu çıtanın yanında.Yani işçilik bizim kazma doktorunkine hiç benzemiyor.Süper olmuş.
Bu arada iki kovan ayarlıyorlar.Hem hacı abiye,hemde Bülent'te ikişer çıta böldüğüm arıların karniyol anaarıları eşleşmişler ve yumurtalar kapalı degildi.Arılar anasıyla hediye edildi.Daha detaylı bilgiler almak için bir sürüdenek oldular.Seneye raporları alacagız.
Hacı abi kendisine düşen kovanı iyice temizledi.Daha sonra benim arılığa geçtik.Hala çalışma başlamadı ve çok sıcak.arılar bereket saldırmıyor atletle çalışıyorum.Arılara gücüne göre hava alma deliği ayarlamaya çalışıyorum.
Geçen hafta yaptıgım naylon işe yaramış çogu açık balları aşagıya çekmişler.Bu resimde filaş patladı,aşagıdaki resim makro çekim.Yük filan kaldırdıgım yoktu.Birden kasılıp kaldım belime bir şey oldu.Elimi belime attım terden buz gibiydi.Hemen gidip gömlegi giyindim.Doktor apranaks önerdi onu içtim.Balları yüklerken ağrımadı.Akşama doğru saat 6 gibi kovanları yola hazır hale getirdim.Ballar başka yerdeydi,telefon edip depoyu açtırıp balları yüklemeye sanayideki depoya gittik.Sağ olsun Metin abinin sanayide dükkanı boşmuş,oraya bırakmıştık.
Sanayinin yanında bir saman lodası.Bizde eskiden saman saklanan yere loda derlerdi.Şimdi buraya ne diyorlar bilmiyorum.Kışın üstüne naylon atıldıktan sonra topraklada kapatırlardı yeri olmayanlar.Şimdi moda degişti bıranda var artık,rüzgar yırtamaz.
Hiç ummadığınız resimler sizi çocukluğunuza götürüyor.Sarı saman bile.::))
Gece arıkovanı yüklemeye gelenlere bakın.Hacı muhtar abim,Ali Osman abi ve Bülent.Ben arıları kapatana kadar,arıları yüklediler.Eski hacı abinin bir kovandan arı çıktı.Ben arabaya çıkıp çıkan yeri naylon kapladım zımba tabancasıyle.
Yeni hacı süper çalışıyor maşallahı var.Bana ilaç gibi geldi.Allah razı olsun,doktor gibi değil ki bu ne derse o.Allah bu arada kimseleri doktorun eline düşürmesin,ayrıcada doktoru eksikte etmesin.Niye böyle dua ederler anlamışda degilim.::))
Gezginci arıcılık ve nakil, en zoru arı nakli.
Çıkan arıları hallettim ama onlarda beni halletiler.Aceleyle arabaya çıktıkya,paçaları çoraba sokmadık,olmadık yerlerden sokulduk be.İş işten geçtikten sonra paçayı çoraba soksan ne olur sokmasan ne olur.Arılar yüklendi, Bülent hatıra resmi alıyor.Daha bir sürü eşya var zor aldı.Birazda yedek teneke almıştım.Her sene kestane balında başıma bela oluyor bu teneke işi.Ayrıca borcum da vardı onuda kapatalım.
Bülent kendisini ve arka pilanda bizi çekecekti filaşın ne kadar ışıgı varsa kendine toplamış,arka tarafı gören varmı::))
Ana gece saat 3 olmuş.Bir saatte arıları indirdik.Yoldan telefon etti yeni hacı ve üç oğlu arı indirimine yardıma geldiler.
Benim yeni asistanın babası ve amcası,gece saat dört karpuzlar ne gitti biliyormusun.
Cesim şükür de artık istersen.Bak gene arılar gözünü şişirir::))Arıları açtım,zaten fazla havalandırmaları yoktu.Her sene üşüyorlardı bu sene iyi, açtığım fışkırdı.Gece gece ne olacaksa biride podyumda boy gösteriyor maskeli şekilde.


Bu karede ilginç.43 nolu arı zaten yalancıya kaçmış.Burada sağlam bir kovanla birleştirecektim.Yanındaki kovanda uyuzun biri.Şu an içinde kapalı memeler var.Tabi 43 buradan alınıp sağlam bir kovanınyanına nakledildi.Yakında birleştirecem.Kısmetse akşama bir tur var sığırlığa.Dün akşam ballarıda pastanenin deposuna attım.Yaşaşın püren mevsimiiiiiiiiii,püren sezonu hepimize hayırlı olsunnnnnnnnnnn::))

NOT:
“Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu” açılmıştır. Ülkemiz arıcılığına inşallah olumlu katkılar yaparız. 01/01/2010
http://www.aribakani.com/